Yerel Haberler
Ordu
12 Mart 2026 Perşembe - 10:31 Ordu’da duygu dolu gece: Adıyamanlı Grup Ravza’dan Ordu’ya minnet mesajı Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı kapsamında düzenlenen etkinliklerde sahne alan Adıyamanlı Grup Ravza, Ordu Kültür ve Sanat Merkezi’nde (OKSM) ilahi konseri verdi, duygu dolu anlar yaşandı. Ramazan etkinlikleri kapsamında sahne alan Grup Ravza, seslendirdiği ilahilerle dinleyicilere Ramazan ayının manevi atmosferini yaşattı. Konserin ardından konuşan ilahi sanatçıları, 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’a ilk ulaşan ekiplerden birinin Ordu Büyükşehir Belediyesi olduğunu belirterek Ordululara teşekkür etti. İlahi sanatçıları, "6 Şubat depremini bizzat yaşadık, Rabb’im kimseye yaşatmasın inşallah. Canlarımızı, sevdiklerimizi kaybettik. Ordu ile Adıyaman’ın arası 750-800 kilometre. Deprem oldu ardından 5-6 saat geçti. Her yerde gördüğümüz tek bir belediye vardı, Ordu Büyükşehir Belediyesi. İlk Adıyaman’a yetişen tek bir belediye Ordu Büyükşehir Belediyesi. Allah Hilmi Güler başkanımızdan defalarca kez razı olsun. Gittiğimiz her programda söylüyoruz. Allah tüm belediyelerimizden razı olsun, ama bizim tek unutmayacağımız Ordulu kardeşlerimiz. Bizleri bugün de yalnız bırakmadınız" diyerek, duygularını ifade ettiler. Grup Ravza ekibini vatandaşların arasında dinleyen Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ise sanatçılara teşekkür ederek, "Bu akşam muhteşem bir gece geçirttiniz. Adıyaman bizim kardeşimiz. Ordu Adıyaman kardeşliğini sürdürüyoruz. Biz zaten kardeş şehiriz. Sizinle gönüllerimiz ve duygularımız bir. Adıyamanlı kardeşlerimize çok çok selamlarımızı iletin. Allah sizden razı olsun" ifadelerine yer verdi. Öte yandan Ordu Kültür ve Sanat Merkezi’nde Ramazan ayı boyunca iftar sonrası etkinliklerin devam edeceği bildirildi.
Ordu’da kahverengi kokarcaya karşı 70 binden fazla kışlak ilaçlandı
11 Aralık 2024 Çarşamba - 10:42 Ordu’da kahverengi kokarcaya karşı 70 binden fazla kışlak ilaçlandı Ordu’da, fındık başta olmak üzere bütün tarım ürünlerine ciddi zarar veren kahverengi kokarca zararlısına karşı, yüksek kesimlerden sahil kesimlerine doğru 200 bini aşkın noktada yapılacak olan kışlak ilaçlama çalışmaları devam ediyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, il genelinde 70 binden fazla kışlak ilaçlamasının gerçekleştirildiğini söyledi. Karadeniz Bölgesi’nin en önemli geçim kaynağı olan fındık ve diğer tarım ürünleri, istilacı kahverengi kokarca böceği ile tehlikede. İl ve ilçe tarım müdürlükleri ve sektör paydaşlarının ortak çalışmalarıyla şimdiye kadar 2023 yılında 40 bin noktada ilaçlama çalışması yapılırken, 200 kattan daha fazla çoğalabilen böcek ile Ordu’da 15 Ekim 2024 tarihinde topyekun kimyasal mücadele başlatıldı. Yüksek kesimli bölgelerden başlanarak, orta ve sahil kesimlerde yapılacak olan ilaçlama çalışması, 200 bini aşkın kışlakta uygulanacak. Yürütülen çalışmalar kapsamında şimdiye kadar 70 binden fazla kışlak ilaçlama çalışmasının yapıldığı öğrenildi. “Çalışmalar 15 ilçede gerçekleştiriliyor, 4 ilçe ise yakından takip ediliyor” İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Kahverengi kokarca zararlısına karşı yapılacak mücadeleyi belirlemek adına Ordu Valimiz Muammer Erol başkanlığında yapılan toplantıda bir eylem planı oluşturulmuştu. Bu eylem planı kapsamında sahada çalışmalarımız devam ediyor. Eylem planı doğrultusunda şu anda 15 ilçemizde kışlak ilaçlaması çalışmaları gerçekleştiriliyor. 