Yerel Haberler
Mersin
Dalgıçlar denizde , öğrenciler sahilde temizlik yaptı
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 13:34 Dalgıçlar denizde , öğrenciler sahilde temizlik yaptı Mersin’in Silifke ilçesinde deniz kaplumbağalarının yuva yaptığı bölgede çevre duyarlılığına dikkat edilmesi için dalgıçlar denizde, öğrenciler ise kıyıda temizlik çalışması gerçekleştirdi. Dalgıçlar, denizin dibinden araç lastiği, cam şişeler, plastik, tüp gaz gibi çeşitli atık malzemeler çıkardı. Silifke Sahil Güvenlik Karakol Komutanlığınca Taşucu Mahallesi’nde çevre duyarlılığına dikkat çekilen bir etkinlik düzenlendi. Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığına bağlı DEGAK Özel Timi 09 Komutanlığı ile İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği’ne bağlı dalgıçlar, deniz altında temizlik çalışması yaptı. Deniz dibinden yasa dışı su ürünleri avcılığı esnasında balık avlama gemileri tarafından denize bırakılan malzemeler, araç lastiği, cam şişeler, plastik, tüp gaz gibi çeşitli atık malzemeler çıktı. Dalgıçlar su altında temizlik yaparken, öğrenciler de sahildeki atıkları topladı. Öğrencilere, İlçe Kaymakamı Abdullah Aslaner ile ilçe protokolü de eşlik etti. Ayrıca, Doğa Koruma ve Milli Parklar Silifke Şefliğinde görevli Ziraat Mühendisi Çağatay Tuna, Göksu deltasında ve bölgede yaşayan deniz kaplumbağaları hakkında bilgi verdi. Deniz kaplumbağalarının Taşucu sahilinde yuvalama yaptığını anlatan Tuna, "Göksu deltasının sulak alan içerisindeki caretta yuvalama sahası 2010/9 sayılı genelge ile korunmaktadır. Bölgemizde iki çeşit deniz kaplumbağası yaşamaktadır. Bir tanesi caretta caretta dediğimiz iri başlı deniz kaplumbağası, diğeri ise yeşil deniz kaplumbağasıdır. Denize attığımız atıklarda özellikle beyaz renkli olan poşetler denizanasına benzediği için caretta carettalar bunu yemeye çalışmakta ve sonucu ölümle sonuçlanmaktadır. Caretta carettaların ölmemesi için deniz kirliliğine yol açan naylonları denize atmamalıyız ve onları toplamalıyız" dedi. Güzel bir coğrafyada yaşadıklarını belirten Taşucu Eğitim ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı Başkanı Mustafa Eyce ise, "Özellikle caretta carettaların yuvalama yaptığı bölgede yaşıyoruz. Bunların ve doğanın korunması bizim için çok önemli. Nüfusumuz her geçen gün büyürken, çevre etkinliğine çevre temizliğine daha çok özen göstermemiz lazım. Çocukluktan başlayarak bu günkü gençlerimize de örnek modeller olmamız gerekiyor. Bu tür etkinliklerin gelişerek devam etmesini arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Dalgıçlar denizde, öğrenciler sahilde temizlik yaptı
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 13:26 Dalgıçlar denizde, öğrenciler sahilde temizlik yaptı Mersin’in Silifke ilçesinde deniz kaplumbağalarının yuva yaptığı bölgede çevre duyarlılığına dikkat edilmesi için dalgıçlar denizde, öğrenciler ise kıyıda temizlik çalışması gerçekleştirildi.Dalgıçlar, denizin dibinden araç lastiği, cam şişeler, plastik, tüp gaz gibi çeşitli atık malzemeler çıkardı. Silifke Sahil Güvenlik Karakol Komutanlığınca Taşucu Mahallesi’nde çevre duyarlılığına dikkat çekilen bir çalışma etkinlik düzenlendi. Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığına bağlı DEGAK Özel Timi 09 Komutanlığı ile İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup AmirliğiNE bağlı dalgıçlar, deniz altında temizlik çalışması yaptı.Deniz dibinden yasa dışı su ürünleri avcılığı esnasında balık avlama gemileri tarafından denize bırakılan malzemeler, araç lastiği, cam şişeler, plastik, tüp gaz gibi çeşitli atık malzemeler çıktı. Dalgıçlar su altında temizlik yaparken, öğrenciler de sahildeki atıkları topladı. Öğrencilere, İlçe Kaymakamı Abdullah Aslaner ile ilçe prtokolü de eşlik etti. Ayrıca, Doğa Koruma ve Milli Parklar Silifke