Yerel Haberler
Muğla
07 Mart 2026 Cumartesi - 16:02 Bodrum’da öğrenciler deprem tatbikatında "çök-kapan-tutun" yaptı Muğla’nın Bodrum ilçesinde, 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında Kanuni Sultan Süleyman Anadolu Lisesi’nde deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Sirenlerin çalmasıyla başlayan tatbikatta öğrenciler sınıflarında "çök-kapan-tutun" yöntemini uygularken, senaryo gereği yaralanan öğrencilere UMKE ekipleri müdahale etti. Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen tatbikata, Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Bodrum İtfaiye Grup Amirliği, Bodrum Belediyesi Arama Kurtarma (BAKUT) ekipleri ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) katıldı. Tatbikat kapsamında sirenlerin çalmasıyla birlikte öğrenciler, sınıflarında deprem anında uygulanması gereken "çök-kapan-tutun" yöntemini uyguladı. Sarsıntının sona erdiği anonsunun ardından öğrenciler ve öğretmenler, kontrollü bir şekilde okul binasını tahliye ederek bahçede belirlenen toplanma alanına geçti. Tahliye süreci ve toplanma alanındaki düzen, ekiplerin gözetiminde gerçekleştirildi. Senaryo gereği yaralanan öğrenciler için okul bahçesinde hazır bulunan UMKE personeli tarafından ilk müdahale yapıldı. Tatbikatın ardından uzman ekipler tarafından öğrenci ve öğretmenlere; deprem öncesi alınması gereken tedbirler ile deprem anında sergilenmesi gereken doğru davranış şekilleri hakkında teknik bilgiler verildi.
İtalya’da birincilik alan Kervansaray projesine MTO dan tam destek
23 Aralık 2025 Salı - 13:55 İtalya’da birincilik alan Kervansaray projesine MTO dan tam destek Marmaris Ticaret Odası (MTO), Marmaris’in yerel değerlerini, tarihini, kültürel ve mimari mirasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla yürüttüğü kültür yayınları çalışmalarını genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda, ilçede bulunan az sayıdaki Osmanlı dönemi yapılarından biri olan Hafsa Sultan Menzil Yapısı (Kervansaray) üzerine hazırlanan ve İtalya’da en yüksek puanla ödüllendirilen yüksek lisans tezi, MTO tarafından kitap haline getirilerek yayımlandı. İtalya’nın başkenti Roma’daki Sapienza Universit di Roma’da Mimari Koruma ve Restorasyon Yüksek Lisans Programını tamamlayan Yüksek Mimar Elif Öncel’in bitirme tezi olarak hazırladığı "Yeniden Kullanım Odaklı Koruma Projesi: Hafsa Sultan Menzil Yapısı" başlıklı çalışma, jüri değerlendirmesinde 110 üzerinden tam puan alarak dönem birincisi oldu. Hakkında çok az kaynak bulunan Hafsa Sultan Kervansarayı için yapılmış en detaylı çalışma olma özelliğini taşıyan bu tez, akademik ve mimari açıdan önemli bir boşluğu da dolduruyor. Tez sonuçlarının açıklanmasının ardından projeyi kitap haline getirerek kültür yayınları arasına dahil eden Marmaris Ticaret Odası, eseri 17. kültür yayını olarak ilgili kurumlar, üyeleri ve tarih meraklılarının beğenisine sunuyor. Başkan Ayhan: "Restorasyon bütçesini karşılamaya hazırız" Kitabın yayımlanması ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Marmaris Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı S. Mutlu Ayhan, şu ifadeleri kullandı: "Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Valide Hafsa Sultan adına 1522 yılında inşasına başlanan ve 1545 yılında kullanıma açılan Menzil Yapısı, Osmanlı döneminde hem konaklama hem de lojistik amaçlarla kullanılan menzil yapılarının en seçkin örneklerinden biridir. Ancak son yıllardaki atıl ve bakımsız görüntüsü, Marmaris