Yerel Haberler
Kocaeli
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:14 Kızının düğününe 2 gün kala eşini öldüren sanık: "Kendimi kaybettim, cinnet geçirdim" Kocaeli’de eşini 8 bıçak darbesiyle öldüren sanık, yatak odasında arkadaşına ait eşofman bulduğunu iddia ederek, "Çocukların başkasından olduğunu söyledi. Tartıştık, sonrasını hatırlamıyorum. Kendimi kaybettim, cinnet geçirdim, pişmanım" dedi. Körfez ilçesi Esentepe Mahallesi Çınar Sokak’taki 3 katlı apartmanın 1. katında 31 Ekim 2025’te meydana gelen olayda, Ramazan Gökmen (48) 4 çocuğunun annesi Binnur Gökmen’i (43) bıçaklayarak öldürmüştü. Ardından zanlı, aynı bıçakla kendini yaralayarak intihara kalkışmış, tedavisi sonrasında çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Talihsiz kadın, 2 Kasım 2025 pazar günü gerçekleşmesi planlanan kızı N.A.’nın düğününe sadece 2 gün kala hayattan koparıldı. Binnur Gökmen’in öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame Ramazan Gökmen’in eşinin kendisini aldattığını iddia ettiği ve en büyük kızları Nur A.’nın da evliliğine karşı çıktığı, bu sebeple eşiyle tartışmalar yaşadığı bilgisi aktarıldı. "Arkadaşımın eşofmanını eşyalarımın arasında buldum" Ramazan Gökmen hakkında "Tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan açılan davanın ilk celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Olaya ilişkin dinlenen sanık Ramazan Gökmen, "Kızım Nur hayatında birisi olduğunu söyledi. Damat tarafı gelip istediler verdim. Ancak kızım ile müstakbel damadım anlaşamadılar bu durumu bize yansıttılar. Kızım bu süre zarfında ayrılmak istediğini söyledi. Bir süre sonra kızımın kaçtığını öğrendim. Bu olaylardan kaynaklı eşimle sorunlar yaşamaya başladık. Bu olaylar sonrasında ayrılmak amacıyla eşimi evden gönderdim. Daha sonrasında kahveden tanıdığım arkadaşım Günay T’nin eşofmanını yatak odamda eşyalarımın arasında buldum. Ancak daha sonra baldızımı arayarak eşimle barışmak istediğimi söyledim. Eşim, tedavi olmam ve alkolü bırakmam şartı ile eve gelmeyi kabul etti. Alkolü bırakacağıma yönelik eşime söz verdim" diye konuştu. "Kendimi ve eşimi nasıl yaralandığımı hatırlamıyorum" Olay gününü anlatan Ramazan Gökmen, "Eşim o sırada hala baldızımdaydı. Sabah çocukları okula götürdükten sonra eve geldi. Yattık, daha sonra rahmetli annemin fotoğrafının asılmış olan yerden indirildiğini fark ettim. Bu durumu sorduğumda; anneme hakkını helal etmeyeceğini, ona çileler çektirdiğini söyledi. Ben de ’Senin yaptıkların ne olacak, başkasının eşofmanı benim dolabımda çıktı’ dedim ve tartıştık. Binnur bana, erkek olmadığımı, sevgilisinin olduğunu ve çocukların başkasından olduğunu söyledi. Tartıştık, sonrasını hatırlamıyorum, kendimi kaybettim. Kendimi ve eşimi nasıl yaralandığımı hatırlamıyorum. Eşimin öldüğünü polislerden öğrendim. Kardeşimi aradığımı hatırlamıyorum" şeklinde konuştu. "Olay günü cinnet geçirdim" Sanığın iddianamede yer alan ifadesinde eşinin, mahalle bakkalı Ali O.B. ilişkisi olduğuna dair söylemlerine sanık, "Ali’nin kızımla