Yerel Haberler
Manisa
Spil’de kardelenler ikinci kez açtı 17 Mart 2026 Salı - 09:25:30 Manisa ile İzmir arasında yer alan Spil Dağı Milli Parkı’nda baharın müjdecisi olarak bilinen kardelen çiçekleri bu yıl ikinci kez açtı. Nevruz öncesinde yeniden çiçek açan kardelenler, hem doğaseverlerin ilgisini çekti hem de iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekti. Farklı flora ve faunasıyla dikkat çeken Spil Dağı Milli Parkı’nda genellikle şubat ayının sonu ile mart ayının başında açan kardelen çiçekleri bu yıl ikinci kez çiçek açtı. Kardelenlerin aynı sezon içerisinde ikinci kez açması Spil Dağı Milli Parkı’nda nadir görülen bir durum olurken, benzer olay geçtiğimiz yıl da mart ayı başında yaşanmıştı. Mineral bakımından zengin toprakları tercih eden kardelen çiçeklerinin, toprağın nemli ve humuslu olması halinde yaklaşık üç ay boyunca çiçeklerini sergileyebildiği biliniyor. Ancak bu durumun Spil Dağı Milli Parkı’nda oldukça nadir gerçekleştiği ifade ediliyor. Nevruz öncesi yeniden açtılar Bu yıl kar yağışının oldukça az görüldüğü Spil Dağı Milli Parkı’nda son kar yağışı 9 Ocak tarihinde gerçekleşti ve kar örtüsü yalnızca birkaç gün kaldı. Daha sonra birkaç kez karla karışık yağmur yağmasına rağmen yerde kalıcı kar oluşmadı. Geçtiğimiz yıl ocak ayı ortasında çiçek açan kardelenler, bu yıl da ilk cemrenin (20 Şubat) havaya düşmesine yaklaşık üç hafta kala açmıştı. Bahar Bayramı olarak bilinen Nevruz öncesinde ikinci kez açan kardelenler, iklim şartlarındaki değişimin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Kardelen koparmanın cezası 699 bin lirayı aştı Spil Dağı Milli Parkı zirvesinde kar olmamasına rağmen açan kardelenler doğaseverlerin ilgisini çekerken, yetkililer ise vatandaşları koparma konusunda uyardı. Kardelenlerin doğadan koparılmasının biyolojik çeşitliliğe zarar verdiğini belirten yetkililer, aynı zamanda ağır idari para cezası uygulandığını vurguladı. Buna göre 2025 yılında 557 bin 212 TL olan kardelen koparma cezası, 2026 yılı itibarıyla 699 bin 245 TL’ye yükseldi. Koruma altındaki kardelen çiçeklerini koparmanın cezası 2022 yılında 109 bin 593 TL iken, 2023 yılında yüzde 122,93 artışla 244 bin 315 TL’ye, 2024 yılında yüzde 58,46 artışla 387 bin 142 TL’ye, 2025 yılında yüzde 43,93 artışla 557 bin 212 TL’ye yükselmişti. 2026 yılında ise ceza miktarı 699 bin 245 TL olarak uygulanmaya başlandı.
