Yerel Haberler
Mersin
Mersinli üreticiler bilinçleniyor
30 Mayıs 2025 Cuma - 10:31 Mersinli üreticiler bilinçleniyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, doğaya zarar veren kimyasallar yerine biyolojik mücadeleyi önceleyen yöntemleri üreticilere anlatmaya devam ediyor. Üreticinin karşı karşıya kaldığı iklim ve sıcaklık değişimlerinin neden olduğu zararlılara ve hastalıklara karşı alınacak önlemlerle ilgili eğitim veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Toroslar’da Trabzon Hurmasının üretiminin en fazla yapıldığı Doruklu Mahallesi’nde üreticilerle buluştu. Doğaya zarar veren kimyasallar yerine biyolojik mücadeleyi önceleyen yöntemleri aktaran ziraat mühendisleri, üreticileri ürünlerin böceksiz ve kimyasalsız üretimi noktasında bilinçlendirdi. Doğru bildikleri yanlışları da öğrenen üreticiler, bu tür eğitimlerin daha sık yapılmasını talep etti. "Üreticilerimizi, hastalık ve zararlılara karşı bilinçlendiriyoruz" Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan ziraat yüksek mühendisi Aylin Kutlu, "Doruklu Mahallesi, Toroslar ilçesinde en yaygın Trabzon Hurması yetiştiriciliği yapılan yer. Biz 7 ilçemizde Trabzon Hurması fidanları dağıttık. Bu bölgemizde de çok fazla üreticimiz fidan talebinde bulundu ve fidanlarımızdan aldılar. Biz de Trabzon Hurmasının hastalık ve zararlılarına karşı nasıl önlem almaları gerektiği konusunda üreticilerimizi bilinçlendirdik" dedi. "Çiftçiler iklim değişikliği nedeniyle zor bir süreçten geçiyor" Üreticilerin, verilen eğitime yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Kutlu, "Bilmedikleri birçok şeyi öğrendiler. Hatta bazı böceklerin isimlerini farklı bilip, böceği tanımadıkları için farklı türde ilaç alıyorlarmış. Verilen eğitimle; böcekleri, hastalığı ve zararlıları birbirinden ayırt etmeyi öğrendiler. En azından ağaçlarında hastalık mı, zararlı mı var ya da farklı fizyolojik bir etki mi var, bunu ön plana çıkartmış olduk" diye konuştu. Kutlu, "Çiftçiler iklim değişikliği nedeniyle zor bir süreçten geçiyor, kazanımı da çok zor. İklim koşullarına ayak uydurabilmek için çok fazla çaba ve emek harcıyorlar" ifadelerini kullandı. "Doruklu, Trabzon Hurması yetiştiriciliğinde bu bölgede bir numara" Destek olan herkese teşekkür eden Doruklu Sulama Kooperatifi Başkanı Ali Gök, "Mersin Büyükşehir Belediyesi ile 3 yıldan bu yana koordineli bir şekilde çalışma yapmaktayız. Öncelikle Başkanımız Vahap Seçer’e ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanına teşekkür ederim. Bu bölgede Trabzon Hurması yetiştiriciliğinde bir numarayız. Bu yüzden verilen eğitim bizim için çok iyi oldu" dedi. "Üreticiye bilgilendirme yapılması çok iyi oldu" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e, üreticiye verdiği tarımsal destekler için teşekkür eden Doruklu Mahalle Muhtarı Ahmet Altun, "Vatandaş birçok şeyi bilmiyor ve kendi çabalarıyla ilaçlama yapıyor. Bu yüzden Büyükşehir Belediyesi tarafından bu konuda bilgilendirme yapılması çok iyi oldu" ifadelerini kullandı. Bahçelerinde yaşanabilecek hastalıklara dair faydalı bilgiler edindiklerini söyleyen Trabzon Hurması üreticisi Düriye Gülay, "Ağaçlarda bulunan ve adını bile bilmediğimiz zararlıları öğrendik. Bizim bahçelerde bir sorun olmadı. Biz güzel bakıyoruz ama öğrendiğimiz iyi oldu. Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve bizlere yardımcı olan ekiplere de teşekkür ederiz" şeklinde konuştu.
