Yerel Haberler
Mersin
23 Nisan 2026 Perşembe - 16:02 Vali Toros: "Mersin’in huzurunu bozmak isteyenlere geçit yok" Mersin Valisi Atilla Toros başkanlığında Genişletilmiş İl Güvenlik ve Asayiş Toplantısı gerçekleştirildi. Valilik koordinasyonunda düzenlenen toplantıya İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı ile 13 ilçenin İlçe Jandarma Komutanları ve İlçe Emniyet Müdürleri ile amirleri katıldı. Toplantıda, il genelinde asayiş ve güvenlik alanında yürütülen çalışmalar, uygulanan tedbirler ve suçla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ayrıca önümüzdeki döneme ilişkin planlamalar ile Mersin’de huzur ve güven ortamının korunmasına yönelik yapılacak çalışmalar ele alındı. Toplantıda konuşan Vali Atilla Toros, Mersin’in huzur ve güvenliğini sağlamak için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Toros, "İlimizin huzuruna kasteden hiçbir yapıya bugüne kadar fırsat vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Hukukun üstünlüğünü esas alan, suçu oluşmadan önlemeyi hedefleyen ve toplumsal huzuru kalıcı kılmaya odaklanan anlayışımızla çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz" dedi. Güvenlik güçlerinin özverili çalışmalarına da değinen Toros, emniyet, jandarma ve sahil güvenlik birimleri başta olmak üzere tüm kurumların koordinasyon içinde görev yaptığını ifade ederek, "Bu süreçte büyük bir fedakarlık ve üstün görev bilinciyle çalışan tüm güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum. Onların azmi ve kararlılığı, Mersin’imizin huzurunun en güçlü teminatıdır" diye konuştu.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:20 Irmakta ölü bulunan yeni evli genç toprağa verildi: Aileden şüpheli ölüm iddiası Mersin’in Tarsus ilçesinde ırmakta ölü bulunan 33 yaşındaki Mehmet Muslukal, düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Ailesi, Muslukal’ın ölümünün şüpheli olduğunu öne sürerek olayın aydınlatılmasını istedi. Olay, Tarsus ilçesine bağlı Kemalpaşa Mahallesi sınırlarından geçen Berdan Irmağında meydana geldi. Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, ırmakta hareketsiz halde bulunan bir kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Cenaze, otopsi ve kimlik tespiti için morga kaldırıldı. Yapılan incelemelerde hayatını kaybeden kişinin Tarsus Belediyesinde temizlik personeli olarak çalışan Mehmet Muslukal olduğu tespit edildi. Geçtiğimiz pazar günü evlendiği öğrenilen Muslukal’ın cenazesi, işlemlerin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edildi. Tarsus Şehir Mezarlığında kılınan cenaze namazının ardından Muslukal, mesai arkadaşları ve yakınlarının katıldığı törenle defnedildi. Cenazede, yeni evli olduğu eşinin ve eşinin yakınlarının bulunmaması dikkat çekti. Cenaze sırasında gözyaşlarına hakim olamayan kardeşi Miyeser Çiftçi, olayın intihar olmadığını iddia ederek, "Kardeşim intihar edecek biri değildi, buna zorla yaptıran birileri var demek ki. Karısı da vardır ortada, kardeşimi dövüyorlardır. Parasını da yiyorlardır. Şikayetçiyiz sonuna kadar gideceğiz. Kanı yerde kalmayacak. Tefecilere düşürmüşler çocuğu, bir sürü borcu var. Her yerden borç yaptırmışlar, bu çocuk böyle bir şey yapmazdı. İşinden gücünden etmeye kalktılar. Bizi mahvettiler. Her gün dayak yiyormuş, evden dayak yiyerek çıkmış. Kızlarını göstermek için devamlı kardeşimden para istiyorlardı. Her ayın 15’inde kardeşimi çağırırlardı, maaşını alırlardı. Bu çocuk borçlarını ödeyemiyordu" dedi. Eniştesi Adem Çiftçi ise Muslukal’ın yüzme bilmediğini belirterek, "Sudan korkar. Benle denize gittiğinde yanımdan ayrılmazdı. Bu gencecik çocuk kendini atmaz. Ayakkabısını çıkarmış, ceketini çıkarmış, yani onu yapacak adam değil. 