Yerel Haberler
Mardin
Mardin’de 5 Irak vatandaşının öldürüldüğü olayın ikinci duruşması görüldü
20 Ekim 2023 Cuma - 13:01 Mardin’de 5 Irak vatandaşının öldürüldüğü olayın ikinci duruşması görüldü Mardin’de Irak uyruklu 5 kişinin cipte silahla öldürülmesi olayına ilişkin 2’si tutuklu 4 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. Dava, 16 Ocak 2024’e ertelendi. Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınları, sanık Ç.B. ve tarafların avukatları katıldı. Duruşmada söz alan hayatını kaybedenlerin yakınları da Türkiye’de adalete güvendiklerini, sanıkların en üst seviyeden cezalandırılmaları için şikayetçi olduklarını belirterek, davaya katılma talebini dile getirdi. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanık Faris A. ile Abdullah K.’nin tutukluluk halinin devamı yönünde görüş bildirdi. Mahkeme verdiği kısa aranın ardından tutuklu sanıklar Faris A. ile Abdullah K.’nin, mevcut delil durumu, suçun vasıf ve mahiyeti ile kaçma şüphesini gerekçe göstererek tutukluluk hallerinin devamına karar verdi, duruşmayı 16 Ocak 2024’e erteledi. İddianameden İddianamede, tutuklu sanıklar Abdullah K. ile Faris A. ve tutuksuz sanık Murat Y. hakkında "kasten öldürme", "nitelikli yağma" ve "ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 11 yıldan 18’er yıla kadar hapis cezası, tutuksuz sanık İbrahim D. hakkında ise "izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma imal etme, nakletme ve satma" suçundan 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Mardin’de 19 Ocak’ta Artuklu-Nusaybin Karayolu’nun Yeniköy mevkiinde Irak plakalı cip durdurulmuş, düzenlenen silahlı saldırıda araçta bulunan Hındreen Abdullah Salih (39), Waheda Haedar Jasim (63), Abdullah Saleh Mustafa (69) olay yerinde hayatını kaybetmiş, yaralanan Chiman Shaheen Khalid (75) ve Ahmed Jalaladeen İbrahim (45) kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.
Uzmanı bilgilendirdi: Kullanılan malzeme kombide tasarrufu sağlıyor
19 Ekim 2023 Perşembe - 15:36 Uzmanı bilgilendirdi: Kullanılan malzeme kombide tasarrufu sağlıyor Mardin’de kombi ve petek bakım ustası Cengiz kış öncesi cihazların temizlenmesinde nelere dikkat edilmesi uyarısında bulunarak, "Peteklerde tasarruf etmemiz için termostatlı vanalar kullanılmalıdır" dedi. Soğuk havaların etkisini göstermesiyle kombi ve petek bakımının da zamanı geldi. Petek ve kombi bakım ustası Cengiz Yüksekdağ, kombi ve petek temizliği için ilk önce kullanılan cihazın bar ayarı olduğunu, bu ayarın 5 ile 6 ayarında olması gerektiğini söyledi. Çift yıkamalı aletlerin bar basıncının havası 2 veya 3’e düşerse ustanın bunu fark etmesi gerektiğini belirten Yüksekdağ, yıkama yapmak için basıncın 5 veya 6 olması, 8-9 olursa kombiye ve peteklere zarar vereceğini dile getirdi. ’Gelişi güzel kombi temizleyin’ diyen ustaların olduğunu aktaran Yüksekdağ, "Bunu kesinlikle yapmayın. Cihazın basınç testini uygulamanız lazım. Fazla basınç petekte şişme yapar. Peteğin içinde de pas dediğimiz yara varsa o daha da büyür. Petek temizliğinde kimyasal madde kullanımı kombiye zarar verir. 2017 yılından beri deneyler yapıyorum. Kimyasal madde kullanımı yarayı kaşımaya benzer. Yarayı kaşıdıkça nasıl büyüyorsa ilaç kullanımı da buna benziyor. Tek yönlü makinelerimiz var. Tek yönlü yıkandığı zaman içi rahatlamadığı için ilaç kullanmak zorunda hissediyor. Biz onun yerine çift yönlü yıkamayı tavsiye ediyoruz. Saf su ile yıkanmalı" dedi. Kimyasal ilaçlar yerine koruyucu koyulabileceğini öneren Yüksekdağ, "12 ay boyunca tesisatın içinde kalabilecek koruyucu kullanabilirsiniz. Peteklerde tasarruf etmemiz için termostatlı vanalar kullanılmalıdır. Vanalar takılırsa daha iyi olur. Misafiri geldiği zaman bütün ev ısınıyor. En çok kullanılan odalara termostatlı vana konulursa derecesi ayarlanabilir. Kullanan evler memnun kalıyor. Hem tasarruf oluyor hem de insanlar rahatsız olmuyor" diye konuştu. Gerekli temizlik ve bakım için en uygun tarihin ekim ayı olduğunu belirten Yüksekdağ, "Kombi ve petek için kış ayına girmeden bu ay yapılması en uygundur. Özellikle kömür ile çalışan petekler kesinlikle her yıl onlar mecburen yıkamak zorundadır. Kömür ile çalışmayan petekler ise 2 yılda bir temizlenmelidir" şeklinde konuştu.
Kızıltepe Belediyesi vatandaşın sokak köpeği şikayetine duyarsız kaldı
18 Ekim 2023 Çarşamba - 13:40 Kızıltepe Belediyesi vatandaşın sokak köpeği şikayetine duyarsız kaldı Mardin’in Kızıltepe ilçesinde sokak köpekleri vatandaşları tedirgin ediyor. Bir esnaf, Kızıltepe Belediyesine durumun bildirilmesine rağmen bir şey yapılmadığını ileri sürdü. Kızıltepe ilçesinde sokak köpeklerinin kendilerini tedirgin etmeye devam ettiğini belirten öğrenci ve esnaflar, belediyenin bir an önce çözüm bulmasını istedi. Lise öğrencisi Mert Yalçınkaya, Kızıltepe’de oturduğunu ve sokak köpekleri konusunda rahatsızlık duyduğunu söyledi. Hepsinin uyutulmasını istediğini belirten Yalçınkaya, "Çünkü kuduz çok büyük bir problem. Bunu son zamanlarda fazla görmeye başladık. Uyutulmalarının toplum için daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Çevremde saldırıya uğrayan olmasa da sosyal medyada görüyoruz ve bu durum insanların sağlığını tehdit ediyor" dedi. Daha önce köpek tarafından kovalandığını dile getiren lise öğrencisi Muhammed Seyyit Kilis ise, "Okula giderken sabahın köründe kalktığımız için köpekler o saatte daha fazla dışarıda oluyor. Okula giderken köpek birden beni kovalamaya başladı. Korktuğum için arabanın üzerine çıkmak zorunda kalmıştım. Bu yüzden derse geç kalmıştım" diye konuştu. Esnaf Mehmet Ali Baran da köpeklerin çocukları sürekli kovaladığını aktararak, "Meydanda sahipsiz dolaşıyorlar. Belediye, aramamıza rağmen kimse gelip bir şey yapmadı. Yetkililere sesleniyoruz, hayvanları barınaklara toplamalarını ya da yaşam alanları oluşturmalarını talep ediyoruz. Esnaf olarak burada 1 yıldan beri çalışıyorum ve 20’ye yakın köpek başıboş bir şekilde meydanda ve sürekli gezip çocukları kovalıyor. Çocuklar okula gidemiyorlar. Köpekler sabahları toplu bir şekilde toplanıyor. İnsanlar ister istemez meydanda onlara yemek veriyor. Bu bölgeye alıştıklarından dolayı daha da hırçınlaşıyorlar" şeklinde konuştu.
Jeoloji uzmanı dağların yerleşim yerleri için önemine dikkat çekti
18 Ekim 2023 Çarşamba - 12:02 Jeoloji uzmanı dağların yerleşim yerleri için önemine dikkat çekti Yunanistan ve Libya’da oluşan sel felaketlerinin ardından Jeoloji Mühendisi Fahri Çelik, yaptığı araştırmalar sonucu rakıma dikkat edilmediği ve yerleşim alanlarının yanlış seçildiği iddiasında bulundu. Jeoloji Mühendisi Fahri Çelik, Libya ve Derne’de meydana gelen sel felaketi ve Yunanistan’ın Teselya bölgesinde meydana gelen sel felaketinden sonra aynı durumun Türkiye’de yaşanma ihtimali veya yaşanması durumunda alınacak önlemler üzerine araştırma yaptığını söyledi. "Yaptığım araştırmalar neticesinde Libya’da oluşan sel felaketi barajların patlamasından ziyade yanlış yerleşim yeri kurulduğundan dolayı olmuştur" diyen Çelik, "Yanlış yerleşim yeri. Önceki demeçlerimde dediğim gibi rakıma dikkat edilmediği için oluşuyor. Derenin rakımı 86 metre ise yerleşim yeri de aynı 86 metrede kuruldu. Bu yüzden orada büyük bir can ve mal kaybı yaşandı. Yunanistan’a bakıldığı zaman dere yataklarının rakımı 26 metre ise yerleşim alanları da 26 metrede kurulmuş ve yağmur yağdığı için sel felaketleri ve büyük su baskınlarına neden oluyor. Türkiye bakıldığı zaman Teselya ve Libya olduğu gibi yerlerimiz mevcuttur" dedi. Örnek olarak Kızıltepe Ovası’nı belirten Çelik, "Kızıltepe Ovası’nda bunlar gibi fazla yağmur yağarsa su altında kalabilir. Çarşamba, Bafra, Karadeniz’in sahil kesimleri, Bursa’nın bir kısmı ve Edirne’nin bir sel felaketinde can ve mal kaybı yaşanabilir. Dağ ve tepelerin en güvenilir yerler. Teselya ve Libya gibi şehirlerin dağlık alanlara değil de düz alanlara kurulmuş. Yerleşim yerlerine bakıldığı zaman dağlık alana kurulması gerekirken insanlar düz alana yerleşmişler. Teselya’da bulunan nehrin rakımı 26 metre iken düz alanlarda 26 metre olduğu için ileride olabilecek sel ve deprem felaketlerinin yaşanmaması için dağ veya tepelere yerleşim alanları kurmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Uzmanından mevsim geçişlerinde beslenme önerileri
17 Ekim 2023 Salı - 14:07 Uzmanından mevsim geçişlerinde beslenme önerileri Mardin Artuklu Üniversitesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Doçent Doktor Hasan Basri Savaş, mevsim değişikliklerinde dengeli beslenme önemine dikkat çekerek, "En az işlemden geçmiş, ulaşabildiğimiz en doğal halinde meyve, sebze, et, yağ ve diğer ürünlerle yemekler yapılmalıdır. Taze, doğal ve mevsiminde olan gıdaları tercih etmeli ve bunları sofraya sunarken en az işlemden geçirmeyi adet edinmeliyiz" dedi. Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Doçent Doktor Hasan Basri Savaş, mevsim değişimine bağlı olarak virüslerden kaynaklı grip, soğuk algınlığı ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarının çok yaygın görülmekte olduğunu söyledi. Bu enfeksiyonların uzun sürdüğü, yıpratıcılığı ve özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler açısından ciddi sorunlara yol açtığı dikkate alındığında hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirmenin çok önemli olduğu anlaşılmakta olduğunu belirten Dr. Savaş, bağışıklık sisteminin kişiyi hastalıklara karşı koruyan çok önemli bir bariyer olduğunu ifade etti. Bağışıklığı güçlendirmek için elde olan en önemli faktör doğal ve sağlıklı beslenme olduğunu aktaran Dr. Savaş, şöyle konuştu: "Hastalıklardan korunmak için öncelikle sağlıklı bir gıda içeriğine sahip yemekler ve içecekler tüketilmelidir. İçeriğini bilmediğimiz ve araştırmadığımız işlenmiş, paketli gıdalardan kaçınalım. En az işlemden geçmiş, ulaşabildiğimiz en doğal halinde meyve, sebze, et, yağ ve diğer ürünlerle yemekler yapılmalıdır. Taze, doğal ve mevsiminde olan gıdaları tercih etmeli ve bunları sofraya sunarken en az işlemden geçirmeyi adet edinmeliyiz. Aşırı ısıda pişirmeye, çok yüksek sıcaklıklarda kızartmaya, tekrar kullanılan yağlarda yemek hazırlamaya son vermeliyiz. İçecek tercihlerimizde de en doğal, katkısız ve saf haliyle; su, ayran, soda, şalgam ve süt gibi seçenekleri dikkate almalıyız." Güçlü bir bağışıklık için vücudun sıvı ihtiyacının düzenli karşılanması gerektiğini dile getiren Dr. Savaş, "Havalar soğumaya başladıkça susama hissi azalsa da düzenli ve yeterli sıvı alımına çok dikkat edelim. Bol su içilmesi, özellikle kış aylarında ihmal edilebilen ve bağışıklık için önemi büyük olan diğer bir faktördür. İşlenmemiş, doğal kaynak suyunu günde en az 2 litre olacak şekilde, bireysel ihtiyacımıza göre içmek hastalıklara karşı bağışıklık sistemimizi destekleyecektir." diye konuştu. Turşu, yoğurt, peynir, sirke, şalgam, boza ve benzeri gıdaların sofradan eksik edilmemesini vurgulayan Dr. Savaş, "Vitamin alımının en iyi ve faydalı yolunun taze ve doğal sebzeler olduğunu unutmadan soframızda salataları baş tacı yapmalıyız. Meyveleri mevsiminde ve ölçülü olmak kaydıyla düzenli ve çeşitli içerikte yemeliyiz. Günlük asgari 400 gram taze meyve ve sebze yenmesi bağışıklığı güçlendirecek önemli bir tedbirdir. Süt, yumurta, yoğurt, peynir, et, tavuk ve balık gibi temel hayvansal gıdaların düzenli ve yeterli miktarda alınması protein kalitesi açısından ve bağışıklık için çok önemlidir" şeklinde konuştu.