Yerel Haberler
Konya
06 Mart 2026 Cuma - 22:12 Bakan Çiftçi: "Savunma sanayiinden yerli ve milli teknolojiye, sağlık sisteminden güvenlik altyapısına kadar pek çok alanda çığır açan bir Türkiye var" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Konya’da misafir edilen Gazzeli ailelerle iftar sofrasında bir araya geldi. Bakan Çiftçi, "Son zamanlarda bölgemizde tırmanan hadiseler, dünyada hızla değişen dengeler; Türkiye’nin geldiği noktanın kıymetini daha iyi gösteriyor. Artık önünü göremeyen, hedefini başkalarının çizdiği, istikametini dışarıdan belirleyen bir Türkiye yok; rotasını kendi çizen, ufkunu kendi büyüten bir Türkiye var" dedi. Çeşitli ziyaretler için Konya’ya gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ilk olarak Kapu Camii’nde cuma namazını kıldı. Mevlana Türbesini ziyaret eden Çiftçi, daha sonra Konya Valiliği’nde şeref defterini imzaladı. Bakan Çiftçi, ardından Konya Büyükşehir Belediyesi, yapımı devam Konya İmam Hatip Lisesi, AK Parti Konya İl Başkanlığını ve Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığını ziyaret etti. Bakan Çiftçi, Konya’da misafir edilen Gazzeli ailelerle Selçuklu Kongre Merkezinde iftar sofrasında bir araya geldi. Burada konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Konya’mız, Gazze’den yüreği yaralı gelen kardeşlerini aynı ruhla karşılamıştır. Bu; sadece bir misafirperverlik örneği değildir. Bu; İslam medeniyetinin özüdür. Çünkü bizim medeniyetimiz; insanı yük görmez, emaneti baş tacı eder. Bizim inancımız; mazlumu uzak görmez, kardeş bilir. Bizim tarihimiz; sığınana sırt dönmez, sahip çıkar. Konya’nın büyüklüğü de tam burada görünür: Kapısı da gönlü de açık bir şehirdir. Bu akşam kurulan iftar sofrası, işte bu ruhun devamıdır. Hazreti Peygamber Efendimizin buyurdukları gibi; ’Mümin, müminin kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yalnız bırakmaz’ Bu kardeşlik hukuku; bugün Konya’da yeniden ete kemiğe bürünmüştür. Gazzeli kardeşlerimizin yanında duran her bir hemşehrim, aslında medeniyetimizin en güzel tarafını yaşatmıştır. Rabbim; bu örnek dayanışmayı büyütsün. Konya’mızın ensar ruhunu, ülkemizin dört bir yanında bereketli kılsın. Gazze’ye selamet, Filistin’e huzur, mazlum coğrafyalara ferahlık nasip etsin" ifadelerini kullandı. "Konya; vefanın şehridir, sadakatin şehridir, istikametin şehridir" Tarih boyunca kültür ve medeniyetin mayalandığı bu toprakların, bugün de aynı ruhla büyük ve güçlü Türkiye’nin yürüyüşüne güç kattığını belirten Bakan Mustafa Çiftçi, "Konya; vefanın şehridir, sadakatin şehridir, istikametin şehridir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın milletimizin duasını alarak yola revan olduğu günden bu yana, Konya’mız 23 yıldır güçlü bir destek ortaya koydu. Bu destek; sadece bir siyasi tercih değildir; Türkiye’nin büyümesine, güçlenmesine, dünyada söz sahibi olmasına verilen stratejik bir destektir. Bu vefaya, bu duruşa bir hemşehriniz olarak şükranlarımı sunuyorum. Son zamanlarda bölgemizde tırmanan hadiseler, dünyada hızla değişen dengeler; Türkiye’nin geldiği noktanın kıymetini daha iyi gösteriyor. Artık önünü göremeyen, hedefini başkalarının çizdiği, istikametini dışarıdan belirleyen bir Türkiye yok; rotasını kendi çizen, ufkunu kendi büyüten bir Türkiye var. Savunma sanayiinden yerli ve milli teknolojiye, sağlık sisteminden güvenlik altyapısına kadar pek çok alanda çığır açan bir Türkiye var" şeklinde konuştu. "Konya yerli ve milli üretime verdiği destekle, savunma sanayi ihracatında Türkiye’nin en fazla ihracat yapan dördüncü ili konumunda bulunuyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ikinci yüzyılın güçlü vizyonu olan