Yerel Haberler
Muğla
‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ yazma eser sergisi açıldı 12 Mayıs 2026 Salı - 21:14:36 Muğla Valiliği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, düzenlenen törenle açıldı. Tören öncesi MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde açılış konuşmaları gerçekleştirildi. Programda; Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar ve TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz serginin önemine değinen birer konuşma yaptı. Yazma eserlerin korunması, tanıtılması ve toplumla buluşturulmasının kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından büyük önem arz ettiğine değinen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, serginin kültürel farkındalığın artmasına katkı sağlayacağını ve gençlerde tarih bilinci ile aidiyet duygusunu güçlendireceğini ifade etti. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programının ardından davetliler, Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’ndeki sergi alanına geçti. Programa Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Vali Yardımcısı Hüseyin Karameşe, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz ile protokol üyeleri ve davetliler katıldı. Anadolu’nun önemli düşünce ve kültür merkezlerinden biri olan Muğla’nın yetiştirdiği sufi, şair ve eğitimcilerden Şâhidî İbrahim Dede’nin hayatı, eserleri ve ilmî çevresini konu alan sergide, yazma eser geleneğinin seçkin örnekleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Program kapsamında davetliler sergiyi dolaşarak eserler hakkında bilgi aldı. Şâhidî İbrahim Dede’nin düşünce dünyası ve Muğla’nın kültürel hafızasındaki yeri üzerine değerlendirmelerin yapıldığı etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Sergi aracılığıyla, bölgenin tarihî ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanıyor. Programda ayrıca, Muğla’nın önemli manevi ve kültürel miraslarından biri olan Şâhidî Camii ve Türbesi’nin bakım ve yeniden restorasyon çalışmalarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunuldu. Gerçekleştirilecek çalışmaların, şehrin tarihî ve kültürel değerlerinin korunarak gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunacağı belirtildi. ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, 11 Mayıs - 11 Ağustos 2026 tarihleri arasında MSKÜ Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.
12 Mayıs 2026 Salı - 20:29 Bodrum’da rehber, transfer ve vergi denetimi Muğla’nın Bodrum ilçesinde kamu kurumlarının katılımıyla yetkisiz taşımacılık, rehber ve vergi denetimi yapıldı. Denetimlerde 2 acentaya cezai işlem uygulandı. İlçede turizm sezonunun hareketlenmesiyle birlikte denetimler de sıklaştırıldı. Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Bodrum Vergi Dairesi Müdürlüğü, TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu ve Muğla Rehberler Odası tarafından Antik Tiyatro önünde denetim yapıldı. Polis ekipleri tarafından yol güvenliğinin alındığı denetimlerde yetkisiz taşımacılık, belgesiz rehberlik ve vergi kaybına yönelik sıkı kontrollerde bulunuldu. Ekipler, 3 saat içerisinde onlarca aracı denetledi. Denetimlerde 2 acentaya 1618 sayılı kanuna istinaden cezai işlem uygulandı. "Evrakları tam olan esnafı koruyacağız" TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Bu sezon beşinci denetimimizi yapıyoruz ve bu ay içerisinde yaklaşık yedi tane daha denetimimiz var. Ama diğer kurumlarımızla beraber bunları arttırarak devam edeceğiz. Yaparken de burada önemli olan, evrakı olmayan, belgesiz olan araçları durdurmak. Yoksa işini düzgün yapanlarla bir işimiz yok. Ayrıca akşamları da yapacağız ve sıra otellere de gelecek. Otellerde ‘animasyon’ adı altında yapılan tur satışları ve halkı zor durumda bırakan animasyoncular. Vatandaşı, esnafı mağdur eden o animasyonculara da izin kesinlikle vermeyeceğiz. Vergi dairemiz olsun, diğer kurumlarımızla olsun beraber hareket ediyoruz. Burada şunu söylemek istiyorum, tekrar söylüyorum; işini düzgün yapan, devletine vergisini veren, faturasını kesen, evrakları tam olan esnafı koruyacağız. Amacımız