Akdeniz’in simgesi carettalar döndü: İlk anaçlar yumurtalarını bıraktı
30 Mayıs 2025 Cuma - 09:34 Akdeniz’in simgesi carettalar döndü: İlk anaçlar yumurtalarını bıraktı Nesli tehlike altında olduğu için koruma altında bulunan ’caretta caretta’ ve ’chelonia mydas’ deniz kaplumbağalarının önemli üreme alanları olan Mersin’de, ilk anaçlar sahillere çıkarak yumurtalarını bıraktı. Anaçlardan birinin yumurta bırakıp yuvasını örterek tekrar denize dönmesi dron ile görüntülendi. Akdeniz’e 321 kilometre kıyısı bulunan Mersin, dünyada iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ile yeşil deniz kaplumbağalarının (Chelonia mydas) en önemli üretim merkezleri arasında yer alıyor. Mayıs ayınn son haftasından itibaren anaç kaplumbağalar, kentteki 5 yuvalama alanı başta olmak üzere bazı sahillere de yumurta bırakıyor. Havaların ısındığı bugünler de Mersin kıyılarına gelmeleri yoğunlaşan anaç kaplumbağalar, Anamur, Silifke Göksu, Erdemli Alata, Davultepe 100. Yıl Tabiat Parkı ve Akdeniz Kazanlı’daki sahillere yumurtalarını bırakmaya başladı. Geçtiğimiz yıl kent genelinde anaçların bıraktığı yumurtadan 230 bin civarında yavru kaplumbağa çıkarak Akdeniz’le buluştu. Bu yılda aynı şekilde olmasının beklendiği bildirildi. Her bir yuvadan 80 ile 100 arasında yavru çıktığı ancak bin yavrudan en fazla 3’ünün yolculuğa çıktığı denizde hayata tutunabildiği biliniyor. "Mersin’de 5 tane yuvalama kumsalı var" İhlas Haber Ajansı (İHA) muharibine açıklamada bulunan Mersin Üniversitesi (MÜ) Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Görevlisi Dr. Mahmut Ergene, mayısın son iki haftasından itibaren anaç deniz kaplumbağlarının kumsallara çıkarak yumurta bırakmaya başladığını söyledi. Dr. Ergene, "Havaların ısınmasıyla ve deniz suyunun yükselmesiyle beraber deniz kaplumbağaları ülkemiz kıyılarına çiftleşmek için geldi. Yaklaşık 14 gün önce Davultepe kumsalında ilk yuvamızı tespit ettik. İki haftadır da yuvalama yoğun olarak geçmekte. Mersin’de 5 tane yuvalama kumsalı bulunmakta. Kazanlı, Davultepe, Erdemli Alata, Göksu ve Anamur kumsalı. Mersin kumsallarında 2 tür deniz kaplumbağasını görebilme imkanımız var. Hem caretta caretta deniz kaplumbağalarını hem de chelonia mydas deniz kaplumbağalarını görmemiz mümkün. Yaklaşık olarak bin yumurtadan 1 ila 3 tanesi olgunluğa ulaşma oranlarına sahipler. Yaşam oranları çok düşük" dedi. Özellikle 5 yuvalama alanı dışında da yuvalamaların gerçekleştiğine dikkat çeken Ergene, "Öyle durumlarda vatandaşlarımızın hayvana fazla yaklaşmadan, rahatsız etmeden, ışık tutmadan, ses çıkarmadan bu canlıları izlemelerini öneriyoruz" diye bilgi verdi.
