Yerel Haberler
Muş
Muş büryanı hem lezzeti hem de besleyici yönüyle öne çıkıyor
19 Ocak 2026 Pazartesi - 16:35 Muş büryanı hem lezzeti hem de besleyici yönüyle öne çıkıyor Odun ateşinde tandırda uzun saatler pişirilen Muş büryanı; yüksek protein, B12 ve demir içeriğiyle kış aylarında vatandaşların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Doğu Anadolu’nun önemli lezzetlerinden biri olan Muş büryanı, tandırda doğal yöntemlerle pişirilmesi ve besleyici özellikleriyle sofralarda özel bir yere sahip olmaya devam ediyor. Genellikle kuzu etinden hazırlanan büryan, odun ateşiyle ısıtılan kuyulu tandırlarda uzun süre pişirilerek servis ediliyor. Katkısız ve kendi yağıyla pişmesi sayesinde hem doğal hem de yoğun aromalı bir lezzet sunan büryan, yüksek kaliteli protein içeriğiyle özellikle fiziksel olarak aktif bireyler için önemli bir besin kaynağı olarak görülüyor. Muş’un yöresel değerleri arasında önemli bir yere sahip olan büryan, hem damaklara hitap eden eşsiz tadı hem de besleyici yönüyle kentte yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Beslenme Uzmanı Diyetisyen Büşra Balaban, kuzu etinden yapılan büryanın B12 vitamini ve demir bakımından zengin olduğuna dikkat çekerek bağışıklık sistemini desteklediğini, enerji verdiğini ve uzun süre tokluk sağladığını ifade etti. Balaban, büryanın yağ oranı nedeniyle ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Büryan, Doğu Anadolu Bölgesi’ne özgü geleneksel pişirme yöntemiyle hazırlanan sağlıklı ve katkısız doğal bir et yemeğidir. Özellikle kış aylarında vatandaşlar tarafından tercih edilmektedir. Doğru ve dengeli porsiyonlarla tüketildiğinde, kültürel mirasımızın sağlıklı ve değerli bir parçası olarak öne çıkmaktadır. Afiyet olsun" dedi. Büryan ustası Metin Göçmen, yaklaşık 40 yıldır bu mesleğin içinde yer aldığını ve 20 yılı aşkın süredir kendi işletmesinde büryan yaptığını belirterek, "40 yıldır bu sektörün içindeyim. Yirmi seneden fazladır kendi işimi, yani büryan işini yapıyorum. Büryan çok zahmetli ama bir o kadar da zevkli ve güzel bir iştir. Mesela sabah saat 05.00’te kalkıyoruz. Etimizi bir gün önceden hazırlayıp buraya getiriyoruz ve etlerimiz iki saat suda bekliyor. Bu esnada tandırımız yanıyor. O sırada etlerimizi tuzlu suda dinlendiriyoruz. Tandır köz haline geldiğinde etimizi asıyoruz. İçeride buhar oluşmaya başlayınca etler tandıra giriyor. Ortalama içeride kalma ve pişirme süresi üç saattir. Genel olarak büryan hazır olana kadar yaklaşık 6 saatimizi alıyor. Ondan sonra satışa başlıyoruz. Tabii bunun püf noktaları vardır. Et suda beklerken kendini temizler. Ama işin en önemli püf noktası tandırdır. Tandırın ısısının dengeli bir şekilde ayarlanması gerekir. Çok yanarsa büryan kurur, az yanarsa sulu kalır. Yani püf noktası tamamen tandırdır. Saat 11.00’de tandırı açıyoruz ve satışımız başlıyor. Ondan sonra servisimize devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Büryan yemeye gelen vatandaşlardan Kutbettin Toplu ise "Metin Usta’nın yaptığı büryan, şu anda Doğu Anadolu Bölgesi’nin en iri ve en kaliteli büryanları arasında yer alıyor. Görüntüsünden ve renginden bile kalitesi anlaşılıyor. Gerçekten çok lezzetli ve özenle hazırlanmış. Bu yüzden Metin Usta’nın ellerine sağlık. Biz de sürekli gelip yiyeceğiz. Bir değil, iki değil, üç hatta dört porsiyon bile yenilecek kadar kaliteli yapıyorlar. Çünkü burada kaliteye gerçekten önem veriliyor" diye konuştu.
