Yerel Haberler
Konya
19 Nisan 2026 Pazar - 13:35 Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.
UEC 2026 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nda üçüncü gün tamamlandı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:49 UEC 2026 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nda üçüncü gün tamamlandı Konya’nın ev sahipliği yaptığı UEC 2026 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nın üçüncü günü akşam seansı yarı final ve final mücadelelerine sahne oldu. Kadınlar Bireysel Sprint Yarışı yarı final mücadeleleriyle başlayan akşam seansı, erkekler sprint yarışı çeyrek final karşılaşmalarıyla devam etti. Program kapsamında kadınlar omnium yarışının eliminasyon etabı koşulurken, seans erkekler scratch yarışı finali ve erkekler bireysel takip yarışı finalleriyle sürdü. Günün ikinci seansı, kadınlar bireysel sprint yarışı final karşılaşmaları ve kadınlar omnium yarışının puan yarışı etabıyla sona erdi. Kadınlar Sprint’te altın madalya dünya rekoru sahibi Emma Finucane’ın Kadınlar bireysel sprint yarı finalinde, dün 9.759 saniyelik derecesiyle dünya rekoru kıran Büyük Britanyalı Emma Finucane, kıran kırana geçen mücadelenin ardından Alina Lysenko’yu mağlup ederek finale yükseldi. Yarı finalin diğer eşleşmesinde ise Büyük Britanyalı Sophie Capewell, Alman sporcu Lea Sophie Friedrich karşısında galip gelerek finale adını yazdıran bir diğer isim oldu. Altın madalya mücadelesinde ise Emma Finucane, finalde vatandaşı Sophie Capewell karşısında üstün bir performans sergileyerek şampiyonluğa ulaştı. Bronz madalya yarışında ise Alina Lysenko (AIN), Alman rakibi Lea Sophie Friedrich’i geride bırakarak podyumun üçüncü basamağına çıktı. Kadınlar Omnium’da şampiyon Anna Morris Scratch, tempo yarışı, eliminasyon ve puan yarışı etaplarından oluşan kadınlar omnium yarışında dört etabın tamamlanmasının ardından genel klasmanda ilk üç sıra belli oldu. Büyük Britanyalı Anna Morris, toplam 110 puanla zirvede bulunurken, Belçikalı Shari Bossuyt aynı puanla (110) ikinci sırada yer aldı. Podyumun üçüncü basamağına ise Norveçli Anita Yvonne Stenberg, 102 puanla yerleşti. Erkekler Bireysel Sprint’te yarı finale yükselen isimler belli oldu Erkekler bireysel sprint yarışı çeyrek finalinde kıyasıya mücadeleler yaşandı. Büyük Britanyalı Matthew Richardson, vatandaşı Harry Ledingham-Horn’u mağlup ederek adını yarı finale yazdırırken, Hollandalı Harrie Lavreysen Çek sporcu Dominik Topinka karşısında galip gelerek tur atlayan bir diğer isim oldu. Günün diğer eşleşmelerinde Nikita Kiriltsev (AIN), Fransız rakibi Tom Derache’yi geçerek yarı finale yükselirken, Polonyalı Mateusz Rudyk ise Alman sporcu Maximilian Dörnbach’ı mağlup ederek yarı final biletini alan isimler arasında yer aldı. Erkekler Scratch Yarışı’nda şampiyon Vogel Erkekler scratch yarışı finali, yüksek tempolu ve çekişmeli anlara sahne oldu. Mücadelenin ardından İsviçreli Alex Vogel, güçlü performansıyla altın madalyanın sahibi olurken, Ilya Savekin (AIN) ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Yarışı üçüncü sırada tamamlayan Vincent Hoppezak (Hollanda) ise bronz madalyaya uzanan isim oldu. Erkekler Bireysel Takip Yarışı’nda madalyalar sahiplerini buldu Erkekler bireysel takip yarışı altın madalya mücadelesinde 60. Cumhurbaşkanlığı Marmaris Etabı’nın kazananı Lev Gonov (AIN), güçlü temposunu yarış boyunca koruyarak 4:03.491’lik derecesiyle zafere ulaşırken, Danimarkalı Juel Robin Skivild 4:05.577 ile gümüş madalyanın sahibi oldu. Bronz