Yerel Haberler
Kütahya
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:21 Hisarcık’ta kültür varlığı statüsündeki binalar risk oluşturuyor Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde, Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu uzmanlarınca tescil edilen kültür varlığı niteliği taşıyan bazı binaların, yayalar ve araç trafiği açısından ciddi can ve mal güvenliği riski oluşturduğu iddia edildi. İlçede 40-50 yıllık bazı evlerin de kültür varlığı statüsüne alındığı öne sürüldü. Halen korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıyan 72 binanın bulunduğu ilçede, bina sahipleri hiçbir tarihi kriter taşımadığını savundukları yapıların da kurul tarafından tescillendiğini belirtiyor. Kültür varlığı statüsündeki evinin 1969 yılında yapıldığını söyleyen Mehmet Ali Uludoğan, "Hiçbir tarihi özelliği bulunmayan taş ve kerpiçten yapılma binamız, 2015 yılında Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından kültür varlığı olarak tescillendi. O dönemde yaptığımız itiraz sonucu tescil kaldırıldı. Ancak iki yıl sonra yeniden değerlendirilerek tekrar tescil edildi. Tescili kaldırılan bazı kişiler binalarını yıktı ve tekrar tescil edilmedi. Biz ise ileride değerlendirmek için yıkmamıştık, bu nedenle yeniden tescile maruz kaldık. Bölge İdare Mahkemesine itiraz ettik fakat sonuç alamadık. Şu an bu binalar ilçemizin kanayan yarası. 40-50 yıllık, çatlaklarla dolu ve her an yıkılabilecek durumdalar. Bu şekilde kalmaları bizim için ekonomik kayıp. Yetkililerden tescile değer olmayan binaların yeniden incelenmesini istiyoruz" dedi. İlçedeki bina sahipleri, özellikle kullanılmayan ve atıl durumda olan yapıların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, sanatsal veya tarihi değeri bulunmayan binaların kontrollü şekilde yıkılması, mimari özelliği bulunan yapıların ise restore edilerek korunması gerektiğini ifade etti. Vatandaşlar, bakımsızlık ve iklim şartları nedeniyle kendiliğinden yıkılma riski bulunan bu yapıların, ileride olabilecek bir çökme durumunda can kaybına ve araçlarda maddi hasara yol açabileceğini belirterek yetkililerden acil önlem alınmasını istedi. İlçede halen korunması gerekli kültür varlığı statüsünde 72 eski bina bulunduğu bildirildi.
Bakan Güler: "Hedefimiz Hava Kuvvetlerimizi dünyanın en kuvvetli hava ve uzay güçlerinden biri hâline getirmektir"
06 Haziran 2025 Cuma - 15:13 Bakan Güler: "Hedefimiz Hava Kuvvetlerimizi dünyanın en kuvvetli hava ve uzay güçlerinden biri hâline getirmektir" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Hedefimiz, Hava Kuvvetlerimizi her alandaki imkân ve kabiliyetlerini artırarak dünyanın en kuvvetli hava ve uzay güçlerinden biri hâline getirmektir. Bu yöndeki çalışmalarımız, bundan sonra da artan bir ivmeyle sürdürülecektir" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberindeki Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi ile gittiği Kütahya’da Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında görev yapan Mehmetçiklere hitap etti. Askerlerin bayramını tebrik eden Bakan Güler, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Kütahya Hava Er Tugay Komutanlığında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve kuvvet komutanlarıyla birlikte bir arada bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Bayramların dayanışma, hoşgörü, sevgi ve saygı duygularının daha da pekiştiği, manevi değerlerin en üst seviyede yaşandığı özel anlar olduğunu kaydeden Güler, "Tarih boyunca asil milletimiz milli ve manevi değerlerimizden aldığı güçle kederde ve kıvançta iyi günde ve kötü günde birbirine kenetlenmiş, ayrılmaz bir bütün olmuştur. Bu değerlerimiz bugün de ülkemizin her köşesinde yaşayan her bir ferdimizin ortak paydasıdır" diye konuştu. "Alınan fesih kararının vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz" Güler, Milli Savunma Bakanlığı olarak vatanın huzurunu ve güvenliğini sağlamak için büyük bir sorumlulukla çalıştıklarını söyleyerek, "Yakın zamandaki en önemli gündem konularımızdan biri olan terörsüz Türkiye’ye ulaşma hedefimiz de bu çerçevede kritik bir eşiktir. Şanlı tarihimiz boyunca nasıl ki her koşulda yüksek bir dayanışma içerisinde olup olumsuz durumları bertaraf