Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Mersin
Tırın çarptığı kadın hayatını kaybetti
18 Nisan 2026 Cumartesi - 21:24:51
Mersin’in Tarsus ilçesinde tırın çarptığı kadın hayatını kaybetti. Kaza, ilçeye bağlı Ferahimşalvuz Mahallesi Şehit Mehmet Şen Bulvarı üzerinde bir market önünde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, 34 yaşındaki Suzan Gök yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada, Z.Ç. yönetimindeki 33 CYC plakalı tır çarptı. Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Gök, ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Tır şoförünün gözaltına alındığı kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 20:42
Taşlarla araçlara saldırdılar: Kavga anları kamerada
Mersin’in Tarsus ilçesinde iki grup arasında çıkan taşlı kavga cep telefonu kamerasına yansıdı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12
Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:45
Mersin’de sağanak sele yol açtı: Yol çöktü, seralar zarar gördü
Mersin’in Silifke ilçesinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle kırsal bölgelerde yaşanan su taşkınları risk oluştururken bir yol çöktü, bazı seralar zarar gördü.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:33
Yaşlı kadının 3 milyon liralısını dolandıran şüpheliler yakalandı
Mersin’in Anamur ilçesinde yaşlı bir kadının 44 yıllık birikimi olan yaklaşık 3 milyon lira değerindeki altın ve dövizi alan dolandırıcılar, şehirden çıkamadan yakalandı. Alınan bilgiye göre, başka bir ilden Anamur’daki yaşlı kadını telefonla arayan ve kendisini emniyet amiri olarak tanıtan şüpheli, mağduru terör örgütüyle ilişkilendirme tehdidiyle korkuttu. Şüpheli, WhatsApp üzerinden mağdur adına düzenlenmiş sahte kimlik görselleri göndererek "Evinize operasyon yapılacak" şeklinde baskı kurarak, ziynet eşyalarını teslim aldı. Olayın ardından Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Yapılan saha ve kamera incelemelerinde, şüphelilerin 63 plakalı beyaz renkli bir araçla ilçeye geldikleri ve olay sonrası aynı araçla ayrıldıkları tespit edildi. Plaka üzerinden yapılan takip sonucu araç Tarsus’ta belirlendi. Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından aracı kullandığı tespit edilen A.G. ile diğer şüpheliler C.A. ve M.A. yakalandı. Şüphelilerle birlikte yaklaşık 3 milyon lira değerindeki altın ve döviz ele geçirildi. Emniyette ifadeleri alınan şüphelilerden C.A. serbest bırakılırken, M.A. ve A.G. nitelikli dolandırıcılık suçundan adliyeye sevk edildi. Tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarılan 2 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Öte yandan Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın şüphelilerin tutuklanması için karara itiraz ettiği öğrenildi. Yetkililer, vatandaşları kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan kişilere kesinlikle itibar etmemeleri ve benzer durumlarda derhal emniyet birimlerine başvurmaları konusunda uyardı.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:31
Tarsus Belediyesinde personele yüzde 32 zam
Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, belediye personeline şubat ayı itibarıyla yüzde 32 zam yapıldığını açıkladı. Yeni maaş düzenlemesiyle en düşük işçi maaşı 47 bin 708 TL’ye yükselirken, belediye envanterine yeni araçların da peşin ödemeyle kazandırılacağı duyuruldu. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, başkanlık binası önünde belediye personeline hitap ederek belediyenin mali yapısından personel haklarına, maaş düzenlemelerinden yeni araç yatırımlarına kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. Kendisini çalışanlardan farklı görmediğini vurgulayarak konuşmasına başlayan Başkan Boltaç, "Sizin efendiniz değilim. Sizinle beraber bu memleketin hizmetkarıyım ve hizmetkar olmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. Çalışanların emeğini ve alın terini gözeten bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Başkan Boltaç, Tarsus’a sunulan her hizmette personelin katkısının farkında olduklarını söyledi. Bu emeğin karşılığını en iyi şekilde vermeyi öncelikleri arasında gördüklerini ifade eden Başkan Boltaç, belediyenin güçlenen yapısıyla hizmet kalitesini daha da ileri taşıyacak adımlar attıklarını belirtti. Göreve geldikleri ilk dönemde mali zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan Başkan Boltaç, "Göreve geldiğimiz ilk dönemde personel maaşlarını ödemekte zorlandığımız günleri hatırlıyoruz. Ancak bütçemizi disipline ettik, imkanlarımızı güçlendirdik ve mali yapımızı daha sağlam bir noktaya taşıdık. Geldiğimiz yeri unutmadan, yönümüzü daima ileriye çeviriyor, Tarsus’u muasır medeniyetler seviyesine taşıma hedefiyle kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullanarak, personel maaşlarının gününde ve eksiksiz yatırıldığını belirtti. Boltaç, TÜİK tarafından yüzde 30,89 olarak açıklanan artış oranının üzerine çıktıklarını belirterek, sendika ile yürütülen toplu iş sözleşmesi kapsamında kadrolu, 696 KHK’lı ve İmar Limited Şirketi çalışanlarına şubat ayı itibarıyla yüzde 32 zam yapıldığını duyurdu. Yapılan düzenlemeyle en düşük KHK’lı işçi maaşı 47 bin 708,20 TL’ye, en yüksek KHK’lı işçi maaşı ise 64 bin 500,14 TL’ye yükseldi. Kadrolu işçilerde ise en düşük maaş 60 bin 840,40 TL, en yüksek maaş 80 bin 882,12 TL oldu. Başkan Boltaç, yapılan düzenlemeyle Tarsus Belediyesi personelinin Mersin’deki ilçe belediyeleri arasında en yüksek maaş seviyesine ulaştığını ifade etti. Artışın bir lütuf olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Başkan Boltaç, "Bu bir lütuf değil. Bu sizin alın terinizdir, ananızın ak sütü gibi helaldir" dedi. Kamu kaynaklarını titizlikle yönetirken çalışanını da koruyan bir belediyecilik anlayışıyla, her yıl bütçe imkanları doğrultusunda çalışanlara verilen desteğin artacağını belirten Boltaç, "Her sene bir öncekinden daha iyi olacak, bu da size sözümüz olsun" ifadelerini kullandı. Mali disiplinle birlikte hizmet kapasitesini artıracak yatırımların da sürdüğünü belirten Başkan Boltaç, belediye envanterine yeni araçlar kazandırılacağını açıkladı. Bu kapsamda 1 greyder, 1 ekskavatör, 3 damperli kamyon, 3 çöp kamyonu, 2 adet 21+1 servis aracı ve 2 traktörün peşin ödemeyle alınacağını duyurdu. Boltaç, "Ekip güçlü, araç ve envanter de güçlü olacak ki sahaya en iyi hizmeti yansıtalım" dedi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:19
Ramazan’ın ilk gününde Mersin’in vazgeçilmez tatlısı kerebiçe yoğun ilgi
Mersin yöresine özgü geleneksel kerebiç tatlısına Ramazan’ın ilk gününde talep arttı. Üreticilerde yoğunluk yaşanırken, hafif ve lezzetli tatlı Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yerini almaya başladı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte tatlıcıların önünde yoğunluk oluşurken, üreticiler artan talebi karşılamak için yoğun mesai yapıyor. Mersin’e özgü geleneksel bir lezzet olan kerebiç, özellikle iftar sofralarında tercih ediliyor. Geçmişte daha çok Ramazan ayında üretilen kerebiç, son yıllarda yılın 12 ayı tezgahlarda yer alsa da Ramazan ayında talep belirgin şekilde artıyor. Halk arasında ‘irmik tatlısı’ olarak da bilinen kerebiç, içi fıstık veya cevizle doldurularak içli köfte şeklinde hazırlanıyor. Fırında pişirildikten sonra çöven otu köklerinden elde edilen kaymağın üzerine dökülmesiyle servis ediliyor. İsteğe göre üzerine tarçın da eklenebiliyor. Yaklaşık bir hafta dayanma süresi bulunan kerebiç için il dışından da siparişler alınırken, talepler kargo yoluyla karşılanıyor. Ramazan sofralarında yeniden yoğun ilgi gören kerebiçin kilo fiyatı ise fıstıklı bin 200 TL, cevizli ise 650 TL’den satışa sunuluyor. "Kerebiç Mersin’in meşhur Ramazan