Yerel Haberler
Rize
08 Mart 2026 Pazar - 17:11 Sami Uğurlu: "Önemli maçtı, kazanmayı çok istemiştik" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Önemli maçtı, kazanmayı çok istemiştik. İyi de çalıştık ama maalesef istediğin sonuçları yaklaşsan da alamıyorsun" dedi. Antalyaspor, Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında deplasmanda Çaykur Rizespor’a 1-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu açıklamalarda bulundu. Futbol şansının bu maçta kendileriyle birlikte olmadığını söyleyen Uğurlu, "İç saha performansımızı dışarıya da yansıtmak istiyorduk. Bunun için sahaya çıktık. İyi de hazırlandık ki son iki haftayı çok iyi geçiren, her geçen hafta üzerine koyan bir Rizespor takımı. Aslında baktığımızda dersimizi de iyi çalıştığımızı düşünüyoruz. Rizespor son haftalarında özellikle 2 kanadıyla çok etkili olan, merkezi orta sahasıyla çok etkili olan bir takım. Buralara önlemimizi aldığımızı söyleyebiliriz. Maça iyi başladıktan sonra çok basit, olmaması gereken seviyede bir penaltı ile yediğimiz gol. Ondan sonra da oyundan düşmediğimizi söyleyebiliriz. Özellikle ilk yarıda oyunun daha çok hakimiydik, topla daha çok oynayan takımdık. Gol bulabilirdik. İkinci yarı risk aldık. Ön bölgede daha kalabalıktık. Bu riskleri aldığın zaman ister istemez pozisyonda veriyorsun. Ön bölgelerde kalabalık olup kenar ortalarla sonuca gitmek istedik, olmadı. Bazen maç şansının yanında olması gerekiyor. Bugün o gün değildi diye düşünüyorum. Ancak hiçbir zaman pes etmedik, etmeyeceğiz, mücadeleye devam edeceğiz. Ligde kalacağımıza maç öncesinde ne kadar güveniyorsak şimdi de o kadar güveniyoruz. Daha fazla çalışacağız, elimizden gelenin daha fazlasını yapacağız. Bu haftalarda basit hata yapmamamız gerekiyor. Önemli maçtı, kazanmayı çok istemiştik. İyi de çalıştık ama maalesef istediğin sonuçları yaklaşsan da alamıyorsun. Bu maçı da öyle düşünüyorum" diye konuştu.
Ayder’in çevreci otoparkı hizmete girdi
30 Mayıs 2024 Perşembe - 10:58 Ayder’in çevreci otoparkı hizmete girdi Rize’nin dünyaca ünlü Ayder Yaylası’nın trafik sorununa çözüm olarak yapılan çevreci otopark hizmete açıldı. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası’nın en büyük sorunlarından olan trafiğe çözüm bulundu. Turizm sezonunda yayaların bile yürümekte zorluk çektiği yaylada yaklaşık 4 yıl önce çevreci otopark inşaatına başlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yaylanın girişinde 72 bin metrekare alana inşa edilen otopark 6 blok halinde 11 katlı, toplam 1780 araçlık kapalı otopark tamamlanarak hizmete açıldı. Tamamen çevreci olarak inşaat edilen otopark sayesinde yaylada araç trafiği olmayacak. Otoparka araçlarını bırakan vatandaşlar için de özel minibüsler ile yaylaya kadar taşınacak. “Ana tema Ayder’i trafikten kurtarmak” Şantiye sorumlusu Ali Faik Kal, yaptığı açıklamada “Kapalı otopark 11 kattan oluşmaktadır. 72 bin metrekarelik kapalı alandan ibarettir. 9 katı toprağın altındadır. 2 girişi ve 2 çıkışı bulunan bir otoparkımız. Bin 700 normal otomobilin alabileceği kapasitededir. Ayrıca 66 tane de engelli araçlar için yer tahsis edilmiştir. Çevreci niteliğinde bir otoparktır. Tamamı ile yeşil örtüyle kaplanmıştır. Elektrikli araçlar için de şarj istasyonu koyuldu. 17 tane otobüsün park edebileceği alanda mevcuttur. Ayrıca otoparka gelip araçlarını park eden misafirlerimiz için ücretsiz ring servisi otopark yönetimi tarafından sağlanmıştır. Ana tema Ayder’i trafikten kurtarmak. Yaklaşık 4 yıl süren bir şantiye oldu. Çok zor bir süreç yürütüldü. Şükürler olsun teslim etmeyi başardık. Burada Ayder’de özellikle sezonda 4-5 aylık bir dönemde çok fazla trafik oluyor. Yaya bile yürüyemeyecek hale geliyordu. Yeşil örtünün korunmasına özen gösterildi. Hatta coğrafi konumu itibariyle eski hali nasıl ise şimdi ki hali de aynı oldu. Doğaya uygun bir şekilde yöreye ait ağaçlar seçildi. Çevreye uygun bir otopark yapmış bulunmaktayız” ifadelerini kullandı.
