Yerel Haberler
Kütahya
23 Mart 2026 Pazartesi - 12:02 Tescilli lezzet ’höşmerim’ sofraların vazgeçilmezi Kütahya’nın Gediz ilçesinde yıllardır butik pastane işleten usta Hanife Can, coğrafi işaretli Gediz höşmeriminin geleneksel üretimini sürdürerek sofralara lezzet katıyor. Katkı maddesi kullanılmadan tamamen el emeğiyle hazırlanan höşmerim, kendine özgü yapımı ve doğal içeriğiyle dikkat çekiyor. Gediz’e özgü bu özel tatlı, bilinen höşmerimlerden farklı olarak iki aşamalı pişirme yöntemiyle hazırlanıyor. Taze tuzsuz inek peyniri, irmik, un, şeker, kabartma tozu, süt, yağ ve su kullanılarak hazırlanan karışım önce fırında kızartılıyor, ardından şerbetle buluşturularak servise hazır hale getiriliyor. Günlük olarak üretilen Gediz höşmerimi, hem sıcak hem de soğuk olarak tüketilebiliyor. Türk Patent ve Marka Kurumu’nca mahreç işaretiyle tescillenen Gediz höşmerimi, Yörük kültürüne dayanan köklü geçmişiyle öne çıkıyor. Özellikle bayram sofralarının vazgeçilmez tatlıları arasında yer alan höşmerim, Gedizlilerin en çok tercih ettiği lezzetlerin başında geliyor. Usta Hanife Can, geleneksel üretim yöntemlerini koruyarak bu mirası gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini belirterek, "Tamamen katkısız ve doğal üretim yapıyoruz. Amacımız bu eşsiz lezzeti bozulmadan yaşatmak" dedi. Höşmerimin ismiyle ilgili anlatılan hikâye de tatlıya ayrı bir anlam katıyor. Rivayete göre askerden dönen eşine evdeki kısıtlı malzemelerle tatlı hazırlayan genç bir gelin, eşinin beğenisini merak ederek "Hoş mu erim?" diye sorar. Bu ifade zamanla değişerek "höşmerim" adını alır. Köklü geçmişi ve kendine has yapım tekniğiyle Gediz höşmerimi, bölgenin önemli gastronomi değerleri arasında yer almayı sürdürüyor.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:53 Gediz’in Yunuslar köyündeki şehitliği resmi statüye kavuştu Kütahya’nın Gediz ilçesine bağlı Yunuslar köyü, Milli Mücadele yıllarının en çetin çatışmalarına sahne olan topraklarıyla, vatan savunmasının simgesi olmaya devam ediyor. Köy girişinde bulunan ve yıllardır köylülerin titizlikle koruduğu 61. Tümen 174. Alay Şehitliği, Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan incelemeler neticesinde 2023 yılında resmi şehitlik statüsüne dahil edildi. Araştırmacı-Tarihçi Yazar Hüseyin Göksal, uzun yıllar sürdürdüğü arşiv taramaları ve saha araştırmalarıyla bu kutsal mekanın hikayesini gün ışığına çıkardı. Göksal, şehitlikte yatan 7 askerin bizzat buraya defnedildiğini vurgulayarak şu bilgileri paylaştı: "Gediz genelindeki pek çok şehitlik temsili nitelikteyken, Yunuslar Köyü Şehitliği direkt kabirlerin bulunduğu bir mezarlıktır. Çocukluğumuzda her biri mezar yığını şeklinde belliydi. 2020 yılında Gediz Kaymakamlığı’nın desteğiyle bugünkü anıt görünümüne kavuştu. Burada yatan kahramanlar, 1920’li yıllarda Yunan işgaline karşı direnirken şehit düşen evlatlarımızdır." Şehitlikte yatan isimsiz kahramanlardan birinin hikayesi, bölgedeki sözlü tarih çalışmalarında sıkça karşımıza çıkıyor. Anlatılanlara göre; Gediz’in Kayaköy köyünden olan bir asker, vatani görevini yaparken hava değişimi (tebdili hava) izni alarak memleketine doğru yola çıkar. Geceyi geçirmek için Yunuslar köyündeki bir köy odasına misafir olur. Ancak durumu haber alan işgalci Yunan askerleri köyü basar. Asker olduğu anlaşılan vatan evladı, köy içinde şehit edilir ve naaşı köylüler tarafından şimdiki şehitlik alanına defnedilir. Bu hikaye hem Yunuslar hem de Kayaköy halkı tarafından nesilden nesile aktarılmaktadır. İstiklal Harbi döneminde Gediz ve çevresi, stratejik konumu nedeniyle büyük çarpışmalara sahne olmuştur. Özellikle 24 Ekim 1920 tarihinde başlayan Gediz Taarruzu sırasında, Yunuslar Köyü ile Yaylaköy arasında bulunan Derbent Boğazı, savunma hattının en kritik noktalarından biriydi. Yunuslar köyünde, Hüseyin Göksal’ın Genelkurmay arşivlerinden yaptığı tespitlere göre, sadece Derbent Boğazı mevkiinde yaşanan savaşlarda 128 askerimiz şehit düşerken, 61.Tümen 174.Alay birlikleri, Yunan birliklerinin ilerleyişini durdurmak ve iç bölgelere sızmayı engellemek için bu darboğazda cansiparane bir mücadele verdi. Gediz Muharebeleri, düzenli ordunun kuruluş sürecinde ve Batı Cephesi’ndeki stratejilerin belirlenmesinde önemli bir ders ve tecrübe noktası olmuştur. Yunuslar Köyü girişine dikilen "61. Tümen 174. Alay Şehitliği" tabelası, bölgenin tarihi önemini tescillerken, ziyaretçilere de bu kutsal toprakların hikayesini fısıldıyor. Köylülerin 1940’lı yıllardan bu yana büyük bir duyarlılıkla çevresini kapatıp koruduğu bu alan, artık devlet koruması altındaki resmi bir anıt mezar olarak gelecek nesillere taşınıyor.