Şefliğinde görevli Ziraat Mühendisi Çağatay Tuna, Göksu deltasında ve bölgede yaşayan deniz kaplumbağaları hakkında bilgi verdi. Deniz kaplumbağalarının Taşucu sahilinde yuvalama yaptığını anlatan Tuna, "Göksu deltasının sulak alan içerisindeki caretta yuvalama sahası 2010/9 sayılı genelge ile korunmaktadır. Bölgemizde iki çeşit deniz kaplumbağası yaşamaktadır. Bir tanesi Caretta caretta dediğimiz iri başlı deniz kaplumbağası, diğeri ise yeşil deniz kaplumbağasıdır. Denize attığımız atıklarda özellikle beyaz renkli olan poşetler deniz anasına benzediği için caretta carettalar bunu yemeye çalışmakta ve sonucu ölümle sonuçlanmaktadır. Caretta carettaların ölmemesi için deniz kirliliğine yol açan naylonları denize atmamalıyız ve onları toplamalıyız" dedi. Güzel bir coğrafyada yaşadıklarını belirten Taşucu Eğitim ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı Başkanı Mustafa Eyce ise "Özellikle caretta carettaların yuvalama yaptığı bölgede yaşıyoruz. Bunların ve doğanın korunması bizim için çok önemli. Nüfusumuz her geçen gün büyürken, çevre etkinliğine çevre temizliğine daha çok özen göstermemiz lazım. Çocukluktan başlayarak bu günkü gençlerimize de örnek modeller olmamız gerekiyor. Bu tür etkinliklerin gelişerek devam etmesini arzu ediyoruz"ifadelerini kullandı. (MRT-HİV-
Mersin Şehir Tiyatrosu ‘Misafir’ oyununu Gülnar’da sahneledi
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 12:52 Mersin Şehir Tiyatrosu ‘Misafir’ oyununu Gülnar’da sahneledi Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun sahnelediği Bilgesu Erenus’un ‘Misafir’ adlı oyunu, Gülnar’da sanatseverlerle buluştu. Almanya’ya göç eden bir ailenin yaşadığı zorlukları ve kimlik arayışını anlatan oyun, izleyiciden tam not aldı. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı Şehir Tiyatrosunun sanat sezonu, birbirinden güzel oyunlarla dolu dolu geçiyor. Yeni sezon oyunlarından bir tanesi olan ‘Misafir’ adlı oyun ile Gülnar’da seyirci karşısına çıkan Şehir Tiyatrosu sanatçıları, tiyatro severlerden yine tam not aldı. Bilgesu Erenus tarafından kaleme alınan ‘Misafir’ adlı tiyatro eserinin yönetmenliğini Antalya Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Alpay Aksum üstlendi. Genel Sanat Yönetmenliğini Ozan Erdönmez’in yaptığı oyunda, dekor ve kostüm tasarımı Zehra Alev Tol, ışık tasarımı Barış Arslan, müzikler Gürkan Çakıcı ve koreografi Meray Kartal’a ait iken, oyunun dramaturgu ise Taner Çelik oldu. "Seyirciyle ilk kez buluştuğumuzda çok gururlanıyor ve duygulanıyoruz" Gülnar’da seyirci karşısına çıkan oyun hakkında bilgi veren Şehir Tiyatrosu Oyuncusu Ömer Faruk Ustaoğlu, "Bu oyunda aslında Türkiye’nin gerçeğine parmak basıyoruz. Özellikle 1960’lı yıllardan sonra Türkiye’den Almanya’ya göç edenler, ‘Almanya’da ne gibi bir dünya ile karşılaşıyorlar, hakikatler ne, hayaller ne, acaba hayalimize ulaşabilecek miyiz, yoksa orada acımasız gerçeklerle mi karşılaşacağız?’ sorularının cevaplarıyla karşılaşıyor. Musa Tezer Almanya’ya giden bütün göçmenleri temsil ediyor ve aslında çok şey getirmek isteyip, büyük kayıplarla geri dönen bir adamı anlatıyor" dedi. ‘Misafir’ oyunu hakkında Anadolu insanının yokluk ve sefalet içerisinde süren yaşam mücadelesini konu alan oyunda; Musa Tezer daha iyi şartlarda yaşamak, para kazanmak, mal mülk sahibi olup çocuklarına gelecek kurmak hayaliyle Almanya’nın yolunu tutar. Fakat hayalindeki Almanya’dan çok daha farklı bir Almanya ile karşılaşan aile, yabancılık çekmeye başlar. Yeri, yurdu, kimliği bile muğlaklaşan Musa Tezer, Almanya’dan Türkiye’ye kaybederek döner. Döndüğünde ise Türkiye’de de bir yabancı olarak karşılanır. Türk Tiyatrosu’nun en önemli kalemlerinden Bilgesu Erenus’un ‘Misafir’ adlı oyunu, Almanya-Türkiye ekseninde kayıp bir neslin travmalarını trajikomik bir dille ele alıyor.