tatlısıdır" Mersin’de yaklaşık 30 yıldır kerebiç satan Yasemin Sekmen, kerebicin Mersin’e özgü bir tatlı olduğunu vurgulayarak, "Kerebiç Mersin’in meşhur Ramazan tatlısıdır. Ramazanlarda daha çok tercih edilen bir tatlıdır. Kerebicin kaymağı çöven bitkisinden yapılıyor. İçerisinde yumurta, süt bulunmamaktadır. İçli köfteye benziyor, içerisinde Antep fıstığı ya da ceviz bulunmaktadır. İkisi bir bütün, kaymakla bir bütün olmaktadır" diye konuştu. "Mersin’in vazgeçilmez tatlısıdır" Ramazan’ın ilk günü olması nedeniyle yoğun bir talep olduğunu belirten Sekmen, "Halkımız kerebiç hafif bir tatlı olduğu için iftarını kerebiç ile açacak. Mersin’in vazgeçilmez ve her sofrada olan bir tatlısıdır" dedi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:09
Ramazanın ilk gününde Mersin’in vazgeçilmez tatlısı kerebiçe yoğun ilgi
Mersin yöresine özgü geleneksel kerebiç tatlısına Ramazan’ın ilk gününde talep arttı. Üreticilerde yoğunluk yaşanırken, hafif ve lezzetli tatlı Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yerini almaya başladı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte tatlıcıların önünde yoğunluk oluşurken, üreticiler artan talebi karşılamak için yoğun mesai yapıyor. Mersin’e özgü geleneksel bir lezzet olan kerebiç, özellikle iftar sofralarında tercih ediliyor. Geçmişte daha çok Ramazan ayında üretilen kerebiç, son yıllarda yılın 12 ayı tezgahlarda yer alsa da Ramazan ayında talep belirgin şekilde artıyor. Halk arasında ‘irmik tatlısı’ olarak da bilinen kerebiç, içi fıstık veya cevizle doldurularak içli köfte şeklinde hazırlanıyor, fırında pişirildikten sonra çöven otu köklerinden elde edilen kaymağın üzerine dökülmesiyle servis ediliyor. İsteğe göre üzerine tarçın da eklenebiliyor. Yaklaşık bir hafta dayanma süresi bulunan kerebiç için il dışından da siparişler alınırken, talepler kargo yoluyla karşılanıyor. Ramazan sofralarında yeniden yoğun ilgi gören kerebiçin kilogram fiyatı ise fıstıklı bin 200 TL, cevizli ise 650 TL’den satışa sunuluyor. "Kerebiç Mersin’in meşhur Ramazan tatlısıdır" Mersin’de yaklaşık 30 yıldır kerebiç satan Yasemin Sekmen, kerebicin Mersin’e özgü bir tatlı olduğunu vurgulayarak, "Kerebiç Mersin’in meşhur Ramazan tatlısıdır. Ramazanlarda daha çok tercih edilen bir tatlıdır. Kerebicin kaymağı çöven bitkisinden yapılıyor. İçerisinde yumurta süt bulunmamaktadır. Kerebiç içli köfteye benziyor, içerisinde Antep fıstığı ya da ceviz bulunmaktadır. İkisi bir bütün, kaymakla bir bütün olmaktadır" diye konuştu. "Mersin’in vazgeçilmez tatlısıdır" Ramazan’ın ilk günü olması nedeniyle yoğun bir talep olduğunu belirten Sekmen, "Halkımız Kerebiç de hafif bir tatlı olduğu için iftarını Kerebiç ile açacak. Mersin’in vazgeçilmez tatlısıdır. Kerebiç her sofrada olan bir tatlı" dedi. (FVZ-HSK
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:45
500 bin sosyal konut projesi kapsamında Mersin’de 8 bin 190 hak sahibi belirlendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen ve ‘yüzyılın konut projesi’ olarak duyurulan 500 bin sosyal konut projesi kapsamında Mersin’de hak sahiplerinin belirlemesi için kura çekilişi gerçekleştirildi. Noter huzurunda yapılan çekilişle 8 bin 190 vatandaş konut sahibi olmaya hak kazandı. Program, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Mersin Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Programa TOKİ Başkan Yardımcısı Osman Direnç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hasan Suver, kent protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. 8 bin 190 konut planlanıyor TOKİ tarafından yürütülen Türkiye Yılı Sosyal Konut Projesi kapsamında Mersin merkezde 5 bin, Aydıncık’ta 40, Erdemli’de 500, Gülnar’da 100, Mut’ta 750, Silifke’de 800 ve Tarsus’ta bin olmak üzere toplam 8 bin 190 konutun yapılması planlanıyor. 