Yerel Haberler
Muğla
Muğlaspor 1. Lig’i kutladı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 08:50:13 TFF 2. Lig 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlayarak adını üst lige yazdıran Muğlaspor, 1. Lig’e yükselmenin gururunu taraftarlarıyla paylaştı. Üstü açık otobüsle yapılan şehir turunun ardından Muğla Açık Oto Pazarı alanında düzenlenen programda şampiyonluk kupası havaya kalktı. Kutlamaların finalinde sahne alan ünlü sanatçı Simge Sağın, yeşil-beyazlı taraftarlara unutulmaz bir gece yaşattı. Yeşil-beyazlılar, 1. Lige yükselmenin coşkusunu Muğla sokaklarına taşıdı. Futbolcular, teknik heyet ve yönetim, üstü açık otobüsle taraftarları selamlayarak şehir turu attı. Şehir turunun ardından kutlamaların merkezi olan Muğla Açık Oto Pazarı alanına geçildi. Muğla Valisi, milletvekilleri, büyükşehir ve ilçe belediye başkanları, bürokratlar ve siyasi partilerin il başkanlarının da katıldığı görkemli törende birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Muğlaspor Başkanı Kıyanç: "Önce birlik dedik, sonra birincilik kazandık" Kupa programında kürsüye çıkan Muğlaspor Kulübü Başkanı Menaf Kıyanç, yaptığı duygusal konuşmada taraftara ve tüm şehre teşekkür etti. Muğla’nın bu şampiyonluktan çok daha fazlasını hak ettiğini belirten Kıyanç, şunları söyledi: "Muğla bu şampiyonluktan çok daha fazlasını hak ediyor ve bu başarı Muğla’ya çok yakıştı. Biz bu yıl yola çıkarken ’hedef birlik’ dedik. Evet geç oldu ama çok temiz, çok büyük oldu ve tüm ülkeye yansıdı. Önce birlik dedik, sonra birincilik dedik. Allah Bursa’da bize hem bir olmayı hem de birinciliği nasip etti. Pazar günü sabahın köründe yollara dökülüp 9 saatlik yolu çeken, Bursa’da 20 bin kişiye karşı takımı savunan 7 bin taraftarımızın fotoğrafları bana ulaştığında takımla maç toplantısındaydım. O çocukların otobüsteki hallerini görünce arkadaşlarıma ’Biz şampiyon olduk, bu iş bitti’ dedim. Çünkü biz asıl hedefimiz olan birlik olmayı başarmıştık. Geride sadece birincilik kalmıştı, o da kolaylıkla geldi. Toplantıdan sonra köşeye çekilip ağladım. Biz Muğla’da birlik olduktan sonra üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şey yok" "Muğlaspor, tüm Muğla’nın takımıdır" Muğla’nın lobisinin yetersiz olduğunu ve bir yıl boyunca birçok olumsuzlukla mücadele ettiklerini ancak asla vazgeçmediklerini vurgulayan Kıyanç, iş insanlarına seslendi: "3 yılda Bölgesel Amatör Lig’den (BAL) üçüncülüğe, oradan ikinciliğe ve bugün de birinciliğe ulaştık. Şimdi daha güçlü bir birliktelik gerekiyor. İş insanlarımızdan ricam, Muğlaspor çatısı altında kenetlenmeleridir. Biz Bursa’da Fethiye’siyle, Bodrum’uyla, Milas’ıyla, Marmaris’iyle beraberlik içindeydik. Muğlaspor sadece merkezin değil, tüm Muğla’nın takımıdır" "Serum almadan iyileştim" Bursa maçında yaşadığı stres ve hastalık sürecine de değinen Kıyanç, "Maçta çok terlemiştim ve hastalandım, birkaç gün serum aldım. Menteşe Devlet Hastanesi’ne gittiğimde hastası, hemşiresi, doktoru o kadar samimi yaklaşıp teşekkür etti ki, inanın serum takılmadan iyileştim. Allah hepinizden razı olsun" diyerek sözlerini noktaladı. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras: "Gelecek yıl hedef süper lig" Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, başarıda tesadüfe yer olmadığını vurgulayarak yeni hedefi Süper Lig olarak koydu. Coşkulu kalabalığa seslenen Köksal, şu ifadeleri kullandı: "Evet güzel Muğla, bu büyük zaferi ve kutlamayı hak ettik. Bu başarı asla tesadüf değil. Üç yılda üç büyük şampiyonluk kazandık ve hiç durmadık. ’Dörttük üç olduk, üçtük iki olduk, ikiydik bir olduk.’ Peki, bir sonraki sene hedef ne? Süper Lig. Biz çok hazırız, çok enerjiğiz. Bu samimiyeti Allah nazarlardan saklasın. Başta Menaf Başkanımız olmak üzere futbolcularımıza, teknik ekibe ve katkı sunan tüm Muğlalılara gönülden teşekkür ediyorum" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras: "Bu kupa en çok taraftarın hakkı" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise şampiyonlukta devletin zirvesinden taraftara kadar herkesin emeği olduğunu belirtti. Aras, stadyumun yapım sürecine destek veren Cumhurbaşkanı’na, bütçe desteği ve takibi sağlayan vekillere ve valiye teşekkür ederek şöyle konuştu: "Bu başarıda taraftarımızdan yönetime, futbolcularımızdan teknik ekibe, Valimizden milletvekillerimize ve Cumhurbaşkanımıza kadar herkesin emeği var. Siyasi parti il başkanlarımız, belediyelerimiz, herkes bu iş için büyük çaba gösterdi. İşte bu, Muğla’nın birlik ve beraberliğidir. En büyük teşekkürü ise karda, kışta, çamurda takımı asla yalnız bırakmayan Suskunlar ve 48 taraftar gruplarımıza sunuyorum. Onların önünde eğiliyorum. Bu kupayı en çok siz hak ettiniz, helal olsun size" Konuşmaların ardından tüm protokol, yönetim ve teknik heyet sahnede şampiyonluk kupasını coşkuyla havaya kaldırdı. Gecenin finalinde sahne alan Simge Sağın ise şarkılarıyla Muğlaspor ’un tarihi 1. Lig kutlamasını unutulmaz bir müzik ziyafetine dönüştürdü.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 07:02 Milas Veteriner Fakültesi’nde ‘Ailem benim her şeyim’ paneli Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi, toplumsal bilinci artırmaya yönelik çok önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Fakülte bünyesinde düzenlenen ‘Ailem Benim Her Şeyim’ başlıklı panel, öğrencilerin yoğun katılımı ve ilgisiyle gerçekleştirildi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı, ailenin toplumun temel taşı olduğunu vurgulayarak, gençleri bağımlılık gibi modern çağın en büyük tehditlerine karşı korumanın önemine değindi. Etkinliğe ayrıca Milas Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Çeken de katılım sağladı. Bağımlılıkla mücadele ve ailenin gücü masaya yatırıldı Panelde, alanında uzman isimler hem ailenin önemini, hem de bağımlılıkla mücadelenin hayati yollarını dinleyicilerle paylaştı: Muğla Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Fatih Mehmet Demir, konuşmasında aile bağlarının güçlü olmasının bireyi dış dünyadaki tehlikelerden nasıl koruduğunu anlattı. Bağımlılık yapıcı maddelerin insan sağlığı, psikolojisi ve sosyal hayatı üzerindeki yıkıcı zararlarına dikkat çekti. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla Şube Başkanı Abdullah Şenol Şengür ise Yeşilay’ın tarihi kökenleri, kuruluşu, yürüttüğü ulusal ve uluslararası faaliyetler ile gelecek hedefleri hakkında detaylı bir sunum yaptı. Şengür, bağımlılıkla mücadelede kritik bir rol oynayan YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi) modelini tanıtarak, bağımlılık tedavisinde ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı olarak verilen destek mekanizmalarını anlattı. Milas Veteriner Fakültesi Morfoloji Binasında gerçekleştirilen panele, öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Sunumların ardından soru-cevap bölümüne geçilirken, öğrencilerin bağımlılıkla mücadele ve toplumsal farkındalık konularındaki soruları paneli interaktif bir havaya taşıdı. Etkinliğin sonunda, katkılarından dolayı konuşmacılara Dekan Prof. Dr. Artay Yağcı tarafından teşekkür plaketleri verilirken, tüm katılımcı öğrencilere günün anısına Yeşilay tişörtleri dağıtıldı.
