Yerel Haberler
Mersin
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:58 Mersin’de çocuklar akıl ve zeka oyunları şenliğinde buluştu Mersin Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği Akıl ve Zekâ Oyunları Şenliği’nde çocuklar hem kendi ürettikleri oyunlarla eğlendi hem de analitik düşünme, problem çözme ve hızlı karar verme becerilerini geliştirme fırsatı buldu. Çocukların geleceği için birçok hizmeti hayata geçiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, ‘Akıl ve Zekâ Oyunları Şenliği’ düzenledi. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Çocuk Kampüslerinde çocukların Akıl ve Zeka Atölyesi’nde kendi hayal dünyalarıyla ürettikleri oyunlar, şenliğe dönüştü. Çocukların analitik düşünme, hızlı karar verme ve problem çözme becerilerinin gelişimine katkı sunan çalışmalar kapsamında geçen yıl açılan Çocuk Kampüslerinde eğitim alan öğrencilerin tasarladığı oyunlar, şenliğe renk kattı. Akdeniz’in masmavi suları ve bahar havası eşliğinde gerçekleştirilen şenlikte geleneksel oyunlar da oynandı. Hafta sonunu eğlenceli bir etkinlikle geçiren çocuklar mutlu olurken, aileler de verimli geçen zamandan memnun kaldı. 7’den 77’ye herkesin yoğun ilgi gösterdiği şenlikte, 3 boyutlu yazıcılarla üretilen oyunlar büyük beğeni topladı. "Akıl ve Zekâ Oyunları Şenliği’nin gelenekselleşmesini umut ediyoruz" Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Aile ve Çocuk Şube Müdürü Özay Öztürk, gerçekleştirilen organizasyonun, Çocuk Kampüslerinin bir uzantısı olan Akıl ve Zeka Oyunları Atölyesi’nin etkinliği olduğunu söyledi. 1 yıldır aktif olarak hizmet veren Çocuk Kampüsleri sayesinde yüzlerce çocuğa ulaştıklarını belirten Öztürk, "3 yaş üstü çocuklardan ailelere kadar birçok kişi burada keyifli vakit geçirdi. Bu şenliğimizin amacı, çocuklara analitik düşünme alışkanlığı kazandırmak, hızlı karar verme ve problem çözme yetilerini geliştirmek" dedi. Atölyelerde 3D yazıcılarla üretilen oyun materyallerinin şenlikte kullanıldığını ifade eden Öztürk, "Burada yaklaşık 40 oyun bulunuyor. Strateji, dikkat, geometri, mantık ve odaklanma oyunlarının yanı sıra geleneksel oyunlar da yer alıyor. Bu oyunların tamamı çocuk kampüslerindeki 3D yazıcılarda üretildi. Çocuklar da şenliğe büyük bir keyifle katılım sağladı" ifadelerini kullandı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:49 Mersin’de Empati Parkuru ile farkındalık oluşturuldu Mersin’de Engelliler Haftası kapsamında kurulan Empati Parkurunda vatandaşlar, görme ve yürüme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştığı zorlukları deneyimleyerek farkındalık kazandı. Mersin’in her yanını herkes için erişilebilir kılmak adına çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında kentin birçok noktasında farkındalık etkinliği düzenledi. Engelli vatandaşların gün içinde yaşadığı zorluklara dikkat çekmek için kurulan Empati Parkurunda, görme engellilerin yaşamlarını deneyimlemek isteyenlere göz bandı takılıp beyaz baston verilirken, yürüme engellilerle empati içinse için ise vatandaşlar tekerlekli sandalyeye oturdu. Sosyal yaşamın her alanında var olmak için pek çok zorlukla başa çıkan engelli vatandaşların hayatlarından bir anı deneyimleyen her yaştan insan ise elde ettikleri farkındalık ile artık daha dikkatli olacaklarının altını çizdi. "Mersin’in her yanını erişilebilir bir şehir yapmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" 16 Mayıs Ulusal Erişilebilirlik Günü dolayısıyla bir farkındalık çalışması gerçekleştirdiklerini söyleyen Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’nda sosyolog olarak çalışan Onur Örbük, "Amacımız belediyemizin sunduğu erişilebilir hizmetlere engelli bireylerin tam anlamıyla ulaşmasını ve çevresel faktörlerden en az şekilde etkilenmelerini sağlamak. Burada da empati parkuru kurarak vatandaşlara ulaşıp bir farkındalık çalışması yapıyoruz. Burada kaldırımlarda bulunan hissedilebilir yüzeyleri veya kaldırım rampalarını engelli bireyler kullanırken karşılaştıkları zorlukları ve deneyimlerini vatandaşlara aktararak bir empati oluşturuyoruz. Bu farkındalık ile çevresel faktörlerden ve engellenmelerden minimum düzeyde etkilenmelerini sağlıyoruz" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 20:09 33. Geleneksel Türkmen Şöleni’ne binlerce kişi katıldı Mersin’ın Erdemli ilçesinde birçok ülkeden konukların da yer aldığı 33. Geleneksel Türkmen Şöleni’ne yaklaşık 50 bin kişi katıldı. Kıl çadırların kurulduğu, yayık ayranından sıkmaya kadar birçok yöresel lezzetin ikram edildiği şölen, düzenlenen gösteri ve konserlerle coşkulu geçti. 