10 Kasım-19 Aralık 2025 tarihleri arasında alınan başvurular kapsamında projeye Mersin genelinde toplam 68 bin 103 geçerli başvuru yapıldı. Türkiye genelinde 250 bin konut hedefiyle yürütülen ’İlk Evim Sosyal Konut Projesi’ kapsamında ise Mersin’de 5 bin 100 konut öngörülüyor. Anamur, Silifke, Tarsus, Mut ve Aydıncık’ta bazı projelerin sözleşmeleri yapılırken yapım süreci devam ediyor. TOKİ’nin 100 bin sosyal konut projesi kapsamında Bozön ve Çavak bölgelerinde toplam 2 bin 21 konutun yapımının tamamlandığı, 7 Şubat 2025 tarihinde çekilen kura ile teslim sürecinin başladığı kaydedildi. "Yılda yaklaşık 20-25 bin deprem yaşıyoruz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Türkiye’nin doğal güzellikleriyle eşsiz bir ülke olduğunu ancak deprem ve iklim değişikliği gerçeğiyle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, "Yılda yaklaşık 20-25 bin deprem yaşıyoruz. Bunların büyük bölümünün farkında değiliz. Depremle de bitmiyor, hepimizin malumu bir iklim değişikliğini yaşıyoruz ve bu iklim değişikliği ile birlikte taşkınlar, su baskınları meydana geliyor, kuraklıklar oluyor, aşırı ısıdan dolayı orman yangınlarımız oluyor. Velhasıl, bu güzelliğin paylaşımı için, yaşanması için bir bedeli var. O da dayanıklı yapılar üretmek" diye konuştu. "Hedefimiz, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan bütün aileleri ev sahibi yapmak" Bakan Yardımcısı Suver, Türkiye’de mevcut yapı stokunun önemli bir bölümünün dönüşmesi gerektiğini belirterek, kentsel dönüşüm seferberliğinin bu nedenle başlatıldığını ifade ederek, "Ülkemizin istatistiklerine göre yapı stokunun 5,5 milyondan fazlasının dönüşmesi lazım. Bundan dolayı biz hükumet olarak, bakanlık olarak kentsel dönüşüm seferberliğini başlattık. Bir taraftan bu yürüyor, fakat diğer taraftan yine istatistiki verilere göre ülkemizin bir yarısı kiracı. Yüzde 23 kadarı bir şekilde kira ödemiyor, yüzde 27’si ise kiracı. Cumhurbaşkanımızın talimatlarını gördünüz. Hedefimiz, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan bütün aileleri ev sahibi yapmak" dedi. "Bu millete hizmet etme aşkını ruhumuza kattık" Suver, konuşmasının devamında Çanakkale kahramanı Seyit Onbaşı’yı örnek göstererek, aynı azim ve kararlılıkla çalıştıklarını belirterek, "Hepiniz merhum Seyit Onbaşı’yı duymuşsunuzdur. Çanakkale harbinde 250 kilogramlık mermiyi tek başına alıp namluya sürüyor ve savaşın seyrini belirliyor. İşte biz işimize o ruhu kattık. Bu millete hizmet etme aşkını ruhumuza kattık ve bütün dünyanın hayret ettiği, en gelişmiş ülkelerin bile, ’biz olsak yapamazdık’ dedikleri o büyük olayı biz gerçekleştirdik, 455 bin konut" şeklinde konuştu. "Bugün, 8 bin 190 talihlimiz sevinecek" Bugün yapılacak kura çekimiyle 8 bin 190 vatandaşın ev sahibi olacağını belirten Suver, kurada ismi çıkmayanların ise umutlarını kaybetmemesi gerektiğini söyleyerek, "İnşallah bugün bu çekilişimizi de yapacağız. 8 bin 190 talihlimiz sevinecek. Kurada çıkmayanlar üzülmesin, Cumhurbaşkanımız işaret etti, son aile konut sahibi oluncaya kadar biz bu işe devam edeceğiz. Bu ülkede dünyaya gelen vatandaş kiracı olarak yaşamayacak, mal sahibi olarak yaşayacak" ifadelerini kullandı. "Yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva olacaktır" TOKİ Başkan Yardımcısı Osman Direnç de konuşmasında, Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen 500 bin sosyal konut kampanyasının ikinci aşaması kapsamında hak sahiplerini belirleme kurasını gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Bugün kurayı Akdeniz’in incisi Mersin’de çekiyoruz. Mart ayı içinde bütün şehirlerimizde kuralar tamamlanmış ve 500 bin hak sahibimiz belirlenmiş olacaktır. Bu proje, devletimizin ortaya koyduğu tarihin en kapsamlı sosyal konut projesi olup yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva olacaktır" dedi. "Tek bir vatandaşımız kalmayana kadar TOKİ’nin projeleri devam edecektir" Direnç, kampanyaya Mersin merkez ve ilçelerden toplam 68 bin 103 vatandaşın geçerli başvuru yaptığını belirterek, "Bu başvurulardan konut sayıları şu şekildedir; Mersin merkez 5 bin konut, Tarsus bin konut, Silifke 800 konut, Mut 750 konut, Erdemli 500 konut, Gülnar 100 konut, Aydıncık 40 konut. Noter huzurunda çekilecek kuralar ile toplam 8 bin 190 hak sahibi belirlenecektir. Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız da üzülmesin, ev sahibi olmayan tek bir vatandaşımız kalmayana kadar TOKİ’nin projeleri devam edecektir" şeklinde konuştu. Kura çekiliş programında konuşmaların ardından hak sahipleri noter huzurunda belirlenirken, salonda heyecanlı anlar yaşandı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:06
Mersin’de gençlere dijital farkındalık semineri
Mersin İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, üç farklı okulda öğrenci ve öğretmenlere yönelik siber güvenlik eğitimi düzenledi. Ekipler tarafından Akdeniz Mesleki Eğitim Merkezi, Mezitli Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Hacı Zarife Çelebi Aygar Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerine toplam 680 öğrenci ve 12 öğretmen katıldı. Eğitimlerde siber zorbalık, sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar, güvenli internet kullanımı, dijital bağımlılık, dijital okuryazarlık ve kredi kartı dolandırıcılığı konularında katılımcılara kapsamlı bilgiler verildi. Yetkililer, gençlerin dijital ortamda bilinçli, güvenli ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmelerine yönelik farkındalık çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:17
Akdeniz’de fırtına sonrası belediye ekipleri teyakkuzda
Mersin’in merkez Akdeniz ilçesinde etkili olan fırtınanın ardından belediye ekipleri sahada yoğun çalışma başlattı. Fen İşleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin, olumsuz hava koşullarının başladığı andan itibaren teyakkuz haline geçirildiği bildirildi. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, fırtına nedeniyle uçan çatı parçaları, devrilen ağaçlar ve çevreye savrulan materyaller, iş makineleri ve teknik ekiplerin hızlı müdahalesiyle güvenli şekilde kaldırılıyor. Özellikle ana arterler ve yoğun kullanılan güzergâhlarda öncelikli çalışma yürütülerek ulaşımın aksamaması için gerekli tedbirlerin alındığı ifade edildi. Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin yol güvenliğini tehdit eden unsurları ortadan kaldırdığı, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin ise devrilen ağaçların kaldırılması ve yeşil alanlarda oluşan risklerin giderilmesi için çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi. Açıklamada, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak ve hayatın en kısa sürede normale dönmesini temin etmek amacıyla ekiplerin 7/24 esasına göre sahadaki görevini kesintisiz sürdürdüğü belirtildi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:32
Tarsus’ta yağmur ve fırtına etkili oldu, seralar zarar gördü
Mersin’in Tarsus ilçesinde dün geceden beri devam eden kuvvetli yağış, sabaha karşı etkisini artıran fırtınayla birlikte hayatı olumsuz etkiledi. Olumsuz hava şartları, özellikle tarım alanlarında ve bazı evlerde zarara yol açtı. Tarsus ilçesinde etkili olan fırtına tarım arazilerindeki seralarda naylonları uçurup hasar oluşturdu. İlçe merkezinde ise çeşitli noktalarda maddi zarar meydana geldi. Bağlar Mahallesi’nde bulunan spor kompleksinin telle çevrili alanı şiddetli rüzgara dayanamayarak yıkıldı. Yeşil Mahalle’de iki ağaç kökünden sökülerek devrilirken, fırtınanın etkisiyle bir evin cam balkonu da patladı. Olayların ardından ilgili ekipler bölgede inceleme başlatırken, hasar tespit çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yetkililer, vatandaşları olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:45