17 yaşında ilk kitabını yazdı... Gelecekte iyi bir yazar olmayı hedefliyor
27 Mayıs 2024 Pazartesi - 12:08 17 yaşında ilk kitabını yazdı... Gelecekte iyi bir yazar olmayı hedefliyor Rize’de ilk kitabını 17 yaşında yazan Nazan Ateş, gelecekte adından söz edilen bir yazar olmayı hedefliyor. Rize’nin Ardeşen ilçesinde yaşayan 17 yaşında ki Nazan Ateş, ortaokul yıllarında kitap okumayı sevmiyordu. Yazım kurallarını dahi bilmeyen Ateş, bir gün babasının aldığı kitabı okumaya başladı. bir gecede kitabı bitiren Ateş, kendisini kitaplara verdi. Gün geçtikçe okuduğu kitap sayısını arttıran Ateş, kendisinin de insanların hayatlarına dokunabilmek için bir kitap yazmaya karar verdi. Rastlantı adlı 234 sayfalık bir kitap yazan Ateş, kitabın basımının yapılarak yayınlanması için bu durumu ailesine anlattı. Ailesi öncesinde kızlarının kitap yazdığına şaşırmasının ardından bir yayınevi ile kitabın basımı için anlaştılar. Nazan’ın ilk kitabı basılarak yayınlandı. Okurları tarafından ilgi gören Nazan, gelecekte de yazdığı yeni kitaplardan adını söz ettirmek istiyor. “Kitap okumak bana kendimi buldurdu ve çok iyi hissettim” Ortaokul okurken noktalama işaretlerinden yazım kurallarına kadar hiçbir şeyi bilmediğini kitap okuma alışkanlığını da sonradan kazandığını belirten Nazan Ateş, “Hiç kitaplarla alakam yoktu. Hatta ortaokulda noktalama işaretlerini, yazım kurallarını bile bilmiyordum. Sonra bir gün babama kitap aldırmıştım ve onu okumadım. Sonra onun vicdan azabıyla dedim ki kitabı okumalıyım. Yeni bir kitap aldım ve onu bir gecede bitirdim. Kitap çok akıcıydı ve bana da sürpriz oldu. Ertesi gün gidip yenisini aldım ve o şekilde bir başlangıç oldu. Sonra içimde kendimi böyle yalnız hissettiğim zamanlarda kitaplar bana çok yardımcı oluyordu. Kitaplarda kendimi bulduğum için onları birer arkadaş olarak görüyordum ve çok hoşuma gidiyordu. Böyle biraz arkadaşımız pekişti ve dedim ben de yapmak istedim. Kitap okumak bana kendimi buldurdu ve çok iyi hissettim. Ben de dedim ki insanlara iyi gelmek istiyorum. Belki kendime yine yalnız insanlar bulurum diye düşündüm. Onlara birer Şifacı olmak istedim ve ilk başta iki kısa kurgu yazdım ama dört beş bölümden öteye gitmedi. İçime de sinmedi açıkçası. Sonra bir anda aklıma bir sahne canlanıyordu sürekli. Bir yaralı bir kız var ve bir asker ona elini uzatıyordu. Bu sahne gözümün önüne gitmiyordu. En son dedim ki ben bunu yazacağım dedim ve karakterleri oluşturmaya başladım. Olay döngüsünü oluşturdum ve o derindeki yaralar, travmalar hoşuma gitti. O detaylara girmek benim için önemlidir” ifadelerini kullandı. “Ömrümün devamında da kitaplar yazmak istiyorum ve birçok kitap bırakmak istiyorum arkamda” Önceliğinin maddi bir kazanç olmadığını kitaplarıyla insanlara dokunmak olduğunu ifade eden Nazan, “Geçen sene Ukrayna savaşı vardı. Haberlerde çok gündemdeydi ve benim de çok dikkatimi çekmişti. İlk başta rastgele bir ülke seçecektim. Savaş mağduru olarak ama Ukrayna o an gündemde olduğu için dedim bu olsun. Hem daha gerçekçi olur hem de daha anlamlı olur diye düşündüm. Ortaokulda noktalama işaretlerini ve yazım kurallarını bile bilmeyen bir öğrenciydim. Kitaplar bana bunları öğretmekte çok yardımcı oldu ve ben de daha çok şey öğrenmek adına yazmaya karar verdim. Yazdıkça da kendimi geliştireceğime inanıyorum. Ömrümün devamında da kitaplar yazmak istiyorum ve birçok kitap bırakmak istiyorum arkamda. Şimdi yazdığım lise kurgusu var. İsmi Mefta. Bana göre diğer lise kurgularını ayıran erkek karakterimizden ziyade ana kadın karakterimiz burjuva sınıfından ve biraz sosyal o farka, kültürel farka inecek. Biraz daha ailesel konular da var. Hani farklı olacağına inanıyorum. Şu anda yazdığım kitapta olmak üzere ve bundan sonraki yazım süreci amacım bir maddi kazanç değil. Yani ilk önceliğim bu değil. Benim önceliğim insanlarla iç içe olmak. Onlarla konuşmak ve onlara kimse mesela anlatamadıkları sırlarını kitaplarda bulması, kendinden bir parça okuyup altını çizmesi. Bunlar benim için çok değerli. Öyle bir düşünce vardı bende. Kitabı bitirdiğimde aileme söyledim ve oradan bir yayınevi arayışına girdik. Yayınevimle konuştuk anlaştık ve güzel bir kitap ortaya çıkardık” şeklinde konuştu. “Kesinlikle her noktada kızımızın yanındayız” Her konuda kızına destek vereceğini söyleyen anne Hanife Ateş, “Kesinlikle her noktada kızımızın yanındayız. Maddi ve manevi her konuda neyimiz varsa çocuklarımız için yapıyoruz. Bundan daha büyük bir gurur benim için olmaz. Söylenecek söz bulamıyorum” dedi. “Bana kitap yazdım dediği zaman şaşırdım” Kitap yazdığını öğrenince şaşırdıklarını vurgulayan baba Cumali Ateş, “Vallahi aslında benim için de sürpriz oldu. Çünkü böyle bir şey beklemiyordum. Aşırı derecede kitap okuyordu. Sonra bir gün geldi bana kitap yazdım dediği zaman şaşırdım. Duygulandık ve mutlu olduk. Kitap yazdığını duyduğumuz zaman daha fazla destek vermeye çalıştık. İhtiyaçlarını karşıladık” diye konuştu.