madalya yarışında ise İtalyan bisikletçi Renato Favero, 4:01.749’luk derecesiyle Büyük Britanyalı Matthew Bostock’u geride bırakarak podyumun üçüncü basamağına çıktı. Erkekler Scratch’te Ramazan Yılmaz’dan final mücadelesi Erkekler scratch yarışında Türkiye’yi temsil eden Ramazan Yılmaz, sabah seansında koşulan elemelerde başarılı bir performans sergileyerek finale yükselmeyi başardı. Günün ilerleyen bölümünde Avrupa’nın önde gelen sporcularının yer aldığı final mücadelesinde piste çıkan Ramazan Yılmaz, yüksek hız ve yoğun taktik mücadelenin yaşandığı yarışta mücadele etti. Şampiyon sporculara ödülleri takdim edildi Ödül seromonisinde şampiyon sporculara ödülleri; Avrupa Bisiklet Birliği (UEC) Asbaşkanı Raivo Rand, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı ve Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Yönetim Kurulu Üyesi Emin Müftüoğlu, Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Türkiye Bisiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri Onur Şahin ve Sami Ağaoğlu tarafından takdim edildi.
Uzmanı uyardı: Kanserden korunmanın yolu mutfaktan geçiyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:48 Uzmanı uyardı: Kanserden korunmanın yolu mutfaktan geçiyor Uzmanlar, kanserden korunmada beslenmenin kritik rol oynadığını belirterek, mutfağa katkı içeren ısıl işlem görmüş ya da nitrat ve nitritler gibi vücut için toksik nitelik taşıyan gıdaları sokmamak gerektiğini, sağlıklı mutfak alışkanlıklarının kanser riskini azaltmada önemli bir adım olduğunu vurguluyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde kanserle mücadelede erken teşhisin yanı sıra doğru beslenmenin hayati öneme sahip olduğuna dikkat çeken uzmanlar, günümüz beslenme alışkanlıklarının birçok hastalığın temelinde yer aldığının altını çiziyor. Özellikle paketli ve yüksek ısıl işlem görmüş gıdaların risk oluşturduğunu söyleyen uzmanlar, market raflarında yaygın olarak bulunan hazır gıdalar, gazlı içecekler ve yüksek şeker içeren ürünlerin vücut metabolizmasını bozduğunu vurguladı. "Kanserde erken teşhisle daha başarılı tedavi imkanlarına kavuşmaktayız" 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nün hekimler için çok önemli bir fırsat olduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi Nükleer Tıp Bölümü’nden Prof. Dr. Oktay Sarı, "İsmi ürkütücü olan kanser hakkında 4 Şubat’ları fırsat bilerek bildiklerimizi vatandaşlarımıza aktarmak istiyoruz. Kanseri, hastalıklar içerisinde çok önemli yere sahip bir hastalıklar bütünü ya da sendrom olarak nitelendirebiliriz. Çünkü kanser tek başına bir hastalık değil. Kanseri yol açtığı pek çok hastalıklar nedeniyle önemli bir sendrom olarak nitelendiriyoruz. Dünya çapında kanser artıyor. Bu teşhis ve tedavi imkanlarının artmasıyla paralellik gösterdiği gibi kansere sebep olan radyasyon, beslenme gibi çevresel etkenlerin artış göstermesi ile de kanserin artış gösterdiğini biliyoruz. Örneğin akciğer kanseri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en sık görülen kanser türü. Kadınlarda meme kanseri dünyada ve ülkemizde en yaygın görülen kanser türü. Her sekiz kadından birinde meme kanserinin olduğunu biliyoruz. Erkeklerde keza prostat kanseri yaygınlığı gittikçe artıyor. Hem erkeklerde hem kadınlarda kolon kanserinin de önemli bir orana sahip olduğunu biliyoruz. Şöyle bir avantajımız var. Ülkemizde Kanser Erken Teşhis ve Tedavi Merkezleri yani KETEM’ler erken teşhis amacıyla ülkemizde kurulmuş, yaygınlığı gittikçe artmış, 81 ilimizde de