Yerel Haberler
Mersin
15 Nisan 2026 Çarşamba - 13:19 Mersin’de ‘Evimiz Atölye’ ile kadınlar üretime katılıyor Mersin Büyükşehir Belediyesinin ‘Evimiz Atölye’ projesi kapsamında Müfide İlhan Mahallesi’nde düzenlenen atölye çalışmasıyla kadınlar üretimle buluştu. Kadınlara çoraptan oyuncak yapımının öğretildiği etkinliğe, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer de katıldı. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gönüllüler Şube Müdürlüğü ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında, dezavantajlı mahallelerde yaşayan kadınların evleri üretim alanına dönüştürülüyor. Dört haftalık eğitim sürecinin ardından kadınlar, evlerinde oyuncak üretimi yaparak hem el becerilerini geliştiriyor hem de gelir elde etme imkanı buluyor. Atölye çalışmasında ayrıca çevre bilinci, sıfır atık ve su tasarrufu konularında bilgilendirme yapılırken, çocuklar için de çeşitli etkinlikler düzenlendi. Projenin 50’nci mahalleye ulaştığını belirten Meral Seçer, çalışmanın sadece üretim değil, aynı zamanda dayanışma ve farkındalık içerdiğini ifade etti. Seçer, geri dönüşüm malzemelerinin kullanıldığı üretimle çevreye de katkı sağlandığını vurguladı. Mahalle Muhtarı Hülya Evis ise kadınların uzun süredir evde üretim yaparak gelir elde edebilecekleri bir fırsat beklediğini belirterek, projeye yoğun ilgi olduğunu söyledi. Atölyeye katılan kadınlar da çalışmadan memnun olduklarını dile getirerek, hem sosyalleştiklerini hem de aile bütçesine katkı sağlama imkânı bulduklarını kaydetti.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:59 Mersin Büyükşehir kalite ve güvenlikte başarısını tescilledi Mersin Büyükşehir Belediyesi, kalite ve iş sağlığı alanındaki uluslararası standartlara uygunluğunu bir kez daha kanıtlarken, müşteri memnuniyetine yönelik yeni belgeyle kurumsal yapısını güçlendirdi. Hizmet kalitesini artırmak ve vatandaş memnuniyetini ön planda tutmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü bildiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından gerçekleştirilen ‘TS EN ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi İkinci Gözetim Tetkiki’ ile ‘TS ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi’ birinci gözetim tetkikini başarıyla tamamladı. Gerçekleştirilen tetkikler sonucunda, belediyede uygulanmakta olan kalite ve iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin etkinliği bir kez daha teyit edilmiş oldu. Öte yandan vatandaş memnuniyetinin sistematik bir şekilde yönetilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi Belgesi’ni de alarak yönetim sistemleri altyapısını daha da güçlendirdi. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Kalite Yönetim Sistemi kapsamında yürütülen tüm iş ve işlemler, tanımlanmış süreçler doğrultusunda dokümante edilerek, kişilere bağlı olmayan, sürdürülebilir ve kurumsal bir yönetim yapısının güçlendirilmesini hedeflediği ifade edildi. İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ile belediyenin, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi amacıyla risk değerlendirmelerinin yapılmasını, çalışma ortamlarında gerekli önleyici tedbirlerin alınmasını ve personele yönelik farkındalık eğitimlerini gerçekleştirdiği kaydedildi. Gerçekleştirilen tetkikler kapsamında belediyede uygulanan yönetim sistemleri kapsamlı bir şekilde değerlendirilirken, süreçlerin etkinliği ve sürdürülebilirliği gözden geçirildi. Yapılan incelemelerde, belediyenin yönetim sistemleri uygulamalarının güçlü yönleri ortaya konulurken, kurumsal gelişimi destekleyecek iyileştirme alanları da belirlendi.Kalite Yönetim Sistemi tetkiki, Baş Tetkikçi Emrah Akkeçi ile tetkik görevlileri Yasemin Öztürk ve Denizhan Ambarcı tarafından gerçekleştirildi. İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi tetkiki ise Baş Tetkikçi Hasan Hüseyin Serin ile tetkik görevlileri Ayşe Gökbayrak Tokucu ve İlknur Özçakıroğlu tarafından yürütüldü. Tetkik sürecine Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili birim yöneticileri ve teknik