Trafik kilitlenince taksiden indi, havale geçiren çocuğu kucağında hastaneye taşıdı
18 Ocak 2026 Pazar - 16:00 Trafik kilitlenince taksiden indi, havale geçiren çocuğu kucağında hastaneye taşıdı Muş’ta taksici Ceyhan Kılıçaslan, yoğun trafik nedeniyle ilerleyemeyen araçtan inerek havale geçiren 2 yaşındaki çocuğu sırtında yaklaşık 1 kilometre taşıdı. Polis ekiplerinin desteğiyle hastaneye ulaştırılan çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Muş’ta taksicilik yapan Ceyhan Kılıçaslan, havale geçiren 2 yaşındaki bir çocuğun hastaneye ulaştırılması için zamanla yarıştı. Kent merkezinde yoğun trafik nedeniyle aracın ilerleyememesi üzerine taksiden inen Kılıçaslan, çocuğu kucağına alarak koşmaya başladı. Ailesi tarafından taksiyle Muş Devlet Hastanesi’ne götürülmek istenen çocuk, trafikte araçların tamamen durması üzerine hastaneye ulaştırılamadı. Çocuğun durumunun ağırlaştığını fark eden taksici Kılıçaslan, vakit kaybetmeden araçtan indi ve çocuğu kucağına alarak yaklaşık 1 kilometre boyunca hastaneye doğru koştu. Yolda polis ekipleriyle karşılaşan Kılıçaslan, durumu anlatarak yardım istedi. Polisler, çocuğu ekip aracına alarak siren eşliğinde yolu açtı ve acil servise ulaştırdı. Sağlık ekipleri tarafından hemen müdahale edilen çocuğun hayati tehlikeyi atlattığı bildirildi. Tedavi altına alınan 2 yaşındaki çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, taksicinin duyarlı davranışı vatandaşlar tarafından takdirle karşılandı. Olay anını anlatan Kılıçaslan, "Namaz kılmak için caminin önünde durdum. Elinde bir çocukla bir bayan bekliyordu. Rica etti; taksi bulamadıklarını, trafik yoğun olduğu için hastaneye gidemediğini söyledi. ‘Rica etsem hastaneye götürür müsünüz?’ dedi. Tabii dedim; arabada bir müşterim vardı. Eğer izni olursa sizi de beraber götürürüz, ücreti de almayız dedik. Müşterimi bıraktım. Hastaneye 1 kilometre kala çocuk fenalaşmaya başladı. Trafik de çok yoğundu, ilerleyemedik. En son boş bir yere arabayı park ettim. Baktım çocuk havale geçiriyor. O anda elimizden bir şey gelmedi. Hemen kucağıma aldım, koşmaya başladım. Bir kilometrelik mesafeyi nefes nefese koştum. Kışlık elbise ve botla koşmak da çok zor oldu. Yolda trafik polislerine denk geldik. Rica ettik; ‘Çocuk havale geçiriyor, nefes almıyor’ dedik. Sağ olsun onlar da acil dönüş yapıp siren çalarak trafiği açtılar ve yardımcı oldular. Acil girişine kadar eşlik ettiler. Çocuk 2 yaşındaydı, çok zor bir durumdu. Bayan o halde bırakılamazdık. Hastanede işlemlerini yaptık, kan tahlili alındı. Sağlık ekipleri derhal müdahale etti. Gerçekten çok zor bir durumdu. Allah kimsenin başına vermesin. Trafik tıkandıktan sonra elimizden ancak bu geldi. Çok şükür, elhamdülillah çocuğun durumu iyi" dedi.
Karakoçan’da Muş-Bursa seferini yapan yolcu otobüsüne saldırı
18 Ocak 2026 Pazar - 13:49 Karakoçan’da Muş-Bursa seferini yapan yolcu otobüsüne saldırı Muş’tan Bursa’ya seyir halinde olan 34 AT 4949 plakalı yolcu otobüsü, Elazığ’ın Karakoçan ilçesi mevkiinde saldırıya uğradı.İddiaya göre lavaboya gitmek isteyen bir yolcu için kısa süreliğine duran otobüse, yolcu indikten sonra çevrede bulunan bazı kişiler tarafından sözlü saldırı yapıldı. Otobüs şoförü Melik Taşdemir, yaşananları şu sözlerle anlattı:"Bir yolcumuz lavaboya gitmek istedi. Biz de müsait bir yerde durabileceğimizi söyledik. Yolcu indikten sonra bir vatandaş yolcuya hakaret etti. Ardından araçta çalışan personele ağır sözler kullanıldı. Diğer yolcuların müdahale etmesiyle tartışma kavgaya dönüştü. Ağaç, demir ne buldularsa vurmaya çalıştılar. Biz araya girmeye çalışınca olay daha da büyüdü. Şu anda mağduriyet yaşıyoruz, yolumuza devam edemiyoruz. Otobüste 42 yolcu vardı, çocuklar ve aileler de bulunuyordu."Otobüste yolcu olarak bulunan Ayşe Akçil ise olay anlarını şöyle anlattı:"Muş-Bursa seferini yapan otobüste seyahat ediyorduk. Karakoçan mevkiinde otobüse saldırı gerçekleşti. Otobüsün kendisine, şoföre ve muavine saldırdılar. Çok korktuk. Çok sayıda çocuk ve yaşlı yolcu vardı. Şoförü öldürmek istercesine saldırdıklarını gördük."Yaşanan olayın ardından otobüs, araç kabul tesislerinde durdurularak jandarmaya bilgi verildi. Olayla ilgili olarak şoför, muavin ve otobüste bulunan tüm yolcuların şikâyetçi olduğu, tarafların ifade verdiği öğrenildi. Olay sonrası yolcular büyük korku yaşarken, otobüste maddi hasar oluştuğu bildirildi. Konuyla ilgili inceleme başlatıldı.
