Yerel Haberler
Muş
Muş’ta çatı temizleyen işçilerin zorlu mesaisi
20 Ocak 2026 Salı - 11:51 Muş’ta çatı temizleyen işçilerin zorlu mesaisi Muş’ta yoğun kar yağışının ardından çatı temizleyen işçiler, metrelerce yükseklikte ve zorlu kış şartlarında çalışarak hem ekmek parası kazanıyor hem de yaşanabilecek can ve mal kayıplarının önüne geçiyor. Kent genelinde etkili olan yoğun kar yağışı sonrası, binaların çatılarını kaplayan kar birikintileri risk oluşturmaya başladı. Bu risklere karşı halk arasında "çatı temizleyicileri" olarak bilinen işçiler, soğuk hava ve zorlu şartlara rağmen çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kar kalınlığının yer yer 1 metreyi aştığı Muş’ta, çatıların taşıma kapasitesini zorlayan birikintiler hem yapı güvenliğini hem de bina sakinleri ile yoldan geçen vatandaşların can güvenliğini tehdit ediyor. Tek katlı evlerden 10 katlı binalara kadar birçok yapının çatısında görev yapan işçiler, metrelerce yükseklikte kar temizliği yapıyor. Kaza ihtimaline karşı işçiler, bir uçlarını çatıdaki kolon ve demirlere, diğer uçlarını ise bellerine bağladıkları iplerle güvenlik önlemi alarak çalışıyor. Buzlanma ve kaygan zemin nedeniyle zaman zaman tehlikeli anlar yaşayan işçiler, tüm zorluklara rağmen hem geçimlerini sağlamak hem de yaşanabilecek kazaların önüne geçmek için mesailerini sürdürüyor. Yağışın ardından çatılarda biriken kar kütlelerinin cadde ve sokakları kullanan vatandaşlar için tehlikeli olduğunu ifade eden bina sahibi Muhsin Gürtürk, yaşanabilecek kazaların önüne geçmek için kar temizleme çalışması başlattıklarını söyleyerek, "Yoğun kar yağışı nedeniyle çatılarımızda bayağı bir kar birikintisi meydana geldi. Ayrıca saçaklarda oluşan buz kütleleri de tehlike oluşturmaya başladığından mecburen kar temizliği yapıyoruz. Özellikle bu son yağan yağışlardan sonra binanın içine evlere kadar su damlamaya da başladı. Dolayısıyla buzlanma sonrası büyük bir problem yaşıyoruz. Saçaklar uzadığı zaman vatandaşa da tehlike. Bizler için sıkıntı olmaya başladığından beri biz de böyle bir karar aldık. Hem kar temizliğini yapalım hem de insanlar sokakta rahat yürüyebilsin, araçlarını rahat park edebilsin" şeklinde konuştu. Yıllardır çatılara çıkıp çatı temizliği yaptığını söyleyen İbrahim Demirel de güvenliklerini halatlarla sağladıklarını söyleyerek, "Kar yağışı nedeniyle çatılarda çok kar birikiyor. İnsanların başına düşüyor. Bundan dolayı çatıları temizliyoruz. Çatılardan vatandaşların ve araçların üstüne kar düşmesin. Halatın bir ucunu bacalara ya da çatının içinde ağaçlara bağlıyoruz ya da arkadaşımız tutuyor, diğer ucunu ise kendimize bağlıyoruz. Başta korkuyorduk. Geçen yıllarda korkuyorduk. Şimdi alışmışız artık. Çocuk oyuncağı gibi geliyor. Biz artık keyfi çıkıp çatıları temizliyoruz" dedi.
Muş büryanı hem lezzeti hem de besleyici yönüyle öne çıkıyor
19 Ocak 2026 Pazartesi - 16:35 Muş büryanı hem lezzeti hem de besleyici yönüyle öne çıkıyor Odun ateşinde tandırda uzun saatler pişirilen Muş büryanı; yüksek protein, B12 ve demir içeriğiyle kış aylarında vatandaşların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Doğu Anadolu’nun önemli lezzetlerinden biri olan Muş büryanı, tandırda doğal yöntemlerle pişirilmesi ve besleyici özellikleriyle sofralarda özel bir yere sahip olmaya devam ediyor. Genellikle kuzu etinden hazırlanan büryan, odun ateşiyle ısıtılan kuyulu tandırlarda uzun süre pişirilerek servis ediliyor. Katkısız ve kendi yağıyla pişmesi sayesinde hem doğal hem de yoğun aromalı bir lezzet sunan büryan, yüksek kaliteli protein içeriğiyle özellikle fiziksel olarak aktif bireyler için önemli bir besin kaynağı olarak görülüyor. Muş’un yöresel değerleri arasında önemli bir yere sahip olan büryan, hem damaklara hitap eden eşsiz tadı hem de besleyici yönüyle kentte yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Beslenme Uzmanı Diyetisyen Büşra Balaban, kuzu etinden yapılan büryanın B12 vitamini ve demir bakımından zengin olduğuna dikkat çekerek bağışıklık sistemini desteklediğini, enerji verdiğini ve uzun süre tokluk sağladığını ifade etti. Balaban, büryanın yağ oranı nedeniyle ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Büryan, Doğu Anadolu Bölgesi’ne özgü geleneksel pişirme yöntemiyle hazırlanan sağlıklı ve katkısız doğal bir et yemeğidir. Özellikle kış aylarında vatandaşlar tarafından tercih edilmektedir. Doğru ve dengeli porsiyonlarla tüketildiğinde, kültürel mirasımızın sağlıklı ve değerli bir parçası olarak öne çıkmaktadır. Afiyet olsun" dedi. Büryan ustası Metin Göçmen, yaklaşık 40 yıldır bu mesleğin içinde yer aldığını ve 20 yılı aşkın süredir kendi işletmesinde büryan yaptığını belirterek, "40 yıldır bu sektörün içindeyim. Yirmi seneden fazladır kendi işimi, yani büryan işini yapıyorum. Büryan çok zahmetli ama bir o kadar da zevkli ve güzel bir iştir. Mesela sabah saat 05.00’te kalkıyoruz. Etimizi bir gün önceden hazırlayıp buraya getiriyoruz ve etlerimiz iki saat suda bekliyor. Bu esnada tandırımız yanıyor. O sırada etlerimizi tuzlu suda dinlendiriyoruz. Tandır köz haline geldiğinde etimizi asıyoruz. İçeride buhar oluşmaya başlayınca etler tandıra giriyor. Ortalama içeride kalma ve pişirme süresi üç saattir. Genel olarak büryan hazır olana kadar yaklaşık 6 saatimizi alıyor. Ondan sonra satışa başlıyoruz. Tabii bunun püf noktaları vardır. Et suda beklerken kendini temizler. Ama işin en önemli püf noktası tandırdır. Tandırın ısısının dengeli bir şekilde ayarlanması gerekir. Çok yanarsa büryan kurur, az yanarsa sulu kalır. Yani püf noktası tamamen tandırdır. Saat 11.00’de tandırı açıyoruz ve satışımız başlıyor. Ondan sonra servisimize devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Büryan yemeye gelen vatandaşlardan Kutbettin Toplu ise "Metin Usta’nın yaptığı büryan, şu anda Doğu Anadolu Bölgesi’nin en iri ve en kaliteli büryanları arasında yer alıyor. Görüntüsünden ve renginden bile kalitesi anlaşılıyor. Gerçekten çok lezzetli ve özenle hazırlanmış. Bu yüzden Metin Usta’nın ellerine sağlık. Biz de sürekli gelip yiyeceğiz. Bir değil, iki değil, üç hatta dört porsiyon bile yenilecek kadar kaliteli yapıyorlar. Çünkü burada kaliteye gerçekten önem veriliyor" diye konuştu.
Trafik kilitlenince taksiden indi, havale geçiren çocuğu kucağında hastaneye taşıdı
18 Ocak 2026 Pazar - 16:00 Trafik kilitlenince taksiden indi, havale geçiren çocuğu kucağında hastaneye taşıdı Muş’ta taksici Ceyhan Kılıçaslan, yoğun trafik nedeniyle ilerleyemeyen araçtan inerek havale geçiren 2 yaşındaki çocuğu sırtında yaklaşık 1 kilometre taşıdı. Polis ekiplerinin desteğiyle hastaneye ulaştırılan çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Muş’ta taksicilik yapan Ceyhan Kılıçaslan, havale geçiren 2 yaşındaki bir çocuğun hastaneye ulaştırılması için zamanla yarıştı. Kent merkezinde yoğun trafik nedeniyle aracın ilerleyememesi üzerine taksiden inen Kılıçaslan, çocuğu kucağına alarak koşmaya başladı. Ailesi tarafından taksiyle Muş Devlet Hastanesi’ne götürülmek istenen çocuk, trafikte araçların tamamen durması üzerine hastaneye ulaştırılamadı. Çocuğun durumunun ağırlaştığını fark eden taksici Kılıçaslan, vakit kaybetmeden araçtan indi ve çocuğu kucağına alarak yaklaşık 1 kilometre boyunca hastaneye doğru koştu. Yolda polis ekipleriyle karşılaşan Kılıçaslan, durumu anlatarak yardım istedi. Polisler, çocuğu ekip aracına alarak siren eşliğinde yolu açtı ve acil servise ulaştırdı. Sağlık ekipleri tarafından hemen müdahale edilen çocuğun hayati tehlikeyi atlattığı bildirildi. Tedavi altına alınan 2 yaşındaki çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, taksicinin duyarlı davranışı vatandaşlar tarafından takdirle karşılandı. Olay anını anlatan Kılıçaslan, "Namaz kılmak için caminin önünde durdum. Elinde bir çocukla bir bayan bekliyordu. Rica etti; taksi bulamadıklarını, trafik yoğun olduğu için hastaneye gidemediğini söyledi. ‘Rica etsem hastaneye götürür müsünüz?’ dedi. Tabii dedim; arabada bir müşterim vardı. Eğer izni olursa sizi de beraber götürürüz, ücreti de almayız dedik. Müşterimi bıraktım. Hastaneye 1 kilometre kala çocuk fenalaşmaya başladı. Trafik de çok yoğundu, ilerleyemedik. En son boş bir yere arabayı park ettim. Baktım çocuk havale geçiriyor. O anda elimizden bir şey gelmedi. Hemen kucağıma aldım, koşmaya başladım. Bir kilometrelik mesafeyi nefes nefese koştum. Kışlık elbise ve botla koşmak da çok zor oldu. Yolda trafik polislerine denk geldik. Rica ettik; ‘Çocuk havale geçiriyor, nefes almıyor’ dedik. Sağ olsun onlar da acil dönüş yapıp siren çalarak trafiği açtılar ve yardımcı oldular. Acil girişine kadar eşlik ettiler. Çocuk 2 yaşındaydı, çok zor bir durumdu. Bayan o halde bırakılamazdık. Hastanede işlemlerini yaptık, kan tahlili alındı. Sağlık ekipleri derhal müdahale etti. Gerçekten çok zor bir durumdu. Allah kimsenin başına vermesin. Trafik tıkandıktan sonra elimizden ancak bu geldi. Çok şükür, elhamdülillah çocuğun durumu iyi" dedi.
Karakoçan’da Muş-Bursa seferini yapan yolcu otobüsüne saldırı
18 Ocak 2026 Pazar - 13:49 Karakoçan’da Muş-Bursa seferini yapan yolcu otobüsüne saldırı Muş’tan Bursa’ya seyir halinde olan 34 AT 4949 plakalı yolcu otobüsü, Elazığ’ın Karakoçan ilçesi mevkiinde saldırıya uğradı.İddiaya göre lavaboya gitmek isteyen bir yolcu için kısa süreliğine duran otobüse, yolcu indikten sonra çevrede bulunan bazı kişiler tarafından sözlü saldırı yapıldı. Otobüs şoförü Melik Taşdemir, yaşananları şu sözlerle anlattı:"Bir yolcumuz lavaboya gitmek istedi. Biz de müsait bir yerde durabileceğimizi söyledik. Yolcu indikten sonra bir vatandaş yolcuya hakaret etti. Ardından araçta çalışan personele ağır sözler kullanıldı. Diğer yolcuların müdahale etmesiyle tartışma kavgaya dönüştü. Ağaç, demir ne buldularsa vurmaya çalıştılar. Biz araya girmeye çalışınca olay daha da büyüdü. Şu anda mağduriyet yaşıyoruz, yolumuza devam edemiyoruz. Otobüste 42 yolcu vardı, çocuklar ve aileler de bulunuyordu."Otobüste yolcu olarak bulunan Ayşe Akçil ise olay anlarını şöyle anlattı:"Muş-Bursa seferini yapan otobüste seyahat ediyorduk. Karakoçan mevkiinde otobüse saldırı gerçekleşti. Otobüsün kendisine, şoföre ve muavine saldırdılar. Çok korktuk. Çok sayıda çocuk ve yaşlı yolcu vardı. Şoförü öldürmek istercesine saldırdıklarını gördük."Yaşanan olayın ardından otobüs, araç kabul tesislerinde durdurularak jandarmaya bilgi verildi. Olayla ilgili olarak şoför, muavin ve otobüste bulunan tüm yolcuların şikâyetçi olduğu, tarafların ifade verdiği öğrenildi. Olay sonrası yolcular büyük korku yaşarken, otobüste maddi hasar oluştuğu bildirildi. Konuyla ilgili inceleme başlatıldı.
Karakoçan’da Muş-Bursa seferini yapan yolcu otobüsüne saldırı
18 Ocak 2026 Pazar - 09:05 Karakoçan’da Muş-Bursa seferini yapan yolcu otobüsüne saldırı Muş’tan Bursa’ya seyir halinde olan yolcu otobüsü, Elazığ’ın Karakoçan ilçesi mevkiinde saldırıya uğradı. İddiaya göre lavaboya gitmek isteyen bir yolcu için kısa süreliğine duran 34 AT 4949 plakalı otobüse, yolcu indikten sonra çevrede bulunan bazı kişiler tarafından sözlü saldırı yapıldı. Otobüs şoförü Melik Taşdemir, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Bir yolcumuz lavaboya gitmek istedi. Biz de müsait bir yerde durabileceğimizi söyledik. Yolcu indikten sonra bir vatandaş yolcuya hakaret etti. Ardından araçta çalışan personele ağır sözler kullanıldı. Diğer yolcuların müdahale etmesiyle tartışma kavgaya dönüştü. Ağaç, demir ne buldularsa vurmaya çalıştılar. Biz araya girmeye çalışınca olay daha da büyüdü. Şu anda mağduriyet yaşıyoruz, yolumuza devam edemiyoruz. Otobüste 42 yolcu vardı, çocuklar ve aileler de bulunuyordu." Otobüste yolcu olarak bulunan Ayşe Akçil ise olay anlarını şöyle anlattı: "Muş-Bursa seferini yapan otobüste seyahat ediyorduk. Karakoçan mevkiinde otobüse saldırı gerçekleşti. Otobüsün kendisine, şoföre ve muavine saldırdılar. Çok korktuk. Çok sayıda çocuk ve yaşlı yolcu vardı. Şoförü öldürmek istercesine saldırdıklarını gördük." Yaşanan olayın ardından otobüs, araç kabul tesislerinde durdurularak jandarmaya bilgi verildi. Olayla ilgili olarak şoför, muavin ve otobüste bulunan tüm yolcuların şikâyetçi olduğu, tarafların ifade verdiği öğrenildi. Olay sonrası yolcular büyük korku yaşarken, otobüste maddi hasar oluştuğu bildirildi. Konuyla ilgili inceleme başlatıldı.
Bulanık’tan Filistinli çocuklara umut köprüsü: "Bin Umut Turnası" projesi gönülleri birleştirdi
16 Ocak 2026 Cuma - 16:41 Bulanık’tan Filistinli çocuklara umut köprüsü: "Bin Umut Turnası" projesi gönülleri birleştirdi MUŞ (İHA) – Muş’un Bulanık Kaymakamlığı öncülüğünde hayata geçirilen ve Filistinli çocuklara umut olmak amacıyla düzenlenen ’Bin Umut Turnası’ projesi, "Umuda Yolculuk" programıyla anlamlı bir final yaptı. Bulanık Kaymakamlığı öncülüğünde hayata geçirilen ’Bin Umut Turnası’ projesi, çocukların kalbinden yükselen umut ve barış çağrısını toplumsal bir farkındalık yolculuğuna dönüştürdü. Projenin ilk gününden itibaren ilçede adeta bir vicdan seferberliği yaşandı. Proje kapsamında, barışın evrensel simgesi hâline gelen Sadako’nun hikâyesi öğrencilerle buluşturuldu. Kitap okuma etkinlikleri ve söyleşilerle çocukların dünyasında umut, empati ve barış duyguları yeşertildi. Proje süresince gerçekleştirilen origami turna atölyeleri, çocukların umutlarını binlerce turna kuşunda somutlaştırmasına vesile oldu. Turnalar, yalnızca birer kâğıt figürü değil, barışa, adalete ve özgürlüğe uzanan duaların sembolü hâline geldi. Düzenlenen resim sergisi ve fuarlarda etkinlikleri ise vatandaşların yoğun katılımıyla geniş kitlelere ulaştı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün katkılarıyla yürütülen çalışmalar, dayanışmanın ve ortak vicdanın güçlü bir örneği olarak hafızalara kazındı. ’Bin Umut Turnası’ projesi, ’Umuda Yolculuk’ programı ile taçlandırıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, çocukların sesinden yükselen barış mesajları Bulanık’tan dünyaya uzanan evrensel bir umut çağrısına dönüştü. Programda konuşan Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, "Filistin toprakları, uzun yıllardır mazlumun sesi, adaletin imtihanı olmuştur. Gazze’ye bakmak sadece bir coğrafyaya değil, vicdanımıza ayna tutmaktır. Bugün orada yaşananlar bir savaşın ötesinde, insanlık trajedisidir. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar bombaların hedefi olmaktadır. Gazze’nin dramı sadece Filistinlilerin değil, tüm insanlığın ortak imtihanıdır. Zulme karşı susmak, zalimin yanında yer almaktır. Biz bugün burada yalnızca bir etkinlik için değil, insanlığın vicdanını diri tutmak için toplandık" dedi. Kaymakam Koşansu, son yıllarda Gazze’de yaşanan can kayıplarına ve özellikle çocukların maruz kaldığı hak ihlallerine dikkat çekerek, UNICEF verilerine göre binlerce çocuğun hayatını kaybettiğini, on binlercesinin yaralandığını ifade etti. Koşansu, "Bu rakamlar sadece birer sayı değildir. Her biri bir aile, bir hayal, bir çocuk yüzüdür. Biz çocuklarımızı görmezden gelen değil, hisseden, düşünen ve ses veren bireyler olarak yetiştirmek istiyoruz. Bin Umut Turnası projesi tam da bunun için var" şeklinde konuştu. Konuşmasında origami turna kuşlarının anlamına da değinen Koşansu, "Her bir turna kuşu bir barış duasıdır. Her bir turna kuşu, savaşın gölgesinde yaşayan çocuklara umuttur. Filistinli çocuklar için dileğimiz barıştır, adalettir, özgürlüktür" dedi. Program kapsamında düzenlenen fuarda 434 bin Türk lirası bağış toplandı. Toplanan yardım çeki, Filistinli çocuklara ulaştırılmak üzere Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu’ya takdim edildi. Program, müzik, slayt gösterimi, oratoryo ve şiirle devam eden etkinlik, verilen ödüllerin ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.