Yerel Haberler
Kocaeli
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:29 20 şehirden gelip, glutensiz hünerlerini sergilediler Kocaeli’nin Darıca ilçesinde düzenlenen "Ulusal Glutensiz Yemek Yarışması" için 20 farklı şehirden gelen dernek temsilcileri, hazırladıkları glutensiz lezzetlerle hünerlerini sergiledi. Çölyaklı bireylerin beslenme hassasiyetlerine vurgu yapılan etkinlikte, glutensiz hayat bilincinin artırılması hedeflenirken dereceye girenler plaket verildi. Darıca Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda, dernek temsilcileri glutensiz ürünlerle hazırladıkları tatlı ve tuzlu tarifleri jüri üyelerinin beğenisine sundu. Yarışma ile çölyaklı bireylerin beslenme konusunda yaşadığı hassasiyetlere vurgu yapılması ve toplumda bu konudaki farkındalığın artırılması hedeflendi. "Farkındalığımızı artırmaya çalışıyoruz" Kocaeli Çayırova Glutensiz Yaşam Derneği Başkanı Emine Akbulut Otlu, kentte 3 yıldır ilçe ilçe farkındalık çalışmaları yürüttüklerini belirterek, "Dünya Çölyak Farkındalık Günü’nü 3 yıldır Kocaeli olarak ilçe ilçe, iller arası derneklerimizle güzel bir yemek yarışması hazırlayarak kutluyor, farkındalığımızı artırmaya çalışıyoruz. Çölyaklıların zor yaşantısını içinde barındıran bu durumu daha ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Bizlere her konuda destek olan Darıca Belediyesi başta olmak üzere Çayırova, Dilovası ve Büyükşehir Belediyelerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Program çölyak hastalarına destek olmanın önemini gösteriyor" Darıca Belediye Başkan Yardımcısı Selma Gülenç ise organizasyonun önemine değinerek, belediye olarak bu anlamlı programa ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Gülenç, "Bu program, çölyak hastalarına destek olmanın önemini gösteriyor. Emeği geçenlere ve desteklerini esirgemeyen Belediye Başkanımız Sayın Muzaffer Bıyık’a teşekkür ediyoruz" dedi. Programın sonunda yarışmada dereceye girenlere ve etkinliğin gerçekleştirilmesine katkı sunan paydaşlara plaket takdim edildi.
Uzmanı açıkladı: "Oruç obeziteyi önleyebilir"
06 Mart 2025 Perşembe - 11:59 Uzmanı açıkladı: "Oruç obeziteyi önleyebilir" İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Köroğlu, oruç tutan kişilerde yapılan araştırmalara göre, bağırsak mikrobiyotasındaki yararlı bakterilerde artış görüldüğünü ifade ederek, "Aynı zamanda yapılan bu çalışmalar bağırsaklardan salgılanan iştah hormonları üzerinde düzenleyici etki gösteren orucun, obezitenin önlenmesinde de faydalı olduğunu ortaya koymuştur" dedi. VM Medical Park Gebze Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Köroğlu, Ramazan ayında mide sorunlarından korunmak için nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında bilgilendirmede bulundu. Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmek için dikkat edilmesi gerekenlerini anlatan Uzm. Dr. Köroğlu, "Sahurda haşlanmış yumurta, lor peyniri, yoğurt, hurma, çiğ kuruyemişler gibi protein ve mineralden zengin besinler tüketilmelidir. Bal, reçel, kaymak gibi şeker ve yağ içeriği yüksek yiyecekler gün içerisinde susamanıza ve acıkmanıza neden olacaktır. İftarda ise çorba, kırmızı et-balık-tavuk, salata, yoğurt gibi yiyecekler gün içerisindeki mineral, protein dengemizi koruyacaktır. En önemli noktalardan biri su içmektir. Suyu iftar ile sahur arasına yayarak içmeliyiz. Arka arkaya çok miktarda içilen su vücudumuzda tutulmayacak, idrarla atılacaktır" dedi. "Yemek yedikten sonra hemen yatılmamalıdır" Ramazan ayında mideyi yormamak için önerilerde bulunan Uzm. Dr. Köroğlu, "Sahurda