Karakoçan’da Muş-Bursa seferini yapan yolcu otobüsüne saldırı
18 Ocak 2026 Pazar - 09:05 Karakoçan’da Muş-Bursa seferini yapan yolcu otobüsüne saldırı Muş’tan Bursa’ya seyir halinde olan yolcu otobüsü, Elazığ’ın Karakoçan ilçesi mevkiinde saldırıya uğradı. İddiaya göre lavaboya gitmek isteyen bir yolcu için kısa süreliğine duran 34 AT 4949 plakalı otobüse, yolcu indikten sonra çevrede bulunan bazı kişiler tarafından sözlü saldırı yapıldı. Otobüs şoförü Melik Taşdemir, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Bir yolcumuz lavaboya gitmek istedi. Biz de müsait bir yerde durabileceğimizi söyledik. Yolcu indikten sonra bir vatandaş yolcuya hakaret etti. Ardından araçta çalışan personele ağır sözler kullanıldı. Diğer yolcuların müdahale etmesiyle tartışma kavgaya dönüştü. Ağaç, demir ne buldularsa vurmaya çalıştılar. Biz araya girmeye çalışınca olay daha da büyüdü. Şu anda mağduriyet yaşıyoruz, yolumuza devam edemiyoruz. Otobüste 42 yolcu vardı, çocuklar ve aileler de bulunuyordu." Otobüste yolcu olarak bulunan Ayşe Akçil ise olay anlarını şöyle anlattı: "Muş-Bursa seferini yapan otobüste seyahat ediyorduk. Karakoçan mevkiinde otobüse saldırı gerçekleşti. Otobüsün kendisine, şoföre ve muavine saldırdılar. Çok korktuk. Çok sayıda çocuk ve yaşlı yolcu vardı. Şoförü öldürmek istercesine saldırdıklarını gördük." Yaşanan olayın ardından otobüs, araç kabul tesislerinde durdurularak jandarmaya bilgi verildi. Olayla ilgili olarak şoför, muavin ve otobüste bulunan tüm yolcuların şikâyetçi olduğu, tarafların ifade verdiği öğrenildi. Olay sonrası yolcular büyük korku yaşarken, otobüste maddi hasar oluştuğu bildirildi. Konuyla ilgili inceleme başlatıldı.
