Yerel Haberler
Konya
25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:58 Başkan Karabacak’tan korsan taşımacılığa karşı uyarı Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Genel Başkan Vekili ve Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Karabacak, korsan taşımacılık faaliyetlerine karşı denetimlerin artırıldığını ve mevzuat kapsamında ağır yaptırımlar uygulanacağını duyurdu. Başkan Karabacak, yaptığı yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdi: "Çalıştığınız firmalarca korsan araçlarla yolcu taşımacılığına zorlanırsanız bilesiniz ki sizin ehliyetiniz 30 gün süreyle geri alınacak. Tekerrürü halinde ise bu alımlar misliyle devam edecek. Gelirlerini ehliyetiyle elde eden şoförlerimizi özellikle uyarıyoruz. Yasal olmayan korsan taşımacılığa yeltenen kişileri tekraren uyarıyoruz. Kazancınız kanun ve vicdan nezdinde yasaklı. Bu bağlamda; Karayolları Trafik Kanunu, ‘Karayolları Trafik Kanunu EK 2/3-a maddesi uyarınca korsan taşımacılık yapanlara 100 bin Türk Lirası idari para cezası verilecek, sürücü belgeleri otuz gün süreyle geri alınacak ve araçları 60 gün süreyle trafikten men edilecektir’ şekliyle değiştirilmiştir. Taşıma hizmetini aldığınız araçlar belediyelerce ruhsatlandırılmış güvenli ve güvenlikli araçlar olmalıdır. Can ve mal emniyetinizin kesinlikle olmadığı bu korsan araçları kullanırken yakalanırsanız 3 bin 870 TL para ile cezalandırılırsınız" dedi.
Pelikanlar, kıyıları buzla kaplanan gölde görüntülendi, kuş severler kıyıya akın etti
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:10 Pelikanlar, kıyıları buzla kaplanan gölde görüntülendi, kuş severler kıyıya akın etti Türkiye’nin önemli sulak alanları arasında yer alan Beyşehir Gölü Milli Parkı, kış mevsiminde bu kez göçmen pelikanlara ev sahipliği yaptı. Dondurucu soğukların etkisiyle göl kıyılarının buzla kaplandığı Beyşehir’de, sahil kesiminde görülen pelikanlar vatandaşların ve fotoğraf tutkunlarının yoğun ilgisini çekti. Hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle göl kıyılarının yüzeyinin büyük bölümünün donması, alışılmışın dışında manzaraları da beraberinde getirdi. Kent merkezindeki sahil bölümünde görülen 3 pelikan, buzla kaplı yüzey üzerinde yiyecek ararken görüntülendi. Buz üzerinde yiyecek aradılar Zaman zaman hareketsiz bekleyen, zaman zaman da buz tabakası üzerinde peş peşe yürüyen pelikanlar; kimi anlarda gökyüzüne havalanarak yer değiştirdi. Bu ilginç anlar, göl kenarına gelen fotoğrafçılar tarafından objektiflere yansıdı. Pelikanları yakından görmek isteyen çok sayıda fotoğraf tutkunu, gün boyunca Beyşehir Gölü kıyısında adeta nöbet tuttu. "Beyşehir adına sevindirici" Kuş fotoğrafçısı Mustafa Öztemiz, pelikanları görüntülemek için göl kıyısına geldiklerini belirterek, "Beyşehir’de şu an üç pelikanımız var. Daha önce pek uğramazlardı, bu yıl gelmeleri bizleri çok sevindirdi. Haberini alır almaz koşarak geldik. Göl adına sevindirici, böyle farklı türlerin gelmesi önemli" dedi. Öztemiz, kış aylarında bazı kuş türlerinin sürpriz şekilde gölde görülebildiğini de vurgulayarak, "Göl sularının azalması üzücü ama buz tutan alanlar fotoğraf açısından çok güzel kareler sunuyor. Pelikanlar buz kenarlarında balık kovalıyor. Göçle gelen başka türler de var. İki gün önce kara koyunlu batağını görüntüledik, onu da daha önce Beyşehir Gölü’nde görmemiştik" ifadelerini kullandı. "Uzun zamandır görülmüyordu" Kuş fotoğrafçısı Kemal Gültekin ise pelikanların uzun süredir Beyşehir Gölü’nde görülmediğine dikkat çekerek, "Pelikanları gördüğümüzü öğrenince soğuğa rağmen çekim için geldik. Normalde yaz göçmeni olan bu türlerin kışın burada olması şaşırtıcı. Üç pelikan var ve buz üzerinde oldukça zorlandıkları belli oluyor. Göl donunca yiyecek bulmak da zorlaşıyor. İnşallah aç kalmazlar" diye konuştu. Beyşehir Gölü doğal zenginliğini kışın da gösteriyor Pelikanların Beyşehir Gölü’nde oluşturduğu bu nadir kış manzarası, gölün biyolojik çeşitliliğini ve doğal zenginliğini bir kez daha gözler önüne sererken, ortaya çıkan görüntüler doğaseverler ve fotoğrafçılar için unutulmaz anlara sahne oldu.
