Yerel Haberler
Manisa
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Manisa’da su altında kalan tarım arazilerini inceledi, destek çağrısı yaptı 11 Nisan 2026 Cumartesi - 19:27:09 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Manisa’da sel nedeniyle su altında kalan tarım arazilerinde inceleme yaptı. Bayraktar, doğal afetlerin 58 ilde 13 binden fazla çiftçiyi etkilediğini belirterek, "Devletin şefkat elini üreticilerimiz bekliyor" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, aşırı yağışlar sonrası Gediz Nehri’nin taşmasıyla su altında kalan tarım arazilerinde incelemelerde bulunmak üzere Manisa’ya geldi. İzmir’in Menemen ilçesine bağlı Musabey Mahallesi’nde taşkından etkilenen alanları inceleyen Bayraktar, ardından Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Veziroğlu Mahallesi’ne geçerek yoğun yağışların ardından göle dönen tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar’a Manisa Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ ile ilçe ziraat odası başkanları da eşlik etti. "Doğal afetler 58 ilde etkili oldu" Veziroğlu Mahallesinde su altında kalan hububat tarlasının önünde oda başkanları ve üreticilerin katılımıyla bir açıklamada bulunan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Birkaç yıldan beri yaşadığımız doğal afetler tarım sektörünü, tarımla ilgili üretimi ve çiftçilerimizi fevkalade olumsuz etkiliyor. Biliyorsunuz geçen sene de büyük bir don felaketi ile karşı karşıya kaldık. 65 ilimiz bundan etkilendi. Çiftçilerimiz etkilendi. Tarımsal üretim alanlarımız bundan etkilendi. Tarihin en büyük don felaketi ile karşı karşıya kaldık. Arkasından gelen kuraklık yine tarımsal üretimi fevkalade olumsuz etkiledi. Tabii 2026 yılına olumlu başlamak isterdik. Ama 2026 yılının başlamasıyla birlikte gelen aşırı yağışlar ki bu yağışları aslında biz bekliyorduk. Yani barajlarımızın dolması, barajlarımız biliyorsunuz boşalmıştı. Yine yeraltı sularımızın beslenmesi açısından bu yağışlar fevkalade önemliydi. Zaten bir tesellimiz o. Barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi. Ama aşırı yağış beklemiyorduk. Tabii bu aşırı yağışlar sel baskınlarına, su baskınlarına bütün tarım alanlarının maruz kalmasına sebebiyet verdi ve Türkiye’nin çok değişik yerlerinde su baskınlarına maruz kaldık. 1 Ocak 2026 ve 6 Nisan 2026 tarihleri arasında çok değişik doğal afetler yaşadık. 58 ilde 226 ilçede 2 bin 297 köy ve mahallede 13 bin 307 çiftçimizi etkiledi. 23 il sel felaketi ile karşı karşıya kaldı. 28 il fırtına gördü. 5 il hortum, 9 il don ve 7 il de yangın felaketi ile karşı karşıya kaldı. Tabii bunlar tarımsal alanlara önemli ölçüde zarar verdi" dedi. "Manisa’da 18 bin dekarlık alan zarar gördü" Manisa’nın yaşadığı sel baskınları hakkında da bilgi veren Bayraktar, "27-29 Mart tarihleri arasında yaşanan aşırı yağışlardan dolayı Şehzadeler, Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Kırkağaç, Salihli, Saruhanlı, Soma, Turgutlu ve Yunus Emre ilçelerinde sel ve taşkınlar yaşandı. Genellikle Gediz Nehri ve çay kenarlarında taşkınlar ve seller yaşanmış görünüyor. Bu alanlar şubat ayında da sel ve su baskını yaşayan alanlardı. 10 ilçemizde özellikle hububat ve yem bitkileri alanları, kışlık sebze alanları ve dikili alanlarda olmak üzere yaklaşık 18 bin dekarlık bir alanda aşırı yağış kaynaklı sel, su baskını ve göllenme olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca Alaşehir ilçemizde 150 dekar bir alanda heyelan yaşanmış, dikili alanlarda zarar olduğu görülmektedir. Sular çekildikten sonra tabii nihai hasar tespit çalışmaları Aralarında yapılacaktır. Bulunduğumuz Şehzadeler ilçemizde 7 bin 500 dekar tarım alanı selden etkilenmiş görünüyor. Bağ ve meyve alanlarında zarar çok fazla beklenmiyor. Hububat ve yem bitkileri ekimi yapılamayacak. Öyle görünüyor. Şimdi üreticilerimiz biraz evvel Menemen’de de görüştüm. Tabii ’bundan sonra ne yapacağız’ kaygısına girmişler. Yani neyi dikeceğiz, neyi ekleyeceğiz? Buna bir karar vermek durumundalar. Sular çekilmediği için buna karar veremiyorlar. Ama bu bölgelerde yaptığımız tespitlerde büyük bir ihtimalle sebze ve silajlık mısıra bir dönüş olacak gibi görünüyor bu bölgelerde" şeklinde konuştu. "Savaş maliyetleri artırıyor" Bir taraftan bölgede yaşanan savaşın tarımsal üretimi ve çiftçileri de olumsuz etkilediğini anlatan Bayraktar, "Petrol fiyatlarının artışı buna karşılık gübre fiyatlarının artışı ki aşağı yukarı gübre