Yerel Haberler
Kocaeli
Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi 30 Nisan 2026 Perşembe - 15:19:40 Kocaeli’de 2022’de gazeteci Güngör Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 5 sanığın yargılandığı davada Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymayarak önceki kararında direndi. Mahkeme, iki sanığa ağırlaştırılmış müebbet, iki sanığa da 20’şer yıl hapis cezası verirken, bir sanığın beraatine hükmetti. Kocaeli’de yerel gazete sahibi gazeteci Güngör Arslan 19 Şubat 2022 tarihinde ofisinde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetmişti. Arslan’ı öldüren katil zanlısı Ramazan Özkan, olaydan kısa bir süre sonra yakalanmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Ersin Kurt, Burhan Polat, Can Yılmaz, Emrah Yıldırım, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik, Özgür Taşkıran, Kadir Yıldırım ve Ramiz Saatçi de tutuklanmış, Abdullah Yürük, Erdal Tilki, Erdal Yıldırım ve Yadigar Başyurt’un ise tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti. Sanıklar hakkında verilen önceki kararlar Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Ocak 2023’teki karar duruşmasında, Arslan’ı vuran sanık Ramazan Özkan’ı "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız silah taşıma" suçundan ise 7 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Sanık Burhan Polat’a "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanık Ersin Kurt’un ise tüm suçlardan beraatine karar vermişti. Heyet, sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik’i "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 20’şer yıl, Ramiz Saatçi’yi de "ruhsatsız silah taşıma" suçundan 7 yıl hapisle cezalandırmıştı. "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs" suçundan sanıklar Erdal Tilki, Yadigar Başyurt ve Erdal Yıldırım’a 2 yıl 3’er ay hapis cezası verilirken, "suçluyu kayırma" suçundan Özgür Taşkıran 3 yıl 6 ay, Can Yıldırım ise 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmıştı. Sanıklar Emrah Yıldırım, Kadir Yıldırım ve Abdullah Yürük’ün ise beraatine hükmedilmişti. Yargıtay kararı yeniden yerel mahkemeye gönderdi Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararlar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş; bazı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri onanırken, bir sanık yönünden bozma kararı verilmişti. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine dosya yeniden ele alındı. Yargıtay, yaptığı son değerlendirmede önceki onama ve bozma kararlarını kaldırarak sanıkların eylemlerinin hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu gelişme üzerine dosya yeniden yerel mahkemeye gönderildi. 5 sanık yeniden yargılandı Yargıtay’ın kaldırma ve bozma kararıyla birlikte sanıklar Burhan Polat, Ersin Kurt, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik ve Ramazan Özkan yönünden dava yeniden görülmeye başlandı. Sanıklar hakkında "kasten öldürme", "azmettirme" ve "yardım etme" suçları kapsamında yeniden yargılama yapıldı. Yargıtay, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Ocak 2023’te verdiği bir sanık hakkındaki kararı bozması sonrasında dava bugün yeniden görüldü. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar katıldı. "Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar" Görülen duruşmada Güngör Arslan’ın kızı katılan Nazlıcan Arslan, "Cinayetin ortak iştirakle gerçekleştiği ortadadır. Ramazan Özkan’ın, Güngör Arslan ile birebir husumeti yoktur, yönlendirme ile cinayeti gerçekleştirmiştir. Ersin Kurt yönünden azmettirme suçunu kabul ediyoruz" dedi. Maktulün eşi Suna Arslan ise "Bu bilinçli, planlı bir cinayettir. Ersin Kurt dışında başka azmettiriciler de vardır. Korkutmak amacıyla yapılmamıştır, öldürme amacıyla ateş edilmiştir. Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar. Sanıklar kendini kurtarmaya yönelik ifade vermektedir. Sanıklar bunu unutacak ama biz her gün aynı şeyi yaşayacağız. Ersin Kurt’un cezasının oynanmasını istiyorum. Diğer sanıkların da ilk ceza gibi cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu. "Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır" Arslan ailesinin avukatı Cahit Çiftçi, "Olay öncesinde Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır. Tasarlayarak insan öldürme suçundan cezalandırılmalarını istiyoruz. Biz mahallinde olayın hukuki nitelendirmesinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için keşif yapılması, sanıkların ekonomik durumlarının araştırılması için MASAK raporu aldırılmasını talep ediyoruz. Yargıtay’ın vermiş oldukları kararlarda azmettireni azmettirme yönündeki tespit ve kabulünü kabul ediyoruz. Ancak olay planlı bir öldürmedir, bu sebeple diğer bozma kararlarını kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu. "Hakkımdaki iddialar dedikodudan ibarettir" Hakkında verilen bozma kararını kabul etmeyen tutuksuz sanık Ersin Kurt, "Somut delil olmamasına rağmen hakkımdaki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. 4 yıl süren iddialara karşı hakkımda ispatlanmış bir şey yoktur, bunlar dedikodudan ibarettir. Öncesinde verilen karar gibi tarafıma karar verilmesini istiyorum. Adil yargılanmak istiyorum. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Yargıtay kararına uyulsun" Tutuklu sanık Burhan Polat ve Hasan Emre Çelik, Yargıtay’ın son vermiş olduğu karara uyulmasını ve tahliyesini istedi. Tutuklu sanık Ferhat Yıldırım ise "Olayın geldiği aşama sebebiyle pişmanım. Böyle bir netice doğmasını istemezdim. Ben öldürme ve yaralama eylemlerine iştirak etmiş değilim. Tutuklanma sebebiyle mağdur oldum. Yargıtay’ın son kararına bir diyeceğim yoktur. Tahliyemi istiyorum" diye konuştu. "Öldürme niyetim yoktu" Yargıtay’ın kararına uyulmasını isteyen tutuklu sanık Ramazan Özkan, "Öldürme niyetim yoktu. Güpegündüz, iş yerinde birini öldürecek kadar şirazemi kaybetmiş biri değilim. Başladığım işi bitirebilecekken, öldürücü yerlerine ateş edebilecekken bunu yapmadım. Arkamdan geldiği için öldürülme korkusu ile kaçarken arkamdan ateş ettim" şeklinde konuştu. Mahkeme kararda direndi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymadı Cumhuriyet savcısının 9 Ocak 2023 tarihli mütalaasını tekrarlamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, Yargıtay’ın kaldırma ve bozma ilamına uyulmasına yer olmadığına hükmederek önceki kararında direndi. Karar Mahkeme, maktulü tasarlayarak kasten öldürdüğü gerekçesiyle sanık Ramazan Özkan’ı ve cinayete azmettirdiği gerekçesiyle sanık Burhan Polat’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Suça yardım ettikleri değerlendirilen sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik hakkında 20’şer yıl hapis cezası verilirken, sanık Ersin Kurt "kasten öldürmeye azmettirme" suçunun sabit olmaması nedeniyle beraat etti. Karara muhalefet şerhi Kararda indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı belirtilirken, heyette yer alan bir üye hakim Yargıtay’ın kararına uyulması gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu. "Aynı karar verildi" Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Cahit Çiftçi, "İlk derece mahkemesinin verdiği karar 2’ye 1 oy çokluğuyla çıkmıştı, bugün çıkan karar gibi. Bu ilk kararda sanık Ersin Kurt’un beraatine, iki kişinin azmettirici olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, diğer iki kişinin ise yardım eden sıfatıyla tasarlayarak adam öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmasına hükmedilmişti. Süreç daha sonra Yargıtay aşamasına taşındı. Yargıtay’ın ilk bozma kararı, Ersin Kurt’un da ’tasarlayarak adam öldürme suçunda azmettirici’ olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeydi. Bu bozma kararı 3’e 2 oy çokluğuyla