ilgili ve aile içi meselelerimle ilgili bazı şeyler söyledi. Bizim aile meselemizin bu durumu bilmesine sinirlendim. Ancak eşimin bu kişi ile ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Günay T. ile eşimin ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Yazdığım mektubu hatırlamıyorum. Çok pişmanım, öyle olmasını istemezdim. Bilincimin dışında olay gerçekleşti. Olay günü cinnet geçirdim. Daha önce de şüphelerimden dolayı kendimi asarak intihar etmeye kalkıştım. Eşimle aldatma konusunu detaylı konuşmadık. Planlı bir şey yapmadım, bir anda oldu. Kaç bıçak darbesi vurduğumu hatırlamıyorum. Daha önce kafama darbe aldığım için psikolojik ilaç kullanıyorum" ifadelerini kullandı. "Babam annemi öldürdükten sonra beni aramış, ben nişana gelmek istediğini düşündüm" Müşteki olarak dinlenen çiftin kızları Nur A., "Babam sürekli alkol içiyordu ve bizi darp ediyordu, silah doğrulttuğu da oldu. 24 Mayıs gecesi uyurken, babam alkollü şekilde eve geldi. Anneme yemek ısıtmasını söyledi. Annem yemeği ısıtınca ’Evde neden makarna var’ diyerek yemeği annemin kafasına döktü. Seslere kalktım ve biz evden ayrıldık. Bu olay sonrası 2 ay teyzemde kaldım. Babam alkol içip nişanlımı arıyordu. Ben kaçmadan bir gece önce babam bıçakla beni tehdit etti. Babam; anneme, ’Ali ile beni aldatıyorsun. O çocuklar benden değil, evden git’ demiş, bunu annemden duydum. Babam, bıçak ve silahla sürekli tehdit ettiği için bize bir şey olur korkusu ile annem sürekli eve dönmek zorunda kalıyordu. Olaydan 2 gün sonra nişanım olacaktı. Annem, olay günü kıyafet almak için eve gideceğini söylemişti, daha sonra ölüm haberini aldık. Babam, annemi öldürdükten sonra beni de aradı. Alışveriş yaptığım için açamadım telefonu, nişana gelmek istediğini düşünmüştüm meğerse annemi öldürmüş. Bahsedilen o eşofman teyzeme aittir. Ara sıra teyzeme gidip geldiğim zamanlar, onun kıyafetlerini giyer eve gelirdim. Kardeşim 7 yaşında ve her yere annemin adını yazıyor. Tel isteğim bu durumun sanığın yanına kar kalmaması" diyerek ağladı. Çiftin bir diğer kızı G. Gökmen ise babasının sürekli alkol tükettiğini ve kavga çıkardığını dile getirdi. "Ramazan samimi arkadaşımdır, neden böyle bir iftirada bulundu anlamadım" Tanık olarak dinlenen Günay T., "Binnur’u tanımam ama Ramazan’ı arkadaşım olması hasebiyle tanırım. Benim eşofmanlarımın hepsi siyahtır. Genellikle eşofman giyerim ancak bahsedilen marka eşofmanım yoktur. Ramazan samimi arkadaşımdır, neden böyle bir iftirada bulundu anlamadım. Ali ile de samimiydiler, aralarında bir sorun yoktu" diye konuştu. "Eşimin Binnur ile ilişkisi olduğu iddiası doğru değildir" Tanık olarak dinlenen Ali O.B’nin eşi Emine B., "Binnur’un kızı kaçtıktan sonra karşı taraf barışmak için eve gelecekmiş. Binnur, Ali ve Ramazan’ın arkadaş olması sebebiyle bizi de çağırdı. Eşimin, Ramazan’ın üstünde sözü olabileceğini, belki onu sakinleştirebileceğini söyledi. Bu durumu eşime söyledim, eşim ise Ramazan kabul ederse gidebileceğimizi, yoksa olmayacağını söyledi. Eşimin Binnur ile