Yerel Haberler
Mersin
Mersin’de Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması yapıldı
27 Mayıs 2025 Salı - 16:54 Mersin’de Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması yapıldı Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinesinde her yıl yurt genelinde gerçekleştirilen, ’Camiler Ve Din Görevlileri Haftası’ etkinlikleri kapsamında Mersin İl Müftülüğünce Yenişehir Hz. Mikdat Camiinde erkek din görevlileri arasında ’20. Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma’ ile kadın din görevlileri arasında ’10. Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma’ yarışmaları yapıldı. İl Müftüsü Aydın Yığman’ın başkanlığındaki komisyon marifetiyle yapılan yarışmalarda katılımcılar dereceye girebilmek için ter döktü. Komisyonun yaptığı değerlendirme sonucunda Erkek Görevliler Hafızlık Yarışmasında Çamlıyayla İlçe Müftülüğünden Muhammet Sami Gür birinci olurken, Tarsus İlçe Müftülüğünden Necmi Önal ikinci, Gülnar İlçe Müftülüğünden Hurşit Yenice üçüncü oldu. Kadın Görevliler Hafızlık Yarışmasında; Anamur İlçe Müftülüğünden Selma Altay birinci, Tarsus İlçe Müftülüğünden Şeyda Altun ikinci oldu. Erkek Görevliler Kur’an-ı Kerimi Güzel Okuma Yarışmasında; Çamlıyayla İlçe Müftülüğünden Murat İlhan birinci, Erdemli İlçe Müftülüğünden Ali Apılı ikinci, Anamur İlçe Müftülüğünden Malik Semerci üçüncü oldu. Kadın görevliler arasında yapılan Kur’an-ı Kerimi Güzel Okuma Yarışmasında ise Yenişehir İlçe Müftülüğünden Ayşe Özdemir birinci, Tarsus İlçe Müftülüğünden Kübra Nur Balkaya ikinci, Silifke İlçe Müftülüğünden Hatice Aksak üçüncü oldu. Dereceye giren yarışmacılar, İl Müftülüğü tarafından birincilere çeyrek altın, ikincilere gram altın, üçüncülere ise yarım gram altın hediye edilerek ödüllendirilirken, İl Müftüsü Aydın Yığman yarışmaya katılan tüm yarışmacılara teşekkür ederek kendisinin kaleme aldığı 2 ayrı kitabını imzalayarak hediye etti.
Derya öğretmeni katleden meslektaşı, ağırlaştırılmış müebbetle yargılanmaya başladı
27 Mayıs 2025 Salı - 16:47 Derya öğretmeni katleden meslektaşı, ağırlaştırılmış müebbetle yargılanmaya başladı Mersin’in Erdemli ilçesinde 47 yaşındaki 2 çocuk annesi öğretmeni öldüren öğretmen sevgilisi, ilk kez hakim karşısına çıktı. Olaydan sonra Derya öğretmenin çocuklarının olduğu karşı daireye de onlar uyurken girdiğini mahkemede itiraf eden sanık Murat O., üzerindeki nakit paranın azalması nedeniyle Derya öğretmenin çantasını alarak daireden çıktığını söyledi. Yazlık sitede 2 çocuk annesi öğretmen Derya Demir’i öldürdüğü iddiasıyla yakalanarak tutuklanan Murat O.’nun yargılanmasına başlandı. Mersin Cumhuriyet Savcılığı tarafından sanık hakkında hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Murat O.’nun ’kadına karşı kasten öldürme’, ’başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama’ ve ’kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık’ suçlarından yargılanması talep edildi. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamenin ardından davanın ilk duruşması bugün görüldü. Tutuklu sanık Murat O. duruşmaya Antalya’nın Alanya ilçesindeki L Tipi Cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katılırken, öldürülen Derya öğretmenin babası Mahmut Demir ile oğlu M.Y.Ö., taraf avukatları ve müşteki yakınları salonda hazır bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Mersin Barosu Kadın Hakları ve Çocuk Hakları Merkezi adına avukatlar da duruşmaya katıldı. Arkadaşlık sitesi üzerinden tanımışlar Duruşmada savunması sorulan sanık Murat O., karakoldaki ve savcılıktaki alınan ilk ifadelerini kabul etmedi. Kendisinden karakoldan baskı yoluyla ifade alındığını, savcılıkta da getirilen aynı ifadeyi imzaladığını öne süren Murat O., mahkeme başkanının ’avukatına bu durumla ilgili itirazda bulunmadın mı’ sorusuna, bulunduğunu ancak avukatın da ilgisiz olduğunu ileri sürdü. Müşteki Derya Demir ile 3 Nisan 2023’te bir arkadaşlık sitesi üzerinden tanıştıklarını belirten Murat O., birbirlerini beğenerek görüşmeye başladıklarını ifade etti. Yaklaşık 16 aylık arkadaşlıkları olduğunu dile getiren Murat O., geçen haziran ayında baba Mahmut Demir ile görüşürek evlenmek istediğini söylediğini iddia etti. "Bıçak boğazına saplanmış" Konya’dan 8 Ağustos 2024’te tatil için Erdemli’ye geldiğini anlatan Murat O., "7-8 gün bir apartta kaldım. Konya’ya dönecektim. Biraz daha kalmamı rica etti, kıramadığım için kaldım. Oturdukları dairenin karşısındaki dairenin anahtarının kendilerinde olduğunu, orada kalabileceğimi söyledi. 