Yerel Haberler
Ordu
31 Mart 2026 Salı - 10:41 25 bin liraya aldı, 1 milyon lira harcadı: Ordulu klasik tutkunu yarım asırlık aracı fabrikadan çıktığı ilk günkü haline döndürdü Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşayan 41 yaşındaki otomobil tutkunu Salim Palabıyık, bir dostundan 25 bin liraya satın aldığı 1976 model klasik araca, satın aldığı fiyatın 40 katı fazlasını ödeyip 1 milyon liranın üzerinde harcama yaparak, adeta fabrikadan çıktığı ilk günkü haline döndürdü. Yüceler Mahallesi Samsun-Ordu Karayolu üzerinde faaliyet gösteren otomobil plazasının sahibi Salim Palabıyık, çocukluk hayallerini ve baba mesleğinden gelen tecrübesini yarım asırlık bir otomobilde hayata geçirdi. 20 yıldır babadan kalan mesleği kendisi devam ettirerek işini sürdüren Palabıyık, 2020 yılında şakayla karışık bir pazarlıkla devraldığı yarım asırlık klasik otomobili 6 yıl süren bakım ve onarımla adeta sıfır haline getirdi. "Sacından vidasına kadar yeniden inşa edildi" Restorasyon sürecinin göründüğünden çok daha zorlu olduğunu ve aracın tüm parçalarının en ince ayrıntısına kadar söküldüğünü söyleyen Salim Palabıyık, "Aracı teslim aldığımızda durumu aslında kötü değildi ancak kendi titizliğimiz gereği en küçük ayrıntısına kadar indik. Aracı sac aksamına kadar tamamen soydurarak profesyonel fırın boya süreciyle gövdesini yeniledik. İç döşemelerde hiçbir masraftan kaçınmayarak tamamen hakiki deri kullandık ve döneminin orijinal kemik direksiyonu aracımıza dâhil ettik. 1976 model olan bu klasik aracımızı vidasından torpidosuna, aydınlatma grubundan jantlarına kadar orijinal parçalarına sadık kalarak, ruhunu bozmadan adeta yeniden inşa ettik" dedi. "25 bin liraya aldığımız araca bir milyonu aşkın masraf ettik" Aracın 2020 yılında 25 bin lira gibi bir bedelle alındığını ve 1 milyon liranın üzerinde masrafın edildiğini söyleyen Salim Palabıyık, "Bu aracı 2020 yılında 25 bin lira gibi bir bedelle bünyemize katmıştık. Ancak yenileme sürecinde hiçbir detaydan kaçınmayarak 1 milyon liranın üzerinde bir harcama ile aracımızı adeta yeniden yaptık. Parça tedarik sürecinde önceliğimiz yurt içi olsa da, bulamadığımız eksikleri yurt dışından özel olarak getirttik. Sonuç olarak tüm parçalarını orijinalliğine sadık kalarak tamamladık ve şu an aracımızda en ufak bir eksik bulunmuyor" diye konuştu. "Bizden sonraki nesillere en değerli hatıramız olarak bırakacağız" Galerici olması sebebiyle satın alma teklifi aldığını ancak aracın "paha biçilemez" olduğunu söyleyen Palabıyık, "50 yaşındaki bir aracı bu hale getirmek; her şeyden önce sabır, sevgi ve yürek işidir. Klasik araç bizim için sadece bir ulaşım aracı değil, geçmişten günümüze taşınan kıymetli bir mirastır. Yollarda herkesin dikkatini çekiyor, insanlar fotoğraf çektirmek istiyor. Bu ilgi bizi gururlandırıyor. Sürekli ’satılık mı?’ Diye soruyorlar ancak biz bu nadide parçayı kesinlikle satmayı düşünmüyoruz. Onu bizden sonraki nesillere en değerli hatıramız olarak bırakacağız" şeklinde konuştu. "Ben bu klasik aracıma aşığım" Restorasyon sürecinde en büyük zorluğun usta bulmak olduğunu ve eski araçların zahmetli işçiliği nedeniyle birçok ustanın bu işe girmek istemediğini sözlerine ekleyen Palabıyık, "Klasik bir aracı yeniden hayata döndürmek tarifsiz bir zevk; ancak bu yolculuğun ciddi zorlukları var. Araç yaş aldıkça ustalar bu zahmetli işe girmek istemiyor, bu da süreci büyük bir sabır ve zaman sınavına dönüştürüyor. Elbette bu seviyede bir restorasyon ciddi maliyetler ve maddi imkan da gerektiriyor. Fakat tüm bu zorluklara rağmen, bugün önüme benzer bir klasik gelse ve ’yine yapar mısın?’ Diye sorsalar, gözümü kırpmadan evet derim. Ben bu klasiğe gerçekten aşığım" diyerek sözlerini tamamladı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:36 Ordulu kadınlar, el emeği çarşıları ile güçleniyor Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların ev ekonomisine katkı sağlaması amacıyla hayata geçirilen el emeği çarşıları, yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin kadın odaklı sosyal projeleri kapsamında hizmete açılan el emeği çarşıları, hem üretici kadınlara ekonomik destek sağlıyor hem de vatandaşlara uygun fiyatlı alışveriş imkânı sunuyor. Altınordu ve Ünye ilçelerinde kurulan çarşılarda kadınlar, evlerinde ürettikleri el emeği ürünleri sergileyip satışa sunarak gelir elde ediyor. Kadınlardan herhangi bir ücret talep edilmeden kurulan çarşılarda, üreticiler dükkan sorunu yaşamadan ürünlerini sergileyebiliyor. 2 binden fazla kadın yararlandı Açıldığı günden bu yana 81 bin 323 kişi tarafından ziyaret edilen el emeği çarşılarında, ürünlerini dönüşümlü olarak sergileyen kadınlar toplamda 5 milyon 122 bin 374 TL’lik satış gerçekleştirdi. Bugüne kadar 2 binin üzerinde kadın çarşılardan faydalanarak ev ekonomilerine katkı sundu. El emeği çarşılarında satış yapan kadınlar, hobi olarak başladıkları üretimlerini kazanca dönüştürmenin mutluluğunu yaşıyor. Elde edilen gelirlerle kimi kadın çocuklarının eğitimine destek olurken, bazıları ise kazançlarını hayır işlerinde değerlendiriyor. Çarşılar aynı zamanda kadınların sosyalleşmesine de katkı sağlıyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği çarşılarda çeyizlik ve hediyelik birçok ürün yer alıyor. Tel kırma ve etamin salon takımları, dantel ürünler, iğne oyası başörtüler, yatak örtüleri, çantalar, taş boyama eserler, tablolar, rölyefler, lifler, kanaviçe seccadeler ve amigurumi oyuncaklar gibi birçok el emeği ürün satışa sunuluyor.
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Karadeniz’de mikroplastik kirliliğine karşı uluslararası proje başladı Avrupa Birliği tarafından Interreg NEXT Karadeniz Havzası Programı kapsamında desteklenen, "Protecting the Black Sea Ecosystem by Raising Public and Sectoral Awareness and Reducing Microplastic Pollution" başlıklı proje, Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi konferans salonunda düzenlenen açılış toplantısıyla başladı. Karadeniz kıyılarındaki mikroplastik kirliliğinin ele alınacağı projeye, Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan, Ukrayna ve Romanya’dan üniversitelerin bilim insanları katıldı. Uluslararası iş birliğiyle yürütülecek proje, bölgedeki çevresel sorunlara bilimsel çözümler üretmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi, elde edilen verilerin bir e-platform üzerinden paylaşılması ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin güçlendirilmesi de hedefleniyor. 30 ay sürecek olan projenin sonunda uluslararası bir sempozyum düzenlenerek elde edilen bulgular ve çözüm önerileri kamuoyu ile paylaşılacak. Projenin yürütücüsü ve genel koordinatörü olan Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Remzi Gül, proje hakkında yaptığı açıklamada, "Mikrodanger Projesi, Karadeniz ekosisteminde denizcilik sektörlerinin mikroplastik kirliliğine olan katkısını azaltmayı ve genel kirlilik seviyesini düşürmeyi amaçlamaktadır" dedi. Gül, projenin üç temel aşamadan oluştuğunu belirterek, "İlk olarak mikroplastik kirliliğine neden olan sektörlerin etkileri tespit edilecek. Ardından bu sektörlere yönelik önleyici tedbirler geliştirilecek ve test edilecek. Son aşamada ise hem toplumsal hem de sektörel farkındalık artırılacak" ifadelerini kullandı. Projenin Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi yürütücülüğünde hayata geçirildiğini belirten Gül, Ukrayna Ulusal Pedagoji Üniversitesi, Batum Denizcilik Üniversitesi ve Köstendil Denizcilik Üniversitesi’nin de proje ortakları arasında yer aldığını söyledi. Projenin toplam bütçesinin ise 1 milyon 448 bin avro olduğu açıklandı. Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın da yaptığı açıklamada, Karadeniz’de mikroplastik kirliliğinin ciddi bir sorun haline geldiğine dikkat çekerek, "Bu projeyle birlikte yoğun bir çalışma temposu içerisinde Karadeniz’deki mikroplastik sorununa bilimsel çözümler üretmeyi hedefliyoruz. Güçlü bir ekip ile önemli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu. Başlatılan proje ile Karadeniz’deki mikroplastik kirliliğinin azaltılmasına yönelik somut adımlar atılması bekleniyor.