17 Mart 2026 Salı - 00:12 Vakfiye geleneği Ramazan boyunca yaşatıldı İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Manisa’da Ramazan ayı boyunca yürütülen vakıf hayır hizmetleri kapsamında kurulan iftar sofralarında her gün 500 kişiye yemek verildi. Kadir Gecesi dolayısıyla Hatuniye Camii ve 662 yıllık Haki Baba Veli Camii’nde teravih namazı sonrası yaklaşık 2 bin kişiye sıcak salep ikram edildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı boyunca Manisa’da çeşitli hayır programları gerçekleştirildi. Vakıf hayır şartları doğrultusunda Elginkan Vakfı’nın katkılarıyla Manisa Vakıf İş Hanı’nda kurulan iftar sofrasında her gün 500 kişilik iftar yemeği verildi. Kurulan iftar sofralarında vatandaşlar aynı sofrada buluşarak Ramazan ayının bereketini ve paylaşma kültürünü birlikte yaşadı. Asırlardır süregelen vakıf geleneğinin yardımlaşma ve dayanışma ruhunu yaşatan etkinlikler, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Kadir Gecesi’nde 2 bin kişiye salep ikramı Ramazan ayının en önemli gecelerinden biri olan Kadir Gecesi dolayısıyla Hatuniye Camii ve Yunusemre ilçesindeki 662 yıllık Haki Baba Veli Camii’nde özel programlar düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından teravih namazı sonrası iki camide yaklaşık 2 bin kişiye sıcak salep ikram edildi. İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Haki Baba Veli Camii’nde gerçekleştirilen programda yaklaşık bin kişiye salep dağıtıldı. Çocuklara hediyeler, lokma hayrı yapıldı Mahallede yaşayan yaklaşık 50 kadından oluşan ve herhangi bir dernek ya da vakfa bağlı olmadan faaliyet gösteren "İyilik Peşinde Koş" adlı iyilik grubu üyeleri de cami yönetimiyle iş birliği yaparak etkinliğe katkı sağladı. Teravih namazı öncesinde camiye gelen çocuklara çeşitli hediyeler verilirken, namaz çıkışında ise lokma hayrı gerçekleştirildi. 662 yıllık Haki Baba Veli Camii Yunusemre ilçesinde bulunan ve 662 yıl önce Osmanlı Beyliği döneminde inşa edilen Haki Baba Veli Camii, Manisa’nın en eski vakıf camilerinden biri olarak biliniyor. Fakir ve yolcuların konakladığı bir yapı olarak kullanılan cami, aynı zamanda bölgede din eğitiminin verildiği önemli merkezlerden biri oldu. Haki Baba ve dervişleri tarafından sürdürülen mukabele geleneği günümüzde de yaşatılmaya devam ediyor. Camide her sabah ezandan yaklaşık yarım saat sonra görevliler tarafından mukabele okunurken, son üç yıldır kandil gecelerinde yatsı namazı sonrası tesbih namazı kılınması da gelenek haline getirildi.
Yunusemreli maratoncudan Uludağ’da gümüş madalya
07 Ekim 2025 Salı - 09:59 Yunusemreli maratoncudan Uludağ’da gümüş madalya Yunusemre Belediyespor’un maratoncusu Kerem Karay, 12.Eker-Run Uludağ Maratonu’nda 42 kilometrelik parkuru 3 saat 5 dakika 48 saniyede koşarak yaş grubunda gümüş madalyanın sahibi oldu. Yunusemre Belediyespor’un deneyimli maratoncusu Kerem Karay, Türkiye’nin önemli dayanıklılık yarışlarından 12.Eker-Run Uludağ Maratonu’nda büyük bir başarıya imza attı. Bursa’nın Nilüfer ilçesinde düzenlenen yarışta zorlu 42 kilometrelik parkuru 3 saat 5 dakika 48 saniyede tamamlayan Karay, yaş grubunda gümüş madalyanın sahibi olurken, genel sıralamada ise 101 sporcu arasında 10’uncu oldu. Toplamda 46. maratonuna çıkan başarılı atlet, aynı zamanda 27. kez kürsüye çıkma başarısını gösterdi. Kerem Karay hem kişisel en iyi derecesini koştu hem de uluslararası sporcular arasında dikkat çeken bir performans sergiledi. Kulüp Başkanı Bülent Kanik yaptığı açıklamada elde edilen başarı nedeniyle Kerem Karay’ı tebrik etti. Karay’ın hem azmi hem de istikrarıyla kulüp adına gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Başkan Kanik şunları söyledi: "Kerem Karay, disiplinli çalışması, dayanıklılığı ve spora olan adanmışlığıyla genç sporcularımıza örnek bir isim. Uzun yıllardır istikrarlı şekilde koşuyor, maratonlarda hem kulübümüzü hem de Manisa’yı başarıyla temsil ediyor. Elde ettiği bu dereceyle bizleri bir kez daha gururlandırdı. Kendisini yürekten kutluyorum." Başarılı maratoncu Kerem Karay ise yarış sonrası yaptığı açıklamada, "Uludağ Maratonu 42K parkurunda en iyi maraton derecemi elde ettim. Katılan tüm sporcu arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bana destek olan herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca bu maratonda, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü haftasında doğal yaşamın korunması adına koştum. Manisa’yı en iyi şekilde temsil ettiğim için çok mutluyum" ifadelerini kullandı.