maliyetlerimizin yüzde 70’i 80’i doğal gazdan karşılanıyor. Gübre fiyatları da arttı. Bugünlerde özellikle arttı. Görüyorsunuz Hürmüz Boğazı’nın kapanması gübre fiyatlarının da artışına sebebiyet verdi. Şimdi burada sadece bununla kalmadı. Doğal afetler de biliyorsunuz devam ediyor ve bizi fevkalade derinden etkiliyor. Bazı yerlerde de çiftçimizi de bir moralsizliğe sevk etmiş görünüyor. Hakikaten çiftçilerimiz de bu doğal afetlerden perişan olmuşlar. Devletin şefkat elini bekliyorlar. Yani onlara moral vermemiz lazım. Bir taraftan geçen biliyorsunuz açıklama yaptım. Özellikle hem mazot fiyatlarında, hem gübre fiyatlarındaki bu artışlar maliyetlerimiz bizi artırdığı için onunla alakalı bir destek talebimiz var hükümetten. Bununla ilgili açıklamayı da yaptım. Biraz evvel Menemen’de de yine bu talebimi yeniledim. Ayrıca doğal afetlerden zarar gören üreticilerimize aynı şeyde olduğu gibi yani don zararında olduğu gibi TARSİM kapsamında olan üreticilerimizin zararlarının önemli bir kısmı tazmin edilecek. Ama doğal afetten zarar gören üreticilerimizin önemli bir kısmının TARSİM kapsamında olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla don afetinde olduğu gibi TARSİM kapsamında olmayan bu üreticilerimize de devletin şefkat elini bekliyoruz, yardımını bekliyoruz. Üreticilerimize moral vermek zorundayız. Üreticilerimizin sahada olması, tarlada olması için buna ihtiyacımız var. Üretimi sürdürülebilir noktada tutmamız lazım" ifadelerini kullandı. "Savaş devam ederse gıda krizi baş gösterecek" "Savaştan dolayı petrol krizinden bahsediyorum ama kaçırmamamız gereken bir şey var. Bu kriz devam ettiği müddetçe dünyada daha önemlisini söyleyeyim, gıda krizi baş gösterecek" diyen Bayraktar açıklamasını şöyle tamamladı: "Herkes bunu atlıyor. Gıda krizini yaşayan tabii dünyadaki birçok ülke gıda güvencesini sağlayamadığı için problem yaşayacak ama Türkiye olarak önlemimizi şimdiden alırsak biz bu gıda krizinden en az hasarla çıkmış oluruz. Ülkemizin gıda güvenliğini de sağlamış oluruz. İşte bu uyarılarımız bununla ilgili. Türkiye’nin bir gıda krizi yaşamasını istemiyoruz. Bununla ilgili tedbirlerin şimdiden alınmasını lazım. Onun için biz daha evvel de biliyorsunuz Türkiye’yi gezdim aşağı yukarı 70-75 vilayeti bitirdim. Ankara’da iki defa Sayın Cumhurbaşkanımızla, Maliye Bakanımızla ve diğer bakanlarımızla Tarım Orman Bakanı ve Çalışma Bakanımızla görüştük ve don felaketinden zarar gören üreticilerimize 50 milyar lira civarında bir yardım yapıldı. Şimdi bu afetlerle de kuraklıkla alaka ayrıca bir yardım bekliyoruz. Onunla ilgili bir çalışma var. Şimdi bu afetlerle alakalı da Ankara’da yardım talebinde bulunacağız. İnşallah çiftçilerimize gerekli yardımlar yapılır. Çiftçimizin sürdürülebilir üretim noktasında kalması sağlanır. Hepinize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah bu afetleri bir daha göstermesin inşallah." Bayraktar ve beraberindeki ziraat odaları başkanları daha sonra Veziroğlu Mahallesi Kahvehanesinde üreticilerle buluşarak fikir alışverişinde bulundu.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:36 Uzmanından Parkinson’a karşı bilinç çağrısı Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirtti. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Alaşehir Devlet Hastanesi tarafından hastanenin internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden Parkinson hastalığına ilişkin açıklama yayımlandı. Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu söyledi. Hastalığın görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Akdemir, özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde daha sık rastlandığını, erken belirtilerin fark edilmesinin ise hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediğini kaydetti. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Akdemir, günümüzde uygulanan ilaç tedavileri ve cerrahi yöntemler sayesinde hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini ifade etti. Tedavi sürecinde düzenli doktor takibi, egzersiz ve hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Akdemir, "Erken tanı, doğru tedavi ve bilinçli yaklaşım Parkinson hastalarının yaşamını kolaylaştırır. Bu vesileyle Parkinson hastalarımıza ve ailelerine sağlıklı, bilinçli ve destek dolu bir yaşam diliyorum" dedi. Dünya Parkinson Günü kapsamında yapılan bu tür bilgilendirme çalışmalarının, toplumda farkındalığın artırılması açısından önemli olduğu vurgulandı.