Gayrimenkul işlemlerinde, "Benim bankamda bir sıkıntı var" bahanesine dikkat
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:30 Gayrimenkul işlemlerinde, "Benim bankamda bir sıkıntı var" bahanesine dikkat Artan dolandırıcılık olayları her geçen gün artarken, kiralama veya alım satım yaparken dikkat edilmesi gereken noktaları emlak uzmanları sıraladı. Kiralama sürecinde vatandaşlar tarafından yapılan hataların, hayallerinin boşa çıkarabileceğini belirten uzmanlar, özellikle emlakçı seçimi, sözleşme detayları ve ödeme yöntemleri konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Emlak uzmanları, kiralama ve satın alma işlemlerinde dolandırıcılık tehlikesine karşı vatandaşları uyardı. Özellikle kapora dolandırıcılığı, sahte emlakçılar ve eksik bilgi içeren sözleşmeler gibi risklere dikkat çeken Gayrimenkul Uzmanı Ali Kasaplargil, "Ev veya iş yeri kiralarken, özellikle dikkat edeceğimiz konulardan bir tanesi, emlakçı ile alakalı sözleşmesinin var olup olmadığı, yetki bilgisinin var olup olmadığını kesinlikle öğrenmemiz gerekiyor. Akabinde, evi görmediğimiz hiçbir evin kaporası ya da depozitosu verilmez. Aynı zamanda, kiralayacağımız evin tapusu ve kime ait olduğu, yani mülk sahibi ile özellikle karşılaşmanız gerekiyor. Hiçbir emlakçı, yetki almadan bir imza almadan o evi kiralayamaz. Evin geçmişe ait borçları, aidat borcu, yakıt borcu ya da dönemsel borçları gibi öncelikle onları öğrenmemiz gerekiyor. Kira sözleşmemizi yaparken, önceliğimizi mülk sahibiyle karşılıklı yapmamız lazım. Kira artış oranını özellikle belirtmemiz lazım, ne kadar oturacağına dair bilgileri kesinlikle net bir şekilde yazmamız lazım. Evin içindeki aksak durumlar, kırık dökük durumları aynı zamanda evin demirbaşları neyse, hepsini teker teker sözleşmede de yazmak gerek. Sözleşmeyi, sonrasında sizin olmayan bir şeye sizinmiş gibi gösterilmesin ya da sizin daha önce yapmadığınız kırılan bir yeri sanki siz kırılmış gibi size bir ücret çıkmaması için bunları yapmamız lazım. Kira sözleşmesi ile alakalı da, bittikten sonra özellikle de şu son dönemlerde, devletimizin de sağ olsun desteğiyle yapılan bütün ödemeleri banka üzerinden yapmamız gerekiyor" dedi. "Benim bankamda bir sıkıntı var" Gayrimenkul sektöründe en fazla olayın kapora dolandırıcılığının olduğuna değinen Gayrimenkul Uzmanı Kasaplargil, "Maalesef şu anda ev kiralarken de, ya da ev alırken de en çok sıkıntı çektiğimiz olay kapora dolandırıcılığı. Kim olursa olsun kaporayı kesinlikle