Yerel Haberler
Konya
Konya’da Savunma Sanayi Temalı Mesleki Eğitim Çalıştayı 16 Nisan 2026 Perşembe - 16:02:13 Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğinde, ‘Yarının Gücü, Bugünün Eğitimiyle Yetişir’ temasıyla "Savunma Sanayi Temalı Mesleki Eğitim Çalıştayı" gerçekleştirildi. NEÜ Konya Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulunda düzenlenen programın açılışında konuşan Konya Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ahmet Can, çalıştayın amacını; meslek liselerinden başlayarak, meslek yüksekokullarında şekillenen ve sanayide karşılık bulan bir eğitim zincirinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması olarak açıkladı. Can, "Özellikle savunma sanayi gibi yüksek kalite ve hassasiyet gerektiren alanlarda, nitelikli ara eleman ihtiyacının karşılanması, uygulama becerisi yüksek insan kaynağının yetiştirilmesi ve eğitim-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi kritik önem arz etmektedir" dedi. Birçok konuda olduğu gibi, mesleki eğitimin savunma sanayi alanında da Konya’nın önde ve öncü bir şehir olduğunu kaydeden Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit ise, "İnanıyoruz ki ilimizde düzenlenen bu çalıştay şehrimizin savunma sanayi ve bu sektörü besleyecek olan mesleki eğitim konusunda daha da ilerlemesine vesile olacaktır" şeklinde konuştu. "Savunma sanayisinin başarısı yeterli donanıma sahip insan kaynağından geçmektedir" Türkiye’deki savunma sanayisinin tasarım aşamasını büyük ölçüde tamamladığını ve seri üretim dönemine girdiğini aktaran Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri İhsan Bostancı, "Bu geçiş, nitelikli iş gücüne olan ihtiyacı da kaçınılmaz biçimde artırmaktadır. Önümüzdeki dönemde hangi mesleki profillerin öne çıkacağını, eğitim müfredatlarının nasıl şekillenmesi gerektiğini ve sektörle eğitim kurumları arasındaki iş birliğinin nasıl derinleştirilebileceğini birlikte düşünmemiz gerekiyor. Çalıştay tam da bu sorulara cevap aramak için son derece doğru ve zamanında bir adımdır. Çünkü gerek ülkemizin ve gerekse de Konya’nın savunma sanayisi başarısının sürdürülebilir olması mesleki açıdan yeterli donanıma sahip insan kaynağından geçmektedir" diye konuştu. "Bizim için mesleki eğitim alan her kardeşimiz aranan insan kaynağıdır" Konya Sanayi Odası ve Konya Organize Sanayi Bölgesi olarak mesleki eğitimi, sanayinin geleceği açısından stratejik önemde gördüklerini ve bu alanda önemli projeler hayata geçirerek yatırımlar yaptıklarını ifade eden Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, "Necmettin Erbakan Üniversitesi KOS Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulumuz da, bu yatırımlardan biri. Biz artık sanayide ‘ara eleman’ kavramını lügatimizden çıkardık. Bizim için mesleki eğitim alan her bir kardeşimiz, ‘aranan insan kaynağı’dır. Özellikle savunma sanayi söz konusu olduğunda, bu gerçek çok daha büyük bir önem kazanıyor. Zira etrafımızda yaşanan savaşları hepimiz yakından görüyor, değişen dünyanın şartlarını daha net idrak ediyoruz. Bu tablo bize bir gerçeği açıkça göstermektedir ki; üreten kazanır. Üretimin en temel unsuru ise yetişmiş, donanımlı insan kaynağıdır. İşte bu nedenle mesleki eğitim bizim için stratejik hale gelmiştir. İnşallah bu stratejik gücü hep beraber, sağlam temeller üzerine inşa ederek sürdürülebilir hale getirmeyi başaracağız" dedi. Konya Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulunun Türkiye’deki