Yerel Haberler
Muğla
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:36 Global Sumud filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıkıyor Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla İspanya’nın Barselona kentinden 15 Nisan’da yola çıkan ancak Akdeniz’de İsrail’in müdahalesine maruz kalan "Global Sumud Filosu"nun 54 teknesiyle, yarın Marmaris’ten yola çıkacakları duyuruldu. 10 Mayıs’ta Muğla’nın Marmaris ilçesine ulaşan toplam 38 tekneden oluşan filo, Marmaris Limanı’nda gerçekleştirilen teknik kontrollerin ardından Marmaris açıklarına demirledi. Girit üzerinden gelen aktivistlerin Türkiye’ye giriş ve çıkış işlemleri ise güvenlik birimlerinin koordinasyonunda, gümrüklü limanda kurulan karakol ve sağlık birimi aracılığıyla kontrollü şekilde gerçekleştirildi. 4 gündür Marmaris’te bulunan aktivistlerin, İsrail ve Yunan askerleri tarafından maruz kaldıklarını belirttikleri müdahalelerle ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunmalarının ardından resen soruşturma başlatıldı. "Yarın yola çıkacaklar" Global Sumud Filosu üyeleri bugün Marmaris’in Adaköy Mahallesi’nde düzenledikleri basın toplantısıyla Gazze’ye yönelik dayanışma mesajı verdi. Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Sümeyra Akdeniz Ordu, GSF Tıbbi Filosu temsilcisi Dr. Imane El Makhloufi, kısa süre önce İsrail’de gözaltına alınıp serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Saif Abukeshek, Rohingya toplumu temsilcisi Ko Tinmaung, İnsan Hakları Avukatı Nathalia Accioly’nin açıklamalarda bulunduğu toplantıda çok sayıda uluslararası gazeteci, aktivist ve destekçi katıldı. Daha önce İsrail askerleri tarafından alıkonulan ve sonrasında serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Thiago vila ise toplantıya çevrim içi bağlandı. "Hiçbir şey yapmamanın riski daha büyük" Toplantıda Türkçe konuşan ve İngilizce yapılan açıklamaları da Türkçe’ye çevrilmesine yardımcı olan Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Sümeyra Akdeniz Ordu, Filistin’e yönelik uluslararası dayanışmanın her geçen gün büyüdüğünü belirterek özellikle Latin Amerika ülkeleri ve Brezilya’dan gelen desteğin arttığını söyledi. İsrail’in müdahalelerinin giderek daha sert hale geldiğini ifade eden Ordu, "İsrail’in şiddeti her seferinde bir seviye daha artıyor. Yaralanan, kötü muameleye uğrayan arkadaşlarımız oldu. Ancak tüm riskleri göze alarak yolumuza devam ediyoruz. Çünkü hiçbir şey yapmamanın riski çok daha büyük" dedi. Gazze’de yaşananların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Ordu, dünyanın birçok ülkesinden insanların aynı amaç etrafında birleştiğini belirterek mücadeleyi sürdürmek zorunda olduklarını söyledi. Toplantıda Myanmar’dan katılan temsilci de söz alarak, Filistin’de yaşanan insan hakları ihlalleri ile kendi ülkelerinde yaşanan olaylar arasında benzerlik bulunduğunu ifade etti. Filistin meselesinin artık yalnızca Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın insan hakları sorunu olduğu vurgulandı. "Hukuki süreç başlatıldı" GSF hukuk ekibi üyesi İnsan Hakları Avukatı Nathalia Accioly tarafından yapılan açıklamada ise İsrail müdahalesi sırasında yaralanan aktivistlerin ifadelerinin alındığı, adli tıp başvurularının yapıldığı ve elde edilen tüm belgelerin İsrail’e karşı yürütülecek hukuki süreçlerde kullanılacağı belirtildi. Aktivistler ayrıca, 38 tekneden oluşan filoya 16 teknenin daha katıldığını açıkladı. Yarın itibarıyla 54 tekne olarak yeniden yola çıkacaklarını belirten