Yerel Haberler
Muğla
"Enerji üretimi, istihdam ve kamu yararı birlikte düşünülmeli"
15 Ocak 2026 Perşembe - 15:26 "Enerji üretimi, istihdam ve kamu yararı birlikte düşünülmeli" Muğla’nın Milas İlçesi’nde faaliyet gösteren Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin üretimde sürekliliği, istihdamın korunması ve bölgesel sosyal dengenin sürdürülmesi açısından kritik önem taşıyor. TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, "Yeniköy ve Kemerköy santralleri, bu bölgede binlerce insanın ekmeği ve geleceği demek; üretimin devamı istihdamın ve sosyal huzurun güvencesidir" dedi. Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık ve İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü Cafer Varol, TES-İŞ Sendikası Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik ile bir araya geldi. Görüşmede, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin bölge istihdamındaki yeri, enerji arz güvenliğine sağladığı katkı ve kamulaştırma süreçlerinin hukuki çerçevesi ele alındı. Santrallerin faaliyetlerinin, yalnızca enerji üretimi açısından değil, Muğla’nın Milas ve Yatağan hattında ekonomik ve sosyal yaşamın devamlılığı açısından da önemli bir rol üstlendiği değerlendirildi. "İstihdamda süreklilik bölgenin ortak meselesi" Görüşmede öne çıkan başlıklar arasında, termik santrallerinin doğrudan ve dolaylı istihdam yoluyla bölge ekonomisine sağladığı katkılar yer aldı. Santraller ve onlara bağlı faaliyet alanlarının, Milas ve Yatağan çevresinde binlerce ailenin geçim kaynağını oluşturduğu, bu nedenle üretimde sürekliliğin yalnızca işletmeler için değil, bölge halkı için de hayati olduğu ifade edildi. Bölgedeki santrallerin, 7 bin 500 işçi için ekmek kapısı olduğuna ve ailelerin birlikte 35 bin kişinin geçimini sağladığına dikkat çeken TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, "Santraller işimiz, aşımız ve çocuklarımızın geleceğidir. Kömür temin edilemediği takdirde santrallerde üretimin duracağını, üretim durunca çalışanlara işsizlik ve açlık dayatılacağınız biliyoruz. Toplu işçi çıkarmaların yaşandığı süreçte hiç kimseyi yanımızda göremedik. Ayrıca enerji üretimi özel sektörün elinde olsa bile bir kamu hizmetidir ve yerli kömürden enerji üretiminde kamu yararı var. Santraller bölgemiz ve ülkemiz açısından çok büyük öneme sahip. Çevre örgütlerinin ve muhalefetin tüm itirazlarına rağmen 24 Temmuz tarihinde yürürlüğe giren Maden Yasası kapsamında, Cumhurbaşkanımız tarafından hızlı kamulaştırma kararı alındı. Yine aynı kesimler, sanki Türkiye’de ilk defa böyle bir kamulaştırma kararı alınmışçasına ortalığı ayağa kaldırmaya çalışıyor. İşçilere de Avrupa’nın dahi uygulayamadığı adil geçiş saçmalığı dayatılıyor. TES-İŞ Yatağan şubesi olarak 3-5 çevrecinin değil, üyelerimizin ve bölge halkımızın hakları ve çıkarları doğrultusunda hareket edeceğimizin bilinmesini istiyoruz" dedi. "Kamulaştırma sürecinde, enerji üretiminin sürekliliği ve kamu yararı gözetiliyor" Görüşmede, enerji arz güvenliğinin ulusal ölçekte taşıdığı önem de ele alındı. Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinde kesintisiz üretiminin enerji arz güvenliğinin yanı sıra bölgedeki sanayi üretimindeki yerine dikkat çeken Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, "Şirket olarak Milas ve Muğla’da yalnız enerji üreten bir tesis değil, aynı zamanda sanayi üretimiyle bölgenin ekonomik ve sosyal yapısına katkı sunan bir şirket konumundayız. Bugün Türkiye’nin en büyük 143’üncü, Muğla’nın ise 3’üncü büyük sanayi kuruluşu konumundayız. Sanayi yatırımlarının sınırlı olduğu bir bölgede, binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayan bu yapının faaliyetlerini devam ettirmesi hem bölge hem de ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyor. Kamulaştırma süreci de bu çerçevede, üretimin sürekliliğini ve istihdamın korunmasını sağlayacak teknik ve yasal bir gereklilik olarak ele alınmalıdır. Yürütülen kamulaştırma süreçleri, tamamen hukuki zeminde ve kamu yararı esas alınarak gerçekleştiriliyor" dedi. Enerji arz güvenliği için üretimde süreklilik ve istihdam vurgusu yapıldı Yeniköy Kemerköy Enerji’nin Milas ve Muğla’da binlerce aile için doğrudan bir istihdam kapısı olduğunu belirten İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü Cafer Varol ise "Bölgede, istikrarlı üretimin sürmesi, yalnızca enerji arzı açısından değil, çalışanlarımızın iş güvencesi ve sahadaki iş barışının korunması açısından da kritik önemde. Üretimin kesintiye uğraması, kadrolu çalışanlarımızı, alt yüklenici çalışanlarımızı ve tedarikçilerimize kadar geniş bir zinciri maddi-manevi olumsuz etkileyecektir" dedi.