Akdeniz’in simgesi Carettalar döndü: İlk anaçlar yumurtalarını bıraktı
30 Mayıs 2025 Cuma - 09:33 Akdeniz’in simgesi Carettalar döndü: İlk anaçlar yumurtalarını bıraktı Nesli tehlike altında olduğu için koruma altında bulunan ’Caretta caretta’ ve ’Chelonia mydas’ deniz kaplumbağalarının önemli üreme alanları olan Mersin’de, ilk anaçlar sahillere çıkarak yumurtalarını bıraktı. Anaçlardan birini yumurta bırakıp yuvasını örterek tekrar denize dönmesi dron ile görüntülendi. Akdeniz’e 321 kilometre kıyısı bulunan Mersin, dünyada iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ile yeşil deniz kaplumbağalarının (Chelonia mydas) en önemli üretim merkezleri arasında yer alıyor. Mayıs ayının son haftasından itibaren anaç kaplumbağalar, kentteki 5 yuvalama alanı başta olmak üzere bazı sahillere de yumurta bırakıyor. Havaların ısındığı bugünler de Mersin kıyılarına gelmeleri yoğunlaşan anaç kaplumbağalar, Anamur, Silifke Göksu, Erdemli Alata, Davultepe 100. Yıl Tabiat Parkı ve Akdeniz Kazanlı’daki sahillere yumurtalarını bırakmaya başladı. Geçtiğimi yıl kent genelinde anaçların bıraktığı yumurtadan 230 bin civarında yavru kaplumbağanın çıkarak Akdeniz’le buluştu. Bu yılda aynı şekilde olmasının beklendiği bildirildi. Her bir yuvadan 80 ile 100 arasında yavru çıktığı ancak bin yavrudan en fazla 3’ünün yolculuğa çıktığı denizde hayata tutunabildiği biliniyor. "Mersin’de 5 tane yuvalama kumsalı var" İhlas Haber Ajansı (İHA) muharibine açıklamada bulunan Mersin Üniversitesi (MÜ) Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Görevlisi Dr. Mahmut Ergene, Mayısın son iki haftasından itibaren anaç deniz kaplumbağalarının kumsallara çıkarak yumurta bırakmaya başladığını söyledi. Dr. Ergene," Havaların ısınmasıyla ve deniz suyunun yükselmesiyle beraber deniz kaplumbağaları ülkemiz kıyılarına çiftleşmek için geldi. Yaklaşık 14 gün önce Davultepe kumsalında ilk yuvamızı tespit ettik. İki haftadır da yuvalama yoğun olarak geçmekte. Mersin’de 5 tane yuvalama kumsalı bulunmakta. Kazanlı, Davultepe, Erdemli Alata , Göksu ve Anamur kumsalı. Mersin kumsallarında 2 tür deniz kaplumbağasını görebilme imkanımız var. Hem caretta caretta deniz kaplumbağalarını hem de Chelonia Mydas deniz kaplumbağalarını görmemiz mümkün. Yaklaşık olarak bin yumurtadan 1 ila 3 tanesi olgunluğa ulaşma oranlarına sahipler. Yaşam oranları çok düşük" dedi. Özellikle 5 yuvalama alanı dışında da yuvalamaların gerçekleştiğine dikkat çeken Ergene," Öyle durumlarda vatandaşlarımızın hayvana fazla yaklaşmadan, rahatsız etmeden, ışık tutmadan, ses çıkarmadan bu canlıları izlemelerini öneriyoruz" diye bilgi verdi. (HİV-
Mersin Limanı’nın genişleme projesinin ilk etabı törenle açıldı
29 Mayıs 2025 Perşembe - 17:29 Mersin Limanı’nın genişleme projesinin ilk etabı törenle açıldı Mersin Uluslararası Limanı (MIP) ’East Med Hub 2 (EMH2) Projesi 1. Faz Açılış Töreni’ gerçekleştirildi. Mersin Limanı’ndaki tören, projenin özelliklerinin anlatıldığı video gösterimi ile başladı. Törende konuşan Mersin Valisi Atilla Toros, Mersin’in, uluslararası deniz taşımacılığı ve deniz yoluyla taşınan yüklerin kara, demir ve havayoluyla geniş bir hinterlanda ulaştırma kabiliyetine sahip olduğunu söyledi. Mersin Uluslararası Limanı’nın Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü lojistik kapısı olduğunu dile getiren Toros, limanın tüm sektörlere katkı sunduğunu kaydetti. Bu nedenle Mersin’in, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Avrupa, Rusya ve Asya arasındaki ticaretin önemli bir kavşak noktası olduğunu vurgulayan Vali Toros, "Aynı zamanda Akdeniz, İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizin de dünyaya açılan en güçlü kapısıdır. İşte bu eşsiz coğrafyada yer alan Mersin Limanı, başta ticaret olmak üzere, tüm sektörlerin doğrudan ve dolaylı olarak gelişimini sürükleyen bir lokomotiftir" dedi. "Liman büyüdükçe Mersin büyüdü" Mersin Limanının temellerinin, 19. yüzyılda Çukurova bölgesindeki tarımsal ürünlerin batı pazarlarına taşınmaya başlamasıyla atıldığını kaydeden Vali Toros, "1927’de profesyonel anlamda çalışmaya başladı. 