Yerel Haberler
Konya
19 Nisan 2026 Pazar - 13:35 Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.
Babasından öğrendiği tahta kaşıkçılığı yaşatıyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:11 Babasından öğrendiği tahta kaşıkçılığı yaşatıyor Konya’nın Hadim ilçesinde yaşayan 63 yaşındaki İlyas Vurgun, babasından küçük yaşlarda öğrendiği tahta kaşık yapımını yıllardır sürdürerek ata mirasına sahip çıkıyor. Hadim’in dağlık yapısıyla bilinen Gezlevi Mahallesi’nde yaşayan İlyas Vurgun, çocukluk yıllarında babasının yanında başladığı tahta kaşık yapımını bugün de aynı özenle devam ettiriyor. Henüz küçük yaşlarda mesleği öğrenen Vurgun, zamanla bu zanaatı bir geçim kaynağı ve yaşam biçimi haline getirdi. Tahta kaşık yapımında kullanılacak ağacı bizzat kendisinin seçtiğini anlatan Vurgun, "Ben kendim dağdan beğendiğim, kaşık olabilecek ağaçları bulup getiriyorum. Ak şimşir, taş şimşir ve boz armut (ahlat) ağaçlarından yapıyorum. Başka tür ağaçlardan da yapanlar varmış ama onu ben anlamam" dedi. Genellikle çorba kaşığı, yemek kaşığı ve kepçe yaptığını ifade eden Vurgun, mesleği neredeyse ömrü boyunca sürdürdüğünü söyledi. "Ben kendimi bildim bileli kaşık yaparım. Bu benim baba mesleğim" diyen Vurgun, el emeği ürünlere olan ilginin son yıllarda yeniden artmaya başladığını dile getirdi. Tahta kaşığın sağlıklı ve dayanıklı olduğuna dikkat çeken Vurgun, "Tahta kaşığı isteyen çok var. Ekseriyetle kadınlar talep ediyor. Yakmadıktan sonra istediğin kadar kullanılabilir. Ateşe atmadıktan sonra ömür boyu dayanır. Demir kaşık bile anında kararır ama tahta kaşık doğal olduğu için hem sağlıklı hem de uzun ömürlüdür" ifadelerini kullandı. El işçiliğiyle yapılan kaşıkların zahmetli bir süreçten geçtiğini anlatan Vurgun, ağacın kesilmesinden şekil verilmesine kadar her aşamanın sabır gerektirdiğini belirtti. Teknolojinin gelişmesiyle fabrikasyon ürünlerin yaygınlaştığını ancak doğal ürünlere yönelimin arttığını söyleyen Vurgun, bu durumun kendisini mutlu ettiğini dile getirdi. Gençlerin bu tür zanaatlara ilgi göstermemesinden yakınan Vurgun, ata mesleklerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Mesleğini öğrenmek isteyenlere her zaman kapısının açık olduğunu belirten İlyas Vurgun, "Bu işler sabır ister, emek ister. Ama öğrenmek isteyen olursa bildiklerimi seve seve öğretirim" diye konuştu.
UEC 2026 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nın ilk günü sona erdi
01 Şubat 2026 Pazar - 23:44 UEC 2026 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nın ilk günü sona erdi UEC 2026 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nda ilk günün akşam seansı yarışları tamamlandı. Konya’da 1-5 Şubat tarihleri arasında Avrupa Bisiklet Birliği ile birlikte Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Bisiklet Federasyonu ile Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinasyonunda, Konya Valiliği ve Konya Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Spor Toto ve Türk Telekom ana sponsorluğunda düzenlenen UEC 2026 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nda ilk günün akşam seansı yarışları tamamlandı. Avrupa’nın en hızlı pist bisikletçileri, izleyicilerin yoğun ilgisi altında mücadele, tempo ve adrenalinin zirveye çıktığı yarışlarda unutulmaz anlar yaşattı. Şampiyona kapsamında tribünleri dolduran seyirciler arasında Konya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen çekilişle bisiklet kazanan 10 talihli belirlendi. Erkekler eliminasyon finali, sporcuların düşmesi nedeniyle iki kez nötralize edilirken, milli bisikletçi Ramazan Yılmaz mücadeleyi 10. sırada tamamladı. Ay-yıldızlı formayla piste çıkan Türk sporcular, Konya Olimpik Velodromu’nda izleyenlere milli bir coşku yaşatırken, kadınlar Scratch Yarışında Reyhan Yakışır da Türkiye’yi temsil eden diğer sporcu oldu. Avrupa Şampiyonası’nın resmi açılış töreni Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Türkiye Bisiklet Federasyonu ve Balkan Bisiklet Birliği Başkanı Emin Müftüoğlu ve Avrupa Bisiklet Birliği Başkanı Enrico Della Casa’nın konuşmaları ile başladı. Türkiye’de ilk kez düzenlenen ve Dünya Bisiklet Birliği’nin 2026 yılı faaliyet programında yer