3 gündür kayıp şahsın cesedi yabani hayvanlarca parçalanmış halde bulundu
06 Ekim 2023 Cuma - 13:44 3 gündür kayıp şahsın cesedi yabani hayvanlarca parçalanmış halde bulundu Ordu’da 63 yaşındaki şahsın cesedi, evinden yaklaşık 100 metre uzaklıktaki fındık bahçesinde yabani hayvanlar tarafından bir kısmı parçalanmış halde bulundu. Olay, Altınordu ilçesi Oğmaca Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hasan Usman’dan (63) 3 gündür haber alamayan yakınları, komşularına haber vererek eve bakmalarını istedi. Bunun üzerine sabah saatlerinde eve giden komşuları, kapının açık olduğunu fark etti. Bölgede arama yapan komşuları, Hasan Usman’ın evinin yaklaşık 100 metre alt kısmında bulunan fındık bahçesine de baktı. Burada şahsın hareketsiz şekilde yattığını gören vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede Hasan Usman’ın belden aşağısının parçalanmış olduğu belirlendi. Usman’ın yabani hayvanların saldırısına uğramış olabileceğinin değerlendirildiği belirtildi. “Cesedi hayvanlar parçalamış olabilir” Hayatını kaybeden Hasan Usman’ın kuzeni Bilal Usman, “3 gündür evin lambaları yanmıyordu, bu nedenle şüphelendim. Oğluna telefon açtım, ‘Babanın ışıkları yanmıyor’ dedim. Kendisinde çeşitli rahatsızlıklar da vardı. Oğlu da bir komşumuza ulaşmış ve komşu da bahçeleri gezerken bu durum ile karşılaşmış. Cesedin belden aşağısı yok, hayvanlar parçalamış. Çamaşırları falan çıkarılmış” diye konuştu. Mahalle sakinlerinden Erkan Altunsoy da cesedin sabah saatlerinde komşular tarafından bulunduğunu, belinden aşağı kısmının parçalanmış olduğunu söyledi. Olay yerinde jandarma ekipleri ve cumhuriyet savcısının yaptığı incelemenin ardından Usman’ın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Ordu Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Jandarma ekipleri olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.