ilişkisi olduğu iddiası doğru değildir. Ramazan evimize gelip giderdi" şeklinde konuştu. "Evindeki özel meseleleri bilmezdim, sadece kızının kaçma olayını biliyordum onu da Ramazan bana anlattı" Tanık Ali O.B. ise, "Ramazan ile birbirimizi sever sayardık. Binnur ile iletişimim yok. Binnur ile eşim arkadaş. Binnur ile ilişkim olduğu iddiası yalandır. Evindeki özel meseleleri bilmezdim, sadece kızının kaçma olayını biliyordum onu Ramazan bana anlattı. Binnur, dünürlerinin eve geleceğini, bizim de orada olmamızı, Ramazan’ın beni dinlediğini eşime söylemiş. Ben de durumu eşine söylesin, kabul ederse gideriz dedim. Ramazan ile aramızda bu konu geçmedi. Ramazan daha önce intihara kalkmış ancak sebebini bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Söz veriyorum, kardeşinin gözünde yaş görmeyeceksin, bir daha alkol içmeyeceğim" Tanık olarak dinlenen maktulün ablası G.H., "Sanık, kardeşimin boğazına bıçak dayamış, tehdit etmiş. Boşanmaya karar vermişti. Binnur, Ramazan’ın her akşam içmesine, hakaretlerine dayanamadığını bana söylemişti. Kardeşim gelip bana sığındıktan sonra Ramazan beni arayarak, ’Söz veriyorum, kardeşinin gözünde yaş görmeyeceksin, bir daha içmeyeceğim’ dedi. Diğer gün kardeşim, çocuklarını okula bırakmak için evden çıktı, mahalleden arkadaşları ile de çardakta çay içeceklerdi. Kardeşimin eve gideceğinden haberim yoktu. Ramazan özür dilediği için barışmış ve eve gitmiş olabilir" dedi. Olaydan bir gün öne yazıldığı iddia edilen mektup Müşteki vekili Avukat Eray Akbal, "Salonda olaydan bir gün öncenin tarihi ile yazılmış bir mektup var. Sanık, olayı planlı yapmıştır. Olay, Binnur’un eve girer girmez gerçekleşmiştir. Sanık, olayın nihayete ermesi için bilgi vermiyor, her şeyi söyleyip sadece olay anını hatırlamadığını söylüyor. Haksız tahrik indirimi almak için sanık ifadesini ona göre şekillendiriyor. Sanık, ’Seni öldüreceğim, keseceğim’ diyerek sürekli eşini tehdit ediyor. Binnur mecbur kaldığı için eve gitmek durumunda kalmıştır" diye konuştu. "Ramazan’a şizofreni teşhisi konmuştur" Sanık vekili Avukat Nazmi Küçükosmanoğlu ise "Müvekkilim cezaevi sürecinde 57 gün Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görmüştür ve şizofreni teşhisi konmuştur. Ancak mahkeme tarafından talep gelmeyince rapor hazırlanmamıştır. Sanığın cezai ehliyeti olmadığını düşünmekteyiz" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, sanığın tedavisine ilişkin raporun Bakırköy’den talep edilmesine, tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Yazılan mektuba ulaşıldı Mektupta, "30 Ekim Pazartesi 2025’te yazdım. Başıma bir iş gelirse karım Binnur Gökmen ve onunla dost hayatı yaşayan Günay T., ona bu konuda yardım eden M.Y., Ali O.B., S.B., T.Ö. H.B.’nın arasındaki yazışmalar incelensin. Babalık testi yaparsanız anlayacaksınız. Bu notları yazmamdaki neden ya öldürüleceğim ya da uyuşturucu bulundurmaktan bana kumpas yapıp beni içeri attıracaklar. Güney T’nin eşofmanını kendi yatak odamda eşyalarımın içinde buldum" yazdığı ortaya çıktı.