filo üyeleri, yolculuk sırasında 6 teknenin daha kendilerine katılmasının beklendiğini ifade etti. "Gazze ablukası hala devam ediyor" İsrail tarafından gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Saif Abukeshek ise Gazze’ye yönelik ablukanın hala sürdüğünü ve uluslararası dayanışmanın devam etmesi gerektiğini söyledi. Abukeshek, "Organizatörlerden biriyim, aynı zamanda yürütme komitesi üyesiyim. Gazze’ye yönelik ablukayı kırmak için diğer hareketler ve kuruluşlarla birlikte çalışmalarımızı sürdürmek amacıyla geçen yıldan bu yana seferber olmuş durumdayız. Bu, filonun son ayağı. Yarın buradan Gazze’ye doğru yola çıkıyoruz. İsrail, Filistin halkına yönelik ihlallerini sürdürdü. Filistin halkına karşı işlediği suçları sürdürdü. Soykırım durmadı, abluka sona ermedi. Çocuklar, kadınlar ve erkeklerden oluşan 9 binden fazla Filistinli mahkuma yönelik suçlar devam ediyor. Bu insanlar cezaevlerinde işkence görüyor, aç bırakılıyor ve insanlık dışı muameleye maruz kalıyor. Bu yüzden seferber olmaya devam etmek zorundayız ve tüm bu çalışmaları desteklemeliyiz. Burada bulunma nedenimiz bu" ifadelerini kullandı. Kendisinin yaşadığı gözaltı sürecine ilişkin de konuşan Abukeshek, yaşadıklarının Filistinli tutukluların yaşadıklarıyla kıyaslanamayacağını belirterek, "Benim yaşadıklarım, Filistinli mahkumların yaşadıklarıyla kıyaslandığında önemsiz kalır. Cezaevlerinde 9 binden fazla tutuklu var ve her gün işkence görüyorlar. Onların tanıklıklarını dinledik. Birçoğunun sivri cisimlerle tecavüze uğradığını duyduk. Bazılarının köpeklerle saldırıya uğradığını duyduk. Kadınların toplu şekilde cinsel saldırıya maruz bırakıldığı anlatılıyor. İşte konuşmamız gereken hikayeler bunlar. Anlatmamız gereken hikayeler bunlar" ifadelerini kullandı. Toplantının sonunda ise halen İsrail hapishanelerinde bulunan aktivistlerin serbest bırakılması çağrısı yapıldı. "Mektup yarışmasında seçilen mektuplar cam şişelerle Gazzeye uğurlanacak" Global Sumud Filosu aktivistlerinin yaptığı toplantıya İstanbul ve Samsun’dan gelen PTT Derneği üyeleri geçtiğimiz ay düzenlenen Gazze’ye mektup yarışmasından 10 mektubu Türkçe’den Arapça’ya çevirerek cam şişelere koyup, Gazze’ye ulaştırılmak üzere Filoya teslim edeceklerini onların da orada bu mektupları ileteceklerini belirttiler. İçlerinde dualar ve insani dileklerin yazılı olduğu belirtilen mektuplar da yarın filo ile birlikte Gazze’ye yola çıkacak.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:16 Muğla ile Çin’in Leshan kenti arasında dostluk köprüsü güçleniyor Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55’inci yılı kapsamında Muğla’yı ziyaret eden Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, iki ülke arasındaki iş birliğinin kültürden turizme, eğitimden teknolojiye kadar birçok alanda gelişeceğini vurguladı. Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55. yıl dönümü vesilesiyle, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ve beraberindeki heyet Muğla’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında düzenlenen "Muğla-Leshan Kardeş Şehir Fotoğraf Sergisi", iki medeniyetin yerel yönetimler düzeyindeki güçlü bağını gözler önüne serdi. Serginin açılışında konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, binlerce yıllık iki medeniyetin kültür ve dostluk temelinde kurduğu bağı Muğla’dan geleceğe taşıdıklarını belirtti. İpek Yolu’nun sadece bir ticaret güzergahı değil, bir medeniyet hattı olduğunu vurgulayan Aras; "Artık şehirler, ülkeler arası