diğer meslek yüksekokullarına örnek olması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurulu Denetçisi Mehmet Salih Canbal, "Türkiye’deki diğer meslek yüksekokullarında, buradaki imkanlar yok. Tüm meslek yüksekokullarımızın böyle olması gerekiyor. Uygulamaya, işin temeline daha çok ağırlık vermesi, sanayi ve sektörle daha çok buluşması gerekiyor. Eğer biz uygulamayı temel noktaya alırsak ülkemizin mesleki eğitimden aldığı verim çok hızlı bir şekilde artacaktır" ifadelerini kullandı. "Çalıştaydan çıkan her fikir ülkemizin savunma sanayisindeki yükselişine vurulacak yeni bir perçindir" Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde gerçekleştirdiği ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ ile gerek bölgede gerekse küresel ölçekte bir aktör haline geldiğini vurgulayan NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hidayet Oğuz da, "Gök vatanımızdaki İHA ve SİHA’larımızdan, denizlerdeki sancaktarlarımıza; kara araçlarımızdan yerli yazılımlarımıza kadar her bir başarı, bu milletin mühendislik zekasının ve stratejik iradesinin birer mührüdür. Ancak unutmamalıyız ki; en gelişmiş teknolojiyi tasarlamak kadar, o teknolojiyi hassasiyetle üretecek, bakımını yapacak ve geliştirecek nitelikli el becerisine ve teknik donanıma sahip olmak da bir o kadar hayatidir. Bu çalıştayın temel çıktısı; sadece raporlar değil, sahada karşılığı olan bir ‘insan kaynağı stratejisi’ olacaktır. Buradan çıkacak her fikir, ülkemizin savunma sanayindeki yükselişine vurulacak yeni bir perçindir." "Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranı ve 100 milyar doların üzerinde proje hacmi" Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş ise, "Türkiye’nin 20 yıl önce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksek iradesi ve devletimizin kararlılığıyla başlayan savunma sanayisi yolculuğu birazdan söyleyeceğim rakamlarla devam ediyor; yüzde 80’in üzerinde yerli ve millilik oranı, yaklaşık 100 bine yakın çalışan, savunma ve sivil olmak üzere yaklaşık 8 bin civarı savunma sanayisi ekosistemine katkı sunan firma, 100 milyar doların üzerinde proje hacmi, 3 milyar dolarlık Ar-Ge harcaması. Bu rakamlar bizim gurur tablomuz. Geldiğimiz noktada çok güzel şeyler yaptık ama geleceğe baktığımızda yolun başlangıcındayız ve yapacak daha çok şey var" dedi. "Hedefimiz; dünyada en fazla savunma sanayisi ihracatı yapan ilk 10 ülke arasına girmek" Türkiye’de üretilen savunma sanayisi sistemleri ve platformlarının yurtdışında da akreditasyonunun çok güçlü olduğunu belirten Prof. Dr. Karataş, "Geçtiğimiz yıl 10 milyar doların üzerinde bir ihracattan bahsediyoruz. Bu bizim 2028 hedefimizdi, 2025 yılında 10 milyar doların üzerinde bir ihracat gerçekleştirdik. Daha da önemlisi yaklaşık 17-18 milyar dolarlık da yeni sözleşme imzalamışız. Bu rakamlar kümülatif olarak artacak gibi gözüküyor. Türkiye’deki savunma sanayisinin 230 ürünü 185 ülkede kullanılıyor. Türkiye’nin savunma sanayisi ürünleri dünyanın bütün coğrafyalarında var. Şu anda dünyada en fazla savunma sanayisi ihracatı yapan 11. ülkeyiz ve yakın zamanda ilk 10’a girme hedefimiz var" diye konuştu. Konuşmaların ardından günün anısına ‘Hatıra Ağaç Dikim Etkinliği’ gerçekleştirildi. Çalıştay, sektör temsilcilerinin de katıldığı masa çalışmaları ile devam etti. Program kapsamında alanında uzman isimler tarafından sunumlar gerçekleştirildi, katılımcılarla görüş alışverişinde bulunuldu.
