Yerel Haberler
Konya
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:24 Konya Sanayi Odası, 8. kez otomotiv paydaşlarını buluşturdu Konya Sanayi Odası (KSO) tarafından otomotiv sektörüne kazandırılan marka konferans OSEG, 8. kez sektör paydaşlarını ve otomotiv sektörünün duayen isimlerini bir araya getirdi. Konferansın açılışında konuşan KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen, otomotiv sektörünün yaşadığı dönüşüme dikkat çekerek, "Sektörde büyük başarılara imza atan Konyalı sanayicilerimizin bu dönüşüme hızla uyum sağlayacağına ve geleceğin otomotiv dünyasında da güçlü bir şekilde yerini alacağına yürekten inanıyorum" dedi. Konya Sanayi Odası tarafından 2010 yılından bu yana düzenlenen ve otomotiv sektöründe marka haline geline Uluslararası Otomotiv Sektörünün Geleceği (OSEG) Konferansı’nın 8.’si ‘Otomotiv Ekosisteminde Küresel Dönüşüm ve Yeni Dengeler’ teması ile gerçekleştirildi. Otomotiv sektör sanayicilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen konferansta, otomotiv sanayindeki dönüşüm dinamikleri ve sektörün geleceği kapsamlı şekilde ele alındı. Konya otomotivde Türkiye’nin 7’nci büyük ihracatçısı Konferansın açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya’nın güçlü üretim altyapısı ve ihracat kapasitesiyle Türk sanayisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Makine, savunma sanayi, plastik, metalürji, gıda ve kimya gibi birçok alanda güçlü üretim altyapısına sahip Konya için, otomotiv sektörünün ayrı bir stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Başkan Büyükeğen, şehrin otomotiv sektöründe 7. büyük ihracatçı konumunda olduğu bilgisini paylaşarak, "Yarım asır önce ustalarımızın alın teri ve bilek gücüyle, küçük atölyelerde başlayan otomotiv bakım ve onarım yolculuğu, bugün küresel ölçekte söz sahibi olan güçlü bir sanayi yapısına dönüştü. Şu anda, otomotiv sektöründe Türkiye’nin 7. büyük ihracatçısıyız. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 900 milyon dolar ihracat yapan Konyalı otomotivcilerimiz, bu yılın Ocak-Mart döneminde 208 milyon doları aşarak, Konya ihracatında lider olmayı başardı. 550’ye yakın firmamızın üretim yaptığı otomotiv sektöründe, 30 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyoruz. OEM-ana sanayi ile çalışma kabiliyetimiz her geçen gün gelişiyor" dedi. KSO, otomotiv sektörüne yön veren projeler geliştiriyor Ülkelerin üretim kabiliyeti, teknolojik derinliği ve rekabet gücünü ölçen stratejik gelişim endekslerine göre savunma ve otomotiv sektörlerinin öne çıkan iki kritik sektör olduğunu kaydeden Başkan Büyükeğen, her iki sektöründe teknoloji geliştiren, yüksek katma değer oluşturan birer ekosistem olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin hem savunma sanayi hem de otomotiv tarafında güçlü konumda olduğunu vurgulayan Büyükeğen, Konya’nın da bu dönüşümün sadece takipçisi değil, güçlü paydaşlarından biri olduğunun altını çizdi. Büyükeğen, sektörün gelişmesine yönelik Konya Sanayi Odası olarak yaptıkları çalışmaları anlatarak, "Oda olarak, otomotiv sektöründeki Türkiye’nin ilk kümelenmelerden biri olan Konya Otomotiv Yan Sanayi İş Kümesi’ni hayata geçirdik. Sektörün ihracat potansiyelini artırmak için yurtdışı fuar organizasyonlarına teknik inceleme gezileri düzenliyor, alım heyetleriyle sanayicilerimizi buluşturuyoruz. Sektörde bir Ur-Ge projemizi başarıyla tamamladık. Yine otomotiv sektöründe marka haline gelen Uluslararası Otomotiv Sektörünün Geleceği -OSEG Konferanslarımızı da 2010 yılından bu yana, iki yılda bir gerçekleştiriyoruz. Her konferansta belirlediğimiz temalarla sektöre adeta yön veriyoruz" şeklinde konuştu. Konya, geleceğin otomotiv dünyasında da güçlü bir şekilde yerini alacak Konuşmasında otomotiv sektöründe yaşanan dönüşüme ve Konyalı sanayicilerin bu dönüşüme adapte olabilmesinin