Yerel Haberler
Muş
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:57 Muş’ta 8. Lale Festivali coşkuyla kutlandı Muş’un Korkut ilçesinde, kentte doğal olarak yetişen ve endemik tür olma özelliği taşıyan lalelerin tanıtımına katkı sunmak amacıyla bu yıl 8’incisi düzenlenen "Lale Festivali", yoğun katılım ve renkli görüntülerle gerçekleştirildi. Korkut Kaymakamlığı ile Korkut Belediyesi iş birliğinde Lale Meydanı’nda düzenlenen festivalde, farklı yörelere ait halk oyunları sahnelendi, sanatçılar seslendirdikleri eserlerle katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Festival kapsamında ünlü sanatçı Hülya Bozkaya başta olmak üzere Tivorlu İsmail, Esma Asi ve Necdet Evren sahne alarak alanı dolduran vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Festivale katılan Muş Valisi Avni Çakır, yaptığı konuşmada Korkut’un tarihsel kimliğine ve üretken yapısına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tarihi boyunca sadeliği, samimiyeti ve üretken insanlarıyla öne çıkmış olan Korkut, bugün de güçlü kimliğini aynı kararlılıkla geleceğe taşımaktadır. 36 yıl önce atılan idari adım, bugün birlik, beraberlik ve gelişim ruhuyla daha da anlam kazanmıştır. Bugün bu meydanda bir araya gelmiş olsak da hemen yanı başımızda uzanan Muş Ovası, baharın gelişiyle birlikte bambaşka bir renge bürünmüş, göz alabildiğine uzanan topraklarıyla şu an en zarif yüzünü bizlere göstermektedir. Ovanın dört bir yanını kırmızıya boyayan, zarafetiyle göz kamaştıran laleler sadece bir çiçek değil; bu toprakların ruhunu, bereketini ve izzetini yansıtan güçlü bir semboldür. Endemik bir tür olarak yalnızca bu coğrafyada yetişen ve koruma altında bulunan bu eşsiz lale, bizlere emanet edilmiş doğal bir hazinedir. Onları korumak ve gelecek nesillere aynı güzellikte aktarabilmek hepimizin ortak sorumluluğudur." Korkut’un köklü kültürü, çalışkan insanı ve kurduğu güçlü bağlar sayesinde Muş’un en güzel ilçelerinden biri olduğunu belirten Vali Çakır, "Toprağına sahip çıkan, emeğiyle üretimini büyüten Korkutlu hemşehrilerimiz; tarım ve hayvancılığı sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü haline getirmiştir. Bu güçlü emek, ilçemizin karakterini şekillendiren en temel unsurdur. İlçemiz, 30 köyü, 1 beldesi ve 5 merkez mahallesiyle birlikte her geçen gün daha da büyüyen, gelişen ve dönüşen bir yapıya sahiptir. Eğitimden sosyal yaşama, üretimden spora kadar her alanda yükselen bir ivme söz konusudur. Özellikle kadınlarımızın üretime kattığı değer ve gençlerimizin azmi, Korkut’un geleceğine umut ve güç katmaktadır. Geleneklerine bağlı, samimiyetini koruyan ve dayanışma ruhunu daima canlı tutan Korkut, bugün olduğu gibi yarın da gelişimi, üretkenliği ve insanlık gayretiyle bölgemizin parlayan ilçelerinden biri olmaya devam edecektir" diye konuştu. Muş Ovası’nın yalnızca laleleriyle değil, keşfedilmeyi bekleyen birçok güzelliği, huzur veren rotaları ve eşsiz manzarasıyla da dikkat çektiğini belirten Vali Çakır, "Bu topraklar, doğayla iç içe olmak isteyen herkes için adeta saklı bir cennet gibidir. Bizler de bu zenginliği koruyarak, tanıtarak ve gelecek nesillere aktararak daha da değerli hale getirmekten sorumluyuz. Bugün burada gerçekleştireceğimiz şenlikler; halk oyunları gösterileri, konserler ve çeşitli etkinliklerle bu güzelliği sadece anlatmakla kalmayacak, kültürümüzle, sanatımızla ve birlik ruhumuzla daha da anlamlı hale getireceğiz. Bu festival sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda doğayla kurmuş olduğumuz bağın, kültürümüzle harmanlanmış güçlü bir ifadesidir" şeklinde konuştu. Korkut Belediye Başkanı Haşim Arık ise konuşmasında lalelerin anlamına vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Lale, geçmişten günümüze uzanan zaman yolculuğunda barışı, dostluğu ve kardeşliği simgeleyen en önemli figürlerden biridir. Zarif hatlarında duanın inceliğini ve cömertliğin yansımasını taşır. İlçemizin bereketli topraklarında doğal olarak yetişen laleler, küskünleri barıştıran, gönülleri birleştiren en önemli bağlardan biridir. Umarım dünyanın bugün en çok ihtiyaç duyduğu adalet, hakkaniyet ve insanca yaşam adına bu festivaller de güçlü bir mesaj olur. Tıpkı Gazze’de ve dünyanın dört bir yanında yaşanan acılara karşı, bu tür festivallerle barış ve kardeşlik mesajı gönderiyoruz. Lale, bölgemizde hakikaten Muş’un sembolü olmuştur. Bundan sonra da Korkut ilçemizde dokuzuncusunu, onuncusunu sürdüreceğimiz bu festival, önemli insanların bir araya gelmesi için güçlü ve anlamlı bir bağ olmaya devam edecektir." Konuşmaların ardından Vali Avni Çakır ve beraberindeki protokol üyeleri festival alanında kurulan stantları ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti. Festivale, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Vali Yardımcısı Tahir Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz, Varto Kaymakamı Abdulkadir Işık, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, belde belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:19 Muş’ta "1071’in İzinden Fotoğraf Maratonu" yoğun katılımla başladı Muş’ta düzenlenen "1071’in İzinden Muş Fotoğraf Maratonu", Türkiye’nin dört bir yanından gelen 250 fotoğraf sanatçısının katılımıyla start aldı. Muş’ta "1071’in İzinden Muş Fotoğraf Maratonu", ülke genelinden 250 fotoğraf sanatçısı ve 11 jüri üyesinin katılımıyla başladı. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle Muş Genç Fikirler Derneği tarafından organize edilen etkinlik, kentin doğal ve kültürel değerlerini ön plana çıkarmayı amaçlıyor. 