alındı ve esaslı bir bozma niteliği taşıyordu. Ardından sanıklar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, önceki içtihada aykırı şekilde bu karara itiraz ederek dosyanın yeniden değerlendirilmesini talep etti. Dosya 1. Ceza Dairesi’ne gitti ve burada da tartışmalı bir süreç yaşandı. Genel olarak dosyada hem ilk derece mahkemesi kararları hem de Yargıtay aşamasındaki değerlendirmeler arasında ciddi görüş farklılıkları ortaya çıktı. Bu nedenle süreç oldukça karmaşık ve tartışmalı bir hal aldı" dedi. "Olayın arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz" Güngör Arslan’ın kızı Nazlıcan Arslan ise "Hiçbir zaman bu durum içimde soğumayacak. Ancak en azından adaletin bir şekilde tecelli edebileceğine dair inancım yeniden doğdu. Bizim için bu süreç hiçbir zaman bitmeyecek, bitmemeli ve bitmeyecek de. Ersin Kurt yönünden itirazlarımızda bulunacağız. Biliyoruz ki bu olay yalnızca Ramazan Özkan’ın kendi iradesiyle ya da onu yönlendiren kişilerle Hasan Emre, Ferhat’ın ya da ona bu talimatı veren Burhan’ın tek başına alabileceği bir karar değildir. Bunun arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz. Dosyadaki materyaller ve gelen evraklar bunu açıkça ortaya koymasına rağmen şu an bu noktada göz ardı edildiğini görüyoruz. Ancak biz bunu tekrar tekrar gündeme getirmeye devam edeceğiz. Mücadelemize kaldığımız yerden aynı şekilde devam edeceğiz" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 13:31 Başkan Kocaman, hastane üzerinden yapılan eleştirilere karşılık verdi Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, ilçede son 7 yılda hayata geçirilen yatırımları değerlendirdi. Kocaman, enerji ve altyapı sorunlarının çözümüne yönelik 1,5 milyar liralık yatırım yapıldığını, raylı sistem ve hastane projelerinde ise sürecin devam ettiğini bildirdi. 150 yataklı devlet hastanesi süreciyle ilgili yapılan eleştirilere de tepki gösteren Kocaman, "Siz hastanenin asfaltını bile dökemezsiniz. Hastaneye laf etmeyin, hayatta yaptığınız hastane mi var? Biz hastanemizi yaparız. Hiç merak etmeyin, yetiştiririz ve halkımızın kullanımına sunarız" dedi. Başkan Mustafa Kocaman, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Kartepe İçin Çok Çalışıyoruz" programında ilçede 7 yılda yapılan yatırımları ve devam eden projeleri anlattı. Kartepe’nin geniş yeşil alanları, Ormanya, Kuzuyayla, teleferik, göl, dağ, milli park, havalimanı ve sanayi alanlarıyla büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten Kocaman, ilçenin Güney Yan Yolu, Kuzey Marmara Otoyolu, D-100 bağlantıları ve planlanan hızlı tren durağı gibi projelerle geleceğe hazırlandığını vurguladı. İlçenin Kocaeli’de en çok tercih edilen bölgelerin başında geldiğine dikkati çeken Kocaman, 2019 yılında 121 bin olan Kartepe nüfusunun bugün 154 bine ulaştığını bildirdi. "Bu yatırımlar sayesinde enerji kesintilerinde çok ciddi bir azalma var" Son 7 yılda ilçeye 30 bini aşkın kişinin yerleştiğini ve yıllık nüfus artışının son dönemde 6-7 bin seviyelerine çıktığını ifade eden Kocaman, bu büyümenin ciddi altyapı ve enerji ihtiyaçlarını beraberinde getirdiğini söyleyerek şöyle konuştu: "Hakikaten çok büyük bir gayretle mücadele ediyoruz. Elektriklerimiz kesiliyordu ancak son iki yılda değerli milletvekillerimizin desteği, Ankara’da yaptığımız temaslar ve Büyükşehir Belediyemizin sağlam duruşuyla Kartepe’ye 1,5 milyar liralık altyapı yatırımı yapıldı. Bu yatırımlar sayesinde enerji kesintilerinde çok ciddi bir azalma var. ’Tamamen çözüldü, bitti’ demiyorum, bizim işimiz kimseyi kandırmak değil ama bu konuda büyük bir mücadele var ve kesintilerde ciddi azalma sağlandı. Son iki yılda Kartepe’ye 36 trafo, 3 bin 10 elektrik direği, 17 dağıtım merkezi, 25 kilometrelik yüksek gerilim ve 51 kilometrelik alçak gerilim hattı yatırımı yapıldı. Sadece yer altına alınan enerji hatlarında 421 