3 günlük evli" ifadesini kullandı. Mehmet Muslukal’ı kendisinin büyüttüğünü söyleyen halası Güzide Muslukal, bunun şüpheli bir ölüm olduğunu, sonuna kadar mücadelesini vereceklerini, adalet peşinde oldukları söyledi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Mersin’de dronla gübreleme ve ilaçlama çiftçinin zayiatını sıfıra indirdi, zamandan tasarruf sağladı
09 Ocak 2026 Cuma - 09:24 Mersin’de dronla gübreleme ve ilaçlama çiftçinin zayiatını sıfıra indirdi, zamandan tasarruf sağladı Türkiye’nin tarımda önemli üretim merkezlerinden Mersin’de dronla yapılan gübreleme ve ilaçlama çalışmaları çiftçinin hem maliyetini düşürmeye, hem de ürün zayiatını sıfıra indirerek önemli bir katkı sağlamaya başladı. Çukurova’nın bereketli topraklarında ekilen ürünler, son yıllarda dron teknolojisiyle ilaçlanıp gübrelenmeye başladı. Bu sayede tarlaya işçi girmeden yapılan uygulamalar, yeni ekilen veya boy atma aşamasında olan ürünlerin ezilmesini önleyerek verimliliğin de artmasını sağladı. Adana’dan Mersin’e kadar bir çok tarlada dronla ilaçlama ve gübreleme uygulamaları gerçekleştirilirken, hem zaman hem üründen kazançlı olan üreticiler durumdan memnun olduklarını ifade etti. Bu çerçevede Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunan 200 dönümlük pırasa tarlasında dronla gübreleme çalışması gerçekleştirildi. 50 kilo taşıma kapasiteli dronlara yüklenen gübreler, kısa sürede ve dengeli şekilde araziye uygulandı. 2 işçinin 3-4 saatte yapabileceği işi yarım saatte yapan dronun dönüm başına üreticiye ise yaklaşık 120 TL civarında maliyeti olduğu öğrenildi. "Dron bizim için iyi" İnsan gücüyle gübrelemenin zor ve riskli olduğunu belirten üreticilerden Cahit Çiçek dron kullanımının büyük avantaj sağladığını söyledi. Çiçek, "İnsan gücü yerine dronla gübre atmak daha iyi. Dron olmasa gübreyi bu şekilde dengeli atamayız. Kaç kilo dersek ona göre ayar yapılıp, atlıyor. Dron bizim için maddi olarak da iyi, malımız ezilmiyor, düzgün bir şekilde gübre atılıyor. İşçi içine giremez, girse malı bozar" dedi. İşçinin 3 saatte yapacağı işi dron sıfır zayiatla 30 dakika yapıyor Dron pilotu Serkan Balaban ise yaklaşık 4 yıldır çiftçilere dronla ilaçlama ve gübreleme hizmeti verdiğini anlattı. Balaban, "İlaçlamada zaman tasarruf yanı sıra maddi açıdan çok ciddi tasarruf oluyor. En önemlisi ürünlerin ezilmemesi. Şimdi biz maddi boyutuna girdiğimiz zaman ürün zayiatında hiçbir zaman bahsetmiyoruz. Ama en büyük maliyet oluşumu ürün zayiatında çıkar. Fiyat farkı bir, ikincisi süre. Kısaca 20 dekarlık bir ilaçlama dron ile 20 veya 30 dakikada bitirecekken, 2 işçi girmiş olsa yaklaşık olarak 3 veya 4 saatte bitirebilir" diye konuştu. Zaman ve ürün zayiatı sıfır olması nedeniyle dron ile gübreleme ve ilaçlama gibi işlerin avantajlı olduğunun altını çizen Balaban ayrıca, Türkiye genelinde tarım arazilerinin geçen yıl yalnızca yüzde 8’inin dronla ilaçlandığını, bu alanda daha fazla yaygınlaşmaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.