19 Ağustos’ta sahilde beraber yürürken karşımızdan gelen iki kadından biri ’merhaba’ diyerek selam verdi. Ben de karşılık verdim. Sima olarak tanıdık geldi ama çıkaramadım. Bu yüzden tartışmaya başladık. Eve gelince ben karşı daireye yerleştim. Sabah geldi, tekrar tartışmaya başladık. Gitmeye karar verdim. Sonra eline bıçak aldı ve ’çıkamazsın’ dedi. Tartışma sırasında bıçağı salladı. Engellemeye çalıştım. Bu sırada bıçak boğazına saplandı. Beraber yere düştük. Bıçağı boğazından çıkarınca bir dakika içinde rahmetli oldu. Nabzını kontrol ettiğimde yaşamıyordu" diye konuştu. Nakit parası azalınca, Derya öğretmenin çantasını çalmış Mahkeme başkanının ’olaydan sonra maktulün çantasını alıp almadığı’ ve ’maktule borcunun olup olmadığı’na ilişkin sorusu üzerine sanık, "Derya’ya sadece bin lira borcum vardı. Onun dışında kendisinden ziynet eşyası falan almadım" diye cevap verdi. Yaşanan olayın şokuyla üzerini temizledikten sonra cep telefonu, şarj cihazı ve cüzdanını almak için çocukların uyuduğu karşı daireye gittiğini ifade eden Murat O., üzerindeki nakit paranın azalması nedeniyle Derya Demir’in çantasını alarak daireden çıktığını kaydetti. Borcunu ödemek için kaldığı apart sahibini aradığını ifade eden Murat O. çantadaki banka kartı ile bir kısmını nakit çekerek bir kısımı da komisyon karşılığı para çektirerek ödediğini anlattı. Sanık Murat O., 2 gün de Mersin’de kaldıktan sonra Konya’ya gittiğini söyledi. "Kızımı bir sömürü aracı olarak kullanmış, tasarlayarak öldürdüğü çok açık" Baba Mahmut Demir de sanığın yalan söylediğini ifade ederek, "Sanıkla tanıştıktan sonra ilişkinin boyutunu öğrenmek için kızıma, kendisinden para isteyip istemediğini sordum. Kendi işini kendisinin halledebileceğini söyledi. Kızımı bir sömürü aracı olarak kullanmış. Zaman zaman para almış. Kızım kaybolduktan bir gün sonra aradım. Her defasında yalan söyledi. Cenazesini 5 gün sonra bulduk. Evden çıkarken iki kapıyı da kilitleyip gitmiş. Tasarlayarak öldürdüğü çok açık. Kızım iyi bir insandı. Bu zamana kadar bırakın kimseyi kırmayı, ağzından kötü söz bile çıkmadı. Cinayet öncesi Murat ile kızımın tartışmasını duyanlar olmuş" diye konuştu. "Sabah geleceğini söyledi" Tanık olarak dinlenen Demir’in oğlu M.Y.Ö. de sanıkla olaydan bir iki hafta önce tanıştığını söyledi. 20 Ağustos sabahı uyandıklarında çantası da olmayınca annesinin markete gittiğini düşündüklerini belirten M.Y.Ö., "Bir süre daha gelmeyince cep telefonunu aradık ve evde çaldığını gördük. Bunun üzerine sanığı aradık. O da annemin arkadaşlarıyla Mersin’e gittiğini söyledi. Bir süre sonra yine aradık ve polise gideceğimizi söyleyince; annemin arkadaşlarıyla ev tutuğunu ve sabah geleceğini söyledi. Ertesi gün sabah da gelmeyince dedeme haber verdik. Beraber Kızkalesi Jandarma Karakoluna giderek kayıp müracatında bulunduk" diyerek sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Müşteki avukatı Erol Bediz de sanığın ifadelerinin arasında zıtlıklar olduğunu, haksız tahrik indirimi almaya ve iyi hal indiriminden yararlanmaya yönelik beyanlarda bulunduğunu dile getirdi. Takdir indirimi olmaksızın cezalandırılması talep edildi Esasa ilişkin mütalaası istenen savcı, olaya ilişkin tespitler, yargılama aşamasında gelişmeler ve ifadeler neticesinde sanığın üzerine atılı tüm suçlardan takdir indirimi uygulanmaksızın cezalandırılmasını talep etti. Son sözü sorulan sanık Murat O. ise Derya Demir’in ölümüne neden olmadığını savunarak, "Ben kaçmadım. Cesedi yok edebilirdim. Bilerek ve kasten tasarlayarak ölümüne sebep olmadım. Vicdanım rahat. Derya hanımı tasarlayarak öldürmedim" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, olaya şahit olan kişinin dinlenmesi ve mütalaaya karşı yazılı savunma yapılması için talep edilen ek süre gerekçesiyle duruşmayı erteledi. Öte yandan, duruşma sonrası Mersin Barosu Kadın Hakları ve Çocuk Hakları Merkezi avukatları ve müşteki yakınların katılımıyla adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Olayın geçmişi Olay, geçen yıl ağustos ayında ilçeye bağlı Ayaş Yemişkumu Mahallesi Sebaste Caddesi’ndeki bir yazlık sitede yaşandı. 25 Ağustos’tan 6 gün önce haber alınamadığı için kayıp olarak aranan 47 yaşındaki 2 çocuk annesi matematik öğretmeni Derya Demir’in, babasının evinin karşısındaki yazlık dairede cinayate kurban gittiği ortaya çıkmıştı. Eşyalı daireden gelen kötü kokular üzerine kayıp kadının aile bireyleri tarafından çağrılan çilingirle kapının açılmasıya boğazından bıçaklanarak öldürüldüğü belirlenmişti. İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi ve Erdemli İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin yaptığı çalışmada bekar olan Demir’in, özel bir kurs merkezinde matematik öğretmeni olan erkek arkadaşı Murat O. cinayet şüphelisi olarak belirlenip Konya’da yakalanmış, Derya Demir’i ’ben ayrılmak istiyorum’ demesiyle başlayan tartışmada bıçaklayıp öldürdüğünü itiraf etmişti. Katilin, Karaman’da görev yapan Derya öğretmenin maaş kartıyla konaklama yaptığı otele 10 bin 400 TL ödeyip, çeşitli giyecek ve yiyecek alışverişlerini de yaptığı belirlenmişti.