Mersin’de kız kardeşlerden spor başarısı
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 12:41 Mersin’de kız kardeşlerden spor başarısı Mersin Büyükşehir Belediyesinin ‘Kır Çiçekleri’ projesiyle spora kazandırılan Nidanur ve Nisa Zehra Turhan kardeşler, gülle atmada dünya ve Türkiye çapında elde ettikleri derecelerle hem ailelerinin hem de tüm Türkiye’nin gururu oldu. Büyükşehir Belediyesinin dezavantajlı mahallelerdeki yetenekli kız çocuklarını spora kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Kır Çiçekleri’ projesiyle yolları kesişen Tarsus’un Atalar Mahallesi’nde yaşayan Nidanur ve Nisa Zehra Turhan kardeşlerin hayatı değişti. Gülle atma branşında birlikte çalışarak büyük başarılara imza atan kardeşler, bugün sadece Mersin’in değil, Türkiye’nin de gurur kaynağı. Küçük yaşta kurdukları büyük hayalleri azimle gerçekleştiren bu iki sporcu, aynı zamanda birçok kız çocuğuna umut ve ilham oluyor. Kır Çiçekleri projesine 4 yıl önce katılan 14 yaşındaki Nidanur Turhan, yıllar süren emek ve azim, onu Sırbistan’da düzenlenen uluslararası şampiyonada dünya ikinciliğine taşıdı. Gece gündüz demeden yapılan antrenmanlar ve bitmeyen bir inançla gelen bu başarı, onun spor yolculuğunda ne kadar ileriye gidebileceğinin güçlü bir göstergesi oldu. Ablası Nidanur’un izinden giden 13 yaşındaki Nisa Zehra Turhan da aynı azim ve tutkuyla başarıya koşuyor. Hem sporda hem eğitimde gösterdiği çabayla dikkat çeken Nisa, aldığı birinciliklerle Mersin’i ve Türkiye’yi gururlandırıyor. Zorluklara rağmen vazgeçmeyen iki kardeşin bu örnek başarısı, en büyük destekçileri olan anne Nurşen ve baba Nezir Turhan’a da büyük gurur yaşatıyor. Ailenin en küçüğü, 8 yaşındaki Tuana Turhan ise ablalarının izinden giderek gelecekte büyük başarılara imza atmayı hayal ediyor. "Burası benim ikinci evim" Kır Çiçekleri’nde gülle sporcusu olan 14 yaşındaki Nidanur Turhan, 4 yıldan beri projede yer aldığını ve son başarısının Sırbistan’da gerçekleştirilen Liselerarası Dünya Şampiyonası’nda ikincilik elde etmek olduğunu kaydederek, "Bu başarı hem benim hem ailem hem de hocalarım için çok gururlandırıcı bir durum. Ben kendi başarımdan daha çok, bana emek verenlerin ve benim için çabalayanları gururlandırdığım için mutlu oldum. Hocalarım ben fark etmeden antrenmanlarımız ile beni dünya şampiyonasına hazırlamış. Hayatımdaki önemli kişilerin benim için çabaladığını ve güvendiğim kişilerin de bu güvenimi boşa çıkarmadığını öğrendim. Bunun için çok mutlu oldum" dedi. "Ben kendimi burada keşfettim" Kır Çiçekleri’nde ablası gibi gülle sporcusu olan 13 yaşındaki Nisa Zehra Turhan ise ablasıyla birlikte çalışmasının kendisine avantaj sağladığını belirterek, "Hocamdan çok fazla teknik öğreniyorum ama ablamın da bana katkısı oluyor. Ablamla aynı branştayız ve antrenmanları birlikte yapıyor olmak, bana kendimi çok daha güvende hissettiriyor. Ablam her zaman yanımda. Ailemizi 15 günde bir görüyoruz. Burası benim de ikinci evim gibi. Bütün düzenimiz burada. Buraya gelmem benim için büyük bir avantaj. Ben kendimi burada keşfettim ve Türkiye