Yerel Haberler
Mardin
Mardin’de son yılların en yoğun kar yağışı 01 Ocak 2026 Perşembe - 19:22:37 Mardin, son 10 yılın en yoğun kar yağışıyla mücadele ediyor. Kar kalınlığının yarım metreyi aştığı kentte, olumsuz hava şartları nedeniyle bu hafta eğitime toplamda 4 gün ara verildi. Mardin genelinde etkisini sürdüren kar, şehri adeta beyaza hapsetti. Kar kalınlığının bazı bölgelerde 50 santimetreyi geçmesiyle birlikte ulaşım, ticaret ve eğitim faaliyetleri büyük sekteye uğradı. Hava muhalefetinin etkisini bir türlü yitirmemesi üzerine, valilik kararıyla bu hafta içerisinde 4 kez ayrı ayrı tatil kararı alındı. Hafta içindeki her gün şartların yeniden değerlendirilmesiyle, toplamda 4 gün boyunca okullar kapalı kaldı. Veliler ve öğrenciler gözünü bir sonraki günün kararına dikerken, eğitime ara verilmesi buzlanma riskine karşı alınan önlemlerin başında yer aldı. Mazıdağı’nda çatılar çöktü Karın ağırlığına dayanamayan yapılar çöktü. Mazıdağı ilçesinde yer alan kapalı halı sahanın çatısı büyük bir gürültüyle çökerken, Temel Yapı Sitesinde dükkanlar için henüz yeni inşa edilen çatı sistemleri de kar yükü altında kalarak kullanılamaz hale geldi. Her iki olayda da büyük maddi hasar oluşurken, facianın eşiğinden dönüldü. Kar yağışı nedeniyle sadece binalar değil, ulaşım ağları da felç oldu. Çok sayıda ana yolun kapanması sonucu onlarca vatandaş araçlarında mahsur kaldı. Çok sayıda maddi hasarlı kazanın meydana geldiği kentte, belediye ve karayolları ekipleri mahsur kalanları kurtarmak ve kapalı köy yollarını açmak için 24 saat esasına göre çalışıyor. Yetkililer, kar yağışının ve don olaylarının devam edebileceği uyarısında bulunarak, vatandaşların mecbur kalmadıkça trafiğe çıkmamasını istedi.
Mardin’de Ramazan Sokağı’na büyük ilgi
16 Mart 2025 Pazar - 21:36 Mardin’de Ramazan Sokağı’na büyük ilgi Mardin Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Ramazan Sokağı, dolu dolu etkinlikleri ve nostaljik atmosferiyle ilk günden vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Artuklu Fuar Alanı’na kurulan gölge oyunları, eğlenceli aktiviteler ve kültürel etkinlikler, Ramazan’ın ruhunu yaşatırken ziyaretçilere keyifli anlar sunuyor. 7 bölgeden hediyelik eşyalar, oyuncakların ve yemeklerin satıldığı sokak, vatandaşların akınına uğruyor. Ramazan Sokağını ziyaret eden Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, 15-23 Mart tarihlerini kapsayan bir haftalık süre içerisinde Ramazan Sokağı’nın bugün başlangıcını yapıldığını söyledi. 27 standın yer aldığını belirten Akkoyun, "Farklı farklı bölgelerden, farklı lezzetlerin yer aldığı bir ürünün hemşehrilerimiz tarafından satın alınabileceği ve yine çocuklarımız için çeşitli eğlenceli aktivitelerin olacak. Çocuklarımızı ve gençlerimiz için eğitici öğretici yarışmalar olacak. Yine Hacivat Karagöz, orta oyunu Nasreddin hoca, animasyonlar gibi etkinlikler gerçekleşmiş olacak. Mardin fuar alanımız faaliyete alındı. Geçen yıl yine kitap fuarı ile burası hemşerilerimizin hizmetine girdi. Bu sene de Ramazan ayı içerisinde hemşerilerimizin iftar öncesi ve sonrasında güzel vakit geçirebilecekleri, alışveriş yapabilecekleri ve Ramazan’ın güzelliğini yaşayabilecekleri bir aktivite olarak faaliyete geçiyor. Hayırlı olmasını diliyorum. Bizler de burada olacağız. Öir hafta boyunca ramazan sokağımızda Mardinli hemşehrilerimizle birlikte ise bizler de Ramazan Ayı’nın güzelliğini hep birlikte yaşayacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.
