Yerel Haberler
Ordu
05 Mart 2026 Perşembe - 15:58 Vali Erol: "Ordu’da olayları aydınlatma oranımız yüzde 100’e ulaştı" Ordu Valisi Muammer Erol, ildeki olayların aydınlanma oranının yüzde 100’ e ulaştığını söyledi. Vali Muammer Erol, il genelinde asayiş, narkotik, siber suçlar, terör, kaçakçılık ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarla ilgili basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda, İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 2025-2026 yılları şubat aylarının karşılaştırılması yapıldı. Kişilere karşı işlenen 10 önemli suç kategorisinde olay sayısında yüzde 8 azalma yaşandığını söyleyen Vali Erol, olayların aydınlatma oranının 2025 yılı şubat ayında yüzde 99,9 iken, 2026 yılı şubat ayında ise yüzde 100 olduğunu kaydetti. Mal varlığına karşı işlenen suçlarda azalma Mal varlığına karşı işlenen suçlarda da azalma yaşandığına dikkat çeken Vali Erol, bu suç kategorilerinde olay sayısında geçen yıla göre yüzde 29 azalma olduğunu aktardı. Erol, yapılan çalışmalarda hapis cezasına göre aranan 546 kişinin yakalandığını, ifade için aranan bin 196 kişi hakkında işlem yapıldığını belirterek, asayiş olaylarında toplam 119 silahın ele geçirildiğini ve 130 kişi hakkında işlem yapıldığını kaydetti. Kaçakçılık operasyonlarında 90 kişiye adli işlem Vali Muammer Erol, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında şubat ayında 73 operasyon düzenlendiğini belirterek, 90 kişi hakkında işlem yapıldığını, 6 kişinin tutuklandığını ve 8 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını söyleyerek, operasyonlarda çok sayıda kaçak sigara, tütün, alkollü içki, sahte para, silah, fişek, tarihi eser ve makaron ele geçirildiğine dikkat çekti. Uyuşturucu operasyonlarında 59 tutuklama Uyuşturucuyla mücadele kapsamında ise Şubat ayında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 44 operasyon düzenlendiğini belirten Vali Erol, 59 kişinin tutuklandığını, 26 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını kaydetti. Siber suçlarla mücadele Siber suçlarla mücadele kapsamında da çalışmaların sürdüğünü belirten Vali Erol, şubat ayında asayiş, terör, güvenlik ve diğer suç türlerinde suç unsuru tespit edilen 314 kişi veya hesap hakkında işlem yapıldığını ifade etti. Siber suçlar kapsamında terörle iltisaklı 4 kişinin tespit edildiğini kaydeden Erol, yasa dışı bahis ve bilişim suçlarına yönelik 3 operasyonda 3 kişinin tutuklandığını, çevrimiçi çocuk istismarına yönelik 7 operasyonda ise 2 kişinin tutuklandığını söyledi. 2026 yılının ilk 2 ayında 5 kişi trafik kazasında hayatını kaybetti Trafik denetimleri hakkında da bilgi veren Erol, şubat ayında 231 bin 736 aracın denetlendiğini ve 33 bin 344 araca işlem yapıldığını belirtti. Ayrıca bin 357 ticari taksiden 123’üne, 4 bin 177 okul servisinden ise 139’una işlem yapıldığına dikkat çeken Erol, aynı dönemde il genelinde 350 trafik kazası meydana geldiğini ve 476 kişinin yaralandığını söyledi. Vali Erol, patpatların karıştığı 10 trafik kazasında ise 16 kişinin yaralandığını söyledi, 2026 yılının ilk 2 ayında meydana gelen trafik kazalarında 5 kişinin hayatını kaybettiğini de sözlerine ekledi.
