Yerel Haberler
Muş
Muş’ta akademisyenler lalelerle buluştu 01 Mayıs 2026 Cuma - 10:41:09 "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi" için Muş’a gelen 60 akademisyen, program sonrası Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Muş’ta 1071 Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi’ne katılan 60 akademisyen, yoğun geçen programın ardından Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Başta Trabzon olmak üzere Türkiye’nin farklı üniversitelerinden kongreye katılım sağlayan akademisyenler, baharın gelişiyle birlikte Muş Ovası’nı renklendiren laleleri yerinde görme fırsatı buldu. Doğanın sunduğu görsel şölen karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen akademisyenler, bol bol fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirdi. Kongrenin yoğun temposunun ardından lale tarlasında vakit geçiren katılımcılar hem dinlenme hem de doğayla iç içe olma imkânı buldu. Lale tarlasını ziyaret eden Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Baki, "Biz aslında Matematik Derneği olarak iki yılda bir düzenlediğimiz kongreler kapsamında öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geliyoruz. Bunun hem bilimsel hem de kültürel bir yönü bulunuyor. Bu kapsamda Muş’u da uzun zamandır merak ediyorduk ve ziyaret etme fırsatı bulduk. Burada bizleri çok güzel ağırladılar. Muş’u tanıdıkça sürprizlerle karşılaştık ve şehrin doğal güzelliklerini daha yakından görme imkânı bulduk. Şu anda bulunduğumuz endemik lale bahçesi gerçekten çok etkileyici. Bu lalelerin tamamen doğal ortamda yetişmesi oldukça değerli bir durum. Bizim için çok güzel bir deneyim oldu. Muş’un güzelliklerini keşfettikçe ülkemiz adına da mutluluk duyuyoruz" dedi. Lale tarlasına düzenlenen gezide gördüğü manzara karşısında hayran kaldığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Öztürk, "Yoğun bir programın ardından buraya geldik. İki günlük kongre için Muş’a geldik. Muş’un ev sahipliğinde gerçekleşen bu akademik buluşmanın ardından, böyle ferah ve güzel bir atmosfere gelmek bizim için oldukça iyi geldi. Burada endemik ve kendiliğinden yetişen laleleri görmek ayrıca bizi cezbetti. Doğal ortamda böylesine özel bitkilerin varlığını görmek gerçekten etkileyici. Muş’a geldiğimizde daha temiz ve daha ferah bir hava aldığımızı da hissettik. Gayet güzel bir deneyim oldu" şeklinde konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:42 Muş’un kurtuluşunun 109’uncu yılı törenle kutlandı Muş’un düşman işgalinden kurtuluşunun 109’uncu yıl dönümü, kent meydanında düzenlenen törenle kutlandı. Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen program, Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulmasıyla başladı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törende konuşan Muş Valisi Avni Çakır, bir milletin onur mücadelesini, direncini ve sarsılmaz iradesini yeniden hissettiklerini ifade etti. Vali Çakır, "Bu topraklar, tarih boyunca nice sınavlardan geçmiş, kimi zaman işgalle, kimi zaman yoklukla, kimi zaman da ağır bedellerle karşı karşıya kalmıştır. Özellikle Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan o çetin süreçte, Muş, işgallerin, baskıların ve zulmün gölgesinde zor günler yaşamıştır. Ermeni çetelerinin ve işgal güçlerinin bölgede oluşturduğu tahribat, sadece fiziki değil, aynı zamanda derin bir insani dramı da beraberinde getirmiştir. Ancak bu karanlık tabloya rağmen, Muş halkı asla boyun eğmemiştir. İmkânsızlıklar içinde dahi umudunu yitirmemiş, yokluk içinde dahi onurunu korumuştur. Evladını cepheye gönderen analar, yurdunu terk etmeyen yaşlılar, vatanı uğruna gözünü kırpmadan mücadele eden yiğitler. Hepsi bu direnişin yaşayan birer destanı olmuştur. Çünkü bu millet, tarih boyunca esareti kabul etmemiştir. Çünkü bu millet, toprağına sadece sahip olmamış, onu canı pahasına korumuştur. Muş’un 30 Nisan 1917’de yeniden hürriyetine kavuşması, işte bu inancın, bu dirayetin ve bu asil duruşun bir sonucudur" dedi. Bu toprakların yalnızca yakın tarihin değil, bin yıllık bir medeniyet yürüyüşünün de tanığı olduğunu belirten Çakır, Malazgirt’te kazanılan büyük zaferle Anadolu’nun kapılarının açıldığını, Sultan Alparslan ve askerlerinin ise sadece bir savaş kazanmakla kalmayıp bu coğrafyaya bir ruh, kimlik ve istikamet kazandırdığını ifade ederek, "O gün atılan adımlar, bugün üzerinde yaşadığımız vatanın temelini oluşturdu. Ve bizler, o mirasın emanetçileri olarak, geçmişten aldığımız güçle geleceğe yürümek zorundayız. Bugün Muş’umuz, geçmişin zorluklarından aldığı güçle her geçen gün daha da gelişen, büyüyen ve geleceğe umutla bakan bir şehir haline gelmektedir. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma, sanayiden sosyal yaşama kadar pek çok alanda hayata geçirilen yatırımlar, devletimizin güçlü iradesinin ve milletimizin kararlılığının en somut göstergesidir. Bu vesileyle, Muş’un düşman işgalinden kurtuluşunun 109’uncu yıl dönümünü yürekten kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. 30 Nisan Kurtuluş Günümüz kutlu olsun" şeklinde konuştu. Daha sonra şiirlenin okunduğu, halk oyunların ve müzik gösterisinin sunulduğu törende, yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Kortej yürüyüşüyle son bulan programa, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Muş Garnizon Komutanı Albay Ali Osman Sağlam, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, Vali Yardımcıları Tahir Yılmaz, Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz, gaziler, kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Muş’ta Öğretmenler Günü tören ile kutlandı
24 Kasım 2024 Pazar - 17:00 Muş’ta Öğretmenler Günü tören ile kutlandı Muş’ta 24 Kasım Öğretmenler Günü düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlandı. 24 Kasım Öğretmenler Günü, Muş Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen törenle kutlandı. Şehit Yücel Kurtoğlu Güzel Sanatlar Lisesi’nde düzenlenen programda konuşan Vali Avni Çakır, öğretmenlerin sadece bilgiyi aktaran değil, aynı zamanda değerlerimizi, kültürümüzü ve medeniyetimizin temellerini genç nesillere aktaran birer kılavuz olduğunu ifade ederek, “Geleceğe güvenle bakan bireyler yetiştirmek, bu ülkenin geleceğini inşa etmek demektir ve bu kutsal görevi özveriyle yerine getiren öğretmenlerimiz, milletimizin aydınlık yarınlarının mimarlarıdır” dedi. Öğretmenliğin yalnızca bir meslek olmadığını dile getiren Çakır, “Öğretmenlik, bilginin ve sevginin bir sonraki nesle aktarılması gibi kutsal bir görevi de içinde barındıran manevi derinliği yüksek bir yoldur. Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, öğretmenlerimize başöğretmen sıfatıyla rehberlik etmiş, ‘öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır’ diyerek bu büyük sorumluluğun önemini bizlere hatırlatmıştır. Gerçekten de bugün milletimizi çağdaş uygarlık seviyesine taşıyan evrensel değerlere bağlı bireyler yetiştirme görevini başarıyla sürdüren öğretmenlerimiz ülkemizin teminatıdır” şeklinde konuştu. Konuşmasında öğretmenlere de seslenen Çakır, “Kıymetli öğretmenlerimiz, sizler gençlerimizin yeteneklerini ortaya çıkaran, onlara hayata dair rehberlik eden, her şartta onların yanında olan birer yol göstericisisiniz. Yalnızca bilgiyi veren değil, öğrencilerin ruhuna dokunan, onlara doğru ve iyiyi yönlendiren, vatansever, ahlaklı bireyler olarak yetiştiren sizlersiniz. Görevinizi her şartta büyük bir azim ve inançla yerine getiriyorsunuz. Bilgiye aç, her çocuğa, her gence dokunarak ülkemizi yarınlara hazırlıyorsunuz. Sizin gayretiniz ve emeklerinizle ülkemiz her gün daha da gelişmekte, daha aydınlık bir geleceğe doğru ilerlemektedir. Bugün huzurlarınızda verdiğiniz emeklerin ne denli değerli olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Sizler, onların gösterdiği yolda ilerleyerek, öğrenmeyi, araştırmayı, sorgulamayı, kendinizi sürekli geliştirmeyi bir hayat felsefesi haline getirmelisiniz. Çünkü biliyoruz ki ülkemizin geleceği sizlerin başarılarıyla şekillenecektir. Değerli misafirlerimiz, bu özel gün vesileyle öğretmenlerimizin toplumumuz için taşıdığı anlamı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Görevini sevgiyle, sabırla ve sonsuz bir adanmışlıkla yerine getiren her bir öğretmenimiz toplumumuzun kalbinde müstesna bir yere sahiptir. Onların yüreklerinde taşıdığı sevgi, akıttıkları ter ve öğrencilerine verdikleri ilham geleceğimizin teminatıdır. Bu vesileyle Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, görev başında şehit olan ve ebediyete irtihal eden öğretmenlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, görevde olan tüm öğretmenlerimize sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir meslek hayatı diliyorum. Sizlere bu ülkenin yarınları adına teşekkürlerimi sunuyor, gününüzü en içten dileklerimle kutluyorum” dedi. Konuşmaların ardından öğrenciler tarafından şiirler okundu, aday öğretmenler yemin etti. Öğretmenler tarafından şarkıların seslendirdiği programda, katıldıkları yarışmalarda derece giren öğrencilere ödülleri verildi. Vali Çakır ve beraberindeki heyetin resim sergisinin gezmesiyle son bulan programa, Vali Avni Çakır’ın eşi Bahar Çakır, Garnizon Komutanı Albay Ali Osman Sağlam, İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman, İl Jandarma Komutanı Albay Yılmaz Kırgel, Milli Eğitim Müdürü Enver Kıvanç, kurum amirleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı.
Bilimin ışığında bir öğretmenin hikâyesi
24 Kasım 2024 Pazar - 10:25 Bilimin ışığında bir öğretmenin hikâyesi Muş Bilim ve Sanat Merkezinde öğretmenlik yapan ve hayata geçirdiği projelerle öğrencilerine ilham kaynağı olan Birsen Geçer, öğrencilerini bilim ile geleceğe hazırlıyor. Mesleğinde üstün başarı göstererek projeler gerçekleştiren Birsen Öğretmen, Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı tarafında uzayda denen Propolisin Antibakteriyel Etkisi (PRANET) projesinin hazırlanmasında öğrencilerine öncülük ederek bu başarıyı uzaya taşımıştı. Zeynep Nehir Çamlıca, Dilşah İmran Avcı ve Baver Bedirhan Bingöl’ün öğretmenleri Birsen Geçer ile hazırladığı "Propolisin Antibakteriyel Etkisi" (PRANET) projesinin uzayda test edilmesi tüm yurtta övgü ile söz edildi. Yıllardır büyük bir özveriyle çalışan Geçer, öğrencilerini bilimsel düşünceye yönlendiren projelerle adından söz ettirmeye devam ediyor. Teknoloji odaklı projeleri sayesinde öğrencilerin büyük bir başarıya imza attığını söyleyen Birsen Öğretmen, “Öğretmenler akademik bilgiyi sadece öğrencilere aktaran kişiler değil, aynı zamanda onları geleceğe hazırlayan, hayata hazırlayan kişilerdir. Bizler de tabi ki bu proje sürecinde elbette akademik katkılarımız söz konusu oldu ama bunun yanında öğrencilerimizden problem çözme becerisi gelişti. Eleştiren bakış açıları gelişti, sorumluluk aldılar, işbirliği içerisinde birlikte bir çalışmayı ortaya koydular. Bunlar öğrencilerimin üzerinde olumlu olduğunu düşündüğüm katkılardan birkaç tanesi. Projemizin ismi PRANET, aslında bu isim bir kısaltma. Propolisin Antibakteriyel Etkisi isimli projemizin bir kısaltması. Bu projedeki amacımız, daha önce yapmış olduğumuz çalışmaya benzer Propolis’in antibakteriyel özelliğinin üzerinde bir takım testler yaptık, bunu projelendirdik. O proje sonucunda etkili bir antibakteriyel olduğu sonucuna ulaşmıştık. Daha sonra Türk Bilim Misyonu çağrısını duyduktan sonra da aynı projeyi bir de mikro yer çekimi ortamında denemeyi amaçladık. Türk Bilim Misyonu çağrısından sonra da mikro yer çekimi ortamında neden olmasın dedik. Bunu bir de belki orada deneyebiliriz diye düşündük. Bunların hazırlığını yaptık ve projemiz de kabul edildikten sonra Alper Gezeravcı tarafından uzayda gerçekleştirildi. Olumlu sonuçlar aldık” dedi. Projeleri uzayda denenen öğrencilerden Zeynep Nehir Çamlıca, hocalarının desteğinin kendileri için değerli olduğunu ifade ederek, “Birsen Hocamızın desteği bizim için gerçekten çok değerliydi. Türkiye Bilim Misyonu’ndan haberdar olmamıştık, ancak Birsen Hocamız bu çağrıyı fark edip bizim adımıza mail göndererek projeye katılmamız için vesile oldu. Onun katkıları olmasaydı belki de bu fırsatı yakalayamayacaktık. Kendisine bu noktada sonsuz teşekkürler. Birsen Hocamız sadece projemize destek olmadı, aynı zamanda hayatımızda da çok özel bir yer edindi. Gelecekteki meslek hayatımıza bilim insanı olursak, onun öğretilerini ve bu süreçte kazandığımız deneyimleri hep yanımızda taşıyacağız. İnsanlara faydalı işler yapma hedefimizi sürdüreceğiz ve bugünleri hep güzel bir şekilde hatırlayacağız” şeklinde konuştu. Birsen öğretmenin yalnızca akademik anlamda değil, sosyal anlamda da kendilerine çok büyük katkılar sağladığını ifade eden Dilşah İmran Avcı da, “Birsen Hocamız sayesinde bu noktaya gelebildik. Eğer Birsen Hocamız gibi ilgili ve duyarlı bir öğretmen olmasaydı, belki de Türkiye Bilim Misyonu kapsamında bu projeden haberdar bile olmayabilirdik. Ancak Birsen Hocamız, projemizi bu misyona taşımamıza öncülük ederek bizim yolumuzu açtı. Hocamız yalnızca ders anlamda değil, sosyal anlamda da bizlere çok büyük katkılar sağladı. Öğrencinin fikirleri önemsendiğinde, öğrenciye fırsat verildiğinde ne kadar yol katılabildiğini Birsen Hocamız sayesinde çok iyi gözlemledik” diye konuştu.
Muş’ta "İklim ve Çevre Sorunları Temelinde Birlikteyiz" projesi eğitimleri tamamlandı
22 Kasım 2024 Cuma - 16:00 Muş’ta "İklim ve Çevre Sorunları Temelinde Birlikteyiz" projesi eğitimleri tamamlandı Muş İl Özel İdaresi tarafından hazırlanan "İklim ve Çevre Sorunları Temelinde Birlikteyiz" projesinin eğitim süreci başarıyla tamamlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Muş Valiliği, Avrupa Birliği Başkanlığı, Türkiye Belediyeler Birliği ve Muş İl Özel İdaresi işbirliğiyle "Yeşil Bir Gelecek için Eşleştirme Hibe Programı" kapsamında hazırlanan "İklim ve Çevre Sorunları Temelinde Birlikteyiz" projesinin eğitimleri tamamlandı. Proje kapsamında Türkiye’nin AB çevre uyum sürecine katkı sağlanması adına Muş ve İtalya’nın Mirabello Sannitico kentleri arasında sürdürülebilir çevre çözümleri geliştirdiklerini ifade eden İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, ayrıca yerel düzeyde de güçlü bir işbirliği kurduklarını belirtti. Proje boyunca İtalya’nın Mirabello Sannitico Belediyesi ile işbirliği içinde çalıştıklarını söyleyen Yentür, “1 yıldır devam eden Avrupa Birliği’nin şehir eşleştirmeleri projesi kapsamında ‘İklim ve Çevre Sorunları Temelinde Birlikteyiz’ projesinin bir yılık süresini tamamlamış bulunmaktayız. Bu projeye Avrupa Birliği’nden İtalya’nın Milano bölgesindeki Mirabello Belediyesi ortağımızdı. Bir ağaç, bir çocuk kampanyasıyla okul bahçelerine ağaç diktik. Bunun dışında Muş’un 5 yıllık çevre eylem planını oluşturduk. Hem ilimizin üst yöneticileri proje ekibiyle beraber hem de İtalya’nın belediye başkanı ve ekibiyle beraber karşılıklı ziyaretlerde bulunduk. Bu projeden kaynaklanan çevrenin ve çöpün nitelikli bir şekilde alınması noktasında da hepimiz gayret sarf edeceğiz. Muş’un yaklaşık 90 köyünde 60 bin nüfusun çöpünü alıyoruz. Nitelikli çöp ayrıştırması ve çöp alınması ile ilgili bu projenin ana fikrini kendimize şiar edeceğiz. Yaklaşık 100 bin euro hibe ile alınan bir projeydi. Bizim mali katkımız eş finansman olarak iki tane proje çalışanımızın 6 aylık maaş giderleriydi. Diğerlerini tamamıyla projenin bütçesinden karşıladık” dedi.
Diş Hekimi Varlık: “Diş sağlığı tüm vücudu etkiliyor”
22 Kasım 2024 Cuma - 14:51 Diş Hekimi Varlık: “Diş sağlığı tüm vücudu etkiliyor” Muş’ta görev yapan Diş Hekimi Mehmet Varlık, diş ve çevresinde oluşan enfeksiyonların sadece ağızla sınırlı kalmadığını ve bütün organlara hasar verebildiğini söyleyerek, “Düzenli diş kontrolleri baş ve boyun kanserlerinde de erken teşhis sağlıyor” dedi. Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Diş Hekimi Varlık, ağız ve diş bakımı ile ilgili yanlış bilinen konulara dikkat çekerek, önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Varlık, diş ve çevresinde oluşan enfeksiyonların yalnızca ağız sağlığını değil, vücuttaki diğer organları da ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Ağızda başlayan bir enfeksiyonun tedavi edilmediğinde kan yoluyla tüm vücuda yayılarak kalp, böbrek ve beyin gibi hayati organlarda ciddi hasarlara yol açtığını vurgulayan Varlık, düzenli diş hekimi kontrollerinin sadece diş sağlığı için değil, genel sağlık açısından da kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. Baş-boyun kanserleri gibi hayati riskler taşıyan hastalıkların erken teşhisinde diş kontrollerinin büyük rol oynadığını ifade eden Varlık, sağlıklı diş ve diş eti için doğru fırçalama yöntemine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, “8 yıldır Muş Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde görev yapmaktayım. Toplumumuzda ağız diş sağlığı bilgisi çok yetersiz. Buna bağlı olarak ağız ve diş hastalıkları maalesef toplumumuzda mevcut ve çok sayıda. Bunun için toplumun yeteri kadar bilgilendirilmesi konusunda bazı hassasiyetlerin önemini arz etmek isterim. Toplumumuzda maalesef ağızdaki problemlerin sadece dişle ilgilendirebildiği kanısı var. Bu yanlış bir yaklaşımdır. Ağızdaki enfeksiyonlar sadece ağzı ilgilendirmez, vücudumuzdaki bütün organları maalesef etkiliyor. Bunun için sağlıklı bir bedenin olabilmesi için ağız hijyeninin çok iyi olması gerekiyor. Ağız sağlığı erken kanser teşhisi için önemli bir bulgudur. Bazen hasta bir kanserin farkında olmayabilir. Biz bunu ağız içinde ilk muayene ile teşhis edebiliriz. Erken teşhis için hastalarımızı düzenli olarak diş kontrollerine bekleriz” dedi. Ağız sağlığının temel taşlarından birinin doğru diş fırçalama yöntemi olduğunu söyleyen Varlık, “Ben bir model üzerinde diş fırçalama şeklini göstermek isterim. Toplumumuzda fırçalama ile ilgili bazı eksiklikler, noksanlıklar mevcut maalesef. Fırçalama yaparken şöyle diş etinden dişe doğru fırçalama tarzı, süpürür gibi bir şekilde diş etinden dişe doğru bütün dişlerimizi nizami bir şekilde süpürüyoruz. Her bir dişte 7-8 defa fırça edecek şekilde dişlerimizi iyice fırçalamamız gerekiyor. En son iç taraflarını da fırçalıyoruz. Öne doğru geldiğimiz zaman fırçayı şöyle dik bir hale getirip, içlerini de temizliyoruz ve en son diş etini temizliyoruz. En son dişlerimizin üst yüzeylerini temizleyip bir de dil temizleyicileri var. Fırçaların arkasında yükselen yumuşak bir bölge var. Bununla da fırçalamamız bittikten sonra dilimizi tekrardan temizleyebiliriz. Bu konuda hastalarımızı düzenli kontrol için hastanemize bekliyoruz” şeklinde konuştu.