bu" dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 17:51 İnsansız hava araçları ile zirai mücadele uygulama şartları belirlendi İnsansız hava aracı (İHA-drone) sistemlerinin bitki koruma ürünü (BKÜ) uygulamalarında kullanımına ilişkin esaslar, ‘İnsansız Hava Aracı Sistemlerinin Zirai Mücadele Kapsamında Bitki Koruma Ürünü Uygulamalarında Kullanılmasına İlişkin Yönerge’ hükümlerine göre yürütülmeye devam ediyor. Yönerge kapsamında, İHA sistemlerinin zirai mücadelede kullanımına izin verilen zararlı organizmalar ve uygulama alanları belirlendi. Buna göre; çeltikte yanıklık hastalığı, garsiyat alanlarında çekirge zararlısı, çeltik, buğday, arpa ve mısır tarlalarında yabancı otlar, pamukta çeşitli zararlılar ve bitki gelişim uygulamaları, buğdayda septorya yaprak lekesi, tahıl pas hastalıkları, mısır yaprak yanıklığı, ayçiçeğinde çayır tırtılı, zeytin ve Akdeniz meyve sineği ile zeytinde halkalı leke hastalığı gibi pek çok zararlı ve hastalığa karşı İHA ile ilaçlama yapılabiliyor. Ayrıca biyolojik mücadele etmeni salınımı da İHA sistemleri ile gerçekleştirilebilecek uygulamalar arasında yer alıyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Muğla sınırları içerisinde söz konusu uygulamaları gerçekleştirecek kişilerin her uygulama öncesinde İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden izin almak zorunda olduklarını belirtti. Baydar, İHA ile yapılacak bitki koruma ürünü uygulamalarında yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından ruhsatlandırılmış ve ruhsat süresi devam eden araçların kullanılabileceğini vurguladı. Uygulama yapacak kişilerin ayrıca Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan kayıt sistemine kayıtlı olmaları ve bunu belgelendirmeleri gerektiğini ifade etti. Bitki koruma ürünleri uygulama belgesine sahip olmayan kişilerin ise uygulama sırasında bu belgeye sahip bir kişi ile birlikte çalışmaları gerektiğine dikkat çeken Baydar, yönergede yer almayan zararlı organizmalara yönelik İHA ile uygulamalara kesinlikle izin verilmeyeceğini kaydetti.
12 Mayıs 2026 Salı - 17:12 Demokrasi bilincinin gelişimi için düzenlenen proje MSKÜ’de tamamlandı MSKÜ’de "Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Darbeler ve Gençlerimizde Demokrasi Bilinci Projesi" başarıyla tamamlandı. Muğla Valiliği himayelerinde Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) arasında 2025 yılında yapılan "Eğitimde İş Birliği Protokolü" kapsamında, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen "Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Darbeler ve Gençlerimizde Demokrasi Bilinci Projesi" tamamlandı. Proje kapsamında gerçekleştirilen panellerde, gençlerin zihinlerinde "Darbe, İhtilal, Cumhuriyet ve Demokrasi" kavramlarının doğru şekilde yer edinmesi hedeflenirken; milli şuur ve demokrasi bilincinin güçlendirilmesi amaçlandı. 10 Aralık 2025’te başlayan proje; Menteşe ilçesinde bulunan Menteşe Şehit Mehmet Çetin Anadolu İmam Hatip Lisesi, Menteşe Anadolu Lisesi, Muğla 75. Yıl Fen Lisesi, Muğla Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Muğla Şehit Altuğ Pek Anadolu Lisesi, Muğla Gazi Anadolu Lisesi, Muğla Turgutreis Anadolu Lisesi ve Muğla Sosyal Bilimler Lisesi’nde uygulandı. Yürütücülüğünü Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığından Öğr. Gör. Dr. Adem Çelik’in yaptığı projenin kapanış konferansı ise 6 Mayıs 2026 tarihinde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Yıldız, Muğla Sosyal Bilimler Lisesi Tarih Öğretmeni Yavuz Şengül, doktora öğrencisi Bilgehan Oğuz ve yüksek lisans öğrencisi Aynur Beyza Sözgen proje eğitmenleri olarak görev aldı. Kapanış programına, Muğla Vali Yardımcısı Hüseyin Karameşe, MSKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Gökçe, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmalarıyla başlayan programda, proje eğitmenleri Prof. Dr. Özgür Yıldız, Öğr. Gör. Dr. Adem Çelik ile Tarih Öğretmeni Yavuz Şengül tarafından sunum gerçekleştirildi. Proje yürütücülerine Vali Yardımcısı Hüseyin Karameşe ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Gökçe tarafından teşekkür belgesi verilmesiyle etkinlik sona erdi.