ilişkilerin yalnızca izleyicisi değil; kültürel diplomasinin ve sürdürülebilir kalkınmanın en güçlü taşıyıcılarıdır. ’Dünya Kenti Muğla’ vizyonumuzla, uluslararası iş birliklerini protokol düzeyinden çıkarıp, eğitim, turizm, teknoloji ve dijital inovasyon gibi somut alanlara dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi. Başkan Aras, geçtiğimiz yıl Çin’in Sichuan Eyaleti’ne bağlı Leshan kenti ile imzalanan kardeş şehir protokolünün önemine dikkat çekerek, şu an bir daire başkanının ve yakında üç genç uzmanın eğitim ve kültürel temaslar için Çin’e gideceğini belirtti. Ayrıca, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti uygulamasının Muğla turizmine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. "Farklı medeniyetler diyalogla canlanıyor" Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Muğla’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Muğla’yı "Türkiye’nin dünyaya açılan parlak vitrini" olarak tanımladı. Leshan şehri ile Muğla arasındaki benzerliklere değinen Büyükelçi Xuebin; "Nisan 2025’te kurulan kardeş şehir ilişkisiyle iki şehir, karşılıklı iş birliğini yeni bir aşamaya taşımıştır. Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik rehberliğinde Çin-Türkiye ilişkileri derinleşmektedir. Vize muafiyeti ile halklarımız arasındaki dostluk yeni bir ivme kazanmıştır" dedi. Somut iş birliği ve gelecek projeler Törende, Muğla ile Leshan arasındaki iş birliğinin sadece iyi niyet mesajlarıyla sınırlı kalmadığı, tarım, akıllı şehir uygulamaları, iklim politikaları ve gençlik programları gibi tematik alanlarda genişleyeceği vurgulandı. 55. yıl vesilesiyle düzenlenen fotoğraf sergisi, davetliler tarafından ilgiyle incelenirken, iki ülke arasındaki dostluğun yerel yönetimler eliyle pekiştirilmesi hedefleniyor.
Taşınmaz kültür varlığı sayısında Muğla 3’üncü sırada yer alıyor
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:51 Taşınmaz kültür varlığı sayısında Muğla 3’üncü sırada yer alıyor Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’deki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 2,1’lik önemli bir artış kaydederek 127 bin 285’e ulaştı. Kültürel zenginliğin merkezlerinden biri olmayı sürdüren Muğla 3. sırada yer alıyor. Yapılan son açıklamalara göre, Türkiye’nin kültürel envanteri giderek genişliyor. Ülke genelindeki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının sayısı, tarihi ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çabaların etkisiyle 127 bin 285’e yükseldi. Bu artış, bir önceki yıla göre yüzde 2,1’lik bir büyümeyi işaret ediyor. Taşınmaz kültür varlıklarının illere göre dağılımında zirvede yer alan şehir, kültürel ve tarihi dokusuyla öne çıkan İstanbul oldu. İstanbul, tek başına 34 bin 258 adet taşınmaz kültür varlığına ev sahipliği yaparak listenin en başında yer aldı. İstanbul’u takip eden ve kültürel zenginlikleriyle dikkat çeken iller ise şunlar oldu İzmir 8 bin 61 adet, Muğla ise 5 bin 30 adet tarihi bölge ile 3. Sırada yer alıyor. Kültür varlıklarını koruma kapsamındaki toplam sit alanı sayısı da önemli bir artış gösterdi. Toplam sit alanı sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 5,4 artarak 26 bin 127’ye ulaştı. Bu sit alanlarının büyük bir bölümü, Türkiye’nin derin tarihi geçmişini gözler önüne seren alanlardan oluştu. Toplam sit alanlarının yüzde 97,0’sini yaklaşık 25 bin 343 adet arkeolojik sit alanları oluşturdu. Bu oran, ülkenin arkeolojik keşif ve koruma çalışmalarına verdiği önemi de ortaya koyuyor.