ettiysek bugün de bölgemizde planları olanların hesaplarını bir ve beraber olarak bozmaktayız. Özellikle ifade etmek isterim ki, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde engin devlet tecrübemizle atılan tarihî adımlar ve yürüttüğümüz sürecin başarıyla tamamlanması, ülkemizin güvenliğini ve milletimizin ebedî kardeşliğini de perçinleyecek, ortak geleceğimize güçlü adımlarla ilerleyişimiz hızlanacaktır. Bu yüzden alınan fesih kararının vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Bu noktada ilgili kurumlarımızla birlikte koordineli, temkinli ve akılcı bir yaklaşımla süreci yönetmek için çalışmalarımızı hassas bir şekilde sürdürmekteyiz" açıklamasında bulundu. Terörle mücadelede elde edilen başarıda ve ülkenin terörsüz bir geleceğe yürümesinde en büyük payın şehitler ve gaziler ile ailelerinde olduğunu aktaran Güler, onların verdikleri mücadele ile ülkenin bölünmez bütünlüğünün muhafaza edildiğini dile getirerek, silah ve şiddetle bir yere varılamayacağının gösterildiğine dikkati çekti. "Hedefimiz Hava Kuvvetlerimizi her alandaki imkân ve kabiliyetlerini artırarak dünyanın en kuvvetli hava ve uzay güçlerinden biri hâline getirmektir" Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) hudutları en etkin tedbirlerle korumakta olduğunu, terörle mücadelede büyük başarılar elde ettiğini, mavi ve gök vatanın hak ve menfaatlerinin muhafazasına yönelik faaliyetlerini de başarıyla sürdürdüğünü dile getirerek şöyle konuştu: "Bu faaliyetlerinin yanı sıra başta Kıbrıs olmak üzere pek çok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin güvenlik, barış ve istikrarına müstesna katkılar sunmakta, uluslararası güvenlik mimarisini güçlendirmektedir. Kahraman ordumuz bu faaliyetlerle eş zamanlı olarak bugüne kadarki en büyük ve en geniş katılımlı tatbikatları da gerçekleştirmektedir. Köklü mazisi, yetenekli personeli ve üstün donanımı ile Hava Kuvvetlerimiz de üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getirerek milletimizin gururu olmaktadır. Hedefimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ’İstikbal göklerdedir’ sözünden ilham alan Hava Kuvvetlerimizi her alandaki imkân ve kabiliyetlerini artırarak dünyanın en kuvvetli hava ve uzay güçlerinden biri hâline getirmektir. Bu yöndeki çalışmalarımız, bundan sonra da artan bir ivmeyle sürdürülecektir." "Savunma ve güvenlik olmak üzere her alanda güçlü olmak zorundayız" Yakın coğrafya başta olmak üzere dünya genelinde küresel aktörler arasında yaşanan gerginlikler, nüfuz mücadeleleri ve çatışmaların artarak devam ettiğini aktaran Güler, "Bu kritik dönemde ülkemizin bulunduğu stratejik coğrafya dikkate alındığında başta savunma ve güvenlik olmak üzere her alanda güçlü olmak zorundayız. Bunun bilinciyle Bakanlık olarak kahraman ordumuzu hem personel niteliği hem de teknolojik donanım açısından en üst düzeyde güçlendirmeye gayret ediyoruz. Şu bir gerçektir ki askerlik, tarih boyunca asil milletimizin ruhunda ve gönlünde müstesna bir yere sahip olmuş, Türk milleti, ordu millet olarak adlandırılmıştır. Geçmişten bugüne nesilden nesle intikal eden ve vatanımızın güvenliğinin sağlanmasında hayati bir role sahip olan bu kutsal vatan görevinde sıra şimdi siz evlatlarımıza gelmiştir. Siz kıymetli Mehmetçiklerimiz bu şanlı ocakta alacağınız eğitimleri müteakip vatani görevinizi yapmak için birliklerinize gönderileceksiniz" şeklinde konuştu. "Gücünü Türk milletinin sevgisinden alan kahraman ordumuz güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edecek" Güler, yurt içinde ve sınır ötesinde havada, karada ve denizde görev yapan ordu mensuplarını tebrik ederek, "Gücünü bağrından çıktığı asil Türk milletinin sevgisi ve güveninden alan kahraman ordumuz, Cumhuriyetimizin ikinci asrına ulaştığımız bu kutlu süreçte daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edecek, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin gerçekleştirilmesinde üzerine düşen vazifeleri yerine getirmek için çalışmalarını artan bir şevk ve gayretle sürdürecektir. Bu kapsamda sizlere de hem askerlik görevleriniz hem de sonraki hayatınızda önemli sorumluluklar düştüğünü özellikle vurgulamak istiyor, her birinize üstün başarılar diliyorum" dedi.
