Yerel Haberler
Muş
Muş’ta evlat nöbeti devam ediyor 25 Şubat 2026 Çarşamba - 23:11:52 Muş’ta 236 haftadır DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde evlat nöbeti tutan aileler, çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. Muş’ta çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa götürüldüğünü öne süren ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Ellerinde çocuklarının fotoğraflarını taşıyan anne ve babalar, "Artık Yeter", "Yakamızdan Düşün" ve "Anneler Direniyor" yazılı pankartlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı eylemde aileler, çocuklarına güvenlik güçlerine teslim olmaları yönünde çağrıda bulundu. Anne Ayten Koçhan, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, oğlundan yıllardır haber alamadığını söyledi. Oğlunun yaklaşık 10 yıl önce evden ayrıldığını belirten Koçhan, o günden bu yana kendisinden hiçbir haber alamadıklarını ifade ederek, "Oğlum, amacınız ne? Derdiniz ne? Gelin, barış da oldu. Daha bu fırsat sizin elinize geçmez. Gelin teslim olun. Yolunuz yol değil. Bu bizim davamız değil, bu Amerika’nın ve İsrail’in davasıdır. Bak bayram geliyor, bize ise kara bayram geliyor yavrum. Gece gündüz televizyonların önündeyiz. Hep aklımızdasınız, hayalimizdesiniz. Gel teslim ol. Yeter, analar babalar ağladı. Yeter, anaları babaları üzdünüz" dedi. Baba Halit Altun ise 12 yıldır bu hasretle yaşadıklarını ve yaşamaya devam ettiklerini belirterek, "Oğlum, bak defalarca sesleniyoruz. Bir an evvel gelin ailenize, yuvanıza, annenize, babanıza kavuşun. Yolunuz zaten yol değil. Bunu biliyorsunuz, bunun bilincindesiniz. Sizi kandırdılar. Bu oyun Amerika’nın ve İsrail’in oyunudur. Bizi kandırıyorlar. Kendi ülkemizde, milletimizde, devletimizde askerlik varken gidip oralarda bize askerlik yaptırıyorlar. Sonra bizi öldürüp cenazelerimizi bile ailelerimize gönderemiyorlar. Gelin bu davanızdan vazgeçin. Biraz ayık olun, kendinize gelin. Bak süreç başladı. Güzel günler sizi bekliyor, hepimizi bekliyor. Vallahi davanız dava değil oğlum. Bunun bilincinde olun ki yolunuz yol değil, düzeniniz düzen değil. Gelin yuvanıza, ailenize, babanıza, cumhuriyetinize, Türkiye’nize dönün, milletinize dönün oğlum. Yolunuz yol değil, yanlış yoldasınız" ifadelerini kullandı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:43 Muş’ta kış ve bahar aynı anda yaşanıyor Muş’un kırsal kesimlerinde kar kalınlığı yer yer 2 metreyi bulurken, Muş Ovası’nda ise bahar havası etkisini göstermeye başladı. Türkiye’nin en sert kış şartlarının yaşandığı illerden biri olan Muş’ta, kış ve bahar mevsimleri aynı gün içerisinde farklı bölgelerde hissediliyor. Yüksek rakımda bulunan Alaniçi köyünde besiciler hayvanlarını kar üzerinde beslerken, ovada havaların ısınmasıyla birlikte koyunlar otlatılmaya başlandı. Kırsal bölgelerde kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu alanlarda besiciler, hayvanlarını kar üzerinde yemleme çalışmalarını büyük zorluklarla sürdürüyor. Muş Ovası’nda ise karların erken erimesiyle birlikte güneşli havayı fırsat bilen besiciler, hayvanlarını meralara çıkararak otlatmaya başladı. Alaniçi köyünde hayvancılıkla uğraşan besici Zekeriya Gürtürk, bölgede kış şartlarının oldukça ağır geçtiğini belirterek, "Alaniçi köyünde yaşıyorum. Hayvancılık yapıyoruz, hayvancılıkla uğraşıyoruz. Bu tarafa çok kar yağdı. Hemen hemen bir aya yakın, aralıksız denecek kadar kar yağışı oldu. Şu anda yarım metreye, yer yer bir metreye yakın kar var. Biz burada karın üstünde hayvanlarımıza saman veriyoruz. Ovadakiler hayvanlarını meraya çıkarmışlar. Ovada hava sıcak olduğundan ve yağmur yağdığından dolayı tüm karlar erimiş, hayvanlarını meraya çıkardılar. Biz hâlâ karın üstünde samanla besliyoruz. Dört gözle baharı bekliyoruz. Bizim burada kış çok sert geçiyor, karlı geçiyor. Yani kışımız gerçekten çok zor geçiyor" dedi. Kırköy beldesinde yaşayan ve koyunlarını meraya otlatmaya çıkaran besici Hüseyin Dinçer ise bu yıl kış mevsiminin kendileri için oldukça zor geçtiğini belirtti. Dinçer, uzun süre etkili olan soğuk hava ve yoğun kar yağışının ardından yağmurun başlaması ve havaların ısınmasıyla birlikte karların kısa sürede eridiğini ifade ederek, "Bu sene kış bizi biraz zorladı, bayağı da kar yağdı. Elhamdülillah yağmur yağdı, ardından sıcak hava geldi. Kar, bir hafta içinde yarım metreye, yer yer bir metreye yakındı ancak hepsi eridi. Bu sene böyle geçti. Şimdi de elhamdülillah havalar çok güzel, koyunları dışarıda otlatıyoruz. Bir ay, kırk güne yakın havalar çok soğuktu. Ondan sonra kar eridi. Şimdi havalar çok iyi. Muş Ovası’nda kar kalmadı, sadece dağlarda kaldı. Kar gittiği için koyunları dışarıya bıraktım, otlatıyorum. Bizim için çok iyi oldu. Samanın kilosu 15 TL olmuş, alamıyoruz. İyi ki kış erken bitti" ifadelerini kullandı.