Fethiye’de Solak cinayeti ile ilgili dava görüldü
15 Ocak 2026 Perşembe - 15:22 Fethiye’de Solak cinayeti ile ilgili dava görüldü Muğla’nın Fethiye ilçesinde İbrahim Solak’ın (23) evinde tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin 3’ü tutuklu, 6 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi. Olay, 18 Mayıs’ta Fethiye Esenköy Mahallesi’nde meydana geldi. İbrahim Solak’ın evinden tabanca sesi geldiğini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin kontrolünde İbrahim Solak’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Tabancayla öldürüldüğü belirlenen Solak’ın cansız bedeni, jandarma ve savcının olay yeri incelemelerinin ardından Muğla Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Jandarma, güvenlik kamerasından tespit edilen şüphelilerin İbrahim Solak’ın arkadaşları Rabia G. (15), Yağmur A., Sefer K. ve Murat K. olduğunu belirledi. Manisa’nın Akhisar ilçesinde oldukları tespit edilen 4 şüpheli, Denizli’de oldukları belirlenen Hüseyin K. ve Emine T. gözaltına alındı. Yağmur A. Hüseyin K. ve Emine T. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuklu sanıklar Sefer K., Rabia G., Murat K. ile müşteki İbrahim Solak’ın babası Umut Solak ve tarafların avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan Yağmur A., Hüseyin K. ile Emine T. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada mahkeme başkanınca iddianamenin okunmasının ardından sanık Rabia G, olay günü bölgeye gelişlerini ve balkondan girip, sanıklar Sefer K. ve Murat K’ye evin kapısını nasıl açtığını anlattı. Sefer K., Murat K. ve kendisinin maktul ile Yağmur A’nın yatak odasına girdiklerini ifade eden Rabia G, "Biz girince Yağmur ’Yapma dur’ dedi. Bu sırada tüfek patladı. Sefer K., Yağmur’a ’Üstünü giy gidiyoruz.’ dedi. Ambulansı arayalım dedim ama Sefer K., maktulün kafasına sıktığını 5 dakikaya öleceğini söyledi. Olay anına kadar tüfeği hiç görmedim. Bizim oraya Yağmur A’yı almaya gittiğimizi sanıyordum. İbrahim abiyi severdim, böyle bir olay yaşandığı için çok pişmanım" dedi. "İbrahim’i ben vurmadım" Sanık Sefer K. ise Yağmur A. ile geçmişte birlikte yaşadıklarını ve Yağmur A’nın altınlarını alarak kaçtığını ileri sürdü. Yağmur’u olaydan önce kendisine "Gel beni al, beni bırakmıyor" dediğini iddia eden Sefer K., "Olayı anlattığım Hüseyin bana ’Gidelim ama boş gitmeyelim’ dedi. Tüfeği o verdi ve içerisine ses fişeği koyacağını söyledi. Ben silahta boş fişek olduğunu sanıyordum. İçeride kalabalık olacaklarını düşünerek korkutmak amacıyla silahı yanıma aldım. Odaya girdiğimizde İbrahim bana tabanca doğrulttu ateş de etti ama silahı tutukluk yaptı. Silaha mermi vermeye çalışıyordu. ’Burada seni vursam 1 dakika yatmam’ dedi bana. Ben de oradaki yastığı ona doğru vurduğum sırada ses geldi. Sesi duyunca vurulduğumu zannettim ama maktul kanlar içindeydi. Elimdeki tüfeği Yağmur almış. Hemen Yağmur A.’nın elinden tüfeği almaya çalıştım. İbrahim’i ben vurmadım" diye konuştu. Sanık Murat K. eve mağdur olarak anlatılan Yağmur A’yı kurtarma düşüncesiyle girdiğini, maktulün ölümüyle ilgisi bulunmadığını öne sürdü. Yağmur A. ise Sefer K. ile geçmişte 2,5 yıllık ilişki yaşadığını kendisinin darp