Akdeniz’i kirleten gemilere 92 milyon TL ceza kesildi
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:16 Akdeniz’i kirleten gemilere 92 milyon TL ceza kesildi Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından son 1 yıl içerisinde yapılan denetimlerde 12 gemiye, Akdeniz’i kirlettiği için 92 milyon 748 bin lira ceza kesildiği bildirilirken, deniz süpürgesiyle ise 87 bin 500 kilogram katı atık toplandığı ifade edildi. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, 2025 yılında da çok yönlü çalışmalarıyla kentin doğasına sahip çıktı. Ekipler yıl boyunca, iklim değişikliği ve insan kaynaklı kirliliklere karşı Mersin’in havası, suyu ve toprağı için çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Tüm dünyayı etkisi altına alan iklim krizi, doğanın tahribatı, denizlerin kirletilmesi karşısında temiz bir kent için uygulamalarına yoğunluk veren ekipler; temizlik, denetleme, eğitim, ilaçlama, kurum görüşü verme gibi birçok alanda 7/24 saat esasıyla çalıştı. İnsan kaynaklı kara ve deniz kirliliğini önlemek, gürültü kirliliğini engellemek ve limana gelen gemilerin denizi kirletmesine geçit vermemek amacıyla karadan, havadan, denizden ve deniz altından denetimlerini titizlikle sürdüren ekipler, kirlilik oluşturanlara caydırıcı olması adına idari yaptırımlar uyguladı. Kara, deniz ve deniz altında oluşan kirlilikler de teknolojinin yakından takibiyle kente kazandırılan uygun araç, gereç ve aparatlarla temizlendi. Deniz kirliliğine geçit vermemek için Elektronik Gemi Denetleme Sistemi (EGDS) ile gemileri denetleyen ekipler, Mersin’in mavi dünyasına da sahip çıktı. Türkiye’de deniz denetim yetkisine sahip 2 büyükşehir belediyesinden bir tanesi olan Mersin Büyükşehir Belediyesi, bu sistem ile gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan kirliliğin anında tespit edilmesini ve kayıt altına alınmasını sağlıyor. Kirliliğe sebep olan deniz araçlarına ise idari yaptırım uygulanıyor. 1 yıl içerisinde yapılan denetimlerde 12 gemiye, Akdeniz’i kirlettiği için 92 milyon 748 bin lira ceza kesildi. Deniz süpürgesiyle ise 87 bin 500 kilogram katı atık toplandı. "2025 yılında Mersin’in her noktasında 7/24 esasıyla çalıştık" Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Bülent Halisdemir, 4 müdürlükleri ile 2025 yılında kentin her noktasında çok yönlü çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini vurguladı. Kentin her yanında halkın talepleri doğrultusunda faaliyet yürüttüklerini ifade eden Dr. Halisdemir, "2025 yılı içinde vatandaşlarımızdan gelen 278 adet gürültü ve 19 adet çevre şikayetinin hepsini yerinde denetleyerek sonuçlandırdık. 52 adet Çevresel Etki Değerlendirme Raporu’na, işletmeler faaliyete geçmeden kurum görüşümüzü hazırladık. Gürültü denetim yetkisi bizde olduğu için bazı iş yerlerine ve şahıslara, yasalara aykırı davranışlarından dolayı, toplamda 7 milyon 600 bin liraya yakın bir idari yaptırım cezası uygulamak zorunda kaldık. Vatandaşlarımızın konforlu yaşamasını, kirlilikten etkilenmemesini sağlamak istiyoruz" dedi. Farkındalık çalışmalarına da ağırlık verdiklerini söyleyen Dr. Halisdemir, Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte 37 okulda 2 bin 600 öğrenci ile buluştuklarını belirtti. Temizlik ve ilaçlama konusunda çalışmaların özenle ele alındığını dile getiren Dr. Halisdemir, her çalışmada teknolojinin yakından takip edildiğinin altını çizdi. İlaçlama işlemlerinde biyodisal uygulaması ile çalıştıklarını belirten Dr. Halisdemir, "Bugüne kadar 1 milyon 311 bin 948 adet biyosidal uygulaması yaptık. Yıl içinde 32 bine yakın şikayetin tamamını yerinde çözdük. Coğrafi Bilgi Sistemi tabanlı bir yazılımla, 