Manisalı öğrenci Yunus Kaan’dan uluslararası başarı
06 Ekim 2025 Pazartesi - 19:59 Manisalı öğrenci Yunus Kaan’dan uluslararası başarı Manisa Bahçeşehir Koleji 7. sınıf öğrencisi Yunus Kaan Yılmaz, dünyanın dört bir yanından 93 bin 260 öğrencinin katıldığı Uluslararası HIPPO English Without Borders Dil Olimpiyatları’nda büyük bir başarıya imza attı. Türkiye elemelerinde ülke ikincisi olan Yılmaz, İtalya’da düzenlenen dünya finallerinde dünya 6’ncısı olarak Türkiye’yi gururla temsil etti. Manisa’da yaşayan 13 yaşındaki Yunus Kaan Yılmaz, Türkiye elemelerinde elde ettiği ikinciliğin ardından katıldığı Uluslararası HIPPO English Without Borders Dil Olimpiyatları’nın İtalya’nın Assisi kentindeki finalinde dünya 6’ncısı oldu. Yarışma sonrası duygularını paylaşan Yılmaz, "HIPPO Olimpiyatları benim için sadece bir yarışma değil, kendime güvenmeyi öğrendiğim bir süreçti. Ülkemi temsil etmek benim için büyük bir onurdu. Bu başarıyı aileme, öğretmenlerime ve bana destek olan herkese armağan ediyorum." dedi. Yabancı Diller Zümre Başkanı Figen Didem Gökay, öğrencilerinin elde ettiği sonucun okul adına gurur verici olduğunu belirterek, "Yunus Kaan’ın başarısı, öğrencilerimizin uluslararası düzeydeki yetkinliğini ortaya koyuyor. Onun azmi, disiplini ve öğrenme sevgisi hepimize ilham verdi" ifadelerini kullandı. Yunus Kaan Yılmaz, ilerleyen yıllarda İngilizce bilgisini daha da geliştirip uluslararası projelerde yer almayı hedefliyor.
Manisa’da Dünya Mimarlık Günü kutlandı
06 Ekim 2025 Pazartesi - 18:18 Manisa’da Dünya Mimarlık Günü kutlandı MANİSA (İHA) – Dünya Mimarlık Günü, Manisa’da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Manisa Mimarlar Odası Temsilciliği öncülüğünde düzenlenen kutlama programında, mimarlığın toplumsal rolü ve kentlerin geleceği üzerine mesajlar verilirken, vefat eden mimarlar da mezarları başında anıldı. Manisa Mimarlar Odası Temsilciliği Başkanı Mahir Gülhan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen kutlamada, 2025 yılı teması olan "Dayanıklılık için Tasarım" vurgulandı. Gülhan, "Uluslararası Mimarlar Birliği tarafından 1985 yılında ilan edilen Dünya Mimarlık Günü, Birleşmiş Milletler’in Dünya Konut Günü ile eş zamanlı olarak kutlanıyor. 2025 yılında tema olarak ‘kentsel krizlere yanıt’ çerçevesinde ‘Dayanıklılık için Tasarım’ belirlenmiştir. Bu tema, mimarlığın yalnızca fiziksel yapılar değil; aynı zamanda toplumsal eşitlik, sürdürülebilirlik ve dirençlilik üretmesi gerektiğini hatırlatmaktadır" dedi. Mimarlığın afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde kritik rol oynadığına dikkat çeken Gülhan, "Yapılı çevre; dayanıklılık, sağlamlık ve kültürel duyarlılıkla topluluklara destek olmalıdır. Onarılabilen, yenilenebilen ve çevreye duyarlı yapılarla dayanıklılık mümkün olacaktır" şeklinde konuştu. Program kapsamında meslek camiasına katkı sağlayan ve yakın dönemde hayatını kaybeden mimarlar da unutulmadı. Geçtiğimiz yıl vefat eden Manisa Mimarlar Odası önceki dönem başkanı Ferdi Zeyrek’i anan Gülhan, "Tam bir yıl önce bugün rahmetli Ferdi Başkanımız ile bu binanın hizmete açılışını birlikte yapmıştık. Onu mezarı başında andık. Mesleki birikimi ve kent kültürüne olan katkılarıyla hafızalarda yer edinmiştir" dedi. Ayrıca Mimar Tuğrul Erdem, Zehra Alagöz ve Adil Aygül’ün de isimlerini anan Gülhan, "2025 yılı bizim için buruk geçti. Ancak geleceğe dair umudumuz tamdır. Hayatını kaybeden meslektaşlarımız, Manisa için yorulmadan çalışmış, kent belleğinde derin izler bırakmışlardır. Onların hatırasını yaşatmak en büyük görevimizdir" ifadelerini kullandı.