1978 yılında başlayan Türkmen Şöleni’nin 33’üncüsü, Erdemli Talat Göktepe Tabiat Parkı Çamlığı’nda mehteran takımının yürüyüşü ve gösterisiyle başladı. Erdemli Belediyesi’nin koordinesinde yapılan ve her yıl olduğu gibi bu sene de yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı şölende Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan gelen kültür ekipleri sahne aldı. Kıl çadırların ve ocakların kurulduğu alanda sıkmalar ile yayık ayranları hazırlanarak ikram edildi. Şölende Türk dünyasına ait gösterilerin ardından sahne alan sanatçılar Azerin ve Sefa katılanları coşturdu. Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ile Azerin, "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü seslendirdi. Şölene her yıl katılan Yörükler, etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Başkan Kara: "Yörük ve Türkmen hayatını anlatmaya devam edeceğiz" Tarehin en kalabalık şölenini yaptıklarını aktaran Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, "50 bin kişinin eşliğinde bugün 33’üncü Türkmen Şölenimizi vatandaşlarımızla kutluyoruz. Yörük’ün, Türkmen’in hayatını vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Kıl çadırlarımızda yayık ayranlarımız, sıkmalarımızı, Erdemli’mizin Erdemli markalı limonatalarımızla vatandaşlarımıza ikram ediyoruz. Gayet coşkulu bir ortam görüyorsunuz. Vatandaşlarımız eğleniyor, tabii onların bu şekilde eğlenmesi bizleri de mutlu ediyor. İnşallah her sene Türkmen Şöleni üzerine koyarak devam edecek. Yörük ve Türkmen hayatını vatandaşlarımıza anlatmaya devam edeceğiz" dedi. "Kenetlenen milletler her türlü badireyi aşmayı başarır" Şölene katılan MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz yaptığı konuşmada, "Bugün burada sadece geleneksel bir şöleni yaşamıyoruz, tarihimizin sesine kulak veriyor, kültürümüzün mayasını yaşatıyor, birlik ve kardeşlik ruhumuzu daha da kuvvetlendiriyoruz. Hepinizin bildiği gibi Anadolu’nun kapılarını açan irade, coğrafyayı vatan yapan ruh, zor zamanlarda milletine siper olan iman, Yörük Türkmen obalarından yükselmiştir. İşte bu nedenle biz Türkmen şölenlerimizi sadece eğlence programları olarak değil, milli hafızanın diri tutulduğu, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığı önemli buluşmalar olarak değerlendiriyoruz. Biliyoruz ki ayrışan toplumlar zayıflar, kenetlenen milletler ise her türlü badireyi aşmayı başarır. Bu anlamda Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanımızın da sahiplenerek bir devlet projesine dönüştürdüğü ’Terörsüz Türkiye’ vizyonu sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumsal huzurun, milli birliğin ve kardeşlik hukukunun güçlendirilmesi hedefidir" diye konuştu.
Mersin sahilleri plastiksiz geleceğe hazırlanıyor
29 Nisan 2025 Salı - 11:08 Mersin sahilleri plastiksiz geleceğe hazırlanıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi; İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinesinde, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ’REMEDIES-2’ programı ile hibe almaya hak kazandığı ‘Plastiksiz Mersin Sahilleri İçin Birleşiyoruz’ projesi kapsamında, merkez sahil şeridine 6 içme suyu çeşmesi ve 6 plastik toplama kumbarası yerleştirdi. Plastik atıkların çevreye olumsuz etkileri konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen projede; vatandaşların atık yönetimi konusunda daha duyarlı hale gelmeleri ve geri dönüşüm alışkanlıklarının artırılması amaçlanıyor. Sıfır atık ve geri dönüşüm ilkesi ile hareket eden Büyükşehir Belediyesi, plastik atıklarda bulunan mavi kapakları da yeniden kullanıma kazandırıyor. Toplanan mavi kapaklar Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezine getirilerek, kırıcı makineleri yardımıyla hammaddeye çevriliyor. Kırılmış olan plastiklerden daha sonra enjeksiyon makinesi yardımıyla süs bitkisi dikilebilecek saksılar üretiliyor. "Plastik atık kullanımını azaltarak