emlakçılara atmayın. Çünkü eğer ki kendinde olan bir emlakçı, hiçbir zaman kaporayı kendisine istemez. Kapora o evin mülk sahibine atılır. Mülk sahibini nereden bileceğiz, bulacağımız evin ya da alacağımız evin tapusunu özellikle almamız lazım, mal sahibinin de kimliğini almamız lazım. Karşılaştırıp, eğer doğruysa bu mal sahibine depozito ya da kapora atmamız gerekiyor, haricinde hiçbir şekilde atılmaz. Emlak yatırım yaparken dolandırılmamak için, alacağınız mülk her ne olursa olsun, karşınızda sadece emlakçı değil, o mülkün esas sahibiyle beraber görüşmeniz gerekiyor. Bunu görüşmeden önce de, muhakkak o kişinin o mal sahibi olduğunu bilmemiz gerekiyor. Tapusunu alıp, kimlik bilgilerini alıp karşılaştırdıktan sonra pazarlığı bu şekilde yapıp, ondan sonrasında yapılabilecek aranızdaki sözleşmeyle beraber kapora, mal sahibinin IBAN’ına atılması gerekiyor. Burada çok büyük yanlış yapıyoruz, kaporayı atarken, mal sahibi "Benim bankamda bir sıkıntı var" diyor, o yüzden başka bir yerlere yönlendiriyor. Kesinlikle bunu yapmayacağız. Mal sahibinin IBAN’ını neyse, kaporayı ona atacağız" şeklinde konuştu. "Alacağı mülkü görmeden, kesinlikle bir pazarlığa tutuşmasınlar" Gayrimenkul alımı öncesinde yapılması gerekenleri sıralayan Kasaplargil, "Araştırma yaparken özellikle, zaten kendine de çok iyi bilirler ki, çocuklu ailelerin çevresindeki evin çevresindeki, ilkokul, ortaokul, market, cami, insanların ulaşabileceği, devamlı gereksinimi olan yerlere özellikle dikkat etmeleri lazım. Tabii evin genelinde ısınma sorunu var mı bu da genelde binadaki oturan insanlarda sorup öğrenebilirler. Alacağı mülkü görmeden, kesinlikle bir pazarlığa tutuşmasınlar. Alacağı mülkün özelliklerinin tam anlamıyla öğrensinler. Eğer kafalarında bir sorun, problem varsa, o binanın yöneticiyle görüşmeleri gerekiyor. Çünkü bazı binaların içlerinde sıkıntılar olabiliyor ya da o malla alakalı ipotek, haciz gibi, bulunduğun gibi benzeri durumlardan dolayı özellikle araştırmaları gerekiyor. Benim burada tavsiyem şudur, çalıştığı insanlar, özellikle de emlakçılar da, emlak yatırım, bizim gibi yatırım danışmanlığı yapan insanlardan bunun bilgisini net bir şekilde alabilirler. Banka borcu var mı, ya da üzerinde ipotek, haciz var mı diye. Zaten tapuya gittiğiniz zaman, size burada söylerler, alacağınız şu mülkün üzerinde ipotek var, haciz var diyebilirler kesinlikle kabul etmesinler, ipotekli, hacizli satışlar olabilir, ama bunların başka yöntemleri var" diye konuştu.
