Yerel Haberler
Ordu
04 Mart 2026 Çarşamba - 13:19 Ordu’nun içme suyu altyapısı güçlendiriliyor Ordu Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde temiz ve sağlıklı içme suyuna ulaşımı artırmak amacıyla altyapı yatırımlarına devam ediyor. İl genelindeki 19 ilçede altyapı yenileme ve güçlendirme çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, kullanım ömrünü dolduran içme suyu hatlarını yenilerken, hattı olmayan mahallelere de yeni şebeke hatları kazandırıyor. Yapılan yatırımlarla birlikte vatandaşlara sunulan hizmet kalitesinin her geçen gün arttığı belirtildi. 7 bin 400 metrelik yeni hat Karaağaç Mahallesi’nde mevcut hattın yetersiz kalması üzerine Ordu Su ve Kanalizasyon İdaresi (OSKİ) ekipleri tarafından başlatılan proje kapsamında toplam 7 bin 400 metre uzunluğunda ilave içme suyu hattı inşa ediliyor. Geçen ay başlayan çalışmaların bin metrelik bölümü tamamlanırken, kalan 6 bin 400 metrelik kısmın da en kısa sürede bitirilmesi için ekiplerin sahada çalıştığı kaydedildi. "Mahalle için önemli bir çalışma" Karaağaç Mahallesi Muhtarı Kadir Kır, yürütülen çalışmanın mahalle için büyük önem taşıdığını belirtti. Uzun yıllardır yaşanan su sorununun çözülmeye başladığını ifade eden Kır, mahallede uzun süredir susuzluk sorunu yaşandığını, konuyu Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e iletmelerinin ardından çalışmaların hızla başlatıldığını söyledi. Yaklaşık bir aydır bölgede yoğun bir çalışma yürütüldüğünü vurgulayan Kır, emeği geçenlere teşekkür etti.
Kadınların ürettiği ürünler Türkiye’ye açılıyor
18 Haziran 2025 Çarşamba - 12:14 Kadınların ürettiği ürünler Türkiye’ye açılıyor Ordu’da kadınların, Ticaret Bakanlığı tarafından verilen desteklerle kurdukları kadın kooperatiflerinde ürettiği yöresel ürünler, Türkiye genelinde satışa sunuluyor. Ticaret Bakanlığı’nın verdiği destekler ile kadın kooperatif sayıları her geçen gün artıyor. Birleşmiş Milletler tarafından 2025 yılının ‘Kooperatifler Yılı’ ilan edilmesi üzerine Ticaret Bakanlığı, kooperatifler ile ilgili farkındalığı arttırmak ve kooperatifçilik kültürünü yaygınlaştırmak üzere çeşitli tanıtım çalışmaları yürütüyor. Verilen desteklerin olumlu dönüş sağlaması üzerine bakanlık tarafından verilen destekler arttırılırken, kadınlar ise üretimi sürdürüyor. Çalışmalar kapsamında Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES) desteği alan Çamaş ilçesindeki kadın kooperatifleri, gün geçtikçe satış ağını genişletiyor. Kooperatif üyesi 8 kadın, kivi, dağ çileği ve süt reçeli, ısırganlı un tarhanası, kadayıflı kesme makarna, melocan otu konservesi, su böreği olmak üzere 70 çeşit ürün hazırlıyor. Kooperatif, bu sayede bahçelerde kendiliğinden yetişen sebze ve meyveleri değerlendiriyor, aynı zamanda dolaylı olarak yaklaşık 100 kadına ekonomik destek sağlıyor. Kadınların başarısı belgesel oluyor 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında yürüttüğü faaliyetlerin önemli bir ayağını oluşturan kadın kooperatiflerinin tanıtımına yönelik belgesel çekimleri, bu ay Karadeniz Bölgesi’ndeki illerde başladı. Çekimlerde kadın emeğinin, girişimciliğin ve dayanışmanın izini süren ekip, her noktada ilham verici hikayelere tanıklık ediyor. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat da süreci yakından takip ederek, çekimlerin yapıldığı her noktada telefon aracılığıyla kadın kooperatiflerine selam ve desteklerini iletti. Kooperatifi kuran ve yaşatan kadınlarla birebir telefon görüşmeleri gerçekleştiren Bakan Bolat, hem kadın girişimcilerin hem de belgesel ekibinin yanında olduğunu her fırsatta gösterdi. "Bakanlığımız ziyadesi ile destekçi, etiketimizi dahi kendimiz basıyoruz" Çamaş Hanımeli Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Sebile Gelmez, 2021 yılında kurulan kooperatifin o günden bu yana kendini geliştirdiğini söyledi. Gelmez, "Ticaret Bakanlığı’nın verdiği ilk destek ile makinelerimizi almıştık. Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı’na (KOOP-DES) başvuru yapmıştık. Bakanlığımız bu konuda ziyadesi ile bize destekçi. Şu anda etiketimizi dahi kendimiz basar bir haldeyiz, bu makineyi de verilen destekler ile aldık" dedi. "İlde ziyan olabilecek ürünleri değerlendirdik, dolaylı olarak 100 kadına fayda sağlıyoruz" Kooperatifin kuruluşunun bu yana hayalini kurduğu her şeye büyük bir hızla koştuğunu kaydeden Gelmez, "Bu yolda çok emek verdik. Bizim ana ürünümüz fındıktır ve Ordu’nun geçim kaynağıdır. İlde farklı ürünler ziyan oluyordu, biz bunların önüne geçmek için bahçelerde kendiliğinden yetişen yöresel otlardan sebze ve meyvelere kadar satın alıyoruz. Onlar aile ekonomisine katkı sağlarken, biz de bunu katma değerli bir ürün yaparak, Türkiye geneline gönderim sağlıyoruz ve ekonomiye katkı sunuyoruz. Bu durumdan dolayı çok mutluyuz. Çamaş Hanımeli Kooperatifi şu anda dijital pazarda en çok satış yapan kooperatiflerin başında geliyor. Biz pazarımızı büyüttüğümüz zaman dışarıdan kadınlarımızdan alacağımız ürünlerin miktarı da artıyor, onlara olan destek de fazlası ile çoğalmış oluyor. Biz ilk etapta 150 kalem ürüne kadar çıktık ve sonrasında insanların talebine göre üretim yaparak, bu sayıyı 70 kaleme indirdik. Aktif barkotlu bir şekilde yerel marketlerde dahi satışta olan ürünlerimiz var. Biz 8 ortaklı bir kooperatifiz ancak dolaylı olarak 100 kadına fayda sağlıyoruz" diye konuştu. "Verilen destekler dolayısıyla olumlu sonuçlar alınca, destek miktarlarını daha da arttırdık" Ticaret Bakanlığı Esnaf Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü’nde Kooperatifler Dairesi Başkanı Gülsüm Gözde Ayanoğlu ise, "Bilindiği üzere 2025 yılı, Birleşmiş Milletler tarafından ‘Kooperatifler Yılı’ olarak kabul edildi. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak kooperatiflerimiz ile ilgili farkındalığı arttırmak ve kooperatifçilik kültürünü yaygınlaştırmak üzere çeşitli tanıtım çalışmaları yürütüyoruz. Bu çalışmalar kapsamında Çamaş ilimizdeki kooperatifimizi ziyaret ettik. Bu kooperatifimiz KOOP-DES alan bir kooperatifimiz. Özellikle bu yıl kapsamında biz de bakanlık olarak KOOP-DES’ten aldığımız olumlu geri bildirimleri gördükçe desteklerdeki miktarı arttırdık, yüzde 100’e yakınını destekliyoruz. Yine kooperatiflerde makine ve ekipman, fuar ve sergi desteklerine yönelik de verdiğimiz destek miktarını yüzde 150 oranında arttırdık" şeklinde konuştu. "Bakanlık olarak bu kooperatiflerimizi desteklemeye devam edeceğiz" Kooperatifler Dairesi Başkanı Ayanoğlu, Çamaş kadın kooperatifinin aldığı destekler ile çok ciddi çalışmalara imza attığını kaydederek, "Kadın kooperatifleri, ticari bir işletme olmakla birlikte kadınların bir araya geldiği aynı zamanda sosyal, kendilerini iyi ve güvende, daha güçlü hissettikleri bir ortam. Kadınların ekonomide yer alması, kendilerine olan güveninin arttırılması, birbiriyle olan paylaşımlarının geliştirilmesi açısından da önem arz eden bir kooperatif türümüz. O nedenle bizler bakanlık olarak bu kooperatiflerimizi desteklemeye devam edeceğiz" diye ifade etti.