farkındalık oluşturuyoruz" Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığında görev yapan sıfır atık şefi Zeki Altun, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen REMEDIES-2 projesine ‘Plastiksiz Mersin Sahilleri İçin Birleşiyoruz’ projesi ile başvurduklarını ve hibe almaya hak kazandıklarını söyledi. Projenin ana hedeflerinden bir tanesinin, plastiklerin kullanımını azaltarak vatandaşlarda bu bilinç ve farkındalığın oluşturulması olduğunu dile getiren Altun, "Bu amaçla; deniz ortamına ulaşması muhtemel olan plastik atıkların, ilgi çekici olan basketbol potalı atık toplama kumbaramız yardımıyla toplanmasını istedik. Plastik atıkları toplamayı hedeflerken, aynı zamanda bu olayın sportif ve ilgi çekici bir faaliyet haline getirilmesini hedefledik. Proje kapsamında merkez sahil şeridinde 6 noktaya, vatandaşlarımızın kendi mataralarıyla su dolumlarını gerçekleştirebilecekleri çeşmeler yerleştirildi. Böylece insanların tükettikleri plastik atıkların minimize edilmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Proje kapsamında 3 farklı şekilde plastik atıkları topladıklarını belirten Altun; bunlardan bir tanesinin sahil şeridine yerleştirilen plastik atık kumbaraları, diğerinin Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezini ziyaret eden öğrencilerin getirdiği atıklar, sonuncusunun ise Büyükşehir Belediyesi birimlerinde bulunan mavi kapak toplama kutuları olduğunu aktardı. "Proje sayesinde geri kazanımı yaygınlaştırmaya çalışıyoruz" İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığında görev yapan çevre mühendisi Yakup Berkay Işık, toplanan plastik atıkların saksıya dönüştürülmesi hakkında bilgi vererek, "Mersin sahillerine yerleştirdiğimiz toplama kafeslerinden ve Büyükşehir birimlerinden topladığımız plastik kapakları İklim ve Çevre Bilim Merkezine getirerek, burada bulunan kırıcı makinesi ile kırıyoruz. Daha sonra plastik enjeksiyon makinasında kırılmış olan bu plastiklerden saksı üretiyoruz. Bu sayede geri kazanımı yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Ürettiğimiz saksılarımızı da bilim merkezimizi ziyarete gelen öğrencilere ve Büyükşehir Belediyesi olarak yapmış olduğumuz etkinliklerde vatandaşlarımıza dağıtıyoruz" diye konuştu. "Büyükşehir, güzel bir farkındalık oluşturmuş" Vatandaşlardan Sadık Yıldırım, Büyükşehir Belediyesinin çok güzel bir projeyi hayata geçirdiğini belirterek, "Plastikler doğada çok uzun sürede yok oluyor. Büyükşehir, güzel bir farkındalık oluşturmuş. Vatandaşlar, plastik atıklarını bundan sonra buraya atacak. Güzel düşünülmüş" dedi.
Turfanda örtü altında üzüm hasadı başladı
29 Nisan 2025 Salı - 09:25 Turfanda örtü altında üzüm hasadı başladı Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Mersin’de örtü altında turfanda üretilen üzümde hasat başladı. İlkbaharda yaşanan soğuk hava ve zirai don nedeniyle örtü altında yüzde 20 verim kaybı oluşurken ilk ürünler 250 TL’den alıcı buldu. Mersin’de örtü altında ve açıkta turfanda üretilen sebze ve meyvelerin hasadı sürüyor. Erikten kayısıya, yenidünyadan çileğe kadar hasadın başladığı kentte örtü altında yetiştirilen beyaz üzümler de olgunlaştı. Erdemli ilçesi Kocahasanlı bölgesinde sezonun ilk üzümleri hasat edildi. Üzümün ilk hasadı 250 TL’den alıcı bulu. İlkbaharda yaşanan soğuk hava ve zirai don örtü altında yaklaşık yüzde 20 oranında verim kaybına neden oldu. İçerisinde bulundukları serada üzüm üretildiğini belirten Ziraat Mühendisi Emine Yaman Kulu ise, "Örtü altında üretilen üzüm çeşidimiz Yalova incisi. Zorlukları aşarak bugün hasada başladık. 2025 yılı tarımsal üretimde doğal afet yılı oldu. Zirai don yaşadık. Hem açık sahamız etkilendi hem de örtü altındaki üretim etkilendi. Açık sahada ağaçlarımız çiçek açmıştı, çok etkilendik. Örtü altında ise ısıtma yaptık, yine de verim kaybı oldu" dedi. Turfanda üzüm yetiştirdiğini anlatan üretici İbrahim Köse, "Yaklaşık 12 yıldır bu işle uğraşıyorum. Bu sene olumsuz hava şartlarından dolayı biraz sıkıntılar yaşadık. Soğuklarda sobalar yaktık, ısıtmaya çalışarak erken hasat etmeyi başardık" diye konuştu. Sabahın erken saatlerinden itibaren örtü altında hasat yapan işçiler de, üzümlerin özenle kesilip paketlenerek alıcılara gönderildiğini söyledi.
