Yerel Haberler
Malatya
01 Mart 2026 Pazar - 17:49 ESOB Başkanı Keskin’den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a esnaf raporu Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sunduğu kapsamlı raporla esnafın sorun ve taleplerini iletti. TESK Yönetim Kurulu Üyesi ve MESOB Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşık üç yıldır ekonomik sıkıntılarla mücadele eden esnaf ve sanatkârların yaşadığı sorunları içeren raporu Malatya’ya ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sundu. Keskin, Malatya ticari hayatının bel kemiği olan esnafın halen hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirterek, şehrin ekonomik ve sosyal olarak yeniden ayağa kalkmasının küçük işletmelerin desteklenmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Raporda deprem bölgesine özel düşük vergi oranları uygulanması, konteyner iş yerlerinden kalıcı iş yerlerine geçecek esnafa uzun vadeli faizsiz kredi ve geri ödemesiz hibe sağlanması, ulaşım sektöründe ÖTV’siz ticari araç alım hakkının yeniden verilmesi ve belediye encümen kararıyla süresiz verilen M, T ve S plakaların mülkiyet hakkının yasal güvence altına alınması talepleri yer aldı. Depremde zayi olan hammadde ve stokların tazmini için ödeme takvimi açıklanması, artan maliyetler nedeniyle yerinde dönüşüm desteğinin en az 3 milyon TL’ye çıkarılması ve TOKİ ile Emlak Konut projelerinde kullanılacak malzemelerin Malatya esnafından temin edilmesi gerektiği de raporda vurgulandı. Ayrıca esnafın emekliliği için gerekli 9 bin prim gününün 7 bin 200’e düşürülmesi, vergi kaydı olup Bağ-Kur kaydı açılmamış esnafa geriye dönük borçlanma hakkı tanınması, zincir marketler ve AVM’lere karşı esnafı koruyacak Perakende Yasası’nın hayata geçirilmesi ve 2026 itibarıyla büyükşehirlerde basit usulden gerçek usule geçiş kararının deprem bölgesi için en az 3 yıl ertelenmesi istendi. Raporda son olarak KOSGEB desteklerinin tüm meslek kollarına açılması ve deprem sonrası verilen kredilerin geri ödeme süresinin en az 1 yıl uzatılması, sanayi esnafı için modern ve teknolojik altyapıya sahip yeni bir sanayi sitesinin kampüs modeliyle inşa edilmesi ve mevcut küçük sanayi sitelerinde kiracı esnafa mülkiyet önceliği tanınması taleplerine yer verildi.
Yeni Malatyaspor sezonu kapattı
29 Kasım 2025 Cumartesi - 19:41 Yeni Malatyaspor sezonu kapattı Nesine 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Yeni Malatyaspor, bahis soruşturması kapsamında futbolcularına verilen cezalar ve sakatlıklar nedeniyle Adanaspor maçını oynayamadı. Kulübün 2. başkanı Abdullah Aksoğan sezonun kalan bölümünde sahaya çıkamayacaklarını açıkladı. Yeni Malatyaspor 2. Başkanı Abdullah Aksoğan ertelenen Adanaspor maçın ardından yaptığı açıklamada takımın kadro sıkıntısına dikkat çekerek önümüzdeki haftalarda da sahaya çıkamayacaklarını söyledi. "Amatör ligde mücadele eden oyuncularımız da ceza alabilir" Zorlu bir süreçten geçtiklerini belirten Aksoğan, "Dar bir kadro kurduk ve takımımız yeni yeni toparlanmaya başlamıştı. Cemil hocanın katılmasıyla birlikte takımımız iyi bir ivme yakalamış rakiplerle kafa kafaya oynamaya başlamıştık. Ancak her şey düzene girdi dediğimiz anda bahis olayı patlak verdi. Bu soruşturmada yedi genç oyuncumuz ceza aldı. Uzun ve kısa süreli cezalar var. Büyük ihtimalle pazartesi günü amatör ligde mücadele eden oyuncularla ilgili cezalar da açıklanacak. Orada da 3-4 oyuncumuz bulunuyor" dedi "Adana’ya gitsek elimizde 9-10 oyuncu kalacaktı" Kadronun neredeyse tamamen dağıldığını belirten Aksoğan, sakat oyuncularla birlikte takımdaki oyuncu sayısının maç yapmaya yetmediğini ifade ederek, "4 sakatımız var. Adana’ya gitsek elimizde 9-10 oyuncu kalacaktı. Onlardan biri de yedek kalecimiz. Bu şartlarda maça çıkmamak daha uygundu. Yönetim kurulu olarak bundan sonraki maçlara da cezalar nedeniyle çıkamayacağız. Federasyon gerekli kararı verecektir. Bizim tüm hedefimiz önümüzdeki sezon 3. Lig’de güçlü bir kadro kurmak" ifadelerini kullandı "3. Lig’den çıkmayı hedefliyoruz" Alt yapının çalışmalarına devam edileceğini belirten Aksoğan iyi durumdaki genç oyuncuların sezon hazırlığı için kiralık verileceğini de kaydederek, "Takımımızın tamamı amatör statüde. Amatör sporcular için de cezalar açıklanacak. Bildiğimiz 3 oyuncu var ama söylemeyenler de olabilir. Duruma göre sayı artabilir. Maça çıkacak kadromuz kalmadı. Bugüne kadar tüm deplasmanlara takımımızı götürdük. Altyapımız, antrenmanlarımız devam edecek. İyi oyuncularımızı kiralayacağız. İkinci yarının sonunda takviyeler yaparak 3. Lig’den çıkmayı hedefliyoruz. Cemil hoca ve sportif direktör Sinan Alkış’ın gözetiminde takımımız yeniden hazırlanacak" diye konuştu
Yeşiltepe’de hafriyat alanı temizlendi, mahalle nefes aldı!
