Yerel Haberler
Ordu
Ordulu kadınlar, el emeği çarşıları ile güçleniyor 30 Mart 2026 Pazartesi - 13:36:19 Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların ev ekonomisine katkı sağlaması amacıyla hayata geçirilen el emeği çarşıları, yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin kadın odaklı sosyal projeleri kapsamında hizmete açılan el emeği çarşıları, hem üretici kadınlara ekonomik destek sağlıyor hem de vatandaşlara uygun fiyatlı alışveriş imkânı sunuyor. Altınordu ve Ünye ilçelerinde kurulan çarşılarda kadınlar, evlerinde ürettikleri el emeği ürünleri sergileyip satışa sunarak gelir elde ediyor. Kadınlardan herhangi bir ücret talep edilmeden kurulan çarşılarda, üreticiler dükkan sorunu yaşamadan ürünlerini sergileyebiliyor. 2 binden fazla kadın yararlandı Açıldığı günden bu yana 81 bin 323 kişi tarafından ziyaret edilen el emeği çarşılarında, ürünlerini dönüşümlü olarak sergileyen kadınlar toplamda 5 milyon 122 bin 374 TL’lik satış gerçekleştirdi. Bugüne kadar 2 binin üzerinde kadın çarşılardan faydalanarak ev ekonomilerine katkı sundu. El emeği çarşılarında satış yapan kadınlar, hobi olarak başladıkları üretimlerini kazanca dönüştürmenin mutluluğunu yaşıyor. Elde edilen gelirlerle kimi kadın çocuklarının eğitimine destek olurken, bazıları ise kazançlarını hayır işlerinde değerlendiriyor. Çarşılar aynı zamanda kadınların sosyalleşmesine de katkı sağlıyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği çarşılarda çeyizlik ve hediyelik birçok ürün yer alıyor. Tel kırma ve etamin salon takımları, dantel ürünler, iğne oyası başörtüler, yatak örtüleri, çantalar, taş boyama eserler, tablolar, rölyefler, lifler, kanaviçe seccadeler ve amigurumi oyuncaklar gibi birçok el emeği ürün satışa sunuluyor.
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Karadeniz’de mikroplastik kirliliğine karşı uluslararası proje başladı Avrupa Birliği tarafından Interreg NEXT Karadeniz Havzası Programı kapsamında desteklenen, "Protecting the Black Sea Ecosystem by Raising Public and Sectoral Awareness and Reducing Microplastic Pollution" başlıklı proje, Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi konferans salonunda düzenlenen açılış toplantısıyla başladı. Karadeniz kıyılarındaki mikroplastik kirliliğinin ele alınacağı projeye, Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan, Ukrayna ve Romanya’dan üniversitelerin bilim insanları katıldı. Uluslararası iş birliğiyle yürütülecek proje, bölgedeki çevresel sorunlara bilimsel çözümler üretmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi, elde edilen verilerin bir e-platform üzerinden paylaşılması ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin güçlendirilmesi de hedefleniyor. 30 ay sürecek olan projenin sonunda uluslararası bir sempozyum düzenlenerek elde edilen bulgular ve çözüm önerileri kamuoyu ile paylaşılacak. Projenin yürütücüsü ve genel koordinatörü olan Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Remzi Gül, proje hakkında yaptığı açıklamada, "Mikrodanger Projesi, Karadeniz ekosisteminde denizcilik sektörlerinin mikroplastik kirliliğine olan katkısını azaltmayı ve genel kirlilik seviyesini düşürmeyi amaçlamaktadır" dedi. Gül, projenin üç temel aşamadan oluştuğunu belirterek, "İlk olarak mikroplastik kirliliğine neden olan sektörlerin etkileri tespit edilecek. Ardından bu sektörlere yönelik önleyici tedbirler geliştirilecek ve test edilecek. Son aşamada ise hem toplumsal hem de sektörel farkındalık artırılacak" ifadelerini kullandı. Projenin Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi yürütücülüğünde hayata geçirildiğini belirten Gül, Ukrayna Ulusal Pedagoji Üniversitesi, Batum Denizcilik Üniversitesi ve Köstendil Denizcilik Üniversitesi’nin de proje ortakları arasında yer aldığını söyledi. Projenin toplam bütçesinin ise 1 milyon 448 bin avro olduğu açıklandı. Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın da yaptığı açıklamada, Karadeniz’de mikroplastik kirliliğinin ciddi bir sorun haline geldiğine dikkat çekerek, "Bu projeyle birlikte yoğun bir çalışma temposu içerisinde Karadeniz’deki mikroplastik sorununa bilimsel çözümler üretmeyi hedefliyoruz. Güçlü bir ekip ile önemli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu. Başlatılan proje ile Karadeniz’deki mikroplastik kirliliğinin azaltılmasına yönelik somut adımlar atılması bekleniyor.