Türkiye Yüzyılı hedefleriyle yol aldıklarını söyleyen Bakan Çiftçi, "Konya, bu vizyonda öncü şehirlerimizden biridir. Üretimde, tarımda, sanayide, ihracatta, inovasyonda, savunma sanayiinde gösterdiği hamlelerle Türkiye Yüzyılı’nın taşıyıcı sütunlarından biridir. Hamdolsun Konya’mız da yerli ve milli üretime verdiği destekle, savunma sanayi ihracatında Türkiye’nin en fazla ihracat yapan dördüncü ili konumunda bulunuyor. Bu başarı; alın terinin, aklın, disiplinin, teşebbüs ruhunun eseridir. Bu saatten sonra bütün enerjimizi büyümeye, kalkınmaya, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirmeye harcayacağız. Bizler de; İçişleri Bakanlığı olarak; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı, Huzurun Yüzyılı yapmak için gece gündüz çalışacağız. Bize emanet edilen sorumluluğu daha ileriye taşıma gayreti içinde olacağız. Suç ve suçluyla mücadelede; polisimizle, jandarmamızla, sahil güvenliğimizle her an teyakkuz halindeyiz. Önleyiciliği esas alan bir anlayışla hareket ederek, suç oluşmadan tedbir almayı temel ilke haline getireceğiz" dedi. "Teknolojinin doğru kullanımını güçlendirerek, gençlerimizin zehirlenmesine, suça teşvik edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz" Teknolojinin hızlı gelişiminin, suçun dijital alanda daha süratli yayılmasına zemin hazırladığını ifade eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Biz de mücadele sahamızı genişletiyoruz. Başta yapay zeka olmak üzere yerli ve milli yazılım sistemleriyle siber güvenlik kapasitemizi artırıyor; dijital tehditlere karşı güçlü bir güvenlik kalkanı kuruyoruz. Bilhassa çocuklarımızın ve gençlerimizin yoğun kullandığı, zaman zaman paralel bir dünya gibi işleyen sanal alemin risklerini azaltmak, bağımlılık ve suç ağlarını dağıtmak için yoğun bir mesai yürütüyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye idealine emin adımlarla yürürken; teknolojinin doğru kullanımını güçlendirerek, gençlerimizin zehirlenmesine, suça teşvik edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Allah’ın yardımıyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; bu mübarek vatan toprağı her geçen gün daha güvenli, daha huzurlu olacaktır. Konya’mız da bu yürüyüşte öncü şehirlerimizden biri olmayı sürdürecektir" diye konuştu. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Sizler savaşın ağır yükünü omuzlarınızda taşıyarak acıya ve imtihana sabrederek buraya geldiniz. Şunu bilmenizi isterim ki Türkiye’nin her şehrinde olduğu gibi Konya’da da her daim sizlerin yanında olan büyük bir aile var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Türkiye olarak sinmeyeceğiz, susmayacağız, unutmayacağız, Gazze’yi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız’ ifadesinde belirttiği üzere her daim yalnızda olduk. Bundan sonra da olmaya devam edeceğiz inşallah. Bu mukaddes ayda Rabbim Gazze’deki kardeşlerimizin acılarını dindirsin, yaralarını sarsın. Yurtlarına huzur ve selamet nasip etsin" ifadelerini kullandı. Konya Valisi İbrahim Akın da, "Konya’mızda Ramazan’ın bereketini paylaşırken dualarımızda Filistin’in ve tüm Müslüman kardeşlerimizin selameti ve huzuru için niyazda bulunuyoruz. Devletimiz, her zaman Filistin davasının ve mazlum kardeşlerimizin yanında olarak onların haklı mücadelesine destek vermiştir. Bizler de Konya olarak bu kadim kardeşliğin bir parçası olmaktan; yüreğimizi ve soframızı sizlerle paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu. Programa, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya Milletvekilleri, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, belediye başkanları, STK temsilcileri ve Gazzeli aileler katıldı.