29 Kasım 2025 Cumartesi - 12:45 Yeşiltepe’de hafriyat alanı temizlendi, mahalle nefes aldı! Yeşilyurt Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Yeşiltepe Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi’nde bulunan hafriyat alanında kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Bölgedeki çevresel risklerin ortadan kaldırılması ve mahalle sakinlerinin daha sağlıklı bir yaşam alanına kavuşması amacıyla yürütülen çalışmalar, vatandaşlardan tam not aldı. Çevre temizliği ve halk sağlığına yönelik çalışmalarını aralıksız sürdüren Yeşilyurt Belediyesi, Yeşiltepe Hoca Ahmet Yesevi Mahallesinde ki hafriyat alanında biriken hafriyat ve atıkları iş makineleriyle kaldırarak alanı güvenli ve düzenli bir görünüme kavuşturdu. Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmalarda, bölgeye gelişigüzel bırakılan hafriyat, evsel atıklar ve çevre kirliliğine neden olan unsurlar tek tek toplandı. Ekipler; kamyon, kepçe ve saha personeliyle koordineli bir şekilde hareket ederek alanı kısa sürede temiz ve düzenli bir görünüme kavuşturdu. Yeşilyurt Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü Yetkilileri, özellikle hafriyat atıklarının kontrolsüz bir şekilde çevreye bırakılmasının hem çevre sağlığını tehdit ettiğini hem de görüntü kirliliğine yol açtığını vurgulayarak, benzer alanlarda denetimlerin artarak devam edeceğini ifade etti. Mahalle sakinleri, çevre kirliliğinin ortadan kalkmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek Yeşilyurt Belediyesi’ne teşekkür etti. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise, ilçenin her köşesinde temiz, sağlıklı ve düzenli yaşam alanları oluşturmak için çalışmaların büyük bir hassasiyetle devam ettiğine işaret ederken, "Yeşiltepe Hoca Ahmet Yesevi Mahallemizde gerçekleşen kapsamlı çalışma, çevreye verdiğimiz önemin somut bir göstergesidir. Hafriyat alanlarında oluşan çevre kirliliği hem görüntü kirliliğine neden oluyor hem de insan sağlığını tehdit edebiliyor. Ekiplerimiz, sabahın erken saatlerinden itibaren bölgedeki hafriyat ve çeşitli atıkları temizleyerek alanı daha güvenli ve temiz bir yapıya kavuşturdu. Vatandaşlarımızın memnuniyetini görmek, bizlere doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösteriyor" ifadelerini kullandı. Başkan Geçit, Yeşilyurt’u geleceğe daha temiz, daha düzenli ve daha yaşanabilir şekilde taşımak için dört koldan çalıştıklarına değinirken, "Tüm hemşehrilerimizden de çevre konusundaki duyarlılıklarını artırmalarını, hafriyat ve atık konusunda kurallara uymalarını rica ediyoruz. Hep birlikte çevremizi korur, ilçemize sahip çıkarsak daha güzel bir Yeşilyurt’u hep birlikte inşa ederiz. Çalışmalarımızda üstün gayret gösteren mesai arkadaşlarımıza ve duyarlılıkları için mahalle sakinlerimize gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
Malatya’nın helal sertifikalı ürünleri büyük ilgi gördü
28 Kasım 2025 Cuma - 15:50 Malatya’nın helal sertifikalı ürünleri büyük ilgi gördü Malatya’nın helal gıda potansiyeli, 30 bin ziyaretçinin ilgi odağına dönüşerek küresel pazara güçlü bir mesaj verdi. Cumhurbaşkanlığı Yüksek Himayelerinde, 26-29 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen 11. Dünya Helal Zirvesi & İİT Helal Expo Uluslararası Ticaret Fuarına bu yıl tek konuk il olarak davet edilen Malatya, helal gıda ve yenilikçi ürünleriyle uluslararası arenada kendini tanıtma fırsatı buldu. İslam İş Birliği Teşkilatı’nın (İİT) ilgili kuruluşu SMIIC ve ICDT iş birliğiyle, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen organizasyona 40 ülkeden 500 firma ve söz konusu firmalar adına 1000’den fazla satın alma elemanı ile 110 ülkeden yaklaşık 30 bin ziyaretçiyi ağırlayarak helal ekonomisinin küresel büyümesine katkı sundu. Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan stantlarda, kente özgü helal sertifikalı ve coğrafi işaretli ürünler ziyaretçilere tanıtıldı. Malatya’nın sarı altını olarak bilinen günkurusu ve sarı kayısı çeşitleri, lezzeti ve kalitesiyle fuarın en çok ilgi gören ürünleri arasında yer aldı. Tamamen Malatya’da üretilen, yaklaşık 20 doğal bitki ve meyve içeren helal sertifikalı "Hibiscus Milli Şerbeti" de uluslararası misafirlerin beğenisine sunularak önemli bir tanıtım fırsatı oluşturdu. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nden yenilikçi glütensiz ürün tanıtımı Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü, Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yer aldığı fuarda glütensiz ürün grubunu tanıttı. Fuara katılım sağlayan ziyaretçilere, Nohut unu, Mısır unu, Çiğ karabuğday unu, Pirinç unu, Teff unu, Malatya Gevreği, Kayısı çekirdeği bisküvisi gibi ürünler sunularak hem ulusal hem uluslararası pazarlara yönelik yeni iş bağlantıları kuruldu. Enstitü temsilcileri, fuarın bölgesel üretim kapasitesinin tanıtılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Esenlik, 12 helal sertifikalı ürünüyle uluslararası görüşmeler yaptı Malatya Büyükşehir Belediyesi iştiraki Esenlik İmar İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi fuara 12 çeşit helal sertifikalı kendi ürettiği ürünlerle fuara katıldı. Standı yoğun ilgi gören Esenlik, ulusal ve uluslararası firmalarla ihracat ve ticari iş birliği görüşmeleri gerçekleştirme fırsatı yakaladı. Malatya, helal sektöründe büyüyen bir merkez olma yolunda Bu yılki organizasyonda tek konuk il olarak yer alan Malatya, helal sertifikalı ürün çeşitliliği, güçlü üretim potansiyeli ve coğrafi işaretli değerleriyle fuarda öne çıkan şehirlerden biri oldu. Fuar boyunca yapılan görüşmeler, Malatya’da üretilen helal gıdaların dünya pazarlarına açılmasına yönelik önemli bir zemin oluşturdu. Her yıl Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde düzenlenen Dünya Helal Zirvesi ve İİT Helal Expo’nun 12’ncisi, 25-28 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Tüm İslam ülkelerinin, kurum ve kuruluşların bu önemli organizasyonu güçlü şekilde sahiplenmesi bekleniyor.
Çiğ süt, gıdayla bulaşan idrar yolu enfeksiyonlarına kapı açıyor
28 Kasım 2025 Cuma - 10:16 Çiğ süt, gıdayla bulaşan idrar yolu enfeksiyonlarına kapı açıyor İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoteknoloji Anabilim Dalı tarafından çiğ süt üzerine yapılan çalışma, görünmez bir bakteri ekosistemini ortaya koydu. Yapılan çalışma, süt aracılığıyla vücuda giren bu sistemdeki bakteriler sessizce üriner sisteme ulaşıp enfeksiyon oluşturuyor. Malatya kırsalından alınan 122 çiğ süt örneğini inceleyen bilim insanları, bazı bakterilerin süt yoluyla vücuda girdiğini ve özellikle kadınlar, yaşlı bireyler ve bağışıklığı zayıf kişiler için risk taşıdığını ortaya koydu. Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Birimi tarafından desteklenen ‘Çiğ Süt Örneklerinde Escherichia coli Prevalansının ve Üropatojenik E. coli (UPEC) Virülans Genlerinin Araştırılması’ çalışması Malatya bölgesinden toplanan sütlerde ‘E.coli’ bakterisinin yüksek oranda bulunduğunu gösterdi. Araştırmanın yürütücüsü Doç. Dr. Seval Cing Yıldırım, bu durumun insan sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirtti. Doç. Dr. Seval Cing Yıldırım, "Bugün burada paylaşacağımız emareler, çiğ sütle ilgili bildiklerimizi önemli ölçüde değiştirecek nitelikte. Yıllardır çiğ süt genellikle sadece E. coli var mı yok mu? diye değerlendirildi. Oysa