Muğla Büyükşehir İtfaiyesi afetlere hazırlıkta bir adım daha attı
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:07 Muğla Büyükşehir İtfaiyesi afetlere hazırlıkta bir adım daha attı Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, afetlere müdahale kapasitesini geliştirmek ve koordinasyonu artırmak amacıyla AFAD’ın yürüttüğü Hafif Seviye Akredite Programını başarıyla tamamladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, yürütmekte olduğu yangın, kaza, su altı/üstü arama kurtarma, doğada mahsur kalma, enkaz ve göçük, sel, su baskınları ve KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) olaylarına müdahale gibi kapsamlı görevlerine ek olarak, afet yönetimindeki koordinasyonu en üst seviyeye taşımak için önemli bir adım attı. Muhtemel bir deprem veya büyük çaplı afet durumunda koordinasyonu sağlayacak ana kurum olan AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) ile daha uyumlu ve verimli çalışabilmek amacıyla, İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri AFAD’ın düzenlediği Hafif Seviye Akreditasyon Programı’na katıldı. Eğitimler tamamlandı, sınav başarıyla geçildi Akreditasyon süreci kapsamında ilgili personel, gerekli teorik ve pratik eğitimleri titizlikle tamamladı. Sürecin son aşaması olan zorlu sınavı da başarıyla geçen Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi ekipleri, programı resmi olarak başarıyla bitirmiş oldu. Manisa AFAD Müdür Yardımcısı Fırat Şen, "Muğla Büyükşehir Belediyemizin hazırlamış olduğu Kentsel Arama Kurtarma Ekibi inceleme sınavı için buradayız. Deprem ülkesiyiz. Sürekli karşılaşıyoruz çeşitli büyüklüklerde depremlerle. Bu tür ekiplerin varlığı önem arz ediyor. Büyükşehirimize bu noktada hassasiyet gösterip ekip oluşturduğu için teşekkür ediyoruz" dedi, Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Müdahale ve Kentsel Arama Kurtarma Şube Müdürü Alaeddin Kaya, "Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Aras’ın afetlere verdiği önem doğrultusunda ilimiz ve ülkemizin güvenliği için 520 uzman personelimizle her türlü yangın, kaza, kurtarma, sel, su baskınlarına müdahale etmekteyiz. Depremde arama kurtarmadaki eğitimi aldık ve 38 kişilik ekibimizle beraber şu an AFAD’a hafif seviye akredite olma sürecindeyiz. Depremlerde arama kurtarma çalışması yapabilmek için teknolojik aletler uygun sismik arama akustik dinleme cihazlarımızla sahadayız. Her türlü afete hazırız" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, akreditasyon sürecinin tamamlanmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Muğla, deprem başta olmak üzere çeşitli afet risklerini barındıran bir coğrafyada yer aldığını, bu nedenle afetlere hazırlıklı olmanın bir tercih değil, sorumluluk olduğunu ifade etti. Başkan Aras, İtfaiye Dairesi Başkanlığının AFAD’ın Hafif Seviye Akreditasyon Programını başarıyla tamamlamasının, hem ilimizin güvenliği hem de kurumlar arasındaki koordinasyon açısından son derece kıymetli olduğunu söyledi.