Trafik kazasında hayatını kaybeden genç, son yolculuğuna uğurlandı
05 Haziran 2025 Perşembe - 16:23 Trafik kazasında hayatını kaybeden genç, son yolculuğuna uğurlandı Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Kayıköy’de meydana gelen elim kazada hayatını kaybeden 19 yaşındaki genç, arife gününde sevenlerinin gözyaşları arasında defnedildi. Üniversite hayali yarım kalan gencin cenaze törenine yüzlerce kişi katıldı. İstanbul’da üniversiteye hazırlandığı öğrenilen 19 yaşındaki Halil İbrahim Balı, bayram tatilini geçirmek üzere memleketi olan Tavşanlı’nın Kayıköy’üne gelmişti. Ailesine tarla işlerinde yardım etmek isteyen genç, traktörle çalıştığı sırada talihsiz bir kaza yaşadı. Traktör pistonunun aniden inmesi sonucu Halil İbrahim, römork ile traktörün tekerleği arasına sıkıştı. Olayı gören yakınlarının hemen 112’yi araması üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ancak gelen ekipler, genç Balı’nın hayatını kaybettiğini belirledi. Gencin cenazesi, savcılık incelemesinin ardından Tavşanlı Doçent Doktor Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Halil İbrahim Balı’nın cenazesi, bugün öğle namazını müteakip Kayıköy’de toprağa verildi. Cenaze törenine Tavşanlı Kaymakamı Hayrettin Baskın, Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, AK Parti ilçe Başkanı Himmet Özer, MHP İlçe başkanı Kürşat Öztaş, Halil İbrahim’in İstanbul’daki ve çevresindeki arkadaşları, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törene katılan Kaymakam Hayrettin Baskın, "Böylesine genç yaşta aramızdan ayrılan Halil İbrahim kardeşimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Bayram sevincini yaşaması gereken bir ailede maalesef derin bir acı var. Tüm ilçemizin başı sağolsun" ifadelerini kullandı.
Gediz’de tarih ve kültür dolu söyleşi
05 Haziran 2025 Perşembe - 11:10 Gediz’de tarih ve kültür dolu söyleşi Kütahya’nın Gediz ilçesinde kültürel yaşama katkı sunmayı amaçlayan Kürsü Okuma Kulübü, ilk etkinliğini Gediz Gençlik Merkezi Kütüphanesi’nde başarıyla gerçekleştirdi. Etkinlik, Türkiye’nin tanınmış akademisyenlerinden Prof. Dr. Salih Tuğ ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ı konuk etti. Programda, Prof. Dr. Salih Tuğ’un kaleme aldığı "Başıma Gelenler" adlı eser ele alındı. Yazarın çocukluk döneminden üniversite kürsüsüne uzanan hayat serüveni sunuldu. Salih Tuğ hocanın merak edilen soruları içtenlikle yanıtlamasıyla, tarihin yaşayan değeri olarak bugüne gelişinin serüveni tüm yönleriyle anlatıldı. Bu program, Gediz’de okuma kültürünü teşvik etme ve her yaştan bireyi kitaplarla buluşturma amacı doğrultusunda önemli bir adım olarak değerlendirildi. Etkinlik boyunca samimi ve akademik bir atmosfer hâkim oldu. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak da söyleşiye katılarak Prof. Dr. Salih Tuğ’un önemine vurgu yaptı. Rektör Kızıltoprak, Salih Tuğ Hoca’yı "Birçok ilki yaşamış ya da tanık olmuş bir hocamız" olarak nitelendirerek şunları söyledi: "İlk defa İslam Araştırmaları Enstitüsünün kuruluşunda bulunmuş, Türkiye’nin büyük hocalarından Zeki Veli Togan ve Fuat Sezgin’den ders almış, doktora öğrencisi olmuş bir isimdir. 1930’lu yılların Türkiye Cumhuriyeti daha yeni yaşındayken dünyaya gelmiş, 35-37’lerde ilk eğitimini almış, anaokuluna gitmiş, orada tüm yasaklara rağmen bizim maarif eğitimimizi, medeniyet bilincimizi şekillendiren Kur’an eğitimi almış. O günlere, esas günlere tanık olmuş, ezansız günlere tanık olmuş, ezanın ilk okunduğu günlere tanık olmuş, Türkiye’de ilk batı kuruluşuna tanık olmuş. Salih Hoca’yı tanımak demek; Cumhuriyetin aşağı yukarı ilk 100 yılına tanıklık eden kişiyle buluşmak ve Cumhuriyet devriminde özellikle dönüşüm yıllarında 1960’larda, 70’lerde, 80’lerde ve 80 sonrası önemli konularda her zaman Salih Hoca ülkemizin manevi dalına sahip olan ya da onu öne çıkaran, milletimizin gönül verdiği kurumlarda olmuştur." Söyleşi, Prof. Dr. Salih Tuğ’un kitabının satır aralarından onun ilmi yönünün yanı sıra gönül dünyasını da yakından tanıma fırsatını elde eden dinleyicilerin memnuniyeti ile sona erdi. Programa Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın yanı sıra moderatörler eski ilçe milli eğitim müdürü Mahmut Bahadur, Hamiyet Cingöz ve Selçuk Aslan da katılım sağladı. Kürsü Okuma Kulübü yetkilileri, önümüzdeki dönemde de farklı yazar ve akademisyenlerin katılımıyla zengin içerikli yeni etkinlikler düzenlemeye devam edeceklerini ifade etti. Bu tür kültürel etkinliklerin, Gediz’deki akademisyenlerin, eğitimcilerin, kitapseverlerin ve tarih severlerin dikkatini çekmeye devam edeceği belirtildi.