1-3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek maraton kapsamında katılımcılar, Muş’un tarihi mekânlarını, doğal güzelliklerini ve kültürel zenginliklerini fotoğraflayacak. Fotoğrafçılar ayrıca köy yaşamını ve kırsal alanları da objektiflerine yansıtarak farklı kategorilerde yarışacak. Yarışma süresince çekilen eserler, alanında uzman 11 kişilik jüri tarafından değerlendirilecek. Dereceye giren katılımcılara toplam 170 bin TL ödül verilecek. Etkinlik ile Muş’un turizm potansiyelinin artırılması, doğal ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması hedeflenirken, fotoğraf maratonunun kentin tanıtımına önemli katkı sunması bekleniyor. Jüri üyesi olarak Muş’a gelen Gezgin Foto Dergisi imtiyaz sahibi Adem Meleke, fotoğrafın günümüzde dünyanın en çok konuşulan dillerinden biri olduğunu belirterek, iletişimin en güçlü araçları arasında yer aldığını söyledi. Fotoğrafın ve fotoğrafçının konuşulduğu her ortamın kendileri için son derece değerli olduğunu ifade eden Meleke, "Ama bunun Muş’ta olması, 1071’in İzinde Muş Foto Maratonu organizasyonunda Muş Valiliği’nin davetlisi olarak burada bulunmak, bu güzel lale bahçeleri içerisinde bulunmak, bu güzel dağların arasında bulunmak, en önemlisi de fotoğraf sevdalılarının arasında bulunmak bizim için çok güzel. Umarım güzel bir yarışma olacak. Buradan çok güzel fotoğraflar çıkacağına inanıyorum. Ben de keyifle birkaç gün burada fotoğraf çekeceğim" dedi. Jüri üyelerinden fotoğraf sanatçısı Mehmet Özcan, Muş’un doğal güzelliklerini fotoğraflamak için kente geldiklerini, aynı zamanda çekilen kareleri değerlendiren jüri üyeleri arasında yer aldığını belirterek, "Fotoğrafları oylayıp değerlendireceğiz. İnşallah güzel kareler çıkar. Muş güzel yerlere gelir, güzel tanıtılır. Çok güzel yerleri var. Muş Ovası’ndan sürekli bahsediliyordu ama ben yeni yeni görmeye başladım. Bu karlı dağlarda bu güzel laleleri çekmek bence birçok insana çok güzel bir keyif verecektir. Tabii tek lale değil, birçok güzel yer var, tarihi yerler var. İnsanların burayı çekerek bu şehre daha çok geleceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Muş’a ilk kez geldiğini söyleyen Anadolu Ajansı Görsel Arşiv Haber Müdürü Esra Hacioğlu, "Foto maraton vesilesiyle Ankara’dan Muş’a geliyorum. Bu vesileyle gelmekten de gerçekten çok mutluluk duyuyorum. Muş’un tarihi ve doğal güzelliklerini bu sabahtan itibaren geziyoruz. Eminim foto maratona katılan fotoğrafçılar çok renkli, çok güzel fotoğraflar getirecektir önümüze. Biz de jüri üyeleri olarak bu fotoğrafları heyecanla bekliyoruz" şeklinde konuştu. Jüri üyelerinden Kızılay İçerik Yönetim Müdürü Fırat Yurdakul, "1071’in İzinde Muş Foto Maratonu"nun kendileri için oldukça sıra dışı bir deneyim olduğunu ifade ederek, "Pek çok fotoğraf sever şu anda burada Muş’u fotoğraflıyor. Muş gerçekten doğasıyla insanları şaşırtan, farklı duygulara taşıyan bir bölge. Pek çok yerde fotoğraf maratonları düzenleniyor ancak Muş’taki maratona oldukça yoğun bir katılım olduğunu gördük. Bunun da aslında Muş’un çok bilinmeyen ve merak edilen yönlerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Başarılı geçeceğini düşünüyorum. Çok güzel fotoğraflar geleceğini şimdiden öngörebiliyoruz" diye konuştu. Fotoğraf sanatçısı Osman Taplamacı, Şanlıurfalı bir fotoğrafçı olarak Muş’a ilk kez geldiğini belirterek, "Çok güzel, çok ilgili bir ekip organizasyonu var. Muş’un doğası çok güzel. Muş ovası fotoğraf için vadi var. Katılım bayağı yoğun. Umuyorum ve diliyorum ki fotoğrafçı arkadaşların çekeceği fotoğraflarla Muş daha iyi tanıtılır. Daha bakir olan ovası ve doğal güzellikler tanınır olur, bilinir olur" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:41 Muş’ta akademisyenler lalelerle buluştu "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi" için Muş’a gelen 60 akademisyen, program sonrası Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Muş’ta 1071 Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi’ne katılan 60 akademisyen, yoğun geçen programın ardından Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Başta Trabzon olmak üzere Türkiye’nin farklı üniversitelerinden kongreye katılım sağlayan akademisyenler, baharın gelişiyle birlikte Muş Ovası’nı renklendiren laleleri yerinde görme fırsatı buldu. Doğanın sunduğu görsel şölen karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen akademisyenler, bol bol fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirdi. Kongrenin yoğun temposunun ardından lale tarlasında vakit geçiren katılımcılar hem dinlenme hem de doğayla iç içe olma imkânı buldu. Lale tarlasını ziyaret eden Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Baki, "Biz aslında Matematik Derneği olarak iki yılda bir düzenlediğimiz kongreler kapsamında öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geliyoruz. Bunun hem bilimsel hem de kültürel bir yönü bulunuyor. Bu kapsamda Muş’u da uzun zamandır merak ediyorduk ve ziyaret etme fırsatı bulduk. Burada bizleri çok güzel ağırladılar. Muş’u tanıdıkça sürprizlerle karşılaştık ve şehrin doğal güzelliklerini daha yakından görme imkânı bulduk. Şu anda bulunduğumuz endemik lale bahçesi gerçekten çok etkileyici. Bu lalelerin tamamen doğal ortamda yetişmesi oldukça değerli bir durum. Bizim için çok güzel bir deneyim oldu. Muş’un güzelliklerini keşfettikçe ülkemiz adına da mutluluk duyuyoruz" dedi. Lale tarlasına düzenlenen gezide gördüğü manzara karşısında hayran kaldığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Öztürk, "Yoğun bir programın ardından buraya geldik. İki günlük kongre için Muş’a geldik. Muş’un ev sahipliğinde gerçekleşen bu akademik buluşmanın ardından, böyle ferah ve güzel bir atmosfere gelmek bizim için oldukça iyi geldi. Burada endemik ve kendiliğinden yetişen laleleri görmek ayrıca bizi cezbetti. Doğal ortamda böylesine özel bitkilerin varlığını görmek gerçekten etkileyici. Muş’a geldiğimizde daha temiz ve daha ferah bir hava aldığımızı da hissettik. Gayet güzel bir deneyim oldu" şeklinde konuştu.