önemine dikkat çeken Büyükeğen, OSEG Konferansları’nın bu kapsamda yol gösterici nitelikte olduğunu vurguladı. Büyükeğen, şöyle devam etti: "Otomotiv sektörü artık dönüşümün eşiğinde değil, dönüşümün tam merkezindedir. İçten yanmalı araçların yerini elektrikli, bağlantılı ve akıllı mobilite çözümleri alıyor. Bu durum, Konya gibi önemli tedarik merkezlerinde yeni üretim alanlarını ve yeni dönüşüm fırsatlarını beraberinde getiriyor. Sanayicilerimizin geleneksel üretim gücünü korurken, bu yeni trendlere uyum sağlayacak teknolojik yatırımları yapması artık kaçınılmaz hale geldi. Ben, büyük başarılara imza atan Konyalı sanayicilerimizin bu dönüşüme hızla uyum sağlayacağına ve geleceğin otomotiv dünyasında da güçlü bir şekilde yerini alacağına yürekten inanıyorum. Dünyada rekabetin yeniden şekillendiği, teknolojinin oyunun kurallarını değiştirdiği böylesi bir dönemde; otomotiv ekosistemindeki yeni dengeleri doğru okumak, sektörümüzün yarınlarına yön vermek açısından büyük önem taşıyor." Otomotiv sektöründeki dönüşüm, iki farklı panelde masaya yatırıldı 8. OSEG Konferansı’nın ilk oturumu, Otomotivde Küresel Rekabet: AB Politikaları ve "Made in EU", Çin Etkisi ve Türkiye’nin Stratejik Rolü teması ile gerçekleştirildi. İstanbul Topkapı Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Eski Büyükelçi Prof. Dr. Kerem Alkin’in Moderatörlüğünde yapılan panelde, Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Çağrı Koray Öztopçu ve Aselsan Önceki Dönem UGES Sektör Başkanı ve KTO Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik sunumlarını gerçekleştirdi. Mevlana Kalkınma Ajansı Uzmanı İsmail Ünver’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen Otomotiv Yan Sanayinin Geleceği: Elektrikli Dönüşüm, Finansman ve Tedarik Zinciri temalı ikinci oturumda da, Yıldız Teknik Üniversitesi Temiz Enerji Teknolojileri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ali Rıfat Boynueğri ile Ticaret Bakanlığı AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakatı Dairesi Uzmanı Yeşim Piri sunumlarını gerçekleştirerek, katılımcıların sorularını cevaplandırdı.
Ters yolda gidip zincirleme kazaya neden olan sürücüden pes dedirten savunma
16 Ekim 2025 Perşembe - 16:30 Ters yolda gidip zincirleme kazaya neden olan sürücüden pes dedirten savunma Konya’da 70 yaşındaki sürücü aracıyla ters yönde girdiği çevre yolunda zincirleme kazaya neden oldu. Kazaya yol açan yaşlı adamın, "Ben ters yola çıktım ama çarpmasaydınız. Gözün görüyor niye vuruyorsun?" şeklindeki savunması pes dedirtti. Kaza, saat 14.30 sıralarında merkez Karatay ilçesi Fevziçakmak Mahallesi Adana Çevre Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 70 yaşındaki sürücü A.Ö., 42 SM 497 plakalı otomobili ile Adana Çevre Yolu Caddesinden Adliye yönüne ters yolda refüjün yanındaki şeritten ilerlemeye çalıştı. Ters yolda ilerleyen otomobili fark eden bazı sürücüler manevra yaparak kaçarken, 2’si otomobil 3 araç zincirleme kazaya karıştı. Sürücü A.Ö. ise kaza sonrası otomobili ile kaçmaya çalıştı. Diğer araç sürücülerinin tepkisi üzerine A.Ö. aracı durdurarak beklemeye başladı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. "Gözün görüyor niye vuruyorsun?" Ters istikametten seyreden A.Ö.’nün, "Sol şeritte duracaktım. Ben vurmadım, kendin vuruyorsun sonra suçlu ben oluyorum. Neden vuruyorsun, vurmasaydın. Ben ters yola çıktım ama çarpmasaydınız. Gözün görüyor niye vuruyorsun? Vurmak mı lazım vurmayacaktınız" savunması pes dedirtti. Ters yoldan ilerleyen A.Ö.’nün sebep olduğu kazaya karışan bir sürücü ise, "Ters yoldan geliyor vurduk ama amca da kendisini vurmasaydınız diye savunuyor" dedi. Polis ekiplerince kontrollü olarak sağlanan trafik akışı, araçların kaldırılmasının ardından normale döndü. Ters yoldan ilerleyen A.Ö. ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.