30 Mart 2026 Pazartesi - 12:05 44’üncü yaş gününde hediye yerine oyuncak istedi: Oda dolusu oyuncak ile sevgi evlerindeki çocukları mutlu edecek Ordu’da bir giyim mağazası sahibi Figen Kıran Alper, doğum gününde kendisine hediye ve çiçek göndermek isteyenlerden sevgi evlerinde kalan çocuklar için oyuncak talep etti. Biriken yüzlerce oyuncak, çocuklara ulaştırılacak. Altınordu ilçesinde giyim mağazası bulunan Figen Kıran Alper, 44’üncü yaş günü öncesi anlamlı bir istekte bulundu. Önceki yaş günlerinde kendisine çok fazla çiçek ve hediye gelen Figen Kıran Alper, bu yaş gününde ise sevgi evlerindeki çocukları mutlu etmek istedi. Bunun üzerine sosyal medya hesaplarından bu isteğini duyuran Figen Alper Kıran, yakın çevresinden ve tanımadığı insanların göndermesi ile biriken yüzlerce oyuncağı sevgi evlerinde kalan çocuklara ulaştıracak. "Doğum günümde farkındalık oluşturmak istedim" Sevgi evleriyle tanışmasının 2-3 yıl öncesine dayandığını belirten Figen Kıran Alper, çocuklarla sürekli bir araya geldiğini ifade ederek, bu düşünceyle doğum günü öncesinde bir çağrı yaptığını dile getirdi. Alper, "Sürekli o çocuklar ile bir arada oluyoruz ama son gittiğimde oyuncaklar ile ilgili bir ortam oluştu. Ben de bu çocuklar için ’daha fazla ne yapabilirim’ diye düşündüm. Doğum günümde bana çok fazla hediye ve çiçek geliyordu. Ben de doğum günümden 2-3 gün kadar önce bir duyuru yaptım ve çocuklar için oyuncak düşüncemi paylaştım. Herkes bu hissi aldı, çiçek ve hediye yerine yüzlerce oyuncak gönderdi" dedi. "Bu kadar oyuncak geleceğini tahmin edemedim" Gelen destek karşısında büyük mutluluk yaşadığını ifade eden Alper, beklediğinden çok daha fazla bağış toplandığını belirtti. Alper, "Bu inanılmaz bir duygu, gece heyecandan hiç uyuyamadım. Etrafımdaki insanlar ile birlikte kocaman bir mutluluğa sebep olmak güzel bir duygu. Oyuncakların geleceğini biliyordum ama bu kadar oyuncak geleceğini ben de düşünememiştim" diye konuştu. "Tanımadığım insanlar dahi oyuncak gönderdi" Sevgi evlerindeki çocukların temel ihtiyaçlarının" devlet tarafından karşılandığını ancak küçük hediyelerin bile büyük mutluluklara vesile olduğunu vurgulayan Figen Kıran Alper, "Ortamları çok güzel ama hiçbir eksiği olmayan çocuklar bile bir oyuncak ile mutlu olabiliyorlar. Ben bile oyuncakları teslim alırken çok mutlu oldum. Ben yakın çevremden bekliyordum ama yurt dışından, hiç tanıyıp görmediğim insanlar bile oyuncak gönderdi. Sayamadık ama bir oda dolusu oyuncak birikti" ifadelerine yer verdi. Toplanan oyuncaklar paketlendikten sonra, sevgi evlerinde kalan çocuklara ulaştırılacak.