Muş’ta 600 ton bal hasadı bekleniyor
29 Ağustos 2024 Perşembe - 19:32 Muş’ta 600 ton bal hasadı bekleniyor Türkiye’nin en zengin florasına sahip illerinden biri olan Muş’ta, arıcılar bu yıl 600 ton bal hasadı yapmayı hedefliyor. Muş’un verimli yaylalarında, endemik bitki türlerinin zenginliğiyle ünlü bölgelerde konaklayan arıcılar, bal hasadına başladı. 65 bin kovandan elde edilecek balın, ilin ekonomisine yaklaşık 180 milyon liralık bir katkı sağlaması bekleniyor. Muş Valisi Avni Çakır, yıllardır arıcılık yapan Bağlam ailesinin bal hasadına katılarak destek verdi. TKDK ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün hibe destekleriyle faaliyetlerini sürdüren Bağlam ailesi, bu yılki hasatla hem aile ekonomisine hem de Muş’un genel tarım gelirine önemli bir katkı yapmayı planlıyor. Vali Çakır, Muş’un zengin florası sayesinde arıcılığın bölgede büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Çakır, “Şimdiye kadar Muş’un tarım ve hayvancılık faaliyetlerini konuşurken daha çok hayvancılık ürünleri, et, süt, yağ gibi konulara odaklandık. Tarımsal üretimde ise şeker pancarı, buğday, bakliyat gibi ürünlerden bahsettik. Ancak Muş’un güçlü olduğu bir diğer alan da zengin florasına dayanan arıcılık potansiyelidir. Bu alanda mütevazı ama güçlü adımlarla ilerliyoruz. Bölgemiz, Türkiye’de en kaliteli çiçek ballarının yetiştiği yerlerden biri olarak öne çıkmaktadır” dedi. Devlet olarak tüm kuruluşlarla birlikte hareket ettiklerini söyleyen Vali Çakır, “Tarım ve Orman Bakanlığı, TKDK, ilgili kooperatifler ve diğer paydaşlarımızla beraber, özellikle vatandaşlarımızın, gençlerimizin ve özellikle de kadınların arıcılık alanına yönelmesini çok önemsiyor ve destekliyoruz. Şu anda yaklaşık 500 kovanlık bir işletmedeyiz ve burada ilk defa bu sezon bal hasadı gerçekleştireceğiz. Baba ve kızın kurduğu bu güzel işletme, TKDK’nin destekleriyle çok kaliteli ve verimli bir sezon geçirmeyi umut ediyor. Biz de bu mutlu günlerinde yanlarında olarak destek vermekten mutluluk duyuyoruz. Bu aslında adeta bacasız bir fabrika değerli arkadaşlar. Muş’ta sanayi ve istihdam denildiğinde genellikle bacalı fabrikalar akla geliyor. Ancak tarımda sahip olduğumuz bu zenginlikler, her biri tarımsal kapasiteye sahip bacasız fabrikalardır. Bu faaliyetlerin doğaya zararı sıfırdır. Özellikle arıcılık gibi faaliyetler, doğadaki bitki çeşitliliğinin artmasında, tozlaşmada ve birçok alanda arının ve çiçeğin faydasını tartışılmaz kılıyor” şeklinde konuştu. Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Vali Çakır, “Bu yüzden, ‘Ben de bu işi yapabilirim’ diyen gençlerimize sesleniyorum: Gelin, bu alanda düzenlediğimiz 15 gün gibi kısa süreli kurslarla sizi bilgilendirelim ve sertifikalandıralım. Sonrasında ise arıcılık faaliyetlerine başlamak için ihtiyaç duyduğunuz her türlü desteği sağlayalım. Böylece hem kendi ayaklarınız üzerinde durun, hem milli ekonomiye hem de aile ekonominize katkıda bulunun. Bu sayede, geleceğe yönelik istikrarlı ve faydalı bir meslek edinerek kendinizi geliştirin” ifadelerini kullandı. Muş Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Gün ise Muş’un florasının diğer illere göre daha kaliteli olduğunu belirterek, “İlimizde arıcılık oldukça yaygın bir şekilde yapılmaktadır. Arıcılarımız kış aylarında, özellikle güney ve doğu illerine gitmekte ve bu bölgelerde faaliyet göstermektedirler. Bunun yanı sıra, gezgin arıcılar da Muş ilimizi tercih etmektedirler. Özellikle ilimizin zengin florası ve bal kalitesi, arıcılığı burada daha da yaygın hale getirmiştir. Bu yıl 65 bin kovan ve 392 işletme sahibi bu faaliyetle ilgilenmektedir. Arıcılarımızla yaptığımız görüşmelere göre, bu sezon yine iyi bir verim beklenmektedir. Tahminlerimize göre bu yıl yaklaşık 600 ton bal üretimi gerçekleşecektir” dedi. Bal hasadına, DSİ Muş Şube Müdürü Servet Fırat ve arıcı Bağlam ailesi üyeleri katıldı.