4 ilçemizde ise yakından takip gerçekleştiriyoruz, ihtiyaç uyulduğunda ise ilaçlama çalışmaları gerçekleştirilecek. Yapılan çalışmaların ilaçlarını bakanlığımız karşıladı” dedi. “70 binden fazla kışlak ilaçlandı” Başlatılan topyekun mücadele çalışması kapsamında il genelinde şimdiye kadar 70 binden fazla kışlak ilaçlandığını, Çamaş ilçesinde ise birinci tur çalışmalarının tamamlandığını kaydeden Yılmaz, “Kararlılıkla ve bütün sektöründe de yakından takip ettiği ilaçlama çalışmalarında tüm paydaşlarımızın katkıları alınarak mücadeleye devam ediyoruz. Gelinen noktada şu anda 70 binin üzerinde kışlakta ilaçlama çalışmaları tamamlandı. Çamaş ilçemizde birinci tur ilaçlamanın tamamı gerçekleştirilmiş durumda. Diğer ilçelerimizde ise çalışmalar devam ediyor. İç kesimlerde kışlak ilaçlama mücadele çalışmalarını 15 Ekim tarihinde başlatmıştık, sahil kesimlerinde ise hava şartları sıcak olduğundan bu çalışmalar 20 Kasım tarihinde başlamıştı” diye konuştu. “200 bini aşkın noktada çalışma yürütülecek, amacımız zararı en aza indirmek” Kışlak ilaçlama çalışmalarının tüm paydaşların katılımı ile yoğun bir şekilde devam ettiğini kaydeden Yılmaz, şunları söyledi: “Amacımız kahverengi kokarcanın fındığımıza ve diğer tarım ürünlerimize verdiği zararı en aza indirmek. Bakanlığımız konuyu yakından takip ediyor, ilaç ve feromon alımı noktasında her zaman destekler veriyor. İl genelinde 200 binin üzerinde kışlakta ilaçlama çalışmaları yapılacak.”
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: “Esad rejiminin yıkılması belki dünya için de bir örnektir”
09 Aralık 2024 Pazartesi - 16:52 HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: “Esad rejiminin yıkılması belki dünya için de bir örnektir” Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Zulümleri halkına yapan, halkını bombalayan, şehirlerini yok eden, halkının yarısını yerinden eden, yarısının da ülke dışına gitmesini sağlayan bu zalim Esad rejiminin yıkılması belki dünya için de bir örnektir. Suriyeli kardeşlerimizin zaferi, devrimleri kutlu olsun” dedi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Ordu’nun Altınordu ilçesinde bulunan bir otelin konferans salonunda üyeler ile bir araya geldi. Arslan programda, çalışma hayatı gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. “EYT sorununun temeli, IMF politikalarına teslim olan 1999 yılındaki hükümettir” Genel Başkan Arslan, 1999 yılında hükumet tarafından uygulanan sistemin günümüzde EYT problemine neden olduğuna değinerek, “1999 yılında hükumet, o güne kadar uygulanması gereken 5 bin iş günü 55 yaş, 25 yıllık sigortalılık süresiyle ilgili emeklilik sistemine yeni bir hüküm getirdi. ’Bütün bunlar olacak ve bir de yaşı bekleyeceksiniz’. Ne yazık ki o gün itiraz ettiğimiz konuda haklı çıktık. O gün oradaki amaç IMF’den kredi almak olduğundan ayrıntılı bir çalışma yapmadan, IMF’nin şartları ile bir kanun değişikliği yapıldı. Denildi ki; ‘Biz 4 tane çalışanın bir emekliyi finanse ettiği bir model kuracağız.’ O günkü tarihlerde 1,5 çalışan bir emekli finanse ediyordu, bu sistem çöktü, yeni bir sistem kuruldu. Bunun mezarda emeklilik olduğunu söyledik, ilk önce prim sayısı 5 binden önce 9 bine çıkartıldı, sonra 7 bin 200’e ama aynı zamanda da belirli yaşları doldurmak zorunluluğu getirildi. Bu 25 yıl sonra ise EYT sorununu gündeme getirdi. Bu EYT sorununun temeli, IMF politikalarına teslim olan 1999 yılındaki hükümet ve sayın bakandır” diye konuştu. “Emeklilik sistemini düzeltmemiz gerekiyor” Arslan, 2008 yılında yapılan özellikle sosyal güvenlik reformuyla emekli maaşlarının bağlanma sisteminin yeni bir düzene getirildiğini ifade ederek, “Burada enflasyon, büyüme rakamları ve ödenen primleri içine alan yeni bir sistemin hayata geçirildi. Bu yeni sistem, bugün neyi getirdi? Enflasyonun 8-10 puan aralıklarda olduğu dönemler pek fark edilmedi. 2023 yılındaki enflasyon yüksek çıktı, 2024 yılında emekli olacak arkadaşlarımız, bu yıl değil de 2025 yılında emekli olmak isterlerse, bu yıla göre maaşları yüzde 35 düşecek. Böyle bir sistem olabilir mi? Priminiz yüksek ama maaşınız düşüyor. Neden? Çünkü enflasyon katsayı kabul ediliyor. 