NEÜ’de Filistin ve Orta Doğu barışı konuşuldu
16 Ekim 2025 Perşembe - 15:19 NEÜ’de Filistin ve Orta Doğu barışı konuşuldu Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Milli Vizyon Topluluğu ve Milli Türk Talebe Birliği Konya İl Başkanlığı tarafından, 20 ve 21’inci Dönem Milletvekili ve eski dönem Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’un konuşmacı olarak katıldığı "Filistin Davası ve Orta Doğu Barışı" konulu konferans gerçekleştirildi. NEÜ Köyceğiz Yerleşkesi Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda düzenlenen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Hidayet Oğuz, "Rektörlük olarak öğrenci topluluklarına büyük önem veriyoruz. Öğrenci topluluklarımızın faaliyetlerini destekliyor, yapılan çalışmaları ilgi ile takip ediyoruz. Bugün de tüm insanlık için çok önemli ve hayati bir konu olan Filistin’i konuşmak için bir araya geldik" dedi. Milli Türk Talebe Birliği Konya İl Başkanı Hasan Basri Özden ise, "Filistin davası sadece bir toprak meselesi değil, vicdan meselesidir. Milli Türk Talebe Birliği olarak bizler de her dönemde hakkın, adaletin ve özgürlüğün sesi olduk. Filistin’de yaşanan acıları kendi acımız, direnişi kendi direnişimiz olarak görüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki Kudüs özgür olmadıkça, insanlık özgür değildir" diye konuştu. "Konya’ya gelmeyi bir vazife olarak gördük" Konferansta konuşan Eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, gençlerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti aktararak, "Programın Necmettin Erbakan Üniversitende düzenleneceğini öğrenince tüm programlarımızı erteleyip Konya’ya gelmeyi bir vazife olarak gördük. İyi ki böyle yapmışız. Gençlerimizden aldığımız enerji ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Necmettin Erbakan’ın kendisi gibi ismini taşıdığı üniversitenin de her alanda farkını ortaya koyduğunu söyleyen Malkoç, "Konya’da Necmettin Erbakan adıyla bir üniversitenin bulunması iftihar meselesi. Necmettin Erbakan’ın hayatını mutlaka bu üniversitede öğrenim gören gençlerimizin okuması ve araştırması gerekmektedir. Necmettin Erbakan, Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en önemli bilim insanlarından biridir. İstanbul Teknik Üniversitesinden mezun olalı 70 yıl geçmesine rağmen halen Necmettin Erbakan’ın not ortalamasını yakalayan bir öğrenci daha gelmedi. Olağanüstü zekaya, bitmeyen bir enerjiye sahip büyük bir devlet adamıydı. Bugün Türkiye’de sanayi adına ufukta ne varsa hepsinde Necmettin Erbakan’ın imzası vardır. TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN gibi şirketlerin onlarcasının kuruluşunu kendi başbakan yardımcılığı döneminde gerçekleştirmiştir" dedi. "Filistinliler Dünya kurulduğundan bu yana bugünkü ana vatanlarında var oldular" Necmettin Erbakan’ın ömrünün son 10 yılını Siyonizm’in insanlığın başına nasıl bir bela olduğunu anlatarak geçirdiğini ifade eden Malkoç, "Bugün Filistin ve Gazze olaylarını görünce rahmetli Necmettin Erbakan’ın ne kadar haklı olduğunu görüyoruz. Filistinliler dünya kurulduğundan bu yana bugünkü ana vatanlarında var oldular. Bilinen yazılı ve sözlü tarihte de Filistinlilerin hep orada oldukları kaydedilmiştir. Yahudiler ise zaman zaman bu topraklara gelmiş, huzursuzluk çıkarmış, bozgunculuk yapmış ve tarihte de defalarca bu nedenlerden dolayı sürülmüşlerdir. Türklerin, Filistin coğrafyasıyla bağı bin yıldır sürmektedir. Yavuz Sultan Selim’in 1517’de Filistin bölgesini fethiyle birlikte tam 400 yıl boyunca atalarımız bu coğrafyayı yönetti. 