personeli de katılım sağlayarak, yürütülen çalışmalar hakkında tetkik heyetine kapsamlı bilgiler sundu. "Kurum içi yapılanmayı ve yatırımları sürdürülebilir bir seviyeye getirmek istiyoruz" Dış gözlerden gelen olumlu değerlendirmeleri kıymetli bulduklarının altını çizen Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok, alınan belgeler ile Büyükşehir Belediyesinin kurumsallığı benimsediğini ve bunu hem dokümante edebildiklerinin hem de sahaya uyarlayabildiklerinin ispatlandığını söyledi. Kurum içi yapılanmayı daha ileri taşımak ve kente yapılacak yatırımları sürdürülebilir bir seviyeye getirmek için çalışacaklarını ifade eden Tok, "Dış göz olarak baktığınızda, Mersin Büyükşehir Belediyesinin belli bir oranda kurumsal yapıya geldiğini söylediniz. Bu bizi çok memnun etti. Başkanımız göreve geldikten sonra, kendisinin vizyonu ve yönetim anlayışı bizim asli görevimiz oldu. Başkanımızın yönetim anlayışını, daire başkanlarına, şube müdürlerine ve çalışanlarına vermesi ile bunu başardığımızı görüyorum. Tüm çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ederim" sözlerine yer verdi. "Mersin Büyükşehir, kurumsal yapısını kentin tüm sınırlarına yansıtmış" Yaptıkları tetkikin ardından açıklama yapan Kalite Yönetim Sistemi Baş Tetkikçisi Emrah Akkeçi, yalnızca kağıt üzerinde değil, sahada da sistemlerin uygulandığını belirtti. Mersin Büyükşehir Belediyesinin kentin tüm sınırlarına kurumsal yapısını yansıttığını söyleyen Akkeçi, "Biz çok memnun kaldık. Bize sahada çok şey kattı. Hem dokümantasyon başarısını hem de yapılan iyi belediyecilik uygulamalarını gördük. Bunlardan birisi Teksin Çağrı Merkezi. Bence Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir uygulama. İkincisi Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi. Beni çok heyecanlandırdı. İlkokul ve ortaokul seviyesindeki çocuklar için ve bu bölge için bulunmaz bir hizmet. Daha da fazla duyurulup, diğer belediyelerle iş birliği yapılıp, örnek uygulama olarak gösterilmesi gereken 2 proje" diyerek, başarılı bu projeler için tebrik etti. Farkındalık ve üst düzey katılımın çok yüksek olduğunu da belirten Akkeçi, turizm şehri olan Mersin’de her mevsimi baz alan projelerin hayata geçirilmesi gerektiğinin de altını çizdi.
Mersin’de denizi kirleten gemiye 13 milyon TL ceza kesildi, gemi rıhtıma bağlandı
09 Mart 2026 Pazartesi - 20:09 Mersin’de denizi kirleten gemiye 13 milyon TL ceza kesildi, gemi rıhtıma bağlandı Mersin Limanı’nda kirli balast deşarjı yaptığı tespit edilen gemiye, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından 13 milyon 187 bin 913 TL idari para cezası uygulanarak, gemi rıhtımda bağlandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından 2024 yılının Kasım ayında hayata geçirilen ‘Elektronik Gemi Denetleme Sistemi’ (EGDS) ile kirliliğe müdahale edilerek, denizi kirleten gemiler engelleniyor. Son olarak EGDS tarafından yapılan tespit sonucunda Mersin Limanı’na demirlemiş olan bir geminin kirli balast deşarjı yaptığı belirlenerek, 13 milyon 187 bin 913 TL idari para cezası uygulandı ve gemi rıhtımda bağlandı. "Denizlerimizi korumak hepimizin ortak sorumluluğudur" Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, denizleri koruma konusunda kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceklerinin altını çizdi. Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak teknolojinin sağladığı imkanlarla yürüttükleri denetimler sayesinde denizi kirleten hiçbir ihlale göz yummayacaklarını belirterek, "Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak denizimizi koruma konusunda kararlıyız. Teknolojinin sağladığı imkânlarla yürüttüğümüz denetimler sayesinde denizi kirleten hiçbir ihlale göz yummayacağız. Denizlerimizi korumak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. 7 yılda 99 gemiye 360 milyon TL ceza kesildi Öte yandan Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından 2019 yılından itibaren denizi kirlettiği tespit edilen 99 gemiye toplam 360 milyon 439 bin 537 TL ceza kesildi.
Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: "Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatleri korunmalıdır"
09 Mart 2026 Pazartesi - 19:42 Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: "Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatleri korunmalıdır" MERSİN (İHA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin Kıbrıs Türk halkı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerinin korunması önceliğimizdir" dedi. Mersin’in Tarsus ilçesinde özel bir üniversitede Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen ’Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Konferansı’na akademisyenler ve alanında uzman isimler katıldı. Programın onur konuğu olan Tatar, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları, deniz yetki alanları ve bölgesel dengeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Tatar, Kıbrıs Türk halkının Doğu Akdeniz’deki gelişmelerden doğrudan etkilendiğini vurgulayarak, bölgedeki meselelerin uluslararası hukuk ve mevcut dengeler çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti. Kıbrıs Türk tarafının hak ve çıkarlarının korunmasının önemine değinen Tatar, bölgedeki gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi. Konferans kapsamında ayrıca deniz hukuku, Doğu Akdeniz’deki yetki alanı tartışmaları ve bölgesel güvenlik konuları uzman isimler tarafından farklı başlıklarda ele alındı. Programın akademik çevreler ve politika yapıcılar açısından önemli bir bilgi paylaşımı platformu oluşturduğu belirtildi.
Başkan Seçer: "Yetki bizde olsa evsel katı atık bedelinin 1 TL’sini dahi tahsil etmeyiz"
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:43 Başkan Seçer: "Yetki bizde olsa evsel katı atık bedelinin 1 TL’sini dahi tahsil etmeyiz" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, su faturalarında yer alan evsel katı atık bedellerinin büyükşehir belediyesine değil ilçe belediyelerine ait olduğunu belirterek, "Yetki Büyükşehir Belediyesinde olsa bu bedelin 1 TL’sini dahi tahsil etmeyiz" dedi. Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 2026 Yılı Mart Ayı Olağan Toplantısı 1. Birleşimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salonda gerçekleştirildi. Toplantıda birimlerden gelen 34 ve komisyonlara havale edilen 14 olmak üzere toplam 48 madde görüşüldü. Toplantının gündem dışı konuşmalar bölümünde söz alan Seçer, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek, vatandaşlarla iftar sofralarında buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ramazan ayının huzur ve bereketinin Mersin’in tüm ilçelerinde hissedildiğini ifade eden Seçer, başta Mersinliler olmak üzere tüm vatandaşların Ramazan ayını kutladı. Kadınların mücadelesine vurgu yaptı Seçer, konuşmasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün önemine de değinerek, kadınların eşitlik, adalet ve özgürlük mücadelesinin toplumun gelişimi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kadınların hayatın her alanında üreten ve dönüştüren bir güce sahip olduğunu vurgulayan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamda daha güçlü ve eşit biçimde yer almasını öncelikli hedeflerinden biri olarak gördüklerini belirtti. Su faturalarındaki evsel katı atık bedeline açıklık getirdi Tarsus Belediyesi Meclisinde su faturalarının gündeme geldiğini ve konunun yeterince açıklanmadığını belirten Seçer, su kullanılmasa dahi gelen bazı faturaların içerisinde ilçe belediyelerine ait evsel katı atık bertaraf ücretinin yer aldığını ifade