1942’de kamunun denetimine geçti. 1954’te modern altyapısıyla, yeniden inşa edilmeye başlandı. Ve 1962’de bütün bileşenleriyle işletmeye açıldı. 2007 yılında Mersin Limanı’nın işletme hakkı 36 yıl süreyle Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliğine verildi. Yıllar boyunca Mersin geliştikçe, liman gelişti, liman büyüdükçe, Mersin büyüdü. Mersin Limanı, dünyanın, en büyük 100 limanı arasında 91. sırada yer alarak, göğsümüzü kabartacak noktaya erişti. Konteyner kapasitesini 2,6 milyondan, 3,6 milyon TEU’ya yükseltecek bu yatırımla birlikte, inşallah çok kısa sürede çok daha yukarı seviyelere ulaşacaktır. Modern İpek Yolu’nun en stratejik duraklarından biri olma yolunda Mersin, artık çok daha güçlü, çok daha iddialı" ifadelerini kullandı. "Mersin Limanı, Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü lojistik kapısıdır" Mersin Limanı’nın, Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü lojistik kapısı olduğunu belirten Vali Toros, şöyle devam etti: "Doğu ile batıyı buluşturan bu stratejik liman, tarımın, sanayinin ve ticaretin kalbinde yer alıyor. Türkiye ihracatının, konteyner yüklerde beşte biri, konvansiyonel yüklerde yüzde 7’si, bu limandan yapılıyor. Tüm liman hizmetlerini aynı alanda verebilen, 124 hektarlık sahasıyla Türkiye’deki çok amaçlı en büyük limandır. Bu rakamlar yalnızca bir istatistik değil, Mersin’in potansiyelinin ve Türkiye’nin dışa açılan vizyoner yüzünün açık bir kanıtı. Mersin Limanı, ilimizin küresel ticarette bir marka olmasının en önemli aktörlerinden biri. Liman, ayrıca 5 bin kişiye doğrudan, 30 bin kişiye de dolaylı olarak istihdam sağlamakta. Bu durum, limanın sadece ticari değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik açıdan da önemli bir rol oynadığının göstergesidir." Mersin Uluslararası Limanı tarafından finanse edilen projenin Mersin’in ticaretine, ekonomisine ve istihdamına kazandırılmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Toros, "Bu yatırımla birlikte Mersin Limanı, artık 2 mega konteyner gemisine aynı anda hizmet verebilecek kapasiteye ulaşıyor. Limanın genişlemesiyle beraber 500 kişiye doğrudan 5 bin kişiye ise dolaylı yoldan yeni iş imkanı sağlanıyor. Rıhtım genişletme yatırımı, sadece liman sahasını değil Mersin’in dört bir yanındaki üretim ve ticaret döngüsüne hız katıyor" dedi. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmetler Genel Müdürü Tarık Sönmez ise Mersin Uluslararası Limanı’nın Türkiye’nin dış ticaretinde önemli rol üstlendiğini belirterek, "Projeyle ihracatçılarımızın karşılaştıkları zaman kaybının önüne geçilecektir. Artan ölçeğe bağlı olarak zaman kaybıyla birlikte aslında maliyetlerinde bir miktar düşürülmesinin sağlanması durumunda ihracatçılarımız yurt dışında rekabetçiliğini daha da artırır pozisyonda olacaktır" diye konuştu. "Bu sadece bir başlangıç. İkinci aşama bölgedeki standartları yeniden belirleyecek" MIP Genel Müdürü Ajay Kumar Singh de projenin sadece genişleme projesi değil stratejik bir dönüşüm olduğunu dile getirdi. Teknolojik gelişmelerle kapasitelerini yükselttiklerini anlatan Singh, "Sadece bölgede birkaç limanın sunduğu imkanı sunuyoruz. Bu da müşterilerimiz, sektör ortaklarımız ve Türk ekonomisi için daha hızlı bağlantı, daha büyük verimlilik ve çok büyük güvenilirlik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Rıhtımı sadece ölçek olarak değil amaç olarak da büyüttüklerini kaydeden Singh, şöyle devam etti: "Bunu doğrudan ve dolaylı istihdam oluşturarak, düşük emisyon katkıları sağlayarak ve güneş enerji sistemlerine yatırım yaparak gerçekleştirdik. Çünkü sürdürülebilirlik sadece bir seçenek