Karatay Tabiat Mektebi, Erasmus programında uluslararası öğrencileri ağırladı
12 Ekim 2025 Pazar - 11:42 Karatay Tabiat Mektebi, Erasmus programında uluslararası öğrencileri ağırladı Karatay Tabiat Mektebi, Erasmus Programı kapsamında Türkiye’ye gelen yabancı öğrencileri ağırlayarak doğa sevgisi ve okul dışı öğrenme deneyimi sundu. Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi’nin eğitim çağındaki çocuklara doğa sevgisini kazandırmak ve okul dışı öğrenme fırsatları sunmak amacıyla kurduğu Karatay Tabiat Mektebi, Finlandiya, Portekiz ve İtalya’dan gelen Erasmus öğrencileri ile Karatay TOKİ Anadolu Lisesi öğrencilerini ağırladı. Tabiat Mektebi, hem Karataylı öğrenciler hem de yabancı konuklar için unutulmaz bir deneyim merkezi oldu. Karatay ilçesindeki tüm 2. sınıf öğrencilerini kapsayan ve Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje, 30 Eylül itibarıyla kapılarını açtı. Bu kapsamlı eğitim programı sayesinde öğrenciler, doğayla iç içe, uygulamalı ve eğitici etkinliklerle tanışma fırsatı buluyor. Uygulamalı atölyelerle doğayı keşfettiler Karatay Şehir Parkı içerisinde bulunan Tabiat Mektebi’nde öğrenciler ve misafirler; Doğal Yaşam ve Gıda Atölyesi, Kil Atölyesi, Ahşap Atölyesi, Seracılık Alanı, Oryantiring Parkuru, Çadır ve Kamp Alanı, Sıfır Atık Atölyesi, Hikaye Okuma Alanı, Hayvancılık Uygulama Alanı ve Doğal Gözlem Kulesi gibi özel alanlarda etkinliklere katıldı. Katılımcılar, kil seramik yapımı, kompost üretimi, geri dönüşüm uygulamaları, doğa gözlemi, hayvanlarla etkileşim, temel kampçılık ve yön bulma çalışmaları ile hem öğrendi hem de eğlenceli vakit geçirdi. Erasmus öğrencileri Tabiat Mektebi’ni çok sevdi Erasmus öğrencileri, Karatay Tabiat Mektebi’ni çok beğendiklerini belirterek, etkinliklerin kendileri için hem eğitici hem de keyifli bir deneyim sunduğunu söyledi. Atölyelerde doğayı keşfetmek ve yeni bilgiler edinmekten de büyük memnuniyet duyduklarını belirttiler. Portekizli öğrenci Matilde Marafona, Tabiat Mektebi’nin doğayla iç içe bir ortam sunduğunu belirterek, "Geleneksel Türk oyuncaklarından topacı yapmayı öğrendik. Birbirimize çeşitli aktivitelerde yardımcı olarak grup çalışmasının önemini kavradık. Türk kültürünü tanıma fırsatı bulduk" dedi. Bir diğer Erasmus öğrencisi Eduarda Ferreira ise, Tabiat Mektebi’nin eğitim anlayışının kendilerini etkilediğini vurgulayarak, "Burası çok güzel bir yer. Atölyeler de çok güzeldi. Her şey için teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Margarida Carvalho, atölyelerde yapılan uygulamaların öğrenmeyi eğlenceli hale getirdiğini söyleyerek, "Buradaki atölyelerde seramik, mutfak becerileri gibi farklı alanlarda üretim yaptık. Okulda öğrenemediklerimizi burada deneyimleme fırsatı bulduk" dedi. Barbara Fernandes de Türkiye’deki misafirperverlikten çok etkilendiğini belirterek, "Arkadaşlarımızla birlikte burada çok güzel vakit geçirdik. Tabiat Mektebindeki görevliler bizi çok güzel ağırladı. Türk kültürünü yakından tanıma imkanı bulduk. Buradaki atölyelerde yapılan çalışmalar çok güzel deneyimdi. Her için çok teşekkür ederiz" şeklinde konuştu. "Tabiat mektebi, yabancı öğrencilerle kültür köprüsü kuruyor" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Erasmus Programı kapsamında Türkiye’ye gelen yabancı öğrencilerin uygulamalı atölyelerle doğayla buluşma fırsatı bulduğunu kaydetti. Kılca, "Finlandiya, Portekiz ve İtalya’dan gelen öğrencilerimize Karatay Şehir Parkı’nda doğa sevgisini ve okul dışı öğrenmeyi deneyimleme imkanı sunduk. Öğrenciler kil seramikten komposta, geri dönüşümden temel kampçılığa kadar birçok uygulamalı etkinlikte yer aldı" dedi. Başkan Kılca, yabancı öğrencilerle kültürlerarası paylaşımı güçlendirmeyi amaçladıklarını vurgulayarak, "Karatay Tabiat Mektebi, hem yerli hem yabancı öğrenciler için doğayla öğrenmeyi birleştiren eşsiz bir merkez" ifadesini kullandı.