Başkan Kara:"Tırtar Bağlantı Yolu proje kapsamı dışına alınmış, iptal edilmiştir"
27 Mayıs 2025 Salı - 16:47 Başkan Kara:"Tırtar Bağlantı Yolu proje kapsamı dışına alınmış, iptal edilmiştir" Mersin’in Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, Çeşmeli Kızkalesi Otoyol Projesi kapsamında ’Tırtar Bağlantı Yolu’nun proje kapsamı dışına alınarak iptal edildiğini bildirdi. Kentte yapımı süren Çeşmeli-Kızkalesi Otoyol Projesi çerçevesinde vatandaşlar ’Tırtar Bağlantı Yolu’nun iptal edilmesini istedi. Bunun üzerine Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, beraberinde MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal ile geçtiğimiz aylarda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile görüşerek, vatandaşların talebini ileterek sunum gerçekleştirdi. Sunumun ardından bugün beklenen iptal kararının geldiğini Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara açıkladı. Başkan Kara yaptığı açıklamada:"Çeşmeli Kızkalesi Otoyol Projesi kapsamında,’Tırtar Bağlantı Yolu’ proje kapsamı dışına alınmış, iptal edilmiştir. Halkımızın bu haklı seslenişini duyurmamızda bizlere destek veren, her an yanımızda olan Mersin Milletvekillerimiz Dr. Levent Uysal, Ali Kıratlı, Havva Sibel Söylemez, önceki dönem Hazine ve Maliye Bakanımız Nureddin Nebati, AK Parti İl Başkanımız Adem Aldemir, MHP İl Başkanımız Ömer Gürsoy, Cumhur İttifakı ilçe başkanlarımız, Sivil Toplum Kuruluşları Başkanlarımıza, konuyu tekrar değerlendirerek sesimize ses veren Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na , MHP Genel Başkanımız, liderimiz Devlet Bahçeli’ye ve kentimize böyle devasa bir yatırımı yaptıkları için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerimizi arz ederiz"dedi.
Derya öğretmeni katleden öğretmen, ağırlaştırılmış müebbetle yargılanmaya başladı
27 Mayıs 2025 Salı - 16:43 Derya öğretmeni katleden öğretmen, ağırlaştırılmış müebbetle yargılanmaya başladı Mersin’in Erdemli ilçesinde 47 yaşındaki 2 çocuk annesi öğretmeni öldüren, cinayet şüphelisi öğretmen sevgilisi ilk kez hakim karşısına çıktı. Olaydan sonra Derya öğretmenin çocuklarının olduğu karşı daireye de onlar uyurken girdiğini mahkemede itiraf eden cinayet zanlısı Murat O., üzerindeki nakit paranın azalması nedeniyle Derya öğretmenin çantasını alarak daireden çıktığını söyledi. Yazlık sitede 2 çocuk annesi öğretmen Derya Demir’i öldürdüğü iddiasıyla yakalanarak tutuklanan Murat O.’nun yargılanmasına başlandı. Mersin Cumhuriyet Savcılığı tarafından sanık hakkında hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Murat O’nun ’kadına karşı kasten öldürme, ’başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama’ ve ’kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık’ suçlarından yargılanması talep edildi. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamenin ardından davanın ilk duruşması bugün görüldü. Tutuklu sanık Murat O. duruşmaya Antalyan’nın Alanya ilçesindeki L Tipi Cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katılırken, öldürülen Derya öğretmenin babası Mahmut Demir ile oğlu M.Y.Ö., taraf avukatları ve müşteki yakınları salonda hazır bulundu. Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığı ve Mersin Barosu Kadın Hakları ve Çocuk Hakları Merkezi adına avukatlar da duruşmaya katıldı. Arkadaşlık sitesi üzerinden tanımışlar Duruşmada savunması sorulan sanık Murat O., karakoldaki ve savcılıktaki alınan ilk ifadelerini kabul etmedi. Kendisinden karakoldan baskı yoluyla ifade alındığını, savcılıkta da getirilen aynı ifadeyi imzaladığını öne süren Murat O., mahkeme başkanın avukatına bu durumla ilgili itirazda bulunmadın mı? sorusuna, bulunduğunu ancak avukatın da ilgisiz olduğunu öne sürdü. Müşteki Derya Demir ile 3 Nisan 2023’te bir arkadaşlık sitesi üzerinden tanıştıklarını belirten Murat O., birbirlerini beğenerek görüşmeye başladıklarını ifade etti. Yaklaşık 16 aylık arkadaşlıkları olduğunu dile getiren Murat O., geçen haziran ayında baba Mahmut Demir ile görüşürek evlenmek istediğini söylediğini iddia etti. "Bıçak boğazına saplanmış" Konya’dan 8 ağustos 2024’de tatil için Erdemli’ye geldiğini anlatan Murat O., "7-8 gün bir apartta kaldım. Konya’ya dönecektim. Biraz daha kalmamı rica etti, kıramadığım için kaldım. Oturdukları dairenin karşısındaki dairenin anahtarının kendilerinde olduğunu orada kalabileceğimi söyledi. 