Mersin’de MERCEK kurslarıyla turizm sektörüne nitelikli personel yetiştiriliyor
Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki MERCEK Mesleki Eğitim Merkezlerinde açılan ücretsiz ‘Ön Büro, Resepsiyon Elemanı’ kursu ile kursiyerler turizm sektörüne hazırlanıyor, teorik ve uygulamalı eğitim alan katılımcılar, kurs sonunda istihdam süreçlerinde de destek görüyor. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren MERCEK Mesleki Eğitim Merkezleri, istihdama yönelik eğitimlerini sürdürüyor. Bu kapsamda MERCEK’in Hal Şubesinde açılan ücretsiz ‘Ön Büro/Resepsiyon Elemanı’ kursu ile kursiyerlere mesleki donanım kazandırılıyor. Büyükşehir Belediyesi Hal Sosyal Yaşam Merkezinde devam eden ve toplam 13 kursiyerin yararlandığı ön büro kursunda, teorik ve uygulamalı eğitim veriliyor. Özellikle turizm sektöründe yer almak ya da bu alanda donanım sahibi olmak isteyen vatandaşların ilgi gösterdiği kurs, kursiyerlere ön büro hizmetleri konusunda temel bilgi ve beceri kazandırıyor. Eğitim sonunda kursiyerler otel, tatil köyü, butik işletme ve turizm acentelerinde çalışma yeterliliğine sahip oluyor. İstihdam imkanlarını artırılması amacıyla kurs sonunda Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezine de yönlendirilen kursiyerler, böylece iş başvurusu süreçlerinde profesyonel destek de almış oluyorlar. Ücretsiz kurslara katılmak isteyen vatandaşlar, ‘mercek.mersin.bel.tr’ adresi üzerinden Hal Şubesini seçerek, restoran hizmetleri, kat hizmetleri ve ön büro eğitimlerinden birine başvuru yapabiliyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda, vatandaşların mesleki gelişimine katkı sunmaya ve istihdama yönelik projelerini yaygınlaştırmaya devam edecek. "Turizm sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli personel yetiştirmeyi amaçlıyoruz" MERCEK Hal Şubesi Sorumlusu Emrah Ayhan Işık, MERCEK Mesleki Eğitim Merkezlerinde, turizm sektöründe istihdama yönelik ön büro eğitimleri verdiklerini, turizm ve konaklama sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli ve sektör bilgisine sahip personel yetiştirmeyi amaçladıklarını anlatarak, "Özellikle Mersin gibi turizm potansiyeli yüksek bir şehirde, istihdama doğrudan katkı sağlayacak eğitimleri sunmayı öncelikli görüyoruz. Kursiyerlerimizi hem teorik, hem de uygulamalı eğitimlerle sektöre hazırlıyoruz. Bu alanda ön büro kursumuzda şu anda 13 kursiyerimiz bulunuyor. Konaklama sektörü, sürekli personel ihtiyacı duyan dinamik bir alan" dedi. MERCEK olarak amaçlarının yalnızca kurs vermek değil, kursiyerleri istihdama da hazırlamak olduğunu sözlerine ekleyen Işık, "Sektör temsilcileriyle her zaman iş birliği içerisindeyiz. Bu alanda sadece ön büro değil, restoran hizmetleri ve kat hizmetleri alanlarında da eğitimlerimiz bulunuyor. Meslek sahibi olmak isteyen tüm vatandaşlarımızı, Mercek Mesleki Eğitim Merkezlerine davet ediyoruz. Ücretsiz kurslarımız ortalama 2,5 ay sürüyor. Kurs bitiminden sonra da kursiyerlerimizi, istihdam süreçlerini kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla, Kariyer Merkezimize yönlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:40
Mersin’de ücretsiz hasta nakil ambulansı hizmeti 85 bin hastaya ulaştı
Mersin Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz ‘hasta nakil ambulansı’ hizmetiyle, yatağa bağımlı ve oksijen desteği alan hastalar güvenli şekilde hastaneye ve evlerine ulaştırılıyor. 16 ambulans ve 44 personelle yürütülen hizmet kapsamında 2019’dan bu yana 85 bin hastaya destek verildi. Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığının vatandaşlara sunduğu ‘hasta nakil ambulansı’ hizmeti, yatağa bağımlı hastaların ücretsiz olarak hastaneye veya evden eve nakillerini sağlıyor. Halk Sağlığı ve Denetim Şube Müdürlüğü koordinesinde hizmet veren ambulans servisinin merkezde ve ilçelerde verdiği hizmet, hasta ve hasta yakınları tarafından memnuniyetle karşılanıyor. 