milyon liralık yatırım var. Son 7 yılda İSU tarafından Kartepe’ye 1 milyar 752 milyon TL yatırım yapıldı. İlçede 255 kilometre yeni hat döşendi, merkez mahallelerde doğal gazsız mahalle kalmadı ve fiber altyapı çalışmaları da sürdü." "Temmuz ayında Kartepe’den tramvaya bineceğiz" İlçedeki raylı sistem projelerine de değinen Kocaman, Alikahya ve otogar mevkiisini birbirine bağlayacak olan 1,4 kilometrelik tramvay hattında temmuz ayında ilk sürüşün gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin bu hattı İstasyon Mahallesi üzerinden Kent Meydanı’na ulaştırmak için de çalıştığını belirten Kocaman, Kartepe’yi kapsayan metro projesi inşaatının da aralıksız sürdüğünü vurguladı. Kocaman, "Kartepe’de metro çalışmaları gürül gürül devam ediyor. Tüm duraklarla ilgili biz de süreci takip ediyoruz. Gece 23.00’da, 00.00’da bir görün nasıl çalışıldığını. Nefes almadan çalışılıyor. Şu anda Kartepe’ye metro geliyor, söylemesi bile güzel. Hakikaten güzel değil mi? Bizim de çok kısa sürede metromuz olacak" diye konuştu. "Bütün dünya Kartepe’ye gelecek" Kocaman, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hafriyat çalışmalarına başlanan Uluslararası Fuar Merkezi’nin 320 dönümlük bir alana inşa edildiğini belirtti. İçerisinde holler, otel, alışveriş merkezi ve geniş otoparkların yer alacağı projenin Kartepe’yi dünyaya bağlayacak önemli bir vizyon işi olduğunu ifade etti. Kocaman, "Bu ne demek biliyor musunuz? Aslında dünya Kartepe’ye gelecek. Elbette Kocaeli’ye gelecek ama kimse kusura bakmasın Kartepe’ye de gelecek. Bütün dünya Kartepe’ye gelecek ve bu proje çok kararlı şekilde yapılıyor" ifadelerini kullandı. "Hastaneye laf etmeyin, hayatta yaptığınız hastane mi var?" Sağlık Bakanlığı’nın yatırım programında yer alan Kartepe Devlet Hastanesi sürecine de açıklık getiren Kocaman, şunları kaydetti: "Kartepe Devlet Hastanesi Bakanlığımızın yatırım programında yer alıyor. 150 yataklı olacak. Burası daha önce 4 kattı, tekrar yazı yazdılar ve ’Burayı 7 kat yapın’ dediler. Yaklaşık 20 dönümlük alanı 7 kat olarak düzenledik, meclis kararını aldık ve Sağlık Bakanlığı’na tahsis ettik. Sağlık tesis alanı olarak planlanan alanın imar işlemleri tamamlanarak tek parsel haline getirilmesi, inşaata engel şerh ve beyanların kaldırılması, üzerindeki yapıların temizlenerek inşaata hazır hale getirilmesi sürecini yürütüyoruz. Benim işim sataşmak değil, benim işim çalışmak. Ama birileri gidiyor, burada fotoğraf veriyor hastane diye. Ben de onlara diyorum ki, siz hastanenin asfaltını bile dökemezsiniz. Bırakın hastaneyle uğraşmayı, gidin bakın bunlar bu işleri nasıl yapıyor, nasıl başarıyor, nasıl çalışıyor diye öğrenin. Hastaneye laf etmeyin, hayatta yaptığınız hastane mi var? O yüzden biz hastanemizi yaparız. Hiç merak etmeyin, yetiştiririz, halkımızın kullanımına sunarız. Yolunu, asfaltını da biz sereriz, ondan sonra hep beraber kullanırız." "Muhtemel afette havalimanında bir sorun yaşansa 10 dakikada müdahale edebiliriz" Dağınık halde bulunan belediye müdürlüklerini (fen işleri, temizlik, park ve bahçeler) tek çatı altında topladıklarını belirten Kocaman, 54 bin metrekarelik alanda kurulan Ek Hizmet Binası’nın aynı zamanda bir "Afet Koordinasyon Merkezi" olarak tasarlandığını duyurdu. Kot olarak yüksek ve güvenli bir bölgede yer alan merkezin 6 bin metrekarelik kapalı alana sahip olduğunu ifade eden Başkan Kocaman, "Allah korusun muhtemel bir afet olduğunda, havalimanında bir sorun yaşansa 10 dakikada müdahale edebiliriz. Araçlarımız, ekiplerimiz, atölyelerimiz burada. Devletin bütün kurumlarının ihtiyaçlarını karşılayabilir, burada on binlerce insanı misafir edebiliriz. Yaklaşık 54 bin metrekare alanda fen işleri, park bahçeler, temizlik işleri, marangozhane ve kaynak atölyesi aynı merkezde hizmet veriyor. Bizim sahadaki gücümüz buradan geliyor" şeklinde konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:46 81 ilin itfaiyecileri Kocaeli’de buluştu Kocaeli’de düzenlenen İtfaiye İstişare Toplantısı’nda 81 ilin itfaiye yöneticileriyle bir araya gelen Başkan Tahir Büyükakın, teşkilatlar arası tecrübe paylaşımını artırmak için "değişim programları" uygulanması önerisinde bulundu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Tüm İtfaiyeciler Birliği Derneği (TİBDER) iş birliğinde Kartepe ilçesindeki bir otelde düzenlenen ve 3 gün süren programda, afet yönetimi ve teşkilatlar arası koordinasyon konuları ele alındı. Toplantıya katılan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, itfaiyecilerin zor ve hayati bir görev üstlendiğini belirterek teşkilat mensuplarını kahraman olarak nitelendirdi. İtfaiyecilikte bilgi, tecrübe ve stratejinin önemine değinen Büyükakın, "Kahramanca ateşin içine kendini atmak çok kıymetli bir şey ama ateşle nasıl mücadele edeceğini bilmek de kıymetli. Türkiye’deki bütün itfaiye teşkilatlarının birbirine ağlar ile bağlı olması gerekiyor. Üniversitelerdeki değişim programlarının benzerini, itfaiye teşkilatları da kendi aralarında uygulayabilir" dedi. "Afet anlarında iletişim altyapısı sorunsuz işlemeli" Afet durumlarında haberleşme sistemlerinin kesintisiz çalışmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Büyükakın, itfaiyecilik alanındaki disiplinler arası çalışmalar için üniversitelerden destek alınabileceğini ifade etti. Büyükakın, kentlerin artan nüfus yüküne de dikkati çekerek, "Sadece Kocaeli geçen yıl 70 bin kişi göç aldı. Nüfusumuz her yıl bir il kadar artıyor. Bu durumun getirdiği zorlukları aşmak için itfaiye teşkilatımız da dahil olmak üzere her alanda kendimizi sürekli geliştiriyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından Başkan Büyükakın’a, itfaiye personelinin yangınlara müdahalede kullandığı koruyucu elbise hediye edildi. Programa, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Daire Başkanı Hüseyin Namık Sandıkçı, AFAD Kaynak Yönetimi Grup Başkanı Ramazan Beyceoğlu ve TİBDER Genel Başkanı Mehmet Olcay Bal da katıldı.
İzmit Körfezi’ne akan 12 dere yakından izleniyor
02 Nisan 2025 Çarşamba - 12:37 İzmit Körfezi’ne akan 12 dere yakından izleniyor İzmit Körfezi’ne akan 12 derede su kalitesi aylık periyotta takip ediliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’nin su kalitesini izlemek ve kirliliği önlemek amacıyla TÜBİTAK-MAM ile koordineli çalışıyor. Bu kapsamda İzmit Körfezi’ne dökülen Kumla, Ağa, Ambarlı, Saz, Ova, Narca, Kiraz, Halı, Hisar, İhsaniye, Kaytaz ve Karakoç derelerinden alınan su numuneleri, TÜBİTAK MAM laboratuvarlarında inceleniyor. Numunelerden debi, sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen ve iletkenlik gibi kimyasal-fizikokimyasal parametreler sahada ölçülürken, laboratuvarda organik kirlilikler ve besin elementi analizleri yapılarak su kalitesine dair güncel veriler elde ediliyor. Böylece Körfez’deki su kalitesi anlık olarak takip edilerek gerekli önlemler alınabiliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’ni ileri biyolojik arıtma tesisleriyle donatarak temiz bir deniz ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. 2007 yılından bu yana TÜBİTAK MAM ile yürütülen "İzmit Körfezi Su Kalitesinin ve Karasal Girdilerin İzlenmesi ve Kirliliğin Önlenmesine Yönelik Önerilerin Geliştirilmesi Projesi" kapsamında, Körfez’de bulunan 6 farklı deniz istasyonundan dört mevsim boyunca örnekler alınıyor. Temiz bir Körfez’e kavuşmak için son derece önemli olan su kalitesi izleme çalışmalarında elde edilen verilerin tümü, Körfez su kalitesi ve ekosistem modellerine girdi oluşturuyor. Bu sayede evsel veya endüstriyel girdilerdeki değişimlerin Körfez su kalitesine ve ekosistemine etkileri izlenebiliyor ve alınması gerekli önlemler ve alınan önlemlerin yeterli olup olmadığı belirlenebiliyor.
