Yerel Haberler
Niğde
Niğde’de sağanak ve eriyen kar suları taşkınlara neden oldu 18 Nisan 2026 Cumartesi - 20:22:07 Niğde’de etkili olan sağanak yağış ve eriyen kar suları bazı bölgelerde su taşkınlarına neden olurken, ekipler çalışma başlattı. Dün gece başlayan sağanak yağışın ardından özellikle Koyunlu köyü ile Küçükköy Dereleri’nde su debisi artarken, Koyunlu köyündeki barajda ise su seviyesi yükseldi. Yağış ve kar sularının etkisiyle Fertek Mahallesi’nde bazı yollar su altında kaldı. Koyunlu Deresi, Küçükköy Deresi ve Koyunlu’daki göletten taşan suların Fertek, Organize Sanayi Bölgesi ve Özbelde yönüne doğru akışa geçmesi üzerine Niğde Belediyesi ile Devlet Su İşleri ekipleri bölgede çalışma başlattı. Bölgede incelemelerde bulunan Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, suların kontrollü şekilde Akkaya Barajı’na yönlendirildiğini belirtti. Özdemir, karların erken erimesiyle birlikte uzun yıllardır aktif olmayan derelerin yeniden akmaya başladığını ifade etti. Başkan Özdemir açıklamasında, "Karların erken erimesiyle birlikte Koyunlu Deresi, Küçükköy Deresi’nin suları ve Koyunlu’daki göletten taşan sular şu anda Koyunlu köyü üzerinden Fertek’e geliyor. Organize Sanayi Bölgesi tarafına geliyor. Özbelde tarafına doğru da gelen bir hat var. Burada kontrolsüz bir şekilde gelen bir su var. Ekiplerimiz çalışıyor. Devlet Su İşleri görev başında, Niğde Belediyesi görevi başında. Şu an kontrollü bir şekilde Akkaya Barajı’na kadar ulaştırılıyor. Şükürler olsun bu sene bereketli geçti. O bereketin de yansıması oluyor. Biraz önce istişare ettik teknik heyetle de neredeyse son 30 yıldır hiç aktif olmayan dereler bu sene aktif hale geldi. Özellikle Fertek’te ve Koyunlu’da. Ama olsun, bereket olsun. Bunun da çözümü var. İnşallah kısa sürede de çözüme kavuşacak" dedi. Başkan Özdemir muhtemel taşkın ve sel riskine karşı çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü belirtirken, vatandaşların herhangi bir olumsuzluk yaşamaması için sahada koordineli şekilde müdahalenin devam ettiğini bildirdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:32 28 ülkeden 78 sanatçının eseri Niğde’de sanatseverlerle buluştu Niğde Belediyesi Sanat Galerisi’nde açılan ’ART QUAKE-17’ sergisi ile 28 ülkeden eserler sanatseverlerle buluştu. Farklı coğrafyalardan sanatçıları bir araya getiren sergide, 28 ülkeden 78 sanatçının eserleri ile birlikte Türkiye’den sanatçıların çalışmaları da yer alıyor. Yaklaşık 103 eserin sergilendiği etkinlikle ilgili bilgi veren küratör Safa Büte, etkinliğin yalnızca estetik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda küresel sorunlara dikkat çekmeyi amaçladığını belirtti. Büte, doğanın ve insanlığın karşı karşıya olduğu tehditlere vurgu yaparak, sanat yoluyla farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Serginin temasının, ’her şeye yeniden başlanabilse’ düşüncesi etrafında şekillendiğini dile getiren Büte, sergide Kore, Amerika, İspanya, Arnavutluk ve Kosova başta olmak üzere birçok ülkeden sanatçıların eserlerinin yer aldığını belirtti. Sergiyi gezen Şükran Güleryüz ise etkinliği genel olarak beğendiğini ifade ederek, Niğde’de bu tür organizasyonların artmasının önemli olduğunu dile getirdi. Sanata ilgisinin geçmişe dayandığını belirten Güleryüz, şehirde gezilecek ve kültürel anlamda zenginlik sunan etkinliklerin bulunmasının hem bireysel hem de toplumsal açıdan değerli olduğunu söyledi. 11 Nisan’da kapılarını açan sergi, 19 Nisan’a kadar gezilebilecek.