Yerel Haberler
Ordu
27 Şubat 2026 Cuma - 14:05 Ordu’da kardan kapanan 472 mahalle yolu ulaşıma açıldı Ordu’da ortalama kar kalınlığı 70 santimetreye ulaşırken, Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ulaşıma kapanan 472 mahalle yolu 24 saat içerinde yeniden açıldı. Ordu’nun yüksek rakımlı ilçe mahalleleri kar yağışı ile birlikte beyaza büründü. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yüksek kesimlerde karın 130 santimetreye ulaştığı ilde karla mücadelede tedbiri elden bırakmadı. Ulaşımda kar nedeniyle yaşanması muhtemel olumsuz durumlara karşı 417 araç ve iş makinesi, 600 personelle teyakkuzda olan ekipler, küreme ve tuzlama çalışmalarını yürütüyor. Ekipler tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ulaşıma kapanan 472 mahalle yolu 24 saat içerinde yeniden açılırken, 49 hastanın ulaşımını sağlandı ve vefat eden 15 vatandaşa cenaze hizmeti verildi. Ekipler ayrıca, kar yağışının etkisini artırdığı günlerde vatandaşların mağduriyet yaşamamaları için de dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayarak, sürücülerin zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları, çıkacak olanların ise araçlarında mutlaka kış lastiği ve zincir bulundurmalarını istedi. Buzlanma ve don riskine karşı özellikle gece ve sabah saatlerinde daha temkinli olunması çağrısında bulunan ekipler, vatandaşların belediye ve ilgili kurumlar tarafından yapılan uyarıları takip etmelerinin önemine dikkat çekti.
Opr. Dr. Hakan Peker: "Her 8 kadından 1’i meme kanseri riski altında"
14 Ekim 2025 Salı - 10:20 Opr. Dr. Hakan Peker: "Her 8 kadından 1’i meme kanseri riski altında" Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri ile ilgili bilgiler paylaşan Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Hakan Peker, "Her 8 kadından 1’i, yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Meme kanseri erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı yüzde 90’ın üzerindedir. Bu nedenle kadınların kendi kendine meme muayenesini ihmal etmemesi, yıllık kontrollerini ve mamografi taramalarını düzenli yaptırması hayati önem taşır" dedi. Medical Park Ordu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Hakan Peker, erken tanının meme kanseri tedavisinde belirleyici rol oynadığını vurgulayarak dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu. 40 yaş ve üzeri kadınların yılda bir kez mamografi çektirmesi gerektiğini, 20 yaşından itibaren ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalarının erken teşhis açısından çok önemli olduğunu söyleyen Opr. Dr. Peker, "Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınlarda risk daha yüksektir. Bu kişiler taramalara daha erken yaşta başlamalı ve düzenli kontrollerini aksatmamalıdır. Erken tanı, hem meme koruyucu cerrahiye imkan tanır, hem de tedavi sürecini kolaylaştırır" ifadelerini kullandı. "Risk faktörleri arasında yaşam tarzı öne çıkıyor" Meme kanserinde genetik yatkınlığın yanı sıra obezite, sigara, alkol tüketimi, fiziksel hareketsizlik ve dengesiz beslenme gibi yaşam tarzı faktörlerinin de önemli rol oynadığını ifade eden Opr. Dr. Hakan Peker, "Kadınların sağlıklı kiloda kalması, düzenli egzersiz yapması ve hormon tedavilerini doktor kontrolünde kullanması gerekir. Emzirmek, meme kanserine karşı koruyucu bir etkidir" diye konuştu. "Tedavide başarı oranı artıyor" Opr. Dr. Peker, son yıllarda meme kanseri tedavisinde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedavi yöntemlerindeki gelişmelerin umut verici olduğunun altını çizerek, "Artık birçok hasta, erken evrede tespit edilen meme kanseriyle tam olarak iyileşebiliyor. Bu nedenle farkındalıktan çok, düzenli tarama ve erken tanı bilinci üzerinde durmak gerekir" şeklinde konuştu.
