Yerel Haberler
Kütahya
Kütahya’da Hıdırellez ve Fetih coşkusu bir arada yaşandı 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:57:18 Baharın müjdecisi Hıdırellez Bayramı ile Kütahya’nın fethinin 952. yıl dönümü, Kütahya Kalesi’nde düzenlenen etkinliklerle coşkuyla kutlandı. Kütahya Belediyesi ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde Hisar Kalesi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Musa Işın’ın yanı sıra Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin, İl Kültür ve Turizm Müdürü Zekeriya Ünal, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Kütahya Saklı Bir Cennettir" Programda konuşan Vali Musa Işın, Kütahya’nın tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle müstesna bir şehir olduğunu belirterek, "Kütahya saklı bir cennettir, gizli bir hazinedir. Her geçen gün bu güzellikleri aziz milletimizin hizmetine sunmak için gayret ediyoruz" dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü bir medeniyet mirasının son halkası olduğunu belirten Vali Musa Işın, birlik ve beraberlik mesajı vererek, "Biz Selçukluların, Osmanlı’nın, Germiyanoğulları’nın torunları; Türkiye Cumhuriyeti’nin aziz vatandaşlarıyız. Birbirimizi sevecek, saygı gösterecek, bizi birbirimize düşürmek isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Kütahya’nın her ilçesiyle ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu ifade eden Vali Musa Işın, vatandaşların Hıdırellez’ini ve Kütahya’nın fetih yıl dönümünü tebrik etti. Programda Kütahya Belediye Başkanı Sayın Eyüp Kahveci, İl Kültür ve Turizm Müdürü Zekeriya Ünal da günün anlam ve önemine dair konuşmalar yaptı. Kutlamalar, mehteran gösterisi ve halk oyunlarıyla sona erdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:45 AK Parti’den CHP’ye "Hastane" tepkisi AK Parti Kütahya İl Gençlik Kolları Başkanı Ali Göktekin, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın kamuoyuna yansıyan son açıklamalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, siyasi sorumluluk ve tutarlılık açısından ciddi bir güven sorunu oluştuğunu belirtti. Göktekin, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın hastane projesine yönelik "yapılamaz" açıklamasına dikkat çekerek, aynı gün içerisinde CHP’li bir başka yönetici tarafından projenin "yapılacağı" yönünde ifadeler kullanıldığını hatırlattı. Bu durumun kamuoyunda kafa karışıklığına yol açtığını ifade eden Göktekin, "Aynı gün içinde hem ‘yapılamaz’ hem ‘yapılacak’ denilmesi siyasi ciddiyetle örtüşmemektedir" dedi. Açıklamasında Kasap’ın milletvekillerine yönelik "Pinokyo" benzetmesine de tepki gösteren Göktekin, söz konusu ifadelerin siyasi eleştiri sınırlarını aştığını ve kabul edilemez olduğunu vurguladı. Göktekin, "Siyasi rekabetin hakaret ve alay üzerinden yürütülmesi toplumsal birlik ve saygı kültürüne zarar vermektedir" ifadelerini kullandı. Siyasetin tutarlılık, şeffaflık ve sorumluluk üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirten Göktekin, aynı konuda çelişkili açıklamalar yapılmasının kamu vicdanında karşılık bulmadığını dile