etti. Bu bedellerin MESKİ’ye ait olmadığını vurgulayan Seçer, söz konusu ücretlerin tahsil edilip doğrudan ilçe belediyelerine aktarıldığını söyledi. MESKİ’nin gelir yapısına da değinen Seçer, kurumun gelirlerinin büyük bölümünün vatandaşların ödediği su bedellerinden oluştuğunu, yalnızca küçük bir kısmının İller Bankası payından geldiğini belirtti. Göreve geldikleri 2019 yılında atık su bedelini yüzde 50’den yüzde 45’e düşürdüklerini hatırlatan Seçer, bu indirimin CHP’li bir belediye yönetimi döneminde gerçekleştirildiğini kaydetti. "Evsel atık bedelini belirleme yetkisi ilçe belediyelerinde" Evsel katı atık bedellerinin "kirleten öder" prensibi kapsamında ilçe belediyeleri tarafından belirlendiğini ve hesaplamaların da bu belediyeler tarafından yapıldığını dile getiren Seçer, büyükşehir belediyesine bağlı su ve kanalizasyon idarelerinin yalnızca tahsilat görevi bulunduğunu söyledi. Toplanan bedelin ilçe belediyelerinin hesaplarına aktarıldığını ifade eden Seçer, "Bu paranın bizimle herhangi bir ilgisi yok. Hesaplama yöntemini belirleyen ilçe belediyeleridir. Bizim buna karışma ya da denetleme yetkimiz yok. Sadece çok düşük ya da çok yüksek bir durum gördüğümüzde uygun bir dille uyarıyoruz" dedi. Vatandaşların faturaları detaylı incelemediği için tüm bedelin MESKİ’ye ait olduğu yönünde bir algı oluştuğunu belirten Seçer, "Yetki Büyükşehir’de olsa ilçe belediyelerine aktarılan evsel katı atık vergisinin 1 TL’sini dahi tahsil etmeyiz" diye konuştu. "Bu bedel ilçe belediyeleri için önemli bir gelir" Seçer, evsel katı atık bertaraf bedelinin 31 Aralık 2021’den sonra ilçe belediyeleri tarafından belirlenmeye başlandığını ve bunun yasal bir zorunluluktan kaynaklandığını ifade etti. Türkiye’de birçok büyükşehir belediyesinde benzer uygulamaların bulunduğunu kaydeden Seçer, söz konusu bedelin ilçe belediyeleri için önemli bir gelir kalemi olduğunu söyledi. Geçmişte bazı belediyelerin mevzuata uygun olmayan yöntemlerle yüksek bedeller tahsil edebildiğini belirten Seçer, göreve geldiklerinde büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasında bu konuyla ilgili çeşitli davaların bulunduğunu, geliştirilen hesaplama yöntemleriyle bu tartışmaları sona erdirdiklerini ifade etti. "MESKİ üzerinden yanlış algı oluşuyor" Ancak zaman içerisinde bu uygulamanın bazı tartışmalara neden olduğunu dile getiren Seçer, evsel katı atık bedelinin su faturasında yer alması nedeniyle eleştirilerin MESKİ’ye yöneldiğini söyledi. Bu durumun su fiyatlarının yüksek olduğu yönünde yanlış bir algı oluşturduğunu belirten Seçer, seçim dönemlerinde dahi bu konunun gündeme getirildiğini ifade etti. "İlçe belediyeleri meclislerinde karar almalı" AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Tunçaz’ın konuyla ilgili önerilerine de yanıt veren Seçer, bazı ilçelerde sıfır su tüketimi olması halinde evsel atık bedeli alınmaması yönünde meclis kararı alındığını söyledi. Diğer ilçe belediyelerinin de benzer kararlar almasının vatandaş açısından daha doğru olacağını ifade eden Seçer, "Sıfır tüketimle gelen 215 TL’lik faturanın 210 TL’si ilçe belediyesine gidiyor. MESKİ’yi bu durumdan kurtarmak için ilçe belediye meclislerinin karar alması gerekiyor" dedi. Seçer ayrıca, su faturalarında yer alan tüm kalemlerin ayrı ayrı belirtildiğini vurgulayarak vatandaşların hangi hizmet için ne kadar ödeme yaptığını görmek adına faturalarını detaylı incelemesi gerektiğini sözlerine ekledi. Meclis toplantısı, gündemde yer alan tüm maddelerin oylanmasının ardından sona erdi.