NEÜ’de "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" konuşuldu
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:11 NEÜ’de "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" konuşuldu Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Bir Duruş Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" başlıklı konferans, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Aydemir’in katılımıyla gerçekleştirildi. NEÜ Tıp Fakültesi Asım Duman Konferans Salonu’nda tertip edilen etkinliğe; NEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Nail Güner, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Akça, NEÜ Tıp Fakültesi Başkoordinatörü ve Bir Duruş Öğrenci Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Kozak, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Bir Duruş Öğrenci Topluluğu Başkanı Sudenaz Çoşkun, topluluğun kuruluş amacına değinerek, "Eylemlerin ancak bir duruşla kalıcı olabileceğine inanıyoruz. Her duruşun düşünceyle başladığını, düşüncelerin ise kavramlarla şekillendiğini düşünüyoruz. Bu nedenle Kavram Konuşmaları etkinliğinin ilkini bugün gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu. Açılış konuşmasının ardından "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" konulu konferansı vermek üzere sahneye Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Aydemir davet edildi. Aydemir, insanın irade sahibi bir varlık oluşu, sorumluluk bilinci, seküler düşünce anlayışı ve modern dünyada ahlaki duruşun anlamı üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. İnsanın yalnızca biyolojik ve maddi bir varlık olarak ele alınmasının, ahlak, hukuk ve sorumluluk kavramlarını anlamsızlaştırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Aydemir, insanın iradesinin ve tercih yetisinin yok sayılmasının, modern dünyada ciddi bir değer krizine yol açtığını söyledi. Aydemir, insanın davranışlarını anlamlı kılan unsurun irade ve niyet olduğunu aktararak, "İyilik ve kötülük, doğru ve yanlış ancak irade sahibi bir varlık için anlamlıdır" dedi. Bilim, irade ve sorumluluk vurgusu Bilimsel yaklaşım ile hayatın anlamı arasındaki ilişkiye de değinen Prof. Dr. Aydemir, bilginin varlığı kadar onu ortaya koyan iradenin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Doğadaki düzenin, bilginin, sistemin sahipsiz olamayacağını kaydeden Aydemir, modern bireyin giderek daha bencil ve sorumluluktan kaçan bir yapıya sürüklendiğine dikkat çekerek, insanın hem kendisine hem çevresine hem de hayata karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Program, Prof. Dr. Halis Aydemir’e hediye takdimi gerçekleştirilmesinin ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
Bakan Yardımcısı İnan: "Akşehir’in potansiyelini açığa çıkarmak için sanayi alanlarını lojistik potansiyeli de gözeterek planladık"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 19:12 Bakan Yardımcısı İnan: "Akşehir’in potansiyelini açığa çıkarmak için sanayi alanlarını lojistik potansiyeli de gözeterek planladık" Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Konya’nın Akşehir ilçesinin potansiyelini açığa çıkarmak için sanayi alanlarını lojistik potansiyeli de gözeterek planladıklarını belirterek, "Hep beraber çalışıp daha yükseklere