ettiğini, üzerine kredi çektiğini iddia etti. Maktul İbrahim Solak ile sürekli Sefer K.’dan kaçtıklarını son olarak Fethiye’ye geldiklerini anlatan Yağmur A, "İbrahim’in zorla bana müstehcen yayınlar açtırdığı iddiaları gerçek değil. Orada zorla da kalmıyordum ve kimseden yardım istemedim. Ben 27 yaşındayım elimde telefonum var zor durumda kalsam yardım isteyebilirim ve kimse beni zorla çalıştıramaz. O gece gözümü açtığımda Sefer, Rabia, Murat karşımdaydı. Sefer’e ’Lütfen zarar verme.’ diye yalvardım. Silaha doğru gittiğimde ses geldi ve İbrahim kanlar içinde yatıyordu. ’Çocuk yaşıyor bir şeyler yapalım’ dediğimde bana ’Kes sesini, benimle gelmezsen seni de öldürürüm’ dedi. Telefonumu da elimden aldı." ifadelerini kullandı. Yağmur A, iddianamede yer alan internette, "Eldeki barut izi nasıl geçer" şeklinde aramayı kendisinin yapmadığını öne sürdü. Diğer sanıklar Hüseyin K. Ve Emine T. olay günü çok alkollü olduklarını belirtip, sadece sigara içmek için arabadan indiklerini ve sonra kişiler gelince arabaya binip gittiklerini söylediler. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi ve eksiklerin giderilmesi, delillerin toplanması için duruşmayı erteledi.
Muğla’da 2026 yılı "Muğla Gençlik Yılı" ilan edildi
15 Ocak 2026 Perşembe - 15:09 Muğla’da 2026 yılı "Muğla Gençlik Yılı" ilan edildi Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık başkanlığında düzenlenen planlama toplantısında, 2026 yılı "Muğla Gençlik Yılı" ilan edildi. Şehrin geleceğini şekillendirecek projeler, "Muğla’nın Gücü, Gençliğin Enerjisi" mottosuyla hayata geçecek. Muğla Valiliği 75. Yıl Toplantı Salonu’nda Vali Dr. İdris Akbıyık başkanlığında yapılan toplantıda, gençlerin talepleri ve kamu kurumlarının önerileri doğrultusunda 2026 yılı için hazırlanan kapsamlı yol haritası masaya yatırıldı. Vali Dr. İdris Akbıyık, toplantıda yaptığı değerlendirmede gençliğin sadece bir yaş grubu değil, toplumun en büyük dinamizmi olduğunu vurguladı. Gençlerin eğitimden istihdama, spordan sanata, girişimcilikten gönüllülüğe kadar her alanda desteklenmesinin öncelikli hedefleri olduğunu belirten Vali Akbıyık, şunları söyledi: "Gençlerimiz; enerjileri, fikirleri ve üretkenlikleriyle geleceğimizin en büyük teminatıdır. 2026 yılını ’Gençlik Yılı’ ilan ederek, onların potansiyelini en üst düzeye çıkaracak, fırsat eşitliğini güçlendirecek ve katılımcılığı artıracak çalışmaları tüm kurumlarımızla birlikte büyük bir kararlılıkla sürdüreceğiz" Proje kapsamında; Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi akademik desteğiyle, Kamu Kurumları ve Yerel Yönetimler idari gücüyle, Sivil Toplum Kuruluşları ve Özel Sektör ise saha tecrübesiyle, gençlerin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren, kapsayıcı ve sürdürülebilir modeller geliştirecek. Toplantıda, gençlerin karar alma mekanizmalarına dahil edilmesi ve yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde sosyal sorumluluk projelerinde daha aktif rol almaları için gerekli altyapının oluşturulacağı belirtildi. 2026 yılı boyunca Muğla, gençlik festivalleri, istihdam fuarları, teknoloji atölyeleri ve sanat kampları gibi pek çok etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Bodrum’da cam şişeyle kadını doğramaya çalıştı: "19 yıl hapis cezasına çarptırıldı"
