Yerel Haberler
Mersin
19 Nisan 2026 Pazar - 11:16 Çocuk Kampüsü kısa sürede yoğun talep gördü Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in kente kazandırdığı projeler arasında yer alan Huzurkent Çocuk Kampüsü, açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gördü. Lojistik Merkezi içerisinde hizmet veren kampüs, günlük 500 kişilik kapasitesiyle 3 ayda 4 bin 76 çocuğa ulaştı. Toroslar, Mezitli ve Silifke’nin ardından 4’üncü çocuk kampüsü olarak hizmete giren merkezde, çocukların sosyal, bilişsel, duyusal ve motor becerilerini geliştirmeye yönelik 9 farklı atölye bulunuyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren kampüste; anne-çocuk katılımlı oyun atölyesinden masal dramaya, doğa ve resim hobiden dans ve müzik ritim çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede eğitimler veriliyor. Ayrıca akıl zeka oyunları, tasarım ve robotik kodlama ile mutfak atölyeleri de çocuklara farklı alanlarda deneyim kazandırıyor. Her biri 6 hafta süren atölye programlarında çocuklar, süreç sonunda farklı atölyelere geçiş yapabiliyor veya aynı atölyede devam edebiliyor. "3 ayda 4 binin üzerinde çocuğa ulaştık" Huzurkent Çocuk Kampüsü Birim Sorumlusu Rehber Öğretmen Çilem Özkan, kampüsün 21 Ocak 2026 itibarıyla hizmete başladığını belirterek, "3 aydır aktif olarak hizmet veriyoruz. Günlük 500 kişilik kapasitemiz var. Açıldığımız günden bu yana 4 bin 76 çocuğa ulaştık" dedi. Kampüste tamamen çocuk odaklı çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Özkan, ailelerin de bu süreçte sosyalleşme imkanı bulduğunu kaydetti. Veliler ve çocuklar memnun Çocuklarını kampüse getiren velilerden Leyla Keskin, kampüsün bölge için önemli bir ihtiyaç olduğunu belirterek, "Burası bizim için bulunmaz bir yer oldu. Çocuklarımız gelişiyor, bizler de sosyalleşiyoruz" diye konuştu. Hatun Özkan ise çocuklarının müzik ve akıl zeka atölyelerine katıldığını belirterek, "İmkansızlıktan başka yerlere gönderemiyorduk. Burası bizim için büyük bir fırsat" ifadelerini kullandı. Çocuklar eğlenerek öğreniyor Kampüse katılan çocuklar da etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Atölyelerde yeni arkadaşlıklar kurduklarını ve farklı aktivitelerle kendilerini geliştirdiklerini belirten çocuklar, kampüsün açılmasının kendileri için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Huzurkent Çocuk Kampüsü, hem çocukların çok yönlü gelişimine katkı sunması hem de ailelere sosyal bir alan oluşturmasıyla bölgeye canlılık kazandırmaya devam ediyor.
19 Nisan 2026 Pazar - 11:00 MERCEK kurslarıyla aile işletmesi yeniden doğdu Mersin Büyükşehir Belediyesinin istihdamı artırmak ve mesleki gelişimi desteklemek amacıyla hayata geçirdiği MERCEK Mesleki Eğitim Merkezleri, hem bireylere yeni iş kapıları açıyor hem de mevcut işletmelerin gelişimine katkı sunuyor. 18 yaş üstü herkese açık olan ve ücretsiz eğitim imkanı sağlayan kurslar, özellikle kadınlar ve gençler tarafından yoğun ilgi görüyor. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren merkezlerde; meslek edinmek, mesleğini geliştirmek ya da değiştirmek isteyen vatandaşlara geniş bir alanda eğitim veriliyor. Kursiyerler yalnızca eğitim sürecinde değil, sonrasında da desteklenerek iş hayatına daha güçlü hazırlanıyor. İşletmelere profesyonel dokunuş MERCEK kurslarından faydalanan Özlem Bolat da aldığı eğitimlerle aile işletmesini geliştiren girişimcilerden biri oldu. Gastronomi alanında kadayıflı tatlılar yapımı, pizza, Türk mutfağı, aşçı çırağı, yaş pasta yapımı ve geleneksel