KSBÜ’de ’Bilim Kafe’ etkinliği gerçekleştirildi
28 Haziran 2025 Cumartesi - 13:10 KSBÜ’de ’Bilim Kafe’ etkinliği gerçekleştirildi Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Türkiye genelinde eş zamanlı olarak başlatılan ’Bilim Kafe’ etkinlikleri çerçevesinde anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Kütahya Belediyesi Kent Kahvesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, KSBÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Tekin, ’Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri’ konulu bilgilendirici bir sunum gerçekleştirdi. Dr. Tekin, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yalnızca aile hekimliğinden ibaret olmadığını, Toplum Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri gibi kurumların da vatandaşlara ücretsiz ve hayati önem taşıyan hizmetler sunduğunu ifade etti. Kolon kanserinde erken teşhisin önemi vurgulandı Sunumunda kanser taramalarının önemine özellikle değinen Dr. Tekin, Türkiye’de kadın ve erkeklerde en sık rastlanan 3’üncü kanser türünün kolon kanseri olduğunu belirtti. Vatandaşları düzenli kontrole davet eden Dr. Tekin, "50 yaş üzerindeki her bireyin, sağlık merkezlerinde yapılabilecek basit testlerle veya 10 yılda bir kolonoskopi ile tarama yaptırması hayati önem taşıyor. Bu hastalık erken evrede yakalandığında tamamen tedavi edilebiliyor" dedi. "Kumar bağımlılığı aile içinde büyük yıkımlara yol açan gizli bir tehlike" Dr. Tekin, sunumunun bir bölümünü de bağımlılıkla mücadele konusuna ayırdı. Sigara ve alkol gibi klasik bağımlılıkların yanı sıra, günümüzde internet ve mobil cihazlar üzerinden yayılan kumar bağımlılığının özellikle gençler ve çocuklar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Kumar bağımlılığının aile içinde büyük yıkımlara yol açan gizli bir tehlike olduğunu belirten Dr. Tekim, bu durumun fark edilmesinin zor ancak etkisinin çok yıkıcı olduğunu aktardı. "Bu tür organizasyonlar toplumda sağlık bilinci oluşturmak için önemli" Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Tekin’in sunumu büyük ilgi gördü. Etkinlik sonunda konuşan KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin, bu tür organizasyonların toplumda sağlık bilinci oluşturma açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Bilimin toplumla buluşmasını sağlayan bu değerli organizasyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
Kütahya’nın kültürel mirası ’Sıtkı Olçar Çini Müzesi’ sanatseverleri ağırlamayı sürdürüyor
28 Haziran 2025 Cumartesi - 10:43 Kütahya’nın kültürel mirası ’Sıtkı Olçar Çini Müzesi’ sanatseverleri ağırlamayı sürdürüyor Kütahya’nın tarihi Germiyan Sokağı’nda yer alan Sıtkı Olçar Çini Müzesi, şehrin yüzyıllara dayanan çini geleneğini yaşatmaya ve sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Kütahya Belediyesi tarafından, dünyaca ünlü çini ustası merhum Sıtkı Olçar’ın anısını yaşatmak amacıyla kurulan müze, hem tarihi bir değer hem de kültürel bir miras olarak ön plana çıkıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla hayata geçirilen müzenin açılışı, 2016 yılında dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı tarafından yapıldı. Olçar ailesinin şartlı bağışıyla Kütahya Belediyesi’ne devredilen müze, günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı özel müze statüsünde faaliyet gösteriyor. Çini sanatına evrensel bir kimlik kazandırdı 2008 yılında UNESCO tarafından ’Yaşayan İnsan Hazinesi’ unvanına layık görülen Sıtkı Olçar, Kütahya çinisini uluslararası sanat sahnesine taşıyan en önemli sanatçılardan biri olarak hafızalara kazındı. Geleneksel desenleri özgün yorumlarla birleştirerek modern formlara taşıyan Olçar, binlerce esere imza atarak çini sanatına evrensel bir kimlik kazandırdı. Sıtkı usta, 2010 yılında hayatını kaybetti. Her bir eser Kütahya’nın tarihi, ruhu ve el sanatlarındaki ustalığını yansıtıyor Bugün müze hem Olçar’ın eşsiz eserlerine hem de onun izinden giden kızı Nida Olçar’ın çağdaş çini tasarımlarına ev sahipliği yapıyor. Geleneksel el sanatlarını modern çizgilerle yeniden yorumlayan Nida Olçar, babasından devraldığı sanat atölyesinde çini kültürünü yaşatmayı sürdürüyor.Müzeyi ziyaret edenler, Sıtkı Olçar’ın zarif işçiliğe sahip eserlerini yakından inceleme fırsatı bulurken, aynı zamanda Nida Olçar’ın özgün çalışmalarıyla tanışma imkânı da elde ediyor. Sergilenen her bir eser, Kütahya’nın tarihi, ruhu ve el sanatlarındaki ustalığını yansıtıyor. Sıtkı Olçar Çini Müzesi, Kütahya’nın kültürel hafızasını koruyan ve sanatla iç içe bir deneyim sunan nadide adreslerden biri olarak kente gelen tüm ziyaretçilere açık olmaya devam ediyor.