16 bin kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ilimizin her köşesinde anlık izleme yapabiliyoruz" diye konuştu. Çevre koruma mücadelesinde doğal yöntemleri kullandıklarını vurgulayan Dr. Halisdemir, "Sivrisinekle mücadele kapsamında, Lepistes isimli bir akvaryum balığını, tarımsal amaçlı sulama havuzlarında kullanıyoruz. Bugüne kadar 60 bine yakın balığı havuzlara bırakarak, 10 binden fazla havuzda başarı elde ettik. Ayrıca vatandaşlarımıza, sivrisinek ve haşere kovucu 17 çeşit aromatik bitkiden 40 bine yakın dağıttık" sözlerini ifadelerine yer verdi. "92 milyon 748 bin liralık idari yaptırım uyguladık" Sağlıklı bir deniz ekosistemi için 2025 yılında çok önemli çalışmalar yaptıklarını aktaran Dr. Halisdemir, yıl boyunca 404 denetim gerçekleştirdiklerini belirtti. Kente ticari amaçla gelen 5 bin 206 adet geminin denetimden geçtiğini ifade eden Dr. Halisdemir, "Bu kapsamda 12 gemiye, denizimizi kirlettiği için 92 milyon 748 bin liralık idari yaptırım uyguladık. Deniz süpürgemiz ile 87 bin 500 kilogram katı atık topladık. Aynı zamanda 150 bin litre atık su bertarafını sağladık. Elektronik Gemi Denetleme Sistemimiz ile Çeşmeli’den Kulak mevkiine kadar yaklaşık 53 kilometrelik bir alanda, 26 kameramızla 24 saat esaslı izleme yapıyoruz. Amacımız kimsenin denizi kirletmemesi ve temiz bir Akdeniz’de hep birlikte yaşamamız" şeklinde konuştu. Daha temiz ve dirençli bir Mersin için 2026’da da görev başında olacaklarını söyleyen Halisdemir, 7 gün 24 saat esasıyla çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Akdeniz’de çevre temizliği aralıksız sürüyor
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:12 Akdeniz’de çevre temizliği aralıksız sürüyor Akdeniz Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde temiz, sağlıklı ve düzenli bir kent yaşamı oluşturmak amacıyla çevre temizlik çalışmalarını 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız sürdürüyor. Akdeniz’e bağlı 65 mahallede görev yapan ekipler; sokak, cadde ve meydanlarda süpürme ile yıkama çalışmalarını titizlikle yürütürken, kaldırımlara, boş arsalara ve çevreye gelişigüzel atılan büyük hacimli eski ev eşyaları ile çeşitli atıkları da toplayarak kentten uzaklaştırıyor. Mobilya, sanayi, tekstil ve tarımsal atıklar ekipler tarafından düzenli olarak bertaraf ediliyor. Yeni konteynerler yerleştiriliyor, eskiler onarılıyor Belediye envanterine kazandırılan yeni çöp konteynerleri ihtiyaç duyulan mahalle ve sokaklara yerleştirilirken, mevcut çöp kovaları da belirli periyotlarla yıkanıp dezenfekte ediliyor. Zarar gören konteynerler ise toplanarak atölyelerde tamir edildikten sonra yeniden hizmete sunuluyor. Günde 400 tonu aşkın çöp toplanıyor Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, Akdeniz ilçe genelinde her gün 400 tonu aşkın evsel atığı toplayarak bertaraf tesisine taşıyor. Kırsal mahallelerde tonlarca tarımsal atık toplanırken, merkez mahallelerde de çekyat, koltuk, masa ve sandalye gibi hacimli mobilya atıkları çöp taksiler aracılığıyla kentten çıkarılıyor. Moloz ve hafriyat atıklarına da müdahale ediliyor Ekipler ayrıca haftanın belirli günlerinde, vatandaşlar tarafından sokaklara, kaldırımlara ya da boş arazilere bırakılan moloz ve hafriyat atıklarını iş makineleri yardımıyla toplayarak mahallelerden temizliyor. "Hizmetlerimiz kesintisiz sürecek" Çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, "Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekiplerimizle birlikte daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Akdeniz için kararlılıkla çalışıyoruz. İlçemizde temizlik ve çevre düzeni hizmetlerimiz kesintisiz şekilde devam edecek" dedi.