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:26 28 ülkeden 78 sanatçının eseri Niğde’de buluştu Niğde Belediyesi Sanat Galerisi’nde açılan ’ART QUAKE-17’ sergisi ile uluslararası sanat ziyaretçilerle buluştu. Farklı coğrafyalardan sanatçıları bir araya getiren sergide, 28 ülkeden 78 sanatçının eserleri ile birlikte Türkiye’den sanatçıların çalışmaları da yer alıyor. Yaklaşık 103 eserin sergilendiği etkinlikle ilgili bilgi veren küratör Safa Büte, etkinliğin yalnızca estetik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda küresel sorunlara dikkat çekmeyi amaçladığını belirtti. Büte, doğanın ve insanlığın karşı karşıya olduğu tehditlere vurgu yaparak, sanat yoluyla farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Serginin temasının, ’her şeye yeniden başlanabilse’ düşüncesi etrafında şekillendiğini dile getiren Büte, sergide Kore, Amerika, İspanya, Arnavutluk ve Kosova başta olmak üzere birçok ülkeden sanatçıların eserlerinin yer aldığını belirtti. Sergiyi gezen Şükran Güleryüz ise etkinliği genel olarak beğendiğini ifade ederek, Niğde’de bu tür organizasyonların artmasının önemli olduğunu dile getirdi. Sanata ilgisinin geçmişe dayandığını belirten Güleryüz, şehirde gezilecek ve kültürel anlamda zenginlik sunan etkinliklerin bulunmasının hem bireysel hem de toplumsal açıdan değerli olduğunu söyledi. 11 Nisan’da kapılarını açan sergi, 19 Nisan’a kadar gezilebilecek. (ST-EK
17 Nisan 2026 Cuma - 16:53 Uclg-Mewa 2026 Yönetim Kurulu Toplantısı ’Kentsel Yenilikçilik’ temasıyla Niğde’de başlıyor Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Yönetim Kurulu Toplantısı, 20-22 Nisan 2026 tarihleri arasında Niğde Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. ’Medeniyetlerin Yaşatıldığı Şehir’ Niğde’de düzenlenecek olan buluşma; bölge ülkelerinden belediye başkanlarını, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve uluslararası paydaşları bir araya getirecek. Toplantının bu yılki ana teması ise ’Kentsel Yenilikçilik: Yerel Çözümlerle Ortak Gelecek’ olarak belirlendi. Kritik şehircilik ve iklim konularının masaya yatırılacağı program, UCLG-MEWA ve Niğde Belediyesi ortaklığında düzenlenerek şehirlerin geleceğine yön verecek yenilikçi politikaların geliştirilmesine zemin hazırlayacak. Etkinlikte öne çıkan üst düzey diyalog ve panel başlıkları çerçevesinde; kentsel yenilikçilik ve yerel liderlik, su stresi temelinde iklim değişikliği uyum politikaları, yerel yönetimlerde yeni bir dönemi işaret eden kentsel yenilikçilik ve akıllı şehirler ile kentsel yenilikçilik ve girişimciliğin sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları gibi önemli konular ele alınacak. 20 Nisan Pazartesi günü resmi açılış ile başlayacak olan program, yerel liderlerin katılımıyla kentsel yenilikçilik ve su stresi gibi hayati konuların ele alınacağı üst düzey diyaloglarla devam edecek. Öğleden sonra ise teşkilatın temel karar alma merci olan UCLG-MEWA Yönetim Kurulu Toplantısı Oturumu gerçekleştirilerek, teşkilatın stratejik hedefleri ve gelecek vizyonu şekillendirilecek. 21 Nisan Salı günü katılımcılar, Gebere Mesire Alanı’nda düzenlenecek networking etkinliğinde bir araya gelecek ve ardından Niğde’nin potansiyelini yerinde görmek amacıyla çeşitli teknik ziyaretler gerçekleştirecek. Öğleden sonraki panel oturumlarında kentsel yenilikçilik ve akıllı şehirler ile kentsel yenilikçilik ve girişimcilik konularında tecrübe paylaşımı yapılacak. Kapasite geliştirme çalıştayları ve eğitimler düzenlenecek Toplantının son günü olan 22 Nisan Çarşamba, eğitim ve proje geliştirme odaklı geçecek. T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın paydaşlığında katılımcılara yönelik ’Yerel Yönetimler için Proje Döngüsü Yönetimi (PCM) Çalıştayı’ düzenlenirken, eş zamanlı olarak Niğde Belediyesi personeline özel ’MEWA SKA (Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları) İndeksi Eğitimi’ verilecek. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, böylesine önemli bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek; "Kentsel yenilikçilik ve sürdürülebilir şehircilik alanında bilgi ve tecrübe paylaşımına imkân sağlayacak buluşmanın, şehrimizin uluslararası görünürlüğüne katkı sunacağına inanıyoruz. Niğde Belediyesi olarak ortak akıl ve iş birliğiyle geleceğin şehirlerini inşa etme vizyonuna katkı sağlamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Niğde’den dünyaya ’akrep zehri’ ihracatı
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:38 Niğde’den dünyaya ’akrep zehri’ ihracatı Niğde’nin Edikli beldesinde yaşayan genç girişimci İhsan Nacar, ailesiyle birlikte kurduğu tesiste yetiştirdiği akreplerin zehrini yurt dışına ihraç ediyor. Bin akreple faaliyete geçen tesiste, Türkiye’de nadir olarak yapılan akrep zehri üretimi gerçekleştiriliyor. Ailenin ürettiği akrep zehirleri, soğuk zincirle Çin, Japonya, Kore, ABD ve Rusya’ya ihraç ediliyor. Girişimci İhsan Nacar, işin hikayesini şöyle anlattı: "Bizim bölgemizde yılan ve akrep gibi hayvanlar çok görüldüğü için bu canlılara merakım oluştu ve araştırmaya başladım. Türkiye’de ve dünyada akrep zehrinin kullanım alanlarını, üretim yöntemlerini, beslenmesini inceledim. Projemizi Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunduk, onay aldıktan sonra da tesisimizi kurduk. Şu anda Şanlıurfa bölgesine ait yerli akrep türlerini yetiştiriyor ve zehrini sağarak elde ediyoruz." Akrepler resmi yollarla temin ediliyor Satışı ve doğadan toplanması yasak olan akreplerin, izinli firmalardan resmi yollarla temin edildiğini belirten Nacar, "Türkiye’de akrep toplamak ve satmak yasak. Biz bu işi tamamen yasal yollarla, aktif ve izinli şirketlerden danışmanlık alarak hibe yolu ile temin etti. Şu anda tesisimizde yaklaşık 1000 akrep bulunuyor" dedi. Akreplere sessiz ve karanlık ortamlarda özenli bakım yapılıyor Akreplerin sağlıklı şekilde büyüyebilmesi için özel ortamlar oluşturduklarını belirten Nacar, bakım şartlarını şöyle anlattı: "Akreplerimizi sessiz, karanlık ve sıcaklığı sabit tutulan ortamlarda barındırıyoruz. Her biri ayrı kaplarda yaşıyor. Sıcaklık düşük olursa üşüyorlar, fazla rutubet olursa strese girip ölebiliyorlar" diye konuştu. Akrep zehri, araştırma ve ilaç ile kozmetik sektöründe kullanılıyor Zehri kozmetik, ilaç ve biyoteknoloji firmalarına gönderdiklerini ifade eden Nacar, "Piyasada resmi firmalardan başka satış yapılması yasak. Biz zehri AR-GE çalışmaları için ilaç, kozmetik ve biyokimya laboratuvarlarına satıyoruz. 300-400 akrepten ortalama 1 gram zehir elde ediyoruz. Şu anda Çin, Japonya, Kore, ABD ve Rusya gibi ülkelere gönderim yapıyoruz. Akrep sayımızı 15-20 bine çıkarmayı hedefliyoruz. Gelecekteki hedefimiz ise sadece zehir satmakla kalmayıp, akrep zehrinden ağrı kesici krem veya serum gibi ürünler üretmek" diye konuştu. "Zamanla korkumu yendim, akreplerle bağ kurdum" Nacar’ın kız kardeşi Rabia Özgen de tesiste aktif olarak görev alıyor. Başlarda korktuğunu ama zamanla alıştığını söyleyen Özgen, "Abimin merakıyla başladık bu işe. İlk başta tedirgindim ama sonra alıştım. Onlara yemlerini, sularını verdikçe insan bağ kuruyor. Ayda dört gün bakım ve sağım yapıyoruz, zehirleri -44 derecede muhafaza ediyoruz. Şimdi artık korkmuyorum, severek yapıyorum" dedi. Türkiye’de bu alanda sayılı üreticiler arasında yer alan Nacar ailesi, Niğde ve çevresinde bulunan akrep türleri üzerinde de AR-GE çalışması sürdürerek tespit edilecek yeni türleri dünya pazarına sunmayı hedefliyor.
