Yerel Haberler
Nevşehir
Makam odasında sahur geleneği 28 Şubat 2026 Cumartesi - 04:09:28 Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın her yıl geleneksel hale getirdiği gençlerle makam odasında sahur programı bu Ramazan ayında da yoğun katılımla devam etti. Nevşehir Belediyesi makam odasında düzenlenen sahur programına yaklaşık 250 genç katıldı. Yoğun ilgi nedeniyle gençler zaman zaman makam odasına sığmazken, sahur programı samimi ve renkli görüntülere sahne oldu. Gençlerle birlikte sahur yapan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ramazan ayının Nevşehir’de farklı bir atmosferde yaşandığını söyledi. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı yaptığı açıklamada, "Ramazan’ın ilk günü şöyle bir ifade kullanmıştım; her yerde Ramazan güzeldir ama Nevşehir’de bir başka güzeldir diye. Bu güzelliği yaşatmak maksadıyla gerçekten Nevşehir’de çok keyifli zamanlar geçiriyoruz. Ramazan’ın gündüzü ayrı güzel, akşamı ayrı güzel. İftar sofraları ayrı güzel ama bir de geleneksel hale getirdiğimiz belediyede iftar ve sahur yapma organizasyonumuz vardı. Bu gidişle gördüğünüz gibi yüzlerce gencimizle birlikte belediyenin makam diye tarif ettiğimiz odasını gençlerimizle birlikte sahur sofrasına çevirdik. Gençlerimizle çok keyifli bir sahur yapıyoruz. Bu da Nevşehir’in ve Nevşehir Belediyesi’nin her şehirden farklı olduğunun bir göstergesi. İnanılmaz keyifli bir ortam. İnşallah gençlerimiz de mutludur ama biz de gençlerimizle beraber sahur yapmanın mutluluğunu, keyfini ve o farkını hissediyoruz. Bu da bize mutluluk olarak yetiyor" dedi. Sahur programına katılan Nazlı Hilal Zeren ise etkinlikten memnun kaldıklarını belirterek, "Sahur çok güzel, yemekler çok güzel, ortam çok güzel. Baya kalabalık bir arkadaş grubuyla geldik. Güzel bir şekilde sahur yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Sayit Budak da organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Başkanımız her yıl bu organizasyonu düzenli olarak yapıyor. Bugün yine sahurda birlikteyiz. Ortam çok güzel, arkadaşlarımızla birlikte keyifli bir sahur yapıyoruz" diye konuştu.
27 Şubat 2026 Cuma - 18:04 Bakan Gürlek, Nevşehir’de 28 Şubat mağdurlarıyla buluştu Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir’de 28 Şubat sürecinde mağduriyet yaşayan vatandaşlarla bir araya geldi. Gürlek, o dönem yaşanan baskıların unutulmaması gerektiğini belirterek, "28 Şubat’ta insanların kılık kıyafetinden dolayı eğitimden, kamu görevinden ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığı günler yaşandı" dedi. Bir dizi ziyaret ve program kapsamında Nevşehir’e gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, 28 Şubat sürecinde mağduriyet yaşayan vatandaşlarla buluştu. Programda konuşan Gürlek, 28 Şubat döneminin Türkiye için zor bir süreç olduğunu belirterek, o günleri unutmanın mümkün olmadığını söyledi. Bakan Gürlek, "Gerçekten çok zor günlerden geçtik. Üniversitelerde başörtüsü nedeniyle eğitimine devam edemeyen öğrenciler oldu. Kamu görevinde bulunan birçok kişi baskılar nedeniyle görevini bırakmak zorunda kaldı. O günleri yaşayan sizler bu dönemin en yakın şahitlerisiniz" ifadelerini kullandı. 28 Şubat sürecinde insanların inançları ve kıyafetleri nedeniyle çeşitli hak mahrumiyetleri yaşadığını vurgulayan Gürlek, "Başörtüsü sebebiyle üniversiteye giremeyen öğrenciler, kamu görevinden uzaklaştırılan vatandaşlarımız oldu. Hatta başörtüsü nedeniyle sağlık hizmeti alamayan, oğlunun askerlik yemin törenine katılamayan annelerimiz vardı. Biz bu günlerden geçtik" dedi. Türkiye’nin artık o dönemleri geride bıraktığını belirten Gürlek, "Milletimizin iradesiyle artık bu ülkede kimsenin inancından, kıyafetinden dolayı ayrımcılığa uğramasına izin verilmeyecek. O günleri unutmayacağız ama bir daha yaşanmaması için de mücadele edeceğiz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin önemli kazanımlar elde ettiğini ifade eden Gürlek, "Millet sevdasıyla çalışan bir Cumhurbaşkanımız var. Bizler de üzerimize düşeni yaparak vatandaşlarımızın haklarını korumaya devam edeceğiz" dedi. Program sonunda Bakan Gürlek, 28 Şubat mağdurlarıyla sohbet ederek Ramazan aylarını tebrik etti.
27 Şubat 2026 Cuma - 17:53 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Gürlek ile telefonla görüştü Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti Nevşehir İl Başkanlığı ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Gürlek’i ve Nevşehir teşkilatını tebrik ederek, "30 yılı aşkın bir süreden sonra bir şehirde böyle bir kardeşimizin bakan olarak açıklanmış olmasından dolayı memnuniyet duyuyorum" dedi. Bir dizi ziyaret ve programa katılmak üzere Nevşehir’e gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti Nevşehir İl Başkanlığını ziyaret etti. Parti binasında partililer tarafından karşılanan Bakan Gürlek, burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesi yaptı. Telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Gürlek’i ve Nevşehir teşkilatını tebrik ederek, "Gerçekten 30 yılı aşkın bir süreden sonra bir şehirde böyle bir kardeşimizin bakan olarak açıklanmış olmasından dolayı memnuniyet duyuyorum. Nevşehir’imize ve ülkemize hayırlı olsun diyorum. Gerek valimiz, gerek bakanımız, gerek belediye başkanlarımız ile birlikte Nevşehir’in çok daha ileriye gideceğine inanıyorum. Birliğiniz ve beraberliğiniz daim olsun. Nevşehir’de çok daha gayretli çalışmalar bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a desteklerinden dolayı teşekkür ederek, Nevşehir için çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Ziyaret, partililerle yapılan sohbetin ardından sona erdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Cari açığımızın büyük bir bölümünün enerjiden kaynaklandığını görüyoruz"
09 Mayıs 2025 Cuma - 13:09 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Cari açığımızın büyük bir bölümünün enerjiden kaynaklandığını görüyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Uluslararası Jeotermal Yatırım Zirvesi’nde, "Türkiye cari açık veren bir ülke. Cari açığımızın büyük bir bölümünün enerjiden kaynaklandığını görüyoruz" dedi. Nevşehir’de jeotermal enerji ve kaynakların etkin kullanımı konusunda farkındalık oluşturmak, sektördeki yatırım fırsatlarını ele almak ve jeotermal enerjiye dayalı kalkınma modellerini tartışmak amacıyla ’Uluslararası Jeotermal Yatırım Zirvesi-IGIS’ düzenlendi. Zirveye katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yaptığı konuşmada yeşil dönüşümün önemine değinerek, "Yeşil dönüşüm hedeflerini gerçekleştiren bir Türkiye, aynı zamanda enerjiyi daha verimli kullanan yerli, yenilenebilir enerjinin payını arttıran bir Türkiye demek. Bu da aslında cari açığımızın düşmesi demek. Yeşil ekonomi, yeşil dönüşüm bizim makroekonomik istikrarımız açısından da çok kıymetli. İhtiyacımızı azaltıyor, özel sektörün de rekabet gücünü enerjiyi verimli kullandığı zaman, enerji maliyetlerini düşürerek özel sektör için rekabet gücü sağlıyor. Hem işletmelerimiz için hem de ekonomimiz için son derece kıymetli. Meclisimizin gündeminde iklim kanunumuz var. Amacımız net; ülkemizde yeşil dönüşümle enerjiyi daha verimli kullanmak, hem işletmelerimizin rekabet gücünü arttırmak hem de ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltarak cari açığımızı aşağı çekmek. Bir taraftan makro istikrarımızı güçlendirmek, bir taraftan da Avrupa’da karbon düzenlemesi yürürlüğe girecek. Gelecek yıl 2026’da ülke içinde bir emisyon ticaret sistemi oluşturmazsak firmalarımız Avrupa’ya vergi ödemek zorunda kalacaklar belli sektörlerde Avrupa’ya ihracat yapan şirketlerimiz. Emisyon iklim kanunu çerçevesinde en önemli yaptığımız iş bu aslında. Emisyon ticaret sistemi kuruyoruz. Bu sistemi kurduğumuz zaman Avrupa’ya gidecek vergiler Türkiye içinde kalarak bir fonda birikecek. Bu fonu da biz sanayinin veya sektörlerin yeşil dönüşümü için sanayiye geri vereceğiz. Aslında bizim yaptığımız oradaki kurgu bu şekilde. Hiçbir şekilde bu kanunla ilgisi, alakası olmayan sözlerle kamuoyunun kafası karıştırılmaya çalışılıyor" ifadelerini kullandı. 2024 yılı itibarıyla dünyada jeotermal enerji kurulu gücün 17 bin megavata ulaştığını söyleyen Yılmaz, "Uluslararası Enerji Ajansı’nın öngörülerine göre önümüzdeki 25 yıl içinde jeotermal enerjinin küresel yenilenebilir payının bugünkü yüzde 0,5 düzeyinden yüzde 3 ila 5 aralığına çıkması bekleniyor. Enerji pastası büyüyecek, bunun içinde jeotermalin payı ciddi oranda artacak. Dolayısıyla önemli bir dönüşümden bahsediyoruz. Mevcut kapasitenin büyük bölümü ABD, Endonezya ve Filipinlerle birlikte ülkemizde yoğunlaşmış durumda. Bu alanda dünyada dördüncü konumdayız. Ülkemizde yapılan etütler şunu gösteriyor; bugün bin 734 megavat olan kurulu gücümüzü ilk etapta 40 bin megavata kadar yükseltmemiz mümkün. Giderek bunun daha da üstüne çıkarmamız mümkün" dedi. Jeotermalin çok geniş bir yelpazede kullanımının söz konusu olduğunu söyleyen Yılmaz, "Enerjiden turizme, sağlıktan madenciliğe, içindeki madenlerin işlenmesinden seracılığa, tarım alanına varıncaya kadar çok çeşitli alanlarda kullanımı mümkün olan bir kaynaktan bahsediyoruz. Değişik derecelerde aynı suyu çok farklı alanlarda bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek mümkün. Diğer yandan yenilenebilir bir kaynak. Bu kaynağı doğru kullanırsanız bir defa değil, defalarca kullanabilirsiniz. Rüzgâra göre, güneşe göre de şöyle bir avantajı var jeotermalin; gece gündüz dört mevsim bundan elektrik üretmeniz mümkün. Yenilenebilir olan kaynaklar içinde bir alan açmış oluyor. Bu yönüyle de çok kıymetli. Hem yenilenebilir bir kaynak hem de istikrarlı bir kaynak" şeklinde konuştu. Nevşehir’in jeotermali bütüncül bakış açısıyla kullandığı iller arasında model olduğunu da söyleyen Yılmaz, "Jeotermal kaynaklarla 160 bin konut ve yaklaşık 10 bin dekar sera ısıtılmaktadır. Bunun sayısını da arttırmak durumundayız. Nevşehir gerçekten bu anlamda bir model. Jeotermalin hem enerjide hem turizmde hem tarımda kullanıldığı bütüncül bir bakış açısıyla, sürdürülebilir bir bakış açısıyla kullanıldığı modern bir ilimiz olma yolunda. Diğer yandan doğal mineralli sular, içme suyu ve sağlık turizmi açısından da katma değeri arttırma imkanı sunuyor. Termal turizmde 53 termal turizm merkezi ve 4 kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ile altyapı her geçen gün gelişiyor. Altını çizmek istiyorum, 2030’lu yıllara doğru dünyada termal turizm pazarının 100 milyar dolarlara gelmesi bekleniyor. Şu an aldığımız pay yeterli değil. Çok daha yükseğini almamız lazım. Jeotermal kaynaklarımızı turizm potansiyelimizi düşündüğünüzde sinerji oluşturma imkanımız var. Sağlıkta yine geldiğimiz noktayı değerlendirdiğinizde bunları bir araya getirebilirsek katma değeri çok daha yüksek bir şekilde bu alanı değerlendirmemiz mümkün. Geçen yıl 61 milyar doları aşan bir turizm gelirimiz oldu. 62 milyon turisti aştık. Türkiye artık turizmden daha fazla katma değer üreten, daha fazla gelir sağlayan büyük ülke haline geldi. Cari açığımızın kapatılmasında da yine hizmet sektörleri anlamında çok önemli bir katkı sunuyor. Turizm sektörümüzde de önümüzdeki dönemlerde sayısal artış bekliyoruz" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Türkiye cari açık veren ülke"
09 Mayıs 2025 Cuma - 12:48 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Türkiye cari açık veren ülke" ’Uluslararası Jeotermal Yatırım Zirvesi-IGIS’de konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz; "Türkiye cari açık veren ülke. Cari açığımızın büyük bir bölümünün enerjiden kaynaklandığını görüyoruz" dedi. Nevşehir’de Jeotermal enerji ve kaynakların etkin kullanımı konularında farkındalık oluşturmak, sektördeki yatırım fırsatlarını ele almak ve jeotermal enerjiye dayalı kalkınma modellerini tartışmak amacıyla ’Uluslararası Jeotermal Yatırım Zirvesi - IGIS’ düzenlendi. Zirveye katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmada yeşil dönüşümün önemine değinerek; "Yeşil dönüşüm hedeflerini gerçekleştiren bir Türkiye, aynı zamanda enerjiyi daha verimli kullanan yerli, yenilenebilir enerjinin payını arttıran bir Türkiye demek. Bu da aslında cari açığımızın düşmesi demek. Yeşil ekonomi, yeşil dönüşüm bizim makroekonomik istikrarımız açısından da çok kıymetli. İhtiyacımızı azaltıyor, özel sektörün de rekabet gücünü enerjiyi verimli kullandığı zaman, enerji maliyetlerini düşürerek özel sektör için rekabet gücü sağlıyor. Hem işletmelerimiz için, hem de ekonomimiz için son derece kıymetli. Meclisimizin gündeminde iklim kanunumuz var. Amacımız net; ülkemizde yeşil dönüşümle enerjiyi daha verimli kullanmak, hem işletmelerimizin rekabet gücünü arttırmak hem de ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltarak cari açığımızı aşağı çekmek. Bir taraftan makro istikrarımızı güçlendirmek, bir taraftan da Avrupa’da karbon düzenlemesi yürürlüğe girecek. Gelecek yıl 2026’da ülke içinde bir emisyon ticaret sistemi oluşturmazsak firmalarımız Avrupa’ya vergi ödemek zorunda kalacaklar. Belli sektörlerde Avrupa’ya ihracat yapan şirketlerimiz emisyon iklim kanunu çerçevesinde en önemli yaptığımız iş bu aslında. Emisyon ticaret sistemi kuruyoruz. Bu sistemi kurduğumuz zaman, Avrupa’ya gidecek vergiler Türkiye içinde kalarak bir fonda birikecek. Bu fonu da biz sanayinin veya sektörlerin yeşil dönüşümü için sanayiye geri vereceğiz. Aslında bizim yaptığımız oradaki kurgu bu şekilde. Hiçbir şekilde bu kanunla ilgisi alakası olmayan sözlerle kamuoyunun kafası karıştırılmaya çalışılıyor" ifadelerini kullandı. 2024 yılı itibarıyla dünyada jeotermal enerji kurulu gücün 17 bin megavata ulaşmış olduğunu söyleyen Yılmaz; "Uluslararası enerji ajansının öngörülerine göre önümüzdeki 25 yıl içinde jeotermal enerjinin küresel yenilenebilir payın bugünkü yüzde 0,5 düzeyinden yüzde 3 ila beş aralığında çıkması bekleniyor. Enerji pastası büyüyecek bunun içinde jeotermal in payı ciddi oranda artacak. Dolayısıyla önemli bir dönüşümden bahsediyoruz. Mevcut kapasitenin büyük bölümü Amerika Birleşik Devletleri Endonezya ve Filipinlerle birlikte ülkemizde yoğunlaşmış durumda. Bu alanda dünyada dördüncü konumdayız. Ülkemizde yapılan etütler şunu gösteriyor bugün bin 734 megavat olan kurulu gücümüzü ilk etapta 40 bin megavata kadar yükseltmemiz mümkün. Giderek bunun daha da üstüne çıkarmamız mümkün" dedi. Jeotermalin çok geniş bir yelpazede kullanımının söz konusu olduğunu söyleyen Yılmaz; "Enerjiden turizme, sağlıktan madenciliğe, içindeki madenlerin işlenmesinden seracılığa, tarım alanına varıncaya kadar çok çeşitli alanlarda kullanımı mümkün olan bir kaynaktan bahsediyoruz. Değişik derecelerde aynı suyu çok farklı alanlarda bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek mümkün. Diğer yandan yenilenebilir bir kaynak. Bu kaynağı doğru kullanırsanız bir defa değil defalarca kullanabilirsiniz. Rüzgâra göre, güneşe göre de şöyle bir avantajı var jeotermal ’in, gece gündüz dört mevsim bundan elektrik üretmeniz mümkün. Yenilenebilir olan kaynaklar içinde bir alan açmış oluyor bu yönüyle de çok kıymetli hem yenilenebilir bir kaynak hem de istikrarlı bir kaynak" şeklinde konuştu. Nevşehir’in jeotermali bütüncül bakış açısıyla kullandığı iller arasında model olduğunu da söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz; "Jeotermal kaynaklarla 160 bin konut ve yaklaşık 10 bin dekar sera ısıtılmaktadır. Bunun sayısını da arttırmak durumundayız. Nevşehir gerçekten bu anlamda bir model. Jeotermalin hem enerjide hem turizmde hem tarımda kullanıldığı bütüncül bir bakış açısıyla, sürdürülebilir bir bakış açısıyla kullanıldığı modern bir ilimiz olma yolunda. Diğer yandan doğal mineralli sular, içme suyu ve sağlık turizmi açısından da katma değeri arttırma imkanı sunuyor. Termal turizmde 53 termal turizm merkezi ve 4 kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ile altyapı her geçen gün gelişiyor. Altını çizmek istiyorum 2030’lu yıllara doğru dünyada termal turizm pazarının 100 milyar dolarlara gelmesi bekleniyor. Şu an aldığımız pay yeterli değil. Çok daha yükseğini almamız lazım. Jeotermal kaynaklarımızı turizm potansiyelimizi düşündüğünüzde sinerji oluşturma imkanımız var. Sağlık da yine geldiğimiz noktayı değerlendirdiğinizde bunları bir araya getirebilirsek katma değeri çok daha yüksek bir şekilde bu alanı değerlendirmemiz mümkün. Geçen yıl 61 milyar doları aşan bir turizm gelirimiz oldu. 62 milyon turisti aştık. Türkiye artık turizmden daha fazla katma değer üreten, daha fazla gelir sağlayan büyük ülke haline geldi. Cari açığımızın kapatılmasında da yine hizmet sektörleri anlamında çok önemli bir katkı sunuyor. Turizm sektörümüzde de önümüzdeki dönemlerde sayısal artış bekliyoruz" diye konuştu.
Aşkını taşlara kazıdı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 13:43 Aşkını taşlara kazıdı Nevşehir’de yaşayan 74 yaşındaki Rafet Topraktepe; ölen eşine olan aşkını taşlara işledi. İşlediği taşlarla bahçesine eşinin adına anıt park yaptı. Derinkuyu ilçesine bağlı Yazıhöyük beldesinde ikamet eden 74 yaşındaki Rafet Topraktepe 3 yıl önce kaybettiği eşine olan aşkını şiir dizeleriyle taşlara işledi. İşlediği taşları evinin bahçesine yerleştirerek eşi adına da bir park yaptı. 54 yıl evli kaldıklarını söyleyen Topraktepe; "İyi kötü günlerimiz geçti. Kendisine vefalı davranmak için böyle bir şeyler yaptım. Eşimin anısına taşlara Zeki Müren’den, Aşık Veysel’den, Karacaoğlan’dan, Pir Sultan Abdal’dan, Mahsuni Şerif’ten dizeler yazdım" dedi. "Eşime olan vefa borcunu ödemek için yaptım" Topraktepe; "Eşim bu bahçeyi çok seviyordu. Buralarda gezer, çayını burada içerdi. Ben de kendisine vefa borcumu ödemek için bu yazıyı yazdım. Bu sayede anısını burada yaşatmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. "500 kiloluk taşı işledi" Anıt yapımında kullandığı taşları Güllü ve Melendiz Dağı eteklerinden topladığını söylenen Rafet Topraktepe; "Bu taşlar volkanik taş. İşçiliği çok zor. Bunlar bir araya getirerek mozaik yaptım. Anıtta kullandığım taşlar 200-300 kilo geliyor. Bir tanesi de 500 kilonun üzerindeydi. O taşı yontup düzeltince bir sürü enkazı çıktı. O taşı işlerken bel fıtığı bile oldum" dedi. Daha önceden bahçesine yaptığı anıt çalışmalarına eşinin de psikolojik destek olduğunu söyleyen Topraktepe, eserleri görenlerin kendisini tebrik ettiğini ve eserlerine sanat eseri dediklerini de sözlerine ekledi.
KÜN Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi aldı
07 Mayıs 2025 Çarşamba - 12:54 KÜN Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi aldı Kapadokya Üniversitesi (KÜN) Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi, sağlık alanındaki hizmet kalitesini bir adım daha ileriye taşıyarak Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi almaya hak kazandı. Sağlık Bakanlığı tarafından verilen yetki belgesi, merkezin uluslararası standartlarda hizmet sunduğunu ve yabancı hastalara yönelik teşhis, tedavi ve bakım süreçlerini yasal çerçevede yürütebileceğini belgeledi. Bu gelişme, KÜN’ün sağlık alanındaki uzmanlığını küresel ölçekte daha görünür hale getirecek önemli bir adım oldu. Merkez Müdürü Dr. Serdar Sütçü konuyla ilgili yaptığı açıklamada; "Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi’ni almamız, merkezimizin hasta güvenliği, hizmet kalitesi ve altyapı açısından uluslararası standartlara uygunluğunu tescillemiştir. Modern donanımımız, alanında uzman hekimlerimiz ve etik değerlere dayalı yaklaşımımızla yalnızca yerli değil, yabancı hastalar için de tercih edilen bir sağlık merkezi olduk. Kapadokya’nın turistik cazibesiyle birleşen sağlık hizmetlerimiz sayesinde bölgenin sağlık turizmi potansiyelini artırmaya devam ediyoruz." dedi. KÜN Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi, Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi’yle hasta memnuniyetini esas alan anlayışı ve akademik bilgi birikimiyle bölgesel ve ulusal düzeyde yürüttüğü başarılı çalışmaları uluslararası alana da taşıdı.