25 yıldır gördüğü gemi fotoğraflarının maketini yapıyor
05 Ekim 2023 Perşembe - 13:40 25 yıldır gördüğü gemi fotoğraflarının maketini yapıyor Ordu’da yaşayan Salih Sağlam, 25 yıldır gazete ve dergilerden fotoğraflarına bakarak yapmayı sürdürdüğü gemi maketlerini oluşturduğu müzede sergiliyor. İlkokulu bitirdikten sonra mobilya ustasının yanında çırak olarak çalışan Salih Sağlam, 5 yıl çalıştıktan sonra askere gitti. Ardından kendi atölyesini kuran Sağlam, 30 yıl çalıştıktan sonra mobilya atölyesini bir arkadaşının tavsiyesi üzerine müzeye çevirdi. Bu esnada gemi maketlerine merak salan Sağlam, yıllarca ekmek parası kazandığı atölyesinde kendi el emeği ile ürettiği gemi maketlerini üretti. Sağlam, son olarak yaptığı Ertuğrul Firkateyn maketinin ardından Titanic maketini yapmak istiyor. “25 senedir maket yapımı ile uğraşıyorum” 1994 yılında emekli olduktan bir süre sonra hobi olarak gemi maketi yapımına başladığını söyleyen Sağlam, “Yaklaşık 25 senedir maket yapımı ile uğraşıyorum. İlk olarak kalyon tekneler ile başladım, ardından gemiler ile uğraşmaya başladım. Herhangi bir gazete ve dergide gördüğüm gemilerin maketini yapıyorum. Osmanlı saltanat kayığı, Ertuğrul Firkateyn, Gülcemel Gemisi, Bandırma Vapuru, Cumhuriyet Vapuru, Aksu gibi farklı çalışmalarım var” diye konuştu. “25 adet maketim var, yaparken keyif alıyorum” Maketin büyüklüğü ve işçiliğine göre 1-2 ay içerisinde tamamlandığını ifade eden Sağlam, “Burayı kendimce müze haline getirdim. Burası ticari değil ama hobi olarak gelenlere kapım her zaman açık. Ziyaret edenler de oluyor. Yarım kalan maketlerim var, onları da bitirirsem Allah izin verirse Titanic Gemisi de yapmayı hedefliyorum. Şimdiye kadar 10 gemi ile 15 tane kalyon maketi yaptım. Yapmaktan zevk alıyorum” ifadelerine yer verdi.
25 yıldır gördüğü gemi fotoğraflarının maketini yapıyor
05 Ekim 2023 Perşembe - 13:31 25 yıldır gördüğü gemi fotoğraflarının maketini yapıyor Ordu’da yaşayan Salih Sağlam, 25 yıldır gazete ve dergilerden fotoğraflarına bakarak yapmayı sürdürdüğü gemi maketlerini oluşturduğu müzede sergiliyor. İlkokulu bitirdikten sonra mobilya ustasının yanında çırak olarak çalışan Sağlam, 5 yıl çalıştıktan sonra askere gitti. Ardından kendi atölyesini kuran Sağlam 30 yıl çalıştıktan sonra mobilya atölyesini bir arkadaşının tavsiyesi üzerine müzeye çevirdi. Bu esnada gemi maketlerine merak salan Sağlam, yıllarca ekmek parası kazandığı atölyesinde kendi el emeği ile ürettiği gemi maketlerini üreten Sağlam, son olarak yaptığı Ertuğrul Firkateyn maketinin ardından Titanic maketini yapmak istiyor. “25 senedir maket yapımı ile uğraşıyorum” 1994 yılında emekli olduktan bir süre sonra hobi olarak gemi maketi yapımına başladığını söyleyen Sağlam, “Yaklaşık 25 senedir maket yapımı ile uğraşıyorum. İlk olarak kalyon tekneler ile başladım, ardından gemiler ile uğraşmaya başladım. Herhangi bir gazete ve dergide gördüğüm gemilerin maketini yapıyorum. Osmanlı saltanat kayığı, Ertuğrul Firkateyn, Gülcemel Gemisi, Bandırma Vapuru, Cumhuriyet Vapuru, Aksu gibi farklı çalışmalarım var” diye konuştu. “25 adet maketim var, yaparken keyif alıyorum” Maketin büyüklüğü ve işçiliğine göre 1-2 ay içerisinde tamamlandığını ifade eden Sağlam, “Burayı kendimce müze haline getirdim. Burası ticari değil ama hobi olarak gelenlere kapım her zaman açık. Ziyaret edenler de oluyor. Yarım kalan maketlerim var, onları da bitirirsem Allah izin verirse Titanic Gemisi de yapmayı hedefliyorum. Şimdiye kadar 10 gemi ile 15 tane kalyon maketi yaptım. Yapmaktan zevk alıyorum” ifadelerine yer verdi.
