Yerel Haberler
Konya
23 Nisan 2026 Perşembe - 16:29 Beyşehir’de 23 Nisan’da gastronomi ve kültür buluşması Konya’nın Beyşehir ilçesinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çerçevesinde düzenlenen "Gençlik ve Lezzet Festivali" büyük bir katılımla başladı. İki gün sürecek festival, gastronomi ile gençliği aynı çatı altında buluşturdu. Festival, tarihi Eşrefoğlu Camii önünde yapılan buluşmayla start aldı. Anıt Alanına yürüyüş ve çelenk koyulmasının ardından kortej, göl kenarındaki Vuslat Parkı’na kadar devam etti. Açılış programı, İlçe Müftüsü Enes Aktaş’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Türkiye Aşçılar Federasyonu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Erol, konuşmasında 23 Nisan’ın anlam ve önemine dikkat çekerek, federasyonun 20 bin profesyonel şef ve 43 dernekle Türkiye genelinde üretim ve emek mücadelesi verdiğini ifade etti. Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır ise festivalin Beyşehir’de geleneksel hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Beyşehir Kaymakamı Mustafa Kemal Akpınar da festivalin sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda kültürel mirasın yaşatıldığı önemli bir buluşma olduğunu belirtti. Beyşehir’in köklü mutfak kültürüne dikkat çeken Akpınar, gençlerin üretim sürecindeki rolünün büyük önem taşıdığını ifade etti. Festival kapsamında Türkiye Aşçılar Federasyonu milli takım şeflerinin sanat atölyesi açıldı. Liseler arası yemek yarışmasının ilk etabı gerçekleştirilirken, federasyonun ikram stantları da ziyaretçilere kapılarını açtı. Etkinlikler arasında 1001 balonla dilek uçurtma etkinliği, "Minik Ellerle Tatlı Yapıyoruz" atölyesi, Çocuk etkinlik büfesi panel ve söyleşiler yer aldı. Festival, liseler arası yarışmanın diğer etapları ve çeşitli etkinliklerle iki gün boyunca devam edecek.
Kalp ağrısı sanılıyor, reflü çıkıyor
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:01 Kalp ağrısı sanılıyor, reflü çıkıyor Modern yaşamın getirdiği stres, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve hareketsizlik Gastroözofageal reflü hastalığının görülme sıklığını her geçen gün artırıyor. Reflünün, mide asidi ve mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkan, kronik seyirli bir sindirim sistemi hastalığı olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilal Toka, reflünün yalnızca yaşam kalitesini düşürmekle kalmadığını, tedavi edilmediğinde ciddi ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Reflü hastalığı, çoğu zaman basit bir mide yanması olarak algılansa da göğüsten boğaza, solunum yollarından yutma fonksiyonuna kadar pek çok sistemi etkileyen farklı belirtilerle kendini gösterebiliyor. Medicana Konya Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilal Toka, kalp ağrısı sanılan göğüs ağrılarının önemli bir bölümünün aslında reflüden kaynaklanabileceğine dikkat çekti. Tedavi edilmeyen reflü, yemek borusu kanserine neden olabilir Reflünün temelinde, mide ile yemek borusu arasındaki alt özofagus sfinkterinin yeterince iyi çalışmaması yer alıyor. Mide asidinin, mide ile yemek borusu arasındaki kapakçığın işlev bozukluğu nedeniyle yemek borusuna kaçtığını ve koruyucu tabakası olmayan yemek borusu mukozasında hasara yol açtığını belirten Doç. Dr. Bilal Toka, şu açıklamalarda bulundu: "En sık görülen belirtiler arasında göğüste yanma, ağıza acı-ekşi tat gelmesi, mide ağrısı ve yutma güçlüğü bulunur. Ayrıca ses kısıklığı, kronik öksürük, boğazda yanma ve geceleri artan nefes darlığı da reflü ile ilişkili olabilir. Yapılan çalışmalar, kalp ağrısını düşündüren göğüs ağrısıyla acil servise başvuran hastaların yaklaşık yarısında nedenin reflü olabildiğini göstermektedir. Bu nedenle özellikle tekrarlayan göğüs ağrısı, uzun süren mide yanması ve boğaz şikayetleri olan hastaların, kalp kaynaklı bir sorun olmasa dahi reflü açısından değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır." Tedavi edilmeyen reflü hastalığının zamanla yemek borusunda iltihaplanmaya neden olabileceğini ifade eden Doç. Dr. Bilal Toka, ileri ve uzun süreli vakalarda ise ülser, kanama, yemek borusunda darlık ve buna bağlı yutma güçlüğü gelişebileceğini kaydetti. Uzun yıllar