başarısı elde ettim. U-14 Bursa Salon Şampiyonası’nda Türkiye birincisi oldum" diye konuştu. Proje sayesinde daha istikrarlı ve disiplinli çalıştıklarını anlatan Turhan, "Hayallerimizi gerçekleştiren bu yolda Kır Çiçekleri’nde olmaktan çok mutluyum" şeklinde konuştu. "Kır Çiçekleri’ndeki her çocuk ayrı bir renk, ayrı bir çiçek" Kır Çiçekleri Projesi Sorumlu Yöneticisi Ayper Çiğdem Toraman, Nidanur’un Kır Çiçekleri yolculuğunun 2021 yılında başladığını, oldukça disiplinli ve çok başarılı bir öğrenci olduğunu kaydetti. Nisa’nın ise ablası Nidanur’u örnek alarak onun yolundan gittiğini belirten Toraman, projeye seçilen Kır Çiçekleri’nin çok başarılı öğrenciler olduğunu anlatarak, "Genel olarak tüm kızlarımız çok disiplinli ve planlı hareket ediyor. O yüzden tüm Kır Çiçekleri’ni yürekten kutluyorum. Bu gururu yaşamamızda emeği geçen herkese ve desteğini her zaman hissettiğimiz, çocukları çok seven ve önemseyen Başkanımız Vahap Seçer’e teşekkür ediyorum. Kır Çiçekleri’ndeki her bir çocuğumuz, projenin adı gibi ayrı bir renk, ayrı bir çiçek. Bizler de onların bu başarılarını gördükçe, ne kadar doğru bir iş yaptığımızı bir kere daha anlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Hayat Boyu Öğrenme Haftası Festivali Mersin’de coşkuyla başladı
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:45 Hayat Boyu Öğrenme Haftası Festivali Mersin’de coşkuyla başladı Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen ’Hayat Boyu Öğrenme Haftası Festivali’, renkli görüntüler ve yoğun katılımla başladı. Üç gün sürecek etkinliklerin açılışı kortej yürüyüşüyle yapıldı. Festivalin açılışına; Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Çamlıbel’den başlayarak Millet Bahçesi Eski Stadyum Etabına kadar uzanan bando eşliğindeki kortej yürüyüşü, kentte bayram havası estirdi. Kültür ve sanat dolu bir gün Kortejin ardından festival alanında sahne alan lise öğrencilerinden oluşan mehter takımı, sergiledikleri mini konserle izleyicilere gurur dolu anlar yaşattı. Ardından öğrenciler tarafından hazırlanan tiyatro gösterileri, izleyicilere hem eğlenceli hem düşündürücü anlar yaşattı. Geleneksel halk oyunları gösterileri, katılımcıları Anadolu’nun dört bir yanına kültürel bir yolculuğa çıkarırken, Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Orkestrası ve Korosu, seslendirdiği eserlerle festivale unutulmaz bir müzikal atmosfer kattı. Emek ve öğrenme bir arada Festival alanında yer alan stantlarda, ilçedeki halk eğitim merkezleri, meslek liseleri ve çeşitli okulların yıl boyunca hazırladığı ürünler sergilendi. El sanatlarından tekstile, resimlerden geri dönüşüm projelerine kadar birçok çalışma, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Başkan Vekili Zeyit Şener, İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş ile birlikte stantları tek tek gezerek öğretmen ve öğrencilerin çalışmalarını inceledi. Her bir üretimi büyük bir özenle inceleyen Şener, eğitimin sadece sınıflarda değil, hayatın her alanında sürdüğünü vurguladı. Şener: "Hayat boyu öğrenmenin önemini bir kez daha hep birlikte