Yerel Haberler
Muş
Muşlu berivanlar sertifikalı oldu
10 Ekim 2023 Salı - 18:08 Muşlu berivanlar sertifikalı oldu Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığı tarafından desteklenen "Süt ve Sağım Hijyeni Projesi" çerçevesinde Muşlu berivanlara eğitim ve ekipman desteği verildi. Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, sütün üretilmesinden depolanmasına kadar geçen evrelerde süt hijyenin sağlanması, gıda güvenilirliğinin artırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Muş’un Ağartı köyünde düzenlenen programa katılan üreticilere yönelik eğitimlerde; bin bir emekle üretilen sütün kalitesinin koruması, süt miktarının artırılması ve sağım kurallarının uygulanması gibi konu başlıklarına yer verildi. Eğitime katılan 50 kadına sertifikaları verilirken, sağımda kullanılan meme daldırma kabı ve süt sağım kovası hediye edildi. 1 milyon 205 bin küçükbaş hayvan varlığı ile ülkenin önemli hayvancılık merkezlerinin başında gelen Muş’ta yaklaşık 50 berivana eğitim verdiklerini ifade eden Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Gün, ilde yılda ortalama 70 bin ton süt toplandığını belirterek, “Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayım Daire Başkanlığımız tarafından finanse edilerek desteklenen ‘Süt ve Sağım Hijyeni Projesi’ çerçevesinde berivanlarımıza eğitim verdik. Özellikle küçükbaş hayvan konusunda yaygın olan köylerimizden biri olan Ağartı köyümüzde yaşayan berivanlarımıza önce hem eğitmek hem de bu eğitim sonucunda da eğitim içeriği olan konularda küçükbaş sağımında kullanacakları malzemeler tek tek tanıtılıp yapılanması için de geliştirilen bir projedir. Çünkü ilimizde bizim 1 milyon 205 bin küçükbaş hayvanımız var. Burada yaklaşık 70 bin tona yakın bir süt elde edilmektedir. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü olarak pilot bölge olarak seçtiğimiz Ağartı köyünde 50 berivanımıza kurs verildi. Bu kurs sonunda da sertifikaları kendilerine taktım ettik” dedi. Muş’ta düzenlenen eğitimde konuşan Eğitim Daire Başkanlığı Proje Sorumlusu Selahattin Dal ise, “Bu projemiz 2016 yılından itibaren yapılan bir projedir. Proje çerçevesinde Türkiye genelinde 494 eğitim verilerek 10 bin 758 kişiye sertifika verilmiştir. Bizim amacımız çiftçilere farkındalık oluşturmaktır. Hijyen konusunda bilgi vermek. Eğitimlerde çiftçilerimize sağım hijyeni ve kullanabilecekleri küçük alet ve ekipman desteği vererek çiftçilerimizin sağımda farkındalık oluşturmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Gazeteci-Yazar Fulya Soybaş: “Saçlarım ellerime dökülünce kanser ile yüzleştim”
09 Ekim 2023 Pazartesi - 15:42 Gazeteci-Yazar Fulya Soybaş: “Saçlarım ellerime dökülünce kanser ile yüzleştim” Muş’ta "Benim Hikâyem" mottosuyla düzenlenen "10. Uluslararası Onkoloji Günleri" programına katılan Gazeteci-Yazar Fulya Soybaş, “Bir haberde saçlarım avuçlarıma gelince evet sen kansersin dedim kendi kendime” dedi. Birçok ülkeden bilim insanı ve sivil toplum örgütü temsilcisi, kanser farkındalığı için Muş’ta bir araya geldi. Hastalığı atlatanlar hikâyelerini ve mücadele süreçlerini anlattı. Genç Birikim Derneği’nin ev sahipliğinde farklı sivil toplum örgütlerinin destek verdiği buluşmada ana tema meme kanseriydi. Onkoloji günlerinde kanserle mücadelede önleyici yöntemler, erken teşhis tedavi ve psikososyal destekler gibi konular konuşuldu. 