‘Zafer Yollarında’ 102 yıl sonra izleyicisiyle buluştu
06 Ekim 2025 Pazartesi - 14:46 ‘Zafer Yollarında’ 102 yıl sonra izleyicisiyle buluştu Yunusemre Belediyesi, Türk sinema tarihinin en eski yapımlarından biri olan ‘Zafer Yollarında’ filminin yeniden izleyiciyle buluşmasına katkı sağladı. MTSO Konferans Salonu’nda gösterimi yapılan film öncesi düzenlenen panelde kurtuluş mücadelesi ve filmin öyküsü anlatıldı. 1923 yılında, Fahrettin Altay ve Mürsel Paşa komutasındaki 5. Kolordu’nun ve Manisa halkının katılımı, Manisa Belediyesi’nin desteğiyle çekilen Zafer Yolları’nda filmi, 66 yıl sonra bilinen tek kopyasıyla yeniden gün yüzüne çıktı. OBASYA Turizm Geliştirme Kooperatifi Başkanı Mustafa Pala’nın arşivinde bulunan film, Yunusemre Belediyesi, Ege Derneği Manisa Temsilcisi Murat Gültekin, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO)’nın katkılarıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. yılında MTSO Konferans Salonu’nda izleyiciyle buluştu. Gösterime Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak, Yunusemre Kent Konseyi Başkanı Bektaş Kılınç, Belediye Başkan Yardımcıları, Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gösterimin açılış konuşmasını yapan Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban bu filmin önemine vurgu yaparak, "102 yıl önce çekilmiş, Türk sinemasının ilk dönem eserlerinden biri olan "Zafer Yollarında" filmini, yeniden Manisa’da izlemek hepimiz için büyük bir gurur. Bu film yalnızca bir sinema eseri değil, Cumhuriyetimizin doğuşuna giden yolda Manisa’nın, Manisalılar’ın, kahraman ordumuzun azmini ve bağımsızlık tutkusunu yansıtan bir belgedir. Fahrettin Altay ve Mürsel Paşa komutasındaki 5. Kolordu’nun öncülüğünde, Manisa halkının yürekten desteğiyle yaşanan o direniş, bu toprakların her taşına, her nefesine işlemiş bir kahramanlık destanıdır. Bugün 1923 yılında çekilmiş bu filmin bilinen tek kopyasının Manisa’da bulunması, bu şehrin tarihle, kültürle, sanatla kurduğu güçlü bağın da bir göstergesidir. Bu mirası korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak bizim en önemli sorumluluklarımızdan biridir. Bu anlamlı etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese, özellikle bu filmin yeniden gün yüzüne çıkmasını sağlayan Mustafa Pala başta olmak üzere Ege Derneği Manisa Temsilcisi Murat Gültekin, araştırmacılar ve tarihçilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Filmin öyküsünü ve kurtuluş mücadelesini anlattılar Film gösterimi öncesinde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Mustafa Başgülşen yaparken; Tarihçi İsmail Arda Odabaşı, OBASYA Turizm Geliştirme Kooperatifi Başkanı Mustafa Pala ve Ege Derneği Manisa Temsilcisi Murat Gültekin, kurtuluş mücadelesini ve filmi anlattı.