Karagöllü’yü doğalgaz heyecanı sardı
09 Nisan 2025 Çarşamba - 15:05 Karagöllü’yü doğalgaz heyecanı sardı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Derince Karagöllü Mahallesi’nde doğalgaz müjdesi verilmesi köyde coşkuyla karşılandı. Ramazan ayında Karagöllü Mahallesi Muhtarlığının düzenlediği iftara konuk olan Başkan Tahir Büyükakın, mahalle sakinlerine doğalgaz müjdesi vermiş ve projenin detaylarını paylaşmıştı. Karagöllüler, doğalgazın geleceği günü iple çekmeye başladı. Derince Karagöllü Mahallesi Muhtarı İbrahim Asiltürk yaptığı açıklamada, "Köyümüzde düzenlediğimiz iftar programına Başkanımız Tahir Büyükakın konuk oldu. Gelişi bizim için önemliydi. Köyümüze bağlı 8 mahallemiz var. 8 mahallemizin tamamına doğalgaz geleceğinin sözünü verdi. Vatandaşlarımız sevinçten uçuyor. Evlerimizde yemek için tüp, ısınmak için odun ve kömür kullanılıyor. Doğalgaz geldiğinde bizim için büyük bir rahatlık olacak. Bayramdan sonra hatta çalışmalara başlanacağı ifade edildi. Emekleri için Başkanımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz" dedi. Köy sakinlerinden Cemal Çakıroğlu ise doğalgaz sevincini yaşadıklarını belirterek, "Başkanımıza ilgisinden dolay çok teşekkür ediyoruz. Doğalgaz gelirse bizi ormanda uğraşmaktan kurtaracak. Doğalgaz ile birlikte rahat edeceğiz. Vaktimizin büyük bir kısmı kış hazırlığı ile geçiyor. Kışın ısınmak için odun ve kömür kullanıyoruz. İsler duvarları mahvediyor. Bunlardan kurtulacağız. Heyecanlıyız, mutluyuz, doğalgazı bekliyoruz" diye konuştu.
Küfür yüzünden çıkan bıçaklı kavgaya 11 yıl hapis
09 Nisan 2025 Çarşamba - 13:04 Küfür yüzünden çıkan bıçaklı kavgaya 11 yıl hapis Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde iki arkadaş grup arasında sokak ortasında çıkan bıçaklı ve sopalı kavgayla ilgili yargılanan sanık hakkında karar verildi. Olayın küfür nedeniyle yaşandığını ve pişman olduğunu söyleyen sanığa 11 yıl hapis cezası verildi. Olay, geçtiğimiz yıl ekim ayında Ataevler Mahallesi Yağmur Sokak’ta meydana geldi. İki grup arasında küfür sebebiyle çıkan tartışmada gençler sopa ve bıçaklarla birbirlerine saldırdı. Kavgada Veysel A. bıçaklandı. Şahıs kanlar içinde yerde kalırken, diğer şahıslar ise kaçtı. Yaralı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili Muhammed D. gözaltına aldı. İfadesi alınan zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Sanık elinde bıçakla bana kafa attı" Sanık hakkında "Kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın son celsesi görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Muhammed D. ve avukatı katıldı. Pişman olduğunu söyleyen Muhammed D., "Veysel bana ana avrat küfür etti. Pişmanım, keşke öyle bir şey olmasaydı. Öldürme niyetim yoktu. Beni yaraladığı için olay gerçekleşmiştir. İstemeden oldu, tahliyemi talep ediyorum" dedi. 11 yıl hapis Mahkeme heyeti, sanığa Veysel A’ya yönelik işlediği "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 11 yıl hapis cezası vererek, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Müştekinin ilk celse verdiği ifade Müşteki Veysel A. ise "Arkadaşlarımla otururken Efe olarak bildiğimiz Taner M. yanımıza 2 kişi ile geldi. Önce sigara istediler verdik. Uyuşturucu madde vermek istediler kabul etmedik. Alkol almaya başladılar. Efe adlı şahıs üzerime alkol döktü ve bıçak çıkardı. Ben de kendimi savunmak amacıyla alkol şişesini aldım. Bunun üzerine sanık Muhammed ve yanında 5-6 kişi geldi. Sanık elinde bıçakla bana kafa attı. Kaçtım ancak sanık peşimden gelerek beni bıçakladı. Elimdeki şişeyi fırlattım ama kendisine değmedi. Sanık beni bıçakladıktan sonra kaçıp gitti, şikayetçiyim" ifadelerini kullanmıştı. "Müşteki çok alkol almıştı, çok küfür ediyordu" Olaya ilişkin ilk celse dinlenen tanık Altay Ö. de, "Müşteki ve sanığı olay öncesinde tanırım. Sanık olay yerine gelmeden ben müştekinin yanında bulunuyordum. Sanık tek başına geldi. Sanık gelir gelmez müşteki ile konuştu ve aralarında tartışma çıktı. Müşteki çok alkol almıştı, çok küfür ediyordu. Bu küfürleri sanığa karşı da yapmıştı. İlk küfür Veysel tarafından gerçekleşti. Muhammed’in küfür ettiğini duymadım. Veysel’in küfürleri üzerine Muhammed Veysel’e kafa attı. Veysel’de taşla Muhammed’in koluna vurdu. Veysel ile Murat V., bira şişesini sanığın ve bizim bulunduğumuz yere fırlattı, sonra Veysel kaçtı. Taner’in Veysel’in peşinden gitti ancak Muhammedin gittiğini görmedim. Bıçaklanma anını görmedim" şeklinde konuşmuştu.