alan Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nın açılışını Konya’da gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını belirten Konya Valisi İbrahim Akın, "Avrupa’nın en iyi bisikletçilerini şehrimizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Selçuklu’nun kadim başkenti Konya, 680 kilometrelik bisiklet yolu ağıyla Türkiye’nin en uzun bisiklet yoluna sahip şehri olarak bisiklet kenti kimliğini güçlendirmektedir. Türkiye’nin ilk ve tek modern velodromu olan Konya Olimpik Velodromu, geçtiğimiz yıl Uluslar Kupası’na başarıyla ev sahipliği yapmış, bu yıl da Avrupa Şampiyonası ile uluslararası spor organizasyonlarındaki öncü rolünü sürdürmektedir. 1-5 Şubat tarihleri arasında 30 ülkeden 315 sporcuyu Konya’da ağırlamak bizler için büyük bir onur kaynağıdır. Bu organizasyon, ülkemizin spor altyapısını ve Konya’nın bisiklet sporundaki konumunu uluslararası alanda bir kez daha ortaya koymaktadır" dedi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Konya, barışın ve kardeşliğin şehri olmasının yanı sıra, son yıllarda yapılan tesisler ve uluslararası organizasyonlarla güçlü bir spor kenti kimliği kazanmıştır. Daha önce uluslararası kupalara ev sahipliği yapan olimpik velodromumuzda bugün Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nı ağırlamanın gururunu yaşıyoruz. Bisiklet kültürü, 1923’ten bu yana bu şehrin bir parçasıdır. Türkiye’nin ilk olimpik velodromu, ulaşım altyapısıyla Konya, bisiklet sporunun merkezlerinden biri olmaya devam etmektedir. Bu önemli organizasyonda yarışan tüm sporculara başarılar diliyor, Konyalıları 5 Şubat’a kadar sürecek şampiyonayı izlemeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye Bisiklet Federasyonu ve Balkan Bisiklet Birliği Başkanı Başkanı Emin Müftüoğlu da, "Geçtiğimiz yıl Konya’da başarıyla gerçekleştirilen organizasyonların ardından, Avrupa Bisiklet Birliği ile yapılan görüşmelerde Avrupa Şampiyonası hedefi dile getirilmişti. Bugün bu hedefin ilk adımını hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu organizasyonun Konya’da düzenlenebilmesi, Türkiye’nin ilk olimpik velodromuna sahip olmamız sayesinde mümkün olmuştur. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın koordinasyonunda, Konya Valiliği, Konya Büyükşehir Belediyesi ve ilgili tüm paydaşlarla birlikte Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nı gerçekleştirmekteyiz. Ön hazırlıkları tamamlanan bu organizasyonun, dünya çapında ses getiren ve rekorlara sahne olan bir şampiyona olmasını hedefliyoruz" şeklinde konuştu. 30 ülkeden 300’e yakın sporcunun katılımıyla düzenlenen 2026 UEC Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nın açılışında Konya’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu söyleyen Avrupa Bisiklet Birliği Başkanı Enrico Della Casa, "Konya Olimpik Velodromu yalnızca bir spor tesisi değil; büyümeyi, vizyonu ve küresel ölçekte bisiklet sporuna katkı sunma hedefini simgeleyen önemli bir merkezdir. Daha önce Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan bu tesisin bugün Avrupa Şampiyonası’na ev sahipliği yapması, Konya’nın uluslararası bisiklet organizasyonlarındaki konumunu açıkça ortaya koymaktadır. Sporun yalnızca bir yarış değil; sosyal, kültürel ve eğitsel gelişim için güçlü bir araç olduğuna inanıyoruz. Konya’nın bisiklet kültürü, şehir genelinde uzanan bisiklet yolları ve günlük yaşamda bisiklet kullanımının yaygınlığıyla da kendini göstermektedir. Bu şampiyonanın yalnızca sportif bir başarı değil, aynı zamanda insan ruhunu, birlikteliği ve Türkiye’nin zengin kültürel mirasını yansıtan bir organizasyon olacağına inanıyorum" diye konuştu. 2026 UEC Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nın akşam seansında gerçekleştirilen final yarışlarının ardından ilk madalyalar ve Avrupa şampiyonu formaları sahiplerini buldu. Madalya töreninde ödüller; Avrupa Bisiklet Birliği Başkanı Enrico Della Casa, Avrupa Bisiklet Birliği Asbaşkanı Raivo Rand, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Türkiye Bisiklet Federasyonu ve Balkan Bisiklet Birliği Başkanı Emin Müftüoğlu, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkan Vekili Fikret Hayali ve Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz tarafından takdim edildi. 