Genel Müdür Prof. Dr. Orhan Tatar deprem riskine dikkat çekti
06 Ekim 2025 Pazartesi - 14:30 Genel Müdür Prof. Dr. Orhan Tatar deprem riskine dikkat çekti AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Manisa’nın afet tehlikelerinin en fazla barındıran illerden bir tanesi olduğunu söyleyerek, "Manisa fayı diye adlandırdığımız fayın düşen bloğu üzerinde gerçekten göreceli olarak baktığınızda çok da iyi sayılmayacak bir zemin üzerinde oturan bir Manisa’mız var. Ve fayın üzerinde de çok sayıda bina var. Yani sadece zemin kaynaklı değil aynı zamanda doğrudan oraya fayın üzerinde şu anda bulunan belki 2 bin civarında benim bir çalışmada bildiğim, gördüğüm çok sayıda binada aynı zamanda fayın bizim yüzey faylanması tehlikesi dediğimiz doğrudan doğruya fay hareketlendiğinde bir yüzey kırığı oluşturduğunda zeminden depremin dalga etkisinden bağımsız ayrıca oluşturacağı bir tehlike de var" dedi. Manisa İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) Değerlendirme Toplantısı, Vali Vahdettin Özkan ve Prof. Dr. Orhan Tatar başkanlığında, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Manisa Valisi Vahdettin Özkan, risk azaltma planıyla Manisa’da büyük tehlike oluşturabilecek bir çok orman yangınının daha başındayken sonlandırıldığını söyledi. Özkan, "Yani hem uluslararası alanda hem özellikle Türkiye’mizde kamu kuruluşlarımızda bir müdahale gerekliliği ortaya koyduğu çıktığı zaman insanlarımızın gerçekten empati duygusu çok iyi. Başkalarına yardım etmek, afet zamanında yüksek derecede refleks göstermek temayülü çok iyi. Bu potansiyelimizi aynı zamanda afet planlarında iyi bir şekilde uyguluyoruz. Bunun uygulamalarını gördük. Afetlere müdahale noktasında herkes seferber olabilmektedir. Ama bu müdahale planlarının dışında esasen müdahaleden ziyade afet olmadan önce o afete ilişkin riskleri iyi bir şekilde analiz edip o riskleri bertaraf etmek ya da kontrol altında tutmak çok çok önemli. Bizim özellikle müdahale planlarındaki başarıdan sonra görüldü ki bir afet vuku bulmadan önce de yapmamız gereken çok önemli şeyler vardır. Bunların bilimsel olarak sistematik olarak iyi bir analizini yapıp bunlarla ilgili yapmamız gereken nelerdir, bunları sistematik ve sürdürülebilir bir plana büründürmemiz lazım" dedi. "143 yangının 114 tanesi ön müdahaleyle söndürüldü" Orman yangınlarına karşı ilk 10 dakikada yapılan müdahalelerin önemli olduğuna dikkat çeken Vali Özkan, "Biz müdahalede iletişimde duyarlılıkta koordinasyonda hep beraber çok sonuç odaklı olarak işe yoğunlaşmış durumdayız. Fakat bu konuyla ilgili İRAP’ın bir türevi olarak riski azaltmak için ne yapmak lazım? Bununla ilgili hemen bir o sahadaki müşahedeleri de gözlemlerimizi de esas alarak İRAP planının bir alt bileşeni olarak münhasıran orman yangınları ile ilgili afetlerde biz afetten önce ne yapmalıyız? Bu soruyu kendimize sorduk. Bir de yaşayarak olunca çok daha iyi bir plan ortaya çıktı. Hem 12 saat nöbet sistemi ile orman bölgesinde bütün bu risk faktörlerini denetleyen ekipler oluşturduk. Her çiftçi yanında aletli edevatı götürüyor mu? Trafonun yanındaki otlar temizlenmesine kadar bütün bunlar risk unsurları. Bunları oluşturmuş olduk. Bir de itfaiye ve hava araçları gelmeden önce ilk 10 dakika orman yangınlarından çok önemli olduğunu gördük. Bir ot basit bir ot yangını bir kişinin söndürebileceği bir yangın yangının devasa orman yangınlarına, can mal kaybına sebep olacağı ve milyonlarca para harcayarak söndürülmediğini gördük. Bunun için de ön müdahale ekibi dediğimiz yerel müdahale kapasitesini oluşturduk. Bizim görevlendirmiş olduğumuz okul müdür yardımcısından muhtar ve diğer öğretmenlere kadar onların oluşturmuş olduğu bilinçle, organizasyonla köydeki bu konuda eğitim almış arkadaşlar itfaiye ve hava araçları gelmeden önce ormana yansımadan ot yangınlarını söndürmeye başladılar. Çıktıları itibariyle şimdiye kadar 14 Temmuz’da biz bu riski azaltma eylem planını devreye koyduk bin 27 kişiyle beraber. Sahada 143 tane yangın