Yerel Haberler
Mersin
Mersin’de küçükbaş hayvan ve yem desteği üreticilerin yüzünü güldürdü
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:41 Mersin’de küçükbaş hayvan ve yem desteği üreticilerin yüzünü güldürdü Mersin Büyükşehir Belediyesinin ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi, kırsalda yaşamı destekleyerek köyden kente göçün önüne geçiyor. 300 üreticiye sağlanan 7 bin 500 küçükbaş hayvan ve 1200 ton yem desteği, bölgede küçükbaş hayvancılığın yeniden canlanmasını ve ailelerin toprağında tutunmasını sağladığı ifade edildi. Büyükşehir Belediyesinin, tarım ve hayvancılık destekleri ile kırsalda yaşamı desteklemeye ve kırsaldan kente göçün önüne geçmek için çalışmalar yapmaya devam ettiği bildirildi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi sayesinde, birçok üretici artık doğduğu topraklarda geçimini sağlayabildiğine dikkat çekildi. Kırsalda hayvancılığı desteklemek ve küçük üreticiyi kalkındırmak amacıyla başlatılan proje, 2025 yılı itibariyle 6. yılına girdi. Anamur’dan Tarsus’a, Silifke’den Çamlıyayla’ya kadar 13 ilçede uygulanan projede bugüne kadar 300 yetiştiriciye toplam 7 bin 500 küçükbaş hayvan ve 1200 ton yem desteği sağlandı. Proje ile tarımsal kalkınmanın önü açılıyor Proje ile ilk kez küçükbaş hayvan desteği alan üreticilerden, 3 yıl boyunca hiçbir geri ödeme istenmiyor. Her yıl 60 yeni yetiştiriciye 24 dişi ve 1 erkek koyun ya da keçi verilirken, ilk yıl yem desteği de belediye tarafından karşılanıyor. 3. yıldan itibaren ise doğan yavrular damızlık çağına ulaştığında, kademeli olarak geri ödemeye başlanıyor. Geçtiğimiz 5 yıl içinde dağıtılan hayvanlardan toplamda 11 bin 728 baş doğum gerçekleşti. Bu durum ise projenin hem sürdürülebilirliğini hem de bölgede küçükbaş hayvancılığın yeniden canlandığını gözler önüne serdi. Projenin temel hedefleri arasında düşük gelirli aileleri desteklemek, göçü önlemek ve yerli üreticiden damızlık hayvan temin ederek ekonomiyi desteklemek yer alıyor. Aynı zamanda, projeye dahil olan üreticilerin 1 yıllık aşı hizmetleri de Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından ücretsiz karşılanıyor. ‘İnsanlar doğdukları yerde doyabilsin’ anlayışıyla yola çıkan proje, sadece bir tarımsal kalkınma hamlesi değil, aynı zamanda kırsalın yeniden canlanması, ailelerin toprağında tutunabilmesi için umut dolu bir adım oluyor. "Proje kapsamında 5 yıl içinde 300 yetiştiriciye ulaştık" Mersin Büyükşehir Belediyesinde Ziraat Mühendisi olarak görev alan Duran Ömer Kaleli, proje hakkında bilgi verdi. Kaleli, "Bu yıl itibariyle ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projemizle bu sene 300 kişiye ulaşmış olduk. Üreticilerimize, yıllık 4 ton yem, aşı ve sağlık hizmetleri olmak üzere 24 dişi 1 erkek küçükbaş hayvan veriyoruz" dedi. Projenin artık kendi kendini sürdürebilecek seviyeye geldiğini sözlerine ekleyerek konuşmasını sürdüren Kaleli, "Son yıllarda, üreticiye verdiğimiz hayvanlara ücret ödemiyoruz. Hayvanları, dağıttığımız insanlardan tekrar toplayarak onları 2. bir üreticiye veriyoruz. Bizim verdiğimiz hizmetler kırsal kalkınmaya destek sağlıyor. Öncelikle üretici kadınlarımız olmak üzere, 15-20 hayvanı olup artırmak isteyen üreticilerimize bizim de desteğimizle hayvan sayılarını artırıp; kendi sürülerini elde etme imkanı sağlıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Mersin’de ücretsiz yabancı dil kursları ilgi görüyor