Niğde ve Kapadokya arkeolojisi için önemli keşif
07 Kasım 2025 Cuma - 09:25 Niğde ve Kapadokya arkeolojisi için önemli keşif Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Bahçeli beldesinde yer alan ve 2’nci yüzyılda inşa edilen Antik Roma Havuzu, 80 yıl sonra yeniden yapılan kazılarda bambaşka bir kimliğe büründü. Yalnızca Antik Tyana’ya içme suyu sağladığı düşünülen havuzun, aslında suyla tedavi yapılan bir şifa merkezi olduğu ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi çerçevesinde Bahçeli Roma Havuzu’nda sürdürülen kazı çalışmaları, Aksaray Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Osman Doğanay ve ekibi tarafından yürütülüyor. M.S. 2’nci yüzyılda, Hadrian ve Trajan dönemlerinde inşa edilen yapı, bugüne kadar sadece Antik Tyana kentine içme suyu sağlayan bir sistemin parçası olarak biliniyordu. Ancak 2025 yılı kazı çalışmaları, bu bilginin çok ötesine geçerek Roma Havuzu’nun sağlıkla ilişkili bir merkez olduğunu kanıtladı. Yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Osman Doğanay, "Tyana Antik Kenti sınırları içerisindeki Roma Havuzu’nda 2025 yılında Bakanlığımızın Geleceğe Miras Projesi kapsamında iki buçuk aya yakın bir çalışma yürüttük. Bu çalışmalar neticesinde önemli bilgilere ulaştık. En önemlisi de bu havuzun Tiyana Antik Kenti’ne su getiren işlevsel bir yapı olmaktan ziyade, aynı zamanda önemli bir suyla tedavi merkezinin olduğu ortaya çıktı" dedi. Asklepios kültü ve şifa merkezi kanıtları Kazılar sırasında ortaya çıkan Asklepios kültüne ait buluntular, havuzun tıbbi ve dini bir işlev üstlendiğini doğruladı. Doğanay, bu keşiflerin önemine dikkat çekerek, "Kazılar sırasında bulduğumuz en önemli eser, sağlıkla ilişkilendirilen tanrı Asklepios’a ait bir sunak. Üzerinde yılan tasvirleri bulunan bu sunak ve yine yılan figürlü heykel parçaları, burasının bir tedavi merkezi olduğuna açık kanıt sunuyor. Ayrıca havuzun doğu cephesinde çıkan kalıntılar, Asklepios’a adanmış bir tapınak ya da kült merkezi olduğunu kesinleştiriyor" diye konuştu. Doğanay, daha önce sadece içme suyu sağladığı düşünülen bu havuzun artık "şifalı sularla tedavi yapılan bir tapınak kompleksi" olarak değerlendirildiğini belirtti. Kazılarda ele geçirilen bir kitabenin yapının Marcus Aurelius ve Commodus dönemine ait olduğunu ortaya koyduğunu kaydeden Prof. Dr. Doğanay, "Marcus Aurelius ve Commodus tarafından yaptırıldığını veya onlara ithaf edildiğine dair önemli bir kitabe ortaya çıktı. Her iki imparatorun adının bu kitabede geçmesi, hem yapının tarihini netleştirdi hem de inşa sürecinin M.S. 177-180 yılları arasında, yani üç yıllık bir dönemde tamamlandığını gösterdi" şeklinde konuştu. Niğde ve Kapadokya arkeolojisi için önemli keşif Bahçeli Roma Havuzu’nda yürütülen kazılar, sadece Niğde tarihi açısından değil, Kapadokya arkeolojisi açısından da büyük önem taşıdığının altını çizen Prof. Dr. Osman Doğanay, "Bu yılki kazılar, Kapadokya ve Niğde tarihi açısından çok önemli bir bulguya işaret ediyor. Artık kesin olarak biliyoruz ki burası suyla tedavi yapılan bir yer. Yaklaşık 80 yıl aradan sonra yeniden yapılan kazılar sayesinde, bu bilgiler ilk kez bilimsel olarak teyit edildi" şeklinde konuştu. Kazılarda sürpriz eserler bekleniyor Kazıların 2026 yılında da devam edeceğini belirten Doğanay, alanın mimari dokusunun bütünüyle ortaya çıkarılacağını ve sonrasında turizme kazandırılacağını ifade ederek, "Önümüzdeki yıl yapacağımız çalışmalarla Roma Havuzu’nun çevresindeki kompleksleri de gün yüzüne çıkaracağız. Yapılacak çevre düzenlemeleriyle birlikte burasının ziyaretçilere açık bir arkeolojik sağlık merkezi olarak turizme kazandırılmasını hedefliyoruz. Kazıların genişlemesiyle birlikte daha sürpriz eserlere ulaşacağımızı düşünüyoruz. Böyle tedavi merkezleri antik dönemde de çok ziyaretçi alırdı. Ziyaretçiler burada adaklar adar, sunular bırakırdı. Bu nedenle kazılar ilerledikçe çok daha fazla kalıntıya ulaşacağımızdan eminiz" ifadelerini kullandı.
Niğde ve Kapadokya arkeolojisi için önemli keşif
07 Kasım 2025 Cuma - 09:21 Niğde ve Kapadokya arkeolojisi için önemli keşif Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Bahçeli Kasabası’nda yer alan ve 2’nci yüzyılda inşa edilen Antik Roma Havuzu, 80 yıl sonra yeniden yapılan kazılarda bambaşka bir kimliğe büründü. Yalnızca Antik Tyana’ya içme suyu sağladığı düşünülen havuzun, aslında suyla tedavi yapılan bir şifa merkezi olduğu ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi çerçevesinde Bahçeli Roma Havuzu’nda sürdürülen kazı çalışmaları, Aksaray Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Osman Doğanay ve ekibi tarafından yürütülüyor. Milattan sonra 2’nci yüzyılda, Hadrian ve Trajan dönemlerinde inşa edilen yapı, bugüne kadar sadece Antik Tyana kentine içme suyu sağlayan bir sistemin parçası olarak biliniyordu. Ancak 2025 yılı kazı çalışmaları, bu bilginin çok ötesine geçerek Roma Havuzu’nun sağlıkla ilişkili bir merkez olduğunu kanıtladı. Doğanay, yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler vererek, "Tyana Antik Kenti sınırları içerisindeki Roma Havuzu’nda 2025 yılında Bakanlığımızın Geleceğe Miras Projesi kapsamında iki buçuk aya yakın bir çalışma yürüttük. Bu çalışmalar neticesinde önemli bilgilere ulaştık. En önemlisi de bu havuzun Tiyana Antik Kenti’ne su getiren işlevsel bir yapı olmaktan ziyade, aynı zamanda önemli bir suyla tedavi merkezinin olduğu ortaya çıktı" dedi. Asklepios kültü ve şifa merkezi kanıtları Kazılar sırasında ortaya çıkan Asklepios kültüne ait buluntular, havuzun tıbbi ve dini bir işlev üstlendiğini doğruladı. Doğanay, bu keşiflerin önemine dikkat çekerek, "Kazılar sırasında bulduğumuz en önemli eser, sağlıkla ilişkilendirilen tanrı Asklepios’a ait bir sunak. Üzerinde yılan tasvirleri bulunan bu sunak ve yine yılan figürlü heykel parçaları, burasının bir tedavi merkezi olduğuna açık kanıt sunuyor. Ayrıca havuzun doğu cephesinde çıkan kalıntılar, Asklepios’a adanmış bir tapınak ya da kült merkezi olduğunu kesinleştiriyor" diye konuştu. Doğanay, daha önce sadece içme suyu sağladığı düşünülen bu havuzun artık "şifalı sularla tedavi yapılan bir tapınak kompleksi" olarak değerlendirildiğini belirtti. Kazılarda ele geçirilen bir kitabenin yapının Marcus Aurelius ve Commodus dönemine ait olduğunu ortaya koyduğunu kaydeden Prof. Dr. Doğanay, "Marcus Aurelius ve Commodus tarafından yaptırıldığını veya onlara ithaf edildiğine dair