Anne adaylarına önemli uyarı: "Hiçbir zaman ilk tercih olamaz"
02 Nisan 2025 Çarşamba - 12:17 Anne adaylarına önemli uyarı: "Hiçbir zaman ilk tercih olamaz" Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Emre Sertel, gebelik sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları anlatarak, anne adaylarına önemli uyarılarda bulundu. Sezaryenin bir doğum yöntemi değil, yalnızca tıbbi bir zorunluluk halinde uygulanması gereken bir ameliyat olduğunu söyleyen Sertel, "Sezaryen hiçbir zaman ilk tercih olamaz" dedi. Kocaeli Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Emre Sertel, gebelik sürecinde anne adaylarının dikkat etmesi gereken noktalar, gebelik dönemindeki riskler ve doğum seçenekleri hakkında açıklamalarda bulundu. Normal doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Sertel, sezaryenin ancak tıbbi bir zorunluluk halinde uygulanması gerektiğini belirtti. "Gebelik bir hastalık değil" Gebelik sürecinde anne adaylarının nasıl hareket etmeleri gerektiğine değinen Dr. Sertel, "Gebelerimiz öncelikle bilmelidirler ki, gebelik bir hastalık değil. Gebelerimiz öncelikle normal hayatlarına devam etmeliler. Tabii ki iki canlı oldukları için bazı şeylere dikkat etmeleri gerekmektedir. Örneğin beslenmelerine dikkat etmeliler. Susuz kalmamaları, hijyen konusunda duyarlı olmaları gerekmektedir. Bunların arkasından rutin tedavilerini aksatmadan devem etmelidirler. Rutin hayatlarında olduğu gibi sporlarına devam edebilirler. Ancak gebelerimize önerdiğimiz, gebeliğe uygun sporlar yapmaları. Ağır egzersiz ve ağır işlerden kaçınmalılar" dedi. "Saç boyama gibi herhangi bir kimyasala maruz kalmayın" Bu dönemde beslenmeye de dikkat edilmesini ifade eden Sertel, "Beslenme konusunda da dikkat etmeleri gereken hususlar var. Bizler biz ilaç olarak vermiş olsak da kendilerinin bu konuya dikkat etmeleri gerekecektir. Bu süreçte haftada birden fazla balık tüketmelerini istemiyoruz. Konserve gıdaları tüketmelerini istemiyoruz. Ne olduğu belli olmayan çeşitli tarım ürünlerini, ilaçları kullanmalarını önermiyoruz. Biz bu nokta da hekimlerine danışmadan herhangi bir ilaç kullanmalarını istemiyoruz. Bunların dışında gebeliğin ilk 3 ayı bebeğin en hassas olduğu, organlarının geliştiği en önemli dönem olduğu için bu dönemde saç boyama gibi herhangi bir kimyasala maruz kalmalarını da istemiyoruz. Yine de bu konu da şüpheleri olan ya da merak ettikleri farklı şeyler olduğunda muhakkak hekimlerine danışmalarını istiyoruz" diye konuştu. "Süreç iyi takip edilmeli" Gebelik sürecinde belirli risklerin ortaya çıkabileceğini belirten Dr. Sertel, şu bilgileri paylaştı: "Anne adaylarımız, gebelik haftasına göre düzenli olarak doktor kontrolüne gitmelidir. Rutin kontrollerde bazı riskler tespit edilebilir. Bunun için ikili test, dörtlü test, detaylı ultrason ve şeker yükleme testi gibi taramalar yapılır. Eğer bir risk tespit edilirse, perinatologlar bu durumu değerlendirir ve gerekli görülürse tanı testleri (amniyosentez, kordosentez gibi) uygulanır. Ancak her risk tespit edilen gebede mutlaka bir sorun çıkacak diye