yaygınlaşmış, ücretsiz hizmet veren kurumlar. Bunun dışında hemen hemen tüm hastanelerimizde akciğer kanseri, meme kanseri ya da rahim boynu kanseri gibi sıkça görülen kanserlerde erken teşhis yapma imkanlarımız mevcut. KETEM’lerde 40 yaş üzeri kadınlarda 69 yaşa kadar 2 yılda bir mamografi ile teşhis yapılmaktadır. Rahim boynu kanserleri için 35 yaş üzerinde 70 yaşa kadar smear dediğimiz histolojik incelemeler, artı 5 yılda bir daha ileri bir tanı yöntemi olan HPV DNA testleri yapılmaktadır. Kolon kanserleri için de 2 yılda bir gizli kan testi yapılması önerilmekte ve bunlar KETEM’lerde yapılıyor. Ayrıca 10 yılda bir kolonoskopiyi de öneriyoruz. Kanser ciddi bir hastalık ama erken teşhis sayesinde erken evrede yakalanarak daha başarılı tedavi imkanlarına kavuşuyoruz, kavuşmaktayız. Yeni çıkan ilaçlarla, tedavi yöntemleriyle de kanser artık bizim için korkulu bir hastalık değil ama erken teşhis çok önemli" dedi. "Mutfağımıza katkı içeren ısıl işlem görmüş ya da nitrat ve nitritler gibi vücudumuz için toksik nitelik taşıyan gıdaları sokmamamız gerekiyor" Kanserden korunmanın en önemli yollarından bir tanesinin mutfaktan geçtiğini dikkat çeken Prof. Dr. Oktay Sarı, "Mutfağımıza katkı içeren ısıl işlem görmüş ya da nitrat ve nitritler gibi vücudumuz için toksik nitelik taşıyan gıdaları sokmamamız gerekiyor. Bugün marketlere gittiğimizde karşılaştığımız ürünlerin çoğu paketli ürünler, hazır gıdalar, yüksek ısıl işlem görmüş gıdalar. Bunların bir kısmının kanserojen olduğunu biliyoruz. Bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmış durumda. Bunların tamamına yakını neredeyse yüksek miktarda şeker içeren gıdalar. Özellikle gazlı içeceklerde çok fazla şeker var. Şeker vücudumuzun metabolizmasını bozuyor. Bağırsak floramızı bozduğu için bağırsak bizim aslında vücudumuza açılan bir kapı. Yüksek miktarda şeker içeren gıdalar bağırsak floramızı bozduğu için bağırsak seçiciliğini, filtrasyon özelliğini yitiriyor. Tabiri caizse ne bulursa emiliyor, vücudumuza alıyor ve bunların da önemli bir kısmı kanserojen. Salam, sosis gibi asla ve asla evimize girmemesi gereken gıdalar yüksek miktarda nitrat ve nitritler içererek toksik etkiler gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Pek çok hastalık bizim bugünkü beslenme alışkanlıklarımızla doğrudan ilişkili" Sadece kanser açısından değil, katkılı gıdaların çocukları otizmden başlayıp dikkat eksikliğine kadar geniş bir yelpazede tehdit ettiğini söyleyen Prof. Dr. Oktay Sarı, "Bunlar bilimsel gerçekler, bilimsel olarak ispatlanmış gerçekler. Bunu çok rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Dikkat eksikliği ve otizmden başlayıp ileri yaşlarda kansere kadar gidebilen pek çok hastalık bizim bugünkü beslenme alışkanlıklarımızla doğrudan ilişkili. O zaman şu iki mesajı söyleyeyim, birincisi ihmale gelmez, geç kalmak bize bir fayda sağlamaz. Aman bekleyelim, biraz daha bekleyelim, belki bir şey yoktur gibi düşünceler çok yanlış. Ücretsiz imkan sunan KETEM merkezleri her ilimizde mevcut, ihmal etmeyelim. Sağlığımız ihmale gelmez. Kanserde erken teşhis önemli. İkincisi beslenme alışkanlıklarımızı normalleştirmeye çalışalım. Katkı gıdaları içeren, zararlı toksik maddeleri bünyesinde barındıran gıdaları evimize sokmayalım. Çocuğumuza bir çikolata alacağımız zaman içeriğine bakalım. İçeriğinde çocuğumuz için zararlı trans yağlar var mı, palm yağı gibi bizim önermediğimiz yağları içeriyor mu içermiyor mu, bunlara bakalım. Ondan sonra alışverişimizi yapalım" diye konuştu.