Ordu’da öğrencilere deprem ve yangınla mücadele eğitimi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 14:22 Ordu’da öğrencilere deprem ve yangınla mücadele eğitimi Ordu’nun Ünye ilçesinde, ’Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare’ projesi kapsamında öğrencilere yönelik deprem ve yangın tatbikatı düzenlendi. Ünye Adnan Menderes Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, Milli Eğitim Bakanlığı’nın talimatı doğrultusunda ’afetler ve dayanıklılık’ temalı tatbikat gerçekleştirildi. Okul bahçesinde gerçekleştirilen tatbikatta 608 öğrenci, tahliye planları çerçevesinde toplanma alanlarına yönlendirilerek, afetlere karşı bilgilendirildi. Siren sesiyle başlayan tatbikatta öğrenciler, önce çök-kapan-tutun pozisyonunu alarak masa ve sıraların yanında korundular. Ardından öğretmenlerin rehberliğinde hızlı ve düzenli şekilde okul bahçesine tahliye edildiler. Bu süreçte öğrencilere doğru tahliye tekniklerini uygulamalı olarak gösterilirken, okul bahçesinde toplanan öğrencilere Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Amirliği ekipleri yangın güvenliği eğitimi verdi. Tatbikat kapsamında kontrollü yangın senaryosu oluşturularak öğrenciler yangın söndürme tüpü kullanımını birebir deneyimledi. Uygulamalı eğitimlerle yangın anında soğukkanlı davranmanın önemi de vurgulandı. "Öğrencilerimiz açısından faydalı olduğunu düşünüyoruz" Ünye Adnan Menderes Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı İbrahim Küçük, "Bakanlığımız tarafından bütün okullarda 12 Ekim itibariyle tatbikat yapılması verilmişti. Biz de okulumuzda bu kapsamda tahliye planları dahilinde siren sesimizle beraber afetlerde ve acil durumlarda neler yapılabilir? Gibi tahliye planı çerçevesinde bunu gerçekleştirmeye çalıştık. Siren sesiyle beraber öğrencilerimiz toplanma alanlarımızda bulundular. Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri de bizlere depremde, sel felaketlerinde ve acil durumlarda neler yapılabilir ile ilgili sunum yaptılar. Öğrencilerimiz açısından faydalı olduğunu düşünüyoruz. Tabi bu gibi durumlar başımıza gelmedikten sonra anlaşılmaz. Biz de bu bilinçle öğrencilerimize bunu aşılamaya çalıştık. Şuan itibariyle okulumuzda 608 öğrencimiz var" dedi. Tatbikat sonrasında öğrencilere yangınla ilgili uygulamalı eğitimlerin yanı sıra, söndürme konusunda bilgilendirmeler de yapıldı.
Tekerlekli sandalyeye mahkum kaldı, hayata küsmedi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:28 Tekerlekli sandalyeye mahkum kaldı, hayata küsmedi Ordu’da 2001 yılında geçirdiği trafik kazası sonrası belinden aşağısı tutmayan 50 yaşındaki Ahmet Çiçek, hayata küsmek yerine o günden bu yana ahşap eşya üretimi yaparak yaklaşık 23 yıldır ekmek parasını kazanıyor. Günün büyük kısmını oluşturduğu atölyede geçiren Çiçek, uygun zamanlarda ise eşyaların satışını gerçekleştiriyor. Altınordu ilçesinde yaşayan 3 çocuk babası Ahmet Çiçek, İstanbul’da bulunan bir yatak fabrikasında çalıştığı esnada, 2001 yılında memleketi Ordu’ya izne geldi. Burada geçirdiği trafik kazası sonrası belinden aşağısı felçli kalan Çiçek, merak üzerine ahşaptan kaşık yapmaya başladı. Zamanla kendisini geliştiren Çiçek, evinin alt katındaki alanı atölyeye çevirdi. Çiçek, daha çok kış