DPÜ Tavşanlı Kampüsü’nde 272 öğrencinin mezuniyet coşkusu
27 Haziran 2025 Cuma - 13:25 DPÜ Tavşanlı Kampüsü’nde 272 öğrencinin mezuniyet coşkusu Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi DPÜ Tavşanlı Uygulamalı Bilimler Fakültesi ve Meslek Yüksek Okulu ortaklaşa mezuniyet töreni düzenledi. Dumlupınar Üniversitesi Tavşanlı Meslek Yüksek Okulu bahçesinde düzenlenen törende 272 öğrenci aileleri ile mezuniyet coşkusu yaşadı. Ortaklaşa hazırlanan törende 4 ve 2 yıllık bölümlerden mezun olan öğrenciler sevinçlerini aileleriyle paylaştı. 272 öğrencinin mezun olduğu DPÜ Tavşanlı Kampüsü’nde konuşan Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, yaptığı konuşmada gençlere olan inancının tam olduğunu belirtti. Tavşanlı’da gerçekleştirilen mezuniyet töreninde konuşma yapan DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, 272 mezun öğrenciyle birlikte törene katılan ailelerine seslendi. Öğrencilere hayat yolculuğunda ışık tutabilecek önemli mesajlar veren Prof. Dr. Kızıltoprak, hazırladıkları diplomanın bir kağıt parçası olmadığını, ülkenin gelişimi için gençlere sorumluluk yüklediğini belirtti. Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, "Gece yarılarına kadar ders çalışarak, gece 3’te bir kahve daha içsem sınava daha iyi hazırlanabilir miyim diye bugünlere geldiniz. Hepiniz kendi yaşam yolunuzda, başarı çizginizde önemli bir adım attınız. Artık birer mezunsunuz. Sizleri canı gönülden kutluyorum. Dumlupınar Üniversitesi diplomasını taşıyan mezunlarsınız. Dumlupınar Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna öncülük eden o’ büyük zaferin yaşandığı topraklar. Zaferin adını taşıyan bir diplomanız var. Dumlupınar zafer ruhu her zaman hayatınız boyunca sizleri kuşatsın. Bu üniversitenin diploması sadece bir belge değil aynı zamanda tarihimizin bize yüklediği büyük bir sorumluluk. Büyük bir mirastır. Bu sorumluluğu taşımak, farkında olmak, ülkenin, bu aziz milletin yarınlarına katkıda bulunmak demektir" ifadelerini kullandı.DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, tüm öğrencileriyle gurur duyduğunu söyleyerek, akademisyen kadrosu olarak dua ve iyi temennilerin gençler üzerinde olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Kızıltoprak, "Sizlerin gelişimi bizlere gurur vermektedir. En büyük gururu ise burada bulunan ailelerimiz yaşamaktadır. Sevgili anne ve babalar. Unutmayın ki bu gurur size bir ömür boyu yetecektir. Çocuklarınız çalışkanlıkla, vatana, millete sadakat ile hizmet edecektir. Sevgili öğrencilerimin bu borcu hakkıyla yerine getireceğine olan inancım tamdır. Bütün temennimiz ve duamız sizlerle. Sizleri yetiştiren annelerinizi babalarınızı kutluyorum, sizlerin yetişmesinde katkısı olan öğretmenlerinizi kutluyorum. Hepinizi ayakta alkışlıyorum" dedi. Başarılı öğrencilere belgeleri ve hediyeleri verilirken, DPÜ MYO Öğretim Görevlisi Nur Hoşgör’ün yemin ettirmesiyle mezunlar kep atarak kutlama yaptı. Kampüsü dolduran misafirlere mezuniyet pilavı ikram edildi.