getirdi. Göktekin, "Vatandaşlarımızın aklıyla alay eden bu çelişkili söylemleri kabul etmiyoruz. Yapılan yakışıksız benzetmeyi şiddetle kınıyoruz. Tüm siyasi aktörleri daha sorumlu, daha tutarlı ve daha saygılı bir dil kullanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:03 Emet’te kükürt kokusuna ilişkin İlçe Kaymakamlığı’ndan açıklama Kütahya’nın Emet ilçesinde sülfürik asit fabrikasının faaliyete geçmesiyle birlikte bazı bölgelerde hissedilen kükürt kokusuna ilişkin Emet Kaymakamlığı tarafından kamuoyunu rahatlatan bir açıklama yapıldı. Emet Kaymakamı Mehmet Alperen Başkapan, vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine konunun uzun süredir takip edildiğini belirterek, işletme tarafından sorunun tamamen çözümüne yönelik çalışmaların son aşamaya geldiğini ifade etti. Kaymakamlık açıklamasında, geçmişte yaşanan koku ve çevre kirliliği iddialarıyla ilgili gerekli temas ve denetimlerin yapıldığı, tesisin çevre mevzuatına uygunluğunun titizlikle incelendiği vurgulandı. Açıklamada, sülfürik asit fabrikası için tüm çevresel etkilerin kapsamlı şekilde değerlendirildiği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "ÇED Olumlu" kararı verildiği belirtildi. Tesisin faaliyete geçmeden önce Geçici Faaliyet Belgesi aldığı, faaliyet sürecinde emisyon ölçümleri ve deşarj analizlerinin yapıldığı, ardından çevre izin başvurusunun tamamlanarak 23 Ocak 2026 tarihinde Çevre İzin ve Lisans Belgesi alındığı ifade edildi. "Emisyonlar anlık takip ediliyor" Tesisin proses bacasında sürekli emisyon ölçüm sistemi bulunduğu belirtilen açıklamada, bu sistem sayesinde değerlerin anlık olarak Bakanlık ve İl Müdürlüğü tarafından takip edildiği kaydedildi. Soğutma suyunun kapalı devre sistemiyle yeniden kullanıldığı, üretimde kullanılan demineralize suyun ise ürün içinde kaldığı aktarıldı. Personelden kaynaklanan evsel atık suların 150 kişilik paket biyolojik arıtma tesisinde arıtıldığı ve çevre izinleri kapsamında deşarj edildiği belirtilirken, bu değerlerin de düzenli olarak yetkili laboratuvarlar aracılığıyla kontrol edildiği ifade edildi. "Koku sorunu için çalışmalar tamamlanmak üzere" Üretim sırasında oluşan ve rüzgarın etkisiyle yerleşim yerlerine ulaşabilen kokunun giderilmesi için başlatılan çalışmaların son aşamaya geldiği vurgulandı. Planlanan sistemin kısa süre içinde devreye alınacağı ve ilgili kurumlara bilgi verileceği bildirildi. Ayrıca, tesis sahasında muhtemel çevresel risklere karşı çeşitli önlemler alındığı; üretim ve depolama alanlarının beton havuzlar içine alınarak muhtemel sızıntı ve kazalara karşı güvenlik sağlandığı belirtildi. "Tesis 8 kez denetlendi" Açıklamada, sülfürik asit üretim tesisinin Çevre İzin süreci kapsamında İl Müdürlüğü tarafından 8 kez denetlendiği, ayrıca Bakanlık tarafından da incelemeler yapıldığı kaydedildi. Tesisin 2026 yılı Birleşik Denetim Programı kapsamında olduğu ve habersiz denetimlerin de sürdüğü ifade edildi. Kaymakamlık, tesisin çevre mevzuatı kapsamında tüm ölçüm, analiz, raporlama ve bildirim süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirtti.