400 yıl boyunca Yahudisi, Hristiyanı ve Müslümanı huzur ve barış içerisinde yaşadı. Roma dönemi başta olmak üzere Avrupa’daki tüm krallıklar Yahudileri ezdiler, yok etmeye ve dinlerini değiştirmeye çalıştılar. Hiçbir Yahudi’nin toprak alma hakkı yoktu. Devlet yönetiminde yer alamıyorlardı. Bu nedenle Yahudiler ticarete, bilim, sanat ve kültüre ağırlık verdiler. Avrupa’daki devletlere borç vermeye, devlet içerisinde söz sahibi olmaya başladılar. Bunun neticesinde 19’uncu yüzyılda bugün İsrail’in devlet anlayışını oluşturan Siyonizm ortaya çıktı" diye konuştu. "Evanjelizm’de, Yahudiliğe hizmet bir ibadete dönüşmüştür" İsrail’in kuruluş sürecini ve sonrasını anlatan Malkoç, "1897 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde ilk Siyonist Kongre toplandı. Bu kongrede 3 karar alındı. Bunlar, İsrail Devleti’nin kurulması için Osmanlı Devleti’nin yıkılması gerektiği, Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra ilk 50 yılda bir Yahudi devleti kurulması, ikinci 50 yılda ise tüm İslam dünyasının dağıtılması. Vatan olarak "Vadedilmiş Topraklar" safsatasını ortaya attılar. Bu toprakların içerisinde Filistin, Mısır, Lübnan, Suriye, Ürdün, Irak, İran, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin 22 ili var. Yahudiler nüfusları az olduğu için bunu başaramayacaklarını biliyorlar. Bu nedenle 17-18’inci yüzyıllarda Avrupa’da Hristiyanlığı bozarak yeni mezhepler ortaya çıkardılar ve Evanjelizm ile birlikte kendilerine en büyük destekçileri elde ettiler. Amerika Birleşik Devletleri’nde Evanjelizm mezhebi en yaygın mezheptir ve bu işin temelinde de Yahudiler vardır. Evanjelizm’de, Yahudiliğe hizmet bir ibadete dönüşmüştür" şeklinde konuştu. İsrail’in kuruluş felsefesi terörizm üzerinedir İsrail’in kurulduğu günden bu yana kan dökmeye ve can almaya devam ettiğini aktaran Malkoç şu şekilde konuştu: "İsrail kurulduktan sonra ilk önce kendi komşusu olan Filistinlileri katletti. Daha sonrasında çevresindeki ülkelerle savaşmaya başladı. 1967’deki savaşta topraklarını 3 kat büyüttü. 500 bin ile 1 milyon arası Filistinliyi sürgün etti. İsrail’in kuruluş felsefesi terörizm üzerinedir. Şu an bir ateşkes söz konusu olsa da İsrail’in barış yapması, sınırlarına bağlı kalması mümkün değildir. Çünkü ruhlarında terörizm var. İnsanları ikiye ayırırlar. Yahudiler ve Yahudilere hizmet edecek olan köleler. Şu an sadece Filistinlilere güçlere yetse de tüm dünyayı kendilerine hizmet edecek köleler olarak görüyorlar. Bugün Gazze’deki mücadelenin ne kadar önemli olduğunu herkes idrak etti. Gazze’de o insanlar sadece kendi vatanlarını, topraklarını ve namuslarını savunmuyorlar. Bütün insanlığın hukukunu koruyorlar. Eğer Gazze direnişi biterse Lübnan’ı, Suriye’yi, Ürdün’ü ve Türkiye’yi işgal etmeye çalışacaklar. Biz inanıyoruz ki İsrail’in arkasında her kim olursa olsun eninde, sonunda hakkaniyet ve insanlık onuru galip gelecektir. Bunu tüm dünyada her alanda görüyoruz." Programa, NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hidayet Oğuz, NEÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Şahbaz, NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fatih Mehmet Berk, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürü Oğuz Tunç, AK Parti Konya 26 ve 27. Dönem Milletvekili Ahmet Sorgun, NEÜ Genel Sekreter Yardımcıları M. Emre Çınar ve Harun Çalışkan ve Milli Türk Talebe Birliği Konya İl Başkanı Hasan Basri Özden ile çok sayıda idareci, akademisyen ve öğrenci katıldı.