19 Ağustos’ta sahilde beraber yürürken karşımızdan gelen iki kadından biri ’merhaba’ diyerek selam verdi. Ben de karşılık verdim. Sima olarak tanıdık geldi ama çıkaramadım. Bu yüzden tartışmaya başladık. Eve gelince ben karşı daireye yerleştim. Sabah geldi; tekrar tartışmaya başladık. Gitmeye karar verdim. Sonra eline bıçak aldı ve ’çıkamazsın’ dedi. Tartışma sırasında bıçağı salladı. Engellemeye çalıştım. Bu sırada bıçak boğazına saplandı. Beraber yere düştük. Bıçağı boğazından çıkarınca bir dakika içinde rahmetli oldu. Nabzını kontrol ettiğimde yaşamıyordu" diye konuştu. "Nakit parası azalında, Derya öğretmenin çantasını çalmış" Mahkeme başkanının ’olaydan sonra maktulün çantasını alıp almadığını ve maktüle borcunun olup olmadığını’ ilişkin sorusu üzerine sanık, "Derya’ya sadece bin lira borcum vardı. Onun dışından kendisinden ziynet eşyası falan almadım" diye cevap verdi. Yaşanan olayın şokuyla üzerini temizledikten sonra cep telefonu, şarj cihazı ve cüzdanını almak için çocukların uyuduğu karşı daireye gittiğini ifade eden Murat O., üzerindeki nakit paranın azalması nedeniyle Derya Demir’in çantasını alarak daireden çıktığını kaydetti. Borcunu ödemek için kaldığı apart sahibini aradığını ifade eden Murat O. çantadaki banka kartı ile bir kısmını nakit çekerek bir kısımı da komisyon karşılığı para çektirerek ödediğini anlattı. Sanık Murat O., 2 gün de Mersin’de kaldıktan sonra Konya’ya gittiğini söyledi. "Kızımı bir sömürü aracı olarak kullanmış, tasarlayarak öldürdüğü çok açık" Baba Mahmut Demir de sanığın yalan söylediğini ifade ederek, "Sanıkla tanıştıktan sonra ilişkini boyutunu öğrenmek için kızıma, kendisinden para isteyip istemediğini sordum. Kendi işini kendisinin halledebileceğini söyledi. Kızımı bir sömürü aracı olarak kullanmış. Zaman zaman para almış. Kızım kayıp olduktan birgün sonra aradam. Her defasında yalan söyledi. Cenazesini 5 gün sonra bulduk. Evden çıkarken iki kapıyı da kilitleyip gitmiş. Tasarlayarak öldürdüğü çok açık. Kızım iyi bir insandı. Bu zamana kadar bırakın kimseyi kırmayı, ağzından kötü söz bile çıkmadı. Cinayet öncesi Murat ile kızımın tartışmasını duyanlar olmuş" diye konuştu. "Sabah geleceğini söyledi" Tanık olarak dinlenen Demir’in oğlu M.Y.Ö. de sanıkla olaydan bir iki hafta önce tanıştığını söyledi. 20 Ağustos sabahı uyandıklarında çantası da olmayınca annesini markete gittiğini düşündüklerini belirten M.Y.Ö, "Bir süre daha gelmeyince cep telefonunu aradık ve evde çaldığını gördük. Bunun üzerine sanığı aradık. O da annemin arkadaşlarıyla Mersin’e gittiğini söyledi. Bir süre sonra yine aradık ve polise gideceğimizi söyleyince; annemin arkadaşlarıyla ev tutuğunu ve sabah geleceğini söyledi. Ertesi gün sabah da gelmeyince dedeme haber verdik. Beraber Kızkalesi Jandarma Karakoluna giderek kayıp müracatında bulunduk" diyerek sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Müşteki avukatı Erol Bediz de sanığın ifadelerinin arasında zıtlıklar olduğunu, haksız tahrik indirimi almaya ve iyi hal indiriminden yararlanmaya yönelik beyanlarda bulunduğunu dile getirdi. Takdir indirimi olmaksızın cezalandırılması talep edildi Esasa ilişkin mütalaası istenen savcı, olaya ilişkin tespitler, yargılama aşamasında gelişmeler ve ifadeler neticesinde sanığın üzerine atılı tüm suçlardan takdir indirimi uygulanmaksızın cezalandırılmasını talep etti. Son sözü sorulan sanık Murat O ise Derya Demir’in ölümüne neden olmadığını savunarak, "Ben kaçmadım. cesedi yok edebilirdim. Bilerek ve kasten tasarlayarak ölümüne sebep olmadım. Vicdanım rahat. Derya hanımı tasarlayarak öldürmedim" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, olaya şahit olan kişinin dinlemesi ve mütalaaya karşı yazılı savunma yapılması için talep edilen ek süre gerekçesiyle duruşmayı erteledi. Öte yandan duruşma sonrası Mersin Barosu Kadın Hakları ve Çocuk Hakları Merkezi avukatları ve müşteki yakınların katılımıyla Adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Olayın geçmişi Olay, geçen yıl Ağustos ayında ilçeye bağlı Ayaş Yemişkumu Mahallesi Sebaste Caddesi’ndeki bir yazlık sitede yaşandığı ortaya çıkmıştı. 25 Ağustos’dan 6 gün önce haber alınamadığı için kayıp olarak aranan 47 yaşındaki 2 çocuk annesi matematik öğretmeni Derya Demir’in, babasının evinin karşısındaki yazlık dairede cinayate kurban gittiği ortaya çıkmıştı. Eşyalı daireden gelen kötü kokular üzerine kayıp kadının aile bireyleri tarafından çağrılan çilingirle kapı açılmasıya boğazından bıçaklanarak öldürüldüğü belirlenmişti. İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi ve Erdemli İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin yaptığı çalışmada bekar olan Demir’in, özel bir kurs merkezinde matematik öğretmeni olan erkek arkadaşı Murat O. cinayet şüphelisi olarak belirlenip Konya’da yakalanmış, "Derya ’ben ayrılmak istiyorum’ demesiyle başlayan tartışmada bıçaklayıp öldürdüğünü itiraf etmişti. Katilin, Karaman’da görev yapan Derya öğretmenin maaş kartıyla konaklama yaptığı otele 10 bin 400 TL ödeyip, çeşitli giyecek ve yiyecek alışverişlerini de yaptığı belirlenmişti. (VEG-HİV-