hissettik. Bu etkinlik, sadece bilgi edinmenin değil; üretmenin, paylaşmanın ve gelişmenin de ne kadar değerli olduğunu gösterdi. Emeği geçen tüm kurumlara, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve destek olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. Festival 3 gün boyunca sürecek Hayat Boyu Öğrenme Haftası Festivali, 3 gün boyunca çeşitli etkinliklerle devam edecek. Etkinlikler arasında atölye çalışmaları, sergiler, sahne gösterileri, müzik dinletileri ve eğitim seminerleri yer alacak. Festivalin her yaştan bireye hitap etmesi, öğrenmenin yaşam boyu sürdüğü mesajını en etkili şekilde vermeyi amaçlıyor. Hayat Boyu Öğrenme, bireyin bilgi ve becerilerini geliştirmek amacıyla hayatı boyunca katıldığı her türlü öğrenme etkinliğini kapsıyor. Hayat boyu öğrenme, okullar ile sınırlı kalmayan evde, işte, hayatın her alanında gerçekleşebilen; öğrenmenin yaş, sosyal, ekonomik statü ve eğitim seviyesine bakılmaksızın, herhangi bir engel olmadan sürdürülebileceğini gösteren temel kavramlardan biri.
Mersin Körfezi’nde ’alg patlaması ve müsilaj kalıntıları’
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 09:29 Mersin Körfezi’nde ’alg patlaması ve müsilaj kalıntıları’ Mersin sahilinin çeşitli kesimlerinde son günlerde artış gösteren su yosunu ve organik madde birikmeleri, halk arasında bilinen adıyla ’alg patlaması’ (algal bloom) olaylarının giderek daha sık ve yaygın hale geldiğini ortaya koydu. Mersin Üniversitesi (MEÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ayas, yapılan yerinde gözlemler sonrası, bu oluşumların deniz ekosistemi açısından ciddi bir stres sinyali taşıdığını ve artık müdahale edilmesi gerektiğini vurguladı. Adnan Menderes Bulvarı sahilinde, Marina çevresinde yaklaşık 300 metre boyunca kıyı hattında gözle görülür yoğunlukta organik birikmeler tespit edilmesi üzerine Prof. Dr. Deniz Ayas, sahilde inceleme yaptı. İnceleme sonrasında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ayas, jelimsi koloniler oluşturan koloniyel fitoplanktonlar, şeffaf-yeşil renkli hücre kümeleri, ince filament benzeri uzantılara sahip mikroorganizmalar, yoğunlaşmış makroalg lifleri, müsilaj oluşumundan geriye kalan ayrışmış organik madde kalıntıları ve yosun polimerlerinin çökmesiyle meydana gelen biyolojik tabakalardan oluşan karmaşık bir biyokütle yapısı ile karşılaşan bu çeşitliliğin deniz ekosisteminde besin yüklenmesi ve çevresel stresin bir sonucu olarak ortaya çıkan çok yönlü biyolojik bir reaksiyonun göstergesi olduğunu söyledi. "Ekosistemin bir stres göstergesidir" Bu bileşenlerin özellikle azot ve fosfor gibi besin elementlerinin deniz ortamında aşırı miktarda bulunmasının, deniz suyu sıcaklığının artması ve akıntı sistemlerinin zayıflaması gibi şartlarla doğrudan ilişkili olabileceğine işaret eden Prof. Ayas, "Burada gördüğümüz yapıların içinde hem makroalg parçaları, hem de fitoplanktonların ve jelimsi koloni oluşturan türlerin kalıntıları yer alıyor. Özellikle son yıllarda Akdeniz’in doğu kıyılarında artan phaeocystis, dinoflagellat ve cyanobakteri türleri