Başkan Güler: "Sokak hayvanlarına doğal yaşam alanları oluşturulması için tüm desteği vereceğiz"
15 Nisan 2025 Salı - 17:47 Başkan Güler: "Sokak hayvanlarına doğal yaşam alanları oluşturulması için tüm desteği vereceğiz" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, sokak hayvanlarına doğal yaşam alanları oluşturulması konusunda tüm ilçe belediyelerinin üzerine düşeni yapması gerektiğine dikkat çekerek, "Biz her türlü teknik desteği vereceğiz" dedi. Ordu Büyükşehir Belediyesi Nisan Ayı 2. Birleşim Toplantısı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in başkanlığında gerçekleştirilen meclis toplantısında Başkan Güler, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Özellikle son günlerde sokak hayvanları için alınan önlemler kapsamında İçişleri Bakanlığı’ndan gelen genelgeye göre ilçe belediyelerinin ‘doğal yaşam alanları’ oluşturmasına dair Ordu Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Fahrettin Seyhun Karabay tarafından meclis üyelerine sunum yapıldı. Daire Başkanı Karabay sunumunda ilçe belediyelerinin sokak hayvanları konusunda yapması gereken hususlar hakkında detaylı bilgilendirmelerde bulundu. Sunumun ardından konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, sokak hayvanları konusunun önemine vurgu yaparak, ilçe belediyelerinin üzerine düşeni yapması gerektiğini belirtti. Başkan Güler, "Durum ciddi, acilen yapmamız gerekiyor. Tüm arkadaşlarımızın bu konuyu dikkate almasını rica ediyoruz. Büyükşehir olarak biz her türlü teknik desteği vereceğiz" ifadelerine yer verdi.
Ordu’da esnafın davetsiz misafiri: Atmaca zannetti, ebabil kuşu çıktı
15 Nisan 2025 Salı - 13:56 Ordu’da esnafın davetsiz misafiri: Atmaca zannetti, ebabil kuşu çıktı Ordu’nun Ünye ilçesinde bir esnafın, iş yerinin önünde bulduğu ve ilk etapta atmaca zannettiği kuş ebabil çıktı. Kuşu yetkililere teslim etmek isteyen esnaf kuşun doğaya kaçtığını söyledi. Sanayi sitesinde egzoz ve araç yazılımları üzerine iş yeri dükkanı bulunan Onur Komitoğlu, 3 gün önce iş yerindeki çöpleri dışarı çıkardığı sırada yerde kuş buldu. Kuşu bulunduğu yerden alan esnaf, yarası olup olmadığını kontrol ettirmek için veteriner hekime götürdü. Veteriner hekim, kuşun ebabil olduğunu ve bu türün oldukça nadir görüldüğünü belirtti. Veterinerin yönlendirmesiyle doğa koruma yetkililerine ulaşmak isteyen Komitoğlu, haftasonu olması sebebiyle ilgilenecek kimse bulamayınca kuşu evine götürdü. Teslim edemeden kuş evinden uçtu Onur Komitoğlu, veteriner hekimin söylemesi üzerine kuşun cinsini öğrendiğini belirterek, "Ebabil kuşlarının çok ender görülen kuşlar olduklarını ve hava da uyuyup beslendiklerini yere indikleri zaman bir daha havalanamayıp öldüklerini, tekrar havalanabilmek için yüksek bir yere çıkmaları gerektiğini biliyordum. Aynı zamanda Kur’ân-ı Kerim’de de geçen hatta haklarında bir surenin de bulunduğu bir tür. Veteriner ender bulunan bir tür olduğu için yetkililere teslim etmem gerektiğini söyledi, hafta sonu olduğu için ilgilenecek kimseye ulaşamadım. Ben de eve getirdim çok halsiz ve hareketsizdi, neredeyse hiç hareket etmiyordu. Herhangi bir yarası ya da hastalığı yoktu. Su içirmeye çalıştım, içmedi bizde şırınga ile su, tavuk suyu, bebek maması verdik ama yeterli gelmedi. Etçil bir tür olduğu için sonrasında et vermeye başladık. Pazar günü sabaha karşı hareketlenmeye, ötmeye başladı uçmak için evdeki perdelere tırmanmaya başlamıştı. Pazartesi günü de doğa korumaya teslim edemeden evin içinden dışarı uçtu" dedi.