2023 yılı enflasyonu ve üzerine 2023 yılında emekliler için verilen zam birleştirilince katsayı yüzde 86 oluyor. Bu sene emekli olacaklar 2023 yılı enflasyon oranı, büyüme rakamı, ödediğiniz primle çarpılıyor, örneğin ücretiniz 40 bin lira diyelim. Eğer siz 2025 yılında emekli olmak isterseniz, 2024’ün enflasyonu esas alınıyor. Peki 2024 yılı enflasyonumuz yüzde 47 civarında gerçekleşecek. O zaman katsayımız yüzde 47, büyümenin yüzde 30’u ve ödediğiniz primleri çarpınca ne oluyor? Bu sefer maaşlar düşüyor. Neden enflasyon düşmeye başladığı için. Eğer enflasyon daha da yükselmiş olsaydı 2024 yılı maaşı 2025’in altında kalacaktı. Ama sistemde enflasyon aşağıya doğru inince düşük enflasyon emekli maaşlarını da düşürüyor. Sistem böyle oluyor. Dolayısı ile biz hükümete çağrı yapıyoruz. Sayın Hazine ve Maliye Bakanı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’mız ile de konuştuk. Bu sistemi bir şekilde düzeltmemiz gerekiyor. Çünkü bu yıl emekliliği hak edenler bir şekilde emekli oldular. Emekliliği bu yıl hak etmeyen arkadaşlarımız önümüzdeki yıl emekli olmak isterlerse ne olacak? Maaşları düşecek. O nedenle emeklilik sistemimizi bizim acilen gözden geçirmemiz gerekiyor. Bu yılın sonuna kadar emekliliği gelen arkadaşlarımızın emekli olmamalarını istiyorum. Bekleyelim, bir yeni düzenleme son ana kadar gerçekleşebilir. Eğer gerçekleşmezse bu yıl emekli olacak arkadaşlarımızın ki; maaşlarını ayın 15’inden 15’ine alanlar, maaşlarının düşmemesi için 14 Ocak’a kadar emekli olmaları gerekiyor. Biz HAK-İŞ olarak bu mağduriyetin düzeltilmesini istiyoruz. Bu mağduriyetleri giderecek yeni bir modele ihtiyacımız var” şeklinde konuştu. “DEM Partili ve CHP’li belediyelerde 5 bin civarında üyemiz işten atıldı” Arslan, 31 Mart’tan sonra özellikle DEM Partili ve Cumhuriyet Halk Partili birçok belediyede arkadaşlarının işlerini kaybettiklerini belirterek, “50 bine yakın arkadaşımız baskıyla tehditle ve bir kısım sürgünlerle, işten çıkarmalarla sendikalarımızdan istifa ettirildiler. Ağırlıklı Güneydoğu’da başta Van ve Diyarbakır olmak üzere pek çok ilde 5 bin civarında üyemiz işten atıldı. 5 binden fazla arkadaşımız sendikamızdan ayrılmadıkları için sürgün edildi. Türkiye’de büyük bir kaos ve haksızlığa sebebiyet verildi. Bu konuda Diyarbakır’da ve Van’da direnişimiz devam ediyor. 7 aydır arkadaşlarımız belediyelerin önlerinde eylemlerini devam ettiriyorlar” ifadelerine yer verdi. “Esad rejiminin yıkılması belki dünya için de bir örnektir” Arslan, Suriye’de Beşşar Esed rejiminin çökmesini de değerlendirerek, şunları söyledi: “Son 12 gün içerisinde Suriye halkının gerçekleştirdiği devrimi tebrik ediyoruz ve kutluyoruz. 60 yıllık Baas rejiminin, 14 yıllık Esed rejiminin zulmünün sona erdiği bir Suriye ile karşı karşıyayız. Suriye halkı bu diktatörlerin, zulüm sahiplerinin ebedi olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Tarih boyunca da böyle olmuştur. Zulüm ile abat olanın sonu berbat olmuştur. Bu zulümleri halkına yapan, halkını bombalayan, şehirlerini yok eden, halkının yarısını yerinden eden, halkına zulüm eden, yarısının da ülke dışına gitmesini sağlayan bu zalim Esad rejiminin yıkılması belki dünya için de bir örnektir. Suriyeli kardeşlerimizin zaferi, devrimleri kutlu olsun. Suriye’de yaşanan vahşetin 14 yıldır en büyük faturalarından birisini ülkemiz ödemiştir. Yaklaşık 4 milyona yakın Suriyeliye açık kapı politikasıyla topraklarımızda 15 yıldır gerçekten ev sahipliği yaptık. Bundan dolayı başta Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhur İttifakı’na teşekkür ediyoruz. Suriye rejiminin devrilmesinden sonra on binlerce Suriyeli topraklarına gitmek için harekete geçti. Bu ülkenin topraklarına sığınmış mazlumlara ‘gidin’ diyemeyiz. Elbette kendi ülkelerinde yaşanan sıkıntıları ortadan kalkınca gideceklerdir. Ama birileri ‘kamyonlara yükleyelim, bunları zorla sınırdan dışarıya deport edelim’ diyen zihniyet bizi ve ülkenin vicdanı ile adalet duygusunu temsil etmiyor. Dolaysıyla bunu seçim malzemesi yapanlar, Türkiye’yi buradan sıkıştıranlar ve göçmenler içerisinde provokasyon yapmaya çalışanların oyunları ellerinde patladı.”