değil, zorunluluktur. Dijitalleşme, akıllı analitikler, gerçek zamanlı karar verme süreçleri ve artırılmış güvenlikle her metrekareyi optimize ettik. Bu sadece bir başlangıç. İkinci aşama bölgedeki standartları yeniden belirleyecek. Bizler Mersin’i dayanıklılık, inovasyon ve fırsatların merkezi haline getiriyoruz. Limanı, nesiller boyu hizmet edecek yer haline getiriyoruz." "450 milyon doları aşan bir yatırımla limanın yıllık kapasitesini 1 milyon TEU artırıyoruz" MIP Yönetim Kurulu Başkanı Vincent Ng ise Mersin’de yeni bir sayfa açtıklarını dile getirerek, kenti bölgesel güç merkezine dönüştürdüklerini ifade etti. Projenin sadece rakamlardan ibaret olmadığını anlatan Ng, "Toplam 450 milyon doları aşan bir yatırımla limanın yıllık kapasitesini 1 milyon TEU artırıyoruz. Bu da kapasitede yüzde 30’luk etkileyici bir büyümeyi temsil ediyor" dedi. Ng, projenin gelecek nesiller için kalıcı bir değer oluşturduğunu, ithalatçı ve ihracatçıların küresel pazarlara erişimini sağlayan Mersin’in ekonomik büyümedeki rolünü güçlendirdiklerini söyledi. Ng, terminali daha akıllı, çevreci ve geleceğe hazır olarak tasarladıklarını belirterek, "İleri otomasyon ve dijital teknolojileri entegre ederek, sürdürülebilir ekipman ve enerji uygulamalarını benimseyip, geleceğin zorluklarına karşı operasyonel zekayla müşterilerimizin, ortaklarımızın ve Mersin’in iddialı planlarını destekleyeceğiz" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından katılımcılara projenin maketinin yer aldığı tablo hediye edildi, rıhtıma ilk yanaşan geminin kaptanına plaket verildi. Ardından protokolün katılımıyla butonlara basılarak projenin açılışı yapıldı. Açılışa, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Kamu-Özel Sektör İşbirliği Dairesi Başkanı Ali Kamil Özmen, Singapur’un Ankara Büyükelçisi Li Peng Kok, il protokol üyeleri ve diğer ilgililer katıldı.
41 hektarlık ormanı tarım alanına dönüştürmeye çalıştılar, zamanında müdahale engel oldu
29 Mayıs 2025 Perşembe - 12:31 41 hektarlık ormanı tarım alanına dönüştürmeye çalıştılar, zamanında müdahale engel oldu Mersin’in Tarsus ilçesinde 9 bin yıllık geçmişe sahip Regma Gölü yatağı üzerindeki Karabucak okaliptüs ormanlarının bulunduğu bölgede 4 şahıs, 41 hektar alanı sürüp buğday ekti. Orman ekiplerinin 4 kez zabıt tutup uyardığı şahıslar eylemlerine devam edince haklarında dava açıldı. Bölgede yeşillenen buğdaylar sürülerek, yeniden okaliptüs fidanları toprakla buluşturuldu. Alınan bilgiye göre, Tarsus’a yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Karabucak okaliptüs ormanlarında yeniden dikim ve gençleştirme çalışması çerçevesinde fidan dikimine hazır hale getirilen 41 hektarlık alanı 2 gün içerisinde 4 şahıs sürerek buğday ekti. Şahısların alana gelerek buğday ekmeden önce uyarılmasına rağmen durumu dikkate almadığı öğrenildi. Alana konteyner getirip sürme ve ekim işlemleri yapan şahıslar hakkında orman ekipleri 4 kez zabıt tutarak, durumu savcılığa bildirdi. Şahıslar hakkında dava açılırken, orman ekipleri de şubat ayı içerisinde yeşeren buğdayları sürdü. Mart ayında dikim zamanı gelen okaliptüs fidanları sürülen alanda toprakla buluşturuldu. Endüstriyel olduğu için kısa sürede büyüyen ve 10 yılda bir kesilen gençleştirme çalışması kapsamında dikilen okaliptüs fidanları boy vermeye başladı. Okaliptüs ormanının 1934 yılında 9 bin yıllık geçmişe sahip Regma Gölü’nün yatağı üzerindeki bataklığın kurutulması için yapılan fidan dikimi ile ülkenin ilk ağaçlandırma çalışması olarak tarihe geçtiği öğrenildi. Bugüne kadar taşkın ve sel konusunda güvence olan okaliptüsün su tüketiminin fazla olması ile bataklığın kurutularak oluşturulduğu, 90 yıllık emekle meydana geldiği belirtildi. Orman kadastrosunda ’Devlet Ormanı’ olarak tanımlanan bölgede mart ayı içerisinde de okaliptüs fidanları dikilmek suretiyle alanın tamamının ağaçlandırıldığı belirtildi.