Ordu’da uluslararası buluşma
15 Nisan 2025 Salı - 13:25 Ordu’da uluslararası buluşma Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin proje ortağı olduğu ve Avrupa Komisyonu Horizon Europe Programı tarafından desteklenen ‘Çoklu Tehlike ve Afet Risklerine Karşı Dirençli Toplum Bağlamında Ortak Anlayış ve Farkındalık Geliştirilmesi (C2IMPRESS)’ projesinin 5. periyodik toplantısı, Ordu’da gerçekleştirildi. Ordu Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda düzenlenen toplantıya Türkiye, Yunanistan, Portekiz, İspanya, Fransa ve İngiltere’den gelen proje ortakları katıldı. 2 gün süren toplantıda proje kapsamında yürütülen çalışmalar değerlendirildi, ilerlemeler paylaşıldı ve gelecek dönemde gerçekleştirilecek faaliyetler planlandı. Katılımcılar ayrıca, Ordu’da proje kapsamında kurulan erken uyarı sistemini de yerinde görme fırsatı buldu. Ordu, Türkiye’den pilot il olarak projede yer alıyor 4 pilot bölgede test edilen ve çözümler geliştirilen proje kapsamında Ordu’da sel ve heyelan, Yunanistan’da sıcak hava dalgaları, yangınlar ve deprem, Portekiz’de kıyı ve akarsu taşkınları, İspanya’da ise sel ve yangın risklerine odaklanılıyor. Ordu’da kurulan erken uyarı sistemi ziyaret edildi Bu kapsamda Ordu’da Civil Deresi alt havzasında kurulan, 3 farklı noktadan anlık veri toplayarak su seviyesindeki değişiklikleri izleyen ve sel riskine karşı erken uyarılar gönderen erken uyarı sistemlerinden biri de program kapsamında yerinde incelendi. Ordu Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) sistemine ve proje platformuna entegre olarak çalışan sistemin başarılı sonuçlara ulaştığı gözlemlendi. Uluslararası iş birliği güçleniyor Ordu’da başarıyla gerçekleştirilen toplantı, proje ortakları arasındaki iş birliğini güçlendirirken, afetlere karşı dirençli toplumlar oluşturma yolunda atılan adımları da pekiştirdi. Ordu Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Celal Tezcan, dünyanın yaşlandığına dikkat çekerek, "Yaşlanan dünyada insanlara önlem almak adına bilimi kullanmak gerekiyor. Şehir kuranlara, yeni yerleşim yeri yapanlara şu tavsiyenin mutlaka yapılması gerekiyor dünyanın her noktası yerleşim alanı değildir. Ordu’da heyelanı sık yaşıyorduk, son yıllarda aldığımız önlemlerde etkisini azalttık. Heyelan bölgemizde çok oluyor bunun da yüzde 90’ı insan hatasından kaynaklanıyor. Kırsalda jeolojik çalışma yapılmadan kesilen her bir ağaç bize heyelan olarak geri dönüyor" dedi. "Proje, Ordu’da başarıyla uygulanıyor" Projenin koordinatörlüğünü üstlendiği Avrupa Birliği Projeleri Ekip Lideri Cenk Güreken, Ordu’da 2022 yılından bu yana başarılı olarak projenin uygulandığını ifade etti. Proje ve Ordu hakkında değerlendirmelerde bulunan Güreken, "Bu projenin ana hedefi iklim değişikliğinden doğan doğal afetlere karşı dirençli ve güvenli şehirler oluşturmak. Ordu’da proje kapsamında pilot şehirlerimizden bir tanesi. Proje ile Ordu’yu sel ve heyelan afetlerine karşı hazırlamaya çalışıyoruz. Bu kapsamda Civil Deresi üzerinde 3 tane erken uyarı sistemi kuruldu. Bu istasyonlar 1 yıldır veri üretiyor" şeklinde konuştu. Öte yandan projeyi Ordu’ya kendilerinin teklif getirdiğini söyleyen Güreken, "Daha önce Ordu ile başarılı Avrupa Birliği proje çalışmalarımız olmuştu. Bizim için iyi bir referanstı. Geride kalan 3 yıllık süreçte de iletişim ve proje aktivitelerini tamamlaması