2026 UEC Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nın üçüncü gününün ilk seansı tamamlandı
03 Şubat 2026 Salı - 18:33 2026 UEC Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nın üçüncü gününün ilk seansı tamamlandı Konya Olimpik Velodromu’nda düzenlenen 2026 UEC Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nın üçüncü gününde ilk seans yarışları sona erdi. Konya’nın ev sahipliğinde devam eden şampiyonanın üçüncü gün sabah seansında sporcular finale ve bir üst turlara yükselmek için kıyasıya yarıştı. Erkekler Scratch Yarışı elemeleriyle başlayan üçüncü günün ilk seansı, dört ayaktan oluşan Kadınlar Omnium Yarışı’nın Scratch etabıyla devam etti. Seans programında ayrıca Erkekler Sprint Yarışı sıralama turları, 1/16 ve 1/8 finalleri ile Erkekler Bireysel Takip elemeleri yer alırken, seans Kadınlar Omnium Yarışı’nın ikinci ayağı olan Tempo Yarışı ile tamamlandı. Erkekler Scratch Yarışı elemeleri nefes kesen mücadelelere sahne oldu. Finale yükselecek 22 sporcunun belirlendiği elemelerde; ilk seride Alex Vogel (İsviçre), Nejc Peterlin (Slovenya) ve William Tidball (Büyük Britanya), ikinci seride ise Alvaro Navas Marchal (İspanya), Vincent Hoppezak (Hollanda) ve Franz-Josef Lasser (Avusturya) ilk üç sırada yer aldı. Velodromda Türk sporcuların mücadelesi sürüyor Erkekler Scratch Yarışı’nın 30 tur (7,5 kilometre) üzerinden koşulan elemelerinin 2. serisinde mücadele eden Ramazan Yılmaz, başarılı bir performans sergileyerek finale yükseldi. Yılmaz, 40 tur (10 kilometre) üzerinden akşam seansında gerçekleştirilecek final yarışında 22 bisikletçi arasında yer almaya hak kazandı. Günün ikinci yarışı Erkekler Bireysel Sprint Elemelerinde çeyrek finale çıkan en hızlı 8 isim belli oldu Erkekler Bireysel Sprint Yarışı elemelerinde çeyrek finale yükselen isimler Dünya Rekortmeni Matthew Richardson (Büyük Britanya), Dünya Şampiyonu Harrie Lavreysen (Hollanda), Harry Ledingham-Horn (Büyük Britanya), Dominik Topinka (Çekya), Tom Derache (Fransa), Nikita Kiriltsev (AIN), Mateusz Rudyk (Polonya) ve Maximilian Dörnbach (Almanya) oldu. Kadınlar Omnium’da ilk iki etap geride kaldı Dört ayaktan oluşan Kadınlar Omnium yarışının ilk iki etabı olan Scratch Yarışı ve Tempo Yarışı, yüksek tempolu ve çekişmeli anlara sahne oldu. Kadınlar Omnium Yarışı’nda ilk iki etabın tamamlanmasının ardından genel klasmanda; Shari Bossuyt (Belçika) toplam 74 puanla ilk sırada yer alırken, Anna Morris (Büyük Britanya) 72 puanla ikinci, Lea Lin Teutenberg (Almanya) ise 66 puanla üçüncü sırada yer aldı. Türkiye’yi de Reyhan Yakışır temsil etti. Erkekler Bireysel Takip Yarışında finale çıkan isimler belli oldu 4 Kilometre Erkekler Bireysel Takip Yarışı elemelerinin ardından finale yükselen isimler netlik kazandı. Altın madalya mücadelesinde, Danimarka bisikletinin yükselen yıldızlarından Juel Robin Skivild 4:01.365 süresiyle birinci sırada yer alırken yarı final mücadelesi için istikrarlı performansıyla dikkat çeken Lev Gonov ile eşleşti. Sporcu altın ve gümüş madalya için mücadele edecek. Bronz madalya mücadelesi için ise bu yıl Takım Takip disiplininde bronz madalya kazanan Büyük Britanyalı Matthew Bostock ile İtalyan bisikletçi Renato Favero piste çıkacak.