Muğla Büyükşehir’den bağcılığa modern dokunuş
06 Ekim 2025 Pazartesi - 15:04 Muğla Büyükşehir’den bağcılığa modern dokunuş Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Yeşilüzümlü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi arasında imzalanan protokol kapsamında ilk deneme üretimi gerçekleştirildi. Hasat edilen üzümler, şarap üretim tesisinde işlenecek. Protokol kapsamında Fethiye Karaçulha Meyve ve Sebze Toptancı Halinde bulunan tesis, Kooperatifin kullanımına sunuldu. Yılda 45 bin şişe kapasiteyle üretim yapacak olan tesis, aynı zamanda saatte en az 3 ton üzüm işleme kapasitesine sahip olacak. Böylece butik üretim yapan kooperatif ortakları, modern tesis imkânıyla daha kaliteli ve markalı ürünler ortaya koyacak. Koleksiyon bağı ile geleneksel bağcılığın korunması Muğla Büyükşehir Belediyesi, protokolün yanı sıra Fethiye Yeşilüzümlü Mahallesinde bağcılığın geliştirilmesi için de önemli bir adım attı. Mülkiyeti Büyükşehir’e ait 17 bin metrekarelik arazi üzerine kurulan Koleksiyon Bağı Projesi kapsamında 36 çeşit ve 2 bin 650 kök üzüm çeşidi yetiştirilmeye başlandı. Proje ile hem yerel hem de endüstriyel üzüm çeşitleri korunacak, bölgeye özgü bağcılık kültürü geleceğe taşınacak. Toplam maliyeti 10 milyon 612 bin 40 TL olan proje ile Yeşilüzümlü’de geleneksel bağcılık modern üretimle buluştu. Turizm ve ekonomi için katma değer Yeşilüzümlü’de hayata geçirilen bu yatırımla birlikte bölge, yalnızca tarımsal üretimde değil turizmde de öne çıkacak. Modern tesis sayesinde üretilecek şarapların markalaşması, Yeşilüzümlü’yü ziyaret eden turistlere yeni bir deneyim sunarken, bölge ekonomisine de katma değer sağlayacak. "Yeşilüzümlü’nün bağcılık geleneği geleceğe taşınıyor" Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesinde görevli Ziraat Mühendisi Fazıl Kavukoğlu, koleksiyon bağı hakkında bilgi vererek, "17 bin metrekarelik alanda 36 çeşit ve 2 bin 650 kök üzümle kurduğumuz koleksiyon bağı, Yeşilüzümlü’nün bağcılık geleneğini koruyarak geleceğe taşıyacak. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın öncülüğünde tarımsal üretimde kalitenin artırılarak katma değeri yüksek ürünler elde etmek kooperatiflerin desteklenmesi ve markalaşma çalışmalarına devam edeceğiz" dedi. Arıcan: "Büyükşehir’in desteğiyle markalaşma yolunda ilk adım" Yeşilüzümlü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ercan Arıcan, ilk deneme üretimiyle ilgili şöyle konuştu: "Şarap üretim tesisimizi faaliyete geçirmiş bulunuyoruz. Sürecin en başından beri destek veren Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’a teşekkür ederim. Burası üreticilerimiz için yeni bir kazanç kapısı oldu. Bugün 4 ton üzümle deneme üretimi gerçekleştiriyoruz. Büyükşehir Belediyemiz bize markalaşma konusunda da destek veriyor" Başkan Aras: "Yerel üreticiyle el ele, daha güçlü bir gelecek" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, proje ile hem üreticiyi hem de bölgeyi güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: "Muğla’nın bereketli topraklarında üretilen her ürün, bizim için sadece ekonomik değil kültürel bir değerdir. Yeşilüzümlü’de imzaladığımız bu protokol ile geleneksel bağcılık bilgeliğini modern tesislerle buluşturuyoruz. Kooperatiflerimizle birlikte kaliteyi, markalaşmayı ve sürdürülebilir üretimi ön plana çıkararak hem üreticimize hem de turizme katkı sağlıyoruz"