noktasında güzel işlere imza attı. Ordu’yu planlaması ve yönetim olarak da çok beğendik" diye konuştu. "Ordu Büyükşehir Belediyesi ile çalışmaktan mutluyuz" Fransa merkezli uluslararası danışmanlık şirketinin Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Sorumlusu Katherine Freissinet ve Sosyal Uzmanı Alexandra Jaumouille de projede Ordu’nun önemli bir rolü olduğunu söyleyerek, şu ifadelere yer verdiler: "C2IMPRESS, çoklu tehlike risklerinin daha iyi anlaşılmasını hedefleyen oldukça iddialı ve yenilikçi bir araştırma projesi. Birçok paydaş ve birçok örnek uygulama alanı projeye dahil edilmiş durumda. Ordu’nun da bu projede çok önemli bir rolü oldu. Proje boyunca farklı alanlardan gelen paydaşlar arasında bir diyalog alanı oluşturuldu. Ordu Büyükşehir Belediyesi ile çalışmaktan çok mutluyuz. "
Ordu’da fındığı don vurdu: Rekolte yüzde 50’nin altına düşebilir
15 Nisan 2025 Salı - 10:15 Ordu’da fındığı don vurdu: Rekolte yüzde 50’nin altına düşebilir Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, nisan ayında etkili olan kar yağışının fındıkta zirai dona neden olduğunu, yarı yarıya rekolte kayıplarının yaşanabileceğini söyledi. Türkiye’de nisan ayında etkili olan kar yağışı hayatı olumsuz etkilerken, birçok tarım alanlarında da zirai dona neden oldu. Karadeniz Bölgesi’nin en önemli geçim kaynağı olan fındık da zirai don tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Bölgede kar yağışının ardından hava sıcaklıklarının eksilere düşmesi sonucu, 250 rakım ve üzeri olan noktalarda ciddi yanıklar olduğu, bu yıl rekoltede yüzde 50’nin üzerinde kayıp olabileceği belirtiliyor. "250 rakımda lokal, 600 ve üzeri rakımda ise çok ciddi zarar var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, rakım yükseldikçe zarar oranının daha da arttığını ifade ederek, "Nisan ayı fındık üreticisi ve tüm tarım üreticilerine sürpriz yaptı. Etkili olan kar yağışları 11 Nisan tarihinde ayaza çekerek zirai don olayına neden oldu. Ordu’da 250 rakıma kadar bütün fındık bahçeleri kar altındaydı, çotanaklar da kar altındaydı, sabah bakıldığında ise donmuş vaziyetteydi. 250 rakıma kadar inen kar yağışından sonra, 250-300 rakımlarda lokal zararlar görüleme başladı ama 400-600 rakımlarda bu oran daha da yükseldi. 600 rakım ve üzerinde ise ciddi bir zararların olduğu görülüyor. Bu zararların rakamlara oransal tespitlerinin yapılması için incelemeler yapılması gerekiyor. Bu anlamda tarım müdürlükleri ve ziraat odalarımız sahaya çıkarak, tespitleri yapacaklar" dedi. "Zarar daha da artabilir, rekolte yarı yarıdan fazla düşebilir" Soydan, zirai don nedeniyle görülen zararın ilerleyen günlerde daha da artış gösterebileceğini ifade ederek, "Zarar gören çotanaklarda güneş vurdukça kuruma devam edecek. Esas zararları birkaç gün sonra daha net görebiliriz ama zarar boyutunun önemli derecede olduğunu düşünüyoruz. Belki yüzde 50’nin üzerinde bir zarar olabilir. Sadece fındık değil bakıldığında Türkiye’deki birçok meyve ürünü zarar gördü. Son yılların en büyük hasarını yaşadık diyebilirim" ifadelerine yer verdi. "Dumanlama sistemi uygun yapıldığında işe yarıyor" Zirai don olaylarının olduğu günlerde üreticilerin lastik, saman ve çeşitli malzemeler yakarak dumanlama sistemi yaptıklarını kaydeden Soydan, bu sistemin doğru ve uygun zamanda yapıldığında büyük bir oranla işe yarayabildiğini de sözlerine ekledi.