Kahverengi kokarca ile mücadeleye DOKAP desteği
09 Aralık 2024 Pazartesi - 14:28 Kahverengi kokarca ile mücadeleye DOKAP desteği Ordu’da, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından desteklenen ‘Kahverengi Kokarcayla Mücadele Projesi’nin protokol imza töreni gerçekleştirildi. Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde, DOKAP desteğiyle başlatılan proje kapsamında kışlak ilaçlamaları ve şehir merkezindeki mücadele faaliyetleri devam edecek. Valilik Toplantı Salonunda, Vali Muammer Erol başkanlığında gerçekleştirilen protokol imza töreninde, kahverengi kokarca zararlısının yol açtığı sorunlar ve mücadelenin önemine dikkat çekildi. “Kokarca ile epeyce uğraşmamız gerekecek” Programda konuşan Ordu Valisi Muammer Erol, kahverengi kokarcanın ciddi bir zararlı olduğuna değinerek, “Son bir yıldır özellikle bizim sadece varlığından haberdar olduğumuz değil, varlığını bir yanıyla sonlandırmaya çalıştığımız bir musibet diye adlandırdığımız, fındıkta da ciddi rekolte kayıplarına, zararlarına neden olmuş, bizimde uğraş alanlarımızın bu yönüyle fındıkçı bir şehirde ilk sırasında gelen bir husustur. Dolayısıyla Kokarcayla mücadele başlığı altında yapılacaklar sınırlı değil. Epeyce uğraşmamız gerekecek. Kısa vadede bugünden yarına herhangi bir şey yaparak sonlandıracak bir iş gibi de görünmüyor. Yapabileceğimiz aklımızın erdiği, gücümüzün yettiği ne varsa hem de güçlerimizi birleştirerek yapma konusunda bize ciddi sorumluluklar da veriyor. Bugün imzalanacak protokol güçlerimizi birleştirerek yapmanın bir örneğini oluşturuyor. DOKAP, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ziraat Odalarımız bu konuda bir iş birliği içerisinde oldular” dedi. “Topyekun mücadele ile en aza indirmeyi hedefliyoruz” DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, kokarca zararlısının zarar verdiği 11 il arasında Ordu’nun ilk sırada yer aldığını söyledi. Gültekin, “Fındık başta olmak üzere her yerde kokarcanın zararını görüyoruz. Artık, tüm Türkiye’ye yayıldığını görüyoruz. Topyekun mücadele ile zarar en aza inecektir” ifadelerine yer verdi. “70 binden fazla kışlak ilaçlandı” Kahverengi kokarca ile mücadele çalışmaları kapsamında il genelinde 70 binden fazla kışlakta ilaçlama yapıldığı ve çalışmaların devam ettiğini ifade eden İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz ise “15 ilçede çalışmalar devam ediyor. Çamaş ilçesinde birinci tur ilaçlama tamamlandı. Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığımıza bir proje teklifimiz olmuştu. Bugün burada protokolünü imzalayacağımız bu projeyle de şubat-mart ayları döneminde yapacağımız ikinci tur ilaçlamanın burada kullanılacak ilaçlamanın tamamını karşılayacağız. Proje, yüzde 50 DOKAP ve yüzde 50 bakanlığımız kaynakları ile uygulanacak. Ordu genelinde kararlılıkla sürdürdüğümüz bu çalışmanın sonucunda kahverengi kokarca popülasyonu minimize edeceğiz ve bu zararlının fındığımıza ve diğer tarım ürünlerine yapmış olduğu zararı en alt seviyeye düşüreceğiz” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından, Vali Muammer Erol, İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, DOKAP Başkanı Hakan Gültekin tarafından projenin protokolü imzalandı. Toplantıya, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Perşembe Ziraat Odası Başkanı Arslan Soydan, Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, Fatsa Ziraat Odası Başkanı Haydar Gürsu ve ilgililer de katıldı.