taşıyacağımıza inanıyorum" dedi. Bakan Yardımcısı İnan, Akşehir Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda Akşehir’in "Yatırım Alanı" ilan edilmesinin ardından ilçenin sanayi, üretim ve lojistik potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Türkiye’nin cari açık sorununa dikkat çekerek, bunun ancak üretim ve ihracatla aşılabileceğini söyledi. İnan, "300 yıllık cari açık problemimiz var. Bunun temel sebebi üretimimizden çok tüketim olması. Bunu çözmemizin tek sebebi üretip satmak. Bu anlamda gıda ürünleri ham maddesini kullanarak hem de yeni ürünlerle buralardan dünyaya bir şeyler üretip satmanın yolunu bulmalıyız. Ülkemizin selameti ve bekası için cari açık problemini üreterek çözmemiz, üretmeye giderken de orta-yüksek teknolojili ürünlere, yeni işler üstüne koyarak gitmemiz lazım. Akşehir özellikle insan potansiyeliyle, lojistik avantajlarıyla çok güçlü bir bölge. Tren yolu da yanımızdan geçiyor. Bu anlamda iyi bir kalkınma lokomotifi olan bir yer. Son dönemde sanayi alanlarının 15 katına çıktığını görüyoruz. Bu aslında yeni başlıyoruz demek. Bu alanları doldurmak için yatırımlarla, dışardan gelecek yatırımlarla hem üretim hem lojistik tarafından buradan çıkacak konteynerleri demir yolundan limana, limandan da Londra’ya, Çin’e gönderebilmek mümkün olacak. Akşehir’in tüm dünyada 15 katına çıkan sanayi alanlarıyla iyi bir ses getireceği kanaatindeyim. Konya’nın sanayide geldiği yer belli. Tren yolu hattının Sarayönü, Kadınhanı, Ilgın, Afyon’a doğru giderken Akşehir tren yolu hattının ilerleyen dönemde Adana ve Mersin limanlarıyla da entegre olduğunda, gerçekten hem sakin ve huzurlu şehirlerde yaşam kalitesi yüksek bir sanayileşme hem de topyekûn yerel kalkınmayı etkileyecek bir döneme geçeceğimizi düşünüyorum. Akşehir’in potansiyelini açığa çıkarmak için sanayi alanlarını lojistik potansiyeli de gözeterek planladık. Hep beraber çalışıp daha yükseklere taşıyacağımıza inanıyorum. Hem Akşehir OSB’nin mevcut genişleme alanı, hem yeni genişleme alanları, gıda ihtisas OSB, arıtma tesisleri ve Yunak OSB’yi Akşehir OSB’nin genişleme alanı ilan ettik. Akşehir, Yunak’a abilik yapacak. Orada da bu sene altyapının temelini atacağız. Hem sanayi alanlarını genişletip yeni yatırımların yolunu açarak, ihtiyaç varsa organize sanayi bölgeleriyle birlikte imar planları yapıp sanayi bölgemizin elini rahatlatacak şekilde ilerlemek istiyoruz. Akşehir’imiz ve dışarıdaki hemşerilerimiz olmak üzere bu yatırımları yerel kalkınma hamlesi kapsamında değerlendireceğiz. Açıklanacak olan bu programda her ilde her sene 4 sektöre, 6. bölge teşviklerinin de ötesinde teşvikler veriliyor. Akşehir olarak en az bir yatırımı şehrimize almayı hedefliyoruz. Bu teşviklerle kalkınmamızı hızlandırmayı amaçlıyoruz. Bu kalkınmada şu çok net: 5 birim sanayi geliri, 1 birim kalkınma demektir. Yani biz bir sanayi üretimi yaparsak, Akşehir’in refahı 4 kat artacaktır. Yeni sürecin hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Toplantıda konuşan Akşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ender Kalkan, Akşehir’in özel yatırım alanı ilan edilmesinin büyük bir memnuniyet oluşturduğunu ifade etti. Toplantıya; Akşehir Kaymakamı Mustafa Yiğit ve protokol mensupları katıldı.