Muğla’da 41 gübre numunesi kontrol edildi, bir üründe olumsuz sonuç çıktı
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:06 Muğla’da 41 gübre numunesi kontrol edildi, bir üründe olumsuz sonuç çıktı Muğla’da, azotlu gübrelerin izlenebilirliğini sağlamak amacıyla DNA takip denetimleri gerçekleştirildi. İl genelinde 41 gübre numunesi kontrol edilirken, bir üründe tespit edilen olumsuz sonuç nedeniyle numune detaylı analiz için laboratuvara sevk edildi. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde, 10 - 19 Kasım 2025 tarihleri arasında, ildeki Gübre Dağıtıcı Belgeli işyerlerine yönelik kapsamlı denetimler yapıldı. Denetimlerin temel amacı, Patlayıcı Madde Yapımında Kullanılabilen Azotlu Gübrelerin İzlenebilirliği Tebliği kapsamında, gübrelerin üretimden son kullanıcıya kadar güvenli bir şekilde takip edilmesini sağlamak olduğu öğrenildi. Denetimlerde, Gübre Takip Sistemi (GTS) kapsamında gübre çuvallarına zorunlu olarak uygulanan DNA püskürtme işlemleri kontrol edildi. Alanında yetkili ekipler, DNA’nın varlığını ve doğruluğunu tespit etmek için özel DSPN cihazı ile analizler gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen bu denetimler sonucunda il genelinde toplam 41 adet gübre numunesi alınarak incelendi. Yapılan kontrollerde, bir üründe olumsuz sonuç tespit edildi. Bu ürünle ilgili kesin kanaate varmak üzere, numune Bakanlık gözetiminde yeniden analiz edilmek üzere yetkili laboratuvara gönderildi. Gübre denetimleri, Muğla merkez ve çevre ilçelerde geniş bir alana yayıldı. Denetim faaliyetleri; Bodrum, Fethiye, Kavaklıdere, Köyceğiz, Menteşe, Milas, Ortaca, Seydikemer ve Yatağan ilçelerinde, İl/İlçe Müdürlüklerinin Gübre Denetçi Belgeli personeli ve GTS görevlileri tarafından titizlikle yürütüldü. Yetkililer, tarımsal üretimde güvenliği ve izlenebilirliği artırmak amacıyla gübre denetimlerinin aralıksız devam edeceğini ve vatandaşların şüpheli gördükleri durumları ilgili kurumlara bildirmeleri gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Karalezli: "Çıkıklar acildir, doğru tedavi edilmezse ciddi hasar bırakabilir"
27 Kasım 2025 Perşembe - 13:34 Prof. Dr. Karalezli: "Çıkıklar acildir, doğru tedavi edilmezse ciddi hasar bırakabilir" Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Nazım Karalezli, sporcuların en sık karşılaştığı yaralanmaları ve bu yaralanmalarda uygulanabilecek tedavi yöntemlerini anlattı. Konya Meram Tıp Fakültesinde spor hekimliği Anabilim Dalı Başkanlığı yapmış olan Prof. Dr. Karalezli, yaralanmaların çeşitlerini, vücudun uyarı mekanizmalarını ve hem cerrahi hem de cerrahi dışı tedavi seçeneklerini paylaştı. Prof. Dr. Karalezli, özellikle çıkık ve kırık gibi acil müdahale gerektiren durumlara vurgu yaparak, "Çıkıklar acildir, doğru tedavi edilmezse ciddi hasar bırakabilir" ifadelerini kullandı. "Yumuşak doku yaralanmaları daha fazla görülür" Spor yaralanmalarının çeşitliliğine değinen Karalezli şunları söyledi:"Spor yaralanmalarını yumuşak doku ve sert doku yaralanmaları olarak kabaca ikiye ayırabiliriz. Yumuşak doku rahatsızlıklarını kas, tendon, bağ ve menisküsler gibi eklem içi yumuşak doku yaralanmaları, sert dokuyu da kemik ve kıkırdak doku yaralanmaları veya rahatsızlıkları olarak ayırabiliriz. Bunları da akut yani yeni gelişen ve kronik yani uzun süreli şeklinde tekrar ikiye de ayırabiliriz. Yumuşak doku yaralanmaları daha fazla görülür" "Vücut uyarır; dinlenmezse yaralanma kaçınılmaz olur" Sürekli spor yapan kişilerde neden sakatlıklar görüldüğünü açıklayan Karalezli, şu ifadeleri kullandı:"Sürekli spor yapan niye sakatlansın ki diye düşünüyor insan. En büyük iki nedeni fazla yüklenme ve travma yani darbe veya düşmelerdir. Vücudun kaldırabileceği bir yük vardır. Ne kadar antrenmanlı olursak olalım kaldıramayacağı bir yük karşısında vücudumuz mutlaka bir tepki verir. Aslında yüklenilen doku önden kramp veya ağrı ile uyarı verir. Vücudun bu uyarısını dinlemez isek ve yüklenmeye devam edersek mutlaka bir yerde patlak verir. Yine sık bir neden de spordan sonra gevşeme egzersizleri yapmamaktır. Kötü beslenme, uyku düzensizliği ve sigara kullanımı da