40’a yakın bilim insanı, erken tanı tedavi ve kanser sonrası yaşam konularında deneyimlerini paylaştı. “Hikâyem hayat olsun” sloganıyla meme kanserinde mücadeleyi kazanmış kadınlar başarı hikâyelerini anlattı. "10. Uluslararası Onkoloji Günleri" programına katılarak kanserle mücadele hikâyesini anlatan Fulya Soybaş, ayna karşısında kendine teşhis koyduğunu belirterek, “2 yıl önce kendi kendime ayna karşısında muayene yaparken teşhis koydum. Çok yoğun bir günden sonra eve gelmiştim. Sağ mememde elime bir kitle geldi. Allah Allah dedim yani ne oluyor, bir şey var bu kadar hani büyük bir şey ne olabilir dedim. Hemen ertesi gün doktora gittim ama insan kendine kondurmuyor böyle şeyleri, diyorsun ki yok canım hani bir başkasının olabilir ama senin olmazmış gibi geliyor ama gene de hemen ertesi gün bir doktor randevusu ayarladım gittim. Tabii süreç biraz uzadı işte MR, mamografi, ultrason ve biyopsi derken maalesef kötü haberi aldım. Meme kanseri hormon pozitifti. Hemen akabinde öncelikle kemoterapi süreci başladı. 16 kemoterapi aldım. Onlardan dördü kırmızı ilaç denen ağır kemoterapi, sonrasında beyaz ilaç denen kemoterapiyi aldım” dedi. Kanserle mücadelesinde kendisini en çok üzen olayın saçlarının dökülmesi olduğunu ifade eden Soybaş, saçları dökülünce kanserle yüzleştiğini söyleyerek, “Saçlarınız dökülüyor. Haliyle kaşınız dökülüyor. Şişmeye başlıyorsunuz, yüzünüz eliniz kolunuz şişiyor. Çok zordu kemoterapi ama işte aileyle, arkadaşlarla, dostlarla ve doktorumuzun desteğiyle o kötü günleri şimdi geride bıraktık. Çok daha iyiyim, çok daha sağlıklıyım şu anda. Halen 3 ayda bir kontrollerim devam ediyor. Beni o dönemde en çok etkileyen saçlarımın dökülmesi olmuştu. Çok kıymet veriyorum. Çünkü kadın saçıyla kendini güzel hisseden bir varlık. Ben de saçlarımı böyle haberdeydim, hatta bir haberde böyle kimse de bilmiyordu saklamaya da çalışıyordum, o dönemler küçük bir bukle böyle düşünce ah dedim. Doktor yüzüme ‘sen kansersin’ dediği zaman inan o kadar üzülmemiştim. Ama o saç elime geldiği an dedim kansersin ilk öyle yüzleştim” şeklinde konuştu. Kanseri atlatan Soybaş, hikâyesini paylaşmaya başlaması ile birlikte ülkenin farklı yerlerinden kendisine hastaların ulaştığını ifade ederek, “Biz kocaman bir aile olduk. Benim bu hikâyemi yazmaya karar vermem ve gazetede röportajlar yapıp kendi hikâyemi yapmakla beraber Türkiye’nin birçok yerinden insana ulaştırıyordu. ‘Biliyor musun ben de şu an böyle bir süreçte içindeyim, biliyor musun bende böyle bir şey yaşıyorum’ diye o dayanışma bana çok iyi geldi. Benim burada olmamın sebebi o dayanışmaydı. Şunu söylemek istiyorum, dünyada her 8 kadından biri meme kanseridir. Erken tanıyla önlenebilir bir kanser türü, tek yapmanız gereken aynanın karşısına geçeceksiniz ve kendinize dokunacaksınız. Acaba yanlış bir şey var mı? Hani bir elinizde bir kitle geliyor mu? Hemen doktora gideceksiniz ihmal etmeyeceksiniz. Mümkünse 6 ayda bir, 40 yaşın üzerinde ise mutlaka düzenli kontrollerinizi yaptıracaksınız. İşte en başından o kitleler büyümeden yakalarsak, hiç kemoterapiye bile gerek kalmıyor. Bugün o kadar ilerledi ki tıp, hemen küçük bir ameliyatla belki biraz ışın tedavisiyle radyoloji ile geçip gidiyor. O yüzden erkenden yakalamak çok önemli, işte bu kötü süreçte yaşayıp atlatmış survivorlar olarak bugün buradayız. İnşallah daha birçok insanı kansere yakalanmadan farkındalığını arttırarak kurtarma peşindeyiz” şeklinde konuştu.