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "9 bin kültür varlığı geri iade edildi"
06 Ekim 2025 Pazartesi - 13:15 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "9 bin kültür varlığı geri iade edildi" Bodrum’da düzenlenen ICOM Kırmızı Liste Risk Altındaki Kültür Varlıkları Türkiye Programı’nda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yurt dışına kaçırılmış eserlerin iadesini sağlamak için çalıştıklarını ifade ederek, "Türkiye olarak bu cephede çok ciddi başarılar elde ettik. Son sekiz yılda 9 binden fazla kültür varlığımızın iade edilmesini sağladık" dedi. ICOM Kırmızı Liste Risk Altındaki Kültür Varlıkları Türkiye Programı’ tanıtımı Bodrum’da Bardakçı Koyu’ndaki Azka Otel’de gerçekleştirildi. Prpgramın açılış konuşmasını Amerikan Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Dr. Elif Denel yaptı. Ardından kürsüye çıkan ICOM Başkanı Emma Nardi, kültürel mirasın korunmasının önemine dikkati çekerek bu konuda yaptıkları çalışmaları aktardı. 9 binden fazla kültür varlığımızın iade edilmesini sağladık. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kültürel mirasın korunması yolunda tarihi bir adım atıldığını ifade ederek, şunları dile getirdi: "Bugün, kültürel mirasımızın korunması yolunda tarihi bir adım olan "ICOM Kırmızı Liste-Türkiye" çalışmasının tanıtımı vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Kültür varlığı kaçakçılığı, eserleri bağlamından koparan ve bilimsel verilerin yok olmasına sebep olan organize bir suçtur. Bu suç günümüzde ulusal güvenlik ile ilişkilendirilmekte, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından da terörün finansmanında kullanılan bir enstrüman olarak tanımlanmaktadır. Türkiye bu suçla mücadeleyi hem emniyet, jandarma ve gümrük birimlerimiz eliyle ulusal düzeyde hem de uluslararası iş birlikleri aracılığıyla küresel ölçekte kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadelenin farklı cepheleri var." "Son 8 yılda 9 binden fazla kültür varlığımızın iade edilmesini sağladık" "Yurt dışına kaçırılmış eserlerin iadesini sağlamak bunlardan bir tanesi ve Türkiye olarak bu cephede çok ciddi başarılar elde ettik" diyen Bakan Ersoy, "Son sekiz yılda 9 binden fazla kültür varlığımızın iade edilmesini sağladık. Bu alanda, farklı ülkelerle imzaladığımız anlaşmalar ciddi fark oluşturmuştur. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri ile yürüttüğümüz yakın iş birliği sayesinde, Marcus Aurelius heykeli de dahil olmak üzere pek çok eserimiz ülkemize dönmüştür. Yine bu yıl haziran ayında, İsviçre makamlarının titiz çalışmaları ve iş birliği sayesinde bu ülkede ele geçirilen 7 tarihi eserimizin iadesini sağladık. İnşallah bugün bu eserlerin tanıtımını da gerçekleştireceğiz. Tabii biz bu alanda bir yandan kendi eserlerimiz için mücadele verirken bir yandan da ülkemizde ele geçirilen ve bilimsel verilerle kökeni belirlenen eserlerin ait oldukları topraklara dönmesi için güçlü ve yapıcı bir iş birliği yürütüyoruz. Bu doğrultuda İran, Irak, Kazakistan, Mısır, Peru ve Çin’e çok kıymetli eserler iade edilmiştir. Şüphesiz bu iş birlikleri ve elde edilen kazanımlar çok önemli, çok değerli. Ancak ideal olan, bizim ve diğer ülkelerin bu mücadeleyi vermesine hiç gerek kalmamasını sağlamaktır. Bunun da yolu, eserleri köken ülke sınırları dışına çıkmadan koruyabilmekten geçiyor" diye konuştu. "ICOM uzmanları ile müzecilerimizin birlikte yürüttüğü titiz bir çalışmanın ürünüdür" ICOM Kırmızı Liste uygulamasının büyük bir önem taşıdığını aktaran Bakan Ersoy, "Öncelikle Kırmızı Liste’ye dair şu yanlış kanıyı düzeltmek isterim. Bu liste kaybolmuş eserlerin bir envanteri. İş işten geçtikten sonra hazırlanan bir kayıp listesi kesinlikle değildir. Kırmızı Liste, kaçakçılık riski yüksek eser türlerini tanımlayan ve kolluk kuvvetleri, gümrük birimleri, müze profesyonelleri ile sanat piyasası aktörleri için rehber görevi gören bir farkındalık aracıdır. 2000 yılından bugüne pek çok ülke için yayımlanmış ve kültür varlığı kaçakçılığını önlemede etkili sonuçlar doğurmuştur. Türkiye için hazırlanan Kırmızı Liste, ICOM uzmanları ile müzecilerimizin birlikte yürüttüğü titiz bir çalışmanın ürünüdür. Bu süreçte kaçakçılıkla mücadele dairemiz pek çok müzemizle yakın iş birliği içinde çalışmış; doğru eserlerin listeye alındığından emin olmak için çeşitli kriterler gözetmiştir. Kolluk kuvvetlerince en çok hangi eser tiplerinin yakalandığına, yurt dışında en sık hangi eserlerimizin tespit edildiğine dair analizler dikkate alınmış, böylece hangi eserlerin daha fazla risk altında olduğu ortaya konmuştur" şeklinde konuştu. "Son beş yılda 900 bini aşkın eser, yurt dışına çıkarılmadan müzelerimize kazandırılmıştır" Bu süreçte emek veren müze müdürlerine teşekkür eden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sözlerine şöyle devam etti: "Söz konusu müzelerimiz, Türkiye’nin bütün bölgelerini temsil eden ve kültürel çeşitliliğimizin en büyük güvencesi olan kurumlardır. Onların titiz çalışmaları sayesinde ICOM Kırmızı Liste -Türkiye yalnızca risk altındaki eser tiplerini ortaya koymakla kalmamış, aynı zamanda ülkemizin kültürel zenginliğini ve bölgesel çeşitliliğini de yansıtmıştır. Bu önleyici araç, aynı zamanda ülkemizin kurumsal kapasitesini güçlendiren adımlarla da tamamlanmaktadır. 2020 yılında kurulan Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı, uzman kadrolarıyla yalnızca operasyonel düzeyde değil, aynı zamanda halkımıza yönelik farkındalık çalışmalarıyla da öne çıkmaktadır. Çünkü biliyoruz ki kültürel mirasımızın korunmasında her bireyin katkısı değerlidir. Mücadelemizde güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonları da vazgeçilmez bir yer tutmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün Anadolu, Miras ve Define operasyonları, Jandarma