hamur ürünleri kurslarına katılan Bolat, daha önce sınırlı ürün yelpazesi olan kafelerinde menüyü zenginleştirdi. Sadece tantuni ve atom satışı yapılan işletmeye yeni tatlılar ve ev yemekleri ekleyen Bolat, hem müşteri çeşitliliğini artırdı hem de işletmenin ekonomik yapısını güçlendirdi. Kurslarda verilen hijyen, iş sağlığı ve güvenliği ile maliyet hesaplama gibi dersler de işletmenin sürdürülebilirliğine katkı sağladı. "Herkesi kurslarımıza bekliyoruz" MERCEK Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezleri Koordinatörü Gül Kadem Maya, kursların hem teorik hem uygulamalı olarak verildiğini belirterek, "Gastronomi alanında verdiğimiz eğitimlerde hijyenden maliyet hesabına, sunum tekniklerinden iş güvenliğine kadar kapsamlı bir içerik sunuyoruz. Kursiyerlerimizin gelişimini görmek bizleri mutlu ediyor" dedi. Kursiyerlerin kendi işletmelerine kattığı yeniliklere de değinen Maya, "Kursiyerimiz ürün çeşitliliğini artırarak işletmesini geliştirdi. Bu tür başarı hikayeleri bizim için çok kıymetli. Meslek edinmek ya da kendini geliştirmek isteyen herkesi ücretsiz kurslarımıza bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Kendimi geliştirdim, işletmemiz büyüdü" Aldığı eğitimlerle işletmesine yeni bir yön veren Özlem Bolat ise MERCEK kurslarının kendisine önemli katkılar sağladığını belirterek, "Daha önce bilmediğim birçok ürünü öğrendim. Bu ürünleri işletmemize kazandırdım. Kurslara devam ederek kendimi daha da geliştirmek istiyorum. Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz kurslarından çok memnunum, herkese tavsiye ederim" diye konuştu.
Mersin’de sağlıksız ürün satan kantine ceza
10 Şubat 2026 Salı - 13:28 Mersin’de sağlıksız ürün satan kantine ceza Mersin’in merkez Akdeniz ilçesinde, okul kantinlerine yönelik denetimlerini sürdüren zabıta ekipleri, sağlıksız ürün sattığı tespit edilen bir kantin işletmecisine idari para cezası uyguladı. Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelindeki okullarda bulunan kantinlere yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. İkinci eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte sıklaştırılan denetimlerde, öğrencilerin sağlığını tehdit edebilecek unsurlar titizlikle inceleniyor. Ekipler tarafından gerçekleştirilen kontrollerde; menşei belli olmayan, merdiven altı üretim olarak tabir edilen, son kullanma tarihi geçmiş ya da bozulmuş ürünlerin satışa sunulup sunulmadığı denetlendi. Ayrıca kantinlerin genel hijyen durumu, gıda muhafaza şartları ve çalışan personelin temizlik kurallarına uyumu da kontrol edildi. Denetimler sırasında, öğrenci sağlığını tehdit edebilecek nitelikte ürünlerin satışını yaptığı belirlenen bir kantin işletmecisine idari para cezası kesildi. Ruhsatı bulunmadığı tespit edilen bir kantin işletmesine ise eksikliklerini gidermesi için yasal süre tanındı. Denetimlerle ilgili açıklama yapan Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürü Ufuk Sivaslıoğlu, çocukların sağlığının öncelikleri olduğunu belirterek, "Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın sağlığı bizim kırmızı çizgimizdir. Okul kantinlerinde satılan her ürün, hijyenik ve mevzuata uygun olmak zorundadır. Uyarılarımıza rağmen sağlıksız ürün satışına devam eden ya da eksiklerini gidermeyen işletmelere bir sonraki denetimlerde yasa gereği cezai işlem uygulanacaktır" dedi. Sivaslıoğlu, belediye yönetiminin talimatları doğrultusunda öğrencilerin ve velilerin güvenle alışveriş yapabilmesi için denetimlerin düzenli olarak sürdürüleceğini kaydetti.