15 Ocak 2026 Perşembe - 15:08 Bodrum’da cam şişeyle kadını doğramaya çalıştı: "19 yıl hapis cezasına çarptırıldı" Muğla’nın Bodrum ilçesinde 10 Haziran 2024 tarihinde elindeki cam şişeyi kırıp yanındaki kadının boğazını ve bileklerini kesmeye çalışan şahıs 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dehşet anları ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Edinilen bilgilere göre, Bodrum’a iş bulmak için gelen Mustafa Karacan ve kız arkadaşı F.O. bir süre iş bulmaya çalıştı. Aynı otelde kalan ikiliden F.O., iş aramak için otelden ayrıldı. İş bulamayan F.O., erkek arkadaşını arayarak bulunduğu noktaya çağırdı. Kız arkadaşı F.O.’nun otelden haber vermeden ayrılmasına sinirlenen Karacan kadının yanına gelir gelmez elindeki cam şişeyi kırarak saldırmaya başladı. Bir yandan kadını tutan Karacan, bir yandan da elindeki kırık cam şişeyle kadını yaralamaya başladı. Boğazını kırık cam şişesi kesmeye çalışan Karacan kadını bir çok yerinden yaraladı. Özellikle boğazından ve kolundan yaralanan F.O.’yu çevredeki vatandaşlar kurtardı. Kadının boğazını kesen Karacan’ın, "Seni öldüreceğim, kimse seni elimden kurtaramaz" diyerek tehdit etti. Olayın ardından gözaltına alınan Karacan tutuklandı. "Dehşet anları güvenlik kamerasına yansıdı" Yaşanan dehşet anları, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde Karacan’ın F.O.’yu darp ettiği, yoldan geçen vatandaşların olaya müdahale etmek istediği ancak engellendiği görüldü. "19 yıl habis cezası verildi" Bodrum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık Mustafa Karacan, karar duruşmasında hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti, sanığa kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 15 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl olmak üzere toplam 19 yıl hapis cezası verdi.
Büyükşehir’den depreme karşı dirençli kent adımı
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:39 Büyükşehir’den depreme karşı dirençli kent adımı Muğla Büyükşehir Belediyesi, kenti depremlere karşı daha hazırlıklı hale getirmek ve dirençli kent kimliği kazandırmak amacıyla başlattığı mikrobölgeleme etüt çalışmalarında sona yaklaştı. Afet risklerini azaltmaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, birçok ilçede etüt süreci tamamlanırken, kalan alanlarda son çalışmalar gerçekleştiriliyor. Büyükşehir tarafından afetlere hazır, sürdürülebilir, sağlıklı ve güvenli bir kent oluşturma hedefiyle yürütülen mikrobölgeleme etütleri; yerleşim alanlarının jeolojik yapısının ayrıntılı biçimde analiz edilmesini, zemin özelliklerinin bilimsel verilerle ortaya konmasını ve muhtemel doğal tehlikelerin belirlenmesini amaçlıyor. Çalışmalarla, Muğla’nın deprem riskinin azaltılması, sağlıklı yaşam alanlarının planlanması ve muhtemel bir depremde can kayıplarının en aza indirilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda yürütülen etüt çalışmaları Menteşe, Seydikemer, Marmaris, Milas, Ortaca, Fethiye, Ula ve Dalaman ilçelerinde tamamlandı. İl genelinde başlatılan çalışmaların, kalan ilçelerde de belirlenen takvim doğrultusunda tamamlanması