gibi organizmalar, uygun şartlar oluştuğunda hızlıca çoğalıp kıyıya vurabiliyor. Bu tür yapıların kıyıya vurması; sonuçta deniz suyundaki aşırı üretimle özellikle azot fosfor yükünün fazla olmasından kaynaklı ekosistemin bir stres göstergesidir. Bu türler sonuçta bir reaksiyon olarak azot ve fosfor yükü olduğunda, sıcaklık arttığında; sayıları ya da biyokütlelerini artırarak böyle yapıların açığa çıkmasına neden oluyor. Bu kıyıdaki su kalitesiyle de doğrudan ilgili. Mersin Körfezi’nde bu tür biyokütlelerin sık görülmesi, ekosistemde aşırı üretim ve oksijen seviyesindeki düşüş gibi ciddi problemlerin varlığına işaret ediyor" dedi. "Halk sağlığı açısından da risk oluşabilir" Mikroskobik olarak incelenecek örneklerde potansiyel toksik türlerin de bulunabileceği uyarısını yapan Ayas, halk sağlığı açısından da risk oluşabileceğini dile getiren Ayas, "Bugün sahilde karşılaştığımız yapı, sadece biyolojik birikim değil; aynı zamanda deniz ekosisteminden gelen açık bir uyarıdır. Bu olaylar tekil değil; artık sürekli hale geldi. Sahil boyunca yaklaşık 300 metreyi kaplayan, gözle görünür biyokütleler, her geçen yıl daha sık karşımıza çıkıyor. Körfezin su kalitesi düşüyor, oksijen seviyesi azalıyor ve sıcaklıkla birlikte bu oluşumlar daha da yoğunlaşıyor" ifadelerini kullandı. Açıklamalarını sürdüren Ayas, "Kıyı sularının kirlilik ve besin yükünün yükseldiğini gösteren biyolojik bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Günden güne Mersin Körfezi’nde kıyıya vuran ve artık gözle görülür hale gelen bu mikroskobik yapılar, artan besin yükü durgun su şartları ve artan sıcaklıkla tetiklenen zararlı alg patlamalarının somut bir sonucu. Bu olayların günden güne artıyor olması, artık bize denizle ilgili bişey yapmamız gerektiği konusunda önemli ipuçları sunuyor" diye konuştu. "Ekosistem sağlığı açısından sürdürülebilir değil" Özellikle, kıyıdan gelen atık suların yeterince arıtılmadan doğrudan denize boşaltılmasının, deniz ortamında azot ve fosfor gibi besleyici elementlerin seviyesini tehlikeli düzeyde artırdığına dikkat çeken Ayas, şunları kaydetti: "Bu besin yüklemesi, su kolonunda aşırı fitoplankton üretimini tetikleyerek alg patlamalarına zemin hazırlamaktadır. Diğer yandan, deniz suyu sirkülasyonundaki yavaşlamalar, iklim değişikliğiyle birlikte artan deniz suyu sıcaklıkları da alglerin çoğalmasını hızlandırmakta ve daha geniş alanlara yayılmalarını kolaylaştırmaktadır. Bu birleşik etkiler, zararlı alg patlamaları ve müsilaj gibi olumsuz ekolojik olayların oluşmasını kolaylaştırmakta; deniz ekosisteminin dengesi üzerinde ciddi tehdit oluşturmaktadır. Mersin Körfezi’nin mevcut hali, ekosistem sağlığı açısından sürdürülebilir değil. Besin yükü, sıcaklık ve durağanlık gibi etkenler bir araya geldiğinde bu tip reaksiyonlar kaçınılmaz. Bu sadece deniz için değil, kıyıda yaşayan insanlar ve bölgenin turizmi için de risk oluşturuyor. Bu nedenle çevresel izleme çalışmaları güçlendirilmeli, atık su yönetimi yeniden ele alınmalı ve körfez için entegre bir ekosistem restorasyon planı devreye sokulmalıdır."