sporcu sağlığını kötü yönde etkiler. Kontak spor yapanlarda, yarışmacılarda, kilosu fazla olanlarda da risk fazladır" "Kıkırdak problemleri tedavisi en zor olan yaralanmalardır" Kıkırdak yaralanmalarının profesyonel sporcularda kariyeri bile etkileyebildiğini söyleyen Prof. Dr. Karalezli,"Kıkırdak problemleri tüm spor yaralanmaları içinde tedavisi en zor olanlarıdır. Bazen profesyonel sporcuların sporu bırakma nedeni olur. Çünkü kıkırdak dokusunun beslenmesi zayıftır ve bu nedenle iyileşmesi de zordur."ifadelerini kullandı. Tedavi seçenekleri ile ilgili Karalezli, "Kıkırdakta yumuşamadan tam kat kayba kadar çeşitli yaralanmalar olabilir. Tedavide öncelikle istirahat ve ödem giderici ilaçlar uygulanır. PRP, kollajen desteği, yağ veya kemik dokudan elde edilen kök hücre uygulamaları da sık kullanılan destek tedavilerdendir. PRP’nin kök hücre olmadığı, büyüme faktörlerinden zengin bir plazma olduğu bilinmelidir" dedi. Cerrahi müdahalenin gerektiği durumlar için ise, "Kıkırdak rahatsızlıklarında cerrahi tedavi seçenekleri de vardır. Mikro kırık, kıkırdak nakli ve sentetik materyallerle yapılan onarımlar cerrahi yöntemlere örnektir" diye ekledi. "Stres kırıkları tanı koyması zor yaralanmalardır" Kemik dokudaki yaralanmalara değinen Karalezli, "Eklemleri de kemik doku içine alacak olursak kırıklar, çıkıklar ve kemik iliği ödemi şeklinde yaralanmalar görebiliriz. Kırıkların içinde stres kırığını ayrı bir yere koymak gerekir. Bu direkt darbeler ile olmayan sürekli ve uzun süreli yüklenmelerle oluşan bir kırık şeklidir. Kırık uçları birbirinden ayrılmadığı için bazen tanı koymak da çok zor olabilir. Askerlerde acemilik döneminde ve koşucularda sık görülen bir durumdur" dedi. Tedavi süreci için ise"Kemik iliği ödemi tedavisi genellikle konservatif yani cerrahi dışı yöntemlerledir. Biraz önce saydığım tedavilere benzer. Kırık ve çıkık işin içine girdiğinde olay cerrahi tedaviye doğu ilerler" diye ekledi. "Çıkıklar acildir, doğru tedavi edilmezse ciddi hasar bırakabilir" Prof. Dr. Karalezli çıkıkların önemine vurgu yaparak şunları söyledi:"Çıkıklar acil durumlardır. Eklem yerine konduktan sonra da mutlaka bir süre korunması gerekir. Unutulmaması gereken, çıkıkta kemik doku yerinden çıkar ama asıl yaralanan eklem çevresi yumuşak dokulardır ve bunların cerrahi tedavisinin gerekebileceği mutlaka bilinmelidir. Bazen de kırıklı çıkıklar olur. Yani çıkık ile beraber kırık ta vardır. Bunların tedavisi genellikle cerrahi olmaktadır"
Hayatını kaybeden genç kızın ölüm nedeni adli tıp raporu ile netlik kazanacak
27 Kasım 2025 Perşembe - 13:22 Hayatını kaybeden genç kızın ölüm nedeni adli tıp raporu ile netlik kazanacak Muğla’nın Seydikemer ilçesinde evinde rahatsızlanarak zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldıktan sonra hayatını kaybeden 18 yaşındaki Neslinur Topal’ın ölümüyle ilgili Muğla Valiliği’nden yapılan açıklamada, "Zehirlenme sebebi yapılan tetkik, analiz ve adli tıp raporları sonucunda netleşecektir" denildi. Seydikemer’de meydana gelen olayda, evlerinde rahatsızlanan üç kardeş zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. İlk müdahalelerinin ardından Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen kardeşlerden 18 yaşındaki Neslinur Topal, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Diğer iki kardeşin tedavisinin sürdüğü bildirildi. Muğla Valiliği’nden konu ile ilgili yapılan açıklamada,’’Seydikemer ilçemizde evlerinde rahatsızlanarak zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılan ve sonrasında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen 3 kardeşten Neslinur Topal (18) yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Diğer iki kardeşin tedavileri devam etmektedir. Seydikemer Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin soruşturma başlatmış olup, zehirlenme sebebi yapılan tetkik, analiz ve adli tıp raporları sonucunda netleşecektir. Muğla İl Sağlık Müdürlüğü, AFAD, Seydikemer Belediyesi, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Jandarma ekiplerimizin konuya ilişkin çok yönlü çalışmaları devam etmektedir’’ ifadelerine yer verildi.