Darıca 4. Kitap Fuarı başlıyor
09 Nisan 2025 Çarşamba - 12:50 Darıca 4. Kitap Fuarı başlıyor Darıca Belediyesi tarafından organize edilen ve bölgenin en önemli kültürel etkinliklerinden biri haline gelen Darıca 4. Kitap Fuarı, 14-23 Nisan tarihleri arasında kapılarını kitapseverlere açıyor. Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, ilçedeki okulları ziyaret ederek öğrencileri fuara davet etti. Öğrencilerle sohbet eden Başkan Bıyık, çocuklara özel olarak hazırlanan kitap kumbara hediyelerini dağıttı. Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, ilçede okuma kültürünü aşılamak istediklerini ifade ederek, "Çocuklarımız kitapla ne kadar erken tanışırsa, geleceğimiz o kadar sağlam temellere oturur" dedi. Ziyaret ettiği sınıflarda çocukların ilgisiyle karşılanan Başkan Bıyık, kitap fuarına tüm öğrenci, öğretmen ve velileri davet etti. Bıyık, "Bu yıl 4’üncüsü düzenleyeceğimiz Kitap Fuarımızda yüzlerce yazar ve yayıneviyle Darıca’ya kültür rüzgarı estireceğiz. Özellikle çocuklar ve gençler için özel etkinlikler, yazar buluşmaları, söyleşiler ve imza günleriyle dopdolu bir program hazırladık. Tüm halkımızı bu büyük kültür şölenine bekliyoruz" diye konuştu. Darıca Kitap Fuarı, Darıca Kapalı Alanı’nda kurulacak ve 9 gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuar süresince çeşitli kültürel etkinlikler, çocuk tiyatroları, atölye çalışmaları ve özel konuklarla unutulmaz anlar yaşanacak.
"Kubital tünel sendromu yaşamı çekilmez hale getirebilir"
09 Nisan 2025 Çarşamba - 11:43 "Kubital tünel sendromu yaşamı çekilmez hale getirebilir" Başlangıçta hafif, zamanla şiddetlenen şikayetlere yol açan kubital tünel sendromunun yaşam şartlarında şiddetli değişikliklere neden olduğuna dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Arda Berkan Sezgiç, "Kubital tünel sendromu dirsek ve elde ağrı, uyuşukluk gibi bulgular verse de çoğu zaman göz ardı edilir. Ancak zamanla günlük yaşamı olumsuz etkiler, iş potansiyelini düşürür ve hatta uyku bozukluğuna neden olarak yaşamı çekilmez hale getirebilir" dedi. Özellikle bilgisayarın başında uzun saatler geçiren, tekrar eden hareketlerle iş yapan bireylerde bazı sağlık sorunlarının kaçınılmaz hale geldiğini işaret eden VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Arda Berkan Sezgiç, bu sorunlardan biri olan kubital tünel sendromu hakkında bilgilendirmede bulundu. "Yaşam şartlarında şiddetli değişikliklere yol açabilir" Kubital tünel sendromunun dirsek ve elde ağrı, uyuşukluk gibi bulgular veren ve çoğu zaman göz ardı edilen ancak yaşam şartlarında şiddetli değişikliklere kadar ilerleyen bir rahatsızlık olduğunu dile getiren Op. Dr. Sezgiç, "Kubital tünel sendromu, ulnar sinirin dirseği geçtiği seviyede (dirseğin iç tarafında) sıkışması sonucu ortaya çıkan rahatsızlıktır. Bu sinir, beynimizden başlayarak omurgadan çıkar ve dirseğin iç tarafından geçerek bazı kasları çalıştırır, elin serçe ve yüzük parmağına duyu hissi sağlar. Sinirin sıkışması, genellikle dirseğin uzun süreli bükülü kalması veya sert yere uzun süreli