AKOB 8. Ulusal Oda Müziği Yarışması yapıldı
27 Mayıs 2025 Salı - 15:58 AKOB 8. Ulusal Oda Müziği Yarışması yapıldı Türkiye’nin önemli oda müziği yarışması olan AKOB 8. Ulusal Oda Müziği Yarışması, 25-26 Mayıs tarihlerinde büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleştirildi. Ülkedeki konservatuvarlardan genç müzisyenleri buluşturan yarışma, nitelikli ve katılımcı bir müzik ortamı oluşturma hedefiyle Akdeniz Opera ve Bale Kulübü (AKOB) tarafından 8 yıldır başarıyla sürdürülüyor. Bu yıl Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi’nde rekor katılım ile gerçekleşen yarışmada, 6’sı "Genç Türk Bestecisi Eseri" kategorisinde, 18’i "Genel Oda Müziği Eserleri Performans" kategorisinde olmak üzere toplam 24 grup ve 68 genç müzisyen sahne aldı. Bugüne kadar 88 grup ve 268 genç müzisyeni buluşturan yarışma, genç yeteneklerin sahne deneyimi kazandığı ve sanata dair hayallerini büyüttüğü eşsiz bir platform olmayı sürdürüyor. Yarışmanın açılışında konuşan AKOB Başkanı ve Jüri Onursal Üyesi Demet Şaman Tarlakazan, "AKOB olarak, ülkemizde sürdürülebilirliğiyle öne çıkan tek oda müziği yarışmasını, sekizinci kez gerçekleştirmekten büyük kıvanç ve aynı zamanda büyük sorumluluk duyuyoruz. Biz gibi kültür sanat kurumlarının öncelikli görevinin, hayata anlam kazandıran bu alanın ürünlerinin bilinmesini sağlamak ve sanata erişimin, gelişimin önündeki engelleri kaldırmak olduğuna inanıyoruz. Birlikte düşünme, duyma ve hissetme yetisinin sahne üzerindeki somutlaşması olarak gördüğümüz oda müziğine ve onu oluşturan kültüre verilmesi gereken önemin altını çizmek istiyoruz. AKOB olarak, genç müzisyenlerin bireysel ustalığının yanı sıra birlikte çalma becerilerini güçlendirmelerini hedefliyoruz" dedi. Genel Oda Müziği Kategorisi Birincilik Ödülü, Mendelssohn’un etkileyici eserlerini başarıyla yorumlayan Euterpe Quartet’e verildi. Flüt-piyano ikilisi Ayben Sever & Can Erkekli, Henri Dutilleux’nün eseriyle ikincilik ödülüne layık görülürken, Kemal Rastgeldi Mansiyon Ödülü ise Francis Poulenc’in eseriyle Trio Altais’in oldu. Yarışmanın bir diğer heyecan verici bölümü olan Genç Türk Bestecisi Eseri Kategorisi ise genç bestecilere ışık tutan bir alan olmayı sürdürüyor. Genç Türk Bestecisi Ödülü, eseri ’Eski Köyden Anılar’ ile Okan Toprak’a verildi.
Mersin’de ‘Aile Çiftçiliği ve Kooperatifçilik Zirvesi’ düzenlendi
27 Mayıs 2025 Salı - 13:19 Mersin’de ‘Aile Çiftçiliği ve Kooperatifçilik Zirvesi’ düzenlendi Mersin’de düzenlenen ‘Aile Çiftçiliği ve Kooperatifçilik Zirvesi’nde’, küçük üreticilerin güçlendirilmesi, kooperatifleşmenin artırılması, kadın üreticilerin desteklenmesi ve sürdürülebilir tarım politikaları ele alındı. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Aile Çiftçiliği ve Kooperatifçilik Zirvesi’, BM Aile Çiftçiliği On Yılı ve İkinci Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında gerçekleştirildi. FAO, IFAD, Mersinden Kadın Kooperatifi ve KIRKYOL gibi paydaşların yer aldığı zirvede, aile çiftçiliği ve kooperatifçilik alanında geliştirilen politikalar paylaşıldı, kırsal üreticilerin sesi duyuruldu ve iyi uygulama örnekleri öne çıkarıldı. "6 yıldır Mersin’de tarımın, köylünün, kadının değerini bilen bir anlayış var" Zirvede konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, 6 yıldır hiçbir siyasi ayrım olmadan vatandaşa hizmet odaklı çalıştıklarını söyledi. Seçer, "Siyaset halkla iç içe yapılır. Salondaki deseni gördüğüm zaman şekilsel siyasetin değil, hizmete dayalı yapılan siyasetin ne kadar değerli olduğunu görüyorum. Biz, yasak savmak için ya da oy uğruna hizmet yapmıyoruz. Mersin’de 6 yıldır, vatandaşı bağrına basan, anlayabilen ve vatandaşla iç içe olan, kaynakların, kırsalın, tarımın, köylünün değerini bilen bir belediye anlayışı var" dedi. "Kooperatifçilik demek, güçlerin, aklın birlikteliği demek" Seçer, kooperatifçilikte ortak akılla başarılı sonuç alınabileceğini kaydederek, "Kooperatifçilik demek, güçlerin ve aklın birlikteliği demek. Herkesin aklının, düşüncelerinin, ferasetinin bir potada eritilip en iyi sonucun alınması demek. Sermayenin en rasyonel kullanımı, en ucuz girdi