Bulanık’tan Filistinli çocuklara umut köprüsü: "Bin Umut Turnası" projesi gönülleri birleştirdi
16 Ocak 2026 Cuma - 16:41 Bulanık’tan Filistinli çocuklara umut köprüsü: "Bin Umut Turnası" projesi gönülleri birleştirdi MUŞ (İHA) – Muş’un Bulanık Kaymakamlığı öncülüğünde hayata geçirilen ve Filistinli çocuklara umut olmak amacıyla düzenlenen ’Bin Umut Turnası’ projesi, "Umuda Yolculuk" programıyla anlamlı bir final yaptı. Bulanık Kaymakamlığı öncülüğünde hayata geçirilen ’Bin Umut Turnası’ projesi, çocukların kalbinden yükselen umut ve barış çağrısını toplumsal bir farkındalık yolculuğuna dönüştürdü. Projenin ilk gününden itibaren ilçede adeta bir vicdan seferberliği yaşandı. Proje kapsamında, barışın evrensel simgesi hâline gelen Sadako’nun hikâyesi öğrencilerle buluşturuldu. Kitap okuma etkinlikleri ve söyleşilerle çocukların dünyasında umut, empati ve barış duyguları yeşertildi. Proje süresince gerçekleştirilen origami turna atölyeleri, çocukların umutlarını binlerce turna kuşunda somutlaştırmasına vesile oldu. Turnalar, yalnızca birer kâğıt figürü değil, barışa, adalete ve özgürlüğe uzanan duaların sembolü hâline geldi. Düzenlenen resim sergisi ve fuarlarda etkinlikleri ise vatandaşların yoğun katılımıyla geniş kitlelere ulaştı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün katkılarıyla yürütülen çalışmalar, dayanışmanın ve ortak vicdanın güçlü bir örneği olarak hafızalara kazındı. ’Bin Umut Turnası’ projesi, ’Umuda Yolculuk’ programı ile taçlandırıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, çocukların sesinden yükselen barış mesajları Bulanık’tan dünyaya uzanan evrensel bir umut çağrısına dönüştü. Programda konuşan Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, "Filistin toprakları, uzun yıllardır mazlumun sesi, adaletin imtihanı olmuştur. Gazze’ye bakmak sadece bir coğrafyaya değil, vicdanımıza ayna tutmaktır. Bugün orada yaşananlar bir savaşın ötesinde, insanlık trajedisidir. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar bombaların hedefi olmaktadır. Gazze’nin dramı sadece Filistinlilerin değil, tüm insanlığın ortak imtihanıdır. Zulme karşı susmak, zalimin yanında yer almaktır. Biz bugün burada yalnızca bir etkinlik için değil, insanlığın vicdanını diri tutmak için toplandık" dedi. Kaymakam Koşansu, son yıllarda Gazze’de yaşanan can kayıplarına ve özellikle çocukların maruz kaldığı hak ihlallerine dikkat çekerek, UNICEF verilerine göre binlerce çocuğun hayatını kaybettiğini, on binlercesinin yaralandığını ifade etti. Koşansu, "Bu rakamlar sadece birer sayı değildir. Her biri bir aile, bir hayal, bir çocuk yüzüdür. Biz çocuklarımızı görmezden gelen değil, hisseden, düşünen ve ses veren bireyler olarak yetiştirmek istiyoruz. Bin Umut Turnası projesi tam da bunun için var" şeklinde konuştu. Konuşmasında origami turna kuşlarının anlamına da değinen Koşansu, "Her bir turna kuşu bir barış duasıdır. Her bir turna kuşu, savaşın gölgesinde yaşayan çocuklara umuttur. Filistinli çocuklar için dileğimiz barıştır, adalettir, özgürlüktür" dedi. Program kapsamında düzenlenen fuarda 434 bin Türk lirası bağış toplandı. Toplanan yardım çeki, Filistinli çocuklara ulaştırılmak üzere Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu’ya takdim edildi. Program, müzik, slayt gösterimi, oratoryo ve şiirle devam eden etkinlik, verilen ödüllerin ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Hasköy’de çocuklar karın keyfini kayarak çıkardı
16 Ocak 2026 Cuma - 14:17 Hasköy’de çocuklar karın keyfini kayarak çıkardı Muş’un Hasköy ilçesinde etkili olan kar yağışının ardından çocuklar poşet, naylon, kızak ve kendi el becerileriyle yaptıkları patenlerle kayarak karın keyfini çıkardı. Muş’ta kırsal kesimde etkili olan kar yağışı, çocuklar için eğlenceye dönüştü. Hasköy ilçesine bağlı Dağdibi köyünde yaşayan çocuklar, kendi imkânlarıyla yaptıkları el yapımı demir patenlerle köyün yokuşlu yollarını adeta kayak pistine çevirdi. Renkli görüntülerin oluştuğu anlarda çocukların mutluluğu yüzlerine yansıdı. Zaman zaman yolların kar temizleme ekipleri tarafından açılması nedeniyle üzüldüklerini dile getiren çocuklar, buna rağmen fırsat buldukça farklı alanlarda kayarak karın tadını çıkarmaya devam ediyor. Patenlerini kendi el becerileriyle yaptıklarını belirten çocuklardan Miraç Menteş, "Her kar tatilinde buraya geliyoruz. Kar tatillerini çok seviyoruz. Bazen patenlerimizi okula da götürüp orada kayıyoruz. Demir patenlerimizi kendimiz yapıyoruz. Biz buna paten demiyoruz, ‘guşen’ diyoruz" dedi. Alperen Coşkun ise tatilde köye geldiğini söyleyerek, "Okul zamanı da okulda kayıyoruz. Çok eğlenceli. El yapımı demir patenler yaptık. Bazen yollar kardan temizlenince üzülüyoruz ama başka bir yerde kendimize kayacak alan buluyoruz. Burası Muş, yolları yokuşlu, her zaman kayacak yer bulabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Özgür Ayaz Uslu da her kış mevsimini kayarak değerlendirdiklerini belirterek, "Okullar tatil olduğunda buraya geliyoruz. Kar tatillerini çok seviyoruz. El yapımı patenlerimiz var. Yapımını dedemden öğrendik, abim yaptı, sonra bana kaldı. Arkadaşlarımızla sürekli kayıyoruz" şeklinde konuştu.