planlanıyor. Mikrobölgeleme etütleri; mevcut ya da yeni açılacak yerleşim alanlarında deprem, zemin sıvılaşması, heyelan ve benzeri tehlikelerin belirlenmesine yönelik olarak gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalar kapsamında, arazinin jeolojik yapısı detaylı biçimde incelenerek yerel zemin şartlarını ve riskleri gösteren haritalar hazırlanıyor. Elde edilen veriler, imar planlarına ve yapılaşma kararlarına bilimsel altyapı oluşturacak nitelik taşıyor. Başkan Aras: "Şehirlerimizi afetlere karşı dirençli hale getirmek zorundayız" "Türkiye bir deprem ülkesi ve bizler yerel yönetimler olarak bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Şehirlerimizi afetlere karşı daha dirençli hale getirmek zorundayız. Bu sorumluluk yalnızca bugünü değil, geleceği de kapsıyor. Geçtiğimiz yıl bu anlayışla Kıyı Ege’de Deprem Gerçeği ve Afet Yönetimi Çalıştayını gerçekleştirdik. Bu çalışmalarla yerleşim alanlarımızın jeolojik yapısını bilimsel araştırmalarla ortaya koyuyor, imar planlarımızı ve yapılaşma kararlarımızı bu verilere göre şekillendiriyoruz. Mikrobölgeleme etütleri yalnızca teknik bir çalışma değil, aynı zamanda kentimizin geleceğine dair bir yol haritasıdır. Tüm ilçelerimizde çalışmalar tamamlandığında elde edilecek veriler, Muğla’nın planlı gelişimi ve güvenli yapılaşması için bizlere rehber olacaktır. Afetler yaşandıktan sonra müdahale eden değil, afetler yaşanmadan önce riskleri azaltan bir belediyecilik anlayışını esas alıyoruz. Deprem değil, bina öldürür gerçeğinden hareketle, bilimsel veriler ışığında depreme hazırlıklarımızı bu doğrultuda yapıyoruz. Amacımız Muğla’yı daha güvenli, daha sağlıklı ve daha dirençli bir kent haline getirmektir"
Emirbeyazıt Mahallesi Kolejler bölgesinde üstyapı çalışmaları başladı
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:23 Emirbeyazıt Mahallesi Kolejler bölgesinde üstyapı çalışmaları başladı Menteşe Belediyesi Emirbeyazıt Mahallesi Kolejler Bölgesi’nde altyapı çalışmaları tamamlanan yol güzergâhlarında üstyapı çalışmalarına başladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ile koordineli yürütülen çalışmalar kapsamında, yol güzergâhlarında kilit parke ve asfalt düzenlemeleri gerçekleştiriliyor. Çalışmaların, ilgili altyapı kurumlarıyla sağlanan koordinasyon doğrultusunda en kısa sürede kalıcı olarak tamamlanması planlanıyor. Başkan Köksal Aras, "Üstyapı hamlemizi başlattık" Çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, bölgedeki sürecin planlı ve eşgüdümlü şekilde ilerlediğini vurguladı. Başkan Köksal Aras, şunları söyledi: "Emirbeyazıt Mahallesi Kolejler Bölgesi, okullarımız ve ticari işletmelerimiz nedeniyle yoğun bir trafik yükü taşıyor. Bölgede altyapı süreci tamamlanır tamamlanmaz üstyapı hamlemizi başlattık. Ekiplerimiz şu an bölgede üstyapı çalışmalarını hızla sürdürüyor. Vatandaşlarımızın, öğrencilerimizin ve velilerimizin yaşadığı mağduriyetleri gidermek önceliğimiz. Büyükşehir Belediyemizle koordineli şekilde yürüttüğümüz kilit parke ve asfalt çalışmalarını tamamlayarak yollarımızı kalıcı ve güvenli hale getireceğiz. Bölgedeki üstyapı çalışması en kısa zamanda tamamlanarak, vatandaşlarımızın kullanımına sunulacak" dedi.