1 Şubat-2. Seans Sonuçları: Kadınlar Scratch Yarışı Altın: Helene Hesters - Belçika Gümüş: Aline Seitz - İsviçre Bronz: Lena Charlotte Reissner:- Almanya Erkekler Elimination Yarışı Altın: Aagard Tobias Hansen - Danimarka Gümüş: Tim Torn Teutenberg - Almanya Bronz: Jules Hesters - Belçika Kadınlar Team Sprint Altın: Almanya Gümüş: Büyük Britanya Bronz: Hollanda Erkekler Team Sprint Altın: Fransa Gümüş: Büyük Britanya Bronz: İtalya İlk günün ikinci seansında da sporcular hem bireysel hem de takım disiplinlerinde üst düzey performanslarıyla dikkat çekti. Tribünlerdeki heyecan ve rekabet seviyesi gün boyunca artarak devam etti. UEC 2026 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası, ikinci gününde yarışlarla sürecek. Sporcular, farklı disiplinlerde madalya mücadelesi için piste çıkacak. İkinci gün programında; Kadınlar ve Erkekler bireysel pist yarışları, takım ve eleme formatındaki mücadeleler, final ve yarı final seansları yer alacak.
KTO Başkanı Öztürk: "Sanayi Alanları Master Planı Türkiye için kritik bir adım"
01 Şubat 2026 Pazar - 11:53 KTO Başkanı Öztürk: "Sanayi Alanları Master Planı Türkiye için kritik bir adım" KTO Başkanı Selçuk Öztürk, geçtiğimiz günlerde açıklanan Sanayi Alanları Master Planı’nın önemine değinerek; "Marmara’da sıkışmış sanayi yapımızın Anadolu’da büyütülmesine yönelik ortaya konulan bu vizyon; ülkemizin sanayi geleceği, bölgesel dengelerin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından son derece kıymetlidir" dedi. Konya Ticaret Odası’nda (KTO) Ocak ayı Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak katılan Türkiye Hayat Emeklilik İç Anadolu Bölge Müdürü İbrahim Boğa, PTT Bölge Müdürü Mustafa Çalışkan ve Karatay Özel Eğitim Meslek Okulu Müdürü Soner Selçuk Tekeli kurumlarıyla ilgili sunum gerçekleştirirken, toplantıda oda faaliyetleri ve güncel ekonomik konular ele alındı. Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, sözlerine Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Suriye sınır hattında dalgalanan şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen menfur saldırıyı kınayarak başladı. Başkan Öztürk, "Türk Bayrağı’na uzanan her el, doğrudan devletimizin varlığına, birliğine ve bütünlüğüne yönelmiş bir saldırı anlamı taşımaktadır. Bu tür provokatif girişimlerin, milletimizin birlik ve beraberlik şuurunu daha da güçlendireceğine inanıyorum" ifadeleriyle birlik ve beraberlik mesajı verdi. "Ortaya konulan vizyon son derece önemli" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Alanları Master Planı çerçevesinde Samsun-Mersin hattı üzerinde, Konya’nın da aralarında bulunduğu 13 ilde sanayi yatırım alanı ilan edilmesinin Türkiye’nin geleceği adına önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Başkan Öztürk şunları kaydetti: "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız Konya’nın da arasında bulunduğu 13 ili kapsayan bir sanayi aksı açıkladı. Master Plan’ın ilk fazında Samsun - Mersin hattında; Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat olmak üzere 13 şehirde toplam 59 bin hektarlık alanda 16 yeni yatırım alanı oluşturuldu. Bu illerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ve mal taşımacılığında öncelikli yatırım alanları olarak belirlendi. Gelinen aşamada, Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’da sıkışmış sanayi yapımızın Anadolu’da büyütülmesine yönelik ortaya konulan bu vizyon; ülkemizin sanayi geleceği, bölgesel dengelerin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından son derece kıymetlidir. Bu vesileyle, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza teşekkür ediyor; alınan kararların ülkemize, Konya’mıza ve iş âlemimize hayırlı olmasını diliyorum." "2026 dengeli büyüme anlayışının güçlendiği bir yıl olacak" 2026 yılının ilk ayının, dünya siyasetinin ve küresel ekonominin belirsizlik ve kırılganlık ortamının daha da derinleştiği bir dönemin başlangıcı olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin, yalnızca siyasi dengeleri değil; ekonomik beklentileri, ticaret ilişkilerini ve yatırım kararlarını da doğrudan etkilediğine değindi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerle birlikte Türkiye açısından 2026 Ocak ayının, hem bölgesel gelişmelerin yakından izlendiği hem de ekonomik beklentilere odaklanılan bir dönem olduğunu belirten Başkan Öztürk, "2025’ten 2026’ya uzanan süreç, yalnızca bir takvim değişikliğini değil; ekonomi politikalarında denge arayışının ve güvenin yeniden inşasının öne çıktığı bir geçiş dönemini ifade etmektedir. 