kale bölgesinin mimari dokusuyla maalesef örtüşmüyor. MTO olarak tarihi değerlerimizi gelecek nesillere taşımak ve turizme kazandırmak öncelikli çalışmalarımız arasında yer alıyor. Menzil Yapısı da özellikle kamulaştırma sürecinin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin tarihi dokusuna yeniden kazandırmak istediğimiz projelerimizden biri oldu. İtalya’da en yüksek puanla birincilik elde eden bu çalışma için Yüksek Mimar Elif Öncel’e teşekkür ediyorum, başarısıyla gurur duyduk. Projede sunulan renovasyon ve restorasyon önerileri, Menzil Yapısı’nın yenileme çalışmalarında önemli bir rehber niteliğinde. Açık hava sineması, müze ve hediyelik eşya alanları gibi işlev önerileriyle yapının yeniden kullanıma kazandırılmasına yönelik sürdürülebilir çözümler ortaya koyuyor. Projeyi ilgili kurumlara ilettik; uygulama izni verildiği takdirde MTO olarak bütçesini karşılamaya hazırız" Yüksek Mimar Elif Öncel: "Bu yapının yeniden kazandırılması gerektiğine inandım" Projenin sahibi Elif Öncel ise şunları ifade etti: "Marmaris, dedem ve ailesinin yaz aylarındaki sık ziyaretleri nedeniyle çocukluk hatıralarımda önemli bir yere sahip. Hafsa Sultan Menzil Yapısı’nın geçmişteki canlı dönemlerini dinledikçe, bugünkü atıl durumunun Marmaris tarihi için büyük bir kayıp olduğunu düşündüm. Bu tarihi yapının yeniden kente kazandırılması gerektiğine inanarak bitirme tezimi bu konu üzerinde çalışmaya adadım. Tez savunmam sırasında Marmaris ve yapı, jüri üyeleri tarafından büyük ilgi gördü. Birçok kişi bu vesileyle Marmaris’i belki hayatında ilk kez tanıma fırsatı buldu. Proje hazırlık sürecinde katkı ve desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mutlu Ayhan’a özellikle teşekkür ediyorum. Tezimin kitaplaştırılması, hem çalışmanın daha geniş bir kitleye ulaşmasına hem de Marmaris’in tarihine sahip çıkılmasına katkı sağlayacak. Umuyorum ki bu önemli yapıyı en kısa sürede eski ihtişamlı haliyle yeniden ziyaret edebiliriz"
Muğla Büyükşehir’den yerel kalkınmaya katkı
23 Aralık 2025 Salı - 12:55 Muğla Büyükşehir’den yerel kalkınmaya katkı Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Köyceğiz Beyobası’nda hayata geçirilen ‘Alım Garantili Süs Bitkisi Üretimi Projesi’, yerel kalkınma, kooperatifçilik ve kadın emeğini odağına alan örnek bir çalışma olarak dikkat çekiyor. Proje kapsamında Beyobası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi desteklenerek, üreticilerin emeği belediyenin hizmet kapasitesiyle buluşturuldu. Daha önce süs bitkisi üretimi yapmamış kooperatif ortağı üreticilere verilen kapsamlı eğitimlerle, bölgede profesyonel süs bitkisi üretimine geçiş sağlandı. 30 üreticiye doğrudan destek, kadın emeği ön planda Projeden 14’ü kadın olmak üzere toplam 30 üretici doğrudan faydalanırken, üretim sezonu boyunca bölgede yaklaşık 70 kadına iş imkânı sağlandı. Böylece proje, yalnızca tarımsal üretimi değil, aynı zamanda kadın istihdamını ve yerel ekonomiyi de güçlendirdi. 