Muş’ta gerçeği aratmayan deprem tatbikatı
29 Ağustos 2024 Perşembe - 12:15 Muş’ta gerçeği aratmayan deprem tatbikatı Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD) öncülüğünde düzenlenen deprem tatbikatı, Muş’ta gerçeği aratmayan senaryolarla icra edildi. Türkiye Afet Planı kapsamında düzenlenen ve Bingöl’ün Karlıova ilçesi merkezli 7.5 büyüklüğünde bir deprem senaryosu üzerinden yürütülen tatbikata, Muş’un da aralarında bulunduğu 7 ilden ekipler katıldı. Tatbikat senaryosuna göre saat 00.15’te meydana gelen şiddetli deprem, Muş’ta da büyük bir yıkıma yol açtı. Varto ilçesinde 100’den fazla bina yıkılırken, bin 760 bina hasar gördü, 65 kişi yaralandı ve 7 kişi ise hayatını kaybetti. Tatbikat, AFAD’ın yanı sıra UMKE, jandarma, polis, itfaiye, Kızılay ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının arama kurtarma ekiplerinin de katılımıyla geniş kapsamlı olarak gerçekleştirildi. Tatbikat kapsamında, Muş Valisi Avni Çakır başkanlığında İl Afet Koordinasyon Merkezi’nde kriz masası oluşturuldu. Kriz merkezinden verilen ilk bilgilendirme sonrası Varto’da enkaz altında kalan iki kişi kurtarıldı, üç katlı bir binada mahsur kalan vatandaş ise başarılı bir operasyonla güvenli bir şekilde tahliye edildi. Tatbikatın bir diğer önemli aşamasında ise Varto Devlet Hastanesinin bahçesine kurulan sahra hastanesi, enkazdan çıkarılan yaralıların tedavisi için hizmet verdi. Depremden etkilenen vatandaşlar için Varto Şehir Stadyumunda kurulan çadır kentte barınma imkânı sağlandı. Tatbikatı yerinde takip eden Muş Vali Yardımcısı Cihat Abukan, Varto Kaymakamı Musa Ayyıldız ve AFAD İl Müdürü Ahmet Daşdemir, AFAD Arama Kurtarma Komuta Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Tatbikat süresince gerçekleştirilen çalışmalar ve alınan tedbirler hakkında bilgi aldılar. AFAD Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Cengiz Gevrek’e video konferans üzerinden bilgi veren Çakır, “Senaryo gereği Bingöl’ün Karlıova ilçesinde 7.5 şiddetinde çok güçlü bir deprem meydana geldi. Saat 00.15’te tatbikat başladı. Deprem Varto ilçesinde çok daha güçlü olmak üzere il merkezimiz dahil tüm ilçelerimizde hissedilmiştir. Şu an kaymakamlarımızdan aldığımız ilk bilgiye göre her ilçemizde maalesef yıkımlar söz konusudur. Şu an afet kriz merkezimizi devreye aldık. Bu konuda da daha önce bildirimler yapıldı. Tüm gruplar sahada. İlk etapta hasar tespit raporu ortaya çıkartmamız lazım. Şu ana kadar bize intikal eden bilgilere göre, ilimiz depremi çok güçlü bir şekilde hissetti ve maalesef dediğim gibi birçok ilçemizde yıkımlar söz konusu. Şu an sahada çalışmalarımız devam ediyor. Afet gruplarımız çalışmalarına başladı. Saha ekiplerimiz Varto ilçesine hareket etti. Daha sonra da her 30 dakikada bir ya da her 15 dakikada bir sizlerden yapmış olduğunuz çalışmalarla alakalı durum değerlendirmesi yapacağız" dedi. Koordinasyon kurulu toplantısına Muş Belediye Başkanı Sırrı Söylemez, Muş Garnizon Komutanı Albay Ali Osman Sağlam, İl Jandarma Komutanı Albay Yılmaz Kırgel, Muş Emniyet Müdürü Serkan Karaman, Vali Yardımcı Tahir Yılmaz ve Mustafa Batuhan Alpboğa, ilgili kurum amirleri, doğal gaz ve elektrik dağıtım şirketlerinde görevli personel katıldı. AFAD İl Müdürlüğünde video konferansla 7 ilin katıldığı ’Tatbikat Değerlendirme Toplantısı’ da gerçekleştirildi.
Muş Şehir Stadyumu yeni sezona hazır
28 Ağustos 2024 Çarşamba - 15:59 Muş Şehir Stadyumu yeni sezona hazır Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ekipleri yaptıkları yenileme çalışmaları ile şehir stadyumunu yeni sezona hazır hale getirdi. Muş’un tek profesyonel futbol kulübü olan Muş Spor Kulübü, maçlarını oynadığı şehir stadyumunda sezonun ilk maçına sorunsuz bir şekilde başlayacak. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, TFF 3. Lig 1. Grup’ta mücadele eden Muş Spor Kulübü’nün maçlarını oynayacağı stadyumu yeni sezon öncesi hazır hale getirildi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir, stadyumda yapılan çalışmaları yerinde inceleyerek, “Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze bağlı Muş Şehir Stadyumumuz 7 bin taraftar kapasitesine sahiptir. Stadyumumuzda yaz mevsimi boyunca bakım çalışmalarını aksatmadan yaptık. Stadyumumuzun çim bakımlarını son derece önemsiyoruz. Stadımızın zeminin sorunsuz olması için havalandırma, tohumlama ve gübreleme çalışmalarını aksatmadan son derece özen göstererek yaptık. Şehrimizin güzide takımı Muşsporumuz antrenmanlarını stadımızın yanında bulunan çim sahada gerçekleştiriyor. Antrenman sahamızın zeminini de stadyumumuzun zemini gibi son derece kaliteli ve elverişli hale getirdik. Takımımız antrenmanlarını orada yapacak. Böylelikle stadyumumuzun zemininde sadece maçlar oynanacak olması zeminimizin korunmasına önemli katkı sunacak. Bizim bütün emeğimiz, gayretimiz Muşsporumuzun daha iyi daha sağlıklı bir şekilde sezona hazırlanması, maçlarını daha iyi bir zeminde oynamasıdır. Sezona hazırız, stadyumumuzdaki tüm bakımları giderdik. 7 Eylül tarihinde oynanacak olan Muşspor-Kahrmanmaraşspor maçına tüm taraftarlarımızı bekliyoruz. Heyecanlıyız, inşallah 2. Lige doğru yol alıyoruz. Muşsporumuzda da taraftarımızda da heyecan var. Bu havayı geçen sezon yakalamıştık ama nasip olmamıştı. Bu yıl inşallah Muşsporumuz iyi bir sezon geçirecek ve hak ettiği 2. Lige yükselecektir” dedi.