Muş’ta 15 yıllık ustalıkla büryan geleneği yaşatılıyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 18:17 Muş’ta 15 yıllık ustalıkla büryan geleneği yaşatılıyor Muş’ta 15 yıldır tandırda hazırlanan büryan kebabını yaşatan Metin Göçmen, kentin bu yöresel lezzetini tatlı rekabetin yaşandığı bölgede marka haline getiriyor. Muş’ta yaklaşık 15 yıldır büryan kebabı geleneğini sürdüren büryan ustası Metin Göçmen, tandırda kuzu etiyle hazırlanan bu eşsiz yöresel lezzeti yaşatmaya devam ediyor. Bitlis ve Siirt büryanlarıyla tatlı bir rekabet içerisinde olan Muş büryanı, kendine has aroması ve pişirme tekniğiyle bölge halkının yanı sıra kente gelen ziyaretçilerin de beğenisini topluyor. Kent merkezindeki işletmesinde sabahın erken saatlerinde tandırı yakan Göçmen, özenle seçilen kuzu etlerini geleneksel yöntemlerle hazırlıyor. Büryan kebabına olan ilginin her geçen gün arttığını ifade eden işletme sahiplerinden Sedat Göçmen, Bitlis ve Siirt ile tatlı bir rekabet içinde olduklarını belirterek, "Her ilin kendine özgü bir büryan kültürü var ancak Muş büryanının lezzeti ve tandırda pişirme tekniğiyle farklı bir yere sahip olduğunu düşünüyoruz. Ortalama 15 yıldır Muş’ta büryan çıkarıyoruz restoranımızda. Şöyle bir şey demek istiyorum: Bu 15 yıllık süre zarfında kendi çiftliğimizde yetiştirdiğimiz kuzuları burada büryan olarak hazırlıyoruz. Çevrede Bitlis ve Siirt’in adı daha çok duyulmuş olabilir ancak biz de bu illerle tatlı bir rekabet içerisinde olmak istiyoruz. Kuzularımızı Muş’un yüksek yaylalarında otlatıyoruz. Ortalama 8. ve 9. aylarda kendi çiftliğimize alarak bir süre besledikten sonra kesim işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Ardından müşterilerimize ikram ediyoruz. Bitlis ve Siirt ile tatlı bir rekabet içindeyiz ve bu rekabette biz de kendimizi göstermek istiyoruz. Bu sebeple Bitlisli ve Siirtli değerli dostlarımızı, hemşehrilerimizi buraya büryan yemeye davet ediyoruz" dedi.