TSYD Muğla Temsilciliği’nden yoğun mesai
18 Kasım 2025 Salı - 19:22 TSYD Muğla Temsilciliği’nden yoğun mesai Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Genel Merkez Şubeler Sorumlusu Kemal Çağlayan, TSYD Muğla İl Temsilcisi Eren Ayhan, Marmaris İlçe Temsilcisi Güldemet Kızıl, Milas İlçe Temsilcisi Kemal Sürgün, Fethiye İlçe Temsilcisi Murat Yalçın ve Menteşe İlçe Temsilcisi Aykut Kurt’un katılımıyla Muğla’da kapsamlı bir program gerçekleştirildi. Program, il ve ilçe temsilcilerinin bir araya gelmesiyle yapılan istişare toplantısıyla başladı. Toplantıda, Muğla genelinde spor gazeteciliğinin daha etkin yürütülmesi, Bodrum FK, Muğlaspor ve Fethiyespor maçlarında basın mensuplarının sorunsuz çalışma ortamına sahip olması ve sezon boyunca iş birliklerinin artırılması konuları ele alındı. İstişare toplantısının ardından TSYD heyeti, Muğla Valisi İdris Akbıyık ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı makamlarında ayrı ayrı ziyaret etti. Ziyaretlerde Kemal Çağlayan, TSYD’nin tarihçesi, misyonu, ülke genelindeki yapılanması ve amaçları hakkında detaylı bilgiler verdi. TSYD’nin spor basınını güçlendirmek adına yürüttüğü çalışmalar, mesleki standartların yükseltilmesi için yapılan faaliyetler ve Muğla’daki yeni süreç aktarıldı. Heyet, Vali Akbıyık ve Başkan Aras’a TSYD adına teşekkür plaketi takdim etti. Görüşmelerin samimi bir atmosferde gerçekleştiği ve kent sporuna dair genel değerlendirmelerin de yapıldığı belirtildi.
İşlettiği büfede 800 eserlik kütüphane kurdu
18 Kasım 2025 Salı - 17:57 İşlettiği büfede 800 eserlik kütüphane kurdu Muğla’nın Bodrum ilçesinde büfe işleten Berat Yalçın, arkadaşının babasından gelen bağışlarla iş yerinde 800 kitaptan oluşan bir kütüphane oluşturdu. Kütüphane, işletmeye gelenlerin ilgisini çekiyor. Konacık Mahallesi Atatürk Bulvarı’nda büfe işleten Berat Yalçın (50), yaklaşık 6 ay önce İstanbul’dan gelen bağışlarla mini kütüphaneyi kurdu. Kitapları depozito karşılığında okurlara teslim eden Berat Yalçın, kitap geri getirildiğinde ise depozitoyu iade ediyor. Büfeye uğrayan vatandaşlar, çay ve kahvelerini alırken kitap karıştırıp okumak için de fırsat buluyor. Yalçın, amacının bölgede okuma alışkanlığını artırmak olduğunu, talep gelmesi halinde köy okullarına da kitap gönderebileceğini söyledi. Büfeyi açtıklarında hiç kitabın olmadığını dile getiren Yalçın, "Avukat arkadaşımın babası, yıllardır biriktirdiği 2 bin 700 kitabı bağışladı. Tüm kitapları İstanbul’dan getirttik. Bunların yaklaşık 800’ü büfemde duruyor. Bir kısmını dağıttık, bir kısmı evlere gitti. Kalanları ise isteyenlere depozito karşılığında veriyorum. Kitap bitince geri getiriyorlar, isterlerse başka bir kitapla değiştiriyorlar, depozitoları da iade ediliyor. Şu an okurların evlerinde dolaşımda olan 100’e yakın kitabımız var. Bizim büfenin olduğu yer sanayi bölgesi. Burada insanların kitapla temas edecek bir alanı yoktu. Biz de hem okuma alışkanlığını desteklemek hem de bölgeye değer katmak için böyle bir çalışma başlattık. Gelenler önce şaşırıyor ama sonra memnun kalıyorlar. Roman, tarih, siyaset gibi farklı türlerden yüzlerce kitabımız var. Vatandaşlar çayını içerken ya da yemeğini beklerken kitap okuyabiliyor. Elinde değerlendiremediği kitap olanlar da getirip buraya bırakıyor. Bu sayede kitap döngümüz her geçen gün büyüyor. Yakında gelmesini beklediğim yaklaşık 200 kitap daha var. Talep olursa köy okullarına ya da ihtiyacı olan kurumlara da kitap göndermek isterim" diye konuştu.