Mersin’de çevre için 7/24 kesintisiz çalışma
08 Ocak 2026 Perşembe - 10:48 Mersin’de çevre için 7/24 kesintisiz çalışma Mersin Büyükşehir Belediyesinin, 2025 yılı boyunca karadan, denizden ve havadan yürüttüğü denetimler, temizlik ve çevre koruma çalışmalarıyla kentin havasını, suyunu ve toprağını geleceğe güvenle taşıdığı bildirildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, 2025 yılında da çok yönlü çalışmalarıyla kentin doğasına sahip çıktı. Ekipler yıl boyunca, iklim değişikliği ve insan kaynaklı kirliliklere karşı Mersin’in havası, suyu ve toprağı için çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Tüm dünyayı etkisi altına alan iklim krizi, doğanın tahribatı, denizlerin kirletilmesi karşısında temiz bir kent için uygulamalarına yoğunluk veren ekipler; temizlik, denetleme, eğitim, ilaçlama, kurum görüşü verme gibi birçok alanda 7/24 saat esasıyla çalıştı. Mersin’in havası, suyu ve toprağı emin ellerde İnsan kaynaklı kara ve deniz kirliliğini önlemek, gürültü kirliliğini engellemek ve limana gelen gemilerin denizi kirletmesine geçit vermemek amacıyla karadan, havadan, denizden ve deniz altından denetimlerini titizlikle sürdüren ekipler, kirlilik oluşturanlara caydırıcı olması adına idari yaptırımlar uyguladı. Kara, deniz ve deniz altında oluşan kirlilikler de teknolojinin yakından takibiyle kente kazandırılan uygun araç, gereç ve aparatlarla temizlendi. Mersin’in her köşesinde rutin çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, temizlik ve ilaçlama faaliyetlerini geliştirirken, doğanın korunması adına farkındalık eğitimlerine de yoğunlaştı. Küçük yaştan itibaren çevre konusunda bilinç kazandırma uygulamalarına başlayan Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, çocuklarla okullarda buluştu. Deniz kirliliğine geçit vermemek için Elektronik Gemi Denetleme Sistemi (EGDS) ile gemileri denetleyen ekipler, Mersin’in mavi dünyasına da sahip çıkıyor. Türkiye’de deniz denetim yetkisine sahip 2 büyükşehir belediyesinden bir tanesi olan Mersin Büyükşehir Belediyesi, bu sistem ile gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan kirliliğin anında tespit edilmesini ve kayıt altına alınmasını sağlıyor. Gemi kaynaklı atıkların önüne geçmek için deniz yetki sahasını 7/24 izleyen Büyükşehir Belediyesi kirliliğe sebep olan deniz araçlarına idari yaptırım uyguluyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yıl boyunca olduğu gibi yeni yılda da bu sistem ile denizlere atıklarını bırakan gemilere göz açtırmamaya kararlı. "2025 yılında Mersin’in her noktasında 7/24 esasıyla çalıştık" Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Bülent Halisdemir, 4 müdürlükleri ile 2025 yılında kentin her noktasında çok yönlü çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini vurguladı. Kentin her yanında halkın talepleri doğrultusunda faaliyet yürüttüklerini ifade eden Dr. Halisdemir, "2025 yılı içinde vatandaşlarımızdan gelen 278 adet gürültü ve 19 adet çevre şikayetinin hepsini yerinde denetleyerek sonuçlandırdık. 52 adet Çevresel Etki Değerlendirme Raporu’na, işletmeler faaliyete geçmeden kurum görüşümüzü hazırladık. Gürültü denetim yetkisi bizde olduğu için bazı işyerlerine ve şahıslara, yasalara aykırı davranışlarından dolayı, toplamda 7 milyon 600 bin liraya yakın bir idari yaptırım cezası uygulamak zorunda kaldık. Vatandaşlarımızın konforlu yaşamasını, kirlilikten etkilenmemesini sağlamak istiyoruz" dedi. Farkındalık çalışmalarına da ağırlık verdiklerini söyleyen Dr. Halisdemir, Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte 37 okulda 2 bin 600 öğrenci ile buluştuklarını ifade etti. Temizlik ve ilaçlama konusunda çalışmaların özenle ele alındığını dile getiren Dr. Halisdemir, her çalışmada teknolojinin yakından takip edildiğinin altını çizdi. İlaçlama işlemlerinde biyodisal uygulaması ile çalıştıklarını belirten Dr. Halisdemir, "Bugüne kadar 1 milyon 311 bin 948 adet biyosidal uygulaması yaptık. Yıl içinde 32 bine yakın şikayetin tamamını