çıktı. Bunların 114 tanesi bizim bu ön müdahale ekipleri tarafından söndürüldü. Yani hava destek unsurları gelmeden yerelden söndürülmüş oldu. Orman yangınlarının yüzde 78’i bu riski azaltma eylem planı sayesinde söndürülmüş oldu" ifadelerini kullandı. "Manisa afet tehlikelerini bünyesinde en fazla barındıran illerimizden bir tanesi" Manisa’nın afet tehlikelerinin en fazla barındıran illerden bir tanesi olduğunu söyleyen AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, "Manisa afet tehlikelerini bünyesinde en fazla barındıran illerimizden bir tanesi. İRAP’a bile baktığınızda 11 tane farklı afet türü tanımlanmış. Bunların içerisinde en fazla kütle hareketleri, sonra meteorolojik afetler, sonra deprem vesaire böyle gidiyor. Endüstriyel kazalardan maden kazalarına kadar, orman yangınlarına kadar birçok farklı farklı afet türlerine dair eylemler tanımlanmış. Ama tabii bunların içerisinde özellikle deprem bizi çok korkutuyor, çok ürkütüyor. Deprem dediğiniz şey anlık bir olay. Yani 10 saniyelik bir sürede başımıza geliyor ve geriye dönüp baktığımızda hakikaten büyük kayıplarla karşı karşıya kalabiliyoruz" diye konuştu. 2 bin bina fay hareketinden doğrudan etkilenme tehlikesiyle karşı karşıya Manisa’da yaklaşık 2 bin binanın aktif Manisa fayı üzerinde bulunduğunu ve deprem sarsıntısından bağımsız fay hareketlerinden doğrudan doğruya etkilenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Genel Müdür Prof. Dr. Orhan Tatar, "6 Şubat’ı en acı şekilde yaşamış bütün o süreçlerin içerisinde bulunmuş bir kişi olarak şunu söylemek istiyorum. Birçok büyük depremden sonra ‘milat’ dedik. ‘Bu artık milat olsun’ dedik ama artık 6 Şubat son bir adımız olsun. Çünkü 53 bin 737 canımızı yitirdik. Çok büyük acılar yaşadık. Halen 6 Şubat’ı konuştuğumuzda zorlanıyorum, gözlerim yaşarıyor. Ama Manisa da çok farklı değil. Şehrin göbeğinden geçen bir aktif fay var. Bizim Manisa fayı diye adlandırdığımız fayın düşen bloğu üzerinde gerçekten göreceli olarak baktığınızda çok da iyi sayılmayacak bir zemin üzerinde oturan bir Manisa’mız var. Ve fayın üzerinde de çok sayıda bina var. Yani sadece zemin kaynaklı değil aynı zamanda doğrudan oraya fayın üzerinde şu anda bulunan belki 2 bin civarında benim bir çalışmada bildiğim, gördüğüm çok sayıda binada aynı zamanda fayın bizim yüzey faylanması tehlikesi dediğimiz doğrudan doğruya fay hareketlendiğinde bir yüzey kırığı oluşturduğunda zeminden depremin dalga etkisinden bağımsız ayrıca oluşturacağı bir tehlike de var. O yüzden bu gerçekleri bilmek durumundayız. Ve bu risk azaltma çalışmalarını yaparken de hiçbir şeyi ‘mış’ gibi yapmamamız gerekiyor. Yani skorla ilgimiz yok. Yüzde 32, 35, 40, 50 hiç önemli değil. Ama 10 tane eylemimiz varsa bir kurumumuzun bunun içinden gerçekten bir tanesini, iki tanesini bile gerçek anlamda ‘evet ya ben bu eylemin gereklerini yerine getirdim. Bu riski bertaraf ettim. Artık güvenli bir şekilde burayı kullanabilirim’ diyebileceğimiz bir anlayış içinde olmamız gerekiyor ki bu risk azaltma planları konusunda kendimizi kandırmayalım" ifadelerini kullandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Besim Dutlulu, belediyelerin afet yönetiminde kilit kurumlar olduğunu belirterek, "Belediyeler afet konusunda çok önemli kurumlar ve işin tam merkezinde yer alıyor. Deprem, büyükşehir ve ilçe belediyelerimizin, valiliğimizin ve tüm kurumların iş birliği içinde çözmesi gereken bir konudur. Bize gösterilen en önemli noktalardan biri mevcut yapı stokumuzun durumuydu. Haritayı gördüğümüzde gerçekten insanın içini ürperten, kıpkırmızı bir tabloyla karşılaştık. 2000 yılından önce yapılan tüm binalar risk taşıyor. Bu nedenle bu yapıları kentsel dönüşüme sokarak yenilememiz gerekiyor. Hem belediyelere hem devletimize bu konuda büyük sorumluluk düşüyor. Risk azaltma aslında tam da budur" dedi. Toplantıda ilgili kurum ve kuruluşlar da sunumlar yaparak risk faktörleri ve alınan tedbirler hakkında bilgilendirmede bulundu. Toplantı soru-cevap bölümüyle sona erdi.