da iftarda da yemek yedikten hemen sonra yatılmamalıdır. Yemek aralıklı şekilde yenilmeli, lokmalar iyice çiğnenmelidir. Aksi halde şişkinlik, yanma, ağza acı su gelmesi gibi şikayetler olacaktır. Kızarmış, acı, yağlı, çok baharatlı, asitli yiyecek ve içecekler mide sorunlarını en sık tetikleyen besinlerdir" diye konuştu. "Sütlü tatlılar tercih edilmeli" İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Köroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ramazan ayında ve Ramazan bayramında geleneksel olarak evlerimizde şerbetli tatlılar ikram edilmektedir. Ancak şerbetli tatlıların şeker içeriği yoğundur ve bu tatlılar kanda hızlıca şeker yüksekliğine sebep olmaktadır. Tatlı tercih edilecekse yemekten 1-2 saat sonra az şekerli sütlü tatlılar, kuru-taze meyve, meyve kompostoları, şeker içeriği düşük bitter çikolata tercih edilebilir" "Mide yanması ve hazımsızlık görülebilir" Ramazan’da en sık görülen mide şikayetlerinden de bahseden Uzm. Dr. Köroğlu, şu bilgileri paylaştı: "Midede yanma, ağza acı su gelmesi, şişkinlik, hazımsızlık, kabızlık şikayetleri en sık görülen şikayetlerdir. Bu şikayetler asıl olarak hızlı-çok yemek yeme, yeterli su içmeme ve hareketsiz olma nedeniyle ortaya çıkar. Gün boyu susuz kalma sonrasında sofrada arka arkaya çok miktarda su içmek de besinlerin sindirimini zorlaştıracaktır. Açlık sonrası hızlı şekilde yememek, lokmaları iyice çiğnemek, yeterli miktarda su içmek, iftardan sonra yürüyüş yapmak şikayetleri azaltacaktır. Ayrıca kızarmış, yağlı, acı, asitli yiyeceklerden de uzak durmak gerekmektedir. Bu yiyecekler midedeki asit ortamı artırarak mide-bağırsak şikayetlerini alevlendirecektir" "Mide hastalığı olanlara tavsiyeler" Uzm. Dr. Köroğlu, mide ve bağırsak hastalığı olan bireylerin Ramazan’da nasıl beslenmesi ve oruç tutarken nelere dikkat etmesi gerektiklerini de anlattı. Günlük alınması gereken kalori miktarının aşılmaması gerektiğini söyleyen Köroğlu, "Tek öğünde çok beslenilmeden kaçınılmalıdır. Yemek hızlıca yenmemeli, iyice çiğnenmelidir. Bu sayede yeterli tükürük ve mukus salgılanır ve mide asidine karşı koruma sağlanır. İftara hafif yiyecekler ile başlayıp 10-15 dakika sonrasında ana yemeğe geçilmelidir. Yemek ile yatma zamanı arasında en az 2 saat olmalıdır. Kızartma, yağlı, acı, çok baharatlı yiyeceklerden ve aşırı kahve-çay, gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Kabızlığı önlemek amacıyla lifli gıdalardan (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler gibi) zengin beslenilmelidir. İftar sonrasında yürüyüş yapılmalıdır. Kullanılan mide-bağırsak hastalığı ilaçları doktora danışarak sahur-iftara göre düzenlenmeli, aksatılmamalıdır" ifadelerini kullandı. "Sıvı alımına dikkat edilmeli" Oruç süresince tansiyon düşüklüğü ve baş ağrısı şikayetlerinin sıkça görüldüğüne dikkat çeken Dr. İrem Köroğlu, "Bunu önlemek için mutlaka iftardan sahura kadar olan zaman diliminde sık sık su, soda, ayran, bitki çayları tüketilmelidir. Ortalama 2-2,5 litre su içilmelidir. Çay-kahve gibi idrar söktürücü özelliği olan içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır" dedi. "Oruç tutmak bağırsak sağlığına faydalı" Ayrıca, oruç tutmanın bağırsak sağlığına faydaları olduğunu da vurgulayan Uzm. Dr. Köroğlu, "Oruç tutan kişilerde yapılan araştırmalara göre bağırsak mikrobiyotasında yararlı bakterilerde artış görülmüştür. Aynı zamanda yapılan bu çalışmalar bağırsaklardan salgılanan iştah hormonları üzerinde düzenleyici etki gösteren orucun, obezitenin önlenmesinde de faydalı olduğunu ortaya koymuştur" diye konuştu.