aylarında ürettiği eşyaları, yaz aylarında Altınordu’da sahil bandında satıyor, kimi zaman il dışındaki fuarlara da gidiyor. "Kurduğum atölyemde kendi çapımda 23 yıldır çalışıyorum" Geçirdiği trafik kazası sonrası 2 yıl tedavi gördüğünü ancak belden aşağısının felçli kaldığını belirten Ahmet Çiçek (50), bu süreçte ahşaba merak saldığını söyledi. Şimşir ve gürgen ağaçlarından kaşık, merdane, oklava ve masa yaptığını kaydeden Çiçek, bu ürünlerin satışını da kendisinin yaptığını belirterek, "Burada kendime ufak bir atölye kurdum, kendi çapımda çalışıyorum. Burada hem zaman geçiriyorum, hem de stresimi atıyorum. Evde durmak yerine burada hem üretiyorum, hem de zaman geçiriyorum. Bu şekilde 23 yıldır hayatıma devam ediyorum" dedi. "Ahşap benim için terapi gibi" Ahşaptan ürünler yapmanın kendisine çok iyi geldiğini aktaran Çiçek, "Bu aslında benim için terapi gibi, insana ciddi derecede huzur veriyor. Ahşabın sesi insan beyninde algı oluşturuyor, bana huzur veriyor. Zaman geçirmek için de birebir bir iş. Kaşıkta yaklaşık 20 yıldır şimşir ağacı kullanıyordum ama artık ağaç bulmakta zorlanıyoruz. Onun için bulduğumuzda şimşir, yoksa gürgen ağacından yapıyoruz. Ağaç üzerine olan her şeyi yapabiliyorum. Kimse yarının ne olacağını bilmiyor. Ben şimdilik bu şekilde devam ediyorum ve ekmek paramı çıkartıyorum" diye konuştu. "Şimşir ağacı bulmakta zorlanıyoruz" Ağacına göre değişse de günlük 8-10 tane kaşık yapabildiğini aktaran Çiçek, 20-25 tane oklava yapabildiğini belirterek, "Kaşık şimşir ağacı sağlıklıdır ve içerisine yağ, deterjan ve mikrop çekmez. Düzgün kullanıldığında 25 yıl kadar kullanılıyor. Onu az bulduğumuz için zeytin ağacından yapıyoruz, o da şimşiri aratmıyor" ifadelerine yer verdi.
Tekerlekli sandalyesi ile umut veren ahşap ustası... 23 yıldır ahşap ürünler yaparak ekmeğini kazanıyor
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:26 Tekerlekli sandalyesi ile umut veren ahşap ustası... 23 yıldır ahşap ürünler yaparak ekmeğini kazanıyor Ordu’da 2001 yılında geçirdiği trafik kazası sonrası belinden aşağısı tutmayan 50 yaşındaki Ahmet Çiçek, hayata küsmek yerine o günden bu yana ahşap eşya üretimi yaparak yaklaşık 23 yıldır ekmek parasını kazanıyor. Günün büyük kısmını oluşturduğu atölyede geçiren Çiçek, uygun zamanlarda ise eşyaların satışını gerçekleştiriyor. Altınordu ilçesinde yaşayan 3 çocuk babası Ahmet Çiçek, İstanbul’da bulunan bir yatak fabrikasında çalıştığı esnada, 2001 yılında memleketi Ordu’ya izne geldi. Burada geçirdiği trafik kazası sonrası belinden aşağısı felçli kalan Çiçek, merak üzerine ahşaptan kaşık yapmaya başladı. Zamanla kendisini geliştiren Çiçek, evinin alt katındaki alanı atölyeye çevirdi. Çiçek, daha çok kış aylarında ürettiği eşyaları, yaz aylarında Altınordu’da sahil bandında satıyor, kimi zaman il dışındaki fuarlara da gidiyor. "Kurduğum atölyemde kendi çapımda 23 yıldır çalışıyorum" Geçirdiği trafik kazası sonrası 2 yıl tedavi gördüğünü ancak belden aşağısının felçli kaldığını belirten Ahmet Çiçek (50), bu süreçte ahşaba merak saldığını söyledi. Şimşir ve gürgen ağaçlarından kaşık, merdane, oklava ve masa yaptığını kaydeden Çiçek, bu ürünlerin satışını da kendisinin yaptığını belirterek, "Burada kendime ufak bir