30 Mart 2026 Pazartesi - 09:00 Yöneticiliği bıraktı, küresel ısınmaya karşı ’mobil ve susuz’ araç yıkama başlattı Ordu’da uzun yıllar turizm sektöründe üst düzey yöneticilik yapan 43 yaşındaki Sezgin İğneci, mesleğini bırakarak küresel ısınmaya dikkat çekmek amacıyla susuz ve mobil araç yıkama hizmeti başlattı. Aslen Sivas Koyulhisarlı olan ancak uzun süredir Ordu’da ikamet eden Sezgin İğneci, turizm sektöründe görev yaptığı yıllarda müşterilerin araç yıkama konusunda yaşadığı sıkıntılardan yola çıkarak farklı bir fikir geliştirdi. İğneci, yöneticilik mesleğini bıraktıktan sonra, küresel ısınmayı da dikkate alarak susuz ve mobil araç yıkama hizmeti başlattı. Minibüsünü iş yerine çeviren İğneci, müşterilerinin araçlarının bulundukları konuma giderek araçları susuz olarak temizliyor, araçlarda yoğun çamur olması durumunda ise az bir miktar su kullanıldığını belirtiyor. "Yöneticilikten girişimciliğe" Hizmet sektöründe yıllarca yönetici olarak çalıştığını ifade eden İğneci, "Turizm sektöründe yoğun bir talep vardı, biz o talebi karşılayamıyorduk. Müşterilerimiz, işletmelerimize geldiklerinde araçlarını yıkatmak için yer bulamıyorlardı. Biz bu konuda bir takım projeler gerçekleştirdik fakat devreye sokamadık. Ben de bölgede tek olmak üzere bir proje hayata geçirdim. Dünyada malum küresel ısınmanın etkilerini ülkemizde de hissediyoruz. Dolayısıyla biz buna alternatif olarak araçlarımızı susuz olarak iç ve dış yıkayarak vatandaşlarımıza hizmet veriyoruz. Bunun dışında su ve kimyasal ürün kullanmadan araçların içerisini buharlı bir şekilde dezenfekte ediyoruz" dedi. "Mobil olarak hizmet veriyoruz" Araçları, bulundukları noktada temizlediklerini söyleyen Sezgin İğneci, "Araçlarımız bazen yaylalardan gelebiliyor, çok yoğun çamurlu olduğunda ise biz araçlarımızı öncelikle az bir su ile çamurlarını akıtıyoruz, sonrasında ise çeşitli solüsyonlar ile araçları susuz yıkamaya devam ediyoruz. Bu işlemlerin araçlara zararı yok, kesinlikle çizmiyor. Şu anda insanlar çalışıyorlar ve zamanları kısıtlı. Biz de insanların çalıştığı zamanlarda attıkları konuma giderek, araçlarını bulunduğu yerde mobil olarak temizliyoruz" şeklinde konuştu.
’Kitap okumak hafızayı güçlendiriyor’
16 Ekim 2023 Pazartesi - 11:32 ’Kitap okumak hafızayı güçlendiriyor’ Nöroloji Uzmanı Dr. Emre Çevik, kitap okumanın sadece hikayelerin ve bilgilerin keşfiyle sınırlı bir aktivite olmadığını, aynı zamanda beyin ve hafıza yetenekleri için de önemli bir egzersiz olduğuna dikkat çekerek, “Kitap okumanın hafıza güçlendirme yeteneği, bilim dünyası tarafından birçok çalışma ile desteklenmektedir” dedi. Ev, iş, günlük yaşantı arasında insanların beyni çalıştıracak çok fazla bir şey yapamadığını söyleyen Medical Park Ordu Hastanesinden Uzm. Dr. Emre Çevik, kitap okumanın beyne faydaları konusunda bilgilendirmede bulundu. “Kullanılmayan beyin küçülür” Günümüzde artık hareketsiz (sedanter) bir yaşam sürüldüğünün altını çizen Uzm. Dr. Çevik, “Ev, iş, normal yaşantı derken ekstra olarak beynimizi çalıştıracak çok fazla bir şey yapamayabiliyoruz. Kitap okumak, kesinlikle bunun için en iyi araçtır. Kullanılmayan her şey küçülür. Beynimiz de öyledir. Beynimizi kullanalım. Kitap okuyalım. Çünkü kitap içinde aldığımız bilgiler, beynimizde kurduğumuz hayal gücümüz, kesinlikle zihnimizi geliştirecektir ve zihnimizi beynimizi kullandıkça da unutkanlığımız giderek azalacaktır” diye konuştu. “Beyin içi jimnastik etkisi oluşturuyor” Kitap okurken beynin farklı bölgelerinin de aktive olduğuna dikkat çeken Dr. Emre Çevik, “Bu süreç, beyin için ’jimnastik’ gibi bir etki oluşturur. Hikaye anlatımı ve dil bilgisi, beyin hücrelerinin bağlantılarını artırır ve bunun sonucunda hafıza yeteneklerimiz gelişir. Ayrıca yeni