11’i merkezde ve 5’i ilçelerde olmak üzere toplam 16 hasta nakil ambulansı ile hizmet veren servisin bünyesinde, bir de acil yardım ambulansı bulunuyor. Büyükşehir Belediyesinin 16 hasta nakil ambulansı, merkez ve ilçelerde görev başında Merkezde ve ilçelerde vatandaşların sağlık hizmetleri ve konforu için çalışan hasta nakil ambulans servisi, yapılan planlama ile gün içinde randevularla hareket ediyor. Gerekli ekipmanlar ve uzman sağlık personeli refakatinde gerçekleştirilen nakil hizmetinden, yatağa bağımlı veya oksijen desteği alması gereken vatandaşlar ücretsiz yararlanabiliyor. 44 sağlık personeli ile vatandaşların yanında olan servis, 2019 yılından bu yana 85 bin hastaya hizmet verdi. Merkez ilçeler dışında yaşayan vatandaşlar, planlama ile hareket eden ekiplerin nakil hizmeti için bir gün önceden randevu oluşturabiliyor. Ekipler, hastaların tedavi süreçleri bittikten sonra yine evlerine güvenli bir şekilde naklini sağlıyor. Hizmetten faydalanmak isteyen vatandaşlar, ‘Alo 185’ Teksin Çağrı Merkezinden randevu alabiliyor. "2019 yılından bu yana 85 bin hastaya nakil hizmeti verdik" Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Halk Sağlığı ve Denetim Şube Müdürlüğü Ambulans Servisi Mesul Müdürü Deniz Anahtar, kent genelinde kesintisiz hizmet verdiklerini vurgulayarak, 2019 yılından bu yana 85 bin hastaya ulaştıklarını ifade etti. Hastaların güvenli ulaşımını esas aldıklarını dile getiren Anahtar, "Sürekli oksijen desteği alan veya yatağa tam bağımlı hastalarımızın evden hastaneye, hastaneden de eve nakillerini sağlıklı ve güvenli bir şekilde sağlamaktayız. Vatandaşlarımız ‘Alo 185’ Teksin Çağrı Merkezinden bizlere ulaşım sağlıyor. Hastalarımıza uzman personelimiz ve teknolojik cihazlarla donatılmış ambulanslarımızla hizmet vermekteyiz" dedi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:16
Mersin’de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi
Mersin’in Erdemli ilçesinde etkili olan fırtınada bir ağaç müstakil evin üzerine devrildi. Meteorolojinin uyarı yaptığı Mersin ve ilçelerinde fırtına etkili olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Erdemli ilçesi Esenpınar Mahallesi’nde, yağmurla birlikte ekili olan fırtına nedeniyle bir ağaç müstakil evin üzerine devrildi. Olayda yaralananın olmadığı öğrenildi. Karahıdırlı-İlemin yolu üzerinde de bir elektrik direği fırtınadan yola devrildi. Esenpınar Mahalle Muhtarı Abdurrahman Gölgeli, sabah saatlerinde fırtınanın etkisini arttırdığını belirterek, "Mahallemizde sabah güçlü bir fırtına, güçlü bir hortum etkili oldu. 5-6 ağacımız yıkıldı, göçtü. Çok şükür bir can zayiatımız yok" dedi. Yıkılan ağaçlar belediye ekiplerince kaldırıldı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:57
"Ramazan’da iftar ve sahur için sağlıklı beslenme önerileri"
Ramazan ayında 14-15 saati bulan açlık süresinin metabolizma hızını yavaşlatabileceğini söyleyen Diyetisyen Evin Güney Tayyar, "Uzun süreli açlık sonrası artan insülin yanıtı nedeniyle vücut yağ depolamaya daha yatkın hale gelir. Bu nedenle iftarda ani ve yüksek kalorili yüklenmelerden kaçınılmalıdır" dedi. Ramazan ayında uzun süren açlık sürelerinin metabolizma üzerinde önemli etkileri olduğunu belirten VM Medical Park Mersin Hastanesi’nden Diyetisyen Evin Güney Tayyar, iftar ve sahurda doğru besin tercihleriyle hem sindirim sisteminin korunabileceğini hem de kilo kontrolünün sağlanabileceğini söyledi. Diyetisyen Tayyar, "Ramazan ayında 14-15 saati bulan açlık süresi metabolizma hızını yavaşlatabilir. Uzun süreli açlık sonrası artan insülin yanıtı nedeniyle vücut yağ depolamaya daha yatkın hale gelir. Bu nedenle iftarda ani ve yüksek kalorili yüklenmelerden kaçınılmalıdır" dedi. "İftarda tercih edilmesi gereken besinler" İftara çorba ile başlanmasının sindirimi rahatlattığını vurgulayan