önemli bir kitabeortaya çıktı. Her iki imparatorun adının bu kitabede geçmesi, hem yapının tarihini netleştirdi hem de inşa sürecinin milattan sonra 177-180 yılları arasında, yani üç yıllık bir dönemde tamamlandığını gösterdi" şeklinde konuştu. Niğde ve Kapadokya arkeolojisi için önemli keşif Bahçeli Roma Havuzu’nda yürütülen kazılar, sadece Niğde tarihi açısından değil, Kapadokya arkeolojisi açısından da büyük önem taşıdığının altını çizen Aksaray Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Osman Doğanay, "Bu yılki kazılar, Kapadokya ve Niğde tarihi açısından çok önemli bir bulguya işaret ediyor. Artık kesin olarak biliyoruz ki burası suyla tedavi yapılan bir yer. Yaklaşık 80 yıl aradan sonra yeniden yapılan kazılar sayesinde, bu bilgiler ilk kez bilimsel olarak teyit edildi" şeklinde konuştu. Kazılarda sürpriz eserler bekleniyor Kazıların 2026 yılında da devam edeceğini belirten Doğanay, alanın mimari dokusunun bütünüyle ortaya çıkarılacağını ve sonrasında turizme kazandırılacağını ifade eden Doğanay; "Önümüzdeki yıl yapacağımız çalışmalarla Roma Havuzu’nun çevresindeki kompleksleri de gün yüzüne çıkaracağız. Yapılacak çevre düzenlemeleriyle birlikte burasının ziyaretçilere açık bir arkeolojik sağlık merkezi olarak turizme kazandırılmasını hedefliyoruz. Kazıların genişlemesiyle birlikte daha sürpriz eserlere ulaşacağımızı düşünüyoruz. Böyle tedavi merkezleri antik dönemde de çok ziyaretçi alırdı. Ziyaretçiler burada adaklar adar, sunular bırakırdı. Bu nedenle kazılar ilerledikçe çok daha fazla kalıntıya ulaşacağımızdan eminiz" ifadelerini kullandı. (ST-AG-
Lösemili çocuklar için iyilik sofrası
06 Kasım 2025 Perşembe - 14:44 Lösemili çocuklar için iyilik sofrası Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü’nce, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında farkındalık oluşturmak ve lösemili çocuklara destek olmak amacıyla ’İyilik Sofrası’ etkinliği düzenlendi. Diş Hekimliği Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, akademisyenler, öğrenciler ve gönüllüler bir araya gelerek hazırladıkları ürünleri satışa sundu. Elde edilen gelir, lösemi tedavisi gören çocuklara bağışlanacak. Katılımcılar için hem toplumsal farkındalığı artırmayı hem de lösemiyle mücadele eden çocuklara moral olmayı hedefleyen etkinliğe katılan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, lösemiye dikkat çekmek amacıyla her yıl çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirtti. Uslu, "Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla Diş Hekimliği Fakültemizde birçok anlamlı etkinlik yapıyoruz. Üniversitemizde lösemi hastalığını atlatmış öğrencilerimizle birlikte içten bir dayanışma yürütüyoruz. Bu etkinlik de o çalışmaların bir parçası. Toplumsal Katkı Koordinatörlüğümüz öncülüğünde topluma dokunan projeler üretmeye devam edeceğiz. Şifa bekleyen tüm evlatlarımıza Allah’tan acil şifalar diliyorum" dedi. Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Kevser Kurt Demirsoy ise etkinliğin hem akademik hem de toplumsal bir dayanışma örneği olduğunu vurgulayarak, "Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında idari ve akademik personelimizle birlikte el emeği ürünler hazırladık. Rektörlüğümüz ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğümüzün desteğiyle güzel bir farkındalık etkinliği gerçekleştirdik. Toplanan gelir, lösemili çocuklarımızın tedavi süreçlerine katkı sağlayacak. Bu vesileyle tüm hastalarımıza şifa diliyorum" ifadelerine yer verdi. Etkinliğe katılan lösemi hastalığını atlatmış öğrenciler de duygularını paylaştı. Elektrik ve Elektronik Mühendisliği öğrencisi Emre Polatoğlu, 12 yaşında yakalandığı hastalıkla 6 yıl boyunca mücadele ettiğini anlatarak, "Lösemiyle mücadele ederken yaşadığım zorlukları unutmuyorum. Şimdi çocuklara ve ailelerine umut olabilmek için elimden geleni yapıyorum. Üniversitemiz bu konuda çok duyarlı, bizleri sürekli destekliyor. Bize gerçekten bir aile gibi davranıyorlar. Bu duyarlılıkları için teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sekreterlik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Zeynep Açar ise tedavisinin halen devam ettiğini belirterek, "Yaklaşık 6 yıl önce bu hastalığa yakalandım. Tedavim sürüyor ama artık günlük hayatıma adapte olabiliyorum. Lösemi, herkesin başına gelebilecek bir hastalık. Bu yüzden hastalara en büyük tavsiyem umutlarını asla kaybetmemeleri. Üniversitemiz hem tedavi sürecinde hem de moral açısından bizlere büyük destek veriyor. Tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Niğde’de "Bir Tır Dolusu Mutluluk"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 14:10 Niğde’de "Bir Tır Dolusu Mutluluk" Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu tarafından hazırlanan ve her gittiği şehirde çocuklara, gençlere ve yetişkinlere keyifli anlar yaşatan ’Geleneksel Oyunlar Tırı’ bu kez Niğde’ye geldi. Niğde Valiliği, Niğde Belediyesi, İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, çocuklar gün boyunca geleneksel oyunlarla hem eğlendi hem öğrendi. Etkinlik alanını Niğde Valisi Cahit Çelik ve Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir de gezerek çocukların oynadığı oyunları izledi. Program kapsamında Orman İl Müdürlüğü tarafından temin edilen fidanlar, çocuklara dağıtıldı. Etkinliğin alan koordinatörü Gülyeter Yaşar, 2 Mayıs’ta Ankara’da düzenlenen şenlikle yola çıktıklarını belirterek, "İlk olarak bir tır dolusu mutluluğumuzu 10 deprem ilimize ulaştırdık. Bugün ise 57. durağımız olan Niğde’deyiz. Burada çok güzel bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. Akşam 17.00’ye kadar çocuklarla birlikte olacağız" dedi. Yaşar, geleneksel oyunların çocuklara hem fiziksel hem de sosyal anlamda katkı sağladığını vurgulayarak, "Burada çocuklar birbirinin ismini bilmeden oyun arkadaşı oluyor. Teknoloji ortamından biraz olsun uzaklaşıp pili bitmeyen oyunlarla tanışıyorlar. Annelerinin babalarının oynadığı oyunları aileleriyle birlikte yeniden deneyimlemeleri bizi çok mutlu ediyor" diye konuştu. Katılımcı çocuklar ise oyun alanında doyasıya eğlenirken geleneksel oyunları oynadıkları için mutlu olduklarını ifade ettiler. Ankara’dan yola çıkan ve Anadolu’yu il il gezen oyun tırı, mas güreşi, kale oyunu, hacıyatmaz, on iki taş, mangala, aşık oyunu, halat çekme, çuval yarışı, çemberbaz ve koca ayak gibi geleneksel oyunları tanıtmayı ve çocuklar arasında yaygınlaştırmayı amaçlıyor.
Niğde Valisi Çelik: "Niğde, kamp ve karavan turizmi için en uygun illerden biri"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:30 Niğde Valisi Çelik: "Niğde, kamp ve karavan turizmi için en uygun illerden biri" Niğde Valiliği koordinasyonunda ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle yürütülen ’Niğde Doğanı Keşfet-Kamp ve Karavan ile Keşif Rotaları’ projesi kapsamında temin edilen ekipmanların tanıtımı amacıyla düzenlenen Ekipman Tanıtım Töreni gerçekleştirildi. Niğde Kamp ve Karavan Derneği tarafından düzenlenen programda, hibe kapsamında alınan ekipmanlar sergilendi. Törene katılan Niğde Valisi Cahit Çelik, alanda ekipmanları inceleyerek proje hakkında bilgi aldı. Vali Çelik yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanlığı’nın her yıl sivil toplum kuruluşlarının kapasitesini artırmak amacıyla önemli destekler sağladığını belirterek, "Bu çerçevede bu yıl ilimizden toplam dört proje destek aldı. Niğde, kampçılık ve karavan turizmi açısından oldukça uygun bir il. Hem Aladağlar, hem Bolkar Dağları hem de Melendiz Dağları bu anlamda elverişli alanlar" dedi. Projeye 502 bin lira destek sağlandığını ifade eden Çelik, "Bu destek kapsamında dernek üyeleri makine, ekipman ve malzeme temin ettiler. Böylece vatandaşlarımıza kampçılığı sevdirmek ve bu kültürü yaygınlaştırmak adına etkinlikler düzenleyecekler. Kendilerine hayırlı olsun diyor, belediyemize ve İçişleri Bakanlığımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Vali Çelik, ilerleyen dönemde Emli Vadisi ile Gebere Barajı çevresinde karavan turizmine yönelik altyapı çalışmaları yapılacağını da belirterek, "İlimiz kampçılık ve karavan açısından çok uygun bir yer. Ketençimen Tesisleri’nin altyapısı da bu tür faaliyetler için elverişli. İnşallah önümüzdeki süreçte ilimiz bu alanda daha da tanınır hale gelecek" dedi.
Niğde Valisi Çelik: "Niğde, kamp ve karavan turizmi için en uygun illerden biri"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:28 Niğde Valisi Çelik: "Niğde, kamp ve karavan turizmi için en uygun illerden biri" Niğde Valiliği koordinasyonunda ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle yürütülen ’Niğde Doğanı Keşfet-Kamp ve Karavan ile Keşif Rotaları’ projesi kapsamında temin edilen ekipmanların tanıtımı amacıyla düzenlenen Ekipman Tanıtım Töreni gerçekleştirildi. Niğde Kamp ve Karavan Derneği tarafından düzenlenen programda, hibe kapsamında alınan ekipmanlar sergilendi. Törene katılan Niğde Valisi Cahit Çelik, alanda ekipmanları inceleyerek proje hakkında bilgi aldı. Vali Çelik yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanlığı’nın her yıl sivil toplum kuruluşlarının kapasitesini artırmak amacıyla önemli destekler sağladığını belirterek, "Bu çerçevede bu yıl ilimizden toplam dört proje destek aldı. Niğde, kampçılık ve karavan turizmi açısından oldukça uygun bir il. Hem Aladağlar, hem Bolkar Dağları hem de Melendiz Dağları bu anlamda elverişli alanlar" dedi. Projeye 502 bin lira destek sağlandığını ifade eden Çelik, "Bu destek kapsamında dernek üyeleri makine, ekipman ve malzeme temin ettiler. Böylece vatandaşlarımıza kampçılığı sevdirmek ve bu kültürü yaygınlaştırmak adına etkinlikler düzenleyecekler. Kendilerine hayırlı olsun diyor, belediyemize ve İçişleri Bakanlığımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Vali Çelik, ilerleyen dönemde Emli Vadisi ile Gebere Barajı çevresinde karavan turizmine yönelik altyapı çalışmaları yapılacağını da belirterek, "İlimiz kampçılık ve karavan açısından çok uygun bir yer. Ketençimen Tesisleri’nin altyapısı da bu tür faaliyetler için elverişli. İnşallah önümüzdeki süreçte ilimiz bu alanda daha da tanınır hale gelecek" dedi. (ST-EK