Mersin Roman Yarışması’nda kazanan ‘Halep Yolu’ oldu
10 Şubat 2026 Salı - 11:22 Mersin Roman Yarışması’nda kazanan ‘Halep Yolu’ oldu Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Mersin Roman Yarışması Ödül Töreni, edebiyatseverleri bir araya getirdi. Yarışmayı, ‘Halep Yolu’ adlı romanıyla Aydoğan Coşkun kazanırken, törende edebiyatın toplumsal hafızaya katkısı ve yeni yazarların desteklenmesinin önemi vurgulandı. Mersin Büyükşehir Belediyesinin, Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) Edebiyat Kurulu öncülüğünde bu yıl 5.’sini düzenlediği ‘Mersin Roman Yarışması Ödül Töreni’, edebiyatseverleri bir araya getirdi. Ödül töreni kapsamında yazarlar Barış İnce ve Turan Ali Çağlar ile gerçekleştirilen söyleşi, katılımcıların sorularıyla devam etti. Edebiyat üzerine keyifli paylaşımların yapıldığı söyleşinin ardından, ‘Halep Yolu’ adlı romanıyla bu yıl yarışmayı kazanan Aydoğan Coşkun’a teşekkür belgesi ve ödülü, protokol üyeleri tarafından takdim edildi. "Mersin Roman Ödülleri, nitelikli edebiyatın üretimini destekleyen güçlü bir platforma dönüştü" Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak kentin kültür ve sanatla kurduğu bağı daha da güçlendirmeyi önemsediklerini kaydeden Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Tüba Kaya Sanal, "MEDEKA Edebiyat Kurulu öncülüğünde gerçekleştirilen Mersin Roman Ödülleri yalnızca bir yarışma değil, nitelikli edebiyatın üretimini destekleyen, yeni kalemleri cesaretlendiren ve kültürel birikimimize kalıcı katkı sunan güçlü bir platforma dönüşmüştür. Edebiyatın bireysel anlamda olmanın ötesinde, toplumsal hafızayı da güçlendiren bir değer olduğunu düşünüyoruz" dedi. Bu yıl yarışmaya 140 eserle rekor başvuru olduğunu belirten Sanal, "Kimlik bilgilerinden bağımsız, yalnızca edebi niteliği esas alan yaklaşımımız, şeffaflığı ve liyakatı önceleyen yaklaşımımızın da önemli bir göstergesi oldu. Değerlendirme sürecinde emek veren ön seçici kurulumuza ve seçici kurulumuza yürekten teşekkür ediyoruz. ‘Halep Yolu’ adlı eseriyle Mersin Roman Ödülünün bu yılki sahibi olan Aydoğan Coşkun’u da tebrik ediyor, eserinin çok sayıda okuyucuyla buluşmasını diliyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak şehri, romanla, şiirle, sinemayla, müzikle, tiyatroyla ve sanatın bütün disiplinleriyle buluşturmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Başkan Seçer: "O yol, Mersin için çok uygun bir yol değil artık"
10 Şubat 2026 Salı - 10:32 Başkan Seçer: "O yol, Mersin için çok uygun bir yol değil artık" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Akdeniz ilçesi Çilek Mahallesi’nden geçen D-400 Karayolunun Bekirde Kavşağında 2 Şubat akşamı meydana gelen kazada 3 gencin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, "Mersin için çok uygun bir yol değil artık. Ne görüntüsü ne güvenliği itibariyle" dedi. Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 2026 Yılı Şubat Ayı 1. Birleşimi, Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında yapıldı. Toplantıda gündem maddeleri görüşülürken, Başkan Seçer özellikle ölümlü kazaların yaşandığı D-400 Karayoluna ilişkin açıklamalarda bulundu. Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salonda gerçekleştirilen toplantıda, birimlerden gelen 16, komisyonlara havale edilen 10 ve gündem dışı 1 olmak üzere toplam 27 madde görüşüldü. "Deprem yaralarını el birliğiyle saracağız" Gündem dışı konuşmalar bölümünde söz alan Başkan Seçer, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Geçtiğimiz hafta deprem bölgesinde incelemelerde bulunduğunu belirten Seçer, Mersin’in felaket sonrası önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti. Deprem sonrası kente 400 binden fazla vatandaşın geldiğini hatırlatan Seçer, belediyeler ve kamu kurumlarının iş birliğiyle bu sürecin yönetildiğini söyledi. Deprem bölgesinde yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve altyapı yatırımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Seçer, ekonomik hayatın canlandırılmasının da büyük önem taşıdığını kaydetti. "İnsanların doğduğu yerde doyması en büyük arzumuz" Hafta sonu gerçekleştirilen 4. Nergis Şenliğine de değinen Seçer, etkinliğe