temini, en değerli fiyatlara ürün satmak demek. Pazar rahatlığı, standardizasyon, kalite demek. İyi olan her kavramı kooperatifçiliğe koyabilirsiniz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bir tarım ülkesi olduğunu, her 4 kişiden 1’inin direkt ya da dolaylı olarak tarımdan gelir elde ettiğini belirten Seçer, "Demek ki kooperatifçilik geçerli akçe. Büyüteceğiz ve geliştireceğiz. Kooperatifçilikte ne yaptığını bilmen ve bir pusulanın olması lazım. Emek isteyen bir konu. En kolayı kurmak, en zoru sürdürmek. Onun için bu toplantılar son derece önemli" diye konuştu. "Bizim hedef kitlemiz küçük aile çiftçileri ve üretici kadınlar" diyerek konuşmasını sürdüren Başkan Seçer, tarımsal alana ayırdıkları bütçeyi 2025 yılında yüzde 80 oranında artırdıklarını kaydetti. Seçer, "2024 yılında 119 milyon TL olan tarım bütçemizi 2025 yılında 215 milyon TL’ye çıkardık" ifadelerini kullandı. Yakın zamanda Mut’ta yaptıkları tarımsal destek töreninden bahseden Başkan Seçer, sadece bu yıl için Mut ilçesine 110 kilometre sulama borusu dağıttıklarını söyledi. Göreve geldikleri günden bu yana Mersinli üreticilere 464 kilometre sulama borusu dağıttıklarını aktaran Seçer, "Bunu, üretim ve üretim kalitesi artsın, çiftçiler ve aile işletmeleri daha fazla para kazansın diye yaptık" dedi. "Hangi siyasi partiye oy vermiş olursanız olun belediye hepinizin belediyesidir" Üreticilere seslenerek, bugüne kadar yapılan desteklerin süreceğini söyleyen Seçer, "Bugüne kadar hangi kalemde bizden destek alıyorsanız bu artarak devam edecek. Her bölgenin kendine münhasır özellikleri çerçevesinde desteklerimiz devam edecek. Her bölgenin gerçeği neyse onu yapacağız. Değerli üretici kardeşlerim; hangi siyasi partiye oy vermiş olursanız olun belediye hepinizin belediyesidir" ifadelerini kullandı. "Tarımsal İnovasyon Merkezi’nde tarıma dair ne varsa uygulamalı öğreneceksiniz" Yeni dönem projelerinden olan ‘Tarımsal İnovasyon Merkezi’nin yakın zamanda hayata geçeceğini vurgulayan Seçer, "Tarımsal Hizmetler Dairesinin kuracağı bu merkezde, tarıma dair ne varsa uygulamalı bir şekilde öğreneceksiniz. Eğitiminden pratiğe, ‘fide ilaçlama nasıl olur, tohum nasıl ekilir, pazarlama nasıl yapılır, coğrafi işaret tescilinde izlenecek yollar nelerdir?’ gibi her soruya yanıt bulacaksınız. Sizlere aile çiftçiliğinin kalkınması ve gelişmesi için bir akademi oluşturuyoruz, altyapısını yapıyoruz" dedi. ‘Köyümüz Atölye Projesi’ni de çok önemsediklerini ifade eden Seçer, "Bu da aile çiftçiliğin gelişmesinden, bölgeye ait ürünün yetiştirilmesine, bunun coğrafi işaret tescilinin alınmasına, ambalajlanmasına, bunun markalanmasına, marka tanıtımına, hem konvansiyonel hem dijital ortamlarda pazarlanmasına kadar birçok konuda sizlere mihmandarlık yapacak çok önemli bir proje olduğunu düşünüyorum" diyerek, zirveye katkı sunan herkese teşekkür etti. "Mersin’de kooperatifçiliğin güzel bir örneğini görüyoruz" Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ise kırsalda hayatın çiftçiler için giderek zorlaştığını ifade ederek, "Çiftçinin sayısı azalıyor, şehir hayatı tercih ediliyor ama kırsal nüfus yaşlanıyor. Böyle bir durumda aile çiftçiliğini bizim daha fazla korumamız ve gündemde tutmamız gerekiyor"dedi. Konuşmaların ardından ‘Küresel ve Yerel Düzeyde Aile Çiftçiliği ve Kooperatifçilik’ Panel Oturumunda, KIRKYOL Kırsalda Kalkınma Kooperatifi Kurucu Ortağı Prof. Dr. Melehat Avcı Birsin moderatörlüğünde, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye’den Ali Ağören tarafından ‘Birleşmiş Milletler Aile Çiftçiliği On Yılı Perspektifi’ ve KIRKYOL Kırsalda Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bülent Gülçubuk tarafından ‘Türkiye’de Aile Çiftçiliği: Perspektif Raporu Bulguları’ konuşulurken, Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu ile Mersin Ticaret İl Müdürlüğü’nden Mustafa Damar da konuşmacı olarak yer aldılar. "Türkiye’deki küçük aile çiftçilerinin dünyaya katkısı çok büyük" "Kendini, komşusunu, ilini, ülkesini doyuran, Türkiye’yi doyuran üreticiler" şeklinde üreticilere seslenen Mersin’den Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, dünya gıda üretiminin yüzde 75-80’ini küçük aile çiftçilerinin yaptığını söyledi. Dünyada 500 milyon küçük çiftçi olduğu bilgisini paylaşan Meral Seçer, "Türkiye’de bu sayı yüzde 80’lere varıyor. Yani Türkiye’de de dünyada da küçük aile çiftçilerinin kentine, ülkesine ve dünyaya katkısı çok büyük. Onların desteklenmesi ve üretimden vazgeçmemelerinin sağlanması gerekiyor" sözlerine yer verdi.
