Yerel Haberler
Rize
05 Mart 2026 Perşembe - 13:13 Rize’de askıda ekmek, pidenin ardından askıda tulumba kampanyası başladı Rize’de bir fırın işletmecisi, askıda ekmek ve Ramazan ayında başlattığı askıda pide kampanyasına bir de ’askıda tulumba tatlısı’ kampanyasını ekledi. Rize’de bir fırın işletmecisi, dayanışma kültürünü büyüten anlamlı bir kampanyaya imza attı. Daha önce askıda ekmek ve Ramazan ayında askıda pide uygulamasını başlatan işletmeci, şimdi de "askıda tulumba tatlısı" kampanyasını hayata geçirdi. İhtiyaç sahiplerinin de Ramazan’ın tatlı sevincini yaşayabilmesi için başlatılan uygulamada, vatandaşlar satın aldıkları tulumba tatlısını askıya bırakarak, ihtiyaç sahiplerinin ücretsiz almasına katkı sağlıyor. Böylece hem paylaşma hem de dayanışma kültürü Ramazan ayında daha da güçleniyor. Fırına gelen hayırsever vatandaşlar, istedikleri kadar tatlıyı ödeyerek askıya bırakabiliyor. İhtiyaç sahibi kişiler ise askıda bulunan tatlılardan ücretsiz şekilde alabiliyor. İşletme sahibi Necmettin Demirkan, ekmek ve pideden sonra askıda tulumba uygulaması başlattıklarını ve ihtiyaç sahibi aileler için bağışlanan tulumba tatlılarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını söyledi. Demirkan, "Eskiden bu yana askıda ekmek kampanyamız vardı. Ramazan ayında da askıda pide yapıyorduk. İhtiyaç sahibi aileler, herkes ekmeğini, pidesini alabiliyor. Şimdi yeni bir kampanya başlattık. Askıda tulumba tatlısı veriyoruz. İhtiyaç sahibi ailelerin buraya gelip tezgahtarımıza ‘Askıda pide almak istiyorum’ veya ‘Askıda tulumba almak istiyorum’ demesi yeterli" ifadelerini kullandı. Askıda ekmek, pide ve tulumba tatlısı için çok bağışçı olduğunu ifade eden Demirkan, "Bu süreçte bize destek verenler var. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Gerçekten çok duygulandıran anlar da yaşadık. Gelip yardım yapanlar oldu, öğrenci arkadaşlarımız için ayrıca yardım yapanlar oldu. İhtiyaç sahibi aileler gelip buradan istediği kadar alabilirler. Yarım kiloluk kutulara koyuyoruz ve ihtiyaç sahiplerine veriyoruz" dedi.
Armonika’yı gelecek nesillere aktarmak için şenlik düzenlediler
09 Eylül 2024 Pazartesi - 11:04 Armonika’yı gelecek nesillere aktarmak için şenlik düzenlediler Rize’de bu yıl ilk kez düzenlenen ‘Dağbaşı Şenlikleri’ ile birlikte bir zamanlar yörede çok yaygın olan Armonika çalgısı eşliğinde yürüyüş ve eğlence düzenlendi. Karadeniz’e yaklaşık 200 yıl önce Kafkaslar tarafından getirilen Armonika, bölgenin vazgeçilmez müzik aleti oldu. Rize ve çevresinde yaygın olan Armonika, düğün ve eğlencelerin tek çalgısı olarak yıllarca kullanıldı. Armonika son yıllarda yerini kemençe ve tuluma bıraktı. Rize merkeze bağlı Dağsu mahallesinde de bu yıl ilk kez ‘Dağbaşı Şenlikleri’ düzenlendi. Mahalle merkezinde toplanan vatandaşlar Armonika sanatçıların eşliğinde tepeye kadar yürüdü. Yol boyuncu Armonikanın sesiyle birlikte eğlenen vatandaşlar türküler söyledi. Bu şenlik sayesinde Armonika’nın gelecek nesillere aktarılmaya çalışılıyor. “Armonikadan etkilenerek böyle bir şenlik yapmayı istedim” Geçmiş yıllarda popüler olan Armonikadan etkilenerek bu şenliği düzenlemek istediklerini ifade eden Şenlik Yürütme Komitesi Başkanı Özkan Avcı, “Ben bu şenliği Ankara’da projelendirdim. Geldim buraya kardeşlerimizi topladık. Dağbaşı’nın eski geleneğinde Armonika vardır, çok meşhurdur. Bu Armonikanın üstüne türkülerde söylemişimdir. Armonikadan etkilenerek böyle bir şenlik yapmayı istedim. İnşallah gelecek yıllarda da arkadaşlarımız bunu devam ettirerek geleneksel hale sokarlar. Bu birinci dağbaşı şenliğimiz. Bir daha ki sene olursa ikinci şenliğimiz olacak. Çok güzel oluyor. İnsanlarımız bu tip şeylere ihtiyacı var. Hep bir stres. Böyle güzel şeylerde yaşansın istiyoruz. Dağbaşı şu anda Dağsu Mahallesi olarak geçer ama eski ismi Dağbaşı’dır. Düğünleri törenleri çok güzeldir” ifadelerini kullandı. Armonikanın yaklaşık 250 senelik bir mazisi olduğuna vurgu yapan Armonika sanatçılarından Süleyman Sarıahmetoğlu, “Bu enstrümanı çocukluğumuzdan beridir çalarız. Bize annemizin ilk aldığı şey ağız mızıkasıdır. Ağız mızıkası ile başladık. Dolayısıyla o ruh hali çocukluktan gelmektedir. Ben bunu hobi olarak yapmaktayım. İstiyoruz ki tamamen gün ışığına çıksın. Bunda da her türlü maddi ve manevi fedakarlıklarda bulundum. Gençlerden de çalmaya başlayanlardan var. Onlarda bizi mutlu ediyor. Bizim de bazı kayıtlarımız var. 250 senelik bir mazisi vardır. Kafkaslardan gelmiştir ama Almanya’dan gemiyle buraya gelmiştir” şeklinde konuştu.