MEVKA’dan, imalatçı firmalara yapay zeka ve dijital dönüşüm eğitimi
12 Ekim 2025 Pazar - 10:55 MEVKA’dan, imalatçı firmalara yapay zeka ve dijital dönüşüm eğitimi Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA), Konya Ticaret Odası Model Fabrika işbirliği ile imalatçı firmalara yönelik olarak "Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka Eğitim Programı" düzenledi. Konya Ticaret Odası Teknoloji ve Eğitim Kampüsü’nde gerçekleştirilen eğitim programının açılışında konuşan Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı, "Hepimizin yakından takip ettiği üzere sanayi devrimiyle birlikte tarım toplumundan endüstri toplumuna doğru çok hızlı bir geçişin yaşandığı günümüzde bilgi teknolojileri kavramı büyük önem kazanmış durumda. Gerek iş yaşamımıza ve gerekse de günlük hayatımıza getirdiği yeniliklere baktığımızda ise bu teknolojilerin başında kullanım alanları her geçen gün genişleyen yapay zeka ve dijital dönüşüm kavramları gelmektedir. İlk kez 1956 yılında ortaya atılan ve kısaca, belirli görevleri yerine getirmek için insan zekasını taklit eden ve topladıkları bilgileri yineleyerek kendilerini geliştirebilen sistemler olarak tanımlanan yapay zeka kavramı, internet teknolojilerindeki hızlı gelişmelere bağlı olarak toplanan verilerin hacminin artması, bu verilerin yorumlanması ihtiyacı ve otonom sistemlerin akıllı algoritmalara evrilmeye başlamasıyla birlikte günümüzün ve geleceğin en önemli teknoloji alanlarından birisi haline gelmiş durumda. Bununla birlikte, ilk dönemlerinde yapay zekaya yönelik çalışmalar problem çözme ve sembolik yöntemler gibi konular ile sınırlıyken, günümüzde konuşmaları, görüntüleri ve verileri tanıma, tahminlerde bulunma gibi yetenekleri sebebiyle, imalat sanayi, sağlık, enerji, eğitim, savunma, finans, medya ve tarım gibi pek çok sektörde kullanım sahası bulmaları, bu teknolojinin önemini daha da artırmıştır. Bu sistemlerin kullanım alanlarının her geçen gün genişlemesi ve olumlu katkılar sunması gerek ulusal ve gerekse de uluslararası rekabette geri kalmamak adına firmaları bir değişim ve dönüşüme de zorlamaktadır. Bu dönüşümün başında ise, kısaca büyük bir hızla gelişen bilgi teknolojilerinin sağladığı olanaklar ve değişen toplumsal gereksinimler doğrultusunda daha etkin, daha verimli hizmet vermek için insan, iş süreçleri ve teknolojilerin bütüncül dönüşümü olarak tanımlayabileceğimiz dijital dönüşüm kavramı gelmektedir. Dijital dönüşüm süreci, sadece teknolojik araçların kullanımını değil, aynı zamanda bir kurumun iş yapış biçimindeki, stratejik hedeflerindeki ve kurumsal kültüründeki temel değişiklikleri de içermekte, kurumların daha esnek ve adaptif olmalarını sağlayarak, sürekli değişen piyasa koşullarına hızlı bir şekilde yanıt vermelerine olanak tanımaktadır. Çağın gerektirdiği teknolojileri ve yeni çalışma modellerini tüm süreçlerinde kullanamayan şirketlerin rakiplerinden geride kalacakları ve belki de yok olmakla karşı karşıya kalacakları günümüz şartlarında firmalarımızın güçlü bir şekilde varlığını sürdürebilmesinin yolunun bu dijital yaşama ayak uydurmaktan geçtiği su götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Biz de kurum olarak firmalarımızın bu konuda ihtiyaç duydukları eğitim ve danışmanlık konularında onların yanında olmaya gayret gösteriyoruz. Eğitim programımızı gerçekleştireceğimiz Konya Ticaret Odası Teknoloji ve Eğitim Kampüsü bünyesinde yer alan Mesleki Eğitim Merkezi, Dış Ticaret Merkezi ve Enerji Verimliliği Merkezi gibi birimlerin kuruluşunda Ajansımızın önemli katkıları oldu. Bu birimlerin yanı sıra yine bu kampüs bünyesinde yer alan ve bugünkü programı beraber düzenlediğimiz model fabrikamızın sunduğu güncel danışmanlık hizmetlerinin iş dünyamız ile buluşturulması ajans olarak önem verdiğimiz konuların başında gelmektedir. 2020 yılından bu yana özel sektör firmalarımızı da dahil ettiğimiz ve ana paydaşımızın Konya Ticaret Odası Teknoloji ve Eğitim Kampüsü olduğu teknik destek programlarımız kapsamında firmalarımızın güncel kalmaları açısından büyük önem arz eden dijitalleşme, yalın üretim ve ihracat koçluğu gibi konularda ajansımız tarafından bugüne kadar toplamda 110 projeye destek sağlanmış, firmalarımızın rekabet güçlerini artırmaya yönelik çalışmalar yürütülmüştür. Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka Eğitim Programını da ajans olarak Konya Model Fabrika ile işbirliği içinde düzenledik. Toplamda 6 hafta sürecek olan eğitim programı kapsamında; dijital dönüşüme giriş, dijital ekosistemler ve platformlar, dijital olgunluk değerlendirmesi ve yol haritası oluşturma, dijital teknolojiler ve yapay zeka, endüstriyel nesnelerin interneti, iş süreçlerinin dijitalleştirilmesi, siber güvenlik ve endüstriyel robotlar gibi firmaların dijital dönüşümlerini sağlayacak ve yapay zeka kullanımlarını artıracak pek çok konuda eğitimler verilecektir. Konya sanayisinin dijital olgunluğunu yükseltmek ve uluslararası arenada daha güçlü bir konuma taşımak amacı ile model fabrika ile birlikte düzenlediğimiz bu programdan firmalarımızın, yalnızca yeni bilgilerle değil, aynı zamanda dijital