Karatay’da Robot ve Teknoloji Festivali başlıyor
03 Şubat 2026 Salı - 13:04 Karatay’da Robot ve Teknoloji Festivali başlıyor Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğinde düzenlenen "ROBOFEST KONYA", üçüncü kez robotik ve teknoloji meraklısı gençleri bir araya getiriyor. Yarışma için 27 Mart 2026 tarihine kadar başvuru yapılabilecek. Eğitime verdiği desteklerle örnek projelere imza atan Karatay Belediyesi, ROBOFEST KONYA ile ortaokul ve lise öğrencilerinin bilimsel düşünme, takım çalışması ve teknoloji üretme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. ROBOFEST KONYA; robotik, kodlama, yazılım ve mühendislik temelli yarışmaların yanı sıra atölye çalışmaları, teknoloji sergileri ve söyleşilerle gençlere uygulamalı öğrenme imkanı sunacak. Ortaokul ve lise düzeyindeki öğrenciler, yarışmaya takımlar halinde katılım sağlayabilecek. Festival kapsamında; Kendin Yap-Çalıştır, mBot Robot, Sünger Bob, Temel Çizgi İzleyen, Hızlı Çizgi İzleyen, Labirent Ustası, Mini İHA (Drone) ve Mini Sumo kategorilerinin yanı sıra; Yumurta Toplayan (Caretta Caretta), Bilgisayar Destekli Çizim, Serbest Proje (Lise) ve Tasarla-Çalıştır kategorilerinde yarışmalar düzenlenecek. Yarışmaya başvurular başladı ROBOFEST KONYA için ön başvurular alınmaya başlandı. Son başvuru tarihi 27 Mart 2026 olarak belirlenirken, yarışmalar 20-21-22 Nisan 2026 tarihlerinde Konya Spor ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Yarışmaya ilişkin tüm detaylara ise https://www.konyarobofest.com/ adresinden ulaşılabilecek. Yarışmada başarılı takımlara para ödülü verilecek. Başkan Kılca’dan ROBOFEST KONYA’ya davet Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, ROBOFEST KONYA’nın her geçen yıl büyüyerek Türkiye’nin en kapsamlı robot ve teknoloji organizasyonlarından biri haline geldiğini ifade etti. Başkan Kılca, festivalin gençlerin bilim ve teknolojiye olan ilgisini artırmayı hedeflediğini vurguladı. Karatay Belediyesi olarak bilimsel düşünen, üreten ve geliştiren bir gençlik için çalıştıklarını dile getirdi. ROBOFEST KONYA’nın yalnızca bir yarışma olmadığını; gençlerin hayal gücünü, problem çözme yeteneklerini ve teknoloji üretme becerilerini ortaya koyabilecekleri önemli bir platform olduğuna dikkat çeken Başkan Kılca, organizasyonun Milli Teknoloji Hamlesi ruhuna güçlü katkı sunduğunu kaydetti. Hasan Kılca, TEKNOFEST ruhunu taşıyan, yaşatan ve yaygınlaştıran ROBOFEST KONYA’ya Konya’daki tüm ortaokul ve lise öğrencileri ile okulları katılmaya davet etti.