Gezende Erik Festivali’nin 15’incisi gerçekleştirildi
28 Nisan 2025 Pazartesi - 16:29 Gezende Erik Festivali’nin 15’incisi gerçekleştirildi Mersin’in Gülnar ilçesinde Gezende Erik Festivali’nin 15’incisi coşkuyla gerçekleştirildi. Gezende Muhtarlığı ile Gezende Köyü Bardat Pazarını Kalkındırma ve Yaşatma Derneği tarafından düzenlenen 15. Gezende Erik Festivali, tarihi Ilıpınar festival alanında 2 gün sürdü. Festivalde yerel sanatçıların yanı sıra Ali Rıza Yılmaz, Uğur Önür ve Hasan Yılmaz gibi tanınmış sesler söyledikleri şarkı ve türkülerle vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. En iyi erik üreticisinin ödüllendirildiği festivale katkı sunanlara ise plaket verildi. Festivale katılan misafirlere sıkma ve ayran ikram edildi. Gülnar Kaymakamı Yusuf Ziya Yaktı, festivalin açılışında yaptığı konuşmada, sıfırdan bin 600 metreye yükselen eşsiz bir doğaya sahip olduklarını ifade ederek, "Kıyı ve yayla turizmi ile yeşil enerji yatırımlarına elverişli bir bölgemiz var. Sarıkeçili Yörüklerinin kışlak yurdu Gülnar’ımızda bulunmaktadır. Bu festival ile Gezende eriğimizi ve kültürümüzü tüm dünyaya tanıtıyoruz" dedi. Gülnar Belediye Başkanı Fatih Önge de Gezende eriğinin kendine has aroması ve kalitesiyle öne çıktığını belirterek, "Gezende eriği, tadıyla damaklarda unutulmaz bir lezzet bırakıyor. Bizler de bu eşsiz ürünümüzü daha geniş kitlelere tanıtmak, hak ettiği değeri görmesini sağlamak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Can erik bu bölgede her yerde yetişiyor ama Gezende köylüleri bu eriğin coğrafi işaretini almışlar ve festivalini yapıyorlar. Biz de üreticimize destek vermek için bu festivale katkı sunuyoruz" diye konuştu. Gezende Mahalle Muhtarı Hakkı Küçük ise bölgeye ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan ve deneme yanılma yöntemiyle yetiştirdikleri coğrafi işaretli Gezende eriğinin üretiminden pazarlamasına kadar büyük sıkıntılar yaşadıklarını söyledi. Hasat ettikleri ürünlerinin paketlenme aşamasında dış etkilerden korunabilmesi için gerekli sundurmanın Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerine kazandırılmasını isteyen Küçük, "Gülnar-Silifke kara yolunun kapanması nedeniyle çiftçilerimizin ürünlerini taşıyabileceği alternatif Aygörmez yolunun yapılması, festival alanımızın da daha kullanışlı hale getirilmesini ve iyileştirilmesini talep ediyoruz" dedi.
Tarsus Belediyesinden kadın istihdamına destek
28 Nisan 2025 Pazartesi - 15:00 Tarsus Belediyesinden kadın istihdamına destek Tarsus Belediyesi, hayata geçirdiği Halk Ekmek Büfeleri projesi sayesinde hem dar gelirli vatandaşlara uygun fiyata ekmek ulaştırıyor, hem de kadınlara iş imkanı sunuyor. Şu anda 10 mahallede hizmet veren büfe sayısının 17’ye çıkarılmasının planlandığı bildirildi. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç’ın öncülüğünde hayata geçen Halk Ekmek Büfeleri projesi ile dar gelirli vatandaşlara uygun fiyatla ekmek ulaştırılırken, kadınlara da iş imkanı sağlanıyor. Belediyeye bağlı ekmek fabrikasında üretilen sağlıklı ve hijyenik ekmekler, kadınların işlettiği büfeler aracılığıyla vatandaşlara ulaştırılıyor. Büfelerde görev alan kadınlar, satıştan kazandıklarıyla aile bütçelerine katkı sağlıyor. Tarsus Belediyesi, bu projeyle hem halkın sofrasına destek oluyor, hem de kadınlara umut veriyor. Şu anda Barbaros, Şahin, Yarbay Şemşettin, Yenice, Öğretmenler, Akşemşettin, Eski Ömerli, Altaylılar, Ergenekon ve Kırklarsırtı olmak üzere 10 mahallede hizmet veren büfe sayısının kısa süre içinde 17’ye çıkarılması planlanıyor. Ekmek fabrikasında 220 gram olarak üretilen tam buğday, çavdar ve somun ekmek çeşitleri 7,5 TL’ye satılıyor. Belediye Başkanı Ali Boltaç, "Kadınlarımızın emeğine de ekmeğine de destek veriyoruz. Büfeleri ücretsiz teslim ediyor, sattıkları ekmekten kazanç elde etmelerini sağlıyoruz. Kadınların hem ekonomik, hem de sosyal anlamda güçlenmesini istiyoruz" dedi.
Tarsus Gastronomi Merkezi’ne ’Altın Elma’ ilgisi
28 Nisan 2025 Pazartesi - 14:22 Tarsus Gastronomi Merkezi’ne ’Altın Elma’ ilgisi Tarsus, Altın Elma (Golden Apple) ödülünü almasının ardından yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğramaya devam ediyor. Tarsus mutfağının tanıtımında önemli rol oynayan gastronomi merkezi de ziyaretçilerin uğrak mekanları arasında yer alıyor. Dünya Turizm Yazarları ve Gazetecileri Federasyonu (FIJET) tarafından Altın Elma ödülü verilen Tarsus’a ilgi artıyor. Tarsus mutfağının tanıtımında önemli rol oynayan gastronomi merkezi de misafirlerden tam not alıyor. Belediye Başkanı Ali Boltaç’ın kente kazandırdığı Siptilli Çarşısı’nda bulunan, Tarsus Gastronomi Merkezi geleneksel tatları modern sunumlarla buluşturuyor. Pazartesi günleri hariç her gün hizmet veren mekan, Fındık Lahmacun, Humus, Tarsus Kebab’ı, Yüksük Çorbası ve Dövme Pilavı gibi yöresel tatları, şık sunumlar ve modern servis anlayışıyla bir araya getiriyor. Merkezde Analıkızlı yemeğinden karakuş tatlısına kadar, her damak zevkine hitap eden lezzetler özenle hazırlanıyor. "Yöremizin lezzet mirasını modern sunumlarla buluşturuyoruz" Tarsus mutfağının önemine değinen Başkan Ali Boltaç, ’’Altın Elma ödülünü aldığımız günden bu yana Tarsus Gastronomi Merkezi’nde gösterilen ilgi hepimizi sevindirdi. Tarihi Siptilli Çarşısı’nda, yöremizin binlerce yıllık lezzet mirasını modern sunumlarla buluşturuyoruz. Gastronomi Merkezi, üreticilerimizin emeğini ve mutfağımızın uluslararası tanınırlığının en somut göstergesidir" dedi.