Yakın mesafeden okuma sonrası baş ağrısına dikkat
27 Kasım 2025 Perşembe - 13:13 Yakın mesafeden okuma sonrası baş ağrısına dikkat Görme kayıplarının önde gelen nedenleri arasında yer alan ve genellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan presbiyopi, 2015 yılında 1.8 milyar kişide görülürken 2030 yılında 2.1 milyara ulaşması beklenen bir görme kusuru olarak biliniyor. Memorial Bodrum Hastanesi Uz. Dr. Aytek Coşar, presbiyopinin nedenleri ve tedavi seçenekleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak gelişen bu durum, önlem alınmadığında 65 yaşına kadar ilerleyebiliyor ve okumayı, dijital ekran kullanımını veya yakın mesafedeki nesneleri görmeyi zorlaştırarak kişinin sosyal ve mesleki yaşamını olumsuz etkiliyor. Yalnızca görmeyi değil, genel göz sağlığını da etkileyen presbiyopi, göz yorgunluğu ve baş ağrılarına yol açabiliyor. Erken teşhis ve doğru tedavilerle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor. Uz. Dr. Aytek Coşar, presbiyopinin nedenleri ve tedavi seçenekleri hakkında önemli bilgiler paylaşarak şunları söyledi: "Presbiyopi, göz merceğinin yaşla birlikte esnekliğini kaybetmesi sonucu gelişiyor. Genç yaşlarda mercek şekil değiştirerek yakına odaklanabilirken, 40’lı yaşlardan sonra bu esneklik azalıyor. Diyabet ve kalp hastalıkları gibi sistemik rahatsızlıklar ya da antihistaminik veya antidepresan gibi ilaçların uzun süreli kullanımı presbiyopiyi daha erken ortaya çıkarabiliyor. Hipermetropi gibi mevcut görme kusurları da riski artıran önemli etkenler arasında yer alıyor. Belirtilerin süreklilik kazanması durumunda yalnızca gözlük kullanımının yeterli olmadığı, kapsamlı bir göz muayenesinin şart olduğu belirtiliyor. Erken teşhis hem görme kalitesinin korunmasını hem de genel göz sağlığının desteklenmesini sağlıyor. Presbiyopi genellikle 40’lı yaşların başında kendini göstermeye başlıyor ve 65 yaşına kadar ilerlemeyi sürdürebiliyor. Yakın mesafeden okuma sonrası baş ağrısı, yazıların bulanık görünmesi ve harfleri netleştirememek en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Bu şikayetler, kişinin yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor ve özellikle uzun süreli yakın çalışma gerektiren mesleklerde belirgin şekilde hissediliyor. Presbiyopi tedavisi kişinin görme ihtiyacına göre şekillendiriliyor. Gözlük ve kontakt lens en yaygın uygulamalar arasında bulunurken, son yıllarda çok odaklı mercek ameliyatları da dikkat çekiyor. Bu yöntemde doğal mercek yerine özel olarak tasarlanmış bir lens yerleştiriliyor ve yakın, orta ve uzak mesafelerin daha net görülmesi sağlanıyor. Bu sayede gözlük bağımlılığında önemli bir azalma elde edilebiliyor. Yılda en az bir kez yapılacak