Gediz Havzası için harekete geçildi
23 Mayıs 2025 Cuma - 14:12 Gediz Havzası için harekete geçildi Tarımsal ve doğal yaşam alanları bakımından önemli bir konumda olan Gediz Havzasının kuraklık tehdidine karşı korunması amacıyla Manisa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ev sahipliğinde Tarım ve Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğinde gerçekleştirilen "Toprak Çatlamadan Gediz’e Bir Damla da Sen Ol" temalı Uygulamalı Çiftçi Okulları Açılışı ve Liderlik Eğitimi programında Gediz Havzası Eylem Planı temel bileşenlerinin önemi ve uygulanabilirliği hakkında farkındalık oluşturulması sağlandı. Manisa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ev sahipliğinde Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO iş birliğinde "Toprak Çatlamadan Gediz’e Bir Damla da Sen Ol" temalı Uygulamalı Çiftçi Okulları Açılışı ve Liderlik Eğitimi programı gerçekleştirildi. "Tarımda Su Verimliliği", "Tarım, Biyoçeşitlilik, Su ve Kadın" konularında paneller düzenlenen etkinlikte, Gediz Havzası Eylem Planı temel bileşenlerinin önemi ve uygulanabilirliği hakkında farkındalık oluşturulması sağlanırken özellikle kadınların ve gençlerin karar alma süreçlerine katılımının sağlanması için liderlik becerilerinin geliştirilmesine yönelik eğitimler verildi. Öte yandan proje kapsamında Manisa’nın Turgutlu ilçesine bağlı Irlamaz Mahallesi ile Salihli ilçesine bağlı Çaltılı ve Caferbey mahallelerinde modern sulama sistemleri ve iyi tarım konularında, Kula ilçesine bağlı Sandal Mahallesi ve İzmir’in Menemen ilçesine bağlı Yanıkköy Mahallesi’nde mera koruma ve münavebeli hayvan otlatma konularında toplam 5 adet Uygulamalı Çiftçi Okulu kuruldu. Ayrıca eğitim programında Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Çaltılı Mahallesinde kurulan Uygulamalı Çiftçi Okulunda çiftçilere eğitimler verildi. Verilen eğitimlerle çiftçilerin damlama sulama sistemi, münavebeli mera otlatması, sulama ihtiyacı olmayan fiğ ve yem bezelyesinin uygulama ekimi konularında kapasiteleri arttırılması hedefleniyor. "Biyolojik çeşitliliğin kaybı artık bir ciddi bir tehdit" Manisa Tarım ve Orman Müdürlüğü Konferans salonunda gerçekleştirilen etkinliğin açılış programında konuşan FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, "Sadece su konusunda değil, meraların yönetimi ve aslında hayvancılık alanında da önemli olan biyolojik çeşitliliğin korunması da dahil olmak üzere tüm tarımı kapsayan çalışmaları içeren bir projenin içerisindeyiz. Projemizin içerisinde biyolojik çeşitliliğin korunmasına temas ediliyor. İklim değişikliğine uyma temas ediliyor. Toprağın korunması ve o iyileştirilmesine temas ediliyor. Tabii ki suyun verimli kullanılması çok önemli. Bunu hem yağmur hasadıyla hem akıllı sulama yöntemleriyle yapıyoruz. Ama topluluk temelli yönetişim var. Yani koordinasyon önemli, birlikte çalışma çok önemli. Yine sonuçta kırsal refahın arttırılması önemli. Burada dünyada da iklim değişikliği bir sorun. Doğal kaynakların aşırı kullanımı bir sorun. Biyolojik çeşitliliğin kaybı artık bir ciddi bir tehdit. Çünkü dünyada artık daha azda daha çok üretmemiz gerekiyor. 