bir yol haritası ve yapay zekayı iş süreçlerine entegre etme vizyonu ile ayrılacağına olan inancımı ifade ederek, eğitimlerin, katılımcılarımız ve firmalarımız için hayırlara vesile olmasını diliyor, ev sahibimiz Konya Ticaret Odamıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Ardından kürsüye gelen Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Erkuş da, "Dijital dönüşüm ve yapay zeka, artık bugünün en önemli konularıdır. İş dünyasında rekabetin belirleyicisi haline gelen bu alanlar, firmalarımızın verimliliklerini artırması, maliyetlerini düşürmesi ve küresel pazarlarda rekabet güçlerini artırması açısından büyük önem taşımaktadır. Biz Konya Ticaret Odası olarak, sanayimizin bu dönüşüm sürecine en güçlü şekilde hazırlanması gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda KTOTEK, Model Fabrika ve AKİTEK gibi yapılarımızla işletmelerimizin dijitalleşme yolculuğuna rehberlik ediyoruz. Bugün burada düzenlenen bu eğitim programı da bu vizyonun somut bir örneğidir. Eğitim programında, dijital dönüşüme girişten büyük veri ve yapay zeka uygulamalarına, siber güvenlikten model fabrika vaka analizlerine kadar çok kapsamlı bir içerik sunulacaktır. Bu programın firmalarımıza değer katacağına, katılımcıların öğrendiklerini kendi işletmelerinde hayata geçirerek dönüşüm süreçlerini hızlandıracaklarına yürekten inanıyorum. Bu anlamlı ve önemli eğitim programının düzenlenmesinde katkı sağlayan Mevlana Kalkınma Ajansı’na ve eğitim programına katılan değerli firmalarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, 6 hafta ve 36 saat sürecek olan eğitimler kapsamında katılımcılara yönelik olarak ilk ders, Konya Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Kara ve Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Erdinç Koçer tarafından verildi.
Başkan Altay: "2025’te amatör spor kulüplerimize 144 milyon lira ayni ve nakdi destekte bulunduk"
11 Ekim 2025 Cumartesi - 12:27 Başkan Altay: "2025’te amatör spor kulüplerimize 144 milyon lira ayni ve nakdi destekte bulunduk" Konya Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde aktif faaliyet gösteren amatör spor kulüplerine malzeme desteğini bu yıl da sürdürüyor. Selçuklu Belediyesi Uluslararası Spor Salonu’nda düzenlenen malzeme destek programında konuşan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Başkanvekili ve Konya Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Başkanı Remzi Ay, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin branş gözetmeksizin düzenli olarak tüm sporculara malzeme desteği sağlamasının çok kıymetli olduğunu belirterek, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti. Konya Gençlik ve Spor İl Müdürü Birdal Öztürk ise yapılan bu yardımların hem Konya hem de ülke sporuna çok büyük katkı sağlayacağını ifade ederek, teşekkür etti. "Gençlerimizin en iyi malzemelerle en iyi tesislerde spor yapmasına gayret ediyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da amatör spor kulüplerine malzeme desteğinin artık bir gelenek haline geldiğini belirterek, "Konya 31 ilçesi ile büyük bir aile ve bu ailenin en önemli fertleri gençlerimiz. Gençlerimizin spor yapması, sporla irtibatlı olması bizim için ve onlar için çok kıymetli ve önemli" dedi. Büyükşehir Belediyesi olarak bir taraftan kendi organizasyonlarında gençlerin spor yapmasını sağlarken bir taraftan da kendi imkanları ile spor yapan öğrencilere ve gençlere destek olmaya gayret ettiklerini aktaran Başkan Altay, "Sadece 2025 yılı içerisinde 31 ilçemizde 280 amatör kulübümüze 46 milyon liralık ayni destekte bulunduk. 2025 yılında 31 ilçemizdeki amatör spor kulüplerimize yaptığımız ayni ve nakdi desteğin tutarı 144 milyon liraya ulaştı. Gençlerimizin en iyi malzemelerle en iyi tesislerde spor yapmasına gayret ediyoruz. Konya artık bir spor şehri olarak anılacak tesislere kavuşmuş oldu. Bir taraftan yeni tesisler yapıyoruz, bir taraftan tesislerin kullanılmasını arzu ediyoruz ve birçok önemli organizasyona ev sahipliği yapıyoruz. İnşallah 2026 yılında da Avrupa Bisiklet Şehri olarak organizasyonlarımıza devam edeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, özellikle amatör kulüplerimizin değerli başkanlarına ve yöneticilerine gençlerimize verdikleri emek ve destekten dolayı teşekkür ediyorum. Konya Büyükşehir Belediyesi ve şahsım olarak her zaman yanınızdayız. Gençlerimizin yetişmesi için hep birlikte gayret etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kulandı. AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan ise yapılan desteklerin her kulübün faaliyet alanına göre özenle sağlandığına dikkati çekerek, "Büyükşehir Belediyemize, Büyükşehir Belediye Başkanımızın şahsında bir kez daha teşekkürlerimi, şükranlarımı arz ediyorum. Artık gelenek haline gelmiş bu malzeme desteğinin önümüzdeki yıllarda da artarak devam etmesini temenni ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından malzemeler kulüplere teslim edildi. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin, 2025 yılında 31 ilçedeki amatör spor kulüplerine yaptığı ayni ve nakdi desteğin tutarı 144 milyon liraya ulaştı.