göz muayenesi, presbiyopinin ilerlemesini önlemede kritik önem taşıyor. Önlem alınmayan presbiyopi zamanla ciddi görme kaybına yol açabiliyor. Belirtiler devam ediyorsa bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor. Bazı kişilerde presbiyopi katarakt veya başka göz hastalıklarıyla bağlantılı olabiliyor. Bu hastalıkların erken tedavi edilmesiyle presbiyopi belirtileri de belirgin şekilde azalabiliyor" Uzmanlar presbiyopinin ilerlemesini yavaşlatmak için düzenli göz muayenesi yapılmasını, okuma ortamında yeterli aydınlatma kullanılmasını, dijital ekranlarda yazı boyutunun artırılmasını, 20-20-20 kuralının uygulanmasını, sebze, meyve ve omega-3 açısından zengin beslenilmesini, sigara ve alkol tüketiminin azaltılmasını, UV ışınlarından korunmak için güneş gözlüğü kullanılmasını, göz kuruluğu yaşayan kişilerin doktor önerisiyle nemlendirici damla kullanmasını ve şikayetler arttığında vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.
Ula Anaokulu öğrencileri "Kayıp Masallar Kitabı" ile sanatla buluştu
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:47 Ula Anaokulu öğrencileri "Kayıp Masallar Kitabı" ile sanatla buluştu Ula Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ve Uluslararası Gençlik Merkezi gönüllüleri, Ula Anaokulu öğrencilerine yönelik hazırladıkları "Kayıp Masallar Kitabı" adlı çocuk tiyatrosuyla unutulmaz bir gün yaşattı. Renkli dekorlar ve interaktif anlatımın öne çıktığı etkinlik, miniklerden tam not aldı. Ula Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ve Uluslararası Gençlik Merkezi gönüllü gençlerinden oluşan tiyatro ekibi, anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Gönüllü gençler, kendi emekleriyle hazırladıkları kostüm ve dekorları kullanarak sahneledikleri "Kayıp Masallar Kitabı" adlı çocuk tiyatrosunu Ula Anaokulu öğrencileri için özel olarak sundu. Tiyatro oyunu, masalların kaybolduğu bir dünyada maceraya atılan kahramanların hikayesini merkeze alarak, çocuklara hem eğlenceli hem de eğitici mesajlar verdi. Renkli sahne dekorları, eğlenceli karakterleri ve interaktif anlatımıyla dikkat çeken oyun, miniklerin büyük beğenisini topladı. Gösteri sırasında öğrenciler, oyunda yer alan şarkılara coşkuyla eşlik etti, kahramanlarla konuşarak ve sahnedeki görevleri yerine getirerek oyunun aktif bir parçası haline geldi. Çocukların neşesi, şaşkınlığı ve heyecanı tüm salonu doldururken, öğretmenler ve veliler de gençlerin sergilediği başarılı performansı takdirle karşıladı. Ula Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü yetkilileri ve Uluslararası Gençlik Merkezi liderleri, etkinlik sonrasında bir açıklama yaparak gönüllü gençlerin özverili çalışmalarına teşekkür etti.