Öztürk: "Bebekler ’yenidoğan sarılığına karşı sık emzirilmeli"
05 Ekim 2023 Perşembe - 09:40 Öztürk: "Bebekler ’yenidoğan sarılığına karşı sık emzirilmeli" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emre Öztürk, bazı bebeklerin sarılık oluşma açısından erken doğum, kan grubu gibi daha yüksek risk faktörlerine sahip doğabileceğine dikkat çekerek, “Sarılık önlenebilir bir hastalıktır. Annelerin emzirmeyi artırarak bebeklerinin riskini azaltmaları mümkündür” dedi. Medical Park Ordu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emre Öztürk, çocuklarda görülen sarılık hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Sarılığın başka sağlık problemi olmayan yenidoğan bebeklerde sık görülen klinik bir durum olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Öztürk, “Yenidoğan sarılığı, bilirubinin (kan elemanlarından alyuvarların yıkımı sonucu ortaya çıkan bir madde) cilt ve mukozalarda birikerek yenidoğanlarda cilt ve gözlerin sararmasına neden olduğu yaygın bir durumdur” diye konuştu. “Fazla huzursuz ve yorgun olabilirler” Yenidoğanlarda görülen sarılığın, bebeğin kanındaki bilirubin miktarının fazla olmasından kaynaklandığını ve bu durumun, bebeğin karaciğerinin henüz olgunlaşmamış olmasından dolayı gerçekleştiğini söyleyen Uzm. Dr. Öztürk, "Bebeklerde sarılığa neden olan faktörler arasında doğum öncesi enfeksiyon, kan uyuşmazlığı ve doğum sonrası beslenme veya emzirme yetersizliği sayılabilir. Sarı deri ve sarı gözler, yenidoğan sarılığının en sık görülen belirtisidir. Sarılığı olan bebekler genelde yorgun veya halsiz görünebilir. Sarılığı olan bebekler huzursuz olabilir ve normalden daha fazla ağlayabilirler. Yenidoğan bebeklerin yaklaşık yüzde 60’ında görülen sarılık problemi, doğum sonrası dönemin normal bir parçası olarak kabul edilir. Ancak tedavi süreci zamanında başlatılmaz ise ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" ifadelerine yer verdi. “Tedavi yöntemi her bebekte değişiklik gösterebilir” Yenidoğan bebeklerde sarılık tedavisinin bebeğin kaç günlük olduğuna, kilosuna, kandaki bilirubin miktarına göre değişiklik gösterdiğini aktaran Uzm. Dr. Öztürk, “Öncelikle yenidoğan sarılığının teşhisinde kan dolaşımındaki bilirubin düzeyini ölçmek için bir kan testi kullanılır. Bebeğin cildi ve gözleri sarılık belirtileri açısından incelenir. Sarılık teşhisi koyulduktan sonra bebeğin kaç günlük olduğuna, kilosuna, kandaki bilirubin miktarına göre tedaviye başlanır” dedi. "Doğru bakımla kolayca tedavi edilebilir” Yenidoğan sarılığının doğru bakımla kolayca tedavi edilebilen yaygın bir durum olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Öztürk, “Bebeğinizle ilgili herhangi bir endişeniz varsa doktorunuza başvurmaktan çekinmeyin. Bebeğinizin bakımına yönelik bir plan geliştirmeniz için buradayız. Bebeğinizi sık sık emzirin. Bebeği sık sık emzirmek sarılıklarını kontrol altına almanıza ve sağlıklı tutmanıza yardımcı olabilir” ifadelerini kullandı. Ebeveynlerin, bebeklerinde sarılık şüphesine yönelik herhangi bir belirti görürlerse hemen doktorlarına başvurması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Öztürk, “Bazı bebekler sarılık oluşma riski daha yüksek olan faktörlere sahip olabilir. Bu faktörler arasında erken doğum, kan grubu ve anne babadaki Rh uyumsuzluğu yer alır. Bununla birlikte, sarılık önlenebilir bir hastalıktır ve annelerin emzirmeyi artırarak bebeklerinin riskini azaltmaları mümkündür” diyerek sözlerini sonlandırdı. Tedavi seçenekleri Uzm. Dr. Emre Öztürk, uygulanabilecek tedavi yöntemlerini ise şöyle sıraladı: “Fototerapi: Yenidoğan bebekte bilirubin seviyesinde yükseklik varsa, fototerapi tedavisi uygulanır. Fototerapi tedavisi ile bebeğin cildini ışığa maruz bırakmak, bilirubinin parçalanmasına yardımcı olabilir. Fototerapi gibi medikal müdahaleler, sarılığın hızlı bir şekilde iyileşmesine yardımcı olabilir. Değişim transfüzyonu: Nadir durumlarda bebeğin kanının sağlıklı kanla değiştirilmesi için kan nakli gerekebilir. Erken ve sık beslemeler: Emzirme, sarılık belirtilerinin azaltılmasında etkili bir yöntemdir. Bebeği daha sık beslemek bilirubinin dışarı atılmasına yardımcı olabilir. Bebeğinizin doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde yeterince süt aldığından emin olmak gerekir. Odaya alma: Bebeğinizi doğumdan sonraki ilk birkaç gün sizinle aynı odada tutun, çünkü sık sık beslenmek sarılığın önlenmesine yardımcı olabilir.”