Ordu’dan Azerbaycan’a 3 tır orman fidanı gönderildi
14 Nisan 2025 Pazartesi - 17:35 Ordu’dan Azerbaycan’a 3 tır orman fidanı gönderildi Ordu Orman Fidanlık Müdürlüğü tarafından 3tır dolusu 7 bin 200 adet orman fidanı, Azerbaycan’ın Karabağ-Doğu Zengezur bölgesine gönderildi. Azerbaycan Ekoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Birinci Yardımcısı Reşad İsmayilov tarafından Tarım ve Orman İbrahim Yumaklı’ya hitaben yazılan mektupta; 20-23 Şubat 2025 tarihleri arasındaki heyetlerinin Ankara ziyaretlerinde varılan mutabakat çerçevesinde, Karabağ ve Doğu Zengezur bölgelerinde 2025 yılında yürütülecek orman rehabilitasyon çalışmaları kapsamında ihtiyaç duyulan farklı türlerde 100 bin adet orman fidanı ve 100 kilogram tohum, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümetine hediye edildi. Türkiye’de bulunan farklı fidanlıklardan hediye edilen 100 bin adet fidanın 7 bin 200 adedi, Ordu Orman Fidanlığından gelir getirici tür kapsamında, 6 bin adet 3 yaşındaki aronya fidanı, bin 200 adet 3 yaşındaki bal ormancılığı ve yaban hayatı canlıların beslenme ihtiyacı için dağ muşmulası fidanı olmak üzere toplamda 7 bin 200 adet fidan, 3 tıra yüklenerek, Vali Muammer Erol ve diğer protokol üyeleri tarafından Azerbaycan’a uğurlandı. Ordu Orman Fidanlık Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen program ile gönderilen fidanlar, Karabağ ve Doğu Zengezur’da toprakla buluşarak, Azerbaycan’ın geleceğine nefes olacak. Vali Muammer Erol fidanların yolcu edilmesinin ardından, Bolaman Havzası Rehabilitasyon Projesi kapsamında, Ordu Fidanlık Müdürlüğü sahasında başta trüf aşılı fidan yetiştiriciliği olmak üzere çeşitli çiçek ve bitkilerin aşılamalarının yapıldığı serayı gezerek, incelemelerde bulundu. Vali Erol, Ordu Orman Fidanlık Müdürü Esra Solmaz Akşit’ten trüf aşılı fidan üretimi ve aşılamanın nasıl yapıldığını uygulamalı olarak dinledi. Esra Akşit, trüf mantarının toprak altında fındık ağaçlarının köklerine tutunarak beslendiğini belirterek, mantarın ve fındığın gelişiminin verimli olacağına, ekonomik değerinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Vali Muammer Erol, 140 çeşit fidan türünün üretildiği fidanlık çalışanlarına işlerinde kolaylıklar diledi.
‘Hastalıkların tanısını geciktiren 3 ölümcül hata’
14 Nisan 2025 Pazartesi - 13:25 ‘Hastalıkların tanısını geciktiren 3 ölümcül hata’ Hastalıklarda tanının gecikmesinin ölümcül olabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mesut Şahin, "Tanı gecikmesinin en temel nedenlerinden biri, hastalıkların ilk belirtilerinin halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık gibi genel ve sıradan yakınmalarla sınırlı kalmasıdır. Bunun yanı sıra, özellikle gençlerde sık görülen düşük risk algısı, bireylerin kendilerini sağlıklı hissetmeleri nedeniyle sağlık taramalarını gereksiz görmelerine yol açar. Ancak iyi hissetmek, her zaman sağlıklı olmak anlamına gelmez. Birçok ciddi hastalık uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Üçüncü ve en sık karşılaşılan neden ise modern yaşamın getirdiği yoğun tempo nedeniyle sağlık kontrollerinin ertelenmesidir" dedi. Günümüzde modern tıbbın sunduğu tüm imkanlara rağmen birçok birey için hastalık, farkında olmadan tehlike oluşturmaya devam ediyor. Tanısı konulmamış bazı hastalıklar ise yalnızca bireyin hayat kalitesini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda geri dönüşümsüz komplikasyonlara, organ kayıplarına ve hatta ölümcül sonuçlara neden olabiliyor. Medical Park Ordu Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mesut Şahin, tanısı konulmayan hastalıklar ile ilgili uyarılarda bulundu. "Vücudumuz bize sinyaller gönderir" Yorgunluk, halsizlik, kilo kaybı ya da ani kilo artışı, baş dönmesi gibi sık göz ardı edilen belirtilerin aslında bazı hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Şahin, "Diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması ya da tiroit bozuklukları gibi birçok kronik hastalık, başlangıçta sessiz seyreder. Tanısı geciken hastalıklar ise organ hasarına kadar gidebilir" diye konuştu. "Rutin kontroller ihmal edilmemeli" Toplumda ‘bir şeyim yoksa doktora gitmem’ anlayışının yaygın olduğunu belirten Uzm. Dr. Şahin, "Sağlıklı bireylerde bile yılda bir kez genel check-up yaptırmak, olması muhtemel hastalıkların erken dönemde tespiti açısından büyük önem taşır. Basit bir kan testi ya da görüntüleme ile hayat kurtaracak sonuçlara ulaşmak mümkündür" ifadelerine yer verdi. "Hipertansiyon hastalarının yarısı hastalığının farkında değil" İstatistiki verilerden bahseden Uzm. Dr. Şahin, "Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve uluslararası sağlık araştırma kurumlarının yayımladığı istatistiklerin, tanısı konulmamış hastalıkların toplum sağlığı açısından ne denli ciddi bir tehdit oluşturduğunu çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. Tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 40’ı, hastalığından habersiz bir şekilde yaşamını sürdürmektedir. Diyabetin erken döneminde belirgin bir semptom görülmemesi, bu durumun en önemli nedenlerinden biridir. Oysa tanı geciktiğinde, diyabet kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, körlük ve ayak ampütasyonları gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilmektedir. Benzer şekilde hipertansiyon (yüksek tansiyon) vakalarının yaklaşık yüzde 50’si tanı almadan ilerlemekte, bireyler ancak başka bir hastalık nedeniyle sağlık kuruluşuna başvurduklarında hipertansiyon tanısı almaktadır. Bu sessiz hastalık, uzun süre fark edilmeden damarlarda hasar oluşturarak inme, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi ölümcül sonuçlara neden olabilir. Bu veriler yalnızca bireysel sağlığı tehdit etmekle kalmaz, aynı zamanda sağlık sistemlerine olan ekonomik yükü de katlanarak artırır. Tanı konulmamış bir hastalık, zamanla daha karmaşık ve maliyetli bir tedavi sürecine dönüşür. Oysa erken tanı, hem yaşam süresini uzatmakta hem de yaşam kalitesini ciddi oranda artırmaktadır" şeklinde konuştu. "Tanıyı geciktiren ihmallere dikkat" Uzm. Dr. Şahin, tanının gecikmesinin başlıca nedenlerini şöyle paylaştı: "Tanının gecikmesinin en temel nedenlerinden biri, hastalıkların daha çok belirgin bir şekilde başlamaması ve ilk belirtilerinin halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık gibi genel ve sıradan yakınmalarla sınırlı kalmasıdır. Bu tür semptomlar, çoğu zaman günlük yaşamın stresi, yorgunluk ya da mevsimsel değişikliklerle ilişkilendirilerek önemsenmez. Bunun yanı sıra, özellikle genç erişkinlerde sık görülen düşük risk algısı, bireylerin kendilerini sağlıklı hissetmeleri nedeniyle sağlık taramalarını gereksiz görmelerine yol açar. Ancak iyi hissetmek, her zaman sağlıklı olmak anlamına gelmez, birçok ciddi hastalık uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Üçüncü ve en sık karşılaşılan neden ise modern yaşamın getirdiği yoğun tempo nedeniyle sağlık kontrollerinin ertelenmesidir. İş ve sosyal yaşam arasında sıkışan bireyler, düzenli kontrol alışkanlığı geliştiremediğinden hastalıklar ancak ileri evrede, belirgin hasarlar oluştuktan sonra fark edilebilmektedir." "Erken tanı sadece hayat kurtarmaz, geleceği de korur" "Modern tıpta önleyici yaklaşım esastır" diyen Uzm. Dr. Şahin, "35 yaş üstü bireylerin yılda en az bir kez detaylı bir sağlık taramasından geçmesi gereklidir. Ayrıca, ailesinde genetik hastalık öyküsü bulunanların, yaşam tarzı risk faktörlerine sahip bireylerin (sigara, obezite, sedanter yaşam) daha sık kontrol altında olması gerekir. Tanısı konulmamış hastalıkların bireysel etkilerinin yanı sıra, sağlık sistemlerine yükleri de göz ardı edilmemelidir" ifadelerini kullandı.