Meme kanserinde erken teşhis çok önemli
11 Ekim 2025 Cumartesi - 11:10 Meme kanserinde erken teşhis çok önemli Meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını belirten uzmanlar, kadınları düzenli kontrollerini ihmal etmemeleri konusunda uyarıyor. Her yıl Ekim ayında düzenlenen "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" dünya çapında 2,3 milyon kadını etkileyen hastalığın taranmasını ve önlenmesini teşvik etmeyi amaçlıyor. Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak hem dünyada hem de ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, her sekiz kadından birinin yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski bulunduğuna dikkat çekerek, erken tanının hastalığın tedavisinde en kritik unsur olduğunu belirtti. Erken evrede tespit edilen meme kanserinde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğuna işaret eden uzmanlar, 20 yaş üzeri kadınlarda düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapılmasını, 40 yaş üzerindekilerde ise iki yılda bir mamografi kontrolünün ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca sağlıklı yaşam alışkanlıkları, moral ve motivasyon da meme kanseriyle mücadelede önemli rol oynuyor. Meme kanserinin tüm dünyada en sık görülen kanser türlerinden bir tanesi olduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi Nükleer Tıp Bölümü’nden Prof. Dr. Oktay Sarı, "Ülkemizde de yaklaşık her sekiz kadından birinde hayatı boyunca meme kanseri ortaya çıkma ihtimali bulunmaktadır. Bu tabii ki üzücü bir durum. Ama sevindirici olan şu ki erken tanı konulduğu zaman tedavinin başarı şansı oldukça yüksek olmaktadır. Meme kanserinde taramalarda ne yapılıyor; Taramalarda 20 yaş üzeri kadınlarda mutlaka her ay düzenli kendi kendine meme kontrolünün yapılması çok çok önemli. 40 yaş üzeri kadınlarda ise 2 yılda bir düzenli aralıklarla mamografi kontrollerin yapılmasını önermekteyiz. Bunun dışında ultrasonografi de tanıda önemli bir yöntem. Tabii bazen meme kanserinde genetik geçişler de olabilmekte. Ailevi meme kanseri varlığı var ise taramalara daha erken yaşta başlamak gerekir. Ama 40 yaş öncesinde mamografi tavsiye edilmiyor. Ultrasonografi ile tanımların yapılması gerekmekte" dedi. "Meme kanseri ile mücadelede en önemli yöntemlerden birisi moral motivasyon" Nükleer tıpta neler yaptıklarını anlatan Prof. Dr. Oktay Sarı, "Biz PET/BT adını verdiğimiz yöntem ile kanserin vücuttaki yayılımını tespit etmeye, evrelendirilmesine katkıda bulunmaya çalışmaktayız. Bunun yanı sıra tedavinin başarı şansını da PET/BT yöntemi ile değerlendirmekteyiz. Tedavi ve yanıtın en önemli yöntemlerinden biri de PET/BT olarak bilinmektedir. Bunun dışında Sentinel Lenf Nodu Sintigrafisi ile koltuk altı lenf bezlerinin gereksiz yere çıkarılmasının önüne geçmeye çalışmaktayız. Bizim meme kanserinde mücadelede en büyük silahlarımız erken tarama, toplumu bilinçlendirmek ve yakınlarımızı teşvik etmek. Bunlar bizim en önemli silahlarımız. Bunun yanı sıra obezitenin alkol ve sigara kullanımının meme kanserinde önemli risk faktörleri olduğunu da unutmamalıyız. Meme kanseri ile mücadelede en önemli yöntemlerden birisi moral motivasyon. Biz hastalarımızın moral motivasyonunun yüksek olmasına, bu vesileyle bağışıklık sistemlerinin yükselmesine sebep olmaya çalışmaktayız. Moral motivasyonun yanı sıra sağlık ekibi ile hasta arasındaki koordinasyon, etkileşim çok önemli. Ve ayrıca yine moral motivasyonu sağlayan birtakım uğraşlar, fiziksel egzersizler, psikoterapi ya da sanatsal uğraşlar gibi yöntemleri