yaklaşık 30 bin kişinin katıldığını belirterek, kırsal kalkınma çalışmalarına önem verdiklerini söyledi. Pirömerli ve çevresindeki mahallelerde nergis üretiminin ev ekonomisine ciddi katkı sunduğunu ifade eden Seçer, "Bizim arzumuz insanların doğduğu yerde doyması" diye konuştu. D-400 açıklaması: "Mesele siyaset değil, can kaybı" Akdeniz ilçesinde D-400 Karayolunda meydana gelen ve 3 gencin hayatını kaybettiği kazaya değinen Seçer, yaşanan olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. D-400’ün Büyükşehir Belediyesi sorumluluk alanında olmadığını hatırlatan Seçer, buna rağmen yolun sorunlarını her platformda dile getirdiklerini söyledi. Yolun Mersin için artık uygun olmadığını belirten Seçer, Çeşmeli-Taşucu Otoyolu projesi ve mevcut yolun revizyonunun gündemde olduğunu, acele kamulaştırma kararının Resmi Gazetede yayımlandığını ve ihale sürecinin başlatıldığını ifade etti. "Sel sonrası kurumlarla koordinasyon içinde çalıştık" Kentte etkili olan kuvvetli yağışlara da değinen Seçer, altyapı yatırımları sayesinde ciddi bir tahribat yaşanmadığını söyledi. Sel ve taşkınlarda kurumlarla koordinasyon içinde çalışıldığını belirten Seçer, tüm kurumların sahada birlikte hareket ettiğini kaydetti. MESKİ’ye 500 milyon TL borçlanma yetkisi Toplantıda, MESKİ Genel Müdürlüğünün yatırım programları kapsamında İller Bankası A.Ş.’den 500 milyon TL gayri nakdi kredi kullanmasına ilişkin madde oy birliğiyle kabul edildi. Borçlanmanın bütçeye oranla yüksek olmadığını ifade eden Seçer, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in, Mersin Büyükşehir Belediyesinin kredi notu görünümünü pozitife yükselttiğini hatırlatarak, belediyenin finansal kredibilitesinin güçlü olduğunu söyledi. Toplantı, gündem maddelerinin oylanmasının ardından sona erdi.
Akdeniz Belediyesi seralarda bitki üretimini arttırdı
10 Şubat 2026 Salı - 10:05 Akdeniz Belediyesi seralarda bitki üretimini arttırdı Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, ilçedeki park ve yeşil alanların daha estetik, sürdürülebilir ve ekonomik şekilde düzenlenmesi amacıyla fidanlık alanında kurduğu seralarda bitki üretim ve çoğaltma çalışmalarını yoğunlaştırdı. Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, peyzaj düzenlemelerinde kullanılacak birçok süs bitkisi belediyenin kendi imkanlarıyla üretiliyor. Çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulunan Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, yeşil alanlarda üretimi önceleyen bir model uyguladıklarını belirterek, ilçedeki park, refüj ve sosyal alanlarda kullanılan süs bitkilerinin büyük bölümünün artık belediyenin kendi seralarında üretildiğini söyledi. Şener, bu sayede hem maliyetlerin düşürüldüğünü hem de sürdürülebilir bir üretim modelinin hayata geçirildiğini ifade etti. Belediyenin kendi üretimi olan bitkilerle çevreci ve ekonomik bir model oluşturduğunu vurgulayan Şener, seralarda gerçekleştirilen üretim sayesinde dışarıdan bitki alım maliyetlerinin önemli ölçüde azaltıldığını, önümüzdeki süreçte bitki çeşitliliğini artırarak ilçenin dört bir yanında daha yeşil ve estetik alanlar oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti. Fidanlık alanında kurulu modern seralarda özellikle gül ve şeflera türlerinde çelikle çoğaltma çalışmaları sürdürülüyor. Belediyeye ait anaç bitkilerden alınan sağlıklı çelikler, üretim sürecinin ilk aşaması olarak seralara taşınıyor. Bitkilerin köklenme başarısını artırmak amacıyla sıcaklık, nem ve ışık dengesi kontrol altında tutulan özel üretim alanları kullanılıyor. Üretim sürecinde çelikler uygun uzunluklarda hazırlanarak hastalıklara karşı kontrol ediliyor. Ardından torf, perlit ve organik materyallerden oluşan özel toprak karışımıyla hazırlanan tavalara dikiliyor. Yaklaşık 3 ila 5 hafta süren köklenme sürecinde sera içi sıcaklık 20-25 derece, nem oranı ise yüzde 70-80 seviyelerinde tutuluyor. Köklenmesini tamamlayan bitkiler ikinci aşamada şaşırtma seralarına alınıyor. Saksılanarak gelişimlerini sürdüren bitkiler, 4 ila 6 haftalık adaptasyon sürecinin ardından dış ortam koşullarına dayanıklı hale getirilerek park ve yeşil alanlarda kullanılmaya hazır hale getiriliyor.