Görev şehidi polis memuru Fatih Oral son yolculuğuna uğurlandı
21 Ocak 2026 Çarşamba - 15:51 Görev şehidi polis memuru Fatih Oral son yolculuğuna uğurlandı Diyarbakır’da geçen yıl alkollü sürücünün aracıyla çarpması sonucu ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede şehit olan polis memuru Fatih Oral, memleketi Konya’da son yolculuğuna uğurlandı. Olay, Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde geçen yıl 19 Haziran’da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafik uygulaması yapan polis ekipleri, A.Ş.’nin kullandığı 55 AIG 71 plakalı otomobili durdurmak istedi. ’Dur’ ihtarına uymayan sürücü, otomobiliyle uygulamada görevli Fatih Oral’a (46) çarparak ağır yaraladı. Yaralanan polis memuru, ambulansla Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından gözaltına alınan otomobil sürücüsü A.Ş.’nin 2,34 promil alkollü olduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen sürücü, çıkartıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yaralı polis ise Diyarbakır’dan ilk Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne buradan da Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin palyatif bölümüne sevk edildi. Tedavisi palyatif bölümünde süren Oral, hastanenin yapımı tamamlanan Aydın Şehir Hastanesi’ne taşınması üzerine Çine Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Polis memuru, Çine’de tedavi gördüğü hastanede şehit düştü. Fatih Oral’ın naaşı, merkez Selçuklu ilçesinde bulunan Hocacihan Tatbikat Camii’nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Hocacihan Mezarlığı’nda dualarla toprağa verildi. Cenazeye Oral’ın ailesi ve yakınları ile İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul, Vali Yardımcısı Aydın Erdoğan, Vali Yardımcısı Yavuz Güner, Selçuklu Kaymakamı Eflatun Can Tortop, İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Murat Koru, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Başkan Altay: "Popüler olmayı değil, kalıcı olmayı amaçlıyoruz"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:52 Başkan Altay: "Popüler olmayı değil, kalıcı olmayı amaçlıyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, belediye olarak 2025’te hayata geçirdikleri kültür-sanat projeleri ile 2026 yılında yapılacak programları kamuoyuyla paylaştı. Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen programda Başkan Altay, Konya’nın, asırlardır tarihin, kültürün, medeniyetin ve hikmetin nabzının attığı müstesna bir şehir olduğuna dikkati çekerek, "Tıpkı yazar İskender Pala’nın da ifade ettiği gibi; ‘Konya’mız rengini İslâm’ın nurundan, sesini Horasan erenlerinin nefesinden, kokusunu Maveraünnehir’den taşıyan bir irfan bahçesidir.’ Toprağına düşen her adım, bir hikmetin filizini sürer. Yüzyıllar boyunca Mevlânâ’dan, Şems’e, Sadreddin-i Konevi’den Ladikli Ahmet Hüdai’ye uzanan gönül sultanları bu kadim şehri bir mektep, bir dergâh, bir sığınak kılmıştır" dedi. "Popüler olmayı değil, kalıcı olmayı amaçlıyoruz" Başkan Altay, Anadolu’nun derin köklerinden bugünün yenilikçi ruhuna kadar bu geniş mirasın, bugün Konya’nın damarlarında yaşamaya devam ettiğini vurgulayarak, "Bizler de bu büyük mirası hakkıyla korumak, yaşatmak ve gelecek kuşaklara güçlü bir şekilde aktarmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Popüler olmayı değil, kalıcı olmayı, gençlerle geçmişimiz arasında güçlü bağlar kurmayı, yaptığımız çalışmaları tüm dünyaya anlatmayı amaçlıyoruz. Bu gayretimizin en önemli ayağı şüphesiz kültürel alanda attığımız adımlardır. Çünkü, biliyoruz ki kültür ve sanat, toplumların yegâne hafızasıdır. Bir milletin kimliğini, duruşunu, estetik anlayışını ve ortak değerlerini geleceğe taşıyan en önemli köprü kültür ve sanattır" ifadelerini kullandı. "Bizim için kültür; Konya’nın kimliği, hafızası ve en önemlisi medeniyet iddiasıdır" Kültür-sanat faaliyetlerini "şehir kimliği" ve "medeniyet anlatısı" etrafında bütüncül bir politikayla ele aldıklarını aktaran Başkan Altay, şöyle devam etti: "Şehrimizin tarihsel rolünü merkeze alan uzun soluklu ve kurumsal bir kültür stratejisi ile faaliyetler yürütüyoruz. Bu kapsamda yaptığımız faaliyetlerin büyük çoğunluğunu ‘Darülmülk Konya’ üst başlığında hayata geçiriyoruz. Yaptığımız çalışmaları, sadece bir etkinlik takvimi olarak görmüyor; şehrimizin ruhunu besleyen, insanımızın gönül dünyasını zenginleştiren, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren en önemli yatırım olarak değerlendiriyoruz. Bizim için kültür; Konya’nın kimliği, hafızası ve en önemlisi medeniyet iddiasıdır. Geride bıraktığımız bir yıl boyunca, Konya’mızın kültürel zenginliğini daha da görünür kılmak adına birçok projeyi hep birlikte hayata geçirdik." 