28 milyon adetlik dev üretim hacmi Toplamda 28 milyon adet süs bitkisi üretilirken, bu üretimin 14 milyon adedi Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınarak kent genelindeki peyzaj çalışmalarında kullanıldı. Alım garantisi sayesinde üreticiler için sürdürülebilir ve güvenli bir gelir modeli oluşturuldu. Üretim alanları turizmle bütünleşiyor Proje kapsamında yalnızca üretim değil, alanın görünürlüğü ve ziyaret edilebilirliği de ele alındı. Sera tabelaları yenilenerek, üretim alanlarının turizm sektörüyle entegrasyonu hedeflendi. Böylece Beyobası’ndaki üretim alanlarının daha dinamik, tanıtıma açık ve ziyaret edilebilir bir yapıya kavuşması amaçlandı. Alım garantisi modeliyle üreticiyi güçlendiren Beyobası Süs Bitkisi Projesi, kooperatifçilik, kadın emeği ve yerel kalkınmayı bir araya getiren örnek projeler arasında yer alıyor. Beyobası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Şaban Çetin, "Muğla Büyükşehir ile beraber başlamış olduğumuz proje devam etmektedir. İlk yıl 2015 yılında 1 milyon 670 bin adet bitkilerin mevsimlik süs bitkisi ile başladık. Şu anda da 25-26 seramızda üretim yapmakta devam etmekteyiz. Üretim şekillerimiz mevsimlik çiçeklerimiz var saksıda. İbireli ağaç gruplarımız var. Üretime devam ediyoruz. Muğla Büyükşehirimizin yılda iki defa alım garantili sözleşme yapıp, bu yapmış olduğumuz sözleşmeye istinaden üretim yapıyoruz. Ve üretmiş olduğumuz bitkiler ve çiçeklerimizi Muğla’nın talep ettiği, Muğla’nın Büyükşehir alanlarına götürüp, Muğla Büyükşehir’e beraber, Muğla Büyükşehir’e işlerle dikiyorlar" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Buket Kallem, "Alım garantili süs bitkisi projemiz için buradayız, Beyobası’ndayız. Büyükşehir Belediyesi olur olmaz, ilk yaptığımız projelerden bir tanesi buydu. Bugün de katlanarak devam ediyor. Sayın Başkanımız Ahmet Aras’ında önderliğinde, sera sayılarımız ve üretici sayılarımız artarak devam ediyor. Bugün 27 seraya ulaşmış durumdayız. İlk başta bizim bir amacımız vardı. Bütün kooperatifleri kendi konularında özelleştirmek ve gerçekten kaliteli üretim yapabilecek hale getirmekte öncelikle. Biz bu sayıya Muğla’da artık ulaştık. 52 tane kooperatif, birlik, bu tarz tarımsal üretim yapan tesislerle ya da kooperatiflerle, bütün yapılarla, STK’larla bir araya geldik. Bu desteklemelerimizin her türlü desteklememiz vardı. Yani süt tankı, yöresel ürünler, zeytin, badem tesisleri, organik üretim, yani aklınıza gelebilecek her konu şarap, sirke, pekmez. Bunların hepsi bizim bu üretim faaliyetlerimiz içerisindeydi. Sonrasındaki amacımız da birlik haline gelebilmekti. Bir kooperatif birliği, bir güç birliği yapısı oluşturabilmekti. Biz buna da ulaşmış durumdayız. Bu yapımızla birlikte, kooperatif güç birliğimizle, 7 ülkeye ihracatımızı da yaptık. Üretim kapasitelerimizi de arttırdık. Markalı üretimlerimizi de yaptık. Aynı zamanda da kaliteli üretim yapabilmek için laboratuvarımızı da kurduk. Burada bir organizasyon yapısı var. Bu bir başarı örneği. Başından sonuna kadar Büyükşehir desteğiyle ve vatandaşımızın, burada özellikle kadın üreticilerimiz var, kadın üreticilerimizin katılımıyla bir model oluşturuldu ve güçlü bir kooperatifleşme örneği oldu burası. Şu anda üreticilerimizin birçoğu kadın ve sadece Büyükşehir Belediyemize değil, birçok kurumlara ve özel sektöre de satış yapmaktalar. Yüzüncü Yıl Gıda Analiz Laboratuvarımızın da en büyük amacı, yerel üreticimizi desteklemek hem de bütün bu kooperatif, birlik, STK gibi tarımla uğraşan yapıları desteklemekti. Vatandaşlarımıza hayırlı olsun" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, projeye ilişkin değerlendirmesinde, Beyobası’nda hayata geçirdiğimiz alım garantili süs bitkisi projesi, yerel üretimi destekleyen, kooperatifleri güçlendiren ve üreticinin emeğini güvence altına alan önemli bir çalışma olduğunu, bu yaklaşımın hem yerel kalkınmaya katkı sunduğunu, hem de belediyenin ihtiyaçlarını yerel üreticilerden karşıladığını açıkladı.