Fraksiyonel lazer ile cilt problemleri tarihe karışıyor
28 Nisan 2025 Pazartesi - 13:19 Fraksiyonel lazer ile cilt problemleri tarihe karışıyor Dermatoloji Uzmanı Dr. Sezer Çiçekli Turgutalp, fraksiyonel lazer cihazının cilt bakımında önemli bir tedavi aracı olduğunu belirterek, kırışıklık tedavisinden sivilce izlerine kadar geniş bir yelpazede çözüm sunduğunu söyledi. Özel Mersin Ortadoğu Hastanesi Dermatoloji Bölümü Uzman Doktoru Sezer Çiçekli Turgutalp, fraksiyonel lazerin cilt yenileme, sivilce izlerinin tedavisi, yara izleri, gözenek sıkılaştırma, kırışıklık tedavisi, et benleri ve siğillerin alınmasında, ayrıca dermal nevusların ve iyi huylu yaşlılık benlerinin giderilmesinde kullanıldığını söyledi. Turgutalp, "Bu cihaz, ciltte kontrollü ısı hasarı oluşturarak kollajen ve elastin üretimini artırır. Böylece cilt daha canlı, parlak ve sıkı bir hale gelir" dedi. Tedavi sürecinin kişiye özel olarak değiştiğini, ancak ortalama 3-5 seans sürdüğünü aktaran Turgutalp, fraksiyonel lazerin genelde ağrısız bir işlem olduğunu ve işlem sırasında sadece hafif bir yanma hissi oluşabileceğini vurguladı. Turgutalp, ayrıca işlem sonrası ciltte görülen kızarıklık ve hassasiyetin 24-48 saat içinde geçtiğini, kabuklanmanın ise genellikle 3-4 gün içinde kaybolduğunu ifade etti. Tam iyileşmenin ise ortalama 1-2 hafta içinde gerçekleştiğini kaydetti. Fraksiyonel lazer sonrası bakımın önemine de dikkat çeken Turgutalp, "İşlem sonrası ilk 2 gün cilde su değdirilmemeli, hekim tarafından önerilen nemlendirici ve cilt yenileyici kremler sıkça kullanılmalıdır. Ayrıca, güneşten korunmak son derece önemlidir" ifadelerini kullandı. Bunun yanı sıra, vücuttaki bazı benlerin de dermatoskopik muayene sonrası tek seansta iz bırakmadan alınabileceğini belirten Turgutalp, bu işlemin ardından hastaların sosyal yaşantılarına hemen dönebildiklerini ifade ederken, lokal anestezi uygulaması ile hastaların ağrı ve acı hissetmeden tedavi süreçlerini rahatça geçirebildiğini söyledi. Turgutalp, "Fraksiyonel lazer, cilt sağlığını iyileştirmek isteyenler için hızlı ve etkili bir çözüm sunuyor. Bu tedavi yöntemi, uzman hekimler tarafından kişiye özel olarak uygulanarak, istenilen sonuçları elde etmenize yardımcı olmaktadır" dedi.
Erdemli’de kadınlar için ’hanım evi’ hizmete açıldı
28 Nisan 2025 Pazartesi - 11:14 Erdemli’de kadınlar için ’hanım evi’ hizmete açıldı Mersin Büyükşehir Belediyesi, kadınlara özel sosyal yaşam alanlarına bir yenisini daha ekleyerek Erdemli Hanım Evi’ni hizmete açtı. Kadınların hastane, okul ya da diğer işleri için merkeze geldiklerinde dinlenip verimli zaman geçirebilecekleri hanım evinin, konforlu bir ortam sunduğu ifade edildi. Kadınların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğü belirtilen Büyükşehir Belediyesinin, kadınlara özel sosyal alanlara bir yenisini daha eklediği bildirildi. Geçen yıl Tarsus’ta açılan ilk hanım evinin ardından ikincisi Erdemli’de hizmete başladı. Kadınların hastane, okul ya da diğer işleri için merkeze geldiklerinde dışarıda beklemek zorunda kalmadan dinlenip verimli zaman geçirebilecekleri hanım ivi, sıcak ve konforlu bir ortam sunuyor. Sosyal Hizmetler Dairesine bağlı hizmet veren merkezde kadınlar, kitap okuyabiliyor, televizyon izleyebiliyor, etkinliklere katılabiliyor ve bebek emzirme odası gibi alanlardan faydalanabiliyor. Hafta içi her gün 08.00-17.00 saatleri arasında açık olan merkezde çeşitli ikramlar da sunuluyor. Kurumun Erdemli Koordinatörü Vedat Uzunbağ, Büyükşehir Belediyesinin sosyal politikalara önem verdiğini belirterek, "Halkımız, bunu birçok alanda zaten görüyor. Erdemli’de merkeze oldukça uzak mahalleler var. İlçe merkezine tedavi için veya başka bir sebepten dolayı gelen kadınlar, bekleyecek yeri yoksa buraya gelebilirler. Burada, kadınların köylerine dönene kadar zaman geçireceği bir hanım evimiz var. Erdemli Devlet Hastanesi’ne yakın olan merkeze gelen kadınlar, hiçbir masraf yapmadan kış günlerinde sıcacık, yaz günlerinde serin olan merkezde vakit geçirebilirler" dedi. "Kadınlar için buluşma noktası oldu" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görevli Başak Gökdal Bayraktar da hanım evinin, kadınlara sosyalleşebileceği, dinlenebileceği ve rahatlayabilecekleri bir alan sunduğunu söyledi. Uzak mahallelerden gelip