Fındıkta reform
14 Nisan 2025 Pazartesi - 12:57 Fındıkta reform Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, dünyada bir ilke imza atarak fındık kabuğundan aktif karbon üretecek tesisin kurulumuna başlandığını açıkladı. Başkan Güler, "Bu tesisle birlikte bugüne kadar sadece yakacak olarak kullanılan fındık kabuğunu, yüksek katma değerli bir ürüne dönüştüreceğiz" dedi. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu’nun geleceğine büyük katkı sağlayacak vizyoner bir yatırımı daha şehre kazandırıyor. Başkan Güler’in girişim ve temasları ile Ordu ekonomisine ciddi katkı sağlayacak olan ve sanayicilere örnek bir üretim ve kazanç modeli sunacak aktif karbon tesisi, Ordu’da hayata geçiyor. Tesis sayesinde yakacak olarak kullanılan fındık kabuğu, yüksek katma değerli bir ürüne dönüşecek. "Fındık kabuğunu, yüksek katma değerli bir ürüne dönüştüreceğiz" Perşembe ilçesine bağlı Efirli Mahallesi’nde inşa edilen aktif karbon tesisinde devam eden kurulum çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Güler, Büyükşehir Belediyesi ve Çinli yetkililerden süreç hakkında bilgiler aldı. Yaptığı incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Güler, projenin hem Türkiye, hem de Ordu için bir fırsat olduğunu dile getirerek, "Dünyada bir ilke imza atarak fındı kabuğundan aktif karbon üretimi gerçekleştireceğimiz Ordu Aktif Karbon Tesisi’nde kurulum çalışmalarına başladık. Bu tesisle birlikte şimdiye kadar sadece yakacak olarak kullanılan fındık kabuğunu, yüksek katma değerli bir ürüne dönüştüreceğiz" diye konuştu. "Dünya standartlarında bir ürün üretilecek" Tesis sayesinde atık olarak görülen fındık kapsülü ve alternatif yakıt olarak değerlendirilen fındık kabuğundan dünya standartlarında bir ürün üreteceklerini kaydeden Başkan Güler, "Bu proje hem ilimiz hem de ülkemiz için büyük bir ekonomik fırsat, çevreye duyarlı bir dönüşüm ve yerli üretim adına tarihi bir adımdır. Ordu’muzun geleceğine büyük katkı sağlayacak bu vizyoner yatırımla, ekonomimize ciddi katkı sağlayıp sanayicilerimize ise örnek bir üretim ve kazanç modeli sunacağız. Perşembe ilçemiz Efirli Mahallesi’nde kurduğumuz aktif karbon tesisi için uzun süredir beklediğimiz makineler, nihayet Ordu’muza ulaştı. 21 tır dolusu makine, tesis binasındaki yerini aldı ve kurulum çalışmaları hızla başladı" ifadelerine yer verdi. "İthal ettiğimiz karbonu artık kendi ham maddemizle üreteceğiz" Tesis ile birlikte artık ithal edilen karbonun artık üretilebileceğini aktaran Başkan Güler, "Bu tesisle birlikte daha önce ithal ettiğimiz aktif karbonu artık kendi topraklarımızda, kendi ham maddemizle üreteceğiz. Böylece hem yerli üretimi destekleyip hem de çevre dostu ve sürdürülebilir bir ürünle ülke ekonomimize önemli bir katkı sunmuş olacağız. Yurt dışından gelen teknik ekipler, kendi mühendis ve çalışanlarımız ile el ele verip özveriyle çalışarak kurulum sürecini tamamlıyor. Fındık kabuğunun, teknolojiyle nasıl değerli bir ürüne dönüştüğünü görmek hem Ordu’muz hem bölgemiz hem de ülkemiz için gurur verici olacak. Bu büyük adımın Ordu’muza, ülkemize ve geleceğimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. "Hem döviz girdisi sağlayacağız hem de döviz kaybını önlemiş olacağız" Aktif Karbonun ilaç, tıp ve savunma sanayi gibi alanlarda kullanıldığına dikkat çeken Başkan Güler, döviz girdisi sağlayarak, döviz kaybının da önüne geçileceğine dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Ordu Büyükşehir Belediyesi olarak bu çalışma ile dünyada ilk defa fındık kabuğundan aktif karbon fabrikasını kurmuş olacağız. Daha önce bu ürünler ithal ediliyordu. Bütün Türkiye’deki kurum ve kuruluşlar ithal ediyordu. Onun dışında ilaç sektöründe, tıpta ve savunma sanayi alanlarında kullanılıyor. Bu ürünlerin yanı sıra bir de AR-GE merkezi oluşturacağız. Böylelikle ülkemize ithal edilen bir ürünü ithal ikamesi olarak üretmiş olacağız. Hem döviz girdisi sağlayacağız hem de döviz kaybını önlemiş olacağız."