ÇAYKUR’un randevulu çay alım sistemine geçmesi üreticiyi sevindirdi
07 Eylül 2024 Cumartesi - 09:29 ÇAYKUR’un randevulu çay alım sistemine geçmesi üreticiyi sevindirdi ÇAYKUR’un bugünden itibaren randevulu çay alım sistemine geçmesi çay üreticisini sevindirdi. 15 Ağustos tarihi itibariyle başlayan 3. sürgün çay alım dönemi sürerken, çay üreticilerinin çay bahçelerindeki mesaisi sürüyor. Hasat için olgunlaşan çayları toplamayı sürdüren üreticiler, çaylarını keserek satımını gerçekleştiriyor. ÇAYKUR 2. Sürgün döneminde her geçen gün artan yoğunluk nedeniyle dekar başı alımları 50 kilogramdan 30 kilograma sonrasında 25 kilograma ve 20 kilograma kadar düşürmüştü. Bu sürgün döneminde ise ÇAYKUR, yoğunluk oluşmadan üreticilerden daha rahat bir şekilde çaylarını almaya çalışıyor. Bunun için de ÇAYKUR yıllar önce kaldırdığı randevulu sistem uygulamasını bugün itibariyle tekrardan getirdi. ÇAYKUR 2024 yılı 1. sürgün döneminde 213 bin ton çay alımı gerçekleştirirken, 2. sürgün döneminde ise 279 bin 950 ton çay alımı yapıldı. ÇAYKUR bu yıl ilk 2 sürgünde 2022 ve 2023 yıllarının ilk iki sürgününde aldığı çaydan daha fazla çay alımı yaptı. 3. sürgün dönemini daha rahat geçirdiklerini ifade eden Nuray Kutlu, “Yeni sürgün dönemi iyi gidiyor ama biraz rekolte düştü. Böcek hep çayı yedi. Yüksek kesimlerde bu durum daha fazla oldu. Havaların çok sıcak gitmesiyle çaylarımız yandı. Çay verme hususunda bu ay çok iyi. Devlet kotamızı arttırdı. Çok sıkışmadık. Özel sektöre muhtaç kalmadık. Önceki ay çayımızı hep ucuza aldılar. Bu ay iyi çok şükürler olsun” ifadelerini kullandı. Daha rahat bir şekilde çay hasadı gerçekleştirdiklerini belirten Ayşe Kutlu, “Bu sezon iyi geçti. Şu an da 3. sürgün döneminde çayımızı topluyoruz. Normalde 3. sürgün biraz daha verimsiz olur ama bu ay güzel. Böcek falan vardı. Çay o yüzden biraz geri vurdu. Bide kontenjan yoktu. Ondan da bir rahatlığımız var. Rahat rahat topluyoruz. Havalarda çok sıcak gitti. Yağmurumuz da var ama sıcağımız da çok. Güzel geçiyor” şeklinde konuştu.