Genel Komutanlığımızın kaçak kazılara karşı caydırıcı tedbirleri ve Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğümüzün sınır kapılarındaki etkin çalışmaları sayesinde son beş yılda 900 bini aşkın eser, yurt dışına çıkarılmadan müzelerimize kazandırılmıştır. Altını bir kez daha çizmek isterim ki kültür varlığı kaçakçılığı, doğası gereği uluslararası ve organize bir suçtur. Dolayısıyla bu suça karşı mücadelenin başarıya ulaşması için uluslararası iş birliğinin ve dayanışmanın tesis edilmesi şarttır. Bakanlığımız, ICOM, uluslararası meslektaşlarımız, kolluk kuvvetlerimiz ve kültür profesyonellerimiz olmak üzere bu ortak bilinçle bugün burada bir araya gelmiş olan bizler, kültür varlıklarının ait oldukları topraklarda korunması yönündeki ortak irademizi bir kez daha tüm dünyaya ilan ediyoruz. Birlikte bu mücadeleyi kazanacağımızdan şüphem yoktur." ICOM yetkililerine de teşekkür eden Bakan Ersoy, "Emma Nardi’nin şahsında, bu çalışmalara destek veren ICOM’un değerli yetkililerine, özellikle Sayın Sophie Dölapiyer ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Aynı şekilde, finansmanı Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği tarafından sağlanan ve Amerikan Araştırma Enstitüsü Türkiye Ofisi aracılığıyla bize aktarılan destek de bu projenin gerçekleşmesinde büyük rol oynamıştır. Böylesi değerli projelerin, ülkelerimiz arasında 2021 yılında imzalanan ikili mutabakat zaptıyla sağlanan iş birliği sayesinde hayata geçtiğini görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. ABD Büyükelçiliğine ve Dr. Elif Denel’in şahsında ARIT yetkililerine teşekkür ediyorum. Şüphesiz ki Kırmızı Liste’miz, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede ülkemize olduğu kadar uluslararası topluma da ciddi katkılar sunacaktır. Yürüttüğümüz iş birliklerinin herkese örnek olmasını temenni ediyorum. ‘ICOM Kırmızı Liste-Türkiye’nin tanıtımı vesilesiyle bir aradayız ancak birlikteliğimiz bununla sınırlı kalmayacak. Bu toplantımızı da kapsayan ve iki gün sürecek olan zengin bir programa ev sahipliği yapıyoruz. Bugün gerçekleştirilecek farklı oturumlarda Kırmızı Liste’nin etkin kullanımına dair tartışmalar yapılacak, kurumlar arası iş birliği deneyimlerimiz ele alınacak ve müzelerin toplumla iletişimdeki rolü üzerinde durulacak. Yarın ise Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi ve Latmos gibi sahada yapılacak ziyaretlerle programımız tamamlanacak. İnanıyorum ki bu yoğun ve zengin içerik, hepimiz için hem teorik hem de pratik açıdan değerli bir öğrenme ve paylaşma fırsatı olacaktır. Bu düşüncelerle konuşmamı noktalarken, kültür varlıklarının yalnızca geçmişimizin değil, kimliğimizin ve geleceğimizin de taşıyıcıları olduğunu hatırlatmak isterim. Farklı coğrafyalarda ve çağlarda üretilmiş olsalar da bizlere ortak bir hikâyeyi hatırlatırlar. Onları korumak, insanlığın ortak değerlerini korumaktır" ifadelerini kullandı. Programa, Bakan Ersoy’un yanı sıra Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin de aralarında olduğu çok sayıda davetli katıldı.