Anaokulu öğrencilerine hayvan sevgisi aşılandı
04 Ekim 2023 Çarşamba - 16:44 Anaokulu öğrencilerine hayvan sevgisi aşılandı Ordu’nun Altınordu Belediyesi tarafından ‘4 Ekim Dünya Hayvanları Korumu Günü’nde düzenlenen etkinlik ile anaokulu öğrencilerine hayvan sevgisi aşılandı. Programda katılımcılara kedi ve köpek maması ile mama kapları hediye edildi. Altınordu Belediyesi’nin Akyazı Sahili’nde bulunan ücretsiz otopark alanında düzenlenen etkinlikte kurulan 4 farklı stantta sokak hayvanlarına yönelik vatandaşlara hem bilgilendirme yapıldı, hem de belediyenin çalışmaları sergilendi. Programa, 5 farklı anaokulundan minik öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Çocuklara hayvan sevgisini aşılamayı hedefleyen etkinliğe katılan anaokulu öğrencilerine veteriner hekim tarafından sokak hayvanlarının bakımı ve korunması konularında bilgiler verildi. Altınordu Belediyesi’nin atölyelerinde sokak hayvanları için üretilen mama odakları ve kedi köpek evleri tanıtıldı. Etkinlikte kedi ve köpek evlerini yaptıkları boyama çalışmasıyla renklendiren miniklerin şövale üzerine çizilen evleri parmak boya ile boyama etkinliği renkli görüntülere sahne oldu. Etkinliğe katılan vatandaşlara da kedi, köpek maması ve mama kapları hediye edildi. Altınordu Belediye Başkanı Aşkın Tören, sokak hayvanlarına yönelik yürüttükleri çalışmalara devam edeceklerini söyledi. Altınordu Belediyesi’nin 92 mahallede sokak hayvanlarına yönelik besleme faaliyetlerini, sahada oluşturduğu 375 noktadaki mama odağı, 6 noktada atık karşılığı mama veren otomat ile yıl boyunca sürdürdüğünü ifade eden Tören, 19 adet kedi evi ve 60 adet anneli yavru kulübesi ile sokak hayvanlarını iklim şartlarından koruyacak yuvalar kurduklarını belirtti.
Macera parkuru gibi ev yolu
04 Ekim 2023 Çarşamba - 09:02 Macera parkuru gibi ev yolu Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan Abdullah Türkmen, yolu olmayan ve 10 yıl önce yaptırdığı evine ulaşmak için ırmak içerisinde yerleştirdiği taş ve tahta iskeleleri kullanıyor. Türkmen, macera parkurunu aratmayan yolda su debisinin yükseldiği zaman evine giriş-çıkış yapamadığını, burada kaldığını belirtiyor. Arpaköy Mahallesi’nde eşi ile birlikte yaşayan 62 yaşındaki Türkmen, yaklaşık 2013 yılında kendi imkanları ile ırmağın karşı tarafındaki kendine ait araziye, başka bir arsası olmadığı için tek katlı müstakil bir ev yapmak istedi. Evin inşaat malzemeleri ile gerekli olan eşyaları eşek ve katırlar yardımıyla güçlükle Melek Irmağı’ndan geçirerek inşaatını tamamlayan Türkmen, 10 yıldır yaşadığı ve yolu olmayan evine gelmek isteyen misafirlerin kimi zaman çekindiğini belirtiyor. Evi yoldan 150 metre uzaklıkta, aradan ırmak geçiyor Yoldan yaklaşık 150 metre uzaklıktaki evini ve yolunu ilk kez görenlerin şaşırdığını ve fotoğraf çektiklerini söyleyen Türkmen, gerekli olan tüm yaşam malzemeleri ile beslediği hayvanlarının ihtiyaçlarını dereden geçirdiğini belirtiyor. Evinin yolunun parkur gibi olduğunu söyleyen Türkmen ise memnun. “Eşek ve katır ile malzeme taşıdım, eve ulaşmak çok zor” İnşaatına başladığı zaman başkan bir arazisi olmadığını söyleyen Türkmen, “Başka yerim olmadığı için zamanında burayı yaparak risk aldım. Eşek ve katırlar ile malzeme taşıdım, şantiyeden yardım aldım. Allah’a inancımız ile yapmaya karar verdik ve yaptık. Eve ulaşmak çok zor, burada suyun içerisinde beton vardı, sel gelince onu da kapattı ve ulaşım daha da zorlaştı” diye konuştu. “Yağmur çok yağınca yol kapanıyor” Aşırı yağışlar sonrası evine olan zorlu ulaşım yolunun tam anlamıyla kapandığını aktaran Türkmen, “Benim yanıma gelmek isteyenler ırmaktan geçiyorlar, seven insanlar katlanıyor, ben de onlara çizme veriyorum. Bütün yolumuz burası, cenaze, düğün ve iş için bu yolu kullanıyorum. Doğayı çok seviyorum. Çok yağmur yağdığında buradan geçiş kapanıyor. Barajların kapağı açılınca burası da yükseliyor ve geçiş imkansız. Irmak normale dönünce yeniden geçiş açılıyor. Burayı ilk görenler fotoğraf çekiniyorlar, merak ediyorlar” şeklinde konuştu.
Ordu’da ‘İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı’ yapıldı
03 Ekim 2023 Salı - 17:43 Ordu’da ‘İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı’ yapıldı Ordu’da, her ay düzenli olarak yapılan ve ilin genel güvenlik, asayiş ve trafik durumunun değerlendirildiği ‘İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı’, Vali Muammer Erol’un başkanlığında gerçekleştirildi. Her ay farklı bir konunun ele alınıp değerlendirildiği toplantının bu ayki konusu üniversite öğrencilerinin güvenliği ve ilimizin genel trafik durumu oldu. Toplantıda, ilin genel trafik durumu, trafiğin daha düzenli hale getirilmesi için alınan tedbirler, yürütülen çalışmalar ve vatandaşlara yönelik bilgilendirilme faaliyetleri hakkında İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı yetkililerince sunum yapılarak, Vali Muammer Erol’a ve toplantıya katılanlara bilgilendirmede bulunuldu. Toplantıda, Ordu Üniversitesi’nin 3 Ekim’de başlayan akademik yılı nedeniyle şehre gelen üniversite öğrencilerinin barınma ve güvenli bir öğrenim hayatı için alınan tedbirler gözden geçirildi. Üniversite öğrencilerinin güvenliğine yönelik alınması gereken ilave önlemler değerlendirildi. Toplantıda ayrıca, bu ay içerisinde başlayacak olan amatör spor karşılaşmaları için alınması gereken tedbirler ele alınarak, karşılıklı görüş alışverişinde ve değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıya, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Vali Yardımcısı Ayhan Durmuş, ilçe kaymakamları, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Numan Öksüz, İl Emniyet Müdürü Atilla Aksoy, Sahil Güvenlik 97. Bot Komutanı Üsteğmen Semih Gümrükçü, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Genç, İl Göç İdaresi Müdürü Ferruh Dibiç ile güvenlik birimlerinin yetkilileri katıldı.