2025’teki kültür-sanat etkinliklerini anlattı Başkan Altay konuşmasının devamında 2025 yılında düzenledikleri; Şehir Konferansları, Konya Okulu, Şehir Tiyatrosu, 6. Sufi Sinema Festivali, Uluslararası İslam Sanatları Yarışması, Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu etkinlikleri, Bando ve Mehteran Takımı konserleri, Kültürpark Çocuk Festivali, Konya Gastrofest, Tarihi Bedesten Alışveriş Günleri, Konya Uluslararası Mistik Müzik Festivali, Kitap Günleri, müzeler ve kütüphaneler, Konya’nın tarihini, kültürünü anlatan yayınlar, arkeolojik kazılar, tarihi yapıların restorasyonları, fotoğraf sergileri, kültür-sanat yarışmaları başta olmak üzere çok sayıda kültür ve sanat projesini detaylı olarak anlattı. 2026 yılında hedeflerinin kültürel çalışmaları şehrin tamamına ve yılın her dönemine yaymak olduğunu kaydeden Başkan Altay, bu anlayışla hem geleneksel programları güçlendirdiklerini hem de gençlere hitap eden içeriklerle kültür politikalarını derinleştirdiklerini söyledi. Başkan Altay, 2026 yılında, mevcut devam eden projelere ilave olarak; "Konya Yöresel Yemek Yarışması", Uluslararası Mevlana Sempozyumu ve Uluslararası Selçuklu Medeniyeti Sempozyumu, merkez dışındaki 28 ilçede "Sazımda Söz Var Festivali" başta olmak üzere yine birçok önemli etkinliğe imza atacaklarını ifade etti. "Darülmülk Konya merkezli bir medeniyet anlatısı" Konuşmasında kültürüne sahip çıkan şehirlerin geleceğine de güvenle yürüyeceğine dikkati çeken Başkan Altay, "Bu anlayışla, hem tarihimizi koruyor hem de geleceğin kültür atlasını Konya’dan dünyaya uzanan bir perspektifle şekillendiriyoruz. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kültür-sanat faaliyetlerini popüler etkinlikler olarak değil, ‘Darülmülk Konya’ merkezli bir medeniyet anlatısı olarak hayata geçiriyoruz" dedi. "Konya modeli belediyeciliği ülkemiz sınırlarından öteye taşıyoruz" Kültürü yalnızca etkinlik ve organizasyonlar bütünü olarak değil; şehrin tarihsel kimliğini, medeniyet birikimini ve toplumsal hafızasını geleceğe taşıyan stratejik bir alan olarak gördüklerini ifade eden Başkan Altay, "Sergilerimizle, yayınlarımızla, müzelerimizle, tiyatromuzla, uluslararası yarışmalarımızla, dünya genelinde yaptığımız sema programlarımızla, genç sanatçı yetiştirme projelerimizle ‘Konya Modeli Belediyeciliği’ ülkemiz sınırlarından öteye taşıyoruz. Özellikle, Balkanlarda hayata geçirdiğimiz geleneksel sanatları içeren kurslarımızı ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği çatısı altında yaptığımız kültürel etkinlikleri istikrarlı şekilde sürdürerek medeniyetimizin kültür kodlarını gönül coğrafyamızla paylaşıyoruz. Bundan sonra da Konya’yı medeniyet ve maneviyat şehirleri ligine sokmak ve kültür ihraç eden bir şehir yapmak için uzun vadeli planlarla canla başla çalışmaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. "Konya geleceği inşa eden bir şehir olarak yarınlarımızı aydınlatmaya devam edecektir" Gençler başta olmak üzere 7’den 70’e tüm Konyalılarla şehrin kültür ve sanat ufkunu genişletecek nice güzel çalışmalara birlikte imza atmayı temenni eden Başkan Altay, "Bu vesileyle; projelerimizin hayata geçmesinde büyük destekleri bulunan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; Kültür ve Turizm Bakanımıza, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza, tüm ilgili kurumlarımıza, sanatçılarımıza, akademisyenlerimize, gençlerimize ve hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Selçuklu başkenti, Mevlana şehri Konya, geçmişinden aldığı ilhamla geleceği inşa eden bir şehir olarak yarınlarımızı aydınlatmaya devam edecektir" diye konuştu.