TMO silolarındaki patlamaya ilişkin davaya devam edildi
05 Mart 2025 Çarşamba - 16:04 TMO silolarındaki patlamaya ilişkin davaya devam edildi Kocaeli’de Toprak Mahsulleri Ofisi silolarında 2 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davanın 3. celsesi görülürken, sanıklar duruşmaya katılmadı. Kocaeli’nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 10 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO’nun 60 silosundan 13’ü zarar görmüştü. Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı. "Siloda görevli eksper beni aradı, patlama olduğunu söyleyerek itfaiye ve ambulans istedi" Olaya ilişkin davanın 3. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu, oğlu Ali Eren Dayıoğlu ve avukatları Yaprak Gülen Şahin Karakuş katıldı. Sanıklar duruşmaya katılmazken, avukatları salonda hazır bulundu. Tanık olarak dinlenen Füsun Ankın Çoşkun, "TMO’da alım muhafaza servis şefi olarak görev yapmaktaydım. Olay günü idari binada muhasebe servisindeydim. Bu esnada bir patlama duyduk ve dışarı çıktık. Siloda görevli eksper Funda H. beni aradı ve patlama olduğunu söyleyerek itfaiye ve ambulans istedi. Biz hemen siloya gittik ancak polis güvenlik gerekçesi ile bizi içeri almadı" dedi. "En son kıymetli çıkıntı noktasında ne zaman heyet oluşturuldu hatırlamıyorum" Olay tarihinde tesiste kaynak yapıldığına dair bilgisi olmadığını belirten Füsun Ankın Çoşkun, "Silolarda toz temizliği teknik işler servisinin sorumluluğundaydı, tahmil tahliye işleri, işçiler aracılığıyla günlük temizlenirdi. Alım muhafazada çalışan personel genelde ziraat mühendisi ve ziraat teknikeridir, alınan malzemenin kalitesi ile ilgili görevleri vardır. 2 Mayıs 2023 tarihli ISG toplantı tutanağından bilgim vardır. Biz depodaki hububatın tozundan sorumluyuz, döküm aşamasındaki tozdan teknik işler sorumludur. Gelen hububat depolara alınır, içerisindeki toz ve yabancı madde oranları belli bir sınırlardadır, ona göre depolara alınır. Kuyudaki tozların temizliği teknik işlere aittir. Tesisteki tozlar, temizlenip toplandıktan sonra bir kısmı piyasaya satılabilir olarak ayrıştırılabiliyor, buna kıymetli çıkıntı deniliyor. Kıymetli çıkıntının satışı, tesiste alım muhafaza şefliğince kurulan alım muhafaza şefliği ve teknik işler servisinden oluşan heyet vasıtasıyla tesise maddi kazanç olarak geri kazandırılıyor. Bu olaydan önce en son kıymetli çıkıntı noktasında ne zaman heyet oluşturuldu hatırlamıyorum" diye konuştu. "Sanıklar bu olaydan dolayı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar" Sanıkların gerekli cezayı almasını isteyen ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu ise, "Sanki olaylar kendinden olmuş gibi bir hava oluşturulmaktadır, kimse sorumluluğu kabul etmemektedir ancak burada ihmaller açıktır, suçlular bellidir. Hiç kimse işini doğru düzgün yapmadı, başmüdür personel yönetimini yapamadı. Teknik işler müdürü, yangın tehlikesi olduğu halde baskı ile işleri devam ettiriyor. Bu kurumda mobing, baskı, hırs var ama kontrol yok. Yanlışa ’dur’ denilmemiş. Sanıklar bu olaydan dolayı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar, duruşmaya bile katılmıyorlar. Kaynak yapıldığı bilirkişi raporu ile sabitken, hala daha kaynak yapılmadığı iddia edilmektedir. Bunu kabul etmiyorum. Olay yerinde kaynak yapıldığı açık ve bariz bellidir" ifadelerini kullandı. "İhlas Haber Ajansı’nın elinde dosyada olmayan farklı görüntüler mevcuttur" Tutuksuz sanık Kemal Ö’nün avukatı Zekeriya Yelok, "İhlas Haber Ajansı’nın elinde dosyada olmayan farklı görüntüler mevcuttur, bunların istenilmesini talep ediyoruz. İnternette patlama anına ilişkin görüntüler mevcuttur ancak kalitesi düşük olduğu için Ajans’tan orijinal görüntülerin temin edilmesini talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, sanıkların yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına, yaralıların ayrıntılı kesin raporlarının temini için Adli Tıp Kurumu’na sevkine, tanıkların dinlenilmesine ve Avukat Zekeriya Yelok’un talebinin reddine karar vererek duruşmayı erteledi. "Asli kusurlu olanlar farklı kurumlara tayin edilerek tabiri caizse terfi edilmiş gözüküyor" Duruşma sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Arif Dayıoğlu, "Mahkemede sanık sandalyeleri boştu. Kendilerine hiçbir şey olmayacaklarından çok eminler. Maalesef bizim buradaki acımızı ne savcılarımız, ne de hakimlerinizin çok dikkate alamadığını görüyorum. 