merkezde işlerini halleden kadınlar için hanım evinin adeta bir nefes alma yeri olduğunu ifade eden Bayraktar, "Kadınlar işlerini bitirdikten sonra, burada çaylarını içip dinlenebiliyorlar. Otobüs saatini beklerken güzel bir ortamda sohbet ediyorlar. Yazın sıcakta, kışın soğukta beklemek zorunda kalmadan, burada güven içinde vakit geçirebiliyorlar. Hanım Evi artık sadece bekleme yeri değil, kadınların bir araya gelip sosyalleştiği, kendilerini iyi hissettikleri bir buluşma noktası oldu" diye konuştu. Kızını okula bıraktıktan veya hastanede işlerini hallettikten sonra Erdemli Hanım Evi’ni kullandığını kaydeden Yasemin Yalçın, "Burası çok güzel ve rahat. Bütün kadınlara tavsiye ederim. Kadınlar dışarıda beklemesinler, buraya gelsinler" şeklinde konuştu.
Kadınlar üretime kazandırdı: Ayakkabı bağcıkları renkli çantalara dönüşüyor
28 Nisan 2025 Pazartesi - 10:33 Kadınlar üretime kazandırdı: Ayakkabı bağcıkları renkli çantalara dönüşüyor Mersin’de ayakkabı bağcıkları ve eşofman bel bağları, kadınlar tarafından dokunarak renkli çantalar ve tekstil ürünlerine dönüştürülüyor. Halk arasında ’çulfalık’ olarak bilinen dokuma tezgahlarında ’bir tekstil hikayesi’ sloganıyla temiz tekstil atığı olarak nitelenen ayakkabı bağcıklarından üretilen çanta ve malzemeler, dayanıklılığı, kalitesi ve kullanışlı olması ile dikkat çekerken ekonomiye de kazandırılmış oluyor. Kentte ’İleri Dönüşüm’ projesi ile ayakkabı bağcıkları ve eşofman bel bağları, renkli çantalar ve tekstil ürünlerine dönüştürülüyor. Toroslar Kent Konseyi tarafından başlatılan proje kapsamında Çukurova Mahallesi’ndeki dokuma atölyesinde kadınlar tarafından üretilen çanta ve tekstil ürünleri, dayanlılığı, kalitesi ve kullanışlılığı ile dikkat çekiyor. Toroslar Kent Konseyi Başkanı Sevgi Altınöz Çetin, ’bir tekstil hikayesi’ sloganıyla hayata geçirdikleri projeyle kadınların ekonomik hayata katılımını sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Amaçlarının toplumun özellikle dezavantajlı alanlarına dokunmak ve ihtiyaç boyutunda projeler üreterek hayata geçirmek olduğunu belirten Çetin, şöyle devam etti: "Toroslar’da kadının ekonomiye katılımını sağlamak üzere ne tür projeler üretebiliriz diye kafa yorduğumuz zaman ortaya çıkan şey; kültürle birlikte doğayı ve kadının ekonomiye katılımını harmanlayacak bir fikirdi. Geldiğimiz noktada; doğayı koruyan, kültür mirasına sahip çıktığımız ve geleceğe aktardığımız, aynı zamanda da kadının para kazanmasına vesile olduğumuz bu güzel çalışmanın içinde bulduk kendimizi. Toroslar’da kültür miras niteliğini taşıyan, özellikle de unutulmaya yüz tutmuş değerler arasında dokuma tezgahlar var, dokuma kültürü var, Yörük kültürü var. Bu kültür, unutulmaya yüz tutmuş değerler sınıfına da girmeye başlamışsa, biz ’buna sahip çıkalım, sahip çıkarken de etraftaki dezavantajlı sorunları harmanlayarak irdeleyelim’ dedik." "25 günlük kısa sürede gördüğünüz manzara ortaya çıktı" Projeyi hayata geçirdikten sonra dokuma tezgahlarında kullanılmak üzere malzeme arayışına girdiklerinde ifade eden Çetin, kendilerini Mersin Tekstil Üreticileri Derneği (METÜD) Başkanı Kemal Dede’nin yanında bulduklarını kaydetti. Başkan Dede’nin kendilerinde kumaş parçaları olmadığını ancak işlerine yararsa ayakkabı bağcıkları ve eşofman bel bağları bulunduğunu söylediğini anlatan Çetin, "Toroslar’da her mahallede çulfalık tezgahına mutlaka rastlayabilirsiniz. ’Bu değerleri de gün yüzüne çıkaralım evinde pijamasını, penyesini keserek yolluklar, paspaslar dokuyan annelerimizin kültürünü çağa uyduralım’ dedik. Ve ayakkabı bağcıkları çıktı karşımıza. Bu sıradışı bir karşılaşma idi. Biz de böyle hayal etmemiştik ama yapabilir miyiz diye sorulduğu zaman; ’deneriz en kötü’ diyerek başladığımız tezgah çalışmamızda 25 günlük kısa sürede gördüğünüz manzara ortaya çıktı" dedi. "İpi ayakkabı bağcığından yaptık" Kullanılan malzemeden dolayı farklı bir konsept oluştuğuna işaret eden Çetin, "Öncelikle ürünlerimiz ’ileri dönüşüm’ diye adlandırdığımız ürünler. Geri dönüşüm bir ürünün formunu değiştirerek ortaya çıkardığımız, ileri dönüşüm ise formunu bozmadan ortaya çıkardığımız ürünlerdir. Biz ayakkabı bağcığının formunu bozmadık; dokuma tezgahlarında ihtiyaç olan ipi ayakkabı bağcığı ya da eşofman bel bağcığından yaptık. Zor bir