süren reflü hastalığında Barrett özofagusu gelişebileceğini belirten Doç. Dr. Toka, bu durumun yemek borusu kanseri açısından önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çekerek, "Reflü hastalığının tedavi edilmemesi ayrıca kronik farenjit, larenjit, diş çürükleri, sinüzit atakları ve astım benzeri solunum sorunlarına da neden olabiliyor" dedi. "Geç saatte yemek reflüyü artırıyor" Reflü tedavisinde yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının belirleyici rol oynadığını vurgulayan Doç. Dr. Bilal Toka, şu bilgileri verdi: "Aşırı kilo, sigara ve alkol kullanımı, yağlı ve baharatlı yiyecekler, çikolata, kafeinli ve gazlı içecekler şikayetleri artırabiliyor. Hazır gıdaların etkisi de yadsınamaz. Geç saatlerde yemek yemek ve tok karna uzanmak da reflüyü kolaylaştırıyor" ifadelerini kullandı. Reflü hastalığının tanısında hastanın şikayetlerinin yanı sıra endoskopi ve gerekli durumlarda PH incelemelerinin kullanıldığını belirten Doç. Dr. Bilal Toka, tedavide yaşam tarzı değişikliklerinin ve mide asidini azaltan ilaçların ön planda olduğunu ifade etti. Bazı hastalarda ise endoskopik ya da cerrahi yöntemler gerekebileceğini kaydeden Toka, "Uzun süredir devam eden reflü şikayetleri, ilaçlara yanıt alınamaması, yutma güçlüğü, kilo kaybı veya kanama bulguları olan hastaların gecikmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerekmektedir’’ diye konuştu.
Hava yastıkları silikonlu, 11 değişik parçayla toplanan otomobil pes dedirtti
18 Aralık 2025 Perşembe - 09:41 Hava yastıkları silikonlu, 11 değişik parçayla toplanan otomobil pes dedirtti Konya’da otomobil almak isteyen bir kişi, 2 parça değişen olarak bildiği aracı ekspertize götürdü. Burada yapılan incelemede otomobilin hava yastıkları (airbag) silikonlu, kesme ve 11 parçasının da farklı araçtan parçalarla toplandığı ortaya çıktı. Otomobil almak isteyen A.I., beğendiği 2008 model Mercedes marka otomobili inceledikten sonra satıcı tarafından sadece 2 parça değişen olarak bilgilendirildi. A.I. aracı kontrol ettirmek için ekspertize götürdü. Burada yapılan inceleme sonrası hazırlanan raporda aracın, tavan, arka ve direk bölümlerinin farklı renkte olduğu, hava yastıklarına silikon sıkıldığı, 11 farklı araçtan parçalarla toplanarak satışa sunulduğu belirlendi. Detaylandırılan inceleme sonrası aracın parçalarının birbirinden farklı aynı marka, model araçlara ait olduğu raporlandı. Raporu gören A.I. aracı aldığı kişiye götürerek iade etti. "Araba yolda giderken ikiye veya üçe ayrılacak" Gelen aracın değişmeyen parçasının kalmadığını anlatan oto ekspertiz uzmanı Şenol Uysal, "Bu arabanın tamamı değişmiş. Aracın üstteki 11 parça metal bölümünün hepsi değişik, kılıç sacı değişik, şaseleri değişik, yani arabanın değişmeyen parçası kalmamış. Ek olarak ise aracın direkleri kesme, tadilat görmüş, raporunu da ben hazırladım, verdim. Gelen müşterimiz gerekli yerlere de müracaat edecek. Böyle araçların trafikte olmasına gerek yok bence, bu tür araçları trafikten men etmek lazım. Belki araba yolda giderken ikiye veya üçe ayrılacak" dedi. "Aracın 11 parçası farklı çıktı" Aracın ekspertize 2 parça değişenli olarak geldiğini ifade eden Uysal, "İncelediğimizde aracın 11 parçası farklı çıktı. Aracın bütün parçaları değişmiş. Kimisi çıkma takılmış, kimisi sök tak yapılmış, kimisi ise tadilat görmüş. Şaseler, direkler tamamı işlemli. Aracın podyosu, kılıç sacları değişmiş. Aracın alt bölmesinden ise eklemeleri var ve bazı airbag bölümlerine silikon sıkılmış. Aracı bu şeklide vatandaş görünce şok oldu zaten. Arabayı almayacağını, iade edeceğini söyledi. Bu aracın trafiğe çıkması bile sakıncalı yani araç tamamen hurda" şeklinde konuştu. Araç alacak vatandaşlara tavsiyede bulunan Şenol Uysal, "Araç alırken mutlaka ekspertizleri tercih edin. Tabela hiç önemli değil, ustayı bulmak lazım. 15 bin liraya ekspertiz yapanlar var ama yine de bilemeyenler var. Vatandaşlarımız bilen ustaları tercih etsin. Bir ekspertiz parası da 15 bin lira olamaz, emekli maaşı 15 bin lira. Tamirat yapmıyoruz, sadece bakıyoruz eksiklerini tespit ediyoruz. Bu bizim işimiz, biz bunu düşük rakamlarla da bakıyoruz ve düzgünce işimizi yapıyoruz" diye konuştu.