16 Nisan 2026 Perşembe - 13:05 Uzmanlardan çocukların duygu değişimlerini göz ardı etmeyin uyarısı Okullarda şiddet ve zorbalığın yalnızca fiziksel boyutla sınırlı kalmadığını belirten uzmanlar, çocukların şiddet temalı yazı, çizim, sosyal medya paylaşımları, silah veya saldırı araçlarına yoğun ilgi duymaları, arkadaş çevrelerinden kopmaları gibi davranışlarına dikkat edilerek tedbir alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle şiddet içerikli oyunlar ve dijital içeriklere kolay erişimin çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade eden uzmanlar, bu noktada ilk sorumluluğun ailelere düştüğünü, öğretmen gözlemlerinin de mutlaka dikkate alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Psikolog Meryem İlhan, "Benim çocuğum öyle biri değil" yaklaşımının doğru olmadığını anlatarak, "Şiddet aslında zorbalıkla birlikte okullarda görmeye başladığımız bir kavram olmaya başladı. Yalnızca fiziksel olarak görmüyoruz şiddeti, psikolojik şiddet zorbalıkla birlikte özellikle çocukların okul ortamında hayatına dahil oldu ve bu normalleşti. Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmak çocuklar için bunun normalleşmesi demek oluyor. Şiddet içerikli oyunlar, bu tarz içeriklere yoğun erişim çocuklarda aslında kısıtlanması gereken bir durum. Bunu önce ebeveynlerden bekliyoruz; ailede gözlemleyerek sonrasında öğretmen gözlemini de dikkate almalarını rica ediyoruz. Çünkü her çocuk bakıldığı zaman okulda ve evde farklı karakterler ortaya koyuyor. Bu noktada öğretmenlerin gözlemini ‘Benim çocuğum öyle biri değil ki’ şeklinde görmezden gelmek hiç doğru değil. Okuldaki davranışlarına da tedbir almak önem arz ediyor" dedi. "En sağlıklı nokta çocuğumuzu karşımıza alıp onu anladığımızı ona hissettirmektir" Çocuklardaki davranış değişikliğinin dikkate alınması gerektiğinin altını çizen İlhan, "Çocukların şiddet temalı yazı, çizim ya da sosyal medya paylaşımları, silah ya da saldırı araçlarına yoğun ilgi duymaları, arkadaş çevrelerinden kopmaları, ani duygu değişimleri, öfke patlamaları, intikam, ölüm, zarar vermeye yönelik söylemleri kesinlikle dikkate alınmalı ve tedbir alınmalıdır. Ebeveyn olarak yapabileceğimiz en sağlıklı nokta çocuğumuzu karşımıza alıp onu anladığımızı ona hissettirmektir. Çocuklar anlaşılmak ister aslında birçok şeyi de bunun için yaparlar. Birçok davranışın temelinde bu yatar. Ebeveyn olarak onu anladığımızı, aslında onu güvende hissettirebiliriz, sonrasında bu davranışlar devam ederse ya da bu davranışların temeli ebeveyni endişelendirirse kesinlikle bir psikolojik destek almak sağlıklı olacaktır. Şiddet içerikli şeyleri öğreniyorlar. Bu oyunlarla birlikte bu planları, nasıl yapabileceklerini keşfediyorlar. Normalleşiyor bu durum. Kesinlikle bunun normalleşmesinin önüne geçmek gerekiyor" şeklinde konuştu. "Çocuğumuzun yaptığı şeyleri meşrulaştırmak, bu davranışının pekişmesine neden olur" Psikolog İlhan, "Aileler çocuklarına hiçbir olumsuzluğu yakıştıramıyorlar. Bunu çok iyi anlayabiliyoruz. Ancak çocuklarımızın bir problemi varsa buna önce bir farkındalık geliştirmek, sonrasında da çözüm aramak en sağlıklı olanı. ‘Benim çocuğum yapmaz’ mantığıyla çocuğumuzun yaptığı şeyleri meşrulaştırmak çocuğun bu davranışının pekişmesine neden olur" diye konuştu.