yerinde çözdük. Coğrafi Bilgi Sistemi tabanlı bir yazılımla, 16 bin kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ilimizin her köşesinde anlık izleme yapabiliyoruz" diye konuştu. Çevre koruma mücadelesinde doğal yöntemleri kullandıklarını vurgulayan Dr. Halisdemir, "Sivrisinekle mücadele kapsamında, Lepistes isimli bir akvaryum balığını, tarımsal amaçlı sulama havuzlarında kullanıyoruz. Bugüne kadar 60 bine yakın balığı havuzlara bırakarak, 10 binden fazla havuzda başarı elde ettik. Ayrıca vatandaşlarımıza, sivrisinek ve haşere kovucu 17 çeşit aromatik bitkiden 40 bine yakın dağıttık" sözlerini kaydetti. Cadde, bulvar, sokak ve meydanların temizliğinin de günün her anı devam ettiğini sözlerine ekleyen Dr. Halisdemir, "4 bin 878 kilometrelik yol ağımızı, personelimiz ve süpürge araçlarımızla her gün düzenli temizlemekteyiz. Temizlik ile ilgili vatandaşlardan gelen 2 bin 800’ün üzerinde şikayeti de denetleyerek nihayete erdirdik" dedi. "Kentimize gelen gemileri düzenli olarak takip ediyoruz" Sağlıklı bir deniz ekosistemi için 2025 yılında çok önemli çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Dr. Halisdemir, yıl boyunca 404 denetim gerçekleştirdiklerini belirtti. Kente ticari amaçla gelen 5 bin 206 adet geminin denetimden geçtiğini ifade eden Dr. Halisdemir, "Bu kapsamda 12 gemiye, denizimizi kirlettiği için 92 milyon 748 bin liralık idari yaptırım uyguladık. Deniz süpürgemiz ile 87 bin 500 kilogram katı atık topladık. Aynı zamanda 150 bin litre atık su bertarafını sağladık. Elektronik Gemi Denetleme Sistemimiz ile Çeşmeli’den Kulak mevkiine kadar yaklaşık 53 kilometrelik bir alanda, 26 kameramızla 24 saat esaslı izleme yapıyoruz. Amacımız kimsenin denizi kirletmemesi ve temiz bir Akdeniz’de hep birlikte yaşamamız" sözlerini kaydetti. Daha temiz ve dirençli bir Mersin için 2026’da da görev başında olacaklarını sözlerine ekleyen Halisdemir, "Mersin’de yaşayan ve kentimizi ziyaret eden vatandaşlarımızın, temiz bir şehirde yaşamasını istiyoruz. Vatandaşlarımızın konforunun artması için elimizden geleni yapıyoruz. 7 gün 24 saat çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz. Vatandaşlarımızdan da hiçbir atıklarını çevreye atmamaları konusunda destek bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Mersin’de öğrencilere ücretsiz eğitim desteği
08 Ocak 2026 Perşembe - 10:07 Mersin’de öğrencilere ücretsiz eğitim desteği Mersin Büyükşehir Belediyesinin, 21 kurs merkeziyle LGS ve YKS’ye hazırlanan 8 bin 600 öğrenciye ücretsiz eğitim, deneme sınavı, kaynak kitap ve yemek desteği sunduğu ifade edildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından eğitimde fırsat eşitliği anlayışıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında 21 kurs merkeziyle, 8 bin 600 öğrenciye ücretsiz sınava hazırlık hizmeti sunmaya devam ettiği belirtildi. LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrenciler için hayata geçirilen bu kapsamlı destek programının, sınav sürecinin başından sonuna kadar öğrencilerin yanında olduğu da kaydedildi. Belediyeye bağlı kurs merkezlerinde öğrencilerin, verilen akademik eğitimin yanı sıra, düzenli olarak yapılan deneme sınavlarıyla da sınav atmosferini deneyimleme imkanı bulduğuna dikkat çekildi.Sınav hazırlık sürecini sadece derslerle sınırlı tutmayan belediyenin öğrencilere konu anlatımlı föyler ve testlerden oluşan kaynak kitap desteği de sunduğu aktarıldı. Düzenli yapılan veli ziyaretleri sayesinde ise öğrencilerin durumunun yakından takip edildiği, ailelerinde sınav süreci ve öğrencinin gidişatı hakkında bilgilendirildiği ifade edildi. "İl genelinde 8 bin 600 öğrenci faydalanıyor" Mersin Büyükşehir Belediyesi Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi Akdeniz Şubesi Sorumlusu ve Tarih Öğretmeni Meriç Akmanlar Güler, "Anamur’dan Tarsus’a kadar 21 kurs merkezimizden, toplam 8 bin 600 öğrenci ücretsiz faydalanıyor. Sınavlara hazırlık sürecimizde deneme sınavları, kaynak kitap dağıtımı, birebir etütler ve sınav