Muş’ta 96 bin 800 öğrenci karne sevinci yaşadı
16 Ocak 2026 Cuma - 13:22 Muş’ta 96 bin 800 öğrenci karne sevinci yaşadı Muş’ta 2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk döneminin sona ermesiyle 96 bin 800 öğrenci karne alarak yarıyıl tatiline girdi. Muş’ta 2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk döneminin tamamlanmasıyla birlikte kent genelinde 96 bin 800 öğrenci karne heyecanı yaşadı. Karne dağıtım töreni, Milli Eğitim Vakfı Fatih İlkokulu’nda düzenlendi. Muş İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen törende, Muş Valisi Avni Çakır öğrencilerle yakından ilgilenerek bir süre sohbet etti ve karnelerini dağıttı. Öğrencilerin heyecanına ortak olan Vali Çakır, çocuklara tatil süresince kitap okumaları yönünde tavsiyelerde bulundu. Törenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Çakır, Milli Eğitim Vakfı Fatih İlkokulu’nda öğrencilerin karne sevincine ortak olduklarını belirterek, eğitimin her aşamasında öğrencilerin yanında olmaya devam edeceklerini ifade ederek, "Çocuklarımızın karne heyecanına hep beraber ortak olduk. 3 ve 4. sınıfta yavrularımızı karnelerini kendilerine teslim ettik. 6 Eylül’de başlayan maratonun ilk devresi bugün itibariyle sona erdi. Çocuklarımız 2 haftalık bir tatil sürecine başladılar. İnşallah tatil bitiminde tekrar sınıflarla buluşacaklar. İlimiz genelinde 702 okulda 96 bin 800 öğrencimiz bugün karnelerine kavuştu. İlimiz genelinde eğitim kurumlarımızın fiziki şartları itibariyle Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu çok büyük bir keyifle söyleyebilirim. Çocuklarımızın en elverişli ortamlarda eğitim öğretimlerine devam etmesi için hem bakanlık olarak hem İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz olarak hem diğer ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla büyük bir işbirliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çocuklarımız yoğun bir süreç geride bıraktılar. Amacımız geleceğimizin teminatı sevgili yavrularımızı geleceğe iyi bir şekilde hazırlamak. Muş, milli eğitim noktasında her geçen gün çıtasını yükselten bir il. Artık son sıralarda anılmaktan hızlı bir şekilde kurtulmuş, ortalara yerleşmiş ve hedefini üst sıralara doğrultmuş bir il. Buna da hep beraber mecburuz. Çünkü ilimiz hem oldukça genç bir nüfusa sahip hem de malumunuz gereği biraz da tarım hayvancılık memleketi. Fazla sanayi anlamında iş kollarımız yok. O yüzden yavrularımızı eğitim noktasında çok iyi koordine etmemiz lazım" dedi. Milli Eğitim Vakfı Fatih İlkokulu’nda eğitim öğretim gören 3. sınıf öğrencisi Asmin Demir, tatilde filim izleyip kitap okuyacağını söyleyerek, "Çok heyecanlıyım. Babam da çok sevinecek, başarı belgesi aldım. İnşallah her zaman böyle devam ederim. Tatilde mısır patlatıp film izleyeceğim, derslerimi yapacağım ve bol bol kitap okuyacağım" şeklinde konuştu. Tatile girdikleri için mutlu olduğunu söyleyen öğrencilerden Elisa Amar ise ikinci dönem notlarını düzelterek başarı belgesi alacağını söyledi. Karnesini alan öğrencilerden Zeynep Eylül Turgut da, başarı belgesi almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Çok mutluyum. Başarı belgesi aldım, öğretmenim bana ayrıca kitap da verdi. Tatilde bu kitapları bol bol okuyacağım. Kitaplardan da 100 puan almak istiyorum. Başarımı biraz daha artırıp daha iyi olmak isterim. Tatilde bol bol ders çalışacağım, kitap okuyacağım. Arkadaşlarımla ve kuzenimle de bol bol oynayacağım" ifadelerini kullandı. Karne dağıtım töreni, öğrencilere başarı dileklerinin iletilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona ererken, öğrenciler yarıyıl tatiline girmenin mutluluğunu yaşadı.