HPV yaygın ancak önlenebilir bir sağlık sorunu
23 Aralık 2025 Salı - 12:33 HPV yaygın ancak önlenebilir bir sağlık sorunu HPV (Human Papilloma Virüsü), dünya genelinde en sık görülen viral enfeksiyonlar arasında yer alırken, çoğu zaman belirti vermeden seyrediyor. Uzmanlar, HPV’nin yaygın olmasına rağmen doğru bilgilendirme, düzenli kontroller ve aşı ile büyük oranda önlenebilir bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekiyor. HPV, cinsel ilişki yoluyla bulaşabildiği gibi, vajinal, anal ya da oral temas olmaksızın yalnızca cilt teması ile de geçiş gösterebiliyor. Kondom kullanımı bulaşma riskini azaltmakla birlikte tam koruma sağlamıyor. Bu nedenle uzmanlar bilinçli korunmanın ve periyodik kontrollerin önemini vurguluyor. Memorial Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Onur Şivaz, HPV’nin çok sayıda alt tipi bulunduğunu belirterek, bazı tiplerin genital bölgede siğillere yol açtığını, bazı tiplerin ise uzun süre vücutta kalması halinde rahim ağzı kanseri başta olmak üzere bazı kanser türleriyle ilişkilendirilebildiğini ifade etti. Dr. Şivaz, HPV taşıyan herkesin kanser olacağı yönündeki algının yanlış olduğunu, çoğu vakada bağışıklık sisteminin virüsü kendiliğinden temizlediğini söyledi. HPV enfeksiyonu çoğu zaman belirti göstermezken, belirti görülen durumlarda genital bölgede ağrısız siğiller ortaya çıkabiliyor. Kadınlarda ise smear testlerinde anormal hücresel değişiklikler saptanabiliyor. Uzmanlar, erken tanı için düzenli jinekolojik ve dermatolojik kontrollerin büyük önem taşıdığını belirtiyor. HPV’yi tamamen ortadan kaldıran özel bir ilaç bulunmadığını belirten uzmanlar, tedavide amacın virüsün neden olduğu lezyonları ve riskleri kontrol altına almak olduğunu ifade ediyor. Genital siğillerin varlığında dondurma, yakma, lazer uygulamaları ya da hekimin önerdiği topikal tedaviler uygulanabiliyor. Bu yöntemlerin bulaştırıcılığı da önemli ölçüde azalttığı bildiriliyor. HPV’ye karşı korunmada en etkili yöntemin aşı olduğu vurgulanıyor. HPV aşısı, genital siğillere ve kansere yol açabilen tiplere karşı koruma sağlıyor. Erken yaşta uygulandığında etkinliği daha yüksek olan aşı, cinsel olarak aktif bireylerde de fayda sağlıyor. Aşı, hem kadınlara hem de erkeklere uygulanabiliyor. Uzmanlar, HPV tanısının utanılacak ya da korkulacak bir durum olmadığını, doğru bilgilendirme, düzenli takip ve koruyucu önlemlerle HPV’ye bağlı ciddi sağlık sorunlarının büyük oranda önüne geçilebileceğini belirtiyor.
Karalezli: "Sinir kesileri tamir edilebilir"
23 Aralık 2025 Salı - 11:42 Karalezli: "Sinir kesileri tamir edilebilir" Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Nazım Karalezli, sinir kesilerinde erken tanı ve doğru tedavinin büyük önem taşıdığını belirterek, bazı ateşli silah yaralanmaları ve boyundaki sinir köklerinde sinirlerin tamamen ayrıldığı kopmalar dışında çoğu sinir yaralanmasının tedavi edilebildiğini vurguladı. Prof. Dr. Mustafa Nazım Karalezli, sinir kesilerinde her vakanın tedavi edilebilir olmadığını ancak çoğu hastada doğru zamanda müdahale ile olumlu sonuçlar alınabildiğini söyledi. Bazı ateşli silah yaralanmalarına bağlı gelişen hasarlar ile omurgada sinirlerin kökünden koparak ayrıldığı durumların istisna olduğunu vurgulayan Karalezli, bu tür ağır yaralanmalar dışında zamanında yapılan tedavilerin başarı şansına sahip olduğunu ifade etti. Karalezli, "Kol ve bacaktaki sinirler üçe ayrılır. Duyu sinirleri yani sadece duyu işlevi gören sinirler, motor sinirler yani kasları çalıştırmak için onlara uyarı gönderen sinirler ve miks yani her ikisini de içinde bulunduran sinirler. Duyu sinirleri kesilince sadece duyu kaybı olur. Fakat kasa giden sinirler kesilince