Başkan Altay: "Konya’da afetlere karşı devletimizin elini güçlendirecek bir model oluşturduk"
03 Şubat 2026 Salı - 10:40 Başkan Altay: "Konya’da afetlere karşı devletimizin elini güçlendirecek bir model oluşturduk" İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı koordinasyonunda "AFAD Akreditasyon Sertifika Töreni ve Konya Büyükşehir Belediyesi STK Destek Programı" düzenlendi. Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Konya İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Ali İhsan Körpeş, "Bugün itibariyle şehrimiz kamu kurumlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın eşgüdüm içerisinde yürüttüğü çalışmalar neticesinde 15 akredite ekibe ulaşmış durumdadır. Özellikle vurgulanması gereken husus bu ekiplerden 11 tanesi geride bıraktığımız 2025 yılı içerisinde akredite edilmiştir. Bu da Konya’mızdaki kurumların ne kadar uyumlu çalıştığının net bir göstergesidir" dedi. "Biz bir aileyiz" AFAD Gönüllülük, Sivil Savunma ve Akreditasyon Daire Başkanı Hüseyin Ceven de, "Biz bir aileyiz. Bugün burada bu ailenin ortak neferi olmaktan mutluyuz. Çünkü biz hep şunu söylüyoruz; büyük afetlerde sivil kapasite olmadan hiçbir devlet yeterli değil. Gönüllülerle çalışmanın faydası çok büyük. Bunu Kahramanmaraş depremlerinde de fazlasıyla gördük" diyerek yeni akreditasyon alanları hakkında bilgi verdi. AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü Sadi Ergin, "Bu buluşma, hafızamızda hala taze, hala yüreğimizde acısı dinmeyen büyük bir gerçeğin, 6 Şubat’ın bizlere yüklediği tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır. O zorlu günlerde bu ruhun en somut, güçlü ve en organize örneğini sergileyen illerimizden biri de şüphesiz Konya’mızdır. Burada başta Valimizin, Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve ilçe belediye başkanlarımızın şahsında tüm Konyalı kardeşlerimize kurumum ve şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Bugün STK’larımızın köklü kuruluşlarının ve yerel yönetim ekiplerinin burada akredite olması sadece bir prosedür değil, bu güvenin ve yetkinliğin tescillenmesidir" ifadelerini kullandı. "Gönüllülük esası; afet yönetim sisteminin vazgeçilmez bir parçasıdır" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Türkiye’nin coğrafi konumu, jeolojik yapısı ve iklim özellikleri itibarıyla afet risklerinin yüksek olduğu bir bölgede yer aldığını hatırlatarak, "Bu gerçek bizlere şunu açıkça göstermiştir: Doğru bir afet yönetimi, afet olmadan önce riskleri iyi analiz eden, eğitimli insan gücüne odaklanan ve kurumsal kapasitesini sürekli geliştiren bütüncül bir yaklaşımla sağlanabilir. Bu anlayış içerisinde gönüllülük esası ise; afet yönetim sisteminin vazgeçilmez bir parçasıdır. Gönüllülerin bilgiyle, eğitimle ve akreditasyonla sürece dahil edilmesi, sahadaki müdahale gücünü artırdığı gibi, toplumun afetlere karşı direncini de güçlendirmektedir" dedi. "Konya’da kurduğumuz bu yapı; devletimizin elini güçlendirecek bir model niteliği taşımaktadır" Başkan Altay, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Konya Büyükşehir Belediyesi olarak bizler de bu sorumluluk bilinciyle hareket ederek Türkiye’de hafif, orta ve ağır seviye kentsel arama ve kurtarma akreditasyonunun üçünü birden alan ilk yerel yönetim olmayı başardık. Bugün Konya’da kurduğumuz bu yapı; afetlere karşı devletimizin elini güçlendirecek bir model niteliği taşımaktadır. Derin bir teessürle belirtmek isterim ki; 6 Şubat 2023 sabahına karşı, bu toprakların