Halay çekerek meme kanserine dikkat çektiler
06 Ekim 2023 Cuma - 21:08 Halay çekerek meme kanserine dikkat çektiler "10. Uluslararası Onkoloji Günleri” çerçevesinde 10 ülkeden Muş’a gelen 120 gönüllü, müzik eşliğinde dans edip halay çekerek meme kanserine dikkat çekti. Muş’ta Genç Birikim Derneği tarafından düzenlenen "10. Uluslararası Onkoloji Günleri” çerçevesinde dünyanın farklı ülkelerinden ve il dışından gelen gönüllüler, meme kanserine dikkati çekmek için istasyon caddesi üzerinde yürüyüş düzenledi. Pembe bayrak sallayan gönüllü gençler, Atatürk parkı önünde müzik eşliğinde halaylar çekerek dikkatleri meme kanserine çekti. Burada Genç Birikim Derneği Başkanı Salih Yüce, meme kanserine karşı farkındalık yürüyüşü yaptıklarını ifade ederek, "Türkiye’nin dört bir tarafından gelen sivil toplum kuruluşları, kanser hastaları, bilim insanları ve hemşerilerimizin katılımıyla farkındalık yürüyüşü gerçekleştirdik. Muşlu hemşerilerimiz var gücüyle destek verdiler. Çok teşekkür ediyorum. Yürüyüşe 2 binin üzerinde bir katılım vardı" şeklinde konuştu. Ankara faaliyet gösteren Onkoloji Hemşireliği Derneği Başkanı Figen Bay, halkın meme kanseri konusunda farkındalık yürüyüş yaptıklarını belirterek, "Profesörler, hastalar, hasta yakınları bu programa katıldı. Hep beraber güzel bir gün geçirdik. Elimizden geldiğince gruba katılarak sahada yaptıklarımızı göstermeye çalıştık. Burada meme kanserine için farkındalık yürüyüşü yapıldı. Halkın bu konuda farkındalık göstermesi çok önemli" dedi.
Muş’ta "Benim Hikayem" mottosuyla "10. Uluslararası Onkoloji Günleri" başladı
06 Ekim 2023 Cuma - 16:24 Muş’ta "Benim Hikayem" mottosuyla "10. Uluslararası Onkoloji Günleri" başladı Muş’ta "Benim Hikayem" mottosuyla düzenlenen "10. Uluslararası Onkoloji Günleri" programına 10 ülkeden 120 gönüllü katılıyor. Meme kanserine dikkat çekmek için Genç Birikim Derneği tarafından Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda düzenlenen 10. Uluslararası Onkoloji Günleri" programı 2 gün sürecek. 10 ülkeden bilim insanları ve kanser hastalarının katıldığı programda konuşan Genç Birikim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Salih Yüce, 2005 yılında 1. Uluslararası Onkoloji Günlerine 10 ülkeden katılımcıların katıldığını ifade ederek, "Bu yıl 10’uncusunu yapıyoruz. Yaklaşık 280 konaklamalı misafirimiz var. Aramızda 10 ülkeden 120 yabancı konuğumuz var. 1999 yılında yumuşak doku kanserine 20 yaşından kansere yakalandım. Çok genç yaştaydım. Genç yaşta yakalanmama rağmen derneği kurdum. Gençlerle kanserle mücadele etmek için kurmuştuk. Bugün geldiğimiz noktada Avrupa’da Türkiye’de ve dünyada çok iyi networkun içerisinde yer almaya başladım. Bu bizim için olabildiğince mutluluk