çalışmaydı. Hala zor bir çalışma ama ortaya çıkan sonucu gördüğümüz zaman da ’evet bu bedele değer’ diye bakıyoruz. Ayakkabı bağcığı diyerek geçilmemeli. Çünkü, su tutmaması, özellikle yaz aylarında Mersin gibi bölgede denizin, kumun ve havuzun bol olduğu bir bölgede çok kullanışlı ve çok dayanıklı ürünler oldu. Kim kullanacaksa yıkasın yıkasın kullansın diyoruz" diye konuştu. Kooperatifleşme ve markalaşma çalışmaları Elde ettikleri ürünler için pazar arayışının sürdüğünü ifade eden Çetin, bu aşamada kooperatif kurmak için kolları sıvadıklarını kaydetti. Çetin, "Öncelikle, planlarımız arasında bu kadar emek vermeye ve üretmeye istekli kadın arkadaşlarımızı profesyonel bir çatı altına toplamak ilk hedefimiz. Bu da eşittir kooperatifleşme. Toroslar’da üretici kadın kooperatifi yok. Buna da bir imza atarak bir ilki gerçekleştirmiş olacağız. Kadının emeğinin profesyonel bir çatının altında toplanmasını ve sağlam zeminler üzerine kurulmuş bir yapıda para kazanmasını sağlayacağız. Bu da markalaşma anlamına gelecek. Hikayeyi kiminle paylaştıysak, ’kimin aklına geldi, nereden çıktı bu olay’ deniyor. Belli ki kimse ayakkabı bağcığı formundaki bir dokuyu dokumamış, dönüştürmemiş, dikmemiş. Bunu biz başardık" dedi. "Sıra dışı bir çalışma, çok güzel şeyler üretiyoruz" Atölyede dokuma yapan kadınlardan Çiğdem Durukan, daha önce hiç böyle bir çalışma yapmadığını belirterek, "Sıra dışı bir çalışma, çok mutluyum şu an. Çok güzel şeyler üretiyoruz arkadaşlarla. Böyle bir fikri duyduğumda önce çok şaşırdım ama çok mutlu oldum. Değişik desenler çıkarınca çok güzel oluyor" ifadelerini kullandı. Küçüklüğünden beri dokuma yaptığını ifade eden Ayşe Kılınç ise, "O zamanlar sofra, savan gibi şeyler çok dokuduk. Ayakkabı bağcığıyla dokuma yapmadım. İlk gördüğümde nasıl bir şey olacağını düşünemiyordum ama dokuduğumda, çantalar dikilmeye başladığında yaptığımız ürünü, emeğimizi görünce daha mutlu oluyorum" şeklinde konuştu. 5 yıldır dokuma yaptığını belirten Sadet Savcı da "Ben ayakkabı bağcığını ilk defa burada gördüm. Normalde savanlar dokuyorduk, sofralar, masa örtüleri, kilim yapıyordum. Buraya geldiğimde ayakkabı bağcıklarıyla karşılaşınca dedik ’olur mu, olmaz mı? Deneyelim’ dedik" diye konuştu.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: "4-6 yaş grubunda değerler eğitimi alan 250 bin kadar çocuğumuz var"
27 Nisan 2025 Pazar - 14:45 Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: "4-6 yaş grubunda değerler eğitimi alan 250 bin kadar çocuğumuz var" Mersin’de konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş," 4-6 yaş Kur´an kurslarımızda değerler eğitimini alan 250 bin kadar çocuğumuz var. Şimdiye kadar 1,5 milyon kadar da mezun verdik. 7-10 gurubunda ise 100 bina yakın öğrencimiz var"dedi. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Mersin’in Erdemli ilçesine geldi. Erbaş, burada yapımı tamamlanarak faaliyete geçen 4-6 yuş Kur´an kursu başta olmak üzere 4 caminin açılışını gerçekleştirdi. İlk olarak Muhammet Mustafa Üzer 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nun açılış törenine katılan Erbaş, kurs binasını gezerek yetkililerden bilgiler aldı. Eğitim gören çocuklarla sohbet edip fotoğraf ektiren Erbaş, ardından da yapımı tamamlanan Koyuncu Cami bahçesine geçti. Burada Koyuncu Camii ile birlikte Tapureli Bozalan Camii, Hacıalanı Dudaklılar Camii ve Limonlu Camii´nin toplu açılışını gerçekleştirdi.Erbaş’a, Vali Atilla Toros ve Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ile diğer protokol üyelerinin eşlik etti. "Yüzde yüz nispetinde bir memnuniyet var" Amaçlarının yarının toplumunu bugünden yetiştirmek olduğunu belirten Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "4-6 yaş Kur´an kurslarımızda değerler eğitimini alan 250 bin kadar çocuğumuz var. 1,5 milyon kadar da mezun verdik şimdiye kadar. 7-10 gurubuna ait çocuklarımızdan da 100 bine yakın öğrencimiz var. Ve memnuniyet son derece yüksek. Yapmış olduğumuz araştırmalarda 4-6 yaş Kur’an kurslarımıza devam eden, hem çocuklarımızdan, hem de velilerden yüzde yüz nispetinde bir memnuniyet var. Bu da bizi mutlu ediyor. Bizi sevindiriyor, azmimizi arttırıyor"diye konuştu. Daha çok sınıf ve kurs açarak milli değerleri öğretmek istediklerini anlatan Erbaş, amaçlarının bu olduğunu sözlerine ekledi.