kelimeler ve kavramların beyne tanıtılması, hafıza kapasitemizi genişletir” ifadelerine yer verdi. “Zihinsel yetenekler edindiriyor” Kitap okumanın hafızayı geliştiren zihinsel yetenekler de edindirdiğini söyleyen Çevik, “Bir kitabı okurken, olayları takip etmek ve anlamak için anıları canlı tutmamız gereklidir. Hikayenin konusu, karakterlerin isimleri ve kişilikleri, anahtar konuşmalar ve olaylar, devam eden bir hikâyeyi takip etmek ve anlamak için hatırlanması gereken çok sayıda detaydan sadece birkaçıdır. Bu sürekli pratik, hafızamızın kapasitesini ve yeteneğini artırır. Ayrıca kitap okumak, hayal gücümüzü destekleyerek, hafızamızı da geliştirir. Kitaplarda anlatılan hikâyeler ve karakterler, zihnimizi çalıştırır ve hayal gücümüzü harekete geçirir. Bu süreç sırasında zihnimiz eşsiz ve karmaşık görsel imgeler ve senaryolar oluşturur. Bu imgeler ve senaryoları hatırlamak, hafızayı güçlendiren bir başka yöntemdir” diye konuştu. “Hafızayı güçlendiren etkili bir uygulama” Kitap okumanın hafızayı güçlendiren etkili bir uygulama olduğunun altını çizen söyleyen Medical Park Ordu Hastanesinden Uzm. Dr. Emre Çevik, şu ifadelere yer verdi: “Kitaplar, beyne sürekli yeni bilgiler sunarak ve beyin hücreleri arasındaki bağlantıları harekete geçirerek hafızayı geliştirir. Kitapları düzenli okumak, hafızamızı daha yönlendirilmiş bir şekilde kullanmak ve geliştirmek için mükemmel bir yol olduğunu kanıtlar. Bu yüzden herkes, güçlü bir hafıza ve genel beyin sağlığı için düzenli kitap okuma alışkanlığı edinmelidir.”
Ordu Büyükşehir, asfalt yol çalışmalarına devam ediyor
15 Ekim 2023 Pazar - 16:52 Ordu Büyükşehir, asfalt yol çalışmalarına devam ediyor Ordu Büyükşehir Belediyesinin 19 ilçede alt ve üstyapı çalışmaları devam ediyor. Altyapı çalışmalarının tamamlandığı noktalarda ekipler sıcak asfalt çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin en zorlu coğrafyasında ve kırsal kesimdeki mahallelere ulaşımı sağlayan güzergahlarda çalışma yürüten Büyükşehir Belediyesi ekipleri, altyapısı tamamlanan yolları asfalt ile buluşturuyor. Toplam uzunluğu 1 buçuk kilometre olan Gürgentepe ilçesine bağlı Yurtyeri Mahallesi’nin merkez güzergahında asfalt çalışması yapan ekipler, vatandaşlara konforlu ulaşımın kapılarını araladı. Yol, Yurtyeri Mahallesi’nin yanı sıra Eskiköy Mahallesi’ne de ulaşım sağlaması ile bağlantı yolu olma özelliği de taşıyor. “Mahallemiz rahat bir nefes alacak” Yurtyeri Mahallesi’nde Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen asfalt çalışmalarını değerlendiren Gürgentepe Belediye Başkanı Yaşar Şahin, ilçeye yapılan yatırımlar dolayısıyla Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkürlerini iletti. Vatandaşların sorunlarının çözüldüğüne dikkat çeken Şahin, “Yurtyeri Mahallemizde Büyükşehir Belediyemiz tarafından asfalt çalışması başladı. Yurtyeri, ilçemizin büyük mahallelerinden bir tanesi. Daha önceleri burada çok sıkıntılar çekiliyordu. Toz toprak insanlarımızı bunaltmıştı. Bugün bu sıkıntı gideriliyor. Mahallemiz bundan sonra rahat bir nefes alacak. Bu sebeple bir kez daha Başkanıma çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Mahalle sakinleri de asfalt çalışmasından dolayı mutlu olduklarını söyledi.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “İsrail, Gazze’yi dünyanın en büyük açık hava hapishanesine dönüştürdü”
13 Ekim 2023 Cuma - 15:18 Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “İsrail, Gazze’yi dünyanın en büyük açık hava hapishanesine dönüştürdü” Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İsrail’in Müslüman coğrafyasının bağrına bastığı topraklarda Müslümanlara yönelik her türlü zulmü reva gördüğünü belirterek, “Yaklaşık bir asır kadar önce Filistin topraklarında barış ve huzura son verilerek, fitne ve zulmün tohumları ekildi. Barışın yurdu bu topraklara girdiği günden bu yana uluslararası hukuku ve insan haklarını yok sayarak, büyük bir kaos oluşturdu. İsrail, bir Filistin şehri olan Gazze’yi yıllardır dünyanın en büyük açık hava hapishanesine dönüştürdü” dedi. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ordu Akyazı Mahallesi’nde bulunan Akyazı Uhud Camii’nde hutbe iradında bulundu. Hutbede İsrail’in Gazze’ye yaptığı zulme dikkat çeken Erbaş, burada dünyanın en tahrip edici bombalarının altında masum çocukların, kadınlar ve insanların hedef gösterildiğini söyledi. Erbaş, “Yüce dinimiz İslam, barış, esenlik, adalet ve merhamet dinidir. İslam’a göre bütün insanlar, din, can ve mal dokunulmazlığına sahiptir. Rahmet elçisi olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz (S.A.S.), savaşın da bir ahlakı ve hukuku olduğunu tüm dünyaya öğretmiştir. Allah Resulü (S.A.V.), savaşta dahi olsa kadınlara, yaşlılara, çocuklara, mabetlere, hatta bitki ve hayvanlara asla zarar verilmemesini emretmiştir. Müminlerin bayramı olan bu mübarek cuma gününde yine yüreklerimiz buruk, gönüllerimiz ise mahzundur. Hz. Ömer’in özgürleştirdiği ve barış yurduna dönüştürdüğü Kudüs’te, Filistin’de yine masum canlar hayattan koparılmaktadır. Mümin kardeşlerimiz yerlerinden ve yurtlarından edilmektedir. Dünyanın en tahrip edici bombaları altında masum çocukların, kadınların, eli silahsız insanların ve yaşlıların feryatları, vicdanı ve insafı olan herkesi derinden yaralamaktadır” ifadelerine yer verdi. “İsrail, Müslüman coğrafyanın bağrına saplanan paslı bir hançer gibi işgal ettiği topraklarda Müslümanlara zulmün her çeşidini reva gördü” İsrail’in Mescid-i Aksa’nın dokunulmazlığını ihlal ettiğini belirten Erbaş, “Yaklaşık bir asır kadar önce Filistin topraklarında barış ve huzura son verilerek, fitne ve zulmün tohumları ekildi. İsrail, Müslüman coğrafyanın bağrına saplanan paslı bir hançer gibi işgal ettiği topraklarda Müslümanlara zulmün her çeşidini reva gördü. Barışın yurdu bu topraklara girdiği günden bu yana uluslararası hukuku ve insan haklarını yok sayarak, büyük bir kaos oluşturdu. Bunu destekleyen güçler ve destekler, insanlığın en kadim şehirlerinden biri olan ve ilahi dinlerin kutsal kabul ettiği Kudüs’ün saygınlığına halel getirdi. İlk kıblemiz ve kutsal mabedimiz olan Mescid-i Aksa’nın dokunulmazlığını ihlal etti” dedi. “İsrail, bir Filistin şehri olan Gazze’yi yıllardır dünyanın en büyük açık hava hapishanesine dönüştürmüştür” Hutbesinde dünyada savaş, işgal ve küresel krizlerin arttığını, İsrail’in de Gazze’yi adeta dünyanın en büyük açık hapishanesine dönüştürdüğünü söyleyen Erbaş, “Maalesef bugün dünyamız savaşlar, işgaller ve küresel krizlerle kuşatılmış vaziyettedir. Bu vahim durumun bedelini ise en çok zayıflar, mazlumlar ve çocuklar ödemektedir. İşte Filistin ve Gazze’de yaşananlar bunun en açık örneğidir. İsrail, bir Filistin şehri olan Gazze’yi yıllardır dünyanın en büyük açık hava hapishanesine dönüştürmüştür. Abluka altına aldığı Gazzeli kardeşlerimizin en temel ihtiyaçlarını temin etmelerine bile engel olmaktadır. Kardeşlerimiz yerinden ve yurdundan edilmiştir. Mal ve mülkleri haksız bir şekilde ellerinden alınmıştır. Onlara hiçbir şekilde hayat hakkı tanınmamıştır. Siviller, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, topyekûn bir halk korkunç silahlarla, bombalarla katledilmiştir. Gazze’de bugün tüm dünyanın gözü önünde tarihin en büyük zulmü yaşanmaktadır. Bütün bu baskı ve zulümlerin karşısında Müslümanlara özgürlük mücadelesinde direnmekten başka çare kalmamıştır” diye konuştu. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, tüm Müslümanların birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesi gerektiğine, Filistinli Müslümanlara destek olunması gerektiğine dikkat çekti. Erbaş, şunları söyledi: “İnşallah yüreklerimiz İslam için toplu vursun, Kur’an için toplu vursun, kardeşliğimiz için toplu vursun, Müslümanların her yerde ve her zaman birliği ve beraberliği için toplu vursun. Mehmetçiğimiz ve şanlı ordumuz, peygamber ocağı askerlerimiz, şanlı ordumuz karada, denizde ve havada yurt içinde ve sınır ötesinde düşmanla, terörle ve terör gruplarının arasındaki güçlerle mücadele ederken, onların başarısı için yüreklerimiz toplu vursun. Buna çok ihtiyacımız var. Geçmişte olduğu gibi bugün de ihtiyacımız var. Atalarımız cephelerde savaşarak bu toprakları kanlarıyla yoğurdu ve bize emanet etti.” Erbaş, hutbe iradının ardından dua okuyarak, cuma namazını kıldırdı.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Zulme karşı Müslümanların tek yumruk olması gerekiyor”
13 Ekim 2023 Cuma - 10:32 Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Zulme karşı Müslümanların tek yumruk olması gerekiyor” Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Kudüs ve Filistin’in büyük bir zulüm altında olduğunu belirterek, “Bu zulmün ortadan kalkması için bütün Müslümanların güç birliği yapması lazım. Tek yumruk olması lazım” dedi. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ordu’da Yalı (Aziziye) Camii’nde düzenlenen ‘Mazlumlara Dua, Filistin’e Vefa’ sabah namazı buluşması programına katılarak, sabah namazını kıldırdı. Camideki cemaate hitap eden Erbaş, vatanın her yerinde bütün camilerde sabah namazı buluşması yapıldığını söyledi. Erbaş, “Şehitler için, mazlumlar için terör mücadelesinde şehit olan güvenlik güçlerimiz, askerlerimiz, polislerimiz başta olmak üzere uzun zamandan beri büyük bir zulüm altında olan Kudüs, Filistin, Mescid-i Aksa Müslümanlarına ve şehitler için okunan binlerce hatmi şerifin duasını yapmak üzere bu cuma sabahı bütün camilerde toplandık. Allah hayırlı ve mübarek eylesin” diye konuştu. Dünya kurulduğundan itibaren ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem’den (As) itibaren hak ve batıl mücadelesinin devam ettiğini, kıyamete kadar da süreceğini ifade eden Erbaş, önemli olanın insanların hak tarafında yer alması olduğuna değindi. “Şanlı ordumuz ülkemizin sınırlarının içerisinde ve ötesinde büyük mücadele veriyor” Allah’ın nurunu söndürmek isteyen insanların hep olduğunu ve olmaya devam edeceğini söyleyen Erbaş, “Dün çeşitli cephelerde dedelerimiz dinimiz, ezanımız, bayrağımız için mücadele ettiler. Çanakkale’den Yemen’e, Sarıkamış’tan Maraş’a, Antep’e her yer düşmanlar tarafından işgal edilmeye çalışılmış ama ecdadımız Anadolu’yu onlara mezar etmiş. Bugün de şanlı ordumuz ülkemizin sınırlarının içerisinde ve ötesinde büyük bir mücadele veriyor. Teröristlere ve teröristleri destekleyen düşmanlara karşı ordumuz ve güvenlik güçlerimiz mücadele veriyor” diye konuştu. “Bütün Müslümanların tek yumruk olması lazım” Yapılan zulümlere karşı tüm Müslümanların birlik olması gerektiğini belirten Erbaş, şunları söyledi: “Aynı mücadeleyi bir asrı aşkın zamandan beri ‘barışın yurdu’ diye Hz. Ömer zamanından beri isimlendirilen, ismini asırlar boyunca Müslümanlar sayesinde taşıyan Kudüs, Filistin büyük bir zulüm altında. Bu zulmün ortadan kalkması için bütün Müslümanların güç birliği yapması lazım. Tek yumruk olması lazım. Bizler, Türk milleti olarak düşüncesi farklı olabilir ama öteden beri Kudüs deyince hep kalbimiz başka atmıştır. Filistin deyince oradaki peygamberler gözümüzün önüne gelmiştir. Bir Müslüman olarak Kudüs ve Filistin denince orada yapılan zulümleri görmemek mümkün mü? Değil.” Programa ayrıca Ordu Valisi Muammer Erol ile Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler de katıldı.