Muş’ta evlat nöbetindeki ailelerden ’teslim olsun’ çağrısı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 22:08 Muş’ta evlat nöbetindeki ailelerden ’teslim olsun’ çağrısı Muş’ta DEM Parti İl Başkanlığı önünde evlat nöbetine devam eden aileler, çocuklarına bir kez daha "teslim olun" çağrısı yaptı. Muş’ta çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı önünde başlattıkları evlat nöbeti eylemi 222’nci haftasına girdi. Her hafta çarşamba günü parti binası önünde bir araya gelen aileler, bu hafta da ellerinde "Anneler direniyor", "Evlat nöbetindeyiz" ve "Artık yeter yakamızdan düşün" yazılı pankartlar taşıdı. Eyleme katılan anne Ayten Koçhan, 10 yıldır haber alamadığı oğlu Ersin’e seslenerek gözyaşları içinde dönüş çağrısını yineledi. Koçhan, yaşadığı acının her geçen gün arttığını belirterek, "Ersin’in annesiyim, oğlum 10 yıldır gitmiş bir haber alamıyorum. Oğlum neredesin? Bu fırsat bir daha elinize geçmez oğlum. Barış da oldu. Siz orada ne amaçla duruyorsunuz? Bu bizim davamız değil oğlum. Bu İsrail ile Amerika’nın davası, sizi oyuna getiriyorlar. Gelin teslim olun yavrum. Yeter annelerin babaların ağladığı. Biz her gece telefonların, televizyonların önündeyiz, belki sizden bir haber alırız diye. 10 senedir evlat hasretiyle yaşıyorum. Yeter artık. Gelin teslim olun. Hele ki sen gelene kadar bu eyleme devam edeceğim yavrum. Bize de günah, bize de yazık. Hiç mi babana, bana üzülmüyorsun? Gelin teslim olun, yeter artık" ifadelerini kullandı. Oğlu Osman için evlat nöbetine katılan Naciye Sönmez Yıldız ise ’Terörsüz Türkiye’ sürecine atıf yaparak çocukların geri dönmesini istedi. Yıldız, "Ben buraya oğlum Osman için geldim. Çok şükür barış da oldu. Her şey güzel oluyor, her şey güzel gidiyor. Siz de sesimizi duyuyorsanız gelin oğlum, dönün gelin, teslim olun" sözleriyle duygularını dile getirdi.
Muş’ta 350 yıllık tarihi çay ocağında 55 yıldır çay demliyor
19 Kasım 2025 Çarşamba - 09:22 Muş’ta 350 yıllık tarihi çay ocağında 55 yıldır çay demliyor Muş’ta 350 yıllık tarihi çay ocağında tam 55 yıldır çay demleyen Burhan İneci, mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Kent merkezinde bulunan ve kentin en eski çay ocaklarından biri olarak bilinen tarihi mekânda çalışan 70 yaşındaki Burhan İneci, yarım asrı aşkın süredir aynı ocakta binlerce müşteriye çay hazırlıyor. Her sabah saat 06.00’da ocağını yakan İneci, çayını demledikten sonra günün ilk müşterilerini beklemeye başlıyor. Mesleğe çocuk yaşlarda başladığını belirten İneci, yılların kendisinde biriktirdiği tecrübeyle geleneksel çay kültürünü yaşatmaya devam ettiğini söyledi. İneci, Ben 1959 doğumluyum ve Muş’ta dünyaya geldim. Yaklaşık 50-55 senedir, yani 12 yaşımdan beri bu mesleğin içindeyim. O zamanlar imkânlarımız elverişli değildi. Maddi durumumuz iyi olmadığı için mecburen bu işe, kahveciliğe başladık. Keşke farklı bir mesleğe girebilseydik, ama nasip olmadı. O zamanlar köylerden çok misafir gelirdi. Zar zor idare ediyorduk. Takşo kırpısında oturuyorduk, bütün kardeşlerimle orada büyüdük. O dönemi yoklukla, açlıkla geçirdik. Doğru düzgün giyinebiliyorduk. Ancak o zamanki huzur, şimdikinden kat kat daha üstündü. Ben o zamana razıyım, şimdikine razı değilim. Çünkü o zaman bir insanlık vardı. Allah korkusu vardı. Saygı, sevgi vardı. Herkes büyüğünü biliyor, küçüğünü sayıyordu. Şimdi ise kimse kimseyi takmıyor. Evlatlar anne babalarını dinlemiyor. Bu hiç hoş bir şey değil" dedi. Oğlunu ve gelinini trafik kazasında kaybettiğini dile getiren İneci, gençlere özellikle trafik konusunda dikkatli olmaları çağrısında bulunarak, "Özellikle gençlerden bir ricam var: Ben oğlumu ve gelinimi trafik kazasında kaybettim. Gençlerden tek ricam, araba kullanırken gayet sakin ve sessiz olmaları. Müzik açıp ne yaptıklarını bilmiyorlar. Lütfen daha dikkatli olsunlar" ifadelerini kullandı. Her sabah saat 06.00’da dükkânını açtığını söyleyen İneci, "Bismillahirrahmanirrahim der, ocağımı yakarım. Kazanım kaynadıktan sonra çayımı demlerim ve rızkımı beklerim. Gelen müşteriye artık Allah ne verirse. Çay demlerken bir usul vardır: Çay fazla kabardığı zaman iyi çıkmaz. Çok hafif, etrafından kabarık olması gerekir. En az bir on dakika o çayın dinlenmesi lazım ki içen damağı lezzet alsın. Vallahi bu kahvecilik mesleği, çok sabır ister. Sabırlı olmazsanız yürütemezsiniz. Çünkü kahvede her insan oturur; delisi de oturur, akıllısı da oturur. Biz herkesle haşır neşir oluyor, muhatap oluyoruz. Sabırlı olmasak bu işi sürdüremeyiz" şeklinde konuştu. İneci, kendini hâlâ 20 yaşında hissettiğini, 70 yaşında olmasına rağmen tezgâhını her gün zevkle açtığını aktararak, "Yaşım 70 olmasına rağmen kendimi 20 yaşında hissediyorum. Tezgahımı zevkle açıyor, müşterimi zevkle bekliyorum. Sürekli aynı insanlarla muhatabız, sürekli sohbet ediyoruz. Sağ olsunlar, Allah hepsinden razı olsun. Hepsi de beni seviyor, sayıyor. Gelip mekânımda oturuyor, çaylarını içiyorlar. Güzel şeylerden sohbet ediyoruz. İşimi severek yapıyorum. Rızkımı buradan kazanıyorum. Çoluk çocuğuma bakıyorum. Allah’a şükür, kimseye muhtaç değilim. Bu tarihi, 350 senelik binada işime severek geliyorum. Müşterimi bekliyorum. Allah hepsinden razı olsun. Ekmeğimiz geliyor, kimseye muhtaç değiliz" diye konuştu.