Şehitliklerde temizlik ve bakım çalışmaları başlatıldı
12 Mart 2026 Perşembe - 11:40 Şehitliklerde temizlik ve bakım çalışmaları başlatıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde şehit kabirlerinin bakım, onarım ve temizliğini kapsayan çalışma başlatıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde şehit kabirlerine yönelik bakım, onarım ve temizlik çalışması başlatıldı. Çalışma kapsamında il müdürlükleri tarafından şehit kabirleri tek tek ziyaret edilerek mezarların fiziki durumları incelenecek. Yapılacak incelemelerde onarım ihtiyacı bulunan kabirler tespit edilerek kayıt altına alınacak ve gerekli bakım ile onarım çalışmalarının kısa sürede tamamlanması sağlanacak. Bu kapsamda Konya’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri tarafından şehit mezarlarında temizlik, inceleme ve bakım çalışması başlatıldı. "Şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan büyük bir seferberliği bugün itibariyle başlatmış bulunuyoruz" Vatanın birliği, milletin huzuru ve bağımsızlığı için canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla anmak üzere bir araya geldiklerini söyleyen Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, "Bizler Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu toprakları bizlere vatan kılan, gölgesinde huzurla nefes aldığımız al bayrağımıza rengini veren aziz kahramanlarımıza olan minnet borcumuzun küçük bir nişanesini sunmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, 81 ilimiz genelindeki tüm şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan büyük bir seferberliği bugün itibariyle başlatmış bulunuyoruz. Aynı zamanda şehitlerimizin mevcut durumlarını da kayıt altına alarak gerekli çalışmaların yapılması için takip ediyoruz. Gelecek nesillere, kahramanlarımızın hatırasını en temiz ve en vakur haliyle aktarmak boynumuzun borcudur. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla Bakanlığımız koordinasyonunda başlatmış olduğumuz bu çalışma, aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı mirasa duyduğumuz derin saygının ifadesidir. Bakanlık olarak her çalışmamızın arkasında aziz şehitlerimize duyduğumuz derin minnet ve şükran hissi bulunmaktadır. Bizler aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, her daim onların yanında olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle vatanımızın birliği, milletimizin huzuru, istiklal ve istikbalimiz için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Vatan onlara, onlar bize emanet" dedi.
Esnaf ve vatandaş uygulanan cezaların esnetilmesini istiyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 22:03 Esnaf ve vatandaş uygulanan cezaların esnetilmesini istiyor Konya’da modifiye araçlarla ilgilenen vatandaş ve esnaf, son dönemde araç plakaları ve ses sistemleri konusunda uygulanan cezalarla ilgili bilgi kirliliği olduğunu belirterek, yetkililerden daha net düzenleme ve esneklik bekliyor. Trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik kanuni düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından özellikle ses sistemi, görüntülü ekran ve plaka uygulamalarına kesilen yüksek cezalar sürücülerde tedirginliğe neden oldu. Düzenleme sonrası ortaya çıkan bilgi kirliliğinin yasak olmayan ürünlerin dahi tercih edilmemesine yol açtığını belirten esnaf, kuralların vatandaşlara daha net aktarılmasının gerektiğini ifade etti. "Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz" Yeni kuralların detaylı şekilde öğrenilmesi gerektiğine dikkat çeken sanayide rot balans ustası olan Gökhan Kayhan, "İsteyen kalın plaka yapsın, bunu şoförler odası fiyatını farklı