Mersin’de ihtiyaç duyan kadınlara psikolojik ve sosyal destek veriliyor
27 Nisan 2025 Pazar - 12:06 Mersin’de ihtiyaç duyan kadınlara psikolojik ve sosyal destek veriliyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi bünyesinde hizmet veren Kadın Danışma Merkezleri, çeşitli sebeplerden dolayı ihtiyaç duyan kadınlara destek sunmayı sürdürüyor. Mersin Şehirlerarası Otobüs Terminali (MEŞOT) ve Capital İş Merkezinde yer alan Kadın Danışma Merkezleri şiddet, ötekileştirme ve çeşitli nedenlerle başvuran kadınlar için önemli bir görev üstleniyor. Otogarda açılması nedeniyle Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Otogar Kadın Danışma Merkezinde; yaşadıkları şehirden ayrılmak zorunda kalan kadınlara bilgilendirme ve yönlendirme katkısı sunulurken, ihtiyaç durumlarında ücretsiz olarak bebek bezi ve kadınlar için hijyenik ped desteği sağlanıyor. Şehir merkezinde bulunan Capital İş Merkezinde ise meslek elemanları ve psikologlar aracılığıyla kadınlara psikolojik destek, yönlendirme ve Kadın Sığınma Evine erişim gibi hizmetler sunuluyor. Merkezde bir çocuk oyun odası da yer alıyor. Anneleri terapi alırken, çocuklarda burada psikologlar eşliğinde oyun terapisi görüyor. 2025 yılının ilk 3 ayında Otogar Kadın Danışma Merkezinden 237 kadın, Capital İş Merkezindeki Kadın Danışma Merkezinden ise 264 kadın ve 53 çocuk yararlandı. "Şiddetten kaçan kadınların akıllarına ilk gelen yer genellikle otogarlar oluyor" Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesinde görev yapan Klinik Psikolog Hazal Sena Azgıt Dönmez, Otogar Kadın Danışma Merkezinin hizmetleri hakkında bilgi vererek, "Otogarlar özellikle kadınlar için zaman zaman güvensiz, karmaşık alanlar olabiliyor. Kadın Danışma Merkezimizin otogarın içinde yer alması, kadınlar için burayı daha güvenli hale getiriyor. Herhangi bir şiddet durumundan kaçan kadınların akıllarına ilk gelen yer genellikle otogarlar oluyor. Onları dinlemek, neye ihtiyaçları olduğunu öğrenmek çok önemli. Sığınma Evinde gerekli yönlendirmeler daha net bir şekilde yapılıyor. Adli yardım talebi ya da terapi talebi varsa, bunlar orada da karşılanıyor. 2025’in ilk 3 ayında 237 kadın hizmetimizden yararlandı" dedi. "İhtiyaç duyan tüm kadınlar için buradayız" Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesinde görev yapan Klinik Psikolog Cemre Yağmur ise Capital İş Merkezinde yer alan Kadın Danışma Merkezinde sunulan hizmetleri aktararak, "Kadın Danışma Merkezimiz, kadınların yaşadıkları her türlü haksızlığa karşı başvurabilecekleri güvenli ve destekleyici bir başvuru noktasıdır. Merkezde; meslek elemanları ve psikolog aracılığıyla kadınlara psikolojik destek, yönlendirme, bilgilendirme ve Kadın Sığınma Evine erişim gibi hizmetlerimiz sunulmaktadır. Şiddet, ayrımcılık ya da mağduriyet yaşayan kadınlara haklarını hatırlatmak, yanlarında olmak ve onları güçlendirecek destek modelleri geliştirmek temel amaçlarımız arasında yer alıyor" diye konuştu. Fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel ve siber şiddet ile ısrarlı takipler konusunda da kadınlara destek sağladıklarını kaydeden Yağmur, "Kadın Danışma Merkezimizden yararlanmak isteyen kadınlar bize ’Teksin’ uygulamasından, 0538 682 77 59 numaralı hattan ve sosyal medya hesabımızdan ulaşabilirler. İhtiyaç duyan tüm kadınlar için buradayız" ifadeleri kullandı.