sonrasındaki konu analizleri ile birlikte, öğrencilerimizin hem LGS hem de YKS hazırlık süreçlerini destekliyoruz" dedi. Sınavlara 5-6 aylık bir süre kaldığını kaydeden Güler, "Eğitim hizmetlerimiz 5, 6, 7, 8, 11 ve 12. sınıflarımız için devam ediyor. Ortaokul gruplarımıza her gün öğle yemeği ikramında bulunuyoruz. Böylece öğrencilerimiz karnı tok bir şekilde derslerine ve okuluna gidebiliyor. Bu da hem aile bütçesine, hem de çocuklarımızın sağlıklı beslenmelerine büyük bir katkı sağlıyor" diye konuştu. Öğrencilere, bilgi yarışmaları, mesleki tanıtım seminerleri, lise ve üniversite tanıtım gezileri olmak üzere motivasyonlarını artırıcı etkinlikler planladıklarını da sözlerine ekleyen Güler, "Ev ziyaretlerimiz de tüm kurs merkezlerinde hız kesmeden sürüyor. Velilerimize yapmış olduğumuz ziyaretlerimizle ilgili de olumlu geri dönüşler alıyoruz" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Halil Kumbur: "Su kaynakları iyi yönetilmezse Türkiye su fakiri olacak"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:02 Prof. Dr. Halil Kumbur: "Su kaynakları iyi yönetilmezse Türkiye su fakiri olacak" Çevre uzmanı Prof. Dr. Halil Kumbur, 2026 yılına girerken Türkiye ve Mersin’de çevre sorunlarının giderek derinleştiğini belirterek, özellikle su kaynakları konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Küresel ısınma, iklim değişikliği ve kuraklığın en yıkıcı etkilerinin su kaynakları üzerinde hissedildiğini ifade eden Kumbur, Türkiye’nin iyi bir su yönetimi planlaması yapılmadığı takdirde yakın gelecekte ’su fakiri’ ülkeler arasında yer alacağını söyledi. Prof. Dr. Kumbur, küresel ölçekte sınır tanımayan çevre sorunlarının yanı sıra hava, su, toprak ve atık kirliliği, plansız kentleşme, gürültü ve görüntü kirliliği gibi yerel çevre sorunlarının da günümüzde büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu sorunların Mersin’de de belirli ölçülerde yaşandığını ifade eden Kumbur, çevre ve insan haklarının 21. yüzyılın yükselen değerleri olmasına rağmen küresel güçler tarafından çıkar amaçlı kullanılabildiğine dikkat çekti. "Su, geleceğin en stratejik kaynağı" Dünyadaki su varlığının yüzde 71’inin gezegenin yüzeyini kaplamasına rağmen, bunun çok büyük bir bölümünün okyanuslarda bulunan tuzlu sudan oluştuğunu belirten Kumbur, toplam su kaynaklarının yaklaşık yüzde 97,5’i tuzlu su iken, yalnızca yüzde 2,5’inin tatlı su niteliği taşıdığına dikkat çekti. Ancak bu yüzde 2,5’lik tatlı suyun da büyük kısmının buzullarda ve yer altı rezervlerinde bulunduğunu söyleyen Kumbur, akarsu ve göller gibi doğrudan erişilebilir tatlı su miktarının ise son derece sınırlı olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Halil Kumbur, göl ve akarsuların bir bölümünün de acı su özelliği taşıması nedeniyle, dünyadaki toplam su varlığının yalnızca yaklaşık yüzde 0,3 ila 0,5’inin içme ve kullanma suyu olarak fiilen erişilebilir durumda olduğunu vurguladı. Bu durumun, suyun sanılanın aksine sınırsız değil, son derece kıt ve stratejik bir kaynak olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’nin, Akdeniz ülkeleri arasında iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Kumbur, Doğu Akdeniz su havzasında yer alan Mersin’de son yıllarda su kaynaklarında yüzde 40’a varan azalmalar yaşandığını belirtti. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık su miktarının 2025 itibarıyla yaklaşık bin 300 metreküp olduğunu belirten Prof. Dr. Kumbur, bu rakamın 2040 yılında 700 metreküplere düşmesinin beklendiğini ve bunun da Türkiye’yi ’su fakiri’ ülke konumuna getireceğini dile getirdi. "Suyun yüzde 76’sı tarımsal sulamada kullanılıyor" Mevcut suyun yaklaşık yüzde 76’sının tarımsal sulamada, yüzde 14’ünün içme-kullanma ve yüzde 10’unun sanayide kullanıldığını aktaran Kumbur, özellikle sulama tekniklerinin mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Aksi halde mevcut su kaynaklarının gelecekte ihtiyaçları karşılamaya yetmeyeceğini vurguladı. Mersin’in yıllık 7,4 milyar metreküplük