alsın. Bu bir zevk işi, modifiye yaşam tarzı bence. Ben de aracımı yeni aldım, plakaları değiştirelim dedik. Bu noktada ufak bilgi kirliliği var. Plakalarda baktığım zaman bazı plakada yazılı örneğin başka illerde yapılan plakalar da dörtler açık. Bizim Konya’da yapılan plakalar ise kapalı. Polisler buna baktığı zaman APP diyebilir, dört açık olduğu için ama başka illerde açık oluyor. Dalgalı hologram var, bazılarında da Türk bayrağı olan hologram var, bazılarında ise Türk bayrağı yok mesela. Hologram olarak ise tek hologram var, bu plaka sahte değil. Benim bir elemanım var, çocuk çalışarak küçük bütçeli bir araba almış buna bir ses sistemi yapmış. Çocuk zaten durumu olsa iyi araba alacak. Müzik sistemli bir arabası olacak. Bu cezalardan korkup onların hepsini çıkardı ‘bir zevkim bu vardı o da gitti’ diyor. Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz. Zaten ekonomik olarak herkes aynı durumda değil. Müzik sistemleri bangır bangır çalıyorsa onun sesini kısılması yapılabilir ya da bir uyarı, bir ceza verilsin. Sonradan takılan ekranlar ise aracın görüş açısını kapatıyorsa, orijinal değil sonradan yapılan bir şey ise polis onlara itiraz ediyor haklı olarak. Görüş açısını kapatmaması lazım. Orijinal ürünlerde herhangi bir problem çıkmıyor. Aracın göğsün aynı yerine yapılırsa double teyplerde bunlar da problem çıkmıyor. Görüş açısını kapatmaması lazım" dedi. "Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel" Sanayi sitesinde aksesuarcı olan esnaf İbrahim Arazi ise, "Cezaların esnemesi lazım, şimdi tamamen kaldırmak tabii olmuyor. Yani sanayide piyasa çok ters tepki ediyor. Biraz cezaların esnemesi lazım ama tabii aşırıya kaçmamak lazım. Şimdi devletimize de hak veriyoruz. Bu ses sistemlerini açıyorlar, seçim otobüsü gibi geziyor çoğu sürücüler. Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel ama tamamen kaldırılmaz da onlara bir engel olunabilir, bir sınır koyulabilir en azından" ifadelerini kullandı. "Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar" Sanayide cam filmi satışı yapan esnaf Muzaffer Kara da, "Bu yasa çıktıktan sonra cam filminde piyasa ister istemez etkilendi. Nasıl etkilendi dersek ön cama önceden çok talep vardı. Çünkü güneşten bayağı bir koruduğu için. Şu anda ön cam filmi yaptıran yok bu yasa çıktıktan sonra. Sağ sol ön kapı camlarına da çok açık renk yaptırıyorlar. Bizim müşterilerimiz ve araç kullanıcıları bu konuda bayağı bir bilinçlendi. Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar. Ama ön cama yaptırmıyorlar, çünkü kesinlikle yasak o yüzden ön camın filmi bayağı bizi de etkiledi. Şu aralar ön cama film yapamıyoruz. Hatta elimizde bayağı bir stok da var sezon da açıldı şu anda beklemedeyiz" şeklinde konuştu. "Desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir" Ses sitemleri satış ve montajı yapan Arif Bağcı ise, "Yeni çıkan kanunla birçok esnafımız ve halkımız etkilendi. Yanlış algılanan bilgiler de olunca biraz sorun oluyor illaki. Ön göğsün üzerine ek olarak ekran takıldığı zaman yasak, bu sürücülerin dikkatini dağıttığı için. Ses sisteminde de kişi aracına bir hoparlör, amfi takmış çok fazla güçlü olmasa bile bu cihazlar var diye ceza yazılabiliyor. Yani aslında bu çok fazla güçlü bir sesi yok. Ama işi abartı boyutuna, yarışma boyutuna getiren kişilere bir şey demiyorum. Aslında bir desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir. Akşama kadar kaç kişi telefondan mesaj atıyor. Bu ekran yasak mı, bu ses sistemi yasak mı diye. Bunlara aslında düzenleme geleceğine inanıyorum ben. Şu anda cihazları söktürmeye gidiyor herkes" diye konuştu.