düşünmemeliler. Doktorlarıyla birlikte süreci takip etmeleri önemlidir" "Sezaryen ameliyattır" Normal doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Sertel, sezaryenin bir doğum yöntemi değil, tıbbi bir müdahale olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sertel, "Sezaryen bir doğum biçimi olarak görülmemeli. Çünkü sezaryen bir ameliyattır. Bizlerde kadın doğum hekimi olarak, hastalarımızda herhangi bir risk tespit ettiğimizde, normal doğumun bebeğe veya anneye bir zarar vereceğini düşündüğümüz durumda hastalarımıza bizlerde sezaryen uyguluyoruz. Ancak sezaryen hiçbir zaman ilk tercih olamaz. Sezaryen doğumun bir tercih olarak sunulması aslında gebelerimizin normal doğumdan duyduğu korkudan kaynaklanıyor. Bu nedenle gebelerimize gebelik süreci boyunca bu korkularını aşmaları için ebe polikliniğimiz var. Gebelerimizin normal kontrollerine geldiğinde ebe polikliniğinde doğum yapacakları ebeleri tanıyarak gidermelerini istiyoruz. Bunun dışında 20. gebelik haftası ile birlikte gebelerimizi gebe okullarına alarak, burada ki deneyimli ebe ve doktorlarla bir araya gelerek doğum öncesi, doğum ve doğum sonrasına hazırlamak için gebelerimizle bir araya geliyoruz ve burada eğitimler düzenliyoruz. Bu kaygıları yendikten sonra normal doğumdan korkmalarını gerektirecek bir şey yok. Normal doğumun faydaları var. Anne normal hayatına daha hızlı dönüyor, anne bebek ten tene teması hem bebek için hem de annenin psikolojik iyileşmesi için çok önemli" ifadelerini kullandı. "Korkuya kapılmayın" Doğum sonrası süreçle ilgili de bilgi veren Dr. Sertel, annelerin doğumdan sonraki ilk iki saat boyunca kanama takibine alındığını ve ardından bebekleriyle birlikte servise alındıklarını belirtti. Lohusalık sürecinin sağlıklı geçmesi için gebe okulunda verilen eğitimlerin büyük avantaj sağladığını söyleyen Sertel, "Gebelerimizi lohusalık sürecine hazırlamak için daha önce gebe okuluna katılmışsa burada aldığı eğitimlerle anne bir sıfır önde başlamış oluyor. Ancak bu eğitimleri almadıysa yine korkuya kapılacak bir şey yok bizim burada deneyimli bebek hemşirelerimiz var. Bu hemşire hanımlar, annelerimize emzirme, bebeğin bakımı gibi konularda yardımcı oluyor. Anne taburcu olana kadar alması gereken tüm eğitimi kendisine sağlamış oluyoruz. Gebe okulundaki eğitimlere babayı da alıyoruz. Babaya da yapması gerekenleri bizzat kendisine öğretiyoruz" şeklinde konuştu. Uzmanından babalara uyarı Baba adaylarının da gebelik ve doğum sürecinde önemli bir rol üstlendiğini belirten Sertel, "Babalar anneye büyük bir destek vermeli. Birçok konuda anneye yardımcı olarak onun gebeliği boyunca üzerinde bir miktar yükü alabilir. Doğuma hazırlık sürecinde anneye moral verebilir. Baba adaylarının da çok endişeli olmalarını anlayabiliyoruz ama bu endişeleri anneye yansıtmamaları gerekiyor. Sadece doğum öncesi ve doğum değil, doğumdan sonra da bebeğin bakımı annenin bakımı konusunda babalara da büyük iş düşüyor. Bu nedenle baba adaylarına da eğitimler veriyoruz. Gebe okullarında yalnızca anne adaylarına değil, baba adaylarına da rehberlik ediyoruz" dedi.