Konya Büyükşehir’den Ilgın’a su güvencesi sağlayacak dev yatırım
16 Ekim 2025 Perşembe - 14:58 Konya Büyükşehir’den Ilgın’a su güvencesi sağlayacak dev yatırım Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, Ilgın ilçesinin içme suyu ihtiyacını uzun yıllar güvence altına alacak önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyor. İlçenin artan nüfusuna ve su talebine cevap verebilmek amacıyla 5 bin ton kapasiteli yeni içme suyu deposu tamamlandı. Ayrıca Vakıf Ağılı bölgesinde mevcut 3 adet kuyuya ilaveten 4 yeni kuyu daha açılarak su üretim kapasitesi artırıldı. Aynı proje kapsamında suyun depoya aktarımını sağlayacak 5 bin 500 metre uzunluğunda yeni içme suyu isale hattının yapımına da başlandı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, merkez ve ilçelerde büyük çaplı birçok altyapı çalışması yürüttüklerini belirterek, özellikle içme suyu altyapısını güçlendirmeye yönelik projelere ağırlık verdiklerini ifade etti. Başkan Altay, "Su, geleceğimizin en önemli değeri. Bu doğrultuda özellikle ilçelerimizdeki içme suyu altyapısını yenileyerek, vatandaşlarımızın sağlıklı ve kesintisiz suya erişimini sağlamak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Ilgın’da tamamlanan 5 bin tonluk yeni depo ve yeni kuyularla ilçemizin su güvenliğini uzun yıllar garanti altına alıyoruz. Halihazırda isale hattımız da büyük bir özveriyle devam ediyor. Burada muhtelif çap ve ebatlarda uzun ömürlü polietilen ve duktil boruları kullanıyoruz. Coğrafi zorluklarına rağmen ara vermeksizin süren çalışmalarımız tamamlandığında Ilgın merkez ve çevre mahallelerde içme suyu hizmetinde kesintisiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir altyapı hizmeti sağlanmış olacak" dedi. Bölgede su basıncını artıracak, arıza ve kesintileri minimize edecek bu proje sayesinde su, herhangi bir enerji külfeti olmaksızın cazibeyle akacak. Projenin toplam yatırım bedeli ise 85 milyon lira olacak.