Turizmci Kaya’nın samimi açıklamaları programa damgasını vurdu
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:10 Turizmci Kaya’nın samimi açıklamaları programa damgasını vurdu İş dünyasının tanınan isimlerinden turizmci Bülent Kaya, Gökay Kalaycıoğlu’nun konuğu olduğu programda özel hayatına ve geçmişine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Daha önce kamuoyuyla paylaşmadığı konulara değinen Kaya’nın samimi ifadeleri, programın en çok konuşulan bölümleri arasında yer aldı. Yılın yarısını Montenegro’da geçirdiğini belirten Bülent Kaya, röportajda bu ülkede yaşanan sürece ilişkin önemli detaylar paylaştı. Türk halkının bölgede beklenmedik şekilde mimlendiğini söyleyen Kaya, yaşananların zamanla bir onur meselesine dönüştüğünü ifade etti. O dönemde Montenegro’da bir bakan tarafından arandığını ve kendisine "Sakın evden dışarı çıkma" uyarısı yapıldığını aktaran Kaya, sürecin ciddiyetine dikkat çekti. Kariyerindeki ani kararlarıyla da bilinen Kaya, bir anda verdiği "Tamam, yapalım" kararıyla bir müzik yapım şirketi kurduğunu anlattı. Bu tür ani adımların hayatının yönünü birçok kez değiştirdiğini vurgulayan Kaya, risk almaktan hiçbir zaman çekinmediğini dile getirdi. Programın en duygusal anlarından biri ise Kaya’nın erken yaşta hayatını kaybeden abisiyle ilgili sözleri oldu. "Abime çok büyük kinim var, daha yapacak çok şeyimiz varken bizi bırakıp gitti" ifadeleriyle içinde taşıdığı kırgınlığı açıkça dile getiren Kaya, izleyenleri derinden etkiledi.
Uzman Doktor Şenses: "Bilinçsiz egzersizler bel fıtığı ve menisküs riskini artırıyor
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:02 Uzman Doktor Şenses: "Bilinçsiz egzersizler bel fıtığı ve menisküs riskini artırıyor Memorial Bodrum Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. İnci Şenses, spor ve egzersizin, sağlıklı bir yaşamın temel unsurları arasında yer alırken, bilinçsiz ve kontrolsüz şekilde yapılan uygulamaların ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini ifade etti. Dr. Şenses, özellikle doktora danışılmadan, alanında uzman olmayan kişiler tarafından sosyal medyada paylaşılan egzersiz videolarındaki hareketlerin bilinçsizce uygulanması; bel fıtığı, omuz eklem hasarları ve menisküs gibi kalıcı problemlere neden olabildiğini açıkladı. Memorial Bodrum Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. İnci Şenses, kişiye özel planlanmayan egzersizlerin oluşturduğu riskler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerine başvuran hastalarda egzersize bağlı yaralanmaların belirli hareketlerde yoğunlaştığını belirten Uz. Dr. Şenses, yanlış teknikle yapılan plank egzersizlerinin bel fıtığını tetiklediğini ifade etti. Uygun olmayan direnç lastikleriyle yapılan egzersizlerin omuz ekleminde hasara yol açabildiğini vurgulayan Şenses, kontrolsüz ve hatalı formda uygulanan squat hareketlerinin ise diz ekleminde menisküs ve bağ yaralanmalarına neden olabildiğini kaydetti. Sosyal medyadaki egzersiz videolarına dikkat Dijital platformlarda paylaşılan egzersiz videolarının, bireyin mevcut sağlık durumu değerlendirilmeden uygulanmasının sakatlanma riskini artırdığını belirten Şenses, bu içeriklerin büyük bölümünün; yaş, fiziksel kapasite, omurga sağlığı, eklem yapısı, kilo ve geçirilmiş hastalıklar dikkate alınmadan hazırlandığını, bu nedenle her birey için güvenli olmadığını dile getirdi. Yanlış egzersize yol açan temel hatalar Egzersiz kaynaklı sakatlıkların temelinde üç ana hatanın öne çıktığını belirten Uz. Dr. Şenses, bunları şu şekilde sıraladı: "Ağrının kas, fıtık ya da kemik kaynaklı olup olmadığı belirlenmeden yapılan egzersizler. Herkese aynı egzersiz anlayışıyla kişiye özel planlama yapılmaması. Yanlış hız, uygunsuz yük ve hatalı tekrar sayılarıyla yapılan uygulamalar" Egzersiz öncesi klinik değerlendirme şart Egzersizin koruyucu ve tedavi edici etkilerinden güvenli şekilde yararlanabilmek için uygulama öncesinde klinik değerlendirmenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Şenses, bireyin egzersize başlamadan önce mevcut şikayetlerinin kaynağının netleştirilmesi gerektiğini belirtti. Ağrının kas-iskelet sistemi, disk patolojisi ya da eklem yapılarıyla ilişkili olup olmadığının doğru egzersiz planlamasını doğrudan etkilediğini ifade etti. Planlanan programın bireyin yaşı, fiziksel kapasitesi, eşlik eden kronik hastalıkları ve geçmiş travmalarıyla uyumlu olması gerektiğini kaydeden Şenses, standart egzersiz protokollerinin bireysel farklılıklar dikkate alınmadan uygulanmasının sakatlanma riskini ciddi oranda artırdığını söyledi. Egzersizin süresi, sıklığı, yoğunluğu ve hızının klinik açıdan temel parametreler arasında yer aldığını dile getiren Şenses, yanlış yükleme, kontrolsüz tempo ve uygunsuz tekrar sayılarının kas, tendon ve eklem dokularında hasara yol açabileceğini ifade etti. Egzersiz sırasında ortaya çıkan ağrının fizyolojik bir uyum süreci mi yoksa patolojik bir durumun göstergesi mi olduğunun mutlaka ayırt edilmesi gerektiğini belirtti. Uzman kontrolü olmadan egzersiz riskli Kas-iskelet sistemi ağrılarında sosyal medyada görülen veya kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmesinin ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Uz. Dr. İnci Şenses, ağrı, hareket kısıtlılığı ya da performans kaybı yaşayan bireylerin sosyal medya içerikleriyle değil, mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilerek tedavi sürecine başlaması gerektiğini ifade etti.
Marmaris’in öğrencileri geçmişi teknolojiyle buluşturuyor
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:38 Marmaris’in öğrencileri geçmişi teknolojiyle buluşturuyor Muğla’nın Marmaris ilçesinde bulunan Marmaris Evrenpaşa Ortaokulu, Türkçe, matematik ve bilişim teknolojileri öğretmenlerinin iş birliğiyle hayata geçirilen "Geçmişin Kodları: TeknoAntik Projesi" dahilinde öğrencileri Marmaris Kalesi Müzesi’ne götürdü. Projenin ilk adımı olarak Marmaris Kalesi’nde sergilenen tarihi eserleri inceleyen öğrenciler, kültürel mirasla bağ kurarak geçmişi bugünün diliyle yeniden anlatmayı öğreniyor. Disiplinler arası yürütülen proje kapsamında Matematik dersinde antik yapılar üzerinde ölçümler yapılıyor, bilişim teknolojileri dersinde yapay zeka ve teknolojinin bilinçli ve üretken kullanımı ele alınıyor. Türkçe dersinde ise tüm bu çalışmalar hikayeleştirilerek ifade ediliyor. Türkçe öğretmeni Seda Demirtürk, projenin amacının teknolojiyi yalnızca tüketilen bir unsur olmaktan çıkarıp insanlık yararına yönlendirilen bir güce dönüştürmek olduğunu belirtip, "Bu yıl öğrencilerimizle birlikte hayata geçireceğimiz Geçmişin Kodları - TeknoAntik Projesi, teknolojinin yalnızca kullanılan değil, insanlık yararına yönlendirilen bir güce dönüşmesini hedefliyor. Antik kentlerde geçmişi anlamayı, kültürel mirasla bağ kurmayı ve onu bugünün diliyle yeniden anlatmayı öğreneceğiz. Matematik dersinde ölçümler yapacak, bilişim dersinde teknolojiyi ve yapay zekâyı bilinçli kullanacak, Türkçe dersinde ise tüm bu deneyimleri hikâyeye dönüştüreceğiz. Çalışmalarımız disiplinler arası bir iş birliği içinde ilerleyecek " diyerek öğrencilerin antik kentlerde geçmişi anlamayı, kültürel mirası tanımayı ve bunu çağdaş anlatım yöntemleriyle aktarmayı öğrendiğini söyledi. ‘Bu eserler taş değil’ Projenin ilk tanıtım videosu Marmaris Kalesi Müzesi’nde çekildi. Çalışma ile öğrencilerin, tarihi eserlerin yalnızca taş yapılardan ibaret olmadığını, her birinin bir hikayesi olduğunu fark etmeleri ve bu hikayeleri teknolojiyle canlandırmaları hedefleniyor. "Geçmişin kodlarını çözeceğiz, geleceğe miras bırakacağız" sloganıyla yola çıkan Geçmişin Kodları: TeknoAntik Projesi’nin yıl boyunca farklı uygulamalarla devam edeceği bildirildi.