Mersin’de belediyenin park ve yeşil alanları tahrip edildi
27 Mayıs 2025 Salı - 12:26 Mersin’de belediyenin park ve yeşil alanları tahrip edildi Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesinin farklı mahallelerinde bulunan parklara, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce saldırı gerçekleştirildi. Özellikle hafta sonu meydana gelen vandalca saldırılar sonucu parklarda bulunan çocuk oyun grupları, oturma bankları ve çeşmeler tahrip edildi. Akdeniz Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, ilçe sınırlarında yer alan çocuk parklarına yönelik düzenli bakım, onarım ve yenileme çalışmalarını sürdürürken, kendini bilmez bazı kişiler ise vatandaşların dinlenip temiz nefes almak, çocukların da arkadaşlarıyla oyunlar oynayıp güzel vakitler geçirmek amacıyla ziyaret ettiği parklara zarar veriyor. Sadece geçtiğimiz hafta sonu farklı mahallelerde bulunan bazı parklara gerçekleşen saldırılarda, Yeni Mahalle Cemre Parkının oturma bankları kırılırken, yine Yeni Mahalle Madımak Parkında da vatandaşların su içmek, el yüz yıkamak için kullandığı çeşmenin olduğu beton bloğu kırılarak yerinden söküldü. Gündoğdu Mahallesi’nde yer alan Sakarya Parkında da çocukların kullandığı salıncaklar sökülürken, Millet Bahçesi içinde yer alan çeşmeler de kırılarak lavabolara büyük zarar verildi. "Milli servetimize zarar verenleri lütfen güvenlik güçlerine bildirin" Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, vatandaşlara seslenerek; "Bir yanda ilçemize yeni park ve yeşil alanlar kazandırmak için elbirliğiyle çalışırken, diğer yandan mevcut parklarımızı da ekiplerimizin yoğun emeğiyle yenileyip vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Fakat bizler bu mücadeleyi verirken, kendini bilmez birileri ise kamunun ortak malı olan parklarımıza, buralarda bulunan donatılara, oyun gruplarına, oturma bankları ve çeşmelere zarar veriyor. Bizler, yılmadan parklarımızı yenileyip, zarar gören donatıların yerine en kısa sürede yenilerini elbette koyarız. Ancak bu tür saldırılar; milli servetimize, kamunun yani sizlerin, bizlerin, çocuklarımızın, nihayetinde hepimizin sahibi olduğu varlıklarımıza yapılan saldırılardır. Vatandaşlarımızdan tek ricamız, lütfen hizmetlere sahip çıkıp korumaları, zarar vermek isteyenleri ise zabıta müdürlüğümüze ve güvenlik güçlerimize bildirmeleridir. Akdeniz Belediyesi olarak bu tür saldırıları yapanlar hakkında da gerekli yasal işlemleri en kısa sürede başlatacağız" dedi.
Op. Dr. Ahmet Zorlutuna: "Belirtiler önemsenmezse hasar bırakır"
27 Mayıs 2025 Salı - 12:04 Op. Dr. Ahmet Zorlutuna: "Belirtiler önemsenmezse hasar bırakır" Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Zorlutuna, özellikle baş ağrısı, boyun ve bel ağrısı, elde ya da ayakta uyuşma, karıncalanma gibi durumların önemsenmesi gerektiğini belirterek, bu tür belirtilerin ciddi rahatsızlıkların habercisi olabileceğini söyledi. Özel Mersin Ortadoğu Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Zorlutuna, toplumda sık görülen bazı sağlık belirtilerinin basit birer ağrı ya da yorgunluk işareti olarak görülmesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini ifade ederek uyarılarda bulundu. Özellikle baş ağrısı, boyun ve bel ağrısı, elde ya da ayakta uyuşma, karıncalanma, denge kaybı, ani görme bozuklukları ve kas güçsüzlüğü gibi şikayetlerin geçici olmadığına dikkat çeken Zorlutuna, bu belirtilerin beyin, omurilik ve sinir sistemini ilgilendiren ciddi rahatsızlıkların habercisi olabileceğini vurguladı. "Ağrıyı değil, sebebini tedavi etmeliyiz" Zorlutuna yaptığı açıklamada, "Birçok hasta, baş ağrısı ya da bel ağrısı gibi şikayetlerde ağrı kesiciye başvuruyor ve belirtileri geçici olarak bastırıyor. Ancak bu yöntemler yalnızca sorunu erteler. Sinir sistemindeki baskı, tümör, fıtık ya da damar tıkanıklığı gibi hayati tehlike taşıyan durumlar erken teşhis edilmezse kalıcı hasara neden olabilir" dedi. "Geç kalmak hayat kalitesini düşürüyor" Hastaların belirtileri hafife almadan uzman görüşü almasının hayati önem taşıdığını söyleyen Zorlutuna, "Özellikle el ve ayakta uyuşma, yürürken sendeleme, baş dönmesi ve idrar kontrolü problemleri gibi bulgular, omurilik veya beyin kaynaklı ciddi durumlara işaret edebilir. Bu yüzden her şikâyet ciddiyetle ele alınmalı" diye konuştu. "Sağlıklı sinir sistemi için 3 temel kural" Ahmet Zorlutuna, sinir sistemi sağlığını korumak için şu tavsiyelerde bulundu: "Vücudunuzu dinleyin. Yeni başlayan veya tekrarlayan şikayetleri ihmal etmeyin. Uzman değerlendirmesi almadan ağrı kesiciyle geçiştirmeyin. Düzenli kontrolleri ihmal etmeyin. Özellikle masa başı çalışanlar ve yaşlı bireyler periyodik muayene yaptırın."