Astsubaylıktan kuş fotoğrafçılığına, Beyşehir Gölünde bir doğa sevdalısı
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:40 Astsubaylıktan kuş fotoğrafçılığına, Beyşehir Gölünde bir doğa sevdalısı Türkiye’nin önemli kuş cennetleri arasında yer alan Konya ve Isparta illeri içerisinde yer alan Beyşehir Gölü Milli Parkı, barındırdığı zengin biyolojik çeşitlilikle doğa ve kuş fotoğrafçılarının ilgisini çekmeye devam ediyor. Göl çevresinde yaşayanların yanı sıra ilçe dışından gelen fotoğraf tutkunları da Beyşehir Gölü kıyılarında yılın tüm zamanlarında eşsiz anları kadrajlarına sığdırmak için adeta zamanla yarışıyor. Bu isimlerden biri ise Beyşehirli emekli astsubay Kemal Gültekin. Emekli olduktan sonra memleketi Beyşehir’e yerleşen Gültekin, son üç yıldır kuş fotoğrafçılığı ile ilgileniyor. Doğaya olan ilgisini emeklilikle birlikte profesyonel bir hobiye dönüştüren Gültekin, Beyşehir Gölü’nün kuş çeşitliliği açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Emekli olduktan sonra Beyşehir’e yerleştim ve kuş fotoğrafçılığına başladım. Şu ana kadar toplamda 210 farklı kuş türünü fotoğrafladım. Konya genelinde çektiğim tür sayısı 198, bunun yaklaşık 190’ı Beyşehir’de çekildi. Beyşehir Gölü gerçekten bir kuş cenneti." Çektiği fotoğrafların ilgi gördüğünü belirten Gültekin, Beyşehir Kültür ve Turizm Derneği aracılığıyla çalışmalarının sergiye dönüşeceğini ifade etti. Gültekin, 23’ünde Anamas Otel’de düzenlenecek sergi ve fotoğraf gecesinde doğaseverlerle buluşacaklarını söyledi. Kuş fotoğrafçılığının insanların doğaya bakışını değiştirdiğini vurgulayan Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnsanlar genelde bütün kuşları sadece ‘kuş’ olarak görüyor. Ama yakından ve net bir şekilde fotoğrafladığınızda renkleri, detayları ve özellikleri daha fazla dikkat çekiyor. Mesela herkes için sıradan olan bir karga, doğru açı ve sunumla bambaşka bir ilgi odağına dönüşebiliyor." Özellikle yırtıcı kuşları fotoğraflamaktan büyük keyif aldığını dile getiren Gültekin, son olarak Beyşehir’de nadir görülen kara çaylak türünü görüntülemenin kendisi için ayrı bir heyecan olduğunu belirtti. Kuş fotoğrafçılığının ciddi bir emek ve maliyet gerektirdiğini de sözlerine ekleyen Gültekin, kamuflaj, lens ve fotoğraf makinelerinin oldukça pahalı ekipmanlar olduğunu, ancak mevcut imkânlarıyla en iyi kareleri yakalamaya çalıştığını ifade etti. Beyşehir Gölü, Kemal Gültekin gibi doğa tutkunlarının objektifinden yansıyan görüntülerle hem kuş çeşitliliğini tanıtmaya hem de doğa bilincinin artmasına katkı sağlamayı sürdürüyor.