yer üstü ve yer altı su potansiyeline sahip olduğunu belirten Kumbur, suyun bulunduğu alanlar ile ihtiyaç duyulan bölgeler arasında uyumsuzluk yaşandığını, kayıp-kaçaklar ve depolama sorunlarının da önemli bir problem olduğunu ifade etti. Mersin’den Konya Ovası’na ve KKTC’ye su aktarımı Mersin’in önemli su kaynaklarından Göksu Nehri’nden Mavi Tünel Projesi ile Konya Ovası’na yıllık 414 milyon metreküp su aktarıldığını hatırlatan Kumbur, Anamur Dragon Çayı’ndan ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yıllık 75 milyon metreküp su iletildiğini belirtti. Bu nedenle Mersin için su havzalarının korunması, kuraklık risk haritalarının hazırlanması, su bütçesinin oluşturulması, atık suların geri kazanımı ve yağmur sularının değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. "İklim Kanunu önemli ama maliyetli" Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması kapsamında 2035 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 41 azaltma ve 2053 yılında net sıfır emisyon hedefini benimsediğini hatırlatan Kumbur, bu hedefler doğrultusunda 9 Temmuz 2025’te ’İklim Değişikliği ile Mücadele ve Uyum Kanunu’nun yürürlüğe girdiğini ifade etti. Kanunla birlikte enerji, sanayi, tarım, ulaşım ve inşaat gibi sektörlerde ciddi maliyetler oluşacağını belirten Prof. Dr. Kumbur, bu sürecin kamu ve özel sektör iş birliğiyle, planlı ve destekleyici politikalarla yürütülmesi gerektiğini söyledi. "Mersin’in bir dünya kenti olabilmesi, ancak yaşanabilir ve temiz bir çevreyle mümkündür" diyen Kumbur, çevre sorunları çözülmüş bir Mersin’in tüm Mersinlilerin ortak arzusu olduğunu sözlerine ekledi.
MTSO Başkanı Çakır: "Türk girişimcisi vergi verme sorumluluğuna sahiptir"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:29 MTSO Başkanı Çakır: "Türk girişimcisi vergi verme sorumluluğuna sahiptir" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ile Mersin Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası iş birliğinde, dijitalleşen vergi sisteminin yeni uygulamalarından biri olan Yapay Zeka Destekli Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) Mersin’de tanıtıldı. Vergi denetiminde şeffaflığı ve adaleti güçlendirmeyi hedefleyen sistem, meslek mensupları ve mükelleflerden yoğun ilgi gördü. MTSO ev sahipliğinde düzenlenen KURGAN Bilgilendirme Toplantısına, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Alpay Seyhan, Mersin Defterdarı Metin Uzun’un yanı sıra çok sayıda serbest muhasebeci, mali müşavir ve mükellef katıldı. Toplantıda, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen ile Daire Başkan Yardımcısı Melih Akcan tarafından sistemin işleyişine ilişkin kapsamlı sunum yapıldı. Sunumda; yapay zeka destekli anlık analiz süreçleri, e-fatura uygulamaları, banka hareketleri ve beyannameler üzerinden yürütülen risk analiz mekanizmaları katılımcılarla paylaşıldı. "Amaç, sahte ve yanıltıcı belgeyle mücadele" KURGAN sisteminin temel amacının sahte ve yanıltıcı belgeyle etkin mücadele olduğunu belirten Mesut Kesmen, "Bu sistem, düzgün çalışan mükellefi ve mali müşaviri korumayı hedefliyor. Hata ile hileyi birbirinden ayırmak istiyoruz. Hata olabilir ancak hilenin önüne geçmek büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "Düzgün çalışanı ödüllendiren bir sistem olacak" Toplantının açılışında konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır ise vergi bilincinin Türk toplumunda güçlü bir kültüre dayandığını vurguladı. Çakır, "Türk halkı, tarihten bugüne denetim olmasa bile vergi verme sorumluluğuna sahiptir. Ülkesini seven, gerektiğinde fedakarlık yapabilen bir toplumuz. Yeter ki üretelim, kazanalım" dedi. Verginin adil, şeffaf ve tabana yayılmış bir sistemle toplanmasının önemine dikkat çeken Çakır, KURGAN sistemiyle birlikte vergi altyapısının daha dengeli ve güvenilir hale geleceğine inandıklarını belirterek, "Bu sistem ülkemizi güçlendirecek. Düzgün çalışanı ödüllendiren, adaleti esas alan bir yapı kuruluyor. Bu hepimiz için umut verici" diye konuştu.