Akşehir’de "Kiraz Çiçeği Festivali" için hazırlıklar başladı
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:41 Akşehir’de "Kiraz Çiçeği Festivali" için hazırlıklar başladı Konya’nın Akşehir ilçesinde, ilçenin önemli tarımsal ürünlerinden biri olan kirazın tanıtımına katkı sağlamak amacıyla düzenlenmesi planlanan "Akşehir Kiraz Çiçeği Festivali" için hazırlıklar başladı. Festival kapsamında yapılacak çalışmaların planlanması amacıyla Akşehir Kaymakamı Mustafa Yiğit başkanlığında bir toplantı düzenlendi. Toplantıya İlçe Tarım ve Orman Müdürü Halil İbrahim Önder ile AKSEV Müdürü Şener Aksoy katıldı. Toplantıda bahar döneminde düzenlenmesi planlanan festivalin içeriği, yapılabilecek etkinlikler ve organizasyon sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Planlanan festival ile Akşehir kirazının marka değerinin artırılması, ilçenin tarımsal potansiyelinin daha geniş kitlelere tanıtılması ve kiraz üreticilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Festival sayesinde tarımsal üretim ile turizmin bir araya getirilmesi, ilçeye gelen ziyaretçi sayısının artırılması ve Akşehir’in tanıtımına katkı sağlanması amaçlanıyor. Toplantıda ayrıca kiraz bahçelerinde düzenlenebilecek etkinlikler, yöresel ürün stantları, kültürel programlar ve çeşitli tanıtım faaliyetleri gibi konular üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Bahar aylarında gerçekleştirilmesi planlanan Akşehir Kiraz Çiçeği Festivali’nin hem üreticilere hem de ilçe ekonomisine önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
Başkan Altay, kazada yaralananlara acil şifalar diledi
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:55 Başkan Altay, kazada yaralananlara acil şifalar diledi Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, kentte sabah saatlerinde meydana gelen trafik kazasından etkilenen öğrencilere, ailelerine ve vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, "Yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyor, süreci yakından takip ettiğimizi ifade etmek istiyorum" dedi. Kaza, sabah saatlerinde merkez Karatay ilçesi Saraçoğlu Mahallesinde öğrenci servisinin belediye otobüsü ile çarpışması sonucu meydana geldi. Kazada yaralanan öğrenciler ve vatandaşlar hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. "Yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum" Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, kazayla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yaralılara geçmiş olsun dileklerini iletti, sürecin takipçisi olduklarını belirtti. Başkan Altay, "Karatay ilçemiz Saraçoğlu Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasından etkilenen öğrencilerimize, ailelerimize ve hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyor, süreci yakından takip ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Rabbim evlatlarımızı ve milletimizi her türlü kazadan muhafaza etsin" dedi. Konya Valisi İbrahim Akın da yaralıları hastanede ziyaret etti. Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Valimiz İbrahim Akın, Karatay ilçemizde meydana gelen trafik kazasında yaralanan öğrencilerimizi ve vatandaşlarımızı tedavi gördükleri hastanelerde ziyaret etti. Yaralıların sağlık durumları hakkında hastane yetkililerden bilgi alan Vali Akın, geçmiş olsun dileklerini ileterek acil şifalar diledi" denildi.