Adana Müze Kompleksi, Akdeniz Diyabet Akademisi’ne ev sahipliği yaptı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:22 Adana Müze Kompleksi, Akdeniz Diyabet Akademisi’ne ev sahipliği yaptı Akdeniz Diyabet Akademisi 7. Toplantısı Adana Müze Kompleksi’nde gerçekleştirildi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Türkiye Diyabet Vakfı koordinesinde ve birçok sağlık kuruluşlarının işbirliğiyle düzenlenen Akdeniz Diyabet Akademisi 7. Toplantısı, Türkiye ve Orta Doğu’nun en büyük müze kompleksi olan Adana Müze Kompleksi’nde gerçekleştirildi. Toplantının, Adana’nın sağlık turizmi alanındaki vizyonunu ve kültürle entegre edilen özgün organizasyon anlayışını güçlü biçimde ortaya koyduğu ifade edildi. ’Diyabet Tarihle Buluşuyor’ temasıyla hayata geçirilen etkinliğin sağlık, bilim, kültür ve turizmi aynı çatı altında buluşturarak sağlık turizminin çok boyutlu yapısına örnek teşkil ettiği kaydedildi. Aynı gün eş zamanlı olarak 24. GAPDİAB (Güneydoğu Anadolu Diyabet Destek Projesi) ve Adana TEKNODİAB (Teknoloji ve Diyabet) toplantılarının da düzenlenmesiyle Adana, diyabet alanında bölgesel ölçekte önemli bir bilimsel merkez haline geldiği aktarıldı. Toplantılarda diyabet ve diyabet teknolojileri alanındaki en güncel bilimsel gelişmeler, yenilikçi tedavi yaklaşımları ve klinik uygulamalar ele alındı. Endokrinoloji uzmanları, iç hastalıkları uzmanları ve aile hekimlerinin yoğun ilgi gösterdiği organizasyon, 400’ün üzerinde hekimin katılımıyla bölgenin en büyük ve en prestijli diyabet toplantılarından biri olma özelliğini pekiştirdi. "Müzeler, akademik üretime ve tematik turizme ev sahipliği yapıyor" Toplantı, Adana İl Kültür ve Turizm Müdürü Emre Duru ile Akdeniz Diyabet Akademisi Başkanı ve Türkiye Diyabet Vakfı Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Prof. Dr. Okan Bakıner’in açılış konuşmalarıyla başladı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Emre Duru, Adana’nın yalnızca tarih ve kültür kenti değil, aynı zamanda sağlık turizmi açısından güçlü ve yükselen bir destinasyon olduğunu vurguladı. Duru, "Müzeler, klasik sergileme alanlarının ötesine geçerek bilimsel toplantılara, akademik üretime ve tematik turizme ev sahipliği yapıyor. Bu, bizim için çok değerli" dedi. Toplantının planlama ve içerik sürecine İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Halil Nacar’ın sağlık turizmine yönelik vizyonu ve katkıları da önemli destek sağladı. Diyabet gibi kronik hastalıklar alanında düzenlenen bu nitelikli bilimsel toplantıların, Adana’nın sağlık turizmi hedeflerine doğrudan katkı sunduğu ifade edilerek Nacar’a teşekkür edildi. Toplantıya ev sahipliği yapan Adana Müze Kompleksi, Türkiye ve Ortadoğu’nun en büyük müze kompleksi olma özelliğini taşırken, koleksiyon çeşitliliğiyle bölgenin en zengin müze yapıları arasında yer aldığı vurgulandı. Tescilli endüstriyel mirasın kamu eliyle müzeye dönüştürüldüğü en büyük yapı olma niteliğini taşıyan kompleksin, çevre dostu ve yeşil bina olarak tasarlanan Türkiye’nin tek kamu müzesi olmasının yanı sıra, açık ve kapalı alanlarıyla ülkenin en geniş etkinlik alanına sahip müze kompleksi olarak dikkat çektiği de ifade edildi. Toplantı kapsamında ayrıca sanat tarihi, tıp tarihi ve sağlık turizmi başlıkları da öne çıktı. Antik dönemlerden günümüze hastalık algısı ve tedavi yaklaşımları müze koleksiyonları ve arkeolojik veriler eşliğinde ele alındı. Bu yönüyle etkinlik, bilimsel içeriği kültürel mirasla buluşturan örnek bir sağlık turizmi organizasyonu olarak değerlendirildi.