teması nedeniyle gelişir. Sonuç olarak, günlük eylemlerde sinir basısının ve temasın uzun sürmesi, hastada kubital tünel sendromu bulgularının ortaya çıkmasına neden olur" dedi. Kubital tünel sendromunun bulguları Kubital tünel sendromunun bulgularının başlangıçta hafif olup zamanla şiddetlenebildiğini ifade eden Op. Dr. Sezgiç, sinir sıkışması halinde belirtilerin birden fazlasının hastada aynı anda yaşanabileceğini belirtti. Op. Dr. Sezgiç, kubital tünel sendromunun bulgularına da değinerek, "Uyuşma ve parmaklarda ani oluşan kasılma (serçe ve yüzük parmaklarında hissedilir). El çevresinde ve dirsekte ağrı, yanma hissi. Karşı el ile mukayesede güçsüzlük ve kaslarda erime. Elde koordinasyon zorluğu. Daha zayıf kavrama. Özellikle uyku sırasında dirsek büküldüğünde belirtilerin artması ve uykudan uyandıran yanma ve karıncalanma tarzı ağrı" diye konuştu. Op. Dr. Sezgiç, üstteki bulgu ve belirtilerin günlük yaşamı olumsuz etkilediğini, iş potansiyelini düşürdüğünü ve hatta uyku bozukluğu oluşturduğunun altını çizdi. "Bilgisayar ve cep telefonunu sık kullananlar risk altında" Kubital tünel sendromunun ana nedenleri arasında tekrarlayan hareketler, uzun süreli gerilmeler ve aşırı basınçların yer aldığını belirten Op. Dr. Sezgiç, "Özellikle bilgisayarla uzun süre çalışanlar, telefonla uzun süre konuşanlar ve belirli el işlerini sürekli yapan kişiler risk altındadır. Ancak bu durumu sadece ofis çalışanlarıyla sınırlamayı düşünmek yanıltıcıdır. Sanatçılar, müzisyenler ve sporcular da bu sendromdan etkilenebilir. Ayrıca bazı bireylerde genetik yatkınlık, dirsek travmaları veya artrit gibi durumlar da kubital tünel sendromu riskini artırabilir. Özellikle yaşın iyileşmesi, elastikliyin azalması ve sinirlerin sıkışma ihtimalini artırmaktadır" ifadelerini kullandı. Op. Dr. Sezgiç, kubital tünel sendromunda riski artıran bazı sebepleri şöyle sıraladı: "Dirseğin uzun süre bükülü kalması (bilgisayar kullanırken, telefonla konuşurken ve masa başında dirseğin üzerine yük verecek şekilde uzun süre oturmak. Dirsek çevresine alınan darbe. Geçirilmiş dirsek kırığı. Uzun süre gitar çalma ve onun gibi dirseklerin tekrar bükülüp açılması, Kol altında dirsek bükülerek uyunması. Dirsek eklem deformitesi ve eklem artrozu. Dirsek bölgesinden geçirilmiş cerrahi öyküsü. Golfçü dirseği (medial epikondilit) Dirsek çevresinde tümör ve ya kemik büyümesi" "Tedavi yöntemleri" Kubital tünel sendromunun başarılı tedavisi için öncelikle nedeni tespit etmek gerektiğini işaret eden Op. Dr. Sezgiç, şu bilgileri paylaştı: "Belirtilere neden olan sorunu bulmak için mesleki ve günlük faaliyetler, iş ve spor dahil aktiviteler incelenmeli, bu sendroma neden olacak olumsuzluklardan kaçınılmalıdır. Ayrıca, çalışma alanlarının ergonomik hale getirilmesi, iş zamanı sık sık ara verilmesi, iş ortamının gözden geçirilmesi gerekmektedir. Örneğin, bilgisayar çalışırken dirseklerinizi bir aparat kullanarak, uzun süreli basılardan koruyabilir, masa gövde mesafesini artırarak dirsek açısını artırabilirsiniz. Ayrıca, düzenli egzersiz