2025 yılı boyunca yüksek enflasyonla mücadelede kararlı bir duruş sergilenmiş; para politikasında uygulanan sıkı çerçeve ile fiyat istikrarı temel öncelik haline getirilmiştir. Yılın son aylarında enflasyon tarafında gözlenen kademeli gerileme, bu politikanın somut sonuçlar üretmeye başladığını göstermiştir. Enflasyonun hız kesmesi, yatırımcıdan sanayiciye, ihracatçıdan tüketiciye kadar tüm kesimler için daha öngörülebilir bir ekonomik ortam anlamına gelmektedir. Bu sürecin önemli göstergelerinden biri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısında attığı adımdır. Politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 37 seviyesine çekilmesi, piyasa beklentilerinin altında kalmış olsa da; dezenflasyon sürecine olan bağlılığın ve temkinli yaklaşımın korunduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Bu çerçevede 2026 yılı, Türkiye ekonomisi açısından yalnızca rakamların değil; güvenin, öngörülebilirliğin ve dengeli büyüme anlayışının güçlendiği bir yıl olma potansiyeli taşımaktadır. Temel hedefimiz; enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımları kalıcı hâle getirirken, üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyen sürdürülebilir bir büyüme patikasını güçlendirmektir" ifadelerini kullandı. Başkan Öztürk ayrıca KOSAM tarafından hazırlanan "Dünya Ne Konuşuyor" başlıklı sunumunu ve Konya Ticaret Odası Ocak ayı faaliyetlerini Meclis Üyeleriyle paylaştı.
SAGEM’den ailelere akran zorbalığı ile mücadele semineri
01 Şubat 2026 Pazar - 11:20 SAGEM’den ailelere akran zorbalığı ile mücadele semineri Konya’da Selçuklu Aile Gelişim Merkezi (SAGEM) tarafından ailelerin günlük hayatta sıklıkla karşılaştığı sorunlardan biri olan "Akran Zorbalığı ile Mücadele" konusu ele alındı. Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan ve aile kurumunun yapısını güçlendirmeyi hedefleyen SAGEM, ailelerin gelişimini desteklemeye yönelik eğitim programları ve seminerlerine devam ediyor. Bu kapsamda çocuk ve ergenlerin sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyen "Akran Zorbalığı ile Mücadele" konulu bir bilgilendirme semineri düzenlendi. SAGEM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde, alanında uzman konuşmacı tarafından ailelere; akran zorbalığının çocukların psikolojik gelişimi üzerindeki etkileri, zorbalığın erken belirtileri, ailelerin ve öğretmenlerin alabileceği önlemler ile çocuklara sağlıklı baş etme becerileri kazandırmanın yolları anlatıldı. Uzman konuşmacı, zorbalığın yalnızca mağdur çocukları değil, zorbalık yapan çocukları ve tanık olan akranları da olumsuz etkilediğini vurgulayarak, toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti. Ayrıca çocukların güvenli sosyal ilişkiler kurabilmeleri, sağlıklı iletişim becerileri geliştirebilmeleri ve zorbalıkla karşılaştıklarında etkili baş etme yöntemleri üzerinde duruldu. Seminerde, akran zorbalığıyla karşılaşılan durumlarda ebeveynlerin ve eğitimcilerin üstlenebileceği roller hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verildi. "SAGEM bünyesinde ailelerimizi bilinçlendirmeye yönelik eğitim çalışmalarına devam edeceğiz" SAGEM bünyesinde aileleri bilinçlendirmeye yönelik eğitim çalışmalarının artarak devam edeceğini belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, güçlü bir aile yapısıyla mümkündür. Akran zorbalığı gibi günümüzde sıkça karşılaşılan konulara karşı ailelerimizi bilinçlendirmek bizim önceliklerimiz arasında yer alıyor. SAGEM aracılığıyla ailelerimizin her alanda yanında olmaya ve bu tür seminerlerle toplumsal farkındalığı artırmaya devam edeceğiz" dedi. Seminere yoğun ilgi gösteren vatandaşlar, akran zorbalığını günümüzün en büyük sorunlarından biri olarak gördüklerini ifade ederek Selçuklu Belediyesi ve SAGEM ekibine böylesi etkili ve bilgilendirici bir seminer için teşekkürlerini ilettiler.