Kütahya Dumlupınar Üniversitesinden 15 Temmuz Fotoğraf Sergisi ve Paneli
14 Temmuz 2024 Pazar - 12:00 Kütahya Dumlupınar Üniversitesinden 15 Temmuz Fotoğraf Sergisi ve Paneli Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından ’15 Temmuz Fotoğrafları Sergisi ve Paneli’ düzenlendi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Hüsamettin İnaç’ın üstlendiği etkinlikte ilk sözü alan Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı darbe girişimleri ve ardından toplumsal ve siyasal hayatta yaşanan gelişmeleri yorumladıktan sonra 15 Temmuz darbe girişiminin halkın sokağa çıkarak darbeye direnmesi ile diğer girişimlerden ayrıştığını ve başarıya ulaşmadığını ifade etti. Doç. Dr. Erkan Çav, Türkiye’nin 2016 yılında yaşadığı darbe girişiminin öncesinde toplumu derinden sarsan olayları sıralayarak başladığı konuşmasında, Türk toplumunun 15 Temmuz darbe girişimine verdiği tepkiyi sosyolojik açıdan ele aldı. Doç. Dr. Bakko Mehmet Bozaslan, Türk milletinin güçlü duruşu sayesinde Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 günü, etkileri hâlâ devam edebilecek bir iç savaşın eşiğinden döndüğünü kaydetti. Kökenleri 1970’li yıllara uzanan terör örgütünün yıllarca ülkenin içinde faaliyet alanı bulduğunu söyleyen Doç. Dr. Bozaslan, bu yapının yurt dışından da çok ciddi destek bulduğuna işaret etti. "Türk milletinin emperyalistlerle savaşı dünyaya örnektir" Konuşmaların ardından etkinliğin kapanış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti. Kızıltoprak, "Türk devletleri tarih boyunca sürekli olarak kendisini aşağı çekmeye çalışan bir güç odağıyla karşı karşıya kaldı. Çinlilerin yöntemleriyle, Bizans yöntemleriyle, emperyalistlerin yöntemleri her zaman birbirine paralellik gösterdi.Türk milleti, emperyalizmin bayrağını taşıyan batılı ülkelere karşı duran ve bu anlamda tüm dünya milletlerine örnek olan büyük bir millettir. Bunu bilen emperyalist batı ittifakı, Türkiye’nin önüne set çekmek için her zaman milletimizi birbirine düşürmeye çalışmıştır. Geleceğe yönelik atacağımız adımlar bu yöntemlerle engellemeye çalışılmıştır. Milletimiz, 102 yıl önce olduğu gibi 15 Temmuz 2016’da da aynı emperyalist güçlere güçlü bir tokat daha vurmuştur. Milletimizin gerçekleştirdiği bu halk devrimi tarihin şimdiye kadar gördüğü diğer siyasal devrimlerden farklıdır. Bu millî devrimle emperyalist güçlerin harekete geçmesine etki ettiği girişimler püskürtülmüştür. Bu sayede vatanımıza ve değerlerimize sahip çıkılmıştır. İşte biz bugün en gür sesimizle diyoruz ki, bu aziz milletin aklı, vicdanı, bilinci, adalet duygusu, basireti ve elbette cesareti ülkemize meşru bir zafer kazandırmıştır.15 Temmuz’da kaybettiğimiz canları yad ederek başta Mustafa Kemal Atatürk’ten başlayarak cumhuriyetimizin kurucularını ve kuruluştan bugüne bu vatanı ayakta tutmak için canını feda eden şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet duygumu ifade ediyorum" diye konuştu. Panelin ardından katılımcılar, 15 Temmuz Fotoğrafları Sergisi’ni ziyaret etti.