Dyt. Tayyar, şu önerilerde bulundu: "İftarda; çorba ile başlanmalı, ardından tam tahıllı ürünler, sebze yemekleri ve yumurta, et, tavuk, balık gibi proteini yüksek besinler tercih edilmelidir. Yoğurt ve salata öğünü dengeleyici etki sağlar." "Uzak durulması gereken gıdalar" Dyt. Tayyar, uzak durulması gereken besinleri şöyle paylaştı: "Kızartmalar ve çok yağlı yiyecekler Kremalı yemekler ve çorbalar Beyaz undan yapılmış ürünler Şerbetli tatlılar Aşırı yağlı hamur işleri Gazlı ve şekerli içecekler Aşırı baharatlı yiyecekler Fazla tuz içeren besinler." Tatlı tüketiminin haftada 1 ile sınırlandırılması gerektiğini belirten Dyt. Tayyar, "Şerbetli tatlılar yerine sütlü ve hafif tatlılar tercih edilmelidir" dedi. İftara nasıl başlanmalı? Uzun süren açlık sonrası hızlı ve büyük porsiyonlarla yemek yemenin hazımsızlık ve şişkinliğe yol açtığını ifade eden Tayyar, ideal sıralamayı şöyle açıkladı: "1-2 bardak su + 1 hurma Çorba 10-15 dakika ara Ana yemek (proteini yüksek besin + sebze) Yoğurt ve salata." Tayyar, tatlı tüketiminin ise haftada 1 kez ve iftardan 1-2 saat sonra yapılması gerektiğini vurguladı. "İftardan sonra dikkat edilmesi gerekenler" İftardan 1-2 saat sonra ara öğün yapılabileceğini belirten Tayyar, ara öğün seçeneklerini şu şekilde sıraladı: "Meyve + yoğurt veya süt 1 porsiyon meyve + yaklaşık 40 gram çiğ, tuzsuz kuruyemiş." Tayyar, günlük su tüketiminin 2-2,5 litre olması ve bu miktarın iftar ile sahur arasına yayılması gerektiğinin altını çizdi. "Tok tutan besinler" Dyt. Tayyar, tok tutan besinleri şu şekilde paylaştı: "Yumurta Et, tavuk, balık gibi protein kaynakları Yoğurt, süt, peynir Kurubaklagiller Tam tahıllı ürünler Ceviz, badem gibi yağlı tohumlar." Dyt. Tayyar, "Protein ve lif içeriği yüksek besinler mide boşalma hızını yavaşlatarak kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağlar ve daha uzun süre tokluk hissi oluşturur" dedi. "Örnek iftar ve sahur menüsü" Tayyar, sözlerine şöyle devam etti: "Örnek iftar: 1-2 bardak su + 1 hurma 1 kepçe çorba 60-90 g et/tavuk/balık 3-4 yemek kaşığı sebze veya bakliyat 1 kase yoğurt Zeytinyağlı salata 1 dilim tam tahıllı ekmek veya 3 kaşık bulgur İftardan 1-2 saat sonra ara öğün: Meyve + yoğurt/süt veya Meyve + 40 g çiğ, tuzsuz kuruyemiş Örnek sahur: 1-2 haşlanmış yumurta veya 1 tatlı kaşığı zeytinyağında hazırlanmış omlet Az tuzlu peynir 2 dilim tam tahıllı ekmek 2 tam ceviz veya 5 badem Domates, salatalık, yeşillik 1 bardak süt veya 1 kase yoğurt." Sahurun atlanmasının açlık süresini 19-20 saate çıkarabileceğini belirten Dyt. Tayyar, bunun kan şekeri düşüklüğüne yol açabileceğini ifade etti. Tayyar; sahurda ağır, tuzlu ve baharatlı yemeklerin susuzluğu artırabileceğini ve sindirim sorunlarına neden olabileceğini söyledi. "Ramazan’da sağlıklı beslenmek için genel öneriler" Tayyar, "Sahur mutlaka yapılmalıdır. Tek öğün beslenilmemelidir. Porsiyon kontrolü sağlanmalıdır. Yemekler yavaş ve iyi çiğnenerek tüketilmelidir. Günlük 2-2,5 litre su içilmelidir. Kızartma yerine ızgara, haşlama ve fırın tercih edilmelidir" dedi. İftardan sonra en az 45 dakika hafif tempolu yürüyüş yapılmasının sindirimi desteklediğini ve kilo kontrolüne katkı sağladığını belirten Tayyar, Ramazan ayında dengeli öğün planlaması, yeterli sıvı alımı ve düzenli fiziksel aktivite ile metabolik dengenin korunabileceğini söyledi. "Ramazan’da sık yapılan beslenme hataları" Dyt. Tayyar, Ramazan’da sık yapılan beslenme hatalarını şöyle sıraladı: "İftarda hızlı ve aşırı yemek Sahuru atlamak Porsiyon kontrolü yapmamak Yetersiz su tüketmek Şerbetli tatlıları sık tüketmek Kremalı, aşırı tuzlu ve baharatlı yemekleri tercih etmek." Dyt. Tayyar, Ramazan ayında doğru beslenme alışkanlıklarıyla hem sağlığın korunabileceğini hem de sağlıklı kilo yönetiminin mümkün olduğunu vurguladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder