Yerel Haberler
Niğde
NÖHÜ’lü ödüllü yönetmen Dr. Fatih Diren yeni belgeselini Kosova’da çekti 25 Nisan 2026 Cumartesi - 12:56:48 Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyesi, ödüllü yönetmen Dr. Fatih Diren, yeni belgesel filminin çekimlerini Kosova’da tamamladı. 2025 yılının en çok ödül alan kısa metraj belgesellerinden biri olan ’Baletler Köyü’nün ardından Diren, bu kez Boşnak gelin makyajını konu alan yeni projesiyle dikkat çekiyor. Yönetmenliğini Dr. Fatih Diren’in üstlendiği ’Baletler Köyü’ belgeseli, 2025 film sezonunda ulusal ve uluslararası festivallerde kazandığı ödüllerle yılın en çok ödül alan kısa belgeseli olmuştu. Gerçek yaşam öykülerini anlatan yeni belgeselin çekimleri ise Kosova’da tamamlandı. Yunus Emre Enstitüsü’nün katkılarıyla gerçekleştirilen çekimler, Prizren’e bağlı Planjane köyünde yapıldı. Belgeselde, Boşnak gelinlerin geleneksel yüz makyajı sanatı ve bu makyajın kültürel anlamı ele alınıyor. Çekim sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Yönetmen Dr. Fatih Diren, daha önce gerçekleştirdikleri projelere de değinerek şu ifadeleri kullandı; "Çorum’un bir köyünden yetişen 13 baletin hikayesini çekmiştik ve 2025 yılında Türkiye’de en çok ödül alan kısa ve belgesel olmuştu. Bu sene de yeni bir proje çekimini yaptık. Kosova’daki çektiğimiz belgeselin konusu Boşnak gelin makyajı. Çekimlerini bitirdik. Şu an kurgu aşamasında" "Boşnak gelin makyajı nazardan korunmak için yapılıyor" Belgeselin içeriğine ilişkin detaylar paylaşan Diren, söz konusu gelin makyajının sıra dışı özellikler taşıdığını belirterek; "Bir geline yapılan düğün makyajını çektik ama gerçekten sıra dışı bir makyaj. İnsanlar bunu gördüğünde zaten anlayacaklar. Farklı renkler var; mavi, beyaz, kırmızı, altın rengi gibi. Bunların hepsinin bir anlamı var. Aslında bu makyajın amacı gelinin nazardan korunması için yapılıyor. Damat veya başkaları gördüğünde gelini daha çirkin hatta korkutucu gibi gösteriyor ki gelinin güzelliğine nazar değmesin. Bu bir töre. Düğün törelerini de filmde detaylı olarak anlatacağız" ifadelerini kullandı. "Belgeseller toplumsal hafızayı geleceğe taşıyor" Çekimlerin yaklaşık 5 gün sürdüğünü belirten Diren, Yunus Emre Enstitüsü’ne desteklerinden dolayı teşekkür ederek, belgesellerin aynı zamanda toplumsal hafızaya katkı sunduğunu vurguladı. Diren, "Aslında bunlar toplumsal hafıza dediğimiz, yıllar yılı biriken kültürel hikayeler. Biz bunları geleceğe taşıyoruz. Filmleştiriyoruz ki ölümsüz olsun. Sürekli ekip olarak araştırma halindeyiz. İlginç bulduğumuz hikayeleri inceliyoruz ve ‘bu film yapılabilir’ diye düşünüyoruz" dedi. Film festivallerine ilişkin eleştirilerini de dile getiren Yönetmen Dr. Fatih Diren, özellikle Türkiye’deki bazı festivallerde objektiflik sorunları yaşandığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu; "Türkiye’deki bazı film festivalleri maalesef çok objektif değiller. Bu eleştirileri zaten sosyal medyada da yapıyorum. Herkes kendi tanıdığını, arkadaşını desteklemeye çalışıyor, onun filmini finale çıkarmaya çalışıyor veya ödül vermeye çalışıyor. Hepsi böyle demiyorum ama özellikle büyük olmayan festivallerde bu sıkıntılar oluyor. Bu durum bizlerin motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Biz de o yüzden artık daha çok yurt dışı ağırlıklı festivallere göndermeye çalışıyoruz filmlerimizi. Zaten ‘Baletler Köyü’ de çok sayıda ödülü yurt dışından aldı."
Niğde’de Tepeyran’a vefa: Ödül töreni ve kitap tanıtımı bir arada gerçekleşti
30 Mayıs 2025 Cuma - 10:08 Niğde’de Tepeyran’a vefa: Ödül töreni ve kitap tanıtımı bir arada gerçekleşti Ulusal Ebubekir Hazım Tepeyran Hikâye Yarışması ödül töreni ve kitap lansmanı düzenlendi. Niğde’nin yetiştirdiği önemli devlet adamı ve edebiyatçılardan Ebubekir Hazım Tepeyran’ın hatırasını yaşatmak ve genç kalemleri teşvik etmek amacıyla düzenlenen hikaye yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. Niğde Valiliği tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Ulusal Ebubekir Hâzım Tepeyran Hikaye Yarışması ödül törenine Niğde Valisi Cahit Çelik, Belediye Başkanı Emrah Özdemir, protokol üyeleri, jüri üyeleri, öğretmenler, öğrenciler, akademisyenler, yazarlar ve sanatçılar katıldı. Niğde Belediyesi Hazım Tepeyran Kültür Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde aynı zamanda Niğde Valisi Dr. Cahit Çelik, Prof. Dr. Gülin Öztürk ve Doç. Dr. Meryem Arslan’ın ortak kaleme aldığı Küçük Paşa - Ebubekir Hazım Tepeyran adlı kitabın tanıtım lansmanı yapıldı. Vali Çelik törende yaptığı konuşmasında Ebubekir Hazım Tepeyran’ın yalnızca bir mülki idareci değil, aynı zamanda güçlü bir fikir ve sanat insanı olduğunu vurguladı. Tepeyran’ın hayatı, duruşu ve eserlerinin bugünün genç kuşaklarına ilham verdiğini belirten Vali Çelik, yarışmaya yurt içi ve yurt dışından toplam 419 başvuru yapıldığını ifade etti. Türkiye yüzyılının eğitim vizyonuyla örtüşen bu tür kültürel etkinliklerin her yıl farklı bir sanat ve edebiyat disipliniyle sürdürüleceğini dile getiren Vali Çelik, yarışmanın düzenlenmesinde emeği geçen jüri üyelerine, yürütme kuruluna ve katkı sunan kişi ve kurumlara da teşekkür etti. Hazım Tepeyran’ın ismi kültür merkezinde yaşatılacak Düzenlenen yarışmanın geleneksel hale getirileceğini ifade eden Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise Vali Çelik’in önerisi ile Niğde Belediyesi Kültür Merkezi’nin isminin, Niğde Belediyesi Hazım Tepeyran Kültür Merkezi olarak değiştirildiğini belirtti. Özdemir; "Biz Hazım Tepeyran, şehrimizin yetiştirdiği en önemli devlet adamlarından birisi. Biz Tepeyran’ı sadece devlet adamlığı kimliği ve askeri geçmişiyle biliyorduk. Valimiz sayesinde edebiyatçı yönünü de tanımış olduk. Bu yarışma artık geleneksel hale gelsin istiyoruz ve bugünden itibaren Niğde Belediyesi Kültür Merkezi’nin ismini, Niğde Belediyesi Hazım Tepeyran Kültür Merkezi olarak değiştiriyoruz" ifadelerine yer verdi. Tepeyran ailesi adına konuşan Alper Lütfi Göncü ise emeği geçenlere teşekkür etti. Yapılan konuşmaların arından Yunus Emre Anadolu Lisesi edebiyat öğretmeni Abdullah Taşpınar tarafından Ebubekir Hazım Tepeyran’ın biyografisi sunuldu, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülin Öztürk tarafından ise Küçük Paşa: Ebubekir Hazım Tepeyran (İnceleme - Metin - Sözlük) adlı eser üzerinden akademik ve edebi değerlendirmeler yapıldı. Niğde Güzel Sanatlar Lisesi çok sesli korosu ve yerel sanatçılar tarafından verilen mini konserin ardından yarışmada dereceye giren yazarlara ödülleri takdim edildi. Yarışmada, "Dağ Sustuğunda" hikayesi ile Ülkü Demiray birinci, "Acem Seyyahının Şarkısı" hikayesi ile Saliha Ferşadoğlu İlhan ikinci, "Bir Türk Gibi" eseri ile Erol Yıldırım üçüncü oldu. "Eşkıya" ile Fatma Ece Acar ve "Safran Yılları" ile Hikmet Temel Akarsu ise mansiyon ödüllerinin sahipleri oldu.
Niğde Elmalı Göleti tamamlandı
30 Mayıs 2025 Cuma - 10:01 Niğde Elmalı Göleti tamamlandı Niğde’de tamamlanan Elmalı Göleti ile 3 bin 180 dekar tarım arazisi modern sulamaya kavuşacak. Bu kapsamda, Niğde Elmalı Göleti çalışmaların tamamlandığını açıklayan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, çalışmaları tamamlanan Niğde Elmalı Göleti ile toplam 3 bin 180 dekar tarım arazisinin sulanmasının sağlanacağını söyledi. Gölet gövdesinin tamamlandığını ve su tutulmaya başlandığını ifade eden Genel Müdür Balta, sulama hattı inşaatında da imalatların tamamlandığını belirterek iş kapsamında yaklaşık 16,4 km HDPE boru döşendiğini ve 110 adet sanat yapısı yapıldığını ifade etti. Ülke ekonomisine 41 milyon TL katkı Temelden yüksekliği 26,7 metre ve su depolama kapasitesi 1 milyon 131 bin m3 olan Niğde Elmalı Göleti ile bölgede yapılacak sulu tarım ile 2025 birim fiyatlarıyla ülke ekonomisine yıllık 41 milyon TL katkı sağlanması hedeflendiği belirtildi. Yapılan açıklamada; "Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü olarak tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak, musluklara sağlıklı ve içilebilir su ulaştırmak, yerleşim yerleri ile tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla suyun her damlasına sahip çıkıyoruz. Ülkemizde 1954 yılından bu yana toprak ve su kaynaklarını geliştirmekle mesul olan DSİ, aralarında dünyada ilk kez uygulanan projelerin, en yüksek ve büyük barajların, en uzun sulama kanallarının ve içme suyu maksatlı tünellerin bulunduğu sayısız tesisi tamamlayarak milletimizin istifadesine sunduk. DSİ olarak son yıllarda modern sulama projelerini geliştirerek uygulamaya koyuyoruz. Modern sulama ile tarımda sağlanan verim artışları, üretim deseninin çeşitlenmesi, çiftçi gelirlerinde doğrudan ve dolaylı artışa neden oluyor. Bu durum bir yandan kırsal kalkınmanın hedeflerinden olan yoksulluğun azaltılması amacına hizmet ediyor bir taraftan da yaşam standardını yükselttiği için göçü önlüyor" ifadelerine yer verildi.
İklim Kanunu Niğde’de anlatıldı: "Hayvancılığın yok edileceği söylemleri asılsız"
29 Mayıs 2025 Perşembe - 14:23 İklim Kanunu Niğde’de anlatıldı: "Hayvancılığın yok edileceği söylemleri asılsız" İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, iklim kanunuyla hayvancılığın yok edileceği ve tarımsal faaliyetlerin azaltılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, Türkiye’nin bu krize karşı aldığı önlemleri yasalarla güçlendirmeye çalıştıklarını söyledi. Prof. Dr. Halil Hasar, Türkiye’nin ilk İklim Kanunu’na dair merak edilenleri Niğde’de düzenlenen "İklim Konuşmaları" programında anlattı. Sosyal medyada dolaşan, iklim kanunuyla hayvancılığın yok edileceği ve tarımsal faaliyetlerin azaltılacağı yönündeki iddialara açıklık getiren Hasar, bu tür söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. İklim krizinin artık sadece çevrecilerin gündeminde olan bir mesele olmaktan çıktığını, sosyal, ekonomik ve insani krizlerin temel belirleyicisi haline geldiğini ifade eden Hasar, Türkiye’nin bu krize karşı aldığı önlemleri yasalarla güçlendirmeye çalıştıklarını söyledi. "Bireysel özgürlüklere müdahale yok" Hazırlanan İklim Kanunu’nun, kurum ve kuruluşların çevresel etkilerini azaltacak, enerji verimliliğini artıracak düzenlemeler içerdiğini belirten Hasar, "Kanunda bireysel özgürlükleri kısıtlayan hiçbir madde yok. Hayvancılık kelimesinin dahi geçmediği bir kanuna yönelik sosyal medyada ciddi bir dezenformasyon var. Tam tersine, bu kanun doğal kaynaklarımızı korumayı, doğa tasarrufunu ve israfı önlemeyi amaçlıyor" ifadelerini kullandı. Organik tarımın artırılmasının hedeflendiğini, hayvancılığı koruyan bir yaklaşım benimsendiğini vurgulayan Hasar, iklim krizine karşı dirençli şehirlerin oluşturulmasının da kanunun öncelikleri arasında olduğunu kaydetti ve " Ormanların yok edileceği yönündeki iddiaları da asılsız. Kanunla orman varlığının artırılmasını, yeşil alanların çoğaltılmasını ve ormancılık faaliyetlerinin güçlendirilmesini öngörüyorum" diye konuştu. "Sanayide temiz üretim dönemi başlıyor" "Bu kanun bireysel yaptırımı değil, sera gazı salan tesislerin dönüşümünü hedefliyor" diyen Hasar, tesislerin kapatılmasının değil, teknolojiyle birlikte dönüştürülmesinin amaçlandığını aktararak, "İnsanlar tarihi sorumluluklarını bilmeli, doğru konuşmalı. Bu kanun bireysel, özgürlükleri sınırlandıran bir kanun değil. Çünkü bireysel bir yaptırımı önceliklendiren bir kanun değil ve öyle bir hüküm yok. Bu kanunda özellikle dünyamıza sera gazlarını salan tesislerle alakalı hükümler var. İklim adaleti kapsamında değerlendirdiğimizde böyle tesislerin teknolojiyle değişmeleri gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın yeşil dönüşüm ifadeleri basit bir ifade değil, bu aslında bir vizyon. Türkiye’nin bundan sonraki süreçte sanayi devrimini kaçırdığı gibi bir döneme girmeyeceğini, tamamen yeşil dönüşüm devriminin içerisinde olacağını ifade eden bir söylem. 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, daha az enerjiyle, daha verimli üretim yapan bir sanayi yapısına geçiş yapılacak. Bu sayede Avrupa’ya ihracatta ödenen karbon vergisi engelini aşmak da mümkün olacak" dedi.
İklim Kanunu Niğde’de anlatıldı: "Hayvancılığın yok edileceği söylemleri asılsız"
29 Mayıs 2025 Perşembe - 14:15 İklim Kanunu Niğde’de anlatıldı: "Hayvancılığın yok edileceği söylemleri asılsız" İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Türkiye’nin ilk İklim Kanunu’na dair merak edilenleri Niğde’de düzenlenen "İklim Konuşmaları" programında anlattı. Sosyal medyada dolaşan, iklim kanunuyla hayvancılığın yok edileceği ve tarımsal faaliyetlerin azaltılacağı yönündeki iddialara açıklık getiren Hasar, bu tür söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. İklim krizinin artık sadece çevrecilerin gündeminde olan bir mesele olmaktan çıktığını, sosyal, ekonomik ve insani krizlerin temel belirleyicisi haline geldiğini ifade eden Hasar, Türkiye’nin bu krize karşı aldığı önlemleri yasalarla güçlendirmeye çalıştıklarını söyledi. "Bireysel özgürlüklere müdahale yok" Hazırlanan İklim Kanunu’nun, kurum ve kuruluşların çevresel etkilerini azaltacak, enerji verimliliğini artıracak düzenlemeler içerdiğini belirten Hasar, "Kanunda bireysel özgürlükleri kısıtlayan hiçbir madde yok. Hayvancılık kelimesinin dahi geçmediği bir kanuna yönelik sosyal medyada ciddi bir dezenformasyon var. Tam tersine, bu kanun doğal kaynaklarımızı korumayı, doğa tasarrufunu ve israfı önlemeyi amaçlıyor" ifadelerini kullandı. Organik tarımın artırılmasının hedeflendiğini, hayvancılığı koruyan bir yaklaşım benimsendiğini vurgulayan Hasar, iklim krizine karşı dirençli şehirlerin oluşturulmasının da kanunun öncelikleri arasında olduğunu kaydetti ve " Ormanların yok edileceği yönündeki iddiaları da asılsız. Kanunla orman varlığının artırılmasını, yeşil alanların çoğaltılmasını ve ormancılık faaliyetlerinin güçlendirilmesini öngörüyorum" diye konuştu. "Sanayide temiz üretim dönemi başlıyor" "Bu kanun bireysel yaptırımı değil, sera gazı salan tesislerin dönüşümünü hedefliyor" diyen Hasar, tesislerin kapatılmasının değil, teknolojiyle birlikte dönüştürülmesinin amaçlandığını aktararak, "İnsanlar tarihi sorumluluklarını bilmeli, doğru konuşmalı. Bu kanun bireysel, özgürlükleri sınırlandıran bir kanun değil. Çünkü bireysel bir yaptırımı önceliklendiren bir kanun değil ve öyle bir hüküm yok. Bu kanunda özellikle dünyamıza sera gazlarını salan tesislerle alakalı hükümler var. İklim adaleti kapsamında değerlendirdiğimizde böyle tesislerin teknolojiyle değişmeleri gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın yeşil dönüşüm ifadeleri basit bir ifade değil, bu aslında bir vizyon. Türkiye’nin bundan sonraki süreçte sanayi devrimini kaçırdığı gibi bir döneme girmeyeceğini, tamamen yeşil dönüşüm devriminin içerisinde olacağını ifade eden bir söylem. 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, daha az enerjiyle, daha verimli üretim yapan bir sanayi yapısına geçiş yapılacak. Bu sayede Avrupa’ya ihracatta ödenen karbon vergisi engelini aşmak da mümkün olacak" dedi.
İklim değişikliğine uyum için 18 ay süren proje başarıyla sonuçlandı
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 13:59 İklim değişikliğine uyum için 18 ay süren proje başarıyla sonuçlandı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ile Çukurova Üniversitesi ortaklığında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Avrupa Birliği (AB) desteğiyle yürütülen İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi Projesi kapanış programı gerçekleştirildi. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Atık Yönetimi Koordinatörü Prof. Dr. Ece Ümmü Deveci’nin koordinesinde hayata geçirilen projede, iklim değişikliği sorunlarına çözüm getirme ve kırsal bölgelerdeki kadınların ekonomik açıdan güçlenmesi ile çocukların değişen iklime karşı daha dirençli olması hedeflendi. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen kapanış programına katılan İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, iklim değişikliğinden etkilenecek olan kadınların ve çocukların bu süreci fırsatlara dönüştürmesi gerektiğini ifade etti. Hasar, "İklim değişikliğine sadece meteorolojik açıdan bakılması doğru değil. Bunun teknoloji, çevre ve en önemlisi de sosyal politikalar ayağı var. Artık çeşitli önlemlerin küresel anlamda alınması gerekiyor. Bu önlemler alınırken de devletler çeşitli taahhütlerde bulunuyor. Çünkü dünyamız ciddi bir ısınma eşiğini geçmiş durumda. Burada en önemli husus, insan. Özellikle kırılgan gruplar olarak bildiğimiz, iklimden en fazla etkilenecek olan kadınların ve çocukların bu süreçte en az şekilde etkilenmesi gerekiyor ve fırsatlara dönüştürmesi gerekiyor. Yani iklim sadece tehdit değil, tehditlerin olduğu yerde fırsatlar da var ve bunu değerlendirmek gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu ise üniversitenin yenilenebilir enerji, nanoteknoloji, tarım ve gıda alanlarını öncelikli alanlar olarak benimsediğini hatırlatarak şunları söyledi: "Anadolu’nun yükseköğretim ve bilimde parlayan yıldızı mottosuyla birçok alanda öncü çalışmalar yapan ve son birkaç yılda çok önemli başarılara imza atan üniversitemizde böylesine önemli bir projenin kapanışını gerçekleştiriyor olmaktan mutluyuz. Bölgesel kalkınma odaklı, öncelikli alanlarda ihtisaslaşmış, topluma hizmette öncü ve yenilikçi bir üniversite olma vizyonuyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüren üniversitemizde, şehrimizin ve bölgemizin kalkınmasına katkı sunan daha nice stratejik projeyi tamamlamanın heyecanını ve gururunu yine birlikte yaşayacağız. Üniversitemizin stratejisine ve çalışmalarına uygun olarak hayata geçirilen bir projedir. İklim değişikliğinin muhtemel ciddi sonuçları nedeniyle genellikle kırsal kesimdeki kadın ve çocuklarımıza yönelik olan bu projemiz kapsamında, geçtiğimiz başından beri çok önemli faaliyetler gerçekleştirilmiştir." Proje koordinatörü Prof. Dr. Ece Ümmü Deveci ise 18 süren süren proje hakkında şu bilgileri verdi: "Bu proje masa başında yazılmış teorik bir projeydi ama teoriden öte bir proje yazdığımızı fark ettik. Doğrudan sahada, toprakta, kadınlarla birlikte ve çocukların gözlerinden ilham alarak gerçekleştirdik. Sahaya indik, kadınlarımızın ve çocuklarımızın ihtiyaçlarını göz önüne alarak hareket ettik. Komposttan solucan gübresine, sıfır atık mutfaktan tıbbi aromatik bitkilere, solucan gübresinden yağmur suyu hasadına kadar pek çok alanda eğitim verdik. Kadın ve çocuk kırılganlığının üstesinden gelebilmek için daha büyük adımlara, daha çok desteğe ihtiyacımız var." Kapanış programı kapsamında kadın kooperatiflerince kadın girişimci stantları açıldı, en iyi kompost ödülü verildi. Projeye destek veren kişi ve kurumlara teşekkür belgesi ile eğitimleri başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifika dağıtımı gerçekleştirildi.