de önermekteyiz. Unutmamalıyız ki erken tanı bir kişinin yaşama bağlanması demektir" ifadelerini kullandı. "Erken teşhis olduğu zaman hem hastanın yaşam kalitesi artıyor hem de sağlıklı yaşam süresi artıyor" Ekim ayının meme kanseri farkındalık ayı olduğunu hatırlatan Medicana Konya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Okuş, "Meme kanseri niye önemli. Çünkü kadınlarda en sık görülen kanser türü. Dünyada her yıl 2.3 milyon kadın yeni meme kanseri tanısı almakta. Yaşamları boyunca her sekiz kadından biri meme kanseri olmakta. Bu da kadınlar için ciddi bir sağlık sorunu anlamına geliyor. Meme kanseri kadınlarda çok önemli. Kadınlarda en sık görülen kanser, yaklaşık yüzde 25-30’u meme kanseri. Onun için ne yapmalı, bazı önleyici tedbirler alınabilir. Ama bunlardan en önemlisi erken teşhis. Erken teşhiste kastımız ne; kanserin belirtilerinin yani kadın tarafından fark edilmeden onun yakalanması, erken evrede yakalanması. Bu da nasıl olur; ancak tarama programlarıyla olması mümkün. Tarama programından kastedilen de hastanın belli yaş aralığında hiçbir şikayet olmadığı dönemde klinik olarak muayene olması, mamografi ve benzeri tetkiklerin, hekimlerin gerekli gördüğü tetkiklerin yapılmasıdır. Böylece hastalar daha erken teşhis olur. Erken teşhis olduğu zaman hem hastanın yaşam kalitesi artıyor hem de sağlıklı yaşam süresi artıyor. Bir de sağlık sektörüne binen yük azalıyor, hastalığın tedavisinin maliyeti azalıyor" şeklinde konuştu. "Kireçlenmeleri fark ettiğimizde hastalarımız için tedavi süreci de kolaylaşıyor" Mamografinin hem tarama programlarında hem de tanısal amaçlı kullanılan bir radyolojik tetkik olduğunu söyleyen Medicana Konya Hastanesi Radyoloji doktorlarından Uzm. Dr. Nesrin Atcı, "Mamografi, memenin röntgenidir aslında. Burada x ışınları evet kullanılıyor ama radyolojideki en düşük radyasyon oranına sahip yumuşak doku dozunda biz x ışını kullanıyoruz. Yani cihazlarımızın alara prensibine göre optimize edildiğini hastalarımızın bilmesini istiyorum ve hastanın alabileceği en düşük radyasyon dozunda bir radyasyona sahip olduğu için tüm dünyada kullanılan bir radyolojik inceleme. Şimdi bu tarama programları bizde ulusal tarama programımızda Sağlık Bakanlığı’nın Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) ünitelerinde yapılan 40-69 yaş arası kadınlarımızı 2 yılda bir tarıyoruz ülkemizde. Tabii biz bunun dışında ne yapıyoruz. Bizim gibi hastane ortamlarında kadınlarımızı tarayabiliyoruz. Radyolojik anlamda mamografi ile 40 yaş üstü hastalarımızı tarıyoruz. Ama hastanın şikayeti varsa 40 yaş altında da mamografiyi kullandığımız yerler olabiliyor. Mamografi de ne görüyoruz biz, meme kanserinin erken evresi dediğimiz mikro kalkülasyon aşamasında kireçlenmeleri görüyoruz. Bu kireçlenmeleri fark ettiğimizde hastalarımız için tedavi süreci de kolaylaşıyor. Yani bunların tedavisinde belki ameliyat olmadan sadece bir hormon ilacıyla hastalıktan kurtulmuş oluyorlar. Yani önlenebilir bir kanser türü mü, aslında önlenebilir ne kadar erken teşhis kullanırsak ve bu erken teşhisi mamografi ile sağlıyoruz" diye konuştu. Uzm. Dr. Nesrin Atcı sözlerini şöyle tamamladı: "Adet gören kadınlarımız, 40-50 yaş arası kadınlarımız oluyor genelde bunlar. Adet bitiminde giderlerse mamografi çekimine çok daha konforlu bir şekilde çekim gerçekleştirilmiş olur. Bu bağlamda tabii ki kadın çok önemli. Mutlu kadın, mutlu aile, mutlu toplum diyoruz ve kadınlarımız lütfen sağlıklarını ihmal etmesinler, gerekli kontrollerini yaptırsınlar diyoruz."