Uluslararası Çocuk Gelişimi Kongresi, Filistinli çocuklara ithaf edildi
16 Ekim 2025 Perşembe - 14:31 Uluslararası Çocuk Gelişimi Kongresi, Filistinli çocuklara ithaf edildi Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından "Köklerden Geleceğe; Çocuğun Korunması ve Refahı" temasıyla düzenlenen 6. Uluslararası Çocuk Gelişimi Kongresi başladı. Çocuk Gelişimi alanında bilgi paylaşımı ve bilimsel etkileşimin güçlendirilmesini amaçlayan kongre, Filistinli çocuklara ithaf edildi. Sultan Alparslan Kültür Merkezinde Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğünün destekleriyle 3 gün sürecek olan kongrenin açılışına Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ak, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nur Feyzal Kesen, çocuk gelişimi alanında yurt içi ve yurt dışından uzman akademisyenler ile öğrenciler katıldı. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nur Feyzal Kesen, çocuğun refah ve korunmasının yalnızca gelişimsel süreçlerin değil; aynı zamanda insan hakları, sosyal adalet ve sürdürülebilir bir geleceğin temel bileşeni olduğunu söyledi. Kesen, "Kongremiz, geçmişten gelen birikimlerimizi geleceğin ihtiyaçlarıyla harmanlayarak çocukların yaşam kalitesini artırmaya yönelik bilimsel bir platform oluşturmayı amaçlamaktadır. Kongremizin, çocukların refahı ve korunmasına ilişkin ulusal ve uluslararası düzeyde farkındalığın artmasına, yeni fikirlerin ve çözüm önerilerinin doğmasına, çocukların yararına kalıcı etkiler bırakmasını temenni ediyorum. Son olarak bu kongreyi tüm dünyaca koruyamadığımız Filistinli çocuklara ithaf ediyorum" dedi. Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı ve Çocuk Gelişimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kezban Tepeli, 2025 yılının Türkiye’de "Aile Yılı" olarak ilan edilmesinin kongreye ayrı bir önem kazandırdığını söyledi. Ailenin çocuğun gelişiminde en temel güven alanı olduğunu; sevgi, aidiyet ve korunmanın ilk durağı olduğunu ifade eden Tepeli, "Ne yazık ki savaşların, yoksulluğun, göçlerin ve doğal afetlerin en büyük mağdurları çocuklar oluyor. Özellikle Gazze’de ve dünyanın pek çok çatışma bölgesinde çocukların yaşam hakları tehdit altında, eğitim hakları ellerinden alınmakta, oyun oynama ve güvenle büyüme hakları yok ediliyor. Bu tablo, çocuk gelişimi alanında çalışan bizlere çok daha büyük sorumluluk yüklüyor" şeklinde konuştu. Kongre Doç. Dr. Adrijana Vinji’in çocukların yaşamını küresel bakıştan yerel gerçekliğe uzanan boyutlarıyla ele aldığı sunumla devam etti.
Recep Uçar: "Seyircimizin desteğiyle kazanmak zorunda olduğumuz bir maç"
16 Ekim 2025 Perşembe - 13:43 Recep Uçar: "Seyircimizin desteğiyle kazanmak zorunda olduğumuz bir maç" Konyaspor Teknik Direktörü Recep Uçar, Kocaelispor’un her maçta gelişen bir ekip olduğunu belirterek, "Seyircimizin desteğiyle kazanmak zorunda olduğumuz bir maç. İnşallah hem arzu ettiğimiz oyunu ortaya koyup hem de arzu ettiğimiz skoru alıp, milli aradan sonraki başlangıçta moralli bir şekilde yolumuza devam etmek istiyoruz" dedi. Konyaspor, Trendyol Süper Lig’in 9. haftasında evinde oynayacağı Kocaelispor maçının hazırlıklarını yaptığı antrenmanla sürdürdü. Kayacık Tesislerinde Teknik Direktör Recep Uçar yönetiminde gerçekleştirilen idman koşu ve ısınma hareketleri ile başladı. Yeşil-beyazlı ekip, antrenmanı taktik çalışma ile tamamladı. Antrenman öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü Recep Uçar, "Rakibimiz Kocaelispor’a baktığımızda Süper Lig’e uzun yıllar sonra tekrar dönüş yapan bir ekip. Selçuk hocayla yollarına başladılar. Önemli transferler yapan bir ekip. Oyuncu kalitesi yüksek olan, her oynadıkları maçta gelişen bir ekip. Bulundukları konum, şu ana kadar aldıkları puanlar bizleri