Seydikemer’de yaşanan zehirlenme olayı soruşturmasında AFAD ekiplerince detaylı inceleme yapılacak
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:25 Seydikemer’de yaşanan zehirlenme olayı soruşturmasında AFAD ekiplerince detaylı inceleme yapılacak Muğla’nın Seydikemer ilçesinde meydana gelen ve nedeni henüz belirlenemeyen zehirlenme vakasında, 18 yaşındaki Neslinur Topal hayatını kaybederken, diğer iki kardeşi Fethiye Devlet Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Olayla ilgili savcılık soruşturma başlatırken, evde kimyasal incelemesi için AFAD ekipleri görevlendirildi. Edinilen bilgiye göre, Muğla’nın Seydikemer ilçesinde zehirlenme olayında, üç kardeşin henüz nedeni bilinmeyen bir sebepten dolayı zehirlendiği tespit edildi. Zehirlenme sonucu, 18 yaşındaki Neslinur Topal vefat ederken, diğer iki kardeş Fethiye Devlet Hastanesine kaldırıldı. Tedavileri yoğun bakım ünitesinde süren kardeşlerin hayati tehlikelerinin devam ettiği öğrenildi. Olayın ardından Seydikemer Cumhuriyet Savcılığı, zehirlenmenin nedenini aydınlatmak amacıyla geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Savcılık, evde herhangi bir kimyasal madde bulunup bulunmadığının tespiti için Muğla İl AFAD Müdürlüğü’nden teknik inceleme talep etti. Bu talep üzerine, Muğla AFAD Müdürlüğü personelleri özel cihazlarla olay yerinde incelemelerde bulundu. İlk incelemeler neticesinde, durumun daha detaylı araştırılması gerektiği belirlendi ve KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) ekibinin bölgeye gelmesi gerektiği rapor edildi. Muğla AFAD Müdürlüğü tarafından derhal talep edilen KBRN ekipleri, en kısa sürede olay yerine ulaşarak evde detaylı kimyasal madde incelemesi yapacak. Ekipler, zehirlenmeye neden olan etkeni tespit etmek için cihazlarla kapsamlı bir araştırma gerçekleştirecek.
Datça’da 26 yıldır ayakkabı tamirciliği yapıyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:07 Datça’da 26 yıldır ayakkabı tamirciliği yapıyor Muğla’nın Datça ilçesinin tek ayakkabı tamircisi Rıdvan Arslan (43) 26 yıldır ilçede hizmet verirken, rakibinin olmamasının kendini bir yandan sevindirdiğini, bir yandan da üzdüğünü dile getirdi. Datça Ambarcı Caddesi’ndeki dükkanında 26 yıldan bu yana ilçe sakinlerine hizmet veren ayakkabı tamircisi Arslan, aynı zamanda çanta, kemer, cüzdan gibi ürünlerin de tamiratını gerçekleştiriyor. 1999 Düzce depremi sonrası Datça’ya yerleşen ve abisinin sayesinde mesleği ile tanışan Arslan ilçenin tek ayakkabı tamircisi olma özelliğini de taşıyor. İlçede kendisinden başka ayakkabı tamircisinin bulunmamasının kendisini sevindirdiğini, bir yandan da kendisinden sonra bu mesleği devam ettirecek birinin bulunmamasının da endişe verici olduğunu dile getirdi. "1999 Depremi sonrası Datça’ya yerleşti" Ayakkabı tamircisi Arslan’ın Datça serüveni, 1999 Düzce Depremi’nden sonra başlarken, "Aslen Mardin Midyatlıyım. 1999’dan beri Datça’dayım ve o tarihten beri bu işi burada yapıyorum. O zamanlar Düzce’deydim, depreme yakalandık, talihsiz bir dönemdi. Sonra abim beni Datça’ya getirdi. Esas ustam abimdir. Hem okula gidiyor hem de onun dükkânında çıraklık yapıyordum" dedi. "Datça’da bu mesleği yapan tek usta" Bugün Datça’daki tek ayakkabı tamircisi olan Arslan, yıllardır hiçbir rakibi olmamasından memnun olduğunu ifade ederek, "Bu işi Datça’da tek başıma yapıyorum. Hiç rakibim olmadı, bundan mutluluk duydum. İnsanlar beni seviyor, ben de insanları seviyorum. İşimi seviyorum, huzurluyum" şeklinde konuştu. "Ben bırakırsam Datça ayakkabısız kalır" Ayakkabıcılık mesleğinin yok olmaya başladığını söyleyen Arslan, "Gençler bu işlere ilgi göstermiyor. Okul yok, teşvik yok. Bir çırağım olsa çok mutlu olurum. Arkamdan bu işi devam ettirecek biri yetişse keşke, ben bırakırsam Datça ayakkabısız kalır. Gerçekten üzücü bir durum. Bizim iş sabır ister, emek ister. Ama öğrendiğinde ömür boyu ekmek yedirir" diyerek mesleğe sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.