2050 yılına geldiğimizde dünya nüfusu 10 milyarı bulacak ve biz elimizdeki mevcut kaynaklarla en az yüzde 60 Daha fazla gıda üreteceğiz Bunu yapabilmemiz için de daha fazla suya ihtiyaç duyacağız. En az yüzde 35 daha fazla su kullanacağız. Ama sularımız giderek azalıyor. Bu demek ki elimizdeki mevcut suyu daha etkin kullanmamız lazım. Yeraltı su kaynaklarında daha verimli kullanmamız lazım. Yağmuru da daha etkin kullanmamız lazım. İşte o yüzden yağmur hasadı önemli. Kirlenmiş suyun tekrar temizlenip arıtılıp tekrar doğaya kazandırılması önemli. Sürdürülebilir ve güvenli gıda erişimi için tekrar elimizdeki tüm kaynakların en etkin şekilde kullanımı önemli. Bunun için de gıda israfının de önlenmesi önemli. Çünkü gıda israfını eğer yaptığınızda o kadar suyu da israf etmiş oluyorsunuz. Tabii bunun yanında çiftçinin emeğini de israf ediyorsunuz. O yüzden aslında bu bir döngü. Bunun içinde bu projelerle hepsini entegre, bütünsel bir şekilde biz anlatmaya gayret ediyoruz. Gediz projesi de aslında böyle bir proje" dedi. "Ülkemiz yarıkurak iklim kuşağı içerisinde" Programda konuşan Su Yönetimi Genel Müdürü Arife Sever, iklim değişikliğiyle beraber yaşanabilecek su kayıplarına dikkat çekerek "İklim değişikliği dünya var olduğundan beri bir süreç, doğal bir süreç. Ancak bu süreci hızlandıran, görünür kılan maalesef yine biz insanoğluyuz. Yanlış uygulamalarımız, aşırı tüketimler ve 1992’de hem biyoçeşitliğin korunması, hem iklim konusunda tüm ülkelerin harekete geçmesi konusunda birtakım sözleşmeler, anlaşmalar ortaya çıkıyor. Ve şu gerçek ortaya konuluyor ki dünya ısınıyor. Isınan atmosferle beraber taşkınlar, orman yangınları, kuraklık, olma tekerrürü ve şiddeti artıyor. Dolayısıyla bir takım tedbirler alınması lazım. Bu iklim değişikliğinin hızla etkilerini azaltmak için ne yapmak lazım? Öncelikle sıcaklığın azaltılması lazım. Ve şunu koyuyorlar ortaya. 2030 yılına kadar bu sıcaklık artışını 1,5 derecede olmadı, 2 derecede sabitleyelim. Aksi takdirde kuraklıkla, susuzlukla beraber biyoçeşitlilik yok olacak. Birçok bölgelerde deniz seviyesi yükselecek ve şehirler altında kalacak. Kuraklık nedeniyle de maalesef medeniyetler, ülkeler yok olacak. İşte bu noktada birtakım tedbirler belirlendi. Buna yönelik olarak işte bakanlığımız, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da bir dizi çalışmalar yapıyor. Tarım Orman Bakanlığı olarak gıda güvenliğinin teminatı aslında su. Dolayısıyla suyun miktar ve kalite açısından korunması, kirliliğinin önlenmesi gerekiyor. Gediz’de şunu gördük ki burası hakikaten göz bebeğimiz, tarımın merkezi, biyoçeşitliğin de merkezi. Bununla beraber birçok sanayi kollarını da barındıran bir havzamız. Ama su konusunda, su nüfus proje projeksiyonlarımızı biz 25 havzada tamamladık. Baktığımız zaman Büyük Menderes, Küçük Menderes gibi Gediz havzamız da maalesef kuraklıkla mücadele ediyor. Projeksiyonlar bize 2030, 2050, 70 ve 100 yıllarına kadar biz iklim değişikliğinin su kaynaklarına et ikisinin ne olacağının cevabını bilimsel çalışmalarla ortaya koyduk. Ve o çalışmalar bize şunu gösterdi ki sıcaklıklarda artış olacak. Su kaynaklarımızda yaklaşık yüzde 20 2030 yılına kadar azalış. 2100 yılına kadar da yüzde 25 oranında azalış olacak. Biz zaten şu anda onu yaşıyoruz, onu gördük. Dolayısıyla ülkemiz yarıkurak iklim kuşağı içerisinde. Gediz havzası eylem planını ortaya koyduk. Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’yle yayınlandı. Eşzamanlı olarak tüm ülkemizde değişen iklim şartlarında su verimliliği stratejisi ve eylem planını ortaya koyduk. 