2 insan öldü, belki 10 milyon dolarlık maddi hasar oluştu. Bunun karşılığında bir tutuklu dahi yok. Bilirkişi raporunda asli kusurlu olarak geçenler, farklı kurumlara tayin edilerek tabiri caizse terfi edilmiş gözüküyor. Oradaki görevleri devam ettiği sürece de burada çalışanları baskı altına alarak ifadelerinde çok detaya girmemelerini, bu şekilde işin içinden çıkacaklarını ifade ediyorlar" dedi. "Kurum içinde lehimize olabilecek şekilde ifade verenlere de baskı altına alınıyor" TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal’ın olay sonrasında kendisini aradığını söyleyen Dayıoğlu, "Eşim öldüğünde beni arayarak başsağlığı diledi, kendisine teşekkür ediyorum. Bana, ’Arif Bey, içinizde hiçbir kuşku olmasın. Bu iş şeffaf şekilde yürütülecek. Sorumlular en ağır şekilde cezalandırılacak’ demişti. Ahmet Bey, gelinen durumda görüyorum ki sizin söyledikleriniz havada kaldı. Ne görevden alma var, ne uzaklaştırma var. Aynı şekilde herkes görevine devam ediyor. Kurum içinde lehimize olabilecek şekilde ifade verenler de baskı altına alınıyor. Bunları dikkate almanızı istiyorum. Aksi halde burada ölen insanların kanı sizin üzerinizde olacak. İnsanların adil bir şekilde yargılanması, sorumluların ortaya çıkarılması gerekiyor" diye konuştu. "2 insan öldü, bunun sonucunda hiçbir tutuklama yok" Dayıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Burada milyonluk bir zarar var, 2 insan öldü, bunun sonucunda hiçbir tutuklama yok. Tam tersine avukatlar yurt dışı çıkış yasağını bile kaldırmak istiyor. Adalet tamamen güçlüden yana, sanki mağduru cezalandırma gibi adlandırılıyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, ’Geciken adalet, adalet değildir.’ Bugün 600 gün oldu hiçbir sonuç alamadık. Hala adliye koridorlarında adalet aramaya çalışıyoruz. Sürecin hızlandırılması, gerçek sorumluların cezalandırılması için kendi özelinizde olan soruşturma müfettişi ile bu işin detaylarını lütfen öğrenin. Kendi iç kurumların yaptığı müfettişlerin raporları kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Kamuoyuna öyle bir yansıtılıyor ki sanki kendi kendine patlama meydana geldi gibi. Böyle bir şey yok. Eksik personelle çalışma var. 15-16 kişilik vardiyadan 5-6 kişilik vardiyalara düşmüş. Sistem üç noktadan aktif olarak kullanılıyor. Gemiden mal boşaltılıyor, çiftçiden mal alınıyor ve ürünler dışarıya satılıyor. Üç fonksiyon 5-6 kişi ile yapılıyor. Temizlik hiçbir şekilde yapılamıyor. Filtre sistemi çalışmıyor, her yer toz. Bu da yetmezmiş gibi asıl olayın patlak verdiği yer ateşli işe izin veriliyor ve patlama meydana geliyor. İfadelerinde yeterli sayıda personel olmadığı için kimseyi görevlendiremediklerini söylüyorlar." "Olayın olası kast çerçevesinde değerlendirilmesini istiyoruz" Avukat Yaprak Gülen Şahin Karakuş ise, "Biz en başından beri olayın olası kast çerçevesinde değerlendirilmesini istiyoruz. Bu tarz toplumsal olaylarda talepler bu şekilde oluyor ama neticeler çok da umulduğu gibi olmuyor. Biz gene de umudumuzu kaybetmedik. Yargılamalar uzun sürüyor ancak eninde sonunda adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Bizi üzen şey sanıklardan bir kişi bile duruşmada yoktu. Gerçek anlamda hayal kırıklığıydı. Olayın en başından beri kurumun tavrı daima hiçbir şekilde sorumluluklarının ya da kusurlarının olmadığı yönünde. Bu noktada mahkemenin adil bir karar vereceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.