‘Klima hasta etmez, doğru kullanılmazsa risk oluşturur’
17 Haziran 2025 Salı - 11:02 ‘Klima hasta etmez, doğru kullanılmazsa risk oluşturur’ Klimanın doğru kullanıldığı takdirde hastalığa yol açmayacağına dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, "Klimalar, ortam havasını serinletmenin yanı sıra nem oranını da düşürerek kronik akciğer hastalıkları olan bireylerin solunumunu kolaylaştırır. Bu nedenle, doğru sıcaklık ve nem dengesinin sağlandığı bir klima ortamı, koruyucu bir rol üstlenebilir" dedi. Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem oranları, özellikle kronik solunum yolu hastalığı olan bireyler için ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bu nedenle konforlu bir yaşam alanı sağlamak amacıyla yaygın olarak kullanılan klimalar, toplumda kimi zaman hastalık sebebi olarak gösterilebiliyor. Klimanın doğru kullanımı hakkında açıklamalarda bulunan Medical Park Ordu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, klima kaynaklı sağlık sorunlarının, cihazın yanlış kullanımı ve yetersiz bakımı sonucu oluştuğuna dikkat çekerek doğru klima kullanımının solunum sağlığı açısından birçok fayda sağladığını vurguladı. "Kronik akciğer hastalarında konforu artırır" Yüksek sıcaklık ve nemin, KOAH, astım ve bronşektazi gibi kronik akciğer hastalıkları olan bireylerde semptomları ağırlaştırabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, "Klimalar, ortam havasını serinletmenin yanı sıra nem oranını da düşürerek bu hastaların solunumunu kolaylaştırır. Bu yüzden doğru sıcaklık ve nem dengesinin sağlandığı bir klima ortamı, kronik solunum hastalığı olan bireyler için koruyucu bir rol üstlenebilir" ifadelerini kullandı. "Asıl risk, bakımsızlık ve doğrudan maruziyet" Klima kullanımında en sık yapılan hatalardan birinin cihaz bakımının ihmal edilmesi olduğunu belirten Uzm. Dr. Yılmaz, "Temizlenmeyen filtreler zamanla bakteri, mantar ve alerjen birikimine neden olur. Bu mikroorganizmalar, klima çalıştığında ortama salınarak enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle lejyonella bakterisinin neden olduğu lejyoner hastalığı, kötü hijyen şartlarında çalışan klima sistemleriyle ilişkilendirilmektedir" diye konuştu. Sağlıklı klima kullanımı için dikkat edilmesi gerekenler: Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, klima kullanımında dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde sıraladı: "Oda sıcaklığı: 23-26 derece aralığında tutulmalıdır. Nem oranı: Yüzde 40-60 arasında olmalıdır. Hava akımı yönü: Doğrudan vücuda üflemeyecek şekilde ayarlanmalıdır. Bakım ve temizlik: Filtreler düzenli olarak temizlenmeli, yılda en az bir kez profesyonel bakım yapılmalıdır. Hava sirkülasyonu: Klima kullanılan alanlar periyodik olarak doğal yollarla havalandırılmalıdır. Aşırı sıcak-soğuk geçişi: Ani ısı değişimlerinden kaçınılmalı, iç ve dış ortam arasında makul bir sıcaklık farkı korunmalıdır." "Klima bilinçli kullanıldığında sağlık dostudur" "Klima kullanımıyla ilgili toplumda yerleşmiş olan önyargılar, kişilerin yaşam konforunu azaltmasına ve bazı riskli grupların daha fazla zarar görmesine neden olabiliyor" diyen Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, şunları söyledi: "Klima, tek başına hastalık nedeni değildir. Aksine, doğru şartlarda ve uygun hijyenle kullanıldığında hem sıcak çarpmalarını önler, hem de kronik solunum hastalıklarında yaşam kalitesini artırır. Ancak tüm elektronik cihazlar gibi klimalar da düzenli bakım ve bilinçli kullanım gerektirir. Bu bilinç yerleştiğinde, klimayla ilgili sağlık sorunları büyük oranda ortadan kalkacaktır."
Park halindeki otomobile 800 kilometre uzaktan trafik cezası yazıldı