112 eylem planını. Bu eylem planında insan odaklıydı. Bireysel olarak su tüketimlerimizi nasıl yapmalıyız? Tarımda su tüketimi, su kullanımı nasıl olmalı? Sanayide su kullanımı nasıl olmalı? Yani suyun her damlasına nasıl sahip çıkmalıyız? Ve bütün bu sektörlerin entegrasyonu nasıl olması lazım? Planlama yaptık, politika, stratejiler belirledik, mevzuatlarını hazırladık. Şimdi uygulama zamanı. Uygulamada da eğitim ve farkındalık oluşturmak hakikaten çok önemli" diye konuştu. "Gediz Havzası, gelecek kuşaklarımızın da yaşam kaynaklarından biridir" Gediz Havzasının bölge ve Türkiye açısından büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizen Manisa Valisi Vahdettin Özkan, "Gediz Havzası, yalnızca tarımımızın değil, doğal kaynaklarımızın, yerel ekonomimizin ve gelecek kuşaklarımızın da yaşam kaynaklarından biridir. Küresel iklim değişikliği, artan nüfus baskısı ve su kaynaklarımız üzerindeki yoğun kullanım baskısı hepimize çok önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bu sebeple, Cumhurbaşkanlığımızın genelgesi ile yürürlüğe giren Gediz Havzası Eylem Planı çerçevesinde, Tarım ve Orman Bakanlığımızın öncülüğünde yürütülen Sürdürülebilir ve Entegre Su Kaynakları Yönetimi Projesi, yalnızca bir çevre ve tarım projesi değil aynı zamanda bir toplumsal kalkınma projesidir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz ‘Toprak Çatlamadan Gediz’e Bir Damla da Sen Ol’ sloganıyla başlatılan liderlik eğitimi programı, yalnızca bir farkındalık etkinliği değil, aynı zamanda bilgiyle, katılımla, uygulamayla güçlenen bir dönüşüm hareketinin de göstergesidir. Bu proje bilgiyi sahaya taşıyan, insanı odağa alan, ortak akılla şekillenen bir değişim hareketinin somut adımlarıdır. Bozuk orman alanlarında gerçekleştirilen teraslama faaliyetlerinden, mera ıslah çalışmalarına, akıllı sulama sistemlerinden, yem bitkisi tohumu desteğine, uygulamalı Çiftçi Okulları’nın kurulmasına kadar birçok alanda çok yönlü uygulamalar hayata geçirilmiştir. Sadece fiziksel yatırımlarla değil, insan kaynağına yapılan yatırımlarla da bu dönüşüm desteklenmektedir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz liderlik eğitimi, kadınların ve gençlerin karar alma süreçlerine daha aktif katılmasını teşvik ederken, tarımda biyolojik çeşitlilik, yeşil kuşak oluşturma, yeraltı suyu besleme ve yağmur suyu hasadı gibi konularda yerel kapasiteleri artırmayı da hedeflemektedir. Manisa’mızda, Salihli Çaltılı Mahallesinde kurulan Uygulamalı Çiftçi Okulu’nda yapılacak ilk eğitimle birlikte, teorik bilgi uygulamaya dönüşecek, çiftçilerimiz yerinde ve uygulamalı eğitimlerle buluşturulacaktır. Bu da bizlere gösteriyor ki; tarımda verimliliğin artırılması, suyun daha etkin kullanılması ve doğal kaynaklarımızın korunması, ancak yerel uygulamalarla mümkündür. Kentsel, endüstriyel ve tarımsal kaynaklı su kirliliğinin önleyerek su kalitemizi iyileştirmeli, Özellikle sulama sistemlerinin modernize ederek su kullanım verimliliğini artırmalı, Kuraklık ve taşkın risklerine karşı dirençli su yönetim sistemlerini geliştirerek iklim değişikliğine uyum sağlamalı, Yerel yönetimler, çiftçilerimiz ve diğer paydaşların su yönetimi konusunda eğitilmesini sağlayarak, kurumsal kapasitemizi geliştirmeli, Kamu, özel sektör, sivil toplum ve vatandaşlarımızın karar alma süreçlerine dahil edilerek katılımcı bir yaklaşım ile suyumuzu, tarımsal zenginliğimizi korumalıyız" ifadelerini kullandı. "Doğal kaynaklarımızı korumak artık bir milli güvenlik meselesidir" Konuşmaların ardından programda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın video mesajına yer verildi. Yumak’lı verdiği video mesajında "İklim değişikliği etkilerine karşı direncimizi artırmak, suyumuzu, toprağımızı, doğal kaynaklarımızı korumak artık bir milli güvenlik meselesidir. Rekabet gücü yüksek ve sürdürülebilir bir tarım, iklim değişikliğine dirençli ormancılık, biyoçeşitliliğin muhafazası ve bütün bu hedeflerin gerçekleşmesi için su kaynaklarının korunması vazgeçilmez önceliğimiz" dedi. Yoğun bir katılımcıyı ağırlayan program verilen konferans ve eğitimlerle devam etti.