Annelerin evlat nöbeti devam ediyor
28 Ağustos 2024 Çarşamba - 14:34 Annelerin evlat nöbeti devam ediyor Muş’ta çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler, DEM Parti il binası önündeki oturma eylemine devam ediyor. Muş’ta çocuklarını terör örgütü PKK’nın pençesinden kurtarmak isteyen aileler, 161 haftadır kararlı bir şekilde devam ettirdikleri evlat nöbetini sürdürüyor. Aileler, çocuklarının en kısa sürede güvenli bir şekilde evlerine dönmesini beklerken, toplumun da bu konuda destek olmasını istedi. Çocuklarına kavuşma ümidiyle her hafta çarşamba günü DEM Parti il binası önünde bir araya gelen aileler, "Anneler direniyor" ve "Yeter artık evlatlarımızı bırakın" pankartları açtı. Anne ve babalar, yıllardır hasretle bekledikleri çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. Anne Gülbahar Teker, DEM Parti ve PKK’dan çocuklarını isteyerek, "Bizim çocukları getirip bize versinler. Bizim çocukları dağa göndermesin. Bir çocuk dağda kalana kadar eyleme devam edeceğim. Buradayım ve korkmuyorum. Oğlum sesimi duyuyorsan gel teslim ol, her zaman arkandayım. 11 yıl önce Batman’da tekstilde çalıştığında kaçırıp götürdüler. Ben ve kardeşin hastayız oğlum. Seni bekliyorum oğlum, sen gelmeyene kadar buradan gitmeyeceğim. DEM Parti ve PKK’dan çocuğumu istiyorum. Yeter artık bu kadar anne ve babalar ağlıyor" dedi. Şahinaz Özcan ise oğlunun 7 yıl önce evden çıkıp gittikten sonra bir daha kendisine ulaşamadıklarını ifade ederek, "Oğlumdan hiç haber alamadım. DEM Parti ve PKK’dan çocuklarımı istiyorum. Bir çocuk dağda kalana kadar eylemimi devam ettireceğim. Atilla oğlum sesimi duyuyorsan gel devlete teslim ol. Bu Kürt davası değil, bizde Kürt’üz. Çocuklarını ailesinden sadece ölüm ayırır. Oğlumu çok özledim. Bir kapı çaldığında, telefon çaldığında belki oğlum gelir diyorum. Oğlumdan hiç haber alamadım" şeklinde konuştu.
Muşspor FK’da tek hedef şampiyonluk
27 Ağustos 2024 Salı - 20:26 Muşspor FK’da tek hedef şampiyonluk Muşspor FK, TFF 3. Lig’in ilk maçında Kahramanmaraşspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. TFF 3. Lig 1. Grup’ta mücadele eden ve bu yıl şampiyonluk parolasıyla sezona hazırlanan Muşspor, kadrosuna kattığı oyuncularla gözünü TFF 2. Lig’e dikti. Teknik Direktör Yavuz İncedal yönetimde çalışmalarını sürdüren Muşspor, 8 Eylül’de oynayacağı Lig’in ilk maçı olan Kahramanmaraşspor maçı hazırlıklarına başladı. 1071 Spor Kompleksinde bulunan antrenman sahasında çalışmalara başlayan Muşspor’da, teknik heyet ve futbolcuların moralinin iyi olduğu gözlemlendi. Oyuncularının performansından ve morallerinden memnun olduğunu belirten İncedal, Kahramanmaraşspor maçı için hazırlıklarına başladıklarını söyleyerek, “Birinci etap burada, ikinci etap Kartepe’de ve üçüncü etap müsabaka dönemi. Öncelikle Valimiz önderliğinde, Gençlik ve Spor Müdürlüğü’ne ve çalışanlarına çok teşekkür etmek istiyorum. Bize gerçekten çok güzel bir çalışma ortamı sundular; sahaların durumu, antrenman yerleri ve ilgileri mükemmeldi. Artık bundan sonraki dönemler tamamen müsabaka dönemine girerek çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu bölümde genellikle hücum ve savunma çalışmaları, daha çok taktiksel çalışmalar ve duran top organizasyonları üzerinde yoğunlaşacağız. Eğer cumartesi günü bir hazırlık maçı yapabilirsek, yakın bir yerden bir takım bulmaya çalışacağız. Son bir hazırlık maçımızla takımımızın son durumunu görmek istiyoruz, fakat şu anda bu konuda araştırma yapıyoruz. Eğer uygun bir takım bulamazsak, kendi aramızda çift kale maçlarla devam edeceğiz. Çalışmalarımız gayet iyi ilerliyor. Oyuncularımın performansını görüyorsunuz; çok istekli ve arzulular. Sanki yarın bir gün sahaya çıkacaklarmış gibi hazırlanıyorlar" dedi. Ligde şampiyonluğu hedeflediklerini söyleyen Teknik Direktör İncedal, “Geçen seneden kalan çok değerli oyuncularımız var ve bu sene aramıza katılan genç, kendilerini kanıtlamış yeni oyuncular da var. Takım olarak iyi kaynaşıyoruz ve takım karakteri yavaş yavaş oturuyor. Oyun karakterimizin tam olarak oturması biraz zaman alacak, bu hemen olacak bir şey değil, ama bu yönde yoğun çalışmalar yapıyoruz. Grubumuza gelince, gerçekten 5-6 tane başarılı olmak isteyen takım var. Bu takımlardan biri de biziz. Biz de bu mücadelenin içinde olmak ve başarılı takımlar arasında yer almak istiyoruz. Ligimizde gerçekten güçlü; takımlar var. Oyuncularının karakterini yükseltmek için ekonomik olarak da çaba sarf etmek zorunda kalıyorlar. Ama sonuçta bu bir yarışma ve bu yarışmada en iyisi olmak için elimizden geleni yapacağız. Tüm takımlara başarılar diliyoruz" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir”