Memorial Bodrum Hastanesi’nde Meme Kanseri farkındalığına destek: "Pembe Ayna"
06 Ekim 2025 Pazartesi - 12:47 Memorial Bodrum Hastanesi’nde Meme Kanseri farkındalığına destek: "Pembe Ayna" Memorial Sağlık Grubu, beş yıldır sürdürdüğü "Pembe Ayna" projesiyle meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekmeye devam ediyor. "Ayna Karşısında 5 Dakika" sloganıyla yürütülen proje, kadınları kendi kendine meme muayenesi konusunda bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Bu yıl da 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hayata geçirilen proje, Memorial Bodrum Hastanesi’nde farkındalık oluşturuyor. Hastanenin lobi alanında 1-20 Ekim tarihleri arasında sergilenecek Pembe Ayna, ziyaretçileri bilinçlenmeye davet ediyor. Katılımcılar, ayna karşısında kendi muayenelerini hatırlarken, sosyal medyada fotoğraflarını paylaşarak erken tanının hayat kurtarıcı önemine dikkat çekecekler. Meme Sağlığı ve Meme Kanseri Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2021 yılından itibaren meme kanseri, tüm kanser türleri arasında ilk sırada yer alıyor. Türkiye’de her 8 kadından 1’i yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Meme kanseri genellikle 40 yaş üzeri kadınlarda daha sık görülmekle birlikte, genç yaşlarda da ortaya çıkabiliyor. Risk faktörleri arasında ailede meme kanseri öyküsü, genetik faktörler (BRCA1-2 gen mutasyonları), erken adet görme, geç menopoz, obezite, hareketsiz yaşam ve sigara kullanımı yer alıyor. Meme kanserinin en önemli özelliği erken tanıyla tedavi başarısının çok yüksek olurken, erken evrede yakalanan meme kanserinde 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 90’ın üzerinde olduğu belirtiliyor. Kadınların her ay düzenli olarak kendi meme muayenelerini yapmalarının erken tanı için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Memorial Bodrum Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Emiroğlu, ayna karşısında yapılacak muayenede şu adımları önerdi: "Ayna karşısına geçin. Kollarınızı serbest bırakıp memelerinizi gözlemleyin. Şekil, simetri, ciltte çekilme, kızarıklık veya şişlik olup olmadığını kontrol edin. Kollarınızı yukarı kaldırın. Her iki memede aynı hareketin olup olmadığını, ciltte ya da meme ucunda çekilme fark edip etmediğinizi inceleyin. Ellerinizi belinize bastırın. Göğüs kaslarınızı sıkın ve memelerde farklılık olup olmadığını gözlemleyin. Elle muayene edin. Parmak uçlarınızı kullanarak dairesel hareketlerle memenizi yukarıdan aşağıya, içten dışa doğru tarayın. Sertlik, kitle veya hassasiyet olup olmadığını kontrol edin. Meme uçlarını kontrol edin. Akıntı, kabuklanma veya şekil değişikliği varsa not edin. Koltuk altlarını muayene edin. Şişlik ya da lenf bezi büyümesi olup olmadığını kontrol edin. Herhangi bir değişiklik fark edildiğinde gecikmeden bir meme cerrahına başvurulması önerilmektedir"
Muğla’da zilsiz okul uygulaması başladı