Kahramanlık ve vefa aynı sofrada birleşti
23 Mayıs 2025 Cuma - 14:12 Kahramanlık ve vefa aynı sofrada birleşti Türkiye Harp Malûlü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Manisa Şube Başkanı Gazi Yusuf Kıyışkan, 8’inci Komando Eğitim Tugay Komutanlığı’nda düzenlenen anlamlı buluşmanın ardından yaptığı açıklamada, "Bugün o sofrada yalnızca yemek yenmedi; bir milletin ruhu, vatan sevgisi ve ecdada olan minnet bir araya geldi." dedi. 8’inci Komando Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Cengiz Güven’in ev sahipliğinde düzenlenen programda, şehit aileleri, gaziler ve Mehmetçikler aynı sofrada buluştu. Duygusal anlara sahne olan etkinlikte, birlik ve beraberlik duyguları bir kez daha pekiştirildi. Gazi Yusuf Kıyışkan, "Evladını vatan toprağına emanet etmiş annelerimizin gözyaşıyla, gazi kardeşlerimizin anlattığı kahramanlık hikâyeleriyle, Mehmetçiklerimizin gösterdiği saygı ve sevgiyle dolu bir gün yaşadık. Bu sofrada yalnızca yemek değil, vatan sevgisi paylaşıldı. Bu buluşma, kelimelerle anlatılamayacak kadar anlamlıydı." diye konuştu. Tugay Komutanı Albay Güven’e de özel olarak teşekkür eden Kıyışkan, "Sayın Albayımızın bu hassasiyeti, yalnızca bir komutanın değil, kalbiyle milletinin yanında olan bir liderin tavrıdır. Şehitlerimize vefasını, gazilerimize saygısını her fırsatta gösteren kıymetli komutanımıza şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Kıyışkan son olarak, "Şehitlerimizin aziz hatırasını yaşatmak, gazilerimizin destanlarını gelecek nesillere aktarmak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Bu borcu, omuz omuza, gönül gönüle hep birlikte ödemeye devam edeceğiz. Bugün burada bir milletin yüreği aynı sofrada çarptı." diyerek sözlerini tamamladı.
Alaşehir Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden hava sporlarında büyük başarı
23 Mayıs 2025 Cuma - 12:21 Alaşehir Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden hava sporlarında büyük başarı Manisa’nın Alaşehir ilçesindeki Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu, Okul Hava Sporları kapsamında Uşak’ta düzenlenen Model Roket Türkiye Şampiyonası’nda birincilik kazandı. Şampiyon öğrenciler madalya, kupa ve model uçakları ile Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Fikri Çetinkaya’yı ziyaret etti. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Okul Hava Sporları kapsamında düzenlenen Model Roket Türkiye Şampiyonasında, 25 takımın katıldığı kızlar kategorisinde Alaşehirli kız takımı Türkiye şampiyonu olurken, 42 takımın yarıştığı erkekler kategorisinde de okulun erkek takımı Türkiye şampiyonluğu elde etti. Aynı organizasyon kapsamında düzenlenen Model Planör Türkiye Şampiyonasında ise kız ve erkek takımları Türkiye üçüncüsü oldu. Bireysel yarışmalarda da büyük başarı gösteren öğrenciler, toplamda 2 birincilik kupası, 12 altın madalya, 2 üçüncülük kupası ve 12 bronz madalya kazandı. Başarılı öğrenciler, Okul Müdürü Aydın Görgeç başkanlığında öğretmenleri Hasan Ersin ve Ayhan Ayyıldız ile birlikte Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Fikri Çetinkaya’yı ziyaret etti. Ziyarette konuşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Fikri Çetinkaya, "Başta okul idaremizi ve öğretmenlerimizi bu başarıya katkılarından dolayı kutluyorum. Derslerini aksatmadan özveriyle çalışan öğrencilerimiz bizleri gururlandırdı. Şimdi hedefimiz dünya şampiyonası olmalı. Sizler ilçemizin, ilimizin ve artık Türkiye’nin gururusunuz. Model Roket dalında Türkiye birinciliği, Model Planör dalında Türkiye üçüncülüğü elde ederek bizleri onurlandırdınız. Bu başarıların artarak devam edeceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Şampiyon öğrenciler, önümüzdeki günlerde düzenlenecek olan milli takım seçmelerinde de başarılı olarak Türkiye’yi dünya şampiyonasında temsil etmeyi hedefliyor.