Sahildeki ölü palamutların yaydığı pis koku vatandaşları rahatsız ediyor
04 Eylül 2024 Çarşamba - 13:11 Sahildeki ölü palamutların yaydığı pis koku vatandaşları rahatsız ediyor Rize’de sahilde görülen onlarca ölü palamut yaydığı pis koku nedeniyle çevreyi rahatsız ediyor. Balıkçılar av yasağının kalktığı ilk günden bugüne kadar tonlarca palamut yakaladı. Vatandaşlar tezgahlarda görmeye alışık olduğu palamutun ölü halde sahilde ve deniz üzerinde de gözükmesi çevre sakinlerini tedirgin etti. Merkeze bağlı Müftü Mahallesi Karadeniz Sahil yolu yan yol üzerinde bulunan kayıkhane içerisinde ölü balıklar ve deniz yüzeyindeki kirlilik pis bir kokuya neden oldu. Vatandaşlar ölü balıkların acilen temizlenmesi gerektiğini söyledi. Kötü koku ve ve ölü alabalıklar ile ilgili konuşan Gökhan Bakır, “Burası böyle ölü balık doldu ve koku yaymaktadır. Limanın içi doldu. Buraya akın akın geliyorlar. Nereden geldi bilemiyoruz. Sahil ölü balıkla doldu. Bununla ilgilenmeleri için çağrıda bulunuyoruz. Bunlar canlı değil ölü. Enteresan bir şey. Ağdan kurtulmuş olsa canlı olarak piyasaya düşer. Rezil bir şekilde kokuyor. Burada başka balıklar var. Bunları acilen gereken kişilerin müdahale etmesi gerekiyor. İnsan sağlığını düşünerek müdahale etmemiz gerekiyor. Limanın içerisinde 500’ün üzerinde balık var. Gereken müdahaleyi yapmalarını istiyoruz. Daha önceden hamsi ile böyle karşılaşmıştık. Bu kötü bir şekilde kokuyor ve insan sağlığını etkiler. Denizde bir zehirlenme olsa bu balıklar böyle olmaz. Birileri tarafından mı denize atıldı. Teknede balığı muhafaza edemeyince bozulan balıkları mı buraya döktüler anlamadık” ifadelerini kullandı.
ÇAYKUR’dan 3. sürgün için kota açıklaması
03 Eylül 2024 Salı - 11:34 ÇAYKUR’dan 3. sürgün için kota açıklaması ÇAYKUR Genel Müdürlüğü’nün 3. sürgünde konvansiyonel çayda kotayı dekar başına 600 kg’dan 750 kg’a, organik çayda ise dekar başına 400 kg’dan 500 kg’a çıkarmasına, organik çay üreticilerinin tepkisi dinmiyor. Üreticiler, kendileri ile geçmişte imzalanan sözleşmeye göre ÇAYKUR’un organik çayın tamamını alacağını taahhüt ettiğini ve kota uygulamasının yasal olmadığını iddia etti. Rizeli organik çay üreticilerinin organik olmayan geleneksel yöntemlerle üretilen konvansiyonel çay için dekar başına ÇAYKUR’un 750 kilogram kota açıklamasına rağmen organik çayda dekar başına 500 kilogram sınırlaması getirilmesine tepkisi sürüyor. 3. sürgünde kotanın 400 kg’dan 500 kilograma çıkartılmasının bir anlamı olmadığını ve kota uygulamasının kabul edilemez olduğunu ifade eden üreticiler, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (ÇAYKUR) yaptığı sözleşmeye uymadığını iddia etti. Organik üretici ile ÇAYKUR arasında sözleşme var Öte yandan, organik çay üretimine geçiş sürecinde çay üreticileri ile ÇAYKUR arsında bir sözleşme imzalandı. İmzalanan sözleşmede ÇAYKUR’un kota uygulaması koymadan üreticiden bütün çayı alacağı taahhüt edilerek, “Üretici üretmiş olduğu organik yaş çay ürününün tamamını ÇAYKUR’a satar” maddesine yer verilmişti. Maddenin devamında ise üreticinin organik çayı ÇAYKUR’dan başka bir firmaya satması halinde sözleşmenin iptal edilerek kurum tarafından yapılan tüm masrafların üreticiden tahsil edileceği beyan edilerek “Sözleşme devam ettiği sürece başka bir firmaya yaş çay ürünü satamaz, başka bir firma ile de sözleşme imzalayamaz. Aksi taktirde ÇAYKUR iş bu sözleşmeyi feshederek bu işle ilgili olarak üreticiye yapılan tüm masrafları geriye tahsil eder” ifadelerine yer verilmişti. Buna karşılık son olarak ÇAYKUR tarafından yapılan yazılı açıklamada, "2024 yılı 2. sürgünü yaş çay alım sürecinde yaşamış olduğumuz tüm yoğunluğa rağmen, siz değerli üreticilerimizi korumak ve alın teri olan ürünlerinizi garanti altına alabilmek adına, tarihimizde ilk kez 3. sürgünde konvansiyonel çayda kotayı dekar başına 600 kg’dan 750 kg’a, organik çayda ise dekar başına 400 kg’dan 500 kg’a çıkarmış bulunmaktayız" ifadelerine yer verildi.