Vali Akkoyun, yetim ve öksüz çocuklarla iftar sofrasında buluştu
15 Mart 2025 Cumartesi - 21:15 Vali Akkoyun, yetim ve öksüz çocuklarla iftar sofrasında buluştu Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun "Dünya Yetimler Günü" münasebetiyle düzenlenen iftar programında, yetim ve öksüz çocuklarla iftar sofrasında buluştu. Valilik ve Büyükşehir Belediyesi tarafından bir otelde "Dünya Yetimler Günü" münasebetiyle iftar programı düzenlendi. İftar programına Vali Tuncay Akkoyun ve eşi Canan Akkoyun’un yanı sıra, vali yardımcıları, siyasi parti temsilcileri ile öksüz ve yetim çocuklarla aileleri katıldı. Vali Akkoyun, programda yaptığı konuşmada, Ramazan ayının bereketini ve manevi havasını birlikte paylaşmanın mutluluğunu dile getirdi. Akkoyun, "Bizim topraklarımız merhamet, şefkat ve kardeşlik coğrafyasıdır. Sizler inancımızın ve kültürümüzün kutlu emanetlersiniz. Yetimler ve öksüzler konusunda hassasiyet gösteren bir inancın ve kültürün mensupları olan bizler, çok küçük yaşlarda hem yetim hem de öksüz kalan bir Peygamberin ümmetiyiz. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in tam 23 yerinde yetimlerin Allah’ın bir emaneti olduğuna, haklarına ve himayelerine dair vurgu yapılır. Peygamber efendimiz bir Hadis-i Şerif’inde "Yetimleri sevmek, Allah’ı sevmektir" buyuruyor. Şefkat ve merhamet telkin eden bir medeniyetin evlatları olarak her daim çocuklarımızın gözlerindeki mutluluğa yüzlerindeki tebessüme ortak olmak bizim için dünyayı daha güzel bir yer haline getirecektir. Sizlerin mutluluğu ve huzuru için Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’müz, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımız, Büyükşehir Belediyemiz, Sivil Toplum Kuruluşlarımız ve tüm kamu kurum/kuruluşlarımız elbirliğiyle gayretle ve hassasiyetle çalışmaktadır" dedi. Akkoyun, özellikle savaş, yoksulluk ve zulmün hakim olduğu bölgelerdeki çocukların durumunun vicdanları derinden yaraladığını ifade ederek, "Bugün, dünya coğrafyalarında milyonlarca yetimin yaşadıkları zorlukları gördüğümüzde başta Gazze olmak üzere dünyada çatışma, savaş, yoksulluk, kan, göz yaşı ve zulmün hüküm sürmesi vicdan sahibi herkes gibi bizleri de derin bir üzüntüye sevk etmektedir. ’Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ diyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ülkemizin genelinde olduğu gibi Mardin’imizde oluşan huzur, güven ve istikrar ikliminin tüm dünyaya yayılmasını gönülden arzu ediyorum. Bu güzel topraklarda kardeşliğimizin, birliğimizin ve beraberliğimizin daim olması için hep birlikte çalışmaya, omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Mardin’de 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı ve sopalı saldırıda ilk duruşma görüldü
14 Mart 2025 Cuma - 13:28 Mardin’de 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı ve sopalı saldırıda ilk duruşma görüldü Mardin’de 4 ay önce silahlı ve sopalı saldırı sonucunda 1 kişinin yaralanarak sakat kaldığı olayla ilgili 2’si tutuklu olan sanıkların yargılanmasına başlandı. Kızıltepe 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar S.S. ve S.S. ile yaralanan Devran Pulat, tarafların yakınları ve avukatları katıldı. Olay günü eşine saldıranları durdurmak için silah çeken Ebru Pulat, tanık olarak verdiği ifadede, "Ben tanıklık yapacağım. Ben bu konu hakkında daha önceden beyanda bulunmuştum, önceki beyanlarımı tekrar ederim. Olay günü araçta kızımla birlikte eşim Devran’ı bekliyorduk. Devran aracın yanına gelince 4-5 kişi ellerinde sopalarla eşimi darp etmeye başladılar. Bunu görünce arabada bulunan silahı alıp araçtan indim. Amacım eşimi korumaktı. Herhangi bir şekilde silahı da ateşlemedim. Ben bu şahısları simaen tanımıyorum. SEGBİS sisteminde görülen şahıslar da olay yerindeydi ve eşimi darp ettiler. Bu şahıslara benzeyen başkaca şahıslar da vardı. Eşim yerde bulunduğu sırada bir araç geldi, araçtan ateş edilmeye başlandı. Bu sırada çok sayıda silah sesi duydum. Bu esnada ara sokakta bekleyen iki kişi daha vardı ancak ateş edip etmediklerini görmedim. Çok fazla silah sesi vardı. Daha sonra kızımla birlikte orada bulunan bir iş yerine sığındık. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" dedi. "Olayın şokuyla yanlış yazılmış olabilir ancak silah olay yerinde yerde değil araçtaydı, ben de araçtan aldım" diyen Ebru Pulat, "Eşimi darp eden şahıslar kafasına ve sırtına vuruyorlardı. Eşim bu esnada cenin pozisyonuna geçmişti. Olay esnasında ben silahı elime alınca eşimi kurtarmak amacıyla ’Bırakın eşimi, yoksa ateş ederim’ diye bağırdım. Darp eden grup önce dağıldı fakat benim ateş etmediğimi görünce tekrar eşime saldırmaya devam ettiler. Daha sonra eşimin arkadaşı olan Hamdullah silahı eline aldı. O da silahı bırakıp kaçtı. Hamdullah ateş etmedi. Silah sesi araç geldikten sonra duyuldu. Ben bu esnada çocuğu alıp kaçmaya çalışıyordum" diye konuştu. Saldırıya uğrayan Devran Pulat ise önceki ifadesini tekrar ettiğini belirterek, "Olaydan önce Serhat ve Seyfettin, Sercan ve yanlarında tanımadığım iki kişi evimize saldırdı. Olay günü Serhat’ı evimin yakınında gördüm, şüphelendim. İkametimden arabamla ayrıldım. Takip edildiğimi fark ettim. Ağabeyimi aradım ve beni takip ettiklerini söyledim. Daha sonra işlerim sebebiyle Kızıltepe Belediyesi’ne gittim. Aracıma döndüğümde tanımadığım bir şahıs bana elini uzattı, bu esnada aniden 4-5 kişinin saldırısına uğradım. Serhat ve Seyfettin de beni darp etti. Eşim ve kızım da araçtaydı, araçtan indiler. Eşim arabada bulunan silahı çıkarttı. Şahıslar silahı görünce kaçışmaya başladılar. Daha sonra araç geldi. Aracı Sercan kullanıyordu. Araçtan bana ateş etti. Bu esnada yerdeki silahı gördüm, elime aldım. Yine Şeyhmus da elindeki silahla dükkanların bulunduğu bölgeden bana ateş etti. Araçta değildi. Ben olay esnasında abluka içerisine alınmıştım. Elimden ve vücudumun çeşitli bölgelerinden kurşun yediğim için silahı kullanabilecek durumda değildim. Ateş etmedim. Orada bulunan şahıslarla birlikte arabaların etrafında 2-3 tur attık. Bu şahısların kim olduğunu bilmiyorum. Ben sadece Şeyhmus’u biliyordum, onun elinde de silah vardı. Diğer şahıslar ’Seni hastaneye götürelim’ dediler. Ancak ben bu şahısları tanımadığım için gitmek istemedim. Aracıma binerek olay yerinden ayrıldım ve karakola gittim. Üzerime suç isnadını, suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum, beraatımı talep ederim. Olay nedeniyle karşı taraftan, sanıktan şikayetçiyim, davalara katılmak istiyorum. Ben Şeyhmus Aydoğan’ı olay esnasında tanımıyordum. Elinde silah olduğu için beni darp eden ve beni silahla yaralayan şahıslardan olduğunu düşündüm. Şeyhmus da bana ’Gel seni hastaneye götürelim’ demişti, silahı da gördüğüm için kabul etmedim’’ diye konuştu. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık S.S., "Ben bu konu hakkında daha önceden ifade vermiştim, önceki ifademi tekrar ederim. Olay günü muhasebe işlerim sebebiyle olayın olduğu yere yakın bulunmaktaydım. Bir arbede olduğunu gördüm. Silah sesi duydum. Baktığımda köylüm olan Devran Pulat’ın orada olduğunu gördüm. Ne olduğunu anlamak amacıyla yanına gittim. Devran Pulat’ı sakinleştirmeye çalıştım ancak o bana elindeki silahı doğrulttu. Kesinlikle Devran Pulat’a yönelik yaralama suçunu işlemedim. Kimseyle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket etmedim. Bu nedenle üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum, beraatımı talep ederim. Devran Pulat isimli şahıstan şikayetçiyim, davalara katılmak istiyorum. Görüntü inceleme tutanağını kabul etmiyorum. Kesinlikle müştekiye yönelik bir darp eyleminde bulunmadım. Bu husus görüntüler incelendiğinde de anlaşılacaktır’’ ifadelerini kullandı. Diğer tutuklu sanık S.S. ise, "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay günü otogara gidip zeytin bırakacaktım. Çevrede bulunan iş yerlerine zeytin olup olmadığını sorarak gidiyordum. Olay günü kardeşim Seyfettin’in de mali müşavirlikte işi olduğunu biliyordum. Yürüdüğüm esnada kalabalığı gördüm. Silah sesi duydum. Ben gittiğimde kavga sona ermişti, bu nedenle kimler vardı bilmiyorum. Ben yanlarına gittiğimde Devran Pulat bana elindeki silahı doğrulttu. Benim elimde sopa, silah herhangi bir eşya yoktu. Olay günü de üzerimde gri renkte trenç kot ve kot pantolon vardı. Pantolonun rengini tam olarak hatırlamıyorum. Benim müştekiye yönelik herhangi bir eylemim olmadı. Kavganın neden kaynaklandığını ve yaralamanın kim tarafından gerçekleştirildiğini bilmiyorum. Ben olay günü tesadüfen oradan geçtim. Devran Pulat ile, ne benim, ne de ailemin arasında herhangi bir husumet yoktur. Suçsuzum beraatimi talep ederim, Devran Pulat’tan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde savunma yaptı. Müşteki sanık Devran Pulat’a yönelik kasten yaralama suçuyla ilgili görüntü kayıtları, yaralanma bölgesi, silahın elverişliliği ve tanık ifadeleri dikkate alınarak, davada suçlamaların ağırlaştırılma ihtimali göz önünde bulunduruldu. Yapılan değerlendirmeler sonrasında taraflar arasındaki husumet, hedef alınan bölgelerin öldürücü bölgeler olması nedeniyle sanıkların "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanmalarının muhtemel olması nedeniyle davanın görevsizlikle Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildi. "Bundan böyle duruşmalar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek ve failler adam öldürme suçundan yargılanacaklar" Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Mustafa Göğüş, "Yaralama adı altında açılmış bir iddianamenin davası için geldik. Soruşturma aşamasında savcılık, müştekinin biri kafa bölgesinden toplam 10 mermi giriş/çıkış deliği bulunan yaralanmasını, adam öldürmeye teşebbüs değil yaralama olarak takdir ettiğini söyledi ve nitelikli yaralamadan dava açtı. Ancak bugün Asliye Ceza Mahkemesi duruşmasında öldürücü bölgeleri hedef aldığı gözetilerek sanıkların adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması ihtimali düşünülerek ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verildi. Adam öldürme ile adam yaralama arasındaki ayrım şöyle belirleniyor. Yargıtay kararlarına göre bir saldırgan öldürücü bölgeleri hedef almışsa, ki bunlar baş ve vücut bölgesi gibi bölgelerdir, burada adam öldürme suçu var sayılıyor. Bizim dosyamızda da mağdur çok fazla fişek isabeti almış. Bunlardan biri omuz bölgesi, diğeri ise elmacık kemiğinden girip, çene kemiğinden çıkmış. Burada adam öldürme suçunun varlığı konusu tartışmasızdı. Geç de olsa adalet yerini buldu. Şahıslar hala tutuklu. Bundan böyle duruşmalar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek ve failler adam öldürme suçundan yargılanacaklar" şeklinde konuştu. Avukat Sibel Çelik ise, ’’Bugün Mardin Kızıltepe’de Asliye Cezada bir duruşmaya katıldık. Basına da yansıdığı üzere müvekkilimiz Pulat ailesinin mensubudur. Eşi ve çocuğunun yanında daha önceden pusu kurarak tasarlanmış bir saldırıya maruz kalmıştır. Bu kişilerin Asliye Cezada yargılanması gerektiğine dair hukuksuz bir karar bugün Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılmış, Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlikle gönderilmiştir. Müvekkilimiz açısından bu haliyle karardan memnunuz" diye konuştu. Olayın geçmişi Mardin’in Kızıltepe ilçesi Tepebaşı Mahallesi’nde 4 Kasım 2024’te yaşanan arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüşmüş, Devran Pulat, eşi ve çocuğuyla birlikte 6 kurşunla yaralanmıştı. Devran Pulat’a sopalarla saldıran saldırganlar, vatandaşların araya girmesinin ardından araçla geri dönüp Devran Pulat’a ateş açmıştı. Kızıltepe Devlet Hastanesine kaldırılan Devran Pulat’ın vücudundaki 2 kurşun çıkarılamamıştı. Saldırıya karışan 2 kişi tutuklanırken, diğer şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatılmıştı.
Mardin’de 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı ve sopalı saldırının ilk duruşması görüldü
14 Mart 2025 Cuma - 13:13 Mardin’de 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı ve sopalı saldırının ilk duruşması görüldü Mardin’de 4 ay önce meydana gelen silahlı ve sopalı saldırı sonucunda 1 kişinin yaralanarak sakat kaldığı olayla ilgili olarak, 2’si tutuklu olan sanıkların yargılanmasına başlandı. Duruşma, Kızıltepe 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar S.S. ve S.S. ile yaralanan Devran Pulat, tarafların yakınları ve avukatları katıldı. Olay günü eşine saldıranları durdurmak için silah çeken Ebru Pulat tanık olarak verdiği ifadesinde şunları söyledi: "Ben tanıklık yapacağım konuyu anladım, ben bu konu hakkında daha önceden beyanda bulunmuştum, önceki beyanlarımı tekrar ederim. Olay günü araçta kızımla birlikte eşim Devran’ı bekliyorduk. Devran aracın yanına gelince 4-5 kişi ellerinde bulunan sopalarla eşimi darp etmeye başladılar. Bunun görünce arabada bulunan silahı alıp araçtan indim. Amacım eşimi korumaktı. Herhangi bir şekilde silahı da ateşlemedim. Ben bu şahısları simaen tanımıyorum. SEGBİS sisteminde görülen şahıslar da olay yerindeydi ve eşimi darp ettiler. Bu şahıslara benzeyen başkaca şahıslar da vardı. Eşim yerde bulunduğu sırada bir araç geldi, araçtan ateş edilmeye başlandı. Bu sırada çok sayıda silah sesi duydum. Bu esnada ara sokakta bekleyen iki kişi daha vardı ancak ateş edip etmediklerini görmedim. Çok fazla silah sesi vardı. Daha sonra kızımla birlikte orada bulunan bir iş yerine sığındık. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir.’’ "Olayın şokuyla yanlış yazılmış olabilir ancak silah olay yerinde yerde değil araçtaydı, ben de araçtan aldım" diyen Ebru Pulat, "Eşimi darp eden şahıslar kafasına ve sırtına vuruyorlardı. Eşim bu esnada cenin pozisyonuna geçmişti. Olay esnasında ben silahı elime alınca eşimi kurtarmak amacıyla bırakın eşimi yoksa ateş ederim diye bağırdım. Darp eden grup önce dağıldı fakat benim ateş etmediğimi görünce tekrar eşime saldırmaya devam ettiler. Daha sonra eşimin arkadaşı olan Hamdullah silahı eline aldı. O da silahı bırakıp kaçtı. Hamdullah ateş etmedi. Silah sesi araç geldikten sonra duyuldu. Ben bu esnada çocuğu alıp kaçmaya çalışıyordum" dedi. Saldırıya uğrayan Devran Pulat ise "Ben bu konu hakkında daha önceden ifade vermiştim, önceki ifademi tekrar ettiğini vurgulayarak, Olaydan önce Serhat ve Seyfettin, Sercan ve yanlarında tanımadığım iki kişi evimize saldırdı. Olay günü Serhat’ı evimin yakınında gördüm. Şüphelendim. İkametimden arabamla ayrıldım. Takip edildiğimi fark ettim. Abimi aradım ve beni takip ettiklerini söyledim. Daha sonra işlerim sebebiyle Kızıltepe Belediyesi’ne gittim. Aracıma döndüğümde tanımadığım bir şahıs bana elini uzattı, bu esnada aniden 4-5 kişinin saldırısına uğradım. Serhat ve Seyfettin de beni darp etti. Eşim ve kızım da araçtaydı. Araçtan indiler. Eşim arabada bulunan silahı çıkarttı. Şahıslar silahı görünce kaçışmaya başladılar. Daha sonra araç geldi. Aracı Sercan kullanıyordu. Araçtan bana ateş etti. Bu esnada yerdeki silahı gördüm. Elime aldım. Yine Şeyhmus da elindeki silahla dükkanların bulunduğu bölgeden bana ateş etti. Araçta değildi. Ben olay esnasında abluka içerisine alınmıştım. Elimden ve vücudumun çeşitli bölgelerinden kurşun yediğim için silahı kullanabilecek durumda değildim. Ateş etmedim. Orada bulunan şahıslarla birlikte arabaların etrafında 2-3 tur attık. Bu şahısların kim olduğunu bilmiyorum. Ben sadece Şeyhmus’u biliyordum, onun elinde de silah vardı. Diğer şahıslar seni hastaneye götürelim dediler. Ancak ben bu şahısları tanımadığım için gitmek istemedim. Aracıma binerek olay yerinden ayrıldım ve karakola gittim. Üzerime suç isnadını suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum beraatimi talep ederim, olay nedeniyle karşı taraftan sanıktan şikayetçiyim, davalara katılmak istiyorum dedi. Ben Şeyhmus Aydoğan’ı olay esnasında tanımıyordum. Elinde silah olduğu için beni darp eden ve beni silahla yaralayan şahıslardan olduğunu düşündüm. Şeyhmus da bana gel seni hastaneye götürelim demişti, silahı da gördüğüm için kabul etmedim dedi’’ diye konuştu. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık S.S., olayla ilgili daha önce ifade verdiğini belirterek, "Ben bu konu hakkında daha önceden ifade vermiştim, önceki ifademi tekrar ederim. Olay günü muhasebe işlerim sebebiyle olayın olduğu yere yakın bulunmaktaydım. Bir arbede olduğunu gördüm. Silah sesi duydum. Baktığımda köylüm olan Devran Pulat’ın orada olduğunu gördüm. Ne olduğunu anlamak amacıyla yanına gittim. Devran Pulat’ı sakinleştirmeye çalıştım ancak o bana elindeki silahı doğrulttu. Kesinlikle Devran Pulat’a yönelik yaralama suçunu işlemedim. Kimseyle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket etmedim. Bu nedenle üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum beraatimi talep ederim, Devran Pulat isimli şahıstan şikayetçiyim, davalara katılmak istiyorum, görüntü inceleme tutanağını kabul etmiyorum, kesinlikle müştekiye yönelik bir darp eyleminde bulunmadım. Bu husus görüntüler incelendiğinde de anlaşılacaktır’’ ifadelerini kullandı Diğer tutuklu sanık S.S. ise "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay günü otogara gidip zeytin bırakacaktım. Çevrede bulunan iş yerlerine zeytin olup olmadığını sorarak gidiyordum. Olay günü kardeşim Seyfettin’in de mali müşavirlikte işi olduğunu biliyordum. Yürüdüğüm esnada kalabalığı gördüm. Silah sesi duydum. Ben gittiğimde kavga sona ermişti, bu nedenle kimler vardı bilmiyorum. Ben yanlarına gittiğimde Devran Pulat bana elindeki silahı doğrulttu. Benim elimde sopa, silah herhangi bir eşya yoktu. Olay günü de üzerimde gri renkte trenç kot ve kot pantolon vardı. Pantolonun rengini tam olarak hatırlamıyorum. Benim müştekiye yönelik herhangi bir eylemim olmadı. Kavganın neden kaynaklandığını ve yaralamanın kim tarafından gerçekleştirildiğini bilmiyorum. Ben olay günü tesadüfen oradan geçtim. Devran Pulat ile, ne benim, ne de ailemin arasında herhangi bir husumet yoktur. Suçsuzum beraatimi talep ederim, Devran Pulat’tan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme sonrası açıklama yapan avukat Mustafa Göğüş, "Yaralama adı altında açılmış bir iddianamenin davası için geldik. Soruşturma aşamasında savcılık, müştekinin biri kafa bölgesinden, toplam on mermi giriş/çıkış deliği bulunan yaralanmasını, adam öldürmeye teşebbüs değil yaralama olarak takdir ettiğini söyledi ve nitelikli yaralamadan dava açtı. Ancak bugün Asliye Ceza Mahkemesi duruşmasında öldürücü bölgeleri hedef aldığı gözetilerek sanıkların adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması ihtimali düşünülerek ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verildi. Adam öldürme ile adam yaralama arasındaki ayrım şöyle belirleniyor. Yargıtay kararlarına göre, bir saldırgan öldürücü bölgeleri hedef almışsa ki bunlar baş ve vücut bölgesi gibi bölgelerdir. Burada adam öldürme suçu var sayılıyor. Bizim dosyamızda da mağdur çok fazla fişek isabeti almış. Bunlardan biri omuz bölgesi, diğeri ise elmacık kemiğinden girip çene kemiğinden çıkmış. Burada adam öldürme suçunun varlığı konusu tartışmasızdı. Geç de olsa adalet yerini buldu. Şahıslar hala tutuklu. Bundan böyle duruşmalar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek ve failler adam öldürme suçundan yargılanacaklar" şeklinde konuştu Avukat Sibel Çelik ise ’’Bugün Mardin Kızıltepe’de Asliye Cezada bir duruşmaya katıldık. Basına da yansıdığı üzere müvekkilimiz Pulat ailesinin mensubudur. Eşi ve çocuğunun yanında daha önceden pusu kurarak tasarlanmış bir saldırıya maruz kalmıştır. Bu kişilerin Asliye Cezada yargılanması gerektiğine dair hukuksuz bir karar bugün Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılmış, Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlikle gönderilmiştir. Müvekkilimiz açısından bu haliyle karardan memnunuz" diye konuştu Müşteki sanık Devran Pulat’a yönelik kasten yaralama suçuyla ilgili, görüntü kayıtları, yaralanma bölgesi, silahın elverişliliği ve tanık ifadeleri dikkate alınarak, davada suçlamaların ağırlaştırılma ihtimali göz önünde bulunduruldu. Yapılan değerlendirmeler sonrasında, taraflar arasındaki husumet, hedef alınan bölgelerin öldürücü bölgeler olması nedeniyle, sanıklar hakkında "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanmaları muhtemel nedeniyle, davanın görevsizlikle Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildi. Mardin’in Kızıltepe ilçesi Tepebaşı Mahallesi’nde, 4 Kasım 2024’te yaşanan arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan tartışma, silahlı kavgaya dönüşmüş Devran Pulat, eşi ve çocuğuyla birlikte 6 kurşunla yaralanmıştı. Olay anına ait görüntülerde, bir grubun Devran Pulat’a sopalarla saldırdığı, yere düştükten sonra yardımına koşan eşinin, kızının da olayın içinde yer aldığı görülmektedir. Saldırganlar, vatandaşların araya girmesinin ardından araçla geri dönüp Devran Pulat’a ateş açmıştı. Yaralı Devran Pulat’ını Kızıltepe Devlet Hastanesine kaldırıldığı tedavi sonrası ise taburcu edildiği ve vücudundaki 2 kurşunun çıkarılamadığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında saldırıya karışan 2 sanığın ise tutuklandığı, diğer sanıkların yakalanması için çalışmalar devam ettiği belirlendi.