bizim yaptığımız çalışma, çok daha kritik bir noktayı gösteriyor. Bu bakterilerin hangi hastalık yapıcı genleri taşıdığını bilmekte çok önemli. Malatya bölgesinden topladığımız çiğ sütlerde E. coli oranları beklediğimizden yüksekti. Ancak asıl çarpıcı olan şu, bu izolatların önemli bir kısmı, idrar yolu enfeksiyonlarına neden olabilen UPEC (Üropatojenik E. coli) adlı özel suşların genetik özelliklerini taşıyordu. Özellikle ‘fimA ve agn43’ genleri neredeyse tüm izolatlarda pozitifti. Bu genler bakteriye idrar yollarına tutunma, biyofilm oluşturma ve bağışıklıktan kaçma gibi güçlü yetenekler kazandırıyor" dedi. Çiğ sütün, yalnızca dışkı bulaşıyla kirlenmiş bir ürün olmadığını belirten Doç. Dr. Yıldırım, "Çiğ süt, hastalık yapma potansiyeli yüksek bakteriler için bir taşıyıcı ortam olabilir. Yani çiğ süt, görünmez bir bakteri ekosistemi aslında ve bu ekosistemdeki bazı üyeler insan sağlığı açısından risk oluşturur. Bu durum literatürde giderek önem kazanan bir kavramı işaret ediyor. Yani gıdayla bulaşan idrar yolu enfeksiyonları. Süt aracılığıyla alınan bu bakteriler sessizce üriner sisteme ulaşıp enfeksiyon oluşturabilirler. Özellikle bu durum kadınlarda, yaşlı bireylerde ve bağışıklığı zayıf kişiler için de risk oluşturuyor" ifadesine yer verdi. Bu çalışmanın, Türkiye’deki gıda güvenliği politikaları açısından önemli bir boşluğu da görünür kıldığını vurgulayan Doç. Dr. Yıldırım, "Mevcut denetim sistemleri hâlâ "bakteri var mı yok mu?" yaklaşımına dayalı olarak işliyor. Oysa emarelerimiz, moleküler patojenite analizlerinin ve antimikrobiyal direnç taramalarının rutin gıda kontrol süreçlerine entegre edilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bir diğer kritik emaremiz, tüm izolatların sefalotin antibiyotiğine dirençli olmasının yanı sıra çoklu antibiyotik direnci de mevcut. Bu tablo, antibiyotik direncinin hayvancılık ortamlarında seçilip gıda zinciri aracılığıyla topluma geri döndüğünü açıkça ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle, çiftlikten sofraya uzanan çok yönlü bir direnç zinciri ile karşı karşıyayız" şeklinde konuştu. Isıl işlemin bakteri üzerindeki etkisini de anlatan Doç. Dr. Yıldırım, "Pastörizasyon ve kaynatma büyük oranda etkilidir; ancak sağımdan depolamaya, taşımadan işleme ve satışa kadar uzanan hijyen zinciri doğru işletilmezse risk maalesef sıfırlanmaz. Özellikle çiğ sütten yapılan peynirlerde uygulanan ısıl işlemler kısa süreli olduğu ve yeterli sıcaklığa ulaşmadığı için, dirençli bakterileri ve virülans genlerini tamamen elimine etmek her zaman mümkün değildir. Sonuç olarak, sütün doğal niteliği tek başına mikrobiyolojik güvenliği garanti etmez. Hedefimiz toplumda korku oluşturmak değil, bilimsel kanıtlarla desteklenen bir farkındalık oluşturmaktır. Uygun ısıl işlem, hijyen ve moleküler denetim süreçleri benimsendiğinde süt ve süt ürünlerinin güvenli tüketimi kolayca sağlanabilir" ifadesine yer verdi. 6 ayda 122 çiğ süt örneği incelendi Araştırmada yer alan İnönü Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Aynur Akan ise, Malatya kırsalından alınan 122 adet çiğ süt örneğini 6 aylık bir periyotta toplandıklarını söyledi. Proje kapsamındaki çalışmaların bir kısmının Sinop Üniversitesi’nde yürütüldüğünü belirten Akan, "Çalışmaların bir kısmı İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Endüstriyel Biyoteknoloji araştırma Laboratuvarı’nda gerçekleştirilirken bir kısmı da Sinop Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Zeynep Yeğin ve Dr. Öğr. Üyesi Cumhur Avşar ile yapıldı. Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi’ne desteklerinden ötürü teşekkür ederim" diye konuştu.