Mersin’de 1 öğrencinin öldüğü kazanın davasında sürücü "Hafızamı kaybetmeye başladım" diyerek tahliye istedi
27 Mayıs 2025 Salı - 20:18 Mersin’de 1 öğrencinin öldüğü kazanın davasında sürücü "Hafızamı kaybetmeye başladım" diyerek tahliye istedi Mersin’de okul çıkışı bir öğrencinin ölümüne, bir öğrencinin de ağır yaralanmasına neden olan sürücünün yargılanmasına devam edildi. Sanık, hafızasını kaybetmeye başladığını öne sürerek tahliyesini talep etti. Yenişehir ilçesinde 23 Mayıs 2024’te yaya geçinden yolun karşısına geçen ortaokul öğrencileri Elif Su Ekinci (11) ve E.Y.’ye (11) 33 ACY 335 plakalı kamyonet ile çarpan Coşkun T.’nin (25) yargılanmasına devam edildi. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanık Coşkun T, kazada hayatını kaybeden Elif Su Ekinci (11) ve yaralanan E.Y.’nin (11) aileleri katıldı. Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezinin avukatlarının yer aldığı müdafiler de duruşma salonunda hazır bulundu. Avukatların dinlenmesinin ardından esasa ilişkin mütalaasını sunan savcı, sanığın, "Bilinçli taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep etti. Müşteki yakınları ve avukatları ise sanığın ’olası kast’ ile yargılanmasını talep etti. "Kızım bir yıl önce evden çıktı bir daha gelmedi" Kazada hayatını kaybeden Elif Su Ekinci’nin annesi Fatma Ekinci, zor günler yaşadıklarını belirterek, "Cesaretimi toplayıp duruşmaya gelebildim. Kızım bir yıl önce evden çıktı, bir daha gelmedi. Mahkemenin vereceği karar çok önemli. Gün geçtikçe bu acı artıyor. Başka Elif’ler ölmesin istiyorum" diyerek, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Avukat babadan ’olası kast’ talebi Ekinci’nin avukat olan babası Kamil Ekinci de mütalaada aleyhte hususlara katılmadıklarını dile getirerek, "Olayın ’olası kast’ ile değerlendirilmesini, takdir indiriminin uygulanmamasını talep ediyoruz. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum" dedi. Ekinci ailesinin avukatı Halil Demir ise ’olası kast’ ile ilgili hüküm ve beyanların mahkeme heyetine sunulması için ek süre talep etti. Hastanede tedavisi süren E.Y.’nin babası Behçet Yüksel de yatağa bağımlı olan kızının durumunun stabil olduğunu söyledi. Perişan olduklarını dile getiren Yüksel, "Umut görmüyorum, doktorlar da umut görmüyor. Biz mağdur olduk, biz perişan olduk. Alabileceği en üst cezayı alsın" diye konuştu. Yüksel ailesinin avukatı Hibe Gökalp, sanığın ’ne olursa olsun’ mantığı ile ilerlediğini belirterek, "Ne olursa olsun mantığı ile ilerlediği ve cep telefonu ile konuştuğu için kaza kaçınılmaz oluyor. Olası kast ile yargılanmasını istiyoruz. Kazaya tanık olan kardeşi aylardır kendine gelemedi. Rüyalarında kaza anını görüyor. Sanık en ufak bir pişmanlık göstermediği için en üst sınırdan cezalandırılmasını istiyoruz"ifadelerini kullandı. "Hafızamı kaybetmeye başladım" Mütalaaya karşı savunması istenen sanık Coşkun T, mütalaadaki hususları kabul etmediğini ifade etti. Sanık, uzun süredir tutuklu olduğunu, bu nedenle hafızasını kaybetmeye başladığını öne sürerek, tahliyesini talep etti. Beyanların ardından Coşkun T’nin tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, taraf avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlaması için süre talep etmesi nedeniyle duruşmayı erteledi. Olayın geçmişi Yenişehir ilçesinde geçen yıl 23 Mayıs’ta meydana gelen olayda, ortaokul öğrencileri Elif Su Ekinci (11) ve E.Y.’ye (11) yaya geçinden yolun karşısına geçerken, Coşkun T.’nin (25) kullandığı 33 ACY 335 plakalı kamyonet çarptı. 34. Cadde’de bulunan Yenişehir Proje İmam Hatip Lisesi önündeki kazada Elif Su Ekinci olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralanan E.Y. de ambulansla Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı. Sürücü Coşkun T. ise çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı. Önce Mersin Şehir Hastanesi sevk edilen E.Y’nin tedavisi ise Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde sürüyor.