Mersin’de yangın sahalarında doğa yeniden canlanıyor
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:42 Mersin’de yangın sahalarında doğa yeniden canlanıyor Mersin’de geçen yıl çıkan orman yangınlarında zarar gören alanlarda yürütülen yenileme çalışmaları sonuç vermeye başladı. Silifke ilçesinde yanan sahalarda ilk çimlenmeler görüldü. Mersin Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Silifke Orman İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında, 2025 yılında Çadırlı ve Balandız mevkilerinde meydana gelen orman yangınlarında zarar gören alanlarda yürütülen çalışmalar kapsamında 0-400 metre rakımlı bölgelerde ilk çimlenmeler görülmeye başlandı. 2025 yılı sonu itibarıyla çalışma yapılması planlanan 5 bin 137 hektar alanın 783 hektarında yenileme çalışmalarının tamamlandığı bildirildi. Bu kapsamda 453 hektar sahada tabii tensil, 330 hektar sahada ise suni tensil, ağaçlandırma ve endüstriyel plantasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Çalışmalar çerçevesinde sahalara takviye olarak 11 bin 530 kilogram tohum ekilirken, 50 bin adet fidan dikildi. Öte yandan 2026 yılı programı çerçevesinde bin 274 hektarda tabii tensil, 3 bin 80 hektarda ise suni tensil, ağaçlandırma ve endüstriyel plantasyon yoluyla yenileme çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Mersin Orman Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Fulin, Silvikültür Şube Müdürü Ferhat Kaya ve Silifke Orman İşletme Müdürü Muharrem Şahin, yangından zarar gören alanlarda yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Yapılan incelemelerde 0-400 metre rakımlı bölgelerde çimlenmelerin başladığı, orta ve üst rakımlarda ise henüz çimlenmelerin görülmediği tespit edildi. Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Fulin’in, tensil alanlarında ’gençleştirme takvim ve tekniği’ne uygun şekilde çalışmaların sürdürülmesi konusunda işletme müdürlüğüne talimat verdiği öğrenildi.
50-70 yaş arasında tarama, kolon kanserini önleyebilir
09 Mart 2026 Pazartesi - 11:55 50-70 yaş arasında tarama, kolon kanserini önleyebilir Kolorektal kanserin dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirten Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Enver Reyhan, erken tanı ve tarama testlerinin önemine dikkat çekerek, "Kanser erken evrede saptandığında tedavi çok daha başarılı olur ve hastaların yaşam süresi uzar. Erken evrede yakalanan kolorektal kanserlerde tamamen tedavi mümkün olabilir. 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklerde iki yılda bir gaitada gizli kan testi yapılması ve 10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilmektedir" dedi. VM Medical Park Mersin Hastanesi Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Enver Reyhan, kolorektal kanserin (kolon kanseri) kalın bağırsak ve rektumda görülen bir kanser türü olduğunu söyleyerek, "Kolorektal kanser, kolon dediğimiz kalın bağırsak ile rektum dediğimiz kolonun devamı ve alt kısmında gelişen bir kanser türüdür. Dünyada en sık tanı konulan kanserler arasında yer almaktadır. Ülkemizde de oldukça yaygın görülmektedir" diye konuştu. Son yıllarda erken tanı ve etkili tedavi yöntemleri sayesinde ölüm oranlarında azalma gözlendiğini ifade eden Prof. Dr. Reyhan, "Bu kadar sık görülmesine rağmen son yıllarda erken tanı ve etkili tedavi yöntemleri sayesinde ölüm oranlarında azalma gözlenmektedir" şeklinde konuştu. "Erkeklerde daha sık görülüyor" Kolorektal kanserin erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Reyhan, "Kolorektal kanser 40 yaşından önce nadir görülür. Ancak 40 ile 50 yaş arasında görülme sıklığı belirgin şekilde artmaya başlar ve yaş ilerledikçe risk giderek yükselir" açıklamasında bulundu. Genetik faktörlerin de risk oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Reyhan, "Kalıtsal yatkınlık varsa risk artmaktadır. Ancak bu kanserlerin büyük çoğunluğu ailesel değil, bireysel olarak ortaya çıkmaktadır. Birinci derece yakınlarında kanser veya kansere dönüşebilen polip bulunan kişilerde risk daha yüksektir" diye konuştu. "Beslenme ve yaşam tarzı etkili" Beslenme ve yaşam tarzının hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Reyhan, "Kırmızı ve işlenmiş et tüketimi, obezite, metabolik sendrom, hareketsiz yaşam tarzı, D vitamini eksikliği, uzun süreli iltihabi bağırsak hastalıkları, sigara ve alkol kullanımı kolorektal kanser açısından önemli risk faktörleri arasında yer alıyor" dedi. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının koruyucu olabileceğini belirten Reyhan, "Düzenli egzersiz yapılması, lif açısından zengin beslenme ve taze sebze meyve tüketiminin artırılması bu kanser türüne karşı koruyucu rol oynayabilir" dedi. "Bağırsak alışkanlıklarındaki değişime dikkat" Kolorektal kanserlerin bazen ileri evreye kadar belirti vermeyebileceğini belirten Prof. Dr. Reyhan, şu bilgileri paylaştı: "Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, bazen ishal bazen kabızlık görülmesi ve dışkıda kanama erken belirtiler arasında yer alabilir. Karın ağrısı ve şişkinlik de sık görülen şikayetlerdir. Kanser kalın bağırsağın farklı bölümlerinde farklı belirtilerle ortaya çıkabilir. Kalın bağırsağın sol tarafındaki kanserler bağırsak tıkanıklığı ile sağ tarafındaki kanserler ise çoğunlukla gizli kanama ile ortaya çıkabilir. Rektumun alt kısmındaki kanserlerde sık tuvalete gitme isteği görülebilir. Hastalık bazen kilo kaybı, iştahsızlık ve kansızlık gibi genel belirtilerle de ortaya çıkabilir. Kolorektal kanser bazı hastalarda belirti vermeden de ilerleyebilir. Bu nedenle tarama testleri büyük önem taşımaktadır." "Dışkıda kan görülmesi önemsenmeli" Dışkıda kan görülmesinin önemli bir belirti olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Reyhan, "Dışkıda kan görülmesi kolorektal kanser açısından önemli bir bulgudur. Her zaman kanser anlamına gelmeyebilir ancak mutlaka araştırılması gerekir. Kanama hemoroid, divertikül veya anal fissür gibi başka hastalıklardan kaynaklanabilir. Kanamanın sebebini ortaya koymak için kolonoskopi gibi tetkiklerin yapılması gerekir" dedi. "Tarama testleri hayat kurtarıyor" Erken tanının tedavide başarıyı artırdığını ifade eden Prof. Dr. Reyhan, "Kanser erken evrede saptandığında tedavi çok daha başarılı olur ve hastaların yaşam süresi uzar. Erken evrede yakalanan kolorektal kanserlerde tedaviyle tamamen iyileşme mümkün olabilir. 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklerde iki yılda bir gaitada gizli kan testi yapılması ve 10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilmektedir. Ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerde bu taramalar daha erken yaşta başlanabilir. Gaitada gizli kan testi birçok sağlık kuruluşunda yapılabilir. Bu test hastanelerin yanı sıra KETEM ve Aile Sağlığı Merkezlerinde de yapılabilmektedir" ifadelerini kullandı. "Kolonoskopi korkulacak bir işlem değil" Kolonoskopinin günümüzde daha konforlu bir şekilde yapılabildiğini dile getiren Prof. Dr. Reyhan, şu bilgileri paylaştı: "Gelişmiş cihazlar sayesinde kolonoskopi işlemi sedoanaljezi dediğimiz yöntemle hastalar uyutularak yapılabilmektedir. Bu nedenle hastalar işlem sırasında ağrı hissetmemektedir. Kolonoskopi aynı zamanda kanser gelişimini önleyebilir. Kolonoskopi sırasında kansere dönüşebilecek polipler erken dönemde tespit edilerek çıkarılabilir. Bu da kanser gelişimini önlemede önemli bir avantaj sağlar." "Sağlıklı yaşam kanser riskini azaltıyor" Kolorektal kanserden korunmanın mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Reyhan, "Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, taze sebze ve meyve tüketimini artırmak, işlenmiş kırmızı et tüketimini azaltmak, sigara ve alkolden uzak durmak bu kanser türüne karşı korunmada önemli rol oynar. Kolorektal kanser erken tanı ile önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bu nedenle belirtiler önemsenmeli ve tarama testleri ihmal edilmemelidir" şeklinde konuştu.