Astım ve alerjik akciğer hastalıklarında belirtileri hafife almayın
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:50 Astım ve alerjik akciğer hastalıklarında belirtileri hafife almayın Dünyada milyonlarca insanı etkileyen astım hastalığında belirtiler zaman zaman tamamen kaybolsa bile uygun tedavi verilmediğinde atak risklerinin sürmeye devam edebileceğini belirten uzmanlar, alerjik hastalığı olan kişilerde astım gelişme riskinin daha yüksek olabileceğini, bu hastalıklarda belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini söyledi. Ataklar halinde seyredebilen hava yollarının kronik iltihabi bir hastalığı olan astım, dünyada milyonlarca insanı etkiliyor. Hastalıkta hava yolları normalden daha hassas hale gelirken, çeşitli tetikleyicilere maruz kalındığında daralıyor. Hastalarda nefes darlığı, hışıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ve özellikle gece artan ya da sabaha karşı belirginleşen öksürük ortaya çıkıyor. Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, ataklar halinde seyredebilen astım hastalığında belirtilerin zaman zaman tamamen de kaybolabileceğini ancak altta yatan inflamasyon devam ettiği için uygun tedavi verilmediğinde atak risklerinin sürmeye devam edebileceğini belirtti. Bağışıklık sisteminin normalde zararsız olan maddelere karşı aşırı yanıt vermesi durumu olan alerjide ise, polenler, ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve küf mantarları en sık karşılaşılan alerjenler olarak öne çıkıyor. Burun ve alt solunum yolları bir bütün olarak çalıştığı için günümüzde "tek hava yolu, tek hastalık" yaklaşımının benimsendiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, sürekli burun akıntısı, hapşırık, burun tıkanıklığı gibi alerjik rinit belirtileri olan kişilerde astım gelişme riskinin daha yüksek olabileceğini belirtti. "Çocukluk çağında sigara dumanına maruz kalmak ilerleyen yaşlarda astım gelişme riskini artırmaktadır" Astım ve alerjik hastalıklarda genetik yatkınlık önemli bir rol oynuyor ancak çevresel faktörler de hastalığın ortaya çıkışında belirleyici oluyor. Özellikle hava kirliliği, sigara dumanı, kapalı ortamlarda uzun süre kalma, ev içi alerjen maruziyeti ve solunum yolu enfeksiyonlarının hastalığı tetikleyebileceğini belirten Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, "Çocukluk çağında sigara dumanına maruz kalmak ilerleyen yaşlarda astım gelişme riskini artırmaktadır. Ayrıca obezite, stres ve mesleki maruziyetler de bazı bireylerde astım belirtilerini kötüleştirebilir. Tetikleyicilerin tanınması ve mümkün olduğunca azaltılması hastalık kontrolünde önemli bir basamaktır" ifadelerini kullandı. Astım tanısında en önemli unsur olan hastanın öyküsünde, tekrarlayan nefes darlığı, hışıltı, gece öksürüğü ve egzersizle artan solunum sıkıntısı tanı açısından yol gösterici oluyor. Solunum fonksiyon testleri ile hava yolu daralmasının objektif olarak gösterilebildiğini ve bronkodilatör sonrası düzelmenin tanıyı destekler nitelikte olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Yıldırım, "Gerektiğinde alerji testleri ile hastanın hangi maddelere duyarlı olduğu belirlenebilir. Erken tanı, hastalığın ilerlemesini önlemek ve yaşam kalitesini artırmak açısından büyük önem taşır. Tedavi sürecindeki temel amaç ise semptomları ortadan kaldırmak, atakları önlemek ve hastanın normal yaşam aktivitelerini sürdürebilmesini sağlamaktır" şeklinde konuştu. Tedavinin temelini inhaler yoluyla kullanılan ilaçların oluşturduğunu, bu ilaçların doğrudan hava yollarına ulaştığı için hem hızlı etki gösterdiğini hem de sistemik yan etkilerinin daha az olduğunu anlatan Yıldırım, "Kontrol edici ilaçlar düzenli kullanılmalı, rahatlatıcı ilaçlar ise ihtiyaç halinde alınmalıdır. Tedavi başarısında inhaler cihazın doğru teknikle kullanılması kritik öneme sahiptir. Alerjik hastalıklarda ise alerjenden korunma, ilaç tedavisi ve uygun hastalarda immünoterapi seçenekleri uygulanabilir. Düzenli hekim kontrolü ile tedavi planı hastanın durumuna göre güncellenmelidir" dedi. Belirtileri hafife almayın Astım ve alerjik hastalıkların doğru yönetilmesinin bireyin yaşam kalitesini belirgin şekilde artırdığını ifade eden Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, "Ancak belirtilerin hafife alınması, düzensiz ilaç kullanımı ve kontrol muayenelerinin aksatılması hastalığın kötüleşmesine neden olabilir. Sık tekrarlayan öksürük, gece uykudan uyandıran nefes darlığı, egzersizle gelişen hışıltı ya da günlük yaşamı etkileyen alerjik şikayetler varlığında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Erken tanı ve uygun tedavi ile astım hastalarının büyük çoğunluğu aktif, üretken ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmektedir’’ diye konuştu.