yapmak ve germe hareketlerini ihmal etmemek önemlidir" "Hastalık ilerlediyse ve şiddetli ağrılar varsa cerrahi müdahale yapılabilir" Op. Dr. Sezgiç, bulgular hafifse, fizik tedavi ve ilaçlar ve iş yoğunluğunun azaltılmasının da etkili bir çözüm olabileceğini belirterek, "Bu programlar, kasların güçlenmesini ve iyileştirilmesini artırarak sinirin üzerindeki baskıyı azaltmayı hedefler. Ancak durumun ilerlemiş olması veya şiddetli ağrılar varsa, cerrahi müdahale yapılabilir. Cerrahi işlem, sinirin sıkıştığı bölgenin açılması ve baskının ortadan kaldırılmasını, bazen de öne transvers edilerek bası bölgesinden uzaklaştırılmasını içerir. Kubital tünel sendromunun risklerini benimseyip, onlardan uzak kalınması ve iş ortamında, ofiste ergonomik iş alan oluşturulması bu sendroma yakalanmaktan kısmen korumaktadır" açıklamasında bulundu.
Büyükşehir, Kent Mezarlığı’nı genişletiyor
09 Nisan 2025 Çarşamba - 10:50 Büyükşehir, Kent Mezarlığı’nı genişletiyor Büyükşehir, Kent Mezarlığı’nı genişletmek amacıyla ilave edilen 20 dönümlük arazide modern bir mezarlık alanı oluşturmak için çalışma yapıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent içindeki mezarlık alanlarının yetersiz kalması nedeniyle Umuttepe yolu üzerindeki Kent Mezarlığı’nda genişletme çalışmalarını sürdürüyor. Mevcut mezarlığa ilave edilen 20 dönümlük arazide modern mezarlık anlayışı yansıtılarak, ziyaretçilerin hem manevi huzur bulabileceği hem de fiziksel olarak rahat edebileceği yeni alanlar oluşturuluyor. Mezarlıklar Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, yeni mezar alanı oluşturulması için açılan 20 dönümlük ek alanda gerekli fiziksel donatıların imalatı için çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Genişletme çalışmaları kapsamında vatandaşların mezar yerlerine kolay erişimini sağlaması için çeşitli alt ve üstyapı düzenlemeleri yapıyor. Yeni mezar alanında defin işlemlerinin yapılmadan önce, mezar yerlerine rahat ulaşılabilmesi için ara yolların ve beton merdivenlerin yapımına devam ediliyor. Bu çerçevede, 910 metre uzunluğunda V kanal, 3.264 metre uzunluğunda merdiven, 40 ve 59 metre uzunluğunda iki taş duvar, 61.5 ve 142 metre uzunluğunda betonarme perde duvar, 141 metre ferforje korkuluk, 4.292 metrekare süpürgeli beton yol ve 336 metre bordür imalatı gibi önemli çalışmalar tamamlandı. Ayrıca 68 merdivenin imalatı da yerine getirildi. Yeşil alanların artırılması, peyzaj düzenlemeleri ve yürüyüş yollarının oluşturulmasıyla mezarlığın doğayla uyumlu bir şekilde tasarlanması planlanıyor. Ayrıca ziyaretçilerin mezarlara kolayca ulaşabilmeleri için mezarlık alanındaki yollar genişletilerek, asfaltlanıyor. Mezarlıkta ayrıca ziyaretçilerin dinlenebileceği banklar, gölgelik alanlar ve su kaynakları da sağlanacak. Elektrik altyapısı güçlendirilecek ve aydınlatma sistemleri kurulacak. Bu düzenlemeler ile özellikle akşam saatlerinde mezarlığa gelenlerin güvenliğinin ve rahatının artırılması hedefleniyor. Çalışmaların kısa sürede tamamlanarak, vatandaşların kullanımına sunulacağı bildirildi.