Mersin’de Ramazan’da kan bağışı düştü
09 Mart 2026 Pazartesi - 10:32 Mersin’de Ramazan’da kan bağışı düştü Mersin’de Ramazan ayında kan bağışı oranlarında düşüş yaşanırken Türk Kızılay yetkilileri, hastanelerde kan ihtiyacının kesintisiz devam ettiğini belirterek iftardan sonra vatandaşlara bağış çağrısında bulundu. Türk Kızılay Mersin İl Başkanı Lütfü Parıltı, Ramazan ayında insanların oruç tutması nedeniyle kan bağışında doğal bir düşüş yaşandığını belirtti. Normal dönemlerde Mersin’de kan bağışı oranlarının hedefleri karşıladığını ifade eden Parıltı, Ramazan ayında ise bağış sayılarının azaldığını söyledi. "Ramazan’da doğal bir düşüş yaşanıyor" Ramazan ayının kan bağışı oranlarını etkilediğini kaydeden Parıltı, "Ramazan ayı dolayısıyla insanlar oruç tutuyor. Oruç tuttukları için de kan veremiyorlar. Doğal olarak kan oranlarımızda düşüş yaşanıyor. Mersin’de kan bağışımız ülke ortalamasına baktığımız zaman her zaman belirtilen hedefleri tutturmaktadır. Tabii bu Ramazan aylarında doğal olarak bir düşüş olmasına sebep olmaktadır" dedi. "Akşam iftardan sonra kan vermeye davet ediyoruz" Vatandaşlara bağış çağrısında bulunan Parıltı, kan ihtiyacının sürekli olduğunu vurgulayarak özellikle iftar ve teravih sonrası bağış yapılabileceğini belirtti. Parıltı, "Kızılay ‘kan ihtiyacı acil değil sürekli bir ihtiyaçtır’ sloganıyla yıllardır çalışmalar yapıyor. Bir canı kurtarmanın maneviyattaki karşılığının hiçbir bedeli yoktur. Bu kapsamda tüm vatandaşlarımızı kan verme noktalarımıza teravihten sonra, akşam iftardan sonra davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Ramazan ayında bağışların devam edebilmesi için kan bağış noktalarının çalışma saatlerinin uzatıldığını da belirten Parıltı, "Kan merkezimiz gece 00.30’a kadar çalışıyor. AVM’de bulunan kan bağış noktamız ise 22.30’a kadar hizmet veriyor. Bunun yanında teravih sonrası etkinlikler düzenleyerek kan seviyemizi kontrol altında tutmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Kan temin oranlarının önemli bir kısmının gönüllülerden karşılandığını dile getiren Parıltı, "Kan temin oranlarımızın yüzde 46’sını gönüllülerimizden karşılıyoruz ancak bu oran her zaman yeterli olmayabiliyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın desteğini bekliyoruz" dedi.
Akdeniz’de Ramazan bereketi iftar sofrasında paylaşıldı
08 Mart 2026 Pazar - 19:24 Akdeniz’de Ramazan bereketi iftar sofrasında paylaşıldı Mersin’in Akdeniz ilçesinde Ramazan ayının manevi atmosferi düzenlenen iftar programında vatandaşları bir araya getirdi. Akdeniz Belediyesi ile Şerafettin Memiş Vakfı iş birliğinde Bekirde Mahalle Meydanı’nda düzenlenen iftar programında mahalle sakinleri aynı sofrada bir araya gelerek Ramazan ayının bereketini paylaştı. Programda Kur’an-ı Kerim tilaveti ve edilen duaların ardından vatandaşlar hep birlikte oruçlarını açtı. İftar programında vatandaşlarla yakından ilgilenen Akdeniz Kaymakamı ve Akdeniz Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, Ramazan ayının yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirtti. Şener, Ramazan’ın paylaşma, kardeşlik ve gönül birliği ayı olduğuna dikkat çekerek aynı sofrada buluşmanın toplumsal dayanışmayı pekiştirdiğini ifade etti. Vatandaşlarla sohbet eden Şener, belediye olarak Ramazan ayı boyunca farklı mahallelerde de vatandaşlarla bir araya gelmeye devam edeceklerini söyledi. Yoğun katılımın olduğu programa belediye birim müdürleri, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Selim Daydaş, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen programda vatandaşlar, Ramazan ayının huzur ve kardeşlik iklimini hep birlikte yaşamanın mutluluğunu paylaştı. Program sonunda mahalle sakinleri, iftar organizasyonunda emeği geçenlere teşekkür ederek Ramazan ayının birlik ve beraberlik içerisinde geçmesi temennisinde bulundu.