Genç basketbolculardan yaş almışlara anlamlı ziyaret
27 Mayıs 2025 Salı - 12:00 Genç basketbolculardan yaş almışlara anlamlı ziyaret Türkiye Basketbol Şampiyonası’na katılmak üzere Mersin’e gelen genç basketbolcular, bir süre önce kapanma riskiyle karşı karşıya kalan ancak merkezin sahibinin annesinin baskısıyla hizmete devam eden Özel Kemal Şahin Yaşlı Bakım Merkezi’ni ziyaret etti. Hikayesinden etkilendikleri merkezde Karşıyaka Basketbol U18 takımının sporcuları, bir araya geldikleri yaşlılara gül ve çeşitli hediyeler verdi. Mersin’de birçok alanda faaliyet gösteren iş adamı Nihat Şahin, yaklaşık 10 yıl önce 2008’de hayatını kaybeden ağabeyi Kemal Şahin’in adını taşıyan özel yaşlı bakım ve huzurevini Mezitli ilçesinde hizmete açtı. Yıllarca çok sayıda vatandaşa hizmet veren merkezde yetişmiş personelde sıkıntı yaşamaya başlayan Şahin, merkezi kapatmaya karar verdi. Merkezde kalan bazı vatandaşlar, iş adamının annesi Haklima Şahin’e ulaşarak, memnun kaldıkları merkezin kapatılmaması için destek istedi. Bunun üzerine oğluna merkezi kapatmaması için baskı yapan anne Haklima Şahin, önceleri ara ara gelip kaldığı merkezi mesken tutarak bir süredir burada yaşamaya başladı. Gelişmeler sonucunda annesini karşısında bulan Şahin, başka şehirlerden yetişmiş personel getirmek suretiyle merkezi kapatma kararından vazgeçti. Gelişmelerden etkilendiler, merkezi ziyaret ettiler Yaşanan gelişmelerden haberdar olan Karşıyaka U18 takımının teknik heyet ve sporcuları, yaşlı bakım merkezine moral ziyareti gerçekleştirdi. Bir araya geldikleri yaşlılara gül ve çeşitli hediyeler veren genç sporcular, Haklima Şahin’e de özel olarak desteklerini iletti. Karşıyaka altyapı koordinatörü İnanç Koç ziyarette yaptığı açıklamada, "Şahin ailesinin geçmişlerinden dolayı ismini verdikleri ve bizim için çok önemli olan yaş almış vatandaşlara böyle bir tesis kazandırdıklarını öğrendik. Biz de hem gençlerimizi yaşlılarla buluşturmak, hem de Nihat beye ve ailesine yaptıklarından ötürü en azından bir teşekkür etmek amacıyla bu ziyareti gerçekleştirdik" dedi. Tesisin anlatılanın üzerinde olduğunu belirten Koç, "Avrupa standartlarında bir tesis. Gördüğümüz kadarıyla bütün misafirler hayatlarından gayet memnun, keyifli bir şekilde yaş almaya devam ediyorlar. Biz de en azından manevi olarak hem Şahin ailesine, burada çalışan emekçilere ufak da olsa bir destek vermek istedik" diye konuştu. "Konuklarımızla ilgilenmeleri bizi mutlu etti" Şahin İnşaat olarak İzmir’de inşaat sektöründe hizmet verdiklerini belirten Özel Kemal Şahin Yaşlı Bakım Merkezi sahibi Nihat Şahin ise, "İzmir Karşıyaka Basketbol bizim için önemli bir takım. Tabii, takımın Mersin’e gelmesi, bizim için önem arz eden Kemal Şahin Yaşlı Bakım Merkezi’ni ziyaret etmeleri ve kurumda bulunan konuklarımızla ilgilenmeleri bizi mutlu etmiştir. Teşekkür ediyoruz" diyerek duygularını ifade etti.
Başkan Seçer: "Tarsus, bütün sektörlerde büyüyebilecek bir kent"
27 Mayıs 2025 Salı - 11:40 Başkan Seçer: "Tarsus, bütün sektörlerde büyüyebilecek bir kent" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tarsus’un ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunmak amacıyla düzenlenen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısına katılarak, "Tarsus bir başına bütün sektörlerde büyüyebilecek bir kent" dedi. Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ruhi Koçak’ın başkanlığında Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Toplantı Salonunda düzenlenen toplantıya, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Tarsus Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Özen, STK, kurum ve kuruluşların yöneticileri katıldı. Tarsus’un, Mersin’in en stratejik, en fazla nüfusa sahip ve bölgenin en eski yerleşim yerlerinden bir tanesi olduğuna dikkat çekerek konuşmasına başlayan Başkan Seçer, "Ben, Tarsus’u önünde çok fırsatlar varken uzun yıllardır bu fırsatları ıskalayan bir kent olarak nitelendiriyorum. Tarsus, sanayisi, tarımı ve çok eski bir yerleşim yeri olması nedeniyle kültür ve tarih turizmine uygun bir yer olması ile birkaç sektörün beraber büyüyebileceği bir ilçemiz. Tarsus bir başına bütün sektörlerde büyüyebilecek bir kent" ifadelerini kullandı. "Alınan kararların takibi son derece önemli" Son günlerde gerek Organize Sanayi Bölgeleri, gerek turizm yatırımları ve tarımda katma değeri ve pazar değeri yüksek ürünlerin daha çok üretilmesinin, Tarsus’un değerini bir kat daha yükselttiğini dile getiren Seçer, "Bu toplantıların içeriğinde konuşulanlar kadar, alınan kararların takibi de son derece önemli" diye konuştu. Kendisinin büyükşehir belediye başkanı unvanının yanı sıra hem TTSO üyesi hem de bölgeyi iyi tanıyan bir kişi olarak gerekli katkıları yapacağını söyleyen Seçer, Tarsus’un daha iyi noktalara gelmesi için tüm kurum ve kuruluşların çalışmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı. "Bu kurul, bu kentin ortak bir aklı" Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Tarsus gibi kadim bir kente önemli işler yapmak istediklerini kaydetti. İstişare Kurulunun ortak aklın buluştuğu bir nokta olduğunu belirten Boltaç, "Her yaptığımız toplantının, her yaptığımız işin bu kente dair sürdürülebilir ama bir o kadar da bu kent için faydalı işler olması gerekir. Ben Yüksek İstişare Kurulunun da bu anlamda çok büyük katkı sunacağının, bu kente çok büyük değer katacağının farkındayım. Burası bu kentin ortak bir aklı" dedi. Tarsus Belediyesi olarak Tarsus için ellerinden geleni yapacaklarını sözlerine ekleyen Boltaç, Başkan Seçer’in kapsayıcı tavrının da kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Bu kenti aldığımız noktadan çok daha iyi bir noktaya getirmek için var gücümüzle çalışacağız" ifadelerini kullandı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerini aktarmasının ardından sona erdi.