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:35 Mersin’de ücretsiz yabancı dil kursları ilgi görüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, MERCEK merkezlerinde tamamen ücretsiz yabancı dil kurslarıyla hem dil öğrenmek isteyenlerin cebini koruyor hem de kursiyerlere pratik konuşma imkanı sunuyor. Almanca başta olmak üzere kurslara talep her geçen gün artıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, eğitimin herkes için ulaşılabilir olması gerektiği inancıyla her yaştan vatandaşın ihtiyaçlarını gözetiyor, onların gelişimini destekliyor ve fırsat eşitliği sunmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, gerek mesleki gerekse kişisel gelişim odaklı eğitimlerle kentte sosyal kalkınmayı güçlendiriyor. Bu kapsamda Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren MERCEK Mesleki Eğitim Merkezlerinde düzenlenen ‘Yabancı Dil Kursları’, her geçen gün daha fazla vatandaşın ilgisini çekiyor. Kursiyerler, ücretsiz kurs sayesinde hem yabancı dil öğreniyor hem de özgüven kazanıyor Gençlerden yetişkinlere kadar geniş bir kitleye hitap eden kurslar sadece teorik eğitimle sınırlı kalmayıp, pratik konuşma fırsatları da sunarak dili etkin şekilde kullanma imkanı sağlıyor. Bu kapsamda MERCEK bünyesinde açılan Almanca kursları, haftanın 4 günü sabah 10.00 ile 12.00 saatleri arasında gerçekleşiyor. 25 kişilik sınıflarda verilen eğitimlerde, her 2 ayda bir sınıflar yenilenerek farklı gruplarla devam ediliyor. Toplam 120 saat süren eğitimlerle kursiyerler hem dil öğreniyor hem de özgüven kazanıyor. "Almanca kursu, en çok talep gören yabancı dil kurslarımızdan bir tanesi" MERCEK Mesleki Eğitim Merkezleri Koordinatörü Gül Kadem Maya, kursiyerlerin yabancı dil tercih etme nedenlerine değinerek, "Almanca kursu, en çok talep gören yabancı dil kurslarımızdan bir tanesi. Açıldığımızdan bu yana toplamda 25 A1 Almanca kursu, 4 A2 Almanca kursu verdik. Kursiyerler burada sadece dil öğrenmekle kalmıyor, sosyal ve kültürel alanda da kendilerine bir beceri katıyorlar" dedi. Almanca kursunun yanı sıra, kursiyerlerin konuşarak öğrenmelerini hızlandırma adına yine Yenişehir MERCEK’te yer alan ‘Hello Mersin’den de bahseden Maya, "A1 seviyesi kursunda basit düzey eğitim veriliyor. Okuma, yazma, dinleme eğitimleri veriliyor. Kısa zaman içerisinde kursiyerler kendilerini daha ileri atmak istiyorlar. Bu kapsamda ‘Hello Mersin’ yabancı dil kulübümüzde, Almanca konuşma kurslarımız da oluyor. İsteyen kursiyerlerimiz, konuşma kulübünde de kendilerini geliştirebiliyorlar" diye konuştu. "Kurs merkezlerimizde en kaliteli eğitimi vermeye çalışıyoruz" Yenişehir MERCEK Yabancı Diller Kursunda Almanca Öğretmeni olarak görev alan Taner Tohumcuer, 25 kişilik sınıflarda 2 ayda bir grup değiştirerek daha fazla öğrenciye ulaştıklarını belirterek, "A1, A2 ve B1 seviyelerinde ücretsiz Almanca kursu veriyoruz. A1 seviyesi günlük konuşma, A2 seviyesi de kişilerin mesleklerini icra etmeleri için yeterli oluyor. B1 ve yukarısı da daha üst seviye bir konuşma dili seviyesi oluyor" dedi. Başvuru yapan kursiyerlerin, çeşitli nedenlerle yurt dışına çıkmak için dil öğrenmek istediğini söyleyen Tohumcuer, "Kurslarımıza müracaat edenler, genelde yurt dışına çıkma planı olan kişiler oluyor. Kursiyerlerimizin yabancı dil öğrenebilmeleri için elimizden geleni yapıyor ve kaliteli bir eğitim vermeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
‘Kızkalesi’ kaplumbağası Gazze’de kayboldu, sonra yeniden karada ortaya çıktı