Manisa’da iki bin yıllık tarihi çınarın gölgesinde eserlerini sergilediler
23 Mayıs 2025 Cuma - 12:19 Manisa’da iki bin yıllık tarihi çınarın gölgesinde eserlerini sergilediler Manisa’nın Demirci ilçesinde halk eğitim merkezi kursiyerlerinin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler, 2 bin yıllık tarihi çınarın gölgesinde sergilendi. Demirci Halk Eğitimi Merkezi, Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri kapsamında Tekeler Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 2 bin yaşında olan tarihi anıt çınarın gölgesinde sergi ve atölye çalışmaları düzenlendi. Serginin açılışı Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, İlçe Milli Eğitim Müdürü Bilal Çetinkaya ve mahalle Muhtarı Abdurrahman Ünlü tarafından yapıldı. Sergide nakış, ebru, kat’ı, örgü, çini, minyatür halı, ahşap boyama, pastacılık, dikiş kurslarına ait eserler sergilendi. Yoğun bir katılımın olduğu sergide kırsal mahalle ilkokulunda öğrenim gören öğrenciler de usta öğreticilerle birlikte el sanatları ile ilgili atölye çalışması yaptı. Usta öğretici ve kursiyerler tarafından kurslarda hazırlanan çeşitli hediyeler Tekeler İlkokulu öğrencilerine hediye edildi. Sergiyi gezen Belediye Başkanı Erkan Kara, eserleri hazırlayan kursiyerlere emeklerinden dolayı teşekkür etti. Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Mehmet Taştekin yaptığı açıklamada, "Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinliği kırsal mahalleler de yaygın hale getirmek amacı ile Tekeler Mahallesi’ndeki anıt çınar ağacının altında düzenledik. Etkinliğimiz en önemli amaçlarından birisi Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında birleştirilmiş sınıf ilkokul öğrencilerine fırsat eşitliği sunmak için beceri temelli etkinlikler gerçekleştirmelerini sağlamak. Amacımız hazırlanan eserlerimizi kırsal mahallelerdeki gençlerimiz ve vatandaşlarımızın da görerek kurslarımıza ilgi duyarak katılmasını sağlamak" dedi.
Gençler biyoloji ile buluştu
23 Mayıs 2025 Cuma - 12:05 Gençler biyoloji ile buluştu MANİSA (İHA) – Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Biyoloji Bölümü tarafından yürütülen "MCBÜ ile Biyoloji Her Yerde" projesinin beşincisi, Alaşehir Fen Lisesi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte, üniversitenin öğretim üyeleri, Sosyal Sorumluluk Projesi dersi öğrencileri ve gönüllülerden oluşan 57 kişilik ekip yer aldı. Proje kapsamında, bilimsel araç ve gereçlerin sınırlı olduğu liselerde bir günlük biyoloji temalı etkinlikler düzenleniyor. Alaşehir’de gerçekleştirilen etkinlikte 22 farklı uygulama masası kuruldu. Öğrenciler, çeşitli deneyler yaparak, sergileri gezerek ve interaktif uygulamalara katılarak biyoloji bilimini yakından tanıma fırsatı buldu. Etkinliğe, Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Fikri Çetinkaya, Şube Müdürü Latif Akgün, Okul Müdürü Emiullah Yavuz, öğretmenler ve yaklaşık 300 öğrenci katıldı. Projeye, AFAD Manisa İl Müdürlüğü ile Türk Kızılay Manisa Şubesi de destek verdi. Kızılay; "Kan Grupları ve Belirlenmesi", "Temel Yaşam Desteği" ve "İlk Yardım Uygulamaları" konularında stantlar açarken, AFAD ise Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) tehditlere karşı kullanılan ekipmanları tanıttı. Katılımcılar, KBRN kıyafetlerini ve dekontaminasyon araçlarını yakından inceledi. Etkinliğin ulaşım desteği Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanırken, tüm malzeme temini Manisa Celal Bayar Üniversitesi tarafından karşılandı. Proje Koordinatörü ve MCBÜ Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ersin Minareci, projeyle bilimi toplumla buluşturmayı amaçladıklarını belirterek, "Toplumun içinde var olmayı, değişimin ve dönüşümün öncülüğünü yapmayı çok önemsiyoruz." dedi. Minareci, projenin sürdürülebilir olmasını temenni ettiğini ifade etti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Fikri Çetinkaya ise etkinliği yerinde takip ederek, "En iyi öğrenme yöntemi, yaparak ve yaşayarak öğrenmektir. Celal Bayar Üniversitesi hocalarımızın özverisiyle gerçekleşen bu proje sayesinde öğrencilerimiz uygulamalı olarak bilgi sahibi oldular. Emeği geçen herkesi kutluyorum." ifadelerini kullandı. Etkinlik, Okul Müdürü Emiullah Yavuz’un katılımcılara teşekkür belgelerini takdim etmesiyle sona erdi.