kesilen sinir hangi kasa gidiyor ise o kas çalışamaz. Örneğin; kol kemiği kırılınca en çok zedelenen radial sinirin çalışmaması halinde kişi el bileğini ve parmaklarını bükebilir, yumruk yapabilir ama el bileğini ve parmakları yukarı kaldıramaz" diye kaydetti. Karalezli, vücut kaslarının uyarı almadığı zaman erimeye başladığını belirterek, "Zamanla kas doku yerini yağ dokusuna bırakır. Bu değişim kişisel farklılıklar gösterse de ortalama 1 yıldır. Bu yüzden duyu sinirlerini çok uzun zaman geçse de tamir edebiliyoruz en azından şans verebiliyoruz ama kasa giden motor sinirler 1 seneden sonra tamir edilse bile kas dokusu yağ dokuya döndüğü için tedaviye cevap vermeyebiliyor. Bu süre dediğim gibi kişisel farklılıklar gösterebilir." ifadelerini kullandı. Tanıda kan testlerinin sınırlı olduğunu belirten Karalezli, uzman muayenesine dikkat çekti: "Genel olarak spesifik bir kan testi yoktur. EMG ve ultrason en çok kullanılan tanı yöntemleridir. MR da faydalı olabilir. En önemli tanı aracı ise iyi yapılmış muayenedir. Çocuklarda doğum sırasında boyundan kola giden sinirlerin yaralanmasına ayrı bir yer açmak gerekir. Brakial pleksus dediğimiz bu sinir ağı, doğum sırasında çekmeye bağlı gerilebilir veya kopabilirler. İyi yanı %90 ihtimalle iyileşirler ama mutlaka uzman muayenesi ve takibi şarttır. Burada ebeveynleri özellikle uyarmak gerekir. Brakial pleksus lezyonu olan bir çocuğu olan annenin diğer doğumunu sezeryan ile yapması riski azaltmak adına önemlidir" Tedavi seçeneklerine de değinen Dr.Karalezli: "Sinirlerin tedavisi uç uca dikilerek tamir, araya sinir dokudan alınan sinir parçası ile yama yapılarak tamir veya sinir transferi şeklinde tamir olarak kabaca 3 e ayrılabilir. Tabi ki bunların hepsi mikroskop veya özel gözlükler kullanılarak yapılan tedavilerdir. Daha önce de belirttiğim gibi bazı durumlarda sinir tamiri mümkün olmaz. Bu durumlarda kas transferi (nakli) yapılarak kola veya bacağa hareket getirmeye çalışırız"
Muğla’da 103 denetçiyle "Güvenli gıda" operasyonu
23 Aralık 2025 Salı - 11:13 Muğla’da 103 denetçiyle "Güvenli gıda" operasyonu Yaklaşan yeni yıl öncesinde, vatandaşların sağlıklı ve huzurlu bir şekilde alışveriş yapabilmesi amacıyla Muğla genelinde gıda denetimleri en üst seviyeye çıkarıldı. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen saha çalışmalarıyla, gıda güvenliği mercek altına alındı. Denetimler, tarladan sofraya gıda zincirinin her aşamasını kapsıyor. Ekipler; üretim tesislerinden satış noktalarına, restoran ve otel gibi toplu tüketim alanlarından market raflarına kadar geniş bir yelpazede kontrollerini sürdürüyor. Denetimlerde özellikle; Ürünlerin son kullanma tarihleri, Hijyen şartları, Muhafaza şartları, İçeceklerin bandrol ve fatura kontrolleri titizlikle inceleniyor. Muğla genelinde görev yapan 103 uzman denetçi, ilçe ilçe gezerek hiçbir noktanın denetimsiz kalmamasını sağlıyor. Vatandaşların sağlığını tehdit edebilecek her türlü olumsuzluğa anında müdahale eden ekipler, mevzuata aykırı hareket eden işletmelere yönelik yasal prosedürleri işletiyor. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, denetimlerin sadece yılbaşı öncesiyle sınırlı kalmayacağı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşlarımızın güvenilir gıdaya ulaşması temel hedefimizdir. 103 kişilik ekibimizle sahadayız; üretimden tüketime kadar her aşamada aralıksız denetim yapmaya devam edeceğiz. Halkımızın sağlığıyla oynanmasına asla müsaade edilmeyecektir" Vatandaşların alışveriş sırasında karşılaştıkları şüpheli durumları veya hijyen eksikliklerini "Alo 174 Gıda Hattı" üzerinden yetkililere bildirmeleri istenirken, denetimlerin yılbaşı gecesine kadar artarak süreceği kaydedildi.