752. Vuslat Yıl Dönümü Anma Törenleri Şeb-i Arus programı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 22:02 752. Vuslat Yıl Dönümü Anma Törenleri Şeb-i Arus programı Konya’da Hazreti Mevlana’nın 752. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri, Şeb-i Arus programıyla sona erdi. Mevlana Kültür Merkezi’nde "Huzur Vakti" temasıyla düzenlenen Şeb-i Arus programına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, protokol mensupları, yerli ve yabancı çok sayıda davetli ve vatandaşlar katıldı. "Hazreti Mevlana’yı anlamak ve anlatmak; onu anarken bu anlamı yaşayıp yaşatmak ilgili herkesin sorumluluğudur Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Hazreti Mevlana’yı anlamak ve anlatmak; onu anarken bu anlamı yaşayıp yaşatmak ilgili herkesin sorumluluğudur. Bu yıl ‘Huzur Vakti’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz, Hazreti Mevlana’nın Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenlerinin de bütün gayesi budur. Kadim tarihimize baktığımızda; devleti ve toplumu şekillendiren, değiştiren, dönüştüren, nihayetinde bunun da ötesine geçerek bütün insanlık için bir örnek, bir rehber konumuna erişen nice büyük insanımızın derin izlerini görürüz. Devlet adamlarından komutanlara, alimlerden sanatkarlara bu insan varlığımız öylesine zengin, etkileri öylesine büyüktür ki zaman onların izlerini örtememiş, verdikleri ilham hiç dinmemiş, açtıkları yolun yolcusu, gösterdikleri menzilin ziyaretçisi daima artmış, asla eksilmemiştir. Bu silsilenin içinde Hacı Bektaş Veli’den Yunus Emre’ye, Sadrettin Konevî’den, Sultan Veled’e, Şems-i Tebrizî’den Hoca Nasreddin’e gönül fatihlerimiz daima ayrı ve özel bir yere sahip olmuştur. Mevlana da bu gül bahçesinden bir güldür. Bu bahçenin kapısı bütün gönüllere ardına kadar açıktır. Ancak bilinsin ki gül deryamızdan bir dalın dahi kök salıp boy verdiği manevi topraktan koparılmasına izin vermeyiz. Değerlerimize bütünüyle sahip çıkmaya ve onları, bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğunu açıkça gördüğümüz insanlıkla paylaşmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Konya Valisi İbrahim Akın ise, "Bizler her yıl, 7-17 Aralık tarihleri arasındaki bu müstesna zamanlarda gönlümüzü tazeliyor, huzuru sadece kendimiz için değil bütün insanlık için diliyoruz. ‘Gönlün huzuru, gönül sahiplerinin huzurundadır’ temasıyla, bu süre zarfında büyük bir teveccühle programlarımızı tamamladık" şeklinde konuştu. "Şeb-i Arus, insanlığın özlediği barışın, kardeşliğin ve sevginin yeniden hatırlatıldığı bir hakikat mektebidir" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, "Bugün Gazze başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşanan acılar, hepimizin canını yakmaktadır. İsrail’in Gazzeli kardeşlerimize reva gördüğü soykırımı yıllarca bütün insanlık kör, sağır ve dilsiz kesilerek seyretti; vicdanlar sustu, insaniyet karanlığa gömüldü. Tüm bu süreçte; Gazze’de toprağa düşen bedenler, mazlum annelerin gözyaşı, çocukların masumiyeti bugün insanlığın utancı oldu. Unutmayınız ki, eğer bir yerde mazlum ağlıyorsa, orada hala ayrılık vardır. Ve bir çocuğun gözyaşı, bir ümmetin imtihanıdır. Çare kavga değildir; çare gönülleri birleştirmektir. Bu yüzden Şeb-i Arus, insanlığın özlediği barışın, kardeşliğin ve sevginin yeniden hatırlatıldığı bir hakikat mektebidir. Bu duygularla, Hz. Mevlana’yı 752. vuslat yıl dönümünde rahmetle anıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş da Mesnevi sohbeti gerçekleştirdi.