Alaşehir’de tarihe yolculuk başladı
23 Mayıs 2025 Cuma - 11:24 Alaşehir’de tarihe yolculuk başladı Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, yaptığı konuşmada ilçede turizmi geliştirmeye yönelik önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, amaçlarının Alaşehir’i kültür ve turizm açısından bir cazibe merkezine dönüştürmek olduğunu söyledi. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, bu yıl ilk kez Uluslararası Müzeler Haftası çeşitli etkinliklerle kutlandı. Alaşehir Belediyesi ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Manisa Müze Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen program, tarihi St. Jean Kilisesi’nde gerçekleştirilen törenle başladı. Törene Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Manisa Müze Müdürü Eren Sülek, Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Fikri Çetin, Alaşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Seyhan, öğrenciler, vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından protokol konuşmaları gerçekleştirildi. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, yaptığı konuşmada ilçede turizmi geliştirmeye yönelik önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Alaşehir’de 2019 yılında göreve geldiğimizde ilçemizin ciddi bir turizm potansiyeli vardı ancak altyapı eksiklikleri nedeniyle bunu değerlendiremiyorduk. Elimizde materyal boldu. Turistlerin gireceği tuvaletler yoktu işe tuvalet yaparak başladık. Öncelikle turistlerin kullanabileceği hijyenik tuvaletler yaptık. Anadolu’daki 7 kutsal kiliseden biri olan St. Jean Kilisemiz var, Bakkal Şükrü Evimiz var, Alakent Konağımız var, Kurşunlu Han, sarnıçlarımız var, Amfi Tiyatromuz var, tapınağımız var, höyüğümüz var, saymakla bitmeyen değerlerimiz var. Bu değerlerimizi ortaya çıkarmak zorundaydık. Yaşanabilir bir kentin kriterleri arasında hem yöresel ürünleri hem turizm değerleri ortaya çıkarmanız gerekiyor. Ardından turizm haritalarını bastırdık turistlere veriyoruz. Yönlendirme levhaları, bilgilendirme panoları ve Braille alfabesiyle görme engellilere yönelik kitapçıklar hazırladık. Turistler geldiklerini cep telefonlarıyla kodları okuttuklarında hem Türkçe hem İngilizce olarak Alaşehir’in tanıtımını görebiliyorlar. Amfi Tiyatromuz için kazı çalışmalarına başladık. Kurtarma kazılarımızı müzemiz eşliğinde gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Kültür Bakanlığının turizm haritasında Alaşehir işli değildi Alaşehir’i turizm haritasına işlettik. Toptepe’de tapınak var. Tapınağın da kazı izinleri alındı. Müze eşliğinde gün yüzüne çıkarmak için çalışıyoruz. Berlin Turizm Fuarında da ilçemizi tanıtacağız. Turizm rotalarının içine artık Alaşehir dahil edildi. İlerideki hedefimiz tren yollarıyla anlaşma yapıp iç turizmi canlandırmak için İzmir’den kalkan, Salihli Sart’a Alaşehir’e ve Eşme’ye uğrayan günübirlik rotalarla Aynı Doğu Ekspresi gibi turizm rotaları oluşturmak. Ayrıca yatak kapasitemizi yükseltmek için 2 bin 700 dönüm alanı imara açtık. Burada 2 tane termal turizm alanı da ilan ettik. İleride bu otellerde yapıldığında artık etkinliklerimizi karşılayabileceğimiz yatak kapasitelerimiz ve salonlarımız da olacak" dedi. Manisa Müze Müdürü Eren Sülek ise yeni Manisa Müzesinin 17 Mayıs’ta açılmasıyla birlikte daha katılımcı ve interaktif bir müzecilik anlayışını benimsediklerini belirterek, "Yeni dönemde hem müze hem de hizmet birimlerinde ziyaretçilerin aktif olarak katılım sağlayabileceği etkinliklerle farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Etkinlikler kapsamında, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı, Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM), Ankara Üniversitesi Müzecilik ve Çocuk Gelişimi bölümleri iş birliğinde hazırlanan ’Kültür koruyucuları’ programı çerçevesinde çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Programda; konserler, panel ve söyleşiler, "Çivi yazılı belgelerle Mezopotamya’dan Anadolu’ya 4 bin yıl önce çocuk olmak" başlıklı sunum, tablet atölyesi, "Eski Philadelphia, bugünkü Alaşehir" konulu konferanslar ve Antik Çağ Ezgileri temalı müzik etkinlikleri yer alacak. Etkinliklerin iki gün boyunca devam edeceği bildirildi.