yanıltmasın. Kocaelispor’un her geçen gün gelişen bir ekip olduğunu düşünüyorum. Oyunlarında oyuncu gücü de ayrıyeten yüksek olan bir takım olarak görüyoruz. Evimizde zor bir maç bizi bekliyor ama biz de milli ara ile beraber geçen haftadan beri hazırlıkları kesintisiz olarak sürdürüyoruz. Evimizde seyircimizin desteğiyle kazanmak zorunda olduğumuz bir maç. İnşallah hem arzu ettiğimiz oyunu ortaya koyup hem de arzu ettiğimiz skoru alıp, milli aradan sonraki başlangıçta moralli bir şekilde yolumuza devam etmek istiyoruz. Umarım bunu da hep beraber başaracağız" ifadelerini kullandı. Deniz Ertaş: "Kocaelispor maçından 3 puanla ayrılmak istiyoruz" Konyaspor’un genç file bekçisi Deniz Ertaş ise yaklaşık 10 gün önce milli takım kampına katıldığını ve orada çok zorlu iki maç oynadıklarını belirterek, "İki maçtan 4 puan almayı başardık. Orada da tek hedefimiz var; U21 Avrupa Şampiyonası’na katılabilmek. Onun için çalışıyoruz. Her ay kamplarımız oluyor. Tek mücadelemiz 20 yıl sonra Avrupa Şampiyonası’na gidebilmek. Kulübümüze gelecek olursak son hafta istemediğimiz bir beraberlik aldık. Maçın genelinde üstündük, daha fazla pozisyona girdik. O maçtan dersleri çıkarıp bu hafta oynayacağımız Kocaelispor maçında sahadan 3 puanla ayrılmak istiyoruz" diye konuştu.
Karatay’da Çimenlik Mahalle Parkı’nda sona gelindi
15 Ekim 2025 Çarşamba - 17:48 Karatay’da Çimenlik Mahalle Parkı’nda sona gelindi Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, yeni nesil kuşak park çalışmaları kapsamında Çimenlik Mahallesi’nde 16 bin metrekarelik parkın yapımında son aşamaya geldi. Alaaddin Kap ile Aslanlı Kışla Caddesini birbirine bağlayacak proje, düzenli şehirleşme hedefi doğrultusunda önemli bir adım olacak. Kentsel dönüşüm faaliyetleri kapsamında ilçenin dört bir yanında gerçekleştirilen park, sosyal alan ve yeşil alan çalışmalarıyla Karatay’ın nefes alanları genişliyor. Vatandaşlara konforlu ve estetik bir yaşam alanları sunmak amacıyla yapılan yatırımlarda son aşamaya yaklaşıldı. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca da Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarını yerinde inceleyerek proje hakkında bilgi aldı. 7 bin 500 metrekarelik yeşil alanıyla sosyal bir nefes alanı olarak tasarlanan Çimenlik Mahalle Parkı; yürüyüş ve koşu yolları, kamelyalar, banklar, çocuk oyun grupları, fitness alanı, trambolin bölümü ve halı saha gibi çeşitli sosyal donatılardan oluşacak. Başkan Kılca, gelecek nesillere daha yeşil bir ilçe bırakma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, kişi başına düşen yeşil alan miktarının 13 metrekareye ulaştığını söyledi. İlçede toplam yeşil alan büyüklüğünün 4 milyon 626 bin 518 metrekareye, toplam park sayısının ise 382’ye yükseldiğini ifade eden Kılca, "Yeşil nesil kuşak parklarımız, şehrimizin yeşil damarlarını oluşturuyor" dedi. "Yeşil Karatay hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, ilçedeki yeşil alan sayısını arttırmak için tüm imkanların seferber edildiğini vurguladı. Vatandaşların daha huzurlu vakit geçirebilmeleri için yoğun bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Kılca, ekiplerin bölgede eş zamanlı olarak çalıştığını belirtti. "Daha yaşanabilir bir Karatay için canla başla çalışıyoruz" diyen Kılca, sözlerini şöyle tamamladı: "16 bin metrekarelik alan içerisinde hemşehrilerimiz için geniş yeşil alanlar, yürüyüş yolları ve çocuklarımız için oyun alanları oluşturuyoruz. Parkımızı yoğun bir ağaçlandırma çalışmasıyla ve sosyal donatılarla zenginleştireceğiz. Bölgede yürüttüğümüz kentsel dönüşüm çalışmalarıyla düzenli şehirleşmeye güzel bir örnek daha ekliyoruz. Yeşil kuşak parklarımızdan birini daha kısa süre içerisinde vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş olacağız."