Muş’ta 35 amatör spor kulübüne 2 milyon TL malzeme desteği
17 Kasım 2025 Pazartesi - 19:44 Muş’ta 35 amatör spor kulübüne 2 milyon TL malzeme desteği Muş’ta faaliyet gösteren amatör spor kulüplerine yönelik 2 milyon TL’lik malzeme desteği verildi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen törende, 35 spor kulübüne çeşitli spor malzemeleri teslim edildi. Program, geçtiğimiz günlerde Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen C130 tipi askeri kargo uçağında şehit olan askerler anısına yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende konuşan Muş Valisi Avni Çakır, spor faaliyetlerinin yalnızca bir kurum ya da kişinin çabasıyla sürdürülemeyeceğini vurguladı. Vali Çakır, sporun tüm paydaşların; idarecilerden kulüp başkanlarına, esnaftan antrenör ve sporculara kadar herkesin uyum ve iş birliği içinde çalışmasıyla gelişebileceğini ifade etti. Vali Çakır, "Şu an burada, genç yavrularımızla birlikte olmaktan dolayı en az onlar kadar heyecanlı ve gururluyum. Muş’a geldiğimiz günden beri her zaman ifade ediyoruz: Biz sporun ve sporcunun her daim dostu olacağız. Allah’a şükür, bu sözümüzü bugüne kadar tüm arkadaşlarımla birlikte yerine getirdik, bundan sonra da getirmeye devam edeceğiz. Bu anlamda Muş gerçekten çok güzel işlere imza atıyor. Açıkçası ben de bilmiyordum; biraz önce Kemal Başkan’ın konuşmasından öğrendim. Biliyorsunuz, akademi ligleri başladı. Mütevazı bir nüfusa sahip olan Muş’un, Türkiye’de bu liglere en fazla takım gönderen şehirlerden ikincisi olduğunu öğrendim ve bundan büyük bir memnuniyet duydum. Değerli hocalarım, kıymetli antrenörlerim. Bu başarıda en büyük pay sizlere ait. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Çünkü çocukları keşfeden, okullarda gelişim süreçlerini doğru şekilde yöneten, sporla güzel bir entegrasyon sağlayan ve yetenekli sporcuları ortaya çıkaran siz beden eğitimi öğretmenlerimiz ve antrenörlerimizsiniz" dedi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Yusuf Kılıç ise Gençlik ve Spor Müdürlüğü olarak yaptıkları her çalışma aslında gençlerin geleceğine yapılmış bir yatırım olduğunu belirterek, "Bugün dağıtımını gerçekleştireceğimiz spor malzemeleri, kulüplerimizin sahadaki performansını artırmanın yanı sıra genç sporcularımızın moral ve motivasyonuna da önemli katkı sağlayacaktır. Her bir gencimizin sporun içinde yer alması, kötü alışkanlıklardan uzak durması, sağlıklı ve disiplinli bir yaşam sürmesi bizim en büyük hedeflerimizden biridir. Bu kapsamda çalışmalarımıza her zaman destek olan ve bugün gerçekleştireceğimiz programda da büyük katkı sunan Sayın Valimize özellikle teşekkür ediyorum. Gençlere ve spora gösterdikleri ilgi, bizlere güç veren en önemli unsurlardan biridir. Kendilerinin sağladığı destek, ilimizde sporun gelişmesine büyük ivme kazandırmıştır. Ayrıca Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanımıza, spor kulüplerimize, antrenörlerimize ve sahada emek veren tüm sporcularımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.