gördüğü en ağır imtihanlardan biriyle yüz yüze geldik. Bir gecede zaman durdu; umut nefessiz kaldı, şehirlerimiz sessizliğe gömüldü. On binlerce canımızı yitirdik, yüreklerimiz yangın yerine döndü. O karanlık saatlerde yaşadığımız acı, kelimelerle tarif edilemeyecek kadar derin, izleri silinmeyecek kadar ağırdı. Ancak aynı gün, bu milletin asırlardır taşıdığı merhametin, fedakarlığın ve dayanışma ruhunun da bütün çıplaklığıyla ortaya çıktığı bir gün oldu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devletimiz, ilk andan itibaren tüm imkanlarıyla sahadaydı. Kurumlarımız, personelimiz ve gönüllülerimiz tek yürek halinde harekete geçti." "Hatay’da edindiğimiz her tecrübe, bizlere hazırlıklı olmanın binlerce hayat kurtarabileceğini ispatlamış oldu" Konya olarak ilk andan itibaren deprem bölgesine koştuklarını aktaran Başkan Altay, "Hatay’daki kardeşlerimizin yanında olmaya gayret ettik. Tüm bu süreç boyunca ilçe belediyelerimizle birlikte toplam 3 bin 369 personelimizle sahada görev aldık. Büyükşehir Arama Kurtarma ekiplerimiz ise hepimize umut olan 168 vatandaşımızı enkazdan sağ olarak çıkarmayı başardı. Bu gayretin nihai sonucunda, Hatay’da edindiğimiz her tecrübe; bizlere hazırlıklı olmanın, koordinasyonu güçlü tutmanın ve gönüllü-profesyonel yapıyı birlikte inşa etmenin binlerce hayat kurtarabileceğini ispatlamış oldu. Gönüllü itfaiyecilik modelinin önemini de bu noktada özellikle vurgulamak isterim. Çünkü afetlere karşı mücadele, tek bir kurumun omuzlarına bırakılacak bir yük değildir. Toplumun her kesimini içine alan, kapsamlı bir dayanışma hareketini zorunlu kılan zorlu dönemlerdir" diye konuştu. "Gönüllü İtfaiyecilik Projesi"nin önemini anlattı Belediye olarak hayata geçirdikleri Gönüllü İtfaiyecilik Projesi’nin bu anlayışın somut bir tezahürü olduğunu vurgulayan Başkan Altay, "Bugün 31 ilçede, 615 mahallede, 2 bin 830 gönüllü itfaiyeciye ulaşarak yüzlerce olaya ilk müdahaleyi mümkün kılan güçlü bir yapı oluşturmuş durumdayız. Bu yapı, Konya’nın afetlere hazırlık konusundaki kararlılığının ve insan odaklı yaklaşımının açık bir göstergesidir. Bizler için afetlere hazırlık; bir görev tanımından ya da bir unvandan ibaret değildir. Bu hazırlık; enkaz altından çıkarılan bir canın nefesi, bir annenin evladına yeniden kavuşması, bir çocuğun hayata tutunması demektir. Bugün teslim ettiğimiz her sertifika, aldığımız her akreditasyon belgesi; aslında bir hayatı daha kurtarabilmek adına verdiğimiz sözün belgesidir. Konya olarak bu sözü tutmaya, nerede bir ihtiyaç varsa orada olmaya, devletimizin ve milletimizin emanetini omuzlarımızda taşımaya devam edeceğiz" açıklamalarını yaptı. Konya’daki STK’lara ekipman desteği Bu anlayış doğrultusunda, afet ve acil durumlara hazırlık kapasitelerini daha da güçlendirmek amacıyla belediye olarak yeni bir destek projesini daha hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını kaydeden Başkan Altay, şunları kaydetti: "Şehrimizde faaliyet gösteren ve Kentsel Arama Kurtarma Akreditasyon sürecine başvurusu kabul edilen sivil toplum kuruluşlarımıza ekipman desteği sağlayacağız. Böylece sivil toplum kuruluşlarımıza da önemli bir destek veriyoruz ama bu işte asıl önemli olan insan kaynağı, gönüllüler. Akreditasyon süreci hafif seviyede olan kuruluşlarımıza 500 bin, orta seviyede olan kuruluşlarımıza ise 1 milyon lira destekte bulunacağız. Hayırlı, uğurlu olsun. Bu desteklerle; güçlü ekipman, doğru eğitim ve etkili koordinasyon anlayışıyla Konya’nın afetlere karşı örnek bir şehir olma vasfını da pekiştirmiş olacağız. Bu sürece gönüllülük ruhuyla katkı sunan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza ve fedakar gönüllülerimize teşekkür ediyor; Konya’nın bu alandaki çalışmalarının etki alanını genişleterek hem ulusal hem de uluslararası ölçekte örnek olmaya devam edeceğine yürekten inanıyoruz. Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza etsin; bizleri de her şartta milletimizin umudu olabilecek güç ve dirayette daim eylesin." "Bir afet olduğunda kahraman arkadaşlarımızla birlikte ülkemizin her noktasında göreve hazır bir şekilde buradayız" 6 Şubat depremlerinde tüm Konya’nın topyekün halde yardım seferberliğine koştuğunu kaydeden Başkan Altay, "Yaklaşık 40 gün boyunca Hatay’da deprem bölgesinde arkadaşlarımızla ve Hataylı kardeşlerimizle birlikte zorlukları paylaştık ve çözüm üretmeye gayret ettik. Bugün 6 Şubat denince herkes mutlaka Konya ve Hatay konusunda bir şeyler söyleme gereği hissediyor. Bu aslında büyük bir kıvanç ama aynı zamanda büyük bir sorumluluk. AFAD ile üç seviyede hafif, orta ve ağır akreditasyon alan ilk belediye olarak bu sorumluluğumuzun bilincinde olduğumuzu bir kez daha ispatlamış olduk. AFAD Başkanlığımıza, Bakanımıza teşekkür ediyorum. İçişleri Bakanı’nın memleketinin belediyesinin bu sertifikayı ilk alması da çok kıymetlidir diye düşünüyorum. Valimizin riyasetinde kamu kurumlarımızla çok güzel bir koordinasyonla bu süreci yürütüyoruz. Rabbim her türlü tehlikeden önce şehrimizi sonra ülkemizi korusun. Ama bir afet olduğunda bilelim ki biz elimizden gelen bütün hazırlıkları yapmış bir şekilde, kahraman arkadaşlarımızla birlikte ülkemizin her noktasında göreve hazır bir şekilde buradayız" sözleriyle konuşmasını tamamladı. "Sertifika alan her bir gönüllümüzün afet anlarında toplumumuza karşı üstlendiği görevi aynı hassasiyet ve ciddiyetle sürdüreceğine yürekten inanıyorum" Konya Valisi İbrahim Akın ise afetlere karşı hazırlıklı olmanın, olay anında hızlı, koordineli ve doğru müdahaleyi mümkün kılacak güçlü iş birliğini tesis etmenin hayati önem taşıdığını dile getirerek, "Bu doğrultuda Konya’mızda kentsel arama kurtarma ve afetlerde acil barınma faaliyetleri kapsamında oluşturulan toplamda geçen yılla beraber 15 ekip, 621 kişiden oluşan ekiplerimiz, titiz bir çalışma ve eğitim sürecinin sonunda başarılı bir şekilde akredite edilmiştir. Akreditasyon süreci, afetlere hazırlıklı olma anlayışımızın, kurumsal disiplinimizin ve sorumluluk bilincimizin sahadaki somut karşılığını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede tüm ekiplerimizin her türlü afet durumunda görev yapabilecek yüksek standartlara sahip yetkinlikte ve donanımda olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Sertifika alan her bir gönüllümüzün afet anlarında toplumumuza karşı üstlendiği görevi aynı hassasiyet ve ciddiyetle sürdüreceğine yürekten inanıyor, başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu. Programa; Konya Cumhuriyet Başsavcısı Cuma Çoban, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul, protokol üyeleri ve davetliler katıldı. Konuşmaların ardından düzenlenen sertifika teslim töreninde Vali Akın, Başkan Altay, AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü Ergin ve protokol tarafından Konya Büyükşehir Belediyesi’ne hafif-orta ve ağır düzeyde arama-kurtarma akreditasyon belgeleri takdim edildi. Ayrıca AFAD’a akredite olmuş STK’lara da sertifika ve arma takdimi gerçekleştirildi.