Başkan Öztürk: "Ortak akıl ve istişare en önemli rehberimiz"
10 Ekim 2025 Cuma - 13:27 Başkan Öztürk: "Ortak akıl ve istişare en önemli rehberimiz" KTO’da Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları sürüyor. Toplantıların sektörlerin geleceği adına oldukça verimli geçtiğini belirten KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, "Meslek Komitelerimizle yaptığımız istişareler, ortak akılla şehrimizi büyütmede en önemli rehberimiz olmaktadır" dedi. Konya Ticaret Odası (KTO) Meslek Komiteleri ile istişare toplantılarını sürdürüyor. 2023 yılında başlatılan istişare toplantılarıyla sektörlerin sorunları ve çözüm önerileri dinleniyor, KTO’nun hizmetleriyle ilgili istişareler gerçekleştiriliyor. Son olarak 22. Kırtasiyecilik İle Teknik ve Bilimsel Faaliyetler Meslek Komitesi ve 19. Beyaz Eşya ve Mobilya Toptan-Perakende Ticareti Meslek Komitesi Üyeleri ile istişarelerde bulunuldu. KTO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantılara Meslek Komiteleri Üyelerinin katılımı yoğun oldu. Sektörlerimizin gelişimine destek olmayı sürdüreceğiz Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları’nın oldukça verimli geçtiğini belirten KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, toplantıların KTO Komite Üyelerinin görüş ve önerileriyle şekillendiğini söyledi. Toplantılarda yapılan istişarelerde ilgili sektörlerin gelişimine yön veren kararların temelinin atıldığını vurgulayan Başkan Öztürk, "Konya Ticaret Odası olarak biz, üyelerimizin her zaman yanında olmaya, sektörlerimizin gelişimini desteklemeye devam edeceğiz. Komitelerimizle düzenli olarak bir araya gelmemizin amacı da budur" ifadelerini kullandı. El birliğiyle şehrimize değer katıyoruz Konya’nın sanayi altyapısının, lojistik avantajının ve gelişen ticaret ağının sektörlere güçlü bir üretim tabanı sunduğunu dile getiren Başkan Öztürk, şu değerlendirmelerde bulundu: "Konya, 2024 yılında 3,6 milyar dolarlık ihracatla dış ticaret fazlası veren iller arasında yer almıştır. Bu tablo, şehrimizin üretim gücünü ve ihracat kabiliyetini ortaya koymaktadır. Sektörlerimizi el birliğiyle güçlendirerek bu halkayı büyütmek ve bu sayede şehrimize değer katmak hepimizin sorumluluğu olmalıdır. Bu çerçevede, Meslek Komitelerimizle yaptığımız istişareler, ortak akılla şehrimizi büyütmede en önemli rehberimiz olmaktadır." Gerçekleştirilen toplantılarda KTO üyelerine söz verilerek görüş ve önerileri dinlendi, sektörleriyle ilgili sorunlar masaya yatırıldı.
Göldeki mini adada türkülerle "Beyşehir Gölü kurumasın" farkındalık etkinliği
10 Ekim 2025 Cuma - 11:36 Göldeki mini adada türkülerle "Beyşehir Gölü kurumasın" farkındalık etkinliği Konya’nın Beyşehir ilçesinde akademisyenler ile öğrencilerden oluşan koro, göldeki ada üzerinde seslendirdiği türkülerle müzik eşliğinde "Beyşehir Gölü kurumasın" temalı farkındalık etkinliği düzenledi. Kuraklığın pençesindeki Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü’ne dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla Konya’dan Beyşehir ilçesine gelen ve çevresindeki suların çekildiği Aşk Adası üzerinde yerlerini alan Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı’nda görevli akademisyenler ile öğrencilerden oluşan müzik korosu, doğa sevgisini ve çevre duyarlılığını sanat aracılığı ile ifade etmek amacıyla "Beyşehir Gölü kurumasın" isimli farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri olan Beyşehir Gölü’nün ekolojik önemine dikkat çekmek ve gölün korunmasına yönelik toplumsal birinci güçlendirmek hedeflendi. Koro, mini ada üzerinde seslendirdiği türkülerle müzik aracılığıyla doğaya ses verdi. Müzik Eğitim Ana Bilim Dalı Korosu’nca "Yaşatmak için seslendik" ifadelerine yer verildi. NEÜ Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yavuz Selim Kaleli, anabilim dalı olarak çevresel farkındalık ve toplumsal duyarlılık temalı sanatsal etkinlikler gerçekleştirmeye devam ettiklerini belirterek, Beyşehir’deki etkinlikleri ile ilgili şunları söyledi: "Bu kapsamda ülkemizin en önemli doğal miraslarından biri olan Beyşehir Gölü’nün kuruma tehlikesine dikkat çekmek amacıyla ’Beyşehir Gölü kurumasın’ adlı müzikli farkındalık videosu hazırladık. Etkinliğimizde hem öğrencilerimiz hem de öğretim elemanlarımız yer aldı. Amacımız; doğaya karşı duyarlılığı artırmak, toplumsal bilinci canlı tutmak. Göl kenarında seslendirdiğimiz türkülerle hem doğaya hem de yaşamın kaynağı olan suya bir seslenişte bulunduk. Bu çalışma öğrencilerimiz için sadece bir müzik etkinliği değil, aynı zamanda çevreye karşı bir sorumluluk bilinci kazanma deneyimi oldu" diye konuştu.