Rektör Süleyman Kızıltoprak: "15 Temmuz’da Türk halkı iradesine ölümü pahasına sahip çıkmıştır"
13 Temmuz 2024 Cumartesi - 11:48 Rektör Süleyman Kızıltoprak: "15 Temmuz’da Türk halkı iradesine ölümü pahasına sahip çıkmıştır" Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, 15 Temmuz’da Türk halkının iradesine ölümü pahasına sahip çıktığını ifade etti. Rektör Kızıltoprak, yaptığı açıklamada, Kütahya’da Pazartesi günü gerçekleştirilecek olan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli İrade Günü Yürüyüşü’ne akademisyenlerin cübbeleri giyerek katılacağını belirtti. Kızıltoprak, "15 Temmuz darbe girişimine kadar, 1622’den 15 Temmuz 2016’ya kadar geçen süreci dikkate aldığımızda, bu kanlı darbecilere gerçekten dersini veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Adeta yakın tarihimizde, 400 yıllık bir büyük geçmişimizde, darbecilerin her defasında başarılı olarak iktidarı şiddet yoluyla ele geçirmesine bir son vermiştir ve dur demiştir. Bunu da demokratik değerlere dayanarak yapmıştır. İktidar ancak milli iradenin sandıkta verdiği kararla değişir, demiştir. Sandıkta milli irade kararını verdikten sonra tekrar milletin önüne sandık gelene kadar artık o milletin meşru temsilcisi cumhurbaşkanıdır. Erdoğan’ın toplum nezdindeki meşruiyeti onun aziz Türk milleti ile kurduğu samimi, dostane bağı, darbeye toplumla birlikte Türk milletine liderlik ederek karşı çıkma iradesi, 400 yıldır muvaffak olduklarını düşünen kanlı darbecilerin mağlup olmasını sağlamıştır ve Erdoğan yakın tarihimizde Genç Osman’ın yapamadığını yapmış, Genç Osman’dan beri gelen bu geleneğe imkan vermemiş ve hem toplumsal hem hukuki hem de siyasal meşruiyetini ön plana çıkararak darbecilere kara gün yaşatmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan gerçekten milletinin başkomutanı olduğunu, milletin lideri olduğunu göstermiş ve darbecilere gereken dersi vermiştir. 27 Mayıs’ın tekrarlanmasına müsaade etmemiştir. Sultan Abdülhamit’in, Sultan Abdülaziz’in başına gelenlerin tekrar yaşanmasına ve milletimizin vicdanında bir yara açılmasına müsaade etmemiştir. Bundan sonra dünyada bütün şiddet yanlıları, şiddet kullanarak, kan dökerek, fitne fesat çıkararak iktidarı ele geçirmeye çalışanlar, Tayyip Erdoğan’ın liderliğini hatırlayarak geri adım atacaklardır. Pazartesi günü Ulu Cami’den başlayın Zafer Meydanı’na kadar devam edecek olan Milli Birlik Günü Yürüyüşü’ne biz akademisyenler cübbelerimizle katılacağız" diye konuştu.
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi 32 yaşında
12 Temmuz 2024 Cuma - 21:30 Kütahya Dumlupınar Üniversitesi 32 yaşında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, DPÜ’den 32 yılda 199 bin 875 öğrencinin mezun olduğunu söyledi. Kızıltoprak, yaptığı açıklamada, DPÜ’nün 11 fakülde, 1 yüksekokul, 14 meslek yüksekokulu ve 1 enstitü ile toplam 46 bin 692 öğrencisinin bulunduğunu ifade etti. DPÜ’nün kuruluşunun 32. yılını büyük bir coşku ve heyecanla kutladıklarını belirten Rektör Süleyman Kızıltoprak, "11 Temmuz 1992 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Kütahya’nın aziz topraklarına milli mücadelemizde önemli yeri olan Dumlupınar zaferimizin ismini taşıyan bir tohum atıldı. Bu tohum, dört fakülte,bir meslek yüksekokulu ve iki enstitüden oluşan küçük bir fidan olarak yeşerdi. Aradan geçen 32 yıl boyunca, bu küçük fidan köklerini derinlere saldı, dallarını gökyüzüne uzattı ve koca bir çınara dönüştü. Bugün, binlerce öğrencisiyle bilim ve eğitimin aydınlık yüzü olarak, dünya üniversiteleri arasında yerini aldı. Başarılarla dolu 32 yıllık bu süreçte, üniversitemizin gelişimine katkı sağlayan tüm yöneticilere, akademik ve idari personele, işçilere ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Eğitimde ve bilimde ülkemize ve dünyaya değer katan üniversitemizin 32. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, geleceğe umutla bakan, bilgi ve teknolojiyle mücehhez, milli bilince sahip nesiller yetiştirmeye sürekli kendini yenileyerek devam edecektir. DPÜ’den 32 yılda 199 bin 875 öğrencisi olmuştur" diye konuştu.