MTSO Yeşil Ödülleri için başvurular başladı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:21 MTSO Yeşil Ödülleri için başvurular başladı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), sürdürülebilir ekonomi, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliğine uyum konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği ’I. Yeşil Ödülleri’ için başvuruları başlattı. Yarışmaya başvurular 15 Nisan 2026 tarihine kadar yapılabilecek. MTSO tarafından düzenlenen ve çevresel sürdürülebilirliği iş dünyasının merkezine taşımayı hedefleyen I. Yeşil Ödülleri, Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ile Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut’un katıldığı lansman toplantısıyla basın mensuplarına tanıtıldı. Kaynak verimliliğini esas alan üretim ve hizmet modellerinin teşvik edilmesi, iyi uygulamaların görünür kılınması ve sürdürülebilir ekonomi anlayışının yaygınlaştırılmasını amaçlayan yarışma; Yeşil Lider, Yeşil Yapı, Yeşil Sanayi, Yeşil Lojistik ve Taşımacılık, Yeşil Turizm ile Yeşil Tarım olmak üzere 6 kategoride düzenlenecek. Yeşil Lider kategorisine Türkiye genelinden bireysel başvurular alınırken, diğer kategorilere yalnızca Mersin’de faaliyet gösteren MTSO üyesi firmalar başvurabilecek. Bu kapsamıyla yarışma, Türkiye’de bu ölçekte ilk kez düzenlenen organizasyon olma özelliği taşıyor. 15 Nisan’a kadar yapılacak başvuruların değerlendirme süreci 15 Mayıs 2026’da tamamlanacak. Ödüller ise Haziran 2026’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Başvurular, ’www.mtsoyesildonusum.com’ adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in dış ticaret kenti olduğuna dikkat çekerek, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında firmaların karbon ayak izi ve karbon vergisine yönelik hazırlık yapmasının kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Türkiye ihracatında Mersin’in 7’nci sırada yer aldığını belirten Çakır, "Uluslararası pazarlara entegre bir kentiz. Bu gücümüzü koruyabilmemiz için firmalarımızın yeşil dönüşüme hızla uyum sağlaması gerekiyor. Geçen yıldan bu yana bu alanda yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Yeşil Ödülleri ile bu farkındalığı daha geniş bir alana yaymayı hedefliyoruz" dedi. İklim değişikliği konusunda yıllar önce farkındalık çalışmaları başlattıklarını hatırlatan Çakır, artık önlem aşamasının geride kaldığını vurgulayarak, "Önlem alınsa bile durdurulamayan bir süreçle karşı karşıyayız. Artık dönüşüm sürecindeyiz. Asıl mesele, iklim değişikliğine nasıl uyum sağlayacağımızdır" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ve özellikle Mersin’in içinde bulunduğu Akdeniz Havzasının, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını belirten Çakır, tarım, turizm ve sanayinin bu süreçten doğrudan etkileneceğini kaydetti. Küresel rekabete de değinen Çakır, Hindistan’ın önümüzdeki dönemde dünya ticaretinde önemli bir aktör olacağına işaret ederek, "İş gücü maliyetleri ve hammadde açısından rekabet etmemiz mümkün değil. Ancak Hindistan’ın en önemli açığı yeşil ve dijital dönüşümü tamamlayamamış olmasıdır. Biz bu dönüşümü ne kadar hızlı sağlarsak, rekabette o kadar öne çıkarız" diye konuştu. Yeşil dönüşümün yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Çakır, "Bu dönüşümü sağlayamazsak Kapıkule’den tırlarımız geçemez, rekabetçi olamayız. Türkiye’nin kurtuluşu ihracattadır. İhracatı sürdürülebilir kılmanın yolu yeşil dönüşümden geçiyor" ifadelerini kullandı.