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:09 ‘Kızkalesi’ kaplumbağası Gazze’de kayboldu, sonra yeniden karada ortaya çıktı Mersin Üniversitesi’nin uydu ile izlediği ‘Kızkalesi’ adlı yeşil deniz kaplumbağası, Gazze’de kaybolduktan 7 ay sonra karadan sinyal verdi. Cihazın karasal bölgede sürekli yer değiştirmesi, uzmanlara göre farklı noktalara götürüldüğünü gösteriyor. Mersin Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen ’Yeşil Deniz Kaplumbağalarının Uydu ile İzlenmesi’ projesi kapsamında, 6 yeşil deniz kaplumbağasına uydu takip cihazı takılarak göç yolları, yaşam alanları ve beslenme bölgeleri araştırılmak üzere Akdeniz’e bırakıldı. Projenin temel amacı, bu türün Akdeniz’deki hareketlerini detaylı şekilde izleyerek korunmalarına katkı sağlamak. Projeye dahil edilen kaplumbağalardan biri olan ve ‘Kızkalesi’ ismi verilen yeşil deniz kaplumbağası, 13 Haziran 2024 tarihinde Akdeniz’e bırakıldıktan sonra hızlıca Gazze sınırlarına ulaştı. Ancak 31 Temmuz 2024’te, Gazze bölgesinde sinyali kesildi. Yaklaşık 6-7 aylık bir süre boyunca kaybolan sinyallerin ardından, Nisan 2025’te ‘Kızkalesi’ kaplumbağasından yeniden sinyal alınmaya başlandı. Bu sinyaller ise Gazze’nin karasal bölgesinden geliyordu ve zaman zaman sinyalin yer değiştirdiği, hatta bir süredir sabit bir noktada olduğu tespit edildi. Uzmanlar, kaplumbağanın bu süreçte Gazze’de çeşitli olumsuz durumlarla karşılaşmış olabileceğini belirtiyor. Vurulmuş, karaya sürüklenmiş ya da avlanmış olma ihtimali üzerinde duruluyor. Üzerinde bulunan uydu takip cihazı nedeniyle kaplumbağanın dikkat çekmiş olabileceği ve bunun potansiyel bir tehlike oluşturabileceği vurgulanıyor. Ayrıca, sinyallerin Gazze’nin farklı noktalarından alınması, kaplumbağanın taşındığını ve sinyalin karada sürekli yer değiştirdiğini gösteriyor. Gazze sınırında sinyali kesildi Mersin Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Serap Ergene, yeşil deniz kaplumbağalarının rotalarını tanımlamak, nerelerde daha çok bulunduklarını ve beslenme odaklarını belirlemek amacıyla bir proje yürüttüklerini belirterek, 6 deniz kaplumbağasına uydu cihazı takarak Akdeniz’e bıraktıklarını ifade etti. Ergene, 6 kaplumbağadan ‘Kızkalesi’ isimli yeşil deniz kaplumbağasının Gazze tarafına gittiğini ve orada sinyalin kesildiğini, farklı yerlere giden diğer 5’inden ise sinyallerin alınmaya devam ettiğini belirterek, "6 deniz kaplumbağasından ‘Kızkalesi’ ismini vermiş olduğumuz yeşil deniz kaplumbağasına 13 Haziran 2024 tarihinde uydu cihazı takmıştık ve oldukça hızlı bir hareketle Gazze bölgesine kadar ilerlemişti ve Gazze bölgesine geldikten kısa bir süre sonra, 31 Temmuz 2024 tarihinde son sinyali almıştık. Ondan sonra tamamen sinyal kesilmişti" ifadelerini kullandı. "Almış olduğumuz sinyaller, Gazze’nin karasal bölgesindendi" Ardan birkaç ay geçtikten sonra, tekrar Gazze’nin karasal bölgesinde sinyal almaya başladıklarını belirten Ergene, "Yaklaşık 6-7 aylık bir süreden sonra nisan ayında tekrar sinyal almaya başladık. Ancak almış olduğumuz sinyaller Gazze’nin karasal bölgesindendi. Karasal bölgesinden sinyal alınca, uydunun ve kaplumbağanın başına farklı şeyler geldiği düşüncesine hakim olduk" şeklinde konuştu. "Avlanmış, gıda olarak tüketilmek üzere karaya çıkarılmış olabilir" Sinyalin karasal bölgeden gelmesinin birkaç ihtimal olduğunu ifade eden Ergene, "Gazze şeridi şu anda çok büyük bir problem yaşıyor. Bir insanlık dramı yaşanıyor, açlıkla karşı karşıyalar. Muhtemeldir ki o bölgede geçerken kaplumbağanın vurulmuş ve öldüğünü düşünüyoruz. Veya karaya sürüklenmiş olabilir, karada Gazzeliler tarafından alınmış olabilir veya avlanmış, gıda olarak tüketilmek üzere karaya çıkarılmış olabilir" dedi. "Cihazı önce belli bir süre bir yerde tuttular, sonra birkaç yeri gezdirdiler" Yeşil deniz kaplumbağasının üzerindeki takip cihazının, Gazze halkı tarafından tehlikeli veya ilginç olarak algılanabileceği ihtimali üzerinde durulduğunu vurgulayan Ergene, "Bu nedenle cihaz, kabuğa yapışık olduğu için cihazı önce belli bir süre bir yerde tuttular. Sonra birkaç yeri gezdirdiler yoğun olarak sinyal sürekli belli bir noktadan geliyor fakat bazen farklı farklı yerlere gittiğini görüyoruz" diye konuştu.