26 Ağustos 2024 Pazartesi - 12:56 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 953. Yıl Dönümü Kutlama Programı’nda konuştu. Erdoğan, 81 vilayeti tamamını 85 milyonu her bir ferdini yürekten selamladı. Erdoğan, dün Bitlis ve Ahlat’ta olduklarını ilk otağın kurulduğu ilk okun atıldığı Ahlat’ta gençlerle kucaklaştıklarını belirtti. Akşam Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi’nde tarihi Kabine Toplantımızı gerçekleştirdiklerini başkanlığı 21 yıl sonra Ankara dışında yapılan bu ilk kabine toplantısı önemli mesajlar ihtiva ettiğini söyledi. Erdoğan, ardından bölge valileri ve belediye başkanlarıyla bir araya geldiklerini söyledi. Tarihi ve istikameti belirleyen Malazgirt Zaferi’nin yıldönümünde vatandaşlarla beraber olduğunu ifade eden Erdoğan, “Anadolu’nun kapılarının bir daha kapanmamak üzere ardına kadar açıldığı bu topraklarda Malazgirt Zaferi’nin 953. seneidevriyesine ulaşmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün 85 milyon olarak hep beraber şanlı zaferin yıldönümünü gururla, minnet ve tam 953 yıldır değişmeyen heyecanla kutluyoruz. Bizleri bu günlere kavuşturan milletimize bu günleri gösteren Rabb’ime sonsuz hamd-u senalar ediyorum” diye konuştu. Erdoğan, sözlerinin başında Sultan Alparslan’ı ve onun şerefli yiğit askerlerini rahmetle yad ederken mekanları cennet olsun dedi. Erdoğan, ilk fetih hareketlerinden bugüne kadar ezan susmasın, bayrak inmesin, ocak sönmesin diye milletimiz huzur içinde alını ak yaşasın diye üzerimize yabancı gölgeler düşmesin, istiklalimize halel gelmesin diye şehit olan, gazi olan tüm kahramanları şükranla andı. “Malazgirt ruhu Türkiye ile birlikte Türk ve İslam dünyasında bir iman çağlayanı olarak gürül gürül akıyor” Malazgirt Zaferinin, milletin binlerce yıllık birlik ve dirlik şuurunun zulme ve zalime karşı duruşunun destanlarından biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Malazgirt, vahdetin ve zulme karşı kenetlenmenin zaferidir. Bakınız, bundan tam 953 yıl önce Sultan Alparslan atının üzerindeyken askerine şöyle seslenmişti: ‘Eğer şehit olursam bu beyaz elbise kefenim olsun. Ben nefsimi Allah’a adadım. Benim için şehadet de, muzaffer olmak da bir saadettir. Zaferi kazanırsak istikbal bizimdir.’ O büyük sultan 953 sene önce Malazgirt Zaferi ile istikbalin bizim olacağını müjdelemişti. Rabbim, Sultan Alparslan’a ve ordusuna kendisinden dört kat fazla düşmana karşı 26 Ağustos 1071 tarihinde muhteşem bir zafer nasip etti. Zaferden sonra sadece 4 sene sonra İznik’te bu topraklardaki ilk devletimiz olan Anadolu Selçuklu Devletimizi kurduk. Yaklaşık bin yıldır da Anadolu’yu vatan eylemeye, vatanımız olarak tutmaya devam ediyoruz. Üzerinden geçen 953 yıla rağmen Malazgirt ruhu Türkiye ile birlikte Türk ve İslam dünyasında bir iman çağlayanı olarak gürül gürül akıyor. Allah’ın izniyle üste mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça kıyamete kadar bu ruh gönüllerimizi kuşatmaya devam edecek. Bu milletin her bir ferdi Malazgirt meydanında bulunan gazilerle, şehitlerle aynı inancı, aynı aşkı, aynı ideali, aynı hassasiyeti taşımayı sürdürecek. Rabb’im bizleri kahraman şehitlerimizin yolundan ayırmasın diyorum” şeklinde konuştu. Malazgirt, bir zaferden öte yurt doğuran, medeniyet doğuran, bir inşa ve ihya hareketinin de başlangıcı olduğunu belirten Erdoğan, “Çünkü bu toprağı, taşı coğrafyayı vatan yapmak için ruh gerekir, kültür gerekir, bilinç gerekir, inanç gerekir. Tüm bunlarla birlikte o toprakların hamurunu kanla karmak, imanla yoğurmak, terle sulamak gerekir. Millet olarak Malazgirt sonrasında Anadolu’yu işte böyle vatan yaptık. Bu toprakları aşkla, sevgiyle, ilim ve hikmetle ilmek ilmek dokuduk. Fethettiğimiz her yeri camilerle, kütüphanelerle medreselerle doldurduk. Anadolu’nun ezeli ve ebedi Türk yurdu olduğunu tüm cihana ilan ettik. İstanbul’un fethine giden sürecin en kritik adımını Malazgirt’te atılmıştır. Malazgirt Zaferi ayrıca Kudüs’ün fethinin önünü açan stratejik bir dönüm noktası olmuştur” ifadelerini kullandı. “Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir” Erdoğan sözlerine şu şekilde devam etti: “Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir. Alparslan’ın ordusunda Kürtler, Araplar ve İslam’la müşerref olan diğer kavimlerden Müslümanlar düşmana karşı omuz omuza savaşmış, mübarek kanları işte bu topraklarda birbirine karışmıştır. Sultan Alparslan’ın sancağı altında kurulan güçlü ittifak 953 yıldır kutladığımız şanlı zaferi bizlere armağan etmiştir. “ “Davamız;hak ile batılın kıyamete kadar sürecek kavgasında her zaman hakkın yanında durmaktır” Davamız güneşin doğup battığı her yere ilahi kelimetullâh’ı götürmek davası olduğunu söyleyen Erdoğan; “Davamız mazluma umut olmak, kanayan yaralara merhem olmak, nesillere ve çağlara ışık olmaktır. Davamız hak ile batılın kıyamete kadar sürecek kavgasında her zaman hakkın yanında durmaktır. Davamız, toprağı vatan, vatanı aziz kılmaktır. Bakınız, zaman değişir, asırlar değişir ama ruh değişmez. Nesiller değişse de kan aynı kandır. Karakter, aynı karakterdir. Malazgirt’te beyaz kefenini giyerek ‘Allah’ım, İslam’ın sancaklarını yücelt ve hayatlarını sana kulluk için esirgemeyen mücahitlerini yalnız bırakma’ niyazıyla düşmana atılanların ruhu, şuuru ve karakteri bugün de ayaktadır. Ne diyor şair? ‘Milletimin her bir ferdi Alparslan’ın neferidir. Bin yıllık yürüyüşümüz kızıl elma seferidir. Arzı titrer imanımız. Şahit olsun ezanımız, devletimiz, vatanımız Malazgirt’in eseridir.’ Evet, bizim de yürüyüşümüz Türkiye Yüzyılı’nadır. Malazgirt Zaferi’nin rehberliğinde aydınlığında inşallah bu yolu yürüyeceğiz. Sultan Alparslan’ın emanetlerine layıkıyla sahip çıkacağız. Malazgirt ruhunu yaşatacak ömrümüzün son nefesine kadar taşıyacak, bayrağı bizden devralacak yeni nesillere bir emanet gibi şanla şerefle teslim edeceğiz. Bunu yaparken şu gerçeği hiçbir zaman unutmayacağız. Tarihi öğrenmeyenler onu tekrar yaşamak mecburiyetinde kalırlar. Tarih ezberlemek için değil ders ve öğüt alınıp medeniyet dünyamızın üzerine yeni tuğlalar eklemek, yeni zaferlere başlamak için vardır” ifadelerini kullandı. Malazgirt’i sadece şanlı tarihe ait altın bir halka olarak değil 2071 Türkiye’sine giden yolda yolumuzu aydınlatan bir fener olarak da görmek gerektiğini bildiren Erdoğan, “Malazgirt’e sahip çıkmak ise coşkulu programlarla birlikte Türkiye’yi kökleriyle, tarihiyle En önemlisi de istikbaliyle buluşturmak suretiyle olur. Hamdolsun, bu yönüyle de Malazgirt’i idrak ve ihya ediyoruz. Dün Ahlat’ta bunun işaretlerini gördüm, şu an Malazgirt Meydanı’nda bunun müjdesini görüyorum. Geçen yıla göre bugün Malazgirt bir başka. İlhamını Malazgirt’ten alan Sultan Alparslan’ı örnek alan TEKNOFEST gençliği bin yılın mirasçısı olarak Allah’a hamdolsun. Umutlarımızı yeşertiyor. İnşallah bu iklimi genç yüreklerde ve zihinlerde kökleşen bu tarih şuurunu daha da güçlendireceğiz” açıklamalarında bulundu. Malazgirt Zaferi inancın ve imanın yanı sıra birliğin ve beraberliğin meyvesi olduğunu belirten Erdoğan, “Milletçe zorlukların üstesinden ancak bir olursak geliriz. Vatanımıza yönelik saldırıları ancak beraber olursak püskürtürüz. Küfrün karanlığını özellikle ancak tek yürek olursak parçalarız. Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi demeden 85 milyon olarak şu nazlı hilalin gölgesinde buluşacağız. Bin yetmiş birden, iki bin yetmiş birin Türkiye’sine uzanan ufuk çizgisindeki hedefleri bir olarak iri olarak, kardeşlik hukukumuzu bozmak isteyenlerle özellikle yapacağımız mücadeleyle bunu gerçekleştireceğiz. Farklılıklarımız üzerinden bizleri ayırmaya çalışanlara, aramıza nifak tohumları ekmeye çalışan fitne odaklarına geçit vermedik. Vermeyeceğiz. Rabbim muhabbetimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Malazgirt Zaferi’nin 953. yıldönümünde bu toprakları vatan yapan atalarımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum. Şimdi Yahya Kemal ile sizlere sesleniyorum; ‘Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbî, Senin uğrunda ölen ordu budur yâ Rabbî, Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın, Gâlib et çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.’ Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyor, coşkunuz için teşekkür ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizim yürüyüşümüz Türkiye Yüzyılı’nadır, Malazgirt Zaferi’nin rehberliğinde, aydınlığında bu yolu yürüyeceğiz. Malazgirt ruhunu yaşatacak nesillere şerefle teslim edeceğiz."
26 Ağustos 2024 Pazartesi - 12:09 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizim yürüyüşümüz Türkiye Yüzyılı’nadır, Malazgirt Zaferi’nin rehberliğinde, aydınlığında bu yolu yürüyeceğiz. Malazgirt ruhunu yaşatacak nesillere şerefle teslim edeceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 953. Yıl Dönümü Kutlama Programı’nda konuştu. Erdoğan, 81 vilayeti tamamını 85 milyonu her bir ferdini yürekten selamladı. Erdoğan, Dün Bitlis ve Ahlat’ta olduklarını ilk otağın kurulduğu ilk okun atıldığı Ahlat’ta gençlerle kucaklaştıklarını belirtti. Akşam Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi’nde tarihi Kabine Toplantımızı gerçekleştirdiklerini başkanlığı 21 yıl sonra Ankara dışında yapılan bu ilk kabine toplantısı önemli mesajlar ihtiva ettiğini söyledi. Erdoğan, ardından bölge valileri ve belediye başkanlarıyla bir araya geldiklerini söyledi.Tarihin, talihin, istikametin ve ebedi ikameti belirleyen Malazgirt Zaferi’nin yıldönümünde vatandaşlarla beraber olduğunu ifade eden Erdoğan, “Anadolu’nun kapılarının bir daha kapanmamak üzere ardına kadar açıldığı bu topraklarda Malazgirt Zaferi’nin 953. seneidevriyesine ulaşmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.Bugün 85 milyon olarak hep beraber şanlı zaferin yıldönümünü gururla, minnet ve tam 953 yıldır değişmeyen heyecanla kutluyoruz. Bizleri bu günlere kavuşturan milletimize bu günleri gösteren Rabb’ime sonsuz hamd-u senalar ediyorum” diye konuştu.Erdoğan, sözlerinin başında Sultan Alparslan’ı ve onun şerefli yiğit askerlerini rahmetle yad ederken mekanları cennet olsun dedi.Erdoğan, ilk fetih hareketlerinden bugüne kadar ezan susmasın, bayrak inmesin, ocak sönmesin diye milletimiz huzur içinde alını ak yaşasın diye üzerimize yabancı gölgeler düşmesin, istiklalimize halel gelmesin diye şehit olan, gazi olan tüm kahramanları şükranla andı.“Malazgirt ruhu Türkiye ile birlikte Türk ve İslam dünyasında bir iman çağlayanı olarak gürül gürül akıyor”Malazgirt Zaferinin, milletin binlerce yıllık birlik ve dirlik şuurunun zulme ve zalime karşı duruşunun destanlarından biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Malazgirt, vahdetin ve zulme karşı kenetlenmenin zaferidir. Bakınız, bundan tam 953 yıl önce Sultan Alparslan atının üzerindeyken askerine şöyle seslenmişti: ‘Eğer şehit olursam bu beyaz elbise kefenim olsun. Ben nefsimi Allah’a adadım. Benim için şehadet de, muzaffer olmak da bir saadettir. Zaferi kazanırsak istikbal bizimdir.’ O büyük sultan 953 sene önce Malazgirt Zaferi ile istikbalin bizim olacağını müjdelemişti. Rabbim, Sultan Alparslan’a ve ordusuna kendisinden dört kat fazla düşmana karşı 26 Ağustos 1071 tarihinde muhteşem bir zafer nasip etti. Zaferden sonra sadece 4 sene sonra İznik’te bu topraklardaki ilk devletimiz olan Anadolu Selçuklu Devletimizi kurduk. Yaklaşık bin yıldır da Anadolu’yu vatan eylemeye, vatanımız olarak tutmaya devam ediyoruz. Üzerinden geçen 953 yıla rağmen Malazgirt ruhu Türkiye ile birlikte Türk ve İslam dünyasında bir iman çağlayanı olarak gürül gürül akıyor. Allah’ın izniyle üste mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça kıyamete kadar bu ruh gönüllerimizi kuşatmaya devam edecek. Bu milletin her bir ferdi Malazgirt meydanında bulunan gazilerle, şehitlerle aynı inancı, aynı aşkı, aynı ideali, aynı hassasiyeti taşımayı sürdürecek. Rabb’im bizleri kahraman şehitlerimizin yolundan ayırmasın diyorum” şeklinde konuştu.Malazgirt, bir zaferden öte yurt doğuran, medeniyet doğuran, bir inşa ve ihya hareketinin de başlangıcı olduğunu belirten Erdoğan, “Çünkü bu toprağı, taşı coğrafyayı vatan yapmak için ruh gerekir, kültür gerekir, bilinç gerekir, inanç gerekir. Tüm bunlarla birlikte o toprakların hamurunu kanla karmak, imanla yoğurmak, terle sulamak gerekir. Millet olarak Malazgirt sonrasında Anadolu’yu işte böyle vatan yaptık. Bu toprakları aşkla, sevgiyle, ilim ve hikmetle ilmek ilmek dokuduk. Fethettiğimiz her yeri camilerle, kütüphanelerle medreselerle doldurduk. Anadolu’nun ezeli ve ebedi Türk yurdu olduğunu tüm cihana ilan ettik. İstanbul’un fethine giden sürecin en kritik adımını Malazgirt’te atılmıştır. Malazgirt Zaferi ayrıca Kudüs’ün fethinin önünü açan stratejik bir dönüm noktası olmuştur” ifadelerini kullandı.“Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir”Erdoğan sözlerine şu şekilde devam etti:“Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir. Alparslan’ın ordusunda Kürtler, Araplar ve İslam’la müşerref olan diğer kavimlerden Müslümanlar düşmana karşı omuz omuza savaşmış, mübarek kanları işte bu topraklarda birbirine karışmıştır. Sultan Alparslan’ın sancağı altında kurulan güçlü ittifak 953 yıldır kutladığımız şanlı zaferi bizlere armağan etmiştir. ““Davamız hak ile batılın kıyamete kadar sürecek kavgasında her zaman hakkın yanında durmaktır”Davamız güneşin doğup battığı her yere ilahi kelimetullâh’ı götürmek davası olduğunu söyleyen Erdoğan,“ Davamız mazluma umut olmak, kanayan yaralara merhem olmak, nesillere ve çağlara ışık olmaktır. Davamız hak ile batılın kıyamete kadar sürecek kavgasında her zaman hakkın yanında durmaktır. Davamız, toprağı vatan, vatanı aziz kılmaktır. Bakınız, zaman değişir, asırlar değişir ama ruh değişmez. Nesiller değişse de kan aynı kandır. Karakter, aynı karakterdir. Malazgirt’te beyaz kefenini giyerek ‘Allah’ım, İslam’ın sancaklarını yücelt ve hayatlarını sana kulluk için esirgemeyen mücahitlerini yalnız bırakma’ niyazıyla düşmana atılanların ruhu, şuuru ve karakteri bugün de ayaktadır. Ne diyor şair? ‘Milletimin her bir ferdi Alparslan’ın neferidir. Bin yıllık yürüyüşümüz kızıl elma seferidir. Arzı titrer imanımız. Şahit olsun ezanımız, devletimiz, vatanımız Malazgirt’in eseridir.’ Evet, bizim de yürüyüşümüz Türkiye Yüzyılı’nadır. Malazgirt Zaferi’nin rehberliğinde aydınlığında inşallah bu yolu yürüyeceğiz. Sultan Alparslan’ın emanetlerine layıkıyla sahip çıkacağız. Malazgirt ruhunu yaşatacak ömrümüzün son nefesine kadar taşıyacak, bayrağı bizden devralacak yeni nesillere bir emanet gibi şanla şerefle teslim edeceğiz. Bunu yaparken şu gerçeği hiçbir zaman unutmayacağız. Tarihi öğrenmeyenler onu tekrar yaşamak mecburiyetinde kalırlar. Tarih ezberlemek için değil ders ve öğüt alınıp medeniyet dünyamızın üzerine yeni tuğlalar eklemek, yeni zaferlere başlamak için vardır” ifadelerini kullandı.Malazgirt’i sadece şanlı tarihe ait altın bir halka olarak değil 2071 Türkiye’sine giden yolda yolumuzu aydınlatan bir fener olarak da görmek gerektiğini bildiren Erdoğan, “Malazgirt’e sahip çıkmak ise coşkulu programlarla birlikte Türkiye’yi kökleriyle, tarihiyle En önemlisi de istikbaliyle buluşturmak suretiyle olur. Hamdolsun, bu yönüyle de Malazgirt’i idrak ve ihya ediyoruz. Dün Ahlat’ta bunun işaretlerini gördüm, şu an Malazgirt Meydanı’nda bunun müjdesini görüyorum. Geçen yıla göre bugün Malazgirt bir başka. İlhamını Malazgirt’ten alan Sultan Alparslan’ı örnek alan TEKNOFEST gençliği bin yılın mirasçısı olarak Allah’a hamdolsun. Umutlarımızı yeşertiyor. İnşallah bu iklimi genç yüreklerde ve zihinlerde kökleşen bu tarih şuurunu daha da güçlendireceğiz” açıklamalarında bulundu.Malazgirt Zaferi inancın ve imanın yanı sıra birliğin ve beraberliğin meyvesi olduğunu belirten Erdoğan, “Milletçe zorlukların üstesinden ancak bir olursak geliriz. Vatanımıza yönelik saldırıları ancak beraber olursak püskürtürüz. Küfrün karanlığını özellikle ancak tek yürek olursak parçalarız. Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi demeden 85 milyon olarak şu nazlı hilalin gölgesinde buluşacağız. Bin yetmiş birden, iki bin yetmiş birin Türkiye’sine uzanan ufuk çizgisindeki hedefleri bir olarak iri olarak, kardeşlik hukukumuzu bozmak isteyenlerle özellikle yapacağımız mücadeleyle bunu gerçekleştireceğiz. Farklılıklarımız üzerinden bizleri ayırmaya çalışanlara, aramıza nifak tohumları ekmeye çalışan fitne odaklarına geçit vermedik. Vermeyeceğiz. Rabbim muhabbetimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Malazgirt Zaferi’nin 953. yıldönümünde bu toprakları vatan yapan atalarımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum. Şimdi Yahya Kemal ile sizlere sesleniyorum; ‘Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbî, Senin uğrunda ölen ordu budur yâ Rabbî, Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın, Gâlib et çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.’ Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyor, coşkunuz için teşekkür ediyorum” dedi.(MKM-