verici. Her yıl çeşitli hastalık kongrelerine gidiyoruz. Buradan da edindiğimiz bilgilerle deneyimlerle hem kendi ilimizde hem ülkemizde bunu yaygınlaştırmaya çalışıyoruz" dedi. Programda bu yıl yaklaşık 50 kanser hastasının olduğunu aktaran Yüce, "Çok büyük bir adım bizim için. Çünkü Türkiye’nin değişik ilerinden buraya gelmişler. Meme kanseri hastaları olarak. Önümüzdeki yıl Türkiye’nin bütün illere yayarak kanser hastalarına Muş’ta toplamak istiyoruz. Gençlere sesleniyorum, 20 yaşında kansere yakalandım. 20 yaşında kansere yakalandığım zaman çok olumsuz bir şekilde yani kanser olduğum dönemde internet bu kadar yaygın değildi. Bilgiye bu kadar rahat ulaşamıyorduk. Biz kanserle mücadeleye çok kolay bir şekilde başlatabiliriz" şeklinde konuştu. Genç Birikim Derneği İstanbul Temsilcisi Nevin Çolak ise 15 yıl uçuş hayatının 15 yıl ise yöneticilik hayatın olduğunu aktararak, "Kanseri biliyoruz, duyuyoruz ama yaşamadığımızda bunu bilmiyorsunuz aslında. Yani sadece ateş düştüğü yeri yakar. Biz bir projeye başladık ve çevremde ne kadar çok kanser hastası olduğunu fark ettim. Kabin memuru arkadaşlarımdan da kanser olan vardı. Kanser deyince insan bir korkuyor, ürküyor ama işin içine girdiğinizde korkunun üzerine gitmeniz gerekir. Bilmediğiniz şeyden korkarsınız ama işin içine girdiğinizde o insanların savaşına hayran kalıyorsunuz. Biz bir toplumun parçasıyız ve bu toplumun sağlıklı mutlu iyi olmasını istiyoruz. Ama hiçbir şey yapmadan olmuyor. İnşallah ailemiz her gün daha çok genişleyecek ve daha fazla insana ulaşacağız. İnşallah kanser sayıları gittikçe azalacak ve amacımıza ulaşacağız" dedi. Erken tanı ile başka hayatları kurtarabileceklerini ifade eden Gazeteci Yazar Fulya Soybaş ise, “Hem gazeteci kimliğiyle hem de hasta kimliğiyle buradayım. 2 yıl önce kanser tanısı konuldu bana. 16 kemoterapi ve 30 radyoterapi aldım. Hormon tedavisi devam etmekte. Kanser olduğumu öğrendikten sonra Türkiye’nin dört bir tarafından hiç tanımadığım yüz yüze gelmediğim görüşmediğim sesini duymadığın yüzlerce insan ulaştım. Şimdi ben de onların elçisi olarak aynı şekilde başkalarına ulaşmaya çalışıyorum. Erken tanıyla farkındalığı arttırarak başka insanların hayatını kurtarabiliriz. Bu konuya çok önem veriyorum. Türkiye’nin en batısından en doğusuna kadar hepimiz buradayız. Her 8 kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Aynı yüksek oranda olmasa da erkekler için de önemli bir hastalık. O yüzden farkındalığı arttırmak önemli. Kontrollerinizi aksatmayın ve etrafınızdakileri uyarın. Zorluklar insanlar için. Bu zorluklarla karşılaştığımızda bu zorluğu kendiniz için kullanın pozitife çevirin” ifadelerini kullandı. Program, "Erken Tanı ve Tarama" konulu panelle devam etti.