16 Haziran 2025 Pazartesi - 15:54 Park halindeki otomobile 800 kilometre uzaktan trafik cezası yazıldı Ordu’nun Fatsa ilçesinde galerici esnafının, 20 gün önce satın aldığı ve o günden bu yana kullanılmayan otomobiline yaklaşık 800 kilometre uzaklıktaki Konya ilinden ‘ticari araçlara’ uygulanan trafik cezası geldi. İlçede galerici esnafı Muharrem Kaval (41), 20 gün önce 1994 model otomobil satın aldı. Araç, temizliğinin ardından iş yerinin önüne park edildi. Bu esnada farklı bir araç ile il dışında çıkan Kaval’ın cep telefonuna trafik cezası yazıldığına dair tebliğ edildi. Cezanın, kendilerine ait otobüse geldiğini düşünen Kaval, makbuza baktığında ise şaşırdı. İş yerinin önünde satılmayı bekleyen ve hiç kullanılmayan 1994 model otomobile yaklaşık 800 kilometre uzaklıktaki Konya’nın Beyşehir ilçesinden ‘ticari taşıt sürücülerine, taşıt kullanma sürelerine aykırı olarak taşıt kullandırmak’ maddesinden 2 bin 167 TL ceza yazıldığını anlayan galerici esnafı, bu durumun düzeltilmesini talep etti. "Araç hiç kullanılmadı, mahkemede itiraz etmem gerektiği söylendi" Aracın iş yerinin önünden dahi kıpırdatılmadığını ileri süren Kaval, "Galerimdeki arkadaşlarımızı aradım ve aracın kullanılıp kullanılmadığını sordum. Aracın hiçbir yere götürülmediğini söylediler ki kamera kayıtları da var. Bunun üzerine Konya Beyşehir Trafik Müdürlüğü’nü aradım, durumu anlattım ve düzeltilmesini istedim. Onlar da bana itiraz merci olmadıklarını, mahkemeye başvurmam gerektiğini söylediler. Bunun üzerine aracın 1994 model olduğunu ve ticari araç olmadığını söyledim ama mahkemeye gidip itiraz etmem gerektiğini söylediler" dedi. "Bu durumla karşılaşan başkalarının olduğunu anladım" Bu durumu video çekerek sosyal medya hesaplarında paylaştığını ifade eden Kaval, "Yorumlarda çok kişinin bu tür olayla karşılaştığını anladım. Bazıları cezayı ödemem gerektiğini, kimisi ise itirazda bulunmam gerektiğini söyledi. Yapılan yanlışın düzeltmek için elimizden geleni yaptık, devletimizin bu konuda yardımcı olmasını bekliyoruz. Sonuçta bunu mahkemeye de versek insanların iş yükünü arttırmış olacağız" diye konuştu. "Konya’yı bırakın, araç Fatsa’da dahi kullanılmadı, ayrıca araç ticari değil" "Şuan için 15 günlük itiraz sürecini bekliyorum, bu süre içerisinde bana bir dönüş olmazsa bende yasal hakkımı kullanıp tazminat davası açmayı düşünüyorum diyen galerici esnafı, "Ben vatandaş olarak yapılan bir yanlışın düzeltilmesini istiyorum. Ceza tutarı 2 bin 167 TL, aracım Konya’ya gitmeyi bırakın, Fatsa sınırları içerisinde bile kullanılmadı, buradan kımıldamadı. Araç zaten hem ticari değil" ifadelerine yer verdi.
Uzman çavuştan hayat kurtaran hamle: Nefes borusuna dondurma külahı kaçan çocuğu Heimlich manevrasıyla kurtardı
15 Haziran 2025 Pazar - 14:38 Uzman çavuştan hayat kurtaran hamle: Nefes borusuna dondurma külahı kaçan çocuğu Heimlich manevrasıyla kurtardı Ordu’nun Ünye ilçesinde nefes borusuna dondurma külahı kaçan ve nefes alamayan 11 yaşındaki çocuğu çevreden geçen uzman çavuş, Heimlich manevrası ile boğulmaktan kurtardı. Olay ilçenin Çınarlık Mahallesi Kandil Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, memleketi Ünye’ye izne gelen ve Suriye’de görev yapan Uzman Çavuş Murat Kol, sokakta bir çocuğun nefes alamadığını gördü. Çocuğun yanına yaklaşan Uzman Çavuş Murat Kol, Heimlich manevrasıyla çocuğa müdahale ederek boğazına kaçan dondurma külahının çıkmasını sağladı. Olay anı ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde çevredekilerin yardım etmeye çalışması ve Uzman Çavuş Murat Kol’un su almaya giderek çocuğa müdahale ettiği görüldü. Çocuğun yüzünün morardığını ve nefes alamadığını fark ederek müdahale yaptığını söyleyen Uzman Çavuş Murat Kol, "Dışarıda ufak bir işim vardı. O sırada bütün işlerimi bitirip evime geçtiğim sırada tam olduğumuz yerde bir kardeşimizin yüzünün morardığını fark ettim. Nefes alamadığını anladım. Aracımı park ettikten sonra kardeşimize baktığımızda nefes alamıyordu. Yüzü de bayağı morarmıştı. Boğazında bir şey olduğunu anladım. Ben de o sırada Heimlich manevrası yapmaya çalıştım. 7-8 defa Heimlich manevrası yaptıktan sonra nefes almakta zorlandığını gördüm. Tekrardan yine Heimlich manevrası yapmaya çalıştım. Boğazına dondurma külahı kaçmış. Onu çıkarmayı başardıktan sonra kardeşimize durumunu sordum. Çocuk kendisi bana boğazına bir şeyler battığını söyledi. Ardından elimle boğazındaki o parçaları almaya çalıştım. Ardından kardeşimizi yola çıkardım ve çevrede bulunan bakkaldan bir şişe su alarak elini yüzünü yıkadım. Kendisini hastaneye götürmek istedim. Çocuk kendisini iyi hissettiğini ve eve gitmek istediğini söyledi. İçim rahat etmedi onu aracıma alarak evine götürdüm. Bu yaptığım olaydan dolayı bir insanlık görevimi yaptığımdan dolayı gerçekten çok mutluyum. Önemli olan kardeşimizin hayatı ve sağlığıdır" dedi. Çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.