06 Ekim 2025 Pazartesi - 12:19 Muğla’da zilsiz okul uygulaması başladı Millî Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında, öğrencilerin zaman yönetimi, öz disiplin ve sorumluluk bilincini artırmayı hedefleyen Zilsiz Okul Uygulaması, Muğla’daki pilot okullarda uygulamaya konuldu. 2025-2026 eğitim öğretim yılı itibarıyla Muğla genelinde toplam 202 pilot okulda hayata geçirilen yenilikçi model ile öğrenciler, zil sesi olmadan, belirlenen zaman dilimlerine göre derslerine girip çıkmaya başladı. Bu uygulama, eğitim sisteminde disiplinli, bilinçli ve sorumluluk temelli bir hareket kültürü oluşturmayı amaçlıyor. Zilsiz okul modeli, aynı zamanda gürültü kirliliğini azaltarak daha sakin, farkındalık temelli ve verimli bir öğrenme ortamının oluşmasına katkı sağlamasıyla da öne çıkıyor. Uygulamanın, elde edilen sonuçlar doğrultusunda ilerleyen süreçte Muğla genelindeki tüm okullarda yaygınlaştırılması hedefleniyor. İl Millî Eğitim Müdürü Emre Çay, uygulamanın eğitimde yeni bir anlayışın göstergesi olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, öğrencilerimizin sadece akademik başarılarını değil, aynı zamanda yaşam becerilerini de güçlendirmeyi hedefliyor. Zilsiz Okul Uygulaması ile öğrencilerimizin zamanı yönetme, öz disiplin kazanma ve sorumluluk bilincini geliştirmelerini amaçlıyoruz. Bu yenilikçi adımın, okullarımızda farkındalığı ve öğrenme kültürünü artıracağına inanıyoruz"
MHP Datça İlçe Başkanı Özçelik: "Belediyenin mali yönetim anlayışı sürdürülemez durumda"
06 Ekim 2025 Pazartesi - 11:34 MHP Datça İlçe Başkanı Özçelik: "Belediyenin mali yönetim anlayışı sürdürülemez durumda" MHP Datça İlçe Başkanı Oğuzhan Özçelik, Datça Belediyesi’nin mali yönetim anlayışının sürdürülemez olduğunu açıkladı. MHP Datça İlçe Başkanı Özçelik yaptığı açıklamada, "Ekim ayı Belediye Meclisi gündeminde yer alan, Sosyal Güvenlik Kurumu’na borç karşılığı devredilmesi planlanan 8 parsel, Datça halkında derin kaygılar uyandırmaktadır. Bu karar, ilçemizin geleceğini doğrudan etkileyen ve akıllarda pek çok soru işareti bırakan bir adımdır. Henüz Kasım 2024’te, benzer borçlar nedeniyle 8 taşınmazın satışı gerçekleştirilmişti. Aradan bir yıldan az bir süre geçmeden aynı sorunun tekrar gündeme gelmesi, Datça Belediyesi’nin mali yönetim anlayışının ne kadar sürdürülemez olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu durum karşısında, belediye yönetimine şu soruları yöneltmek kaçınılmazdır. Belediyemiz her yıl borçlarını kapatmak için parsel mi satmaya devam edecek? Kaynak üretme yolları aranmak yerine, neden elimizdeki değerli arsalar bir bir heba ediliyor? Bu yaklaşımla Datça’nın yarınları nasıl güvence altına alınacak? Öte yandan, devir listesinde yer alan parsellerden biri olan 566 Ada 11 Parsel, Nisan 2024’te Belediye Meclisi’nde CHP meclis üyelerinin oylarıyla kreş yapımı için 20 milyon TL kredi çekilmesine yetki verilen arsadır. Bu noktada da şu sorular gündeme gelmektedir. Kreş projesi ne aşamada kaldı? Çekilmesi planlanan 20 milyon TL’ye ne oldu? Çocuklarımız için vaat edilen bu yatırım neden rafa kaldırıldı? Belediyeler, halkın malını korumak ve geliştirmekle yükümlüdür. Ne yazık ki bugün Datça Belediyesi, borç yükünü hafifletmek adına en kolay yolu seçiyor; yani vatandaşlarımızın değerli taşınmazlarını elden çıkarıyor. Bu tablo, çeyrek asırdır Datça’yı yöneten CHP’nin belediyecilik anlayışının en somut yansımasıdır. 25 yıllık iktidar döneminde gerekli denetimleri yapmayan CHP, halk kaynaklarını ve yatırımları koruma sorumluluğunu yerine getirmeyerek yerel başarısızlıklarını ulusal siyaset üzerinden örtbas etmeye çalışmaktadır. MHP Datça İlçe Başkanlığı olarak, CHP yönetimini ve Datça Belediyesi’ni Datça için üretken politikalar geliştirmeye, halkımızın haklarını savunmaya ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmeye davet ediyoruz" dedi.