atölye kurdum, kendi çapımda çalışıyorum. Burada hem zaman geçiriyorum, hem de stresimi atıyorum. Evde durmak yerine burada hem üretiyorum, hem de zaman geçiriyorum. Bu şekilde 23 yıldır hayatıma devam ediyorum" dedi. "Ahşap benim için terapi gibi" Ahşaptan ürünler yapmanın kendisine çok iyi geldiğini aktaran Çiçek, "Bu aslında benim için terapi gibi, insana ciddi derecede huzur veriyor. Ahşabın sesi insan beyninde algı oluşturuyor, bana huzur veriyor. Zaman geçirmek için de birebir bir iş. Kaşıkta yaklaşık 20 yıldır şimşir ağacı kullanıyordum ama artık ağaç bulmakta zorlanıyoruz. Onun için bulduğumuzda şimşir, yoksa gürgen ağacından yapıyoruz. Ağaç üzerine olan her şeyi yapabiliyorum. Kimse yarının ne olacağını bilmiyor. Ben şimdilik bu şekilde devam ediyorum ve ekmek paramı çıkartıyorum" diye konuştu. "Şimşir ağacı bulmakta zorlanıyoruz" Ağacına göre değişse de günlük 8-10 tane kaşık yapabildiğini aktaran Çiçek, 20-25 tane oklava yapabildiğini belirterek, "Kaşık şimşir ağacı sağlıklıdır ve içerisine yağ, deterjan ve mikrop çekmez. Düzgün kullanıldığında 25 yıl kadar kullanılıyor. Onu az bulduğumuz için zeytin ağacından yapıyoruz, o da şimşiri aratmıyor" ifadelerine yer verdi.
Ordu’da yeni gölet
13 Ekim 2025 Pazartesi - 12:18 Ordu’da yeni gölet Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in hem kuraklığa karşı önlem almak hem de tarım, hayvancılık ve turizme hizmet etmesi amacıyla çalışmalarını başlattığı Gölköy Uluvahta Yayla Göleti’nde sona gelindi. Gölette incelemelerde bulunan Başkan Güler, "Çok yönlü ve çok fonksiyonlu bir göleti Ordu’muza kazandırdığımız için mutluyuz. Burası Giresun’un, Tokat’ın ve Sivas’ın tercih ettiği bir yer olacak" dedi. Ordu Büyükşehir Belediyesi Gölköy ilçesine bağlı Uluvahta Yaylası’nda inşa edilen göleti turizme kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri göl ve çevresinde kamelya kurulumu, ağaçlandırma ve peyzaj çalışmalarına ise aralıksız devam ediyor. Gölköy Uluvahta Yayla Göleti’nde sürdürülen çalışmaları yerinde inceleyen Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Uluvahta’ya kazandırılan göletin bölgenin cazibe merkezlerinden bir tanesi olacağını söyledi. "Gölköy’e yeni bir güzellik katacak" Göletin tarımdan turizme çok yönlü bir çalışma olduğunu, muhtemel yangınlarda itfaiye ve helikopter için su kaynağı olacağını aktaran Başkan Güler, şöyle konuştu: "19 ilçemizin 19’u da birbirinden güzel. Gölköy Uluvahta’da tam bir tabiat harikası. Yayladaki alan daha evvel boş bir alandı. Uluvahta Yayla Göleti ile bu alanı çok daha güzel bir alana çevirdik. Burası hem piknik alanı hem festival alanı aynı zamanda kış festivallerinde de donması ile adeta bir buz pistine dönüşüyor. Burası Giresun’un, Tokat’ın ve Sivas’ın tercih ettiği bir yer. Dolayısıyla burası artık hem balık tutulan, güzel zaman geçirilebilecek ve durgun su sporları yapılacak bir alan olacak. Çevre düzenlemeleri ile de burası çok daha güzel olacak ve Gölköy’ümüzün güzelliğine güzellik katacağız. Bir diğer yandan da muhtemel bir yangında helikopterlerin ve itfaiyelerin su almasına imkan sunacağız. Bu anlamda da çok güzel bir kaynak olacak. Çok yönlü ve çok fonksiyonlu bir göleti Ordu’muza kazandırdığımız için mutluyuz, hayırlı olsun."