Tarihi dönüşüm projesinde ikinci etap süreci başladı
01 Şubat 2026 Pazar - 10:47 Tarihi dönüşüm projesinde ikinci etap süreci başladı Konya’da, Türkiye’nin en büyük ihya projeleri arasında yer alan "Türbe Arkası Kentsel Yenileme Projesi"nin ikinci etabı kapsamında, Aziziye Mahallesi’nde bulunan 6 adet tescilli yapının rekonstrüksiyon çalışmaları başladı. Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, ilçenin tarihi ve kültürel mirasını koruyarak geleceğe taşımak amacıyla, geçmişle gelecek arasında güçlü bir köprü kuracak önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Bu çerçevede Mevlana Türbesi arkasında yer alan tarihi dokunun korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar, planlı ve çok aşamalı bir dönüşüm süreciyle devam ediyor. Aslına uygun bir şekilde yeniden canlanacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliğiyle yürütülen projede; birinci etapta yapım çalışmaları hızla devam eden Karatay Arastası, ikinci etapta Aziziye Mahallesi’ndeki 6 tescilli yapının rekonstrüksiyonu, üçüncü etapta ise Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek Mevlevihane yer alıyor. Karatay Belediyesi, Türbe Arkası Kentsel Yenileme Projesi’nin ikinci etabı kapsamında, zamana tanıklık etmiş bu 6 tescilli yapıyı aslına uygun biçimde yeniden inşa ederek hem kültürel mirası korumayı hem de bu mirası gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Karatay Arastası’na birkaç adım mesafede bulunan bu yapılar, tamamlandığında bölgenin tarihi dokusunu en canlı şekilde yansıtacak. Projede; zemin katlarda Sille taşı, üst katlarda ahşap karkas ve kerpiç yapı sistemi, alaturka kiremitli çatılar gibi geleneksel mimari unsurlar kullanılacak. İkişerli yerleşim düzeniyle planlanan yapılarda mahremiyet ve komşuluk ilişkileri ön planda tutulacak. Ahşap tablalı kapılar, orta sofalı plan şeması, hidrolik kireçli horasan sıva ile nefes alan duvarlar, moloz taş duvarlar ve andezit döşemeli avlular projeye otantik bir kimlik kazandıracak. Tamamlandığında Karatay Arastası’nın kültür ve turizm aksına önemli katkı sunacak olan bu yapılar, mahalle sakinleri için nitelikli bir yaşam alanı, şehre gelen ziyaretçiler için ise Konya’nın ruhunu yansıtan özel bir durak olacak. "Karatay’ın tarihi mirasını geleceğe taşıyoruz" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türbe Arkası Kentsel Yenileme Projesi’nin ikinci etabı kapsamında Aziziye Mahallesi’nde başlatılan rekonstrüksiyon çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Kılca, hayata geçirilen her hizmetin geleceğe bırakılan kıymetli bir eser olduğunu ifade etti. Projenin, geçmişle gelecek arasında güçlü bir bağ kurduğunu belirten Kılca, tarihi dokunun korunarak yaşatılmasının öncelikleri arasında yer aldığını dile getirdi. 2021 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yenileme alanı ilan edilen bölgede yürütülen kamulaştırma sürecinin başarıyla tamamlandığını hatırlatan Başkan Kılca, toplam 100 bin metrekarelik alanda üç etap halinde sürdürülen çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Yenileme çalışmalarının yalnızca fiziki bir dönüşüm olmadığını vurgulayan Başkan Kılca, bu projeyle birlikte Karatay’ın tarihi hafızasının, geleneksel yaşam kültürünün ve mimari mirasının yeniden canlandırıldığını ifade etti. Aslına sadık kalınarak yürütülen çalışmalarla bu güçlü mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının hedeflendiğini belirten Kılca, tamamlandığında bu yapıların Karatay Arastasının kültür ve turizm aksına önemli katkılar sunacağını kaydetti. Başkan Kılca, projenin Karatay ve Konya için hayırlı olmasını temenni etti.