Yerel Haberler
Konya
Konya’da oğulları tarafından öldürülen çift, son yolculuğuna uğurlandı 17 Mayıs 2026 Pazar - 14:13:25 Konya’da oğulları tarafından bıçaklanarak öldürülen çift, kılınan cenaze namazının ardından son yolculuklarına uğurlandı. Olay, dün öğle saatlerinde merkez Meram ilçesi Havzan Mahallesi Benekli Sokak üzerinde bulunan 3 katlı bir binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, hukuk fakültesi öğrencisi olduğu öğrenilen 22 yaşındaki C.D. henüz belirlenemeyen nedenle annesi Nazife Çiğdem ve babası Gökhan Dinçer ile tartışmaya başladı. Tartışma sonrası C.D. mutfaktan aldığı bıçakla İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde memur olan anne ve babasını bıçaklayarak evden ayrıldı. Evlerine yakın bir parkta eli kanlı şekilde oturan kişi olduğu ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri elinin neden kanlı olduğunu sorması üzerine katil zanlısı C.D.’nin ’anne ve babamı öldürdüm, evdeler’ demesi üzerine eve polis ve sağlık ekiplerinin sevk edildiği ve ekiplerin adrese ulaşmasının ardından anne ve babayı kanlar içerisinde bulduğu öğrenildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Gökhan Dinçer ve eşi Nazife Çiğdem Dinçer’in hayatını kaybettiği belirlendi. Şüpheli C.D., ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından karı-kocanın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Konya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Burada yapılan otopsinin ardından ise cenaze yakınlarına teslim edildi. Nazife Çiğdem Dinçer ve Gökhan Dinçer için merkez Meram ilçesi Kurtuluş Mezarlığında öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına ailenin yakınları, Konya Valisi İbrahim Akın, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç ve vatandaşlar katıldı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 14:06 Konya’da oğulları tarafından öldürülen çift, son yolculuğuna uğurlandı Konya’da oğulları tarafından bıçaklanarak öldürülen çift, kılınan cenaze namazının ardından son yolculuklarına uğurlandı. Olay, dün öğle saatlerinde merkez Meram ilçesi Havzan Mahallesi Benekli Sokak üzerinde bulunan 3 katlı bir binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, hukuk fakültesi öğrencisi olduğu öğrenilen 22 yaşındaki C.D. henüz belirlenemeyen nedenle annesi Nazife Çiğdem ve babası Gökhan Dinçer ile tartışmaya başladı. Tartışma sonrası C.D. mutfaktan aldığı bıçakla İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde memur olan anne ve babasını bıçaklayarak evden ayrıldı. Evlerine yakın bir parkta eli kanlı şekilde oturan kişi olduğu ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri elinin neden kanlı olduğunu sorması üzerine katil zanlısı C.D.’nin ’anne ve babamı öldürdüm, evdeler’ demesi üzerine eve polis ve sağlık ekiplerinin sevk edildiği ve ekiplerin adrese ulaşmasının ardından anne ve babayı kanlar içerisinde bulduğu öğrenildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Gökhan Dinçer ve eşi Nazife Çiğdem Dinçer’in hayatını kaybettiği belirlendi. Şüpheli C.D., ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından karı-kocanın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Konya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Burada yapılan otopsinin ardından ise cenaze yakınlarına teslim edildi. Nazife Çiğdem Dinçer ve Gökhan Dinçer için merkez Meram ilçesi Kurtuluş Mezarlığında öğle namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına ailenin yakınları, Konya Valisi İbrahim Akın, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç ve vatandaşlar katıldı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 12:11 "Dolaman kurdu" günde 60 bin liralık mantar buluyor KONYA (İHA) – Konya’nın Karapınar ilçesinde kilosu bin 500 ile bin 700 lira arasında değişen dolaman mantarından elde ettiği gelirle 2023’te araba alan Sait Alkış, 4 arkadaşıyla bir günde 150 kilo mantar buldu. İlçede yaşayan ve "Dolaman kurdu" lakabıyla tanınan 43 yaşındaki Sait Alkış, 25 yıldır trüf mantarı türü olan dolaman (kuzugöbeği, domalan, keme) topluyor. Tecrübesi sayesinde toprağın altındaki dolamanları kolayca tespit edebilen Alkış, diğer toplayıcılar günde en fazla 10 kilogram bulabilirken, el değmemiş arazileri gezerek günlük ortalama 40 kilograma ulaşabiliyor. "4 arkadaş 150-200 kilo dolaman topluyoruz" Dolaman mantarını 25 yıldır topladığını söyleyen Sait Alkış, "Yağışların yağmasıyla dolaman mantarını topluyoruz. 2007’de topladım. Araba, ev aldım. 2024’de topladım, arsa aldım. Bu yıl havaların yağışlı olmasından dolayı güzel oldu. Ankara, Polatlı, Yunak, Kırşehir, Eskişehir’de geziyoruz, kamp kuruyoruz, 3-4 gün kalıyoruz. 4 arkadaş 150-200 kilo dolaman topluyoruz. Günlük ise 35-40 kilogram dolaman topluyorum. Fiyatı da bin 500 – bin 700 lira değişiyor" dedi. "Toprağından ve arazisinden anlıyorum" Elindeki demirle dolamanın olduğu yeri tespit ettiğini belirten Alkış, "Toprağından ve arazinden anlıyorum. Türkiye’nin her tarafından sipariş geliyor. Vatandaşlara kargoluyoruz, gönderiyoruz. Bunun çok güzel böreği, közde kebabı, tavada kavurması, her çeşit güzel yemeği olur. Proteinli, çok yararlı bir mantar. Vatandaşların olmadığı yerde 1.5 kilogram civarında büyüklüğü olur. Bu sene de 25 Mart gibi başladık, bugüne kadar 2.5 ton civarında topladık" diye konuştu.
Beynine pıhtı atan ilkokul öğrencisine acı veda
03 Nisan 2025 Perşembe - 17:24 Beynine pıhtı atan ilkokul öğrencisine acı veda Konya’nın Beyşehir ilçesinde beynine pıhtı atması sonucu kaldırıldığı hastanede tedavi gören ilkokul öğrencisi Zehra Sare Burçak hayata tutunamadı. Zehra Sare, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı. Edinilen bilgiye göre, 10 yaşındaki Zehra Sare Burçak evlerinin önündeki parkta arkadaşlarıyla oyun oynarken rahatsızlanarak yere yığıldı. Beyşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırılan ve acil serviste müdahale edilen Burçak’ın yapılan tetkiklerde beynine pıhtı attığı belirlenince Konya’ya sevk edildi. Konya Numune Hastanesi’nde günlerdir tedavisi devam eden Burçak’tan 17 gün sonra acı haber geldi. Ali Rıza Celeboğlu İlkokulu’nda 4. sınıfta öğrenim gören Zehra Sare Burçak’ın cenazesi bugün getirildiği Beyşehir’de öğle vakti Merkez Çarşı Camisi’nde kılınan cenaze namazını müteakip Beyşehir Kabristanı’nda gözyaşları ve dualar eşliğinde defnedildi. Üçpınar Ortaokulu’nda matematik öğretmeni olarak görev yapan Yavuz Burçak’ın kızı olan Zehra Sare’nin vefatı, başta ailesi ve yakın arkadaşları olmak üzere Milli Eğitim camiası mensuplarını, Beyşehir’de acı haberi alan sevenlerini, herkesi yasa ve üzüntüye boğdu. Beyşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Konuk da sosyal medyadan yaptığı paylaşımla Zehra Sare’ye Allah’tan rahmet, acılı ailesine ve yakınlarına taziyede bulundu.
Usulsüz alkol satışındaki fiyat tartışması cinayetle son buldu
03 Nisan 2025 Perşembe - 13:00 Usulsüz alkol satışındaki fiyat tartışması cinayetle son buldu Konya’da araçtan alkol satışı yapan 3 kişi ile alkol almaya gelen kişiler arasında fiyat konusunda çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonrası 1 kişi bıçaklanarak öldürüldü. Olayla ilgili gözaltına alınan 6 kişi adliyeye sevk edildi. Olay, 2 Nisan Çarşamba günü saat 02.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Kosova Mahallesi Yeni İstanbul Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde gece saatlerinde usulsüz araçtan alkol satışı yapan kişilerle alkol almak isteyen Tahir Gülcü, arkadaşları Ali Ç. ve R.A. arasında yüksek alkollü içki fiyatı nedeniyle tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonrası Tahir Gülcü bıçakla yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olayda ağır yaralanan Tahir Gülcü, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Gülcü, burada yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri olaya karışan taraflardan alkol satışı yapan A.E.Ö. (17), M.Y. (17), A.T.Ş. (17), A.Ç. (31) M.S.Y. (25) ve M.S.V.’yi (20) kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinde olayı gerçekleştiren şüphelinin A.E.Ö. olduğu belirlendi. A.E.Ö. buradaki ilk ifadesinde, "Olay günü alkol almaya geldiler. Fiyat nedeniyle çıkan tartışmada olay gerçekleşti" dediği öğrenildi. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Çocukların sosyal medyada maruz kaldığı cinsel içerikler ilerdeki hayatlarını etkiliyor
03 Nisan 2025 Perşembe - 09:36 Çocukların sosyal medyada maruz kaldığı cinsel içerikler ilerdeki hayatlarını etkiliyor Çocukluk ve ergenlik döneminde bireylerin sosyal medyada maruz kaldığı cinsel içeriklerin gelecek yaşantılarını etkilediğini ifade eden uzmanlar, ortaokuldan önce çocukların sosyal medya hesaplarının olmaması gerektiğini belirtti. Çocukluk ve ergenlik döneminin çocuklar için çok önemli ve gelişimsel süreçlerinin tam olarak tamamlanmadığı dönemler olduğunu anlatan Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Akça, "Özellikle cinsel içerikli materyallere maruz kalmanın belli bir yaşı vardır. Bu yaş öncesinde çocukların cinsel içerikli materyallere maruz kaldığı zaman zihinsel dünyalarında çok olumsuz etkiler oluşturacaktır. Hatta bazıları bu durumu bir travma olarak da tarif edebilir. O yüzden erken yaşlarda, çocukluk çağında çocuklarımızın cinsel içerikli materyallere maruz kalmaları oldukça tehlikelidir. Diğer yandan da günümüzde teknolojik aletlerin kullanımının çok yoğun olması nedeniyle de bu tür içeriklere çocuklarımız daha erken maruz kalabilmekteler. Bu durum çocuklarımızın gerçek dünyayla bağlantıları çok iyi olmadığı zaman ve gerçek dünyanın kurallarını, değerlerini çok iyi bilemedikleri zaman çok ciddi sorunlar oluşturabilmektedir. Bu günlerdeki en temel sorunlardan biri de budur. Çocuklarımızın sosyal medyadaki hayatları çok yoğun olduğu zaman, gerçek dünyayı anlamlandıramadığı zaman sosyal medyada gördükleri olayları, durumları ya da arkadaşlarından duydukları, sosyal medya fenomenlerinden duyduklarını gerçekmiş gibi algılayıp gerçek hayatta normalleştirebiliyorlar. Buna bağlı olarak da gerçek olmaması gereken durumları gerçekmiş gibi algılayıp fiiliyata dönüştürebiliyorlar. Bu durum da çok ciddi sorunlara yol açabiliyor. Bir çok çocuğumuzun, mesela olumsuz bir şekilde kendi görüntülerini başka kişilere gönderdiklerini duyuyoruz. Normalde bunun çok ciddi sorunlar oluşturabileceğini algılaması gerekiyor ama belli bir yaştan önce algılama yetenekleri gelişmediği için bunları gönderebiliyorlar" dedi. "Sosyal medya hesabını açıp önüne bütün dünyamızı koymamız doğru değildir" Prof. Dr. Akça, sosyal medya kullanımının çocuklar için kısıtlanması gerektiğini belirterek, "Çocuklarımızın mutlaka sosyal medya iletişimi esnasında bir yaş sınırlamasının olması gerekir. Belli bir yaştan önce çocuklarımızın sosyal medya ile tanışmaları doğru değildir. Bu yaş sınırı dünyada genel olarak 16-18 olarak tarif edilebilir. Kabaca bir çocuğumuzu siz şehirlerarası otogara bırakıp tek başına başka bir şehre gitmesine müsaade ettiğimiz zaman sosyal medya hesabının da açılması gerekir. Eğer ki bunu yapabileceğini düşünemiyorsak çocuğumuzun sosyal medya hesabını açıp önüne bütün dünyamızı koymamız doğru değildir" şeklinde konuştu. "Yavaş yavaş hayatın içeresinde kontrolü bir şekilde akıllı telefonu vermek gerekir" Akça son olarak, çocuğun kendisine ait telefonun liseden sonra olması gerektiğini hatırlatarak, "Bir çocuğun kendine ait akıllı telefonu, akıllı cihazının olması mutlaka lise hayatından sonra olmalı. Ama bir taraftan da çocuğumuzun ortaokul sürecinde sosyal medyaya maruz kalacağı dönemlerde nelerle karşılaşabileceğini öğretmemiz gerekiyor. Hiçbir şekilde telefon vermeyip lisede birden telefon verdiğimizde aynı süreçleri baştan görüyoruz. Çocuklar çok kısa sürede bağımlı olabilecek konumda oluyor. O yüzden ortaokul sürecince bu mecralarda nelerle karşılaşacağını anlatıp bunlar zararlı, bunlar tehlikelidir, şunlar faydalıdır gibi bir eğitim verdikten sonra yavaş yavaş hayatın içeresinde kontrolü bir şekilde akıllı telefonu vermek gerekir" diye konuştu.
Otizmde erken tanı çocukların gelişiminde son derece önemli
02 Nisan 2025 Çarşamba - 17:27 Otizmde erken tanı çocukların gelişiminde son derece önemli Ailelerin erken fark ederek otizm tanısı konulan çocukların tedavi ile düzebileceklerini ifade eden uzmanlar, erken teşhis ve tedaviyle hastalığı geriye çevirebildiklerini belirtti. Medicana Konya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Hikmet Akbulut, Dünya Otizm Farkındalık Günü’nün hastalığın tanınması ve farkındalık oluşturması amacıyla ilan edildiğini söyleyerek, "İlk olarak 1940’lı yıllarda tanımlanan bu hastalık Birleşmiş Milletler tarafından 2 Nisan’da Dünya Otizm Farkındalık Günü olarak ilan edilmiş. Bundaki en temel sebep otizmin tanınması ve farkındalık oluşturulması. Otizm nörogelişimsel olarak bir hastalık. Bu hastalıkta erken teşhis ve tedavi yaparak hastalığı geriye çevirebiliyoruz. Özellikle annelerimiz bu hastalıklı olan çocukları ‘kendi halinde, iyi huylu, herhangi bir huzursuzluğu olmayan ancak yaşıtlarıyla uyumsuz davranan, sürekli aynı cisimlerle ilgilenen, dönen cisimlerin etrafında dolanan ya da kendi etrafında dönme gibi durumları olan, dil gelişiminde sorunlar olan’ olarak tanımlıyor. Böyle çocukları biz muayenemizde fark edebiliyoruz. Ama fark etmemiz için de bu çocukları görmemiz gerekiyor" dedi. "Eğitime başlanması çocuklarda bu şikayetlerin geri gelmesini ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesini sağlıyor" Rutin kontrollerle gelen çocukları takip ettiklerini ifade eden Uzm. Dr. Akbulut, "Rutin kontrollere gelen çocuklarda hem boy kilo gelişimi hem de nörolojik gelişimlerini takip ediyoruz. Nörolojik gelişimlerde geriliği olan çocuklar bizim için çok önemli bir hal alıyor. Bu çocukları biz çocuk psikiyatristlerinin yanı sıra çocuk nöroloji doktorlarına da yönlendiriyoruz. Çocuk psikiyatri doktorlarının yaptığı bazı testler, nöroloji doktorları tarafından yapılan bazı tetkiklerle beraber tanı konulduğu dönemde özellikle ilk 3 yaşta eğitime başlanması çocuklarda bu şikayetlerin geri gelmesine ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesini sağlıyor. Bu nedenle mutlaka ailelerimiz çocuklarını erkenden muayeneye getirmeli. Ailelerimiz özellikle çocuklarında bir farkındalık seziyorsa, yaşıtlarıyla uyumlu değilse, gerekli dönemde konuşamıyorsa, sürekli belirgin hareketleri varsa ve yaşıtlarına göre bir gerilik varsa çocuklarda mutlaka çocuk hekimine başvurup gerekiyorsa da çocuk psikiyatrilerine, çocuk nöroloji doktorlarına yönlendirilmesini istemeliler. Bize başvuran çocuklarda bir problem var mı ona bakıyoruz. Varsa da çocuk psikiyatristlerine, çocuk nöroloji hekimlerine yönlendirerek gerekli tedavinin erken yaşta başlamasını ve özel eğitimler alınmasını sağlıyoruz. Özel eğitim olarak Konya’da SOBE kurumu var. SOBE kurumu bu konuda çok başarılı. Biz de böyle çocuklar gördüğümüzde çocuk psikiyatristlerine yönlendirdiğimizde eğer özel eğitim almaları gerekiyorsa SOBE ile iş birliği halindeyiz" şeklinde konuştu.
Otizmde erken tanı çocukların gelişiminde son derece önemli
02 Nisan 2025 Çarşamba - 17:24 Otizmde erken tanı çocukların gelişiminde son derece önemli Ailelerin erken fark ederek otizm tanısı konulan çocukların tedavi ile düzebileceklerini ifade eden uzmanlar, erken teşhis ve tedaviyle hastalığı geriye çevirebildiklerini belirtti. Medicana Konya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Hikmet Akbulut, Dünya Otizm Farkındalık Günü’nün hastalığın tanınması ve farkındalık oluşturması amacıyla ilan edildiğini söyleyerek, "İlk olarak 1940’lı yıllarda tanımlanan bu hastalık Birleşmiş Milletler tarafından 2 Nisan’da Dünya Otizm Farkındalık Günü olarak ilan edilmiş. Bundaki en temel sebep otizmin tanınması ve farkındalık oluşturulması. Otizm nörogelişimsel olarak bir hastalık. Bu hastalıkta erken teşhis ve tedavi yaparak hastalığı geriye çevirebiliyoruz. Özellikle annelerimiz bu hastalıklı olan çocukları ‘kendi halinde, iyi huylu, herhangi bir huzursuzluğu olmayan ancak yaşıtlarıyla uyumsuz davranan, sürekli aynı cisimlerle ilgilenen, dönen cisimlerin etrafında dolanan ya da kendi etrafında dönme gibi durumları olan, dil gelişiminde sorunlar olan’ olarak tanımlıyor. Böyle çocukları biz muayenemizde fark edebiliyoruz. Ama fark etmemiz için de bu çocukları görmemiz gerekiyor" dedi. "Eğitime başlanması çocuklarda bu şikayetlerin geri gelmesini ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesini sağlıyor" Rutin kontrollerle gelen çocukları takip ettiklerini ifade eden Uzm. Dr. Akbulut, "Rutin kontrollere gelen çocuklarda hem boy kilo gelişimi hem de nörolojik gelişimlerini takip ediyoruz. Nörolojik gelişimlerde geriliği olan çocuklar bizim için çok önemli bir hal alıyor. Bu çocukları biz çocuk psikiyatristlerinin yanı sıra çocuk nöroloji doktorlarına da yönlendiriyoruz. Çocuk psikiyatri doktorlarının yaptığı bazı testler, nöroloji doktorları tarafından yapılan bazı tetkiklerle beraber tanı konulduğu dönemde özellikle ilk 3 yaşta eğitime başlanması çocuklarda bu şikayetlerin geri gelmesine ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesini sağlıyor. Bu nedenle mutlaka ailelerimiz çocuklarını erkenden muayeneye getirmeli. Ailelerimiz özellikle çocuklarında bir farkındalık seziyorsa, yaşıtlarıyla uyumlu değilse, gerekli dönemde konuşamıyorsa, sürekli belirgin hareketleri varsa ve yaşıtlarına göre bir gerilik varsa çocuklarda mutlaka çocuk hekimine başvurup gerekiyorsa da çocuk psikiyatrilerine, çocuk nöroloji doktorlarına yönlendirilmesini istemeliler. Bize başvuran çocuklarda bir problem var mı ona bakıyoruz. Varsa da çocuk psikiyatristlerine, çocuk nöroloji hekimlerine yönlendirerek gerekli tedavinin erken yaşta başlamasını ve özel eğitimler alınmasını sağlıyoruz. Özel eğitim olarak Konya’da SOBE kurumu var. SOBE kurumu